Gevşeme yok önleme devam

 YENİ yılın ikinci günündeyiz. Herkesin yaka silktiği 2020’yi geride bıraktık, hatta kimimize göre atlattık...

Peki 2021’in iyilik, güzellik, sağlık, mutluluk getireceğinden emin miyiz? 2019’la vedalaşırken de 2020’de salgın, orman yangınları, depremler, toplu şehit haberleri, kadın cinayetlerinde artış getireceğini elbette bilmiyorduk. Ve özellikle salgın, tüm dünya gibi hepimizi vurdu, kabusumuz oldu... (Olmayı da sürdürüyor...)


SALGIN BELASINI UNUTMA
Bu salgın belasını, “Aman 2020’yi atlattık” düşüncesiyle asla hafife almamak gerek. Unutmayalım, ortalama olarak 5-6 dakikada bir can yitiriyoruz. 9 ayda hemen her gün ortalama bir sağlık çalışanıyla vedalaştık. Ve kişisel olarak yapabileceklerimiz çok da abartılı değil. Maske takacağız, zorunlu uzaklığa dikkat edeceğiz, sık sık elimizi, ağzımızı, burnumuzu sabunla yıkayacağız. Hep yinelerim: “Üç M’ye dikkat! Maske, Mesafe, Musluk...” Uymayanlara ne yapılıyor, para cezası veriliyor.


KAMU CEZALARI MI VERİLSE
Zaman zaman sokağa çıkmak yasak. Hele maskesiz asla! Mazeretsiz, izinsiz çıkanlara yine para cezası. Yılbaşı gecesi yasak olmasına karşın parti, özel eğlence yapan var mıydı, yakalandılar mı, ne uygulandı, tam bilemiyorum. Bu yasaklara; toplumla kafa bulurcasına karşı gelenlere, farklı cezalar mı verilse? Örneğin korona hastalarının yoğun bakım servislerinde temizlik mi yapsalar? O hastaları yakından mı görseler? Neyse canım, benimki hep o kendini bilmezlere kızgınlıktan.


TV DİZİSİNDE MASKELİLER
Konuyu değiştireyim. Yabancı dizilerin bazılarında oyuncular maske takıyor, zorunlu mesafe gereği bir araya gelmemeye çalışıyor... NCSI New Orleans dizisinde ajanların tümü maskeye dikkat ediyor. Olaya bile maskeli gidiyor... Yalnızca kendi bürolarında çıkarıyorlar, dışarıda ve birisi geldiğinde hemen takıyorlar. Bull adlı dizide de çoğunluk maskeliydi.

ÖRNEK OLUR MU ACABA
“The Late Late Show with James Corden” adlı eğlence programında da müzisyenler maskeli. Demem o ki, ABD dizilerinde salgın belası gerçeği göz ardı edilmiyor. Belki de oyunculara maske taktırıp, vatandaş da teşvik ediliyor. Bizim TV dizilerinde maske yok sanki. (Bazılarında, çekimlerde salgın önlemleri alındığı vurgulanıyor. Katılımcı olan programlarda da izleyiciler maskeli.) Başta maske, önlemlere biraz yer verilse bizim vatandaş da örnek alabilir sanki...

GELEN GİDENİ ARATMASIN
Sonuç olarak 2021’in, aşının umulanı verip yarar sağladığı, tüm dünyanın salgın belasıyla vedalaştığı, herkesin sağlıkla yaşadığı, barış dolu, huzurlu, güvenli, şansın ve güzelliklerin yakamızdan düşmediği yıl olmasını diliyorum. Gelen yıl, gideni aratmasın... İnsanlık da, kendine çeki düzen versin, her olumsuzluğun suçunu yıllara yüklemesin... Yeni yılınız kutlu olsun...


BİR YARIŞMACI
Bizlerden bir
‘adam’ örneği

BİR yemek yarışması var TV 8’de, bu hafta sonunda final izlenecek. Salgın belası koşullarında izlemek iyi de geliyordu. Bir yarışmacı ilgimizi artırdı: İzmirli Emir Elidemir... Gazeteci Yücel Öziçer’le rahmetli futbolcu, spor yazarı, diş hekimi Hasan Elidemir’in oğlu. Bornova Anadolu Lisesi mezunu... Sonra yemek, gastronomi eğitimi görmüş, çeşitli yerlerde çalışmış. Efendiliğiyle göz bebeğiydi. Şampiyonluk yolunda üç kişi kaldılar. Biri ilk finalist oldu. Emir, Serhat’la yarıştı. Kolay bir tatlı yapabilecekken zoru seçti, üçüncü oldu. Finalde Serhat, Barbaros’la yarışacak. İkisine de başarılar...

BİZİM ŞAMPİYON
Ama bize göre Emir klasik deyimle, “Gönüllerin şampiyonu”. Veda ederken seçici üç şefin de gözlerini yaşarttı: “Zor restoranlarda çalıştığımda hep annemi düşünürdüm, onun üzülmesini istemezdim. Beni kadınlar yetiştirdi ama ben babamın oğluyum. Babam bir şampiyondu. Ben de onun gibi şampiyon olmak istiyordum ama boynuz kulağı geçememiş henüz. Hayat yarışmalarla dolu, bugün kazanamadıysam bir sonraki yarışmayı kazanacağım. Pes etmek yok. Ne mutlu bana ki bir sürü sevenim oldu. Ben kendime bir söz vermiştim. MasterChef finaline geldiğimde eksik olan yönüme çalışacağım ve onu yapacağım diye. Bugün öndeydim daha kolay bir tatlı seçebilirdim. Ama ben o baklavayı açamıyorsam kupayı almaya hak kazanmıyorum demek ki. Benim içim rahat etmezdi. Pişseydi hak edecektim. Onlar finalde olmayı hak ediyormuş.”

HEP BÖYLE KAL
Fazla da söze gerek yok. İzmirli okuldaşım Emir’i alkışlıyorum. Yemek sanatına diyecek bir şeyim yok, uzmanı değilim. Ama ekranlarda herkesin bir gerçeğe tanık olmasını sağladı. İçimizden çıkan bir “Adam” gördük. Daha ne? Yolun açık olsun Emir, hep böyle kal...

X