"Naim Dilmener" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Naim Dilmener" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Naim Dilmener

Bayar, Askan ve Gürses’in izinde

Istanbul Arabesque Project’in yeni albümü özel bir proje: Müziği Burhan Bayar’a, sözleri Şakir Askan’a ait ve hepsini Müslüm Gürses’in okuduğu 10 şarkı yine kulaklarımızda.

Bayar, Askan ve Gürses’in izinde
(BEŞ ÜZERİNDEN ÜÇ YILDIZ)
Sende Kalmış/Burhan Bayar&
Şakir Askan Şarkılarıyla
Istanbul Arabesque Project/Bayar

Barbaros Akbulut öncülüğünde arabeski yenileme, günümüze taşıma niyetiyle kurulmuş
Istanbul Arabesque Project’in (IAP) yeni albümü, özel bir proje. Müziği tüm zamanların en yaratıcı isimlerinden Burhan Bayar’a, sözleri onunla büyük uyum içinde çalışmış Şakir Askan’a ait olup tamamı Müslüm Gürses tarafından seslendirilmiş 10 şarkı, grubun epey zamandır hayallerini süslediği şeyi, nihayet hayata geçirmiş, gerçek kılmış.

Grubun en az rock’a duydukları ilgi ve sevgi kadar arabeski de kolladığı malum. Ama ne yazık ki zamanında Orhan Gencebay ve Erkin Koray’ın da yaptıklarının izinden giden bu istek ve çaba, başlangıçtan beri hoş görülmedi. Kimi zaman ötesi de oldu; grup ağırca eleştirildi, hatta çelmelendi.

Niyet temiz

Oysa niyetleri temiz, çabaları iyiydi. Arabeski günümüzde dinleyeceksek eğer, 40-50 yıl önceki hali/formuyla dinleyemezdik. Bırakın köprüleri, hayatlarımızın altından çok fazla su akmıştı ve fazlasıyla değişmiştik. Gençlerse o zamanın şarkılarına zaten yabancıydılar.

Bu konuda farklı kesimlerden çok çaba vardı. Kimileri -ki en kolay yol buydu- dans pistlerine çekmeye çalıştı bu güzelim şarkıları; aradaki tezatı görmeyerek/görmek istemeyerek. Öyle ya; türlü/çeşitli acıları dile getirmiş, kırılmış/dökülmüş hayatlara eşlik etmiş şarkıların, dans pistlerinde ne işi olabilirdi?

IAP’ın yaptığıysa bu şarkıları rock formuna sokmak ya da çekmekti. Bu yolu onlar keşfetmedi elbette; çok sayıda başka isim zaten bunu denedi/yaptı. Bir kısmı başardı, bir kısmı sınıfta kaldı. Ama IAP’ın farkı şuydu: Bu konuda ısrarlıydılar. Bu, onlar için geçici bir iş değildi; tam aksine, devamlı bir işti ve zaten sound’larının üzerinde yükseldiği zemin de buydu.

Yeni bir şey eklemiyor

On yılda beş albüm! Epeyce çalışkanlardı. Ama bu son albümleri dahil, hiçbirinde ilk albümün coşkusunu yakalayamadılar. Kendi içlerinde elbette çok tutarlıydılar. Şarkıları büyük bir özenle seçiyor, düzenliyor, çalıyor, söylüyorlardı ama ilk albümün büyüsü, ne yazık ki yaptıklarını sarmalayamıyordu.

Bazen vokalistleri -ağır bir arabesk gırtlak sebebiyle- gölgeliyordu işin tamamına ermesini. Ama neden daha çok, grubun hep aynı stilde çalmakta ısrar edişiydi. Yıllar önce Erkin Koray’ın, özellikle gitarı bu/böyle şarkılar için neredeyse baştan kurması/yaratması gibi yenilikçi ya da radikal işler yapmıyorlardı her nedense.

Son albümün de eksik yanı bu. Bayar ve Askan’ın şarkıları elbette ki emsalsiz. Söylendikleri ilk günlerden beri kalplerimize gömdüğümüz bu şarkılar, yıllar yılı hep aynı yerde kaldılar. Bu yeni albüm saygıda hiç kusur etmemişse de bu şarkıların üzerine yeni bir şey de ekleyememiş.

 

 

 

 

 

X