"Naim Dilmener" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Naim Dilmener" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Naim Dilmener

Aşk yetmiyor bazen

Güçlü sesine rağmen hak ettiği yere gelemeyen Yonca Lodi’ye, bu konuda iyi kotarılmış son albümü ‘Fazla Aşk’ da yardımcı olamaz maalesef. Çünkü ‘hit’ şarkı yok ve albümden çok şarkıların peşinde koşan günümüz kuşağı için de o olmadan artık olmuyor!

Yonca Lodi’nin 90’ların en güçlü seslerinden biri olduğuna şüphe yok. Ama bu güçlü sesine, çok sağlam vokal biçimine rağmen hak ettiği yere gelememiş, tepelerde olması gerekirken oralara yaklaşamamıştır bile.

Eksikliğin en büyük sebebi bizzat kendisidir. Kanatlanıp uçmayı ya istememiştir ya da istemişse bile, bunun için fazla mücadele etmemiştir. Müzik piyasamızın da istenmeden/mücadele etmeden kimselere hak teslim ettiği görülmemiştir. Lodi’nin durumu da tam olarak bu; -tıpkı Burcu Güneş gibi- ilk 10’da olması gerekirken bunu başaramamış, bu bir yana, epeyce uzağında kalmıştır.

Aşk yetmiyor bazen

Repertuvarın gücüne, prodüksiyonun ciddiyetine bakılarak, son albümü ‘Fazla Aşk’ sebebiyle, verilmekte çok gecikilmiş bu hakkın Lodi’nin ellerine teslim edileceği söylenebilirdi; 90’larda, bilemediniz 2000’lerde olsaydık eğer.

Albüm ağırlıklı olarak Sezen Aksu (ve Sibel Algan) ile Zeki Güner şarkılarından oluşuyor. Büyük kısmı iyi, bir kısmı ise bayağı güçlü şarkılar... Düzenlemelerde de kusur yok; Alper Atakan, şarkıları müzikal anlamda güçlü bir çerçeveye almış. Albüm bir ‘bütün’ olarak gayet iyi.

Ama bütün bunlar, patlamak için yıllardır bekle(til)miş bir sanatçıyı patlatmaya yeterli değil. Çünkü ‘hit’ şarkı yok, en azından günümüz dinleyicisini anında tavlayacak türde bir şarkı yok; bunsuz da artık olmuyor.

Aşk yetmiyor bazen

‘Gitme Sakın’dan  ‘Son Mektup’ geçiyor

Bu şarkılar, bu halleriyle günümüz pop piyasasındaki bir açığı kapatabilir elbette. Genellikle ‘teneke’ gibi tınlayan, en azından bu hissi veren çoğu şarkıya ciddi bir alternatif de olabilir. Nihayetinde, çok zengin ve güçlü melodilere sahip şarkılar, müziğin gerçekten müzik olduğu zamanlar gibi çalınmış/söylenmişler.

Eksik olan, günümüz dinleyicisini kalbinden yakalayacak renk ve heyecanın yokluğu. Albümden çok şarkıların peşinde koşan bir kuşağın, bu albümü dinlemesi ve gönlüne uygun olanı seçip alması çok zor.

Bir küçük not: Sezen Aksu’nun ‘Gitme Sakın’ şarkısının içinden, Yıldırım Gürses’in ‘Son Mektup’u geçiyor; hafiften de olsa, mektup açılmamış da olsa, melodinin yolu oraların posta kutusundan geçmiş.

‘Belki başka bahara’ da denebilir Lodi’nin zirveye yerleş(tiril)mesi hususunda ama bizim gibi bir müzik piyasasının getirebileceği herhangi bir bahar da pek kalmadı.

Alkışlar, hatta havai fişekler

 ‘Tik Tak’, her daim özgün şarkı yaratıcılarımızdan Şehrazat’la müziğimizin dev yıldızlarından Nilüfer’in eşsiz bir işbirliği. Bu şarkıyla birlikte, kaç zamandır Nilüfer’in etrafında gezinen vokal (ve ses) deformasyonunun üstü çizilmiş. Müziğimizin en renkli, en pop isimlerinden biri olmakla kalmamıştır Nilüfer; her daim çok çalışmış, daha iyi şeyler yaparak hatalarını ardında bırakmıştır. Bu sefer de öyle işte; iyi bir şarkı, iyi bir ekip, iyi kayıt ve iyi video... Nihat Odabaşı da (her zaman yaptığı gibi) hem başroldeki sanatçıyı kollamış hem de şarkının bizzat kendisini. Dört yanıyla güzel ve temiz bir iş. Nilüfer’in sesine/soluğuna bereket.

 

X