Mustafa Denizli

Oynayanı ve izleyeni bu zevkten mahrum etmeyin

16 Mart 2020
Temposu olan bir maçtı. Fakat tribünlerin boş olması bu hissi insanlarda yaşatmıyor.

DEVAMLI söylediğimiz; futbolun bir seyir oyunu olduğudur. Bu seyiri sağlayan da taraftar dediğimiz, futbol izleyicisi dediğimiz gruplar... Öyle bir zamana denk geldik ki; Avrupa futbolu durmuşken biz belki de ligin kaderini belli edecek haftayı ev sahibi takımların bu avantajını kullanamadan geçtik. Oyunun geneline baktığınız zaman bu bahsettiğimiz taraftar psikolojisi, şartlar ne olursa olsun ev sahibi takım için bir itici güç, rakipler için bir baskıdır. Bugün bu unsurlar ortadan kalktı. Oyunun geneline baktığınızda G.Saray’ın daha istekli, daha sonuç odaklı oynadığı ve zaman zaman da sonucu değiştirecek pozisyonlar bulduğunu söyleyebiliriz.

PUANI iKi iSiM GETiRDi

Beşiktaş maçın belki ilk ve son tehlikeli atağını N’koudou ile yarattı. Muslera bu pozisyonda son derece başarılıydı. Beşiktaş’ın derbide puan kazanmasının en önemli faktörlerinden biri Sergen Yalçın’ın kanatta kullandığı Boyd ve N’koudou oldu. Galatasaray’ın gol ataklarının özellikle Mariano tarafından geldiğini düşü
nürsek N’koudou, Mariano çıkışlarını engelledi. Oradan tehlike yaşanmasına fırsat tanımadı. Keza aynı şekilde Boyd da Saracchi’nin çıkışlarına mani oldu. Zaman zaman çıktılar.

HENRY ONYEKURU SONUCU BELiRLEDi

İkinci yarıda Belhanda-Ömer değişikliği Galatasaray’a daha fazla hareketlilik daha fazla hücum etkinliği kazandırdı diyebiliriz. Ama burada en önemli faktör bence maçın sonucunu tayin eden futbolcu Onyekuru oldu. Onyekuru’nun maçın içinde o kadar önemli 3 tane pozisyonu var ki bunların bir tanesi kendisi için 2 tanesi de ki rahat pozisyonlardı maçın en net gol pozisyonu, gol olacak pozisyonlarında pas isabetini bulamadı. Temposu olan bir maçtı. Fakat tribünlerin boş olması bu hissi yaşatmıyor. Halbuki 50 bin kişi ile oynanacak bu maç, taraftara ve TV başındaki insanlara keyif verebilirdi. Her iki takımın iyi niyetle mücadele eden herhangi bir gerginlik yaratmayan oyunun bu manada ilk defa bir derbi yöneten hakemin işini kolaştırdığını da söyleyebiliriz.

GALiBiYETE YAKIN TARAF NET GALATASARAY’DI

GALATASARAY kazansaydı düşündüğü hedefe çok ciddi bir adım atmış olacaktı. Haftayı kapatırken, haftaya başladığımız görüntü dışında bir tablo ortaya çıkmadı. Galibiyete yakın olan taraf net biçimde Galatasaray’dı. Şimdi bu pazarı değerlendirecek olursak belki bu tablodan bugün itibariyle en kazançlı takım kazandığı takdirde Sivasspor olacak. Ve bugün ortaya çıkan tabloda takımlar şunu söyledi “Biz bu yarışı beraber sürdürmek istiyoruz.” Ve görünen o ki bu yarış bir müddet daha Sivas’ın kazanması halinde 4’lü devam edecek.

Yazının Devamını Oku

Galatasaray en zor virajı 20 yıl sonra kayıpsız döndü

24 Şubat 2020
Maçtan önce herkesin düşündüğü; takımların derbiye hangi kadrolarla çıkacağıydı.

Daha farklı kadrolar olabilir miydi, olabilirdi. Olması da lazımdı. Özellikle Fenerbahçe açısından. Psikolojik olarak baskı altında olan Fenerbahçe, Galatasaray’ın girdiği iki net pozisyonu değerlendirememesiyle biraz kendine geldi. Esasında bu pozisyon, iki şeyi gerçekleştirdi. ß Galatasaray’ın yaşadığı psikolojik baskıyı belki biraz daha artırdı. Fenerbahçe’nin de toparlanmasına neden oldu.

BASKI ARTABİLİRDİ

Penaltı pozisyonuna kadar oyunda daha iyi görünen Galatasaray’dı. Devamında Galatasaray’ın gol bulma şansı büyük ölçüde duran toplardan olabilirdi. Nitekim öyle oldu. Onyekuru oyunun başındaki pozisyonları değerlendirse, esasında Fenerbahçe zaten psikolojik olarak yaşadığı baskıda hissettiklerini daha fazla hissedebilirdi.

İYİ NİYET ÖNEMLİ

Ama burada esas önemli olan, futbolcuların derbide iyi niyeti ve sorumluluğu ile hakeme yardımcı olmaları. Yardımcı olmaya çalışacakları yerde, tam tersi hakemi zorda bırakacak ve taraftarın önüne atacak davranışları oldu. Türk futbolunun en büyük sorunu bu. Yüzyıldan fazladır devam eden rekabette futbolcular, daha sorumlu olmalı ve taraftarlara olumlu mesajlar vermeli. Türkiye’de bunu göremiyoruz. Gördüğümüzde de herhalde bayram edeceğiz. Her şeye itiraz, dünyanın hiçbir yerinde olmaz. Oyunda kalite yok. Heyecan son derece yüksek.

BÜYÜK AVANTAJ

Galatasaray tecrübesiyle bu yarışta sonuna kadar olacağını gösterdi. Şundan gösterdi; en zor virajı hiç hasar olmadan atlattı. Ciddi bir avantaj. Galatasaray’ın pozisyon üretmesine Fenerbahçe’nin tercihleri neden oldu

HENRY ONYEKURU GECEYİ 3-4 GOLLE BİTİREBİLİRDİ

Yazının Devamını Oku

Sezonun en değerli 3 puanı

2 Şubat 2020
Trabzonspor dün kendisi için son derece önemli olan 3 puanı aldı. Futbol olarak oynadığı oyunun karşılığını aldığı dersek gerçekçi olmaz. Üretkenliği son derece azdı. Özellikle ilk yarıda orta sahada Fenerbahçe o kadar rahat top kullandı ki Trabzonspor’un üstünlük kurması mümkün değildi.

Türkiye'nin bu hafta itibariyle kilitlendiği bir maçtı. Karşılaşma öncesi eskiden devam eden rekabetin üst düzeye çıktığını oynanmadan önce söyleyebiliriz. Özellikle belirtmek lazım ki, uzatma bölümüne kadar sahada iyi niyetle mücadale eden oyuncu bir grubu vardı. Trabzon oyuna o kadar gergin başladı ki yediği golle gerginliği duble yaptı. Maça tam anlamıyla şokla başladı. Oyunun kaderini tayin eden adam Uğurcan oldu. Trabzonspor dün kendisi için son derece önemli olan 3 puanı aldı. Futbol olarak oynadığı oyunun karşılığını aldığı dersek gerçekçi olmaz.

SÖRLOTH’UN AKILLI KOŞUSU

Üretkenliği son derece azdı. Özellikle ilk yarıda orta sahada Fenerbahçe o kadar rahat top kullandı ki Trabzonspor’un üstünlük kurması mümkün değildi. Sörloth’un akıllı koşusu, Ekuban’ın akıllı pası, Sosa’dan her zaman beklediğim akıl dolu bir ters top ve devamında kafayla indirilen topa novak’ın vuruşu.

MIKEL GİRİNCE...

İkinci yarıda Kruse’nin bu kadar rahat oynamasına Trabzonspor tedbir almayı düşündü ve Mikel’le bu alanları kapattı. Bu Fenerbahçe’ye ciddi bir olumsuzluk olarak yansıdı.

SİYAH VE BEYAZ BİR ARADA!

Maçta tempo, mücadele var mıydı? Vardı. Bütün bunları yöneten de bir hakem vardı. Ali Palabıyık benim çok beğendiğim hakemlerden biridir. Gerçekten mükemmel kararlarla oyunu yakından izledi. Ama bazı pozisyonlarda o kadar ters hareketler yaptı ki izleyenlere siyah ve beyazı bir arada yaşattı.

STURRIDGE KATKI YAPAMADI

Yazının Devamını Oku

Sinir sistemine çelik ilave et

23 Aralık 2019
Fenerbahçe - Beşiktaş derbisini Hürriyet okurları için değerlendiren Mustafa Denizli, gergin tavırlarıyla dikkat çeken Ersun Yanal'a seslendi.

Maçın kaderini orta sahalar belirledi. Geçmiş haftalara bakacak olursak iki teknik adamın da belki hayatlarında bu kadar sıkıntılı, bu kadar baskı altında hazırlandığı maçlar olmamıştır.‘Kaderi orta sahalar belirledi’ derken Beşiktaş oyuna hem hücum hem defansif manada çok fazla katkı sağlamayan, etkili olmayan bir orta saha ile başladı. Buna karşılık Fenerbahçe orta sahası oyun yönetimini ele alan, organize edebilen ama bunlardan daha da önemlisi çok rahat topla buluşabilen bir görüntü verdi.

KRUSE’NiN EN RAHAT MAÇI

Özellikle Max Kruse futbol hayatının belki de en az baskı hissettiği maçını oynadı.

Beşiktaş’ın oyuna bu tercihle başlaması esasında Fenerbahçe tribünlerinin bir ölçüde belki sıkıntı yaşamamasına neden oldu. Çünkü Beşiktaş’ın bu başlangıçla önde top tutma şansı son derece düşüktü ve olmadı. Bu oyun Fenerbahçe’ye hem skor hem oyun üstünlüğünü getirdi.

TOLGA TERCiHi iSABETLiYDi

Tabii şunu söylemek çok yanlış olmaz... Fenerbahçe’nin Tolga’yı sol çizgide kullanması, Gökhan’ın son sezonlarda en az hücum etkinliği olan maçlardan birini çıkarmasına neden oldu. Bunun yanında Beşiktaş’ın gol atma şansı ancak Atiba’nın ilk yarı itibariyle bulduğu bir pozisyonla sonuçlandı. Beşiktaş bence maçtaki ideal kadrosunu 62. dakikada bulabildi. Kısacası temposu yüksek başlaması beklenen bir müsabakaydı. Öyle de başladı. Tempo bir yerde özellikle ilk 45 dakika itibariyle tek taraflı oldu. Bütün bu tabloya baktığım zaman maçı kazanan Fenerbahçe, rakibinin sadece 1 puan önüne geçti. Dolayısıyla bu tabloyu geçtiğimiz yıllardan da hatırlayacak olursak, Göztepe’ye kaybeden Galatasaray dahil bu yarışın mutlak içinde olacaktır.

VAZGEÇTiĞiN ZAMAN KAYBEDERSiN

Teknik adamların 90 dakikalık tercihleri başarılı ve başarısız olarak değerlendirilebilir. Ama bu takımlar bulundukları yerlerde bu teknik adamlarla bulunuyorlar. Dolayısıyla hatalarıyla ve başarılarıyla bu yarışın içinde devam ediyorlar. Bir hafta boyunca, ‘O kaybederse şöyle olur’ denilen senaryolara hiç gerek yok. Futbolda önemli olan yarışın sonudur. Kısaca şunu söyleyeceğim; yarışın içindeki takımlar kaybettikleri zaman değil, vazgeçtikleri zaman kaybederler. Ve benim gördüğüm kadarıyla hiçbirinde vazgeçme niyeti yok. Klasmanda yerleri ne olursa olsun, tarihleri boyunca bu yarışın içinde olan teknik adamlar hiçbir şekilde kopmazlar.

Yazının Devamını Oku

Maçın sonunu getiremediler

3 Eylül 2018
Hafta içi Vodafone Park’ta izlediğim Beşiktaş’a oranla dün sahada daha mücadeleci bir takım vardı ancak skoru lehine çeviremedi. Bursa müthiş dirençliydi. Sahada kalite olarak olmasa bile efor olarak sahada her şeyini ortaya koymayan futbolcu yok gibiydi.

-Beşiktaş Bursa’de iki puan bıraktı. Maç hakkında ne diyebiliriz?
-HAKİKATEN dişe diş bir 90 dakika yaşandı. Beşiktaş’ın hafta içinde oynadığı Partizan maçına gitmiştim. Dün, o maçtan daha istekli, en azından daha mücadeleci bir Beşiktaş vardı ama sonucu lehine çeviremedi. Bursaspor da müthiş dirençli, istekli bir futbol sergiledi. Beşiktaş özellikle ikinci yarının başında Oğuzhan’ın organize ettiği paslarla pozisyon yarattı, gol buldu. Bu hız bir 15 dakika devam etti. Bursa’nın maçı bırakmaya hiç niyeti yoktu nitekim düşündükleri golü son dakikalarda buldular. Karius ve Chedjou takımlarında ilk kez forma giydiler ve doğru tercih olduklarını gösterdiler. Sahada kalite olmasa bile efor olarak her şeyini ortaya koymayan futbolcu yok gibiydi. Keyifli bir 90 dakika izledik. Ligin başı her zaman enteresan sonuçlara gebedir. Tabloya baktığımız zaman da bunu çok net görebiliyoruz.


COCU HALEN KARARSIZ
-Hiddink, Beenhakker, Advocaat ve şimdi de Cocu... ‘Hollandalı hocalar Türkiye’de başarılı olamaz’ sözü bir kez daha gerçekleşir mi?
-UNUTTUĞUNUZ bir isim daha var, G.Saray’da görev yapan Rijkaard. Hepsi çok değerli... ‘Hollandalı hocalar Türkiye’de başarılı olamaz’ sözü yanlış ancak Hollandalı hocalar şimdiye kadar Türkiye’de başarılı olamadılar denebilir çünkü ortada 5 deneme var. Burada daha değişik faktörler var. Ülkeye veya kulübe uyum sorunu yahut değerlendirme ve gözlemlerin farklı olması gibi ki F.Bahçe’de bunu görüyoruz.

Yazının Devamını Oku

Cocu'nun Fenerbahçe'sinde problem belli: İdeal 11 hâlâ bulunamadı

26 Ağustos 2018
Mustafa Denizli, 3 maçta 3 puanda kalan F.Bahçe’yi değerlendirdi:

1-) Galatasaray, sezon başında bu yana sorunlar yaşadığı Gomis’i sattı. Ticari boyutu bir kenara bırakırsak bu hamle doğru mu? Yeri dolar mı yoksa G.Saray Gomis’i arar mı?

Bir transfere ticari amaç olarak da teknik açıdan da bakabilirsin. Gomis veya herhangi bir forvet yeri doldurulmayacak kişiler değildir. Bu her takım için geçerli. İkincisi bana göre Gomis kadar değerli bir alternatif var: Eren. Ayrıca hiçbir takım hedef santraforla oynamak zorunda değil. Zaten G.Saray’ın yerine göre hedef santrforsuz oynayacak bir kadro yapısı da var. Ön tarafta Rodrigues gibi müthiş süratli, Onyekuru gibi çok iyi koşu yapabilen, Emre gibi, Selçuk gibi, Fernando gibi, (kımıldarsa) Belhanda gibi geriden top kullanabilen, Mariano ve Nagatomo gibi kanattan hücuma destek veren oyuncuları var. Yani G.Saray Gomis’siz hatta zaman zaman Eren’siz oynayabilir. Dolayısıyla bu ticari açıdan bir artı, teknik açıdan da bir eksiklik değil.

Bir de şunu söyleyeyim; Bazı golcülerin kendini aştığı yıllar vardır. Gomis geçen sezon onu yaşadı. Ama sene başında yaptığı hareket, bu sezon onun ve takımı için sorunlu geçeceğinin işaretiydi. Dolayısıyla G.Saray böyle bir soruna mahal bırakmadan konuyu erken kapattı. Gomis taraftarın da sempatiyle baktığı bir isimdi. Ancak Fransız yıldızın sezon başından bu yana izlediğim vücut dili hiç olumlu mesaj vermiyordu. Benim açımdan Gomis’in gönderilmesi G.Saray adına artı bir hareket.

 

2-) Galatasaray, Alanya’yı ağırlıyor. Nasıl bir sonuç bekliyorsunuz. Emre Akbaba için de özel bir maç olacak...

Galatasaray iki haftada 6 puanı hanesine yazdırdı. Zorlanmadı mı, zorlandı. Hem Ankaragücü hem de Göztepe maçlarında zorlandı ama kazandı. Demek ki Galatasaray kendi çizgisine yakın oynamasa bile kazanıyor. Dolayısıyla lige kötü başlayan Alanya karşısında da mutlak favori. Emre Akbaba’ya gelirsek... Oynarsa tabii ki biraz farklı duygular hissedeceği bir maç olacaktır. Karşısında oynayacağı oyuncuları çok iyi tanıması avantajına olacak. Sonuçta karşısında, onlara karşı nasıl üstünlük sağlayacağını bildiği eski takım arkadaşları olacak. Eğer oynarsa, Emre açısından artılarla sona erebilecek bir maç olabilir.

 

3-) Beşiktaş da kaleye Karius’u aldı. Şampiyonlar Ligi’nden bir travma taşıyan Karius seçimini nasıl buluyorsunuz? Rehabilete mi olur yoksa ‘bir düşüş’ olarak mı algılar buraya gelmeyi?

Yazının Devamını Oku

İdeal Fenerbahçe ancak ekim ayında ortaya çıkar

16 Ağustos 2018
Çoktan geride kalan ‘bloklar arası’ tabirini Fenerbahçe, Benfica karşısında yeniden hayata geçirdi!  Ayew, GIulIano VE Valbuena, BenfIca MAÇINDA hiçbir şekilde oyuna etkinlik koyamadılar. F.Bahçeli oyuncuların yaptığı koşular takıma katkı sağlamadı aksine fizik gücünü eksiltmeye neden oldu. 

İLK Benfica maçından önce “F.Bahçe gol atarsa turu geçer” demiştim. Ama F.Bahçe  ne ilk maçta ne de rövanşta turu atlatacak golleri bulamadı. Özellikle stadın dışında ve içinde tur atlamaya inanmış muazzam bir taraftar topluluğu vardı. Ki Benfica ataklarının önemli bir bölümünü tribündeki taraftar ıslığı kesti diyebiliriz, müthiş bir müdahale vardı. Fakat F.Bahçe’nin rövanştaki dizilişi ve tercihleriyle tur atlayacak bir skoru bulması çok zordu, ne yazık ki...

İKİ FARKLI BLOK

Futbolda ‘bloklar arası’ tabiri çok gerilerde kaldı ancak Benfica önünde F.Bahçe bu tabiri yeniden hayata geçirdi. Benfica gibi çok yüksek kalite olmayan ama çabuk oynayan ve orta sahası dörtlü-beşli olan bir takıma karşı sadece Eljif Elmas ve Mehmet Topal’la karşı koymak ve oyun üstünlüğünü yakalamak çok zordu. Benfica karşısına çıkan kadro ligde birçok takıma karşı hem bol gollü galibiyet hem de keyif veren bir futbol ortaya çıkarabilir ama bir Şampiyonlar Ligi ön elemesinde bu kadro ve anlayış zorlanır. Nitekim zorlandı. Eğer bir takımda asgari 7-8 kişi iyi ve iyinin üzerinde olmazsa tur atlama şansınız son derece zordur çünkü ilk maçta elde ettiğin 1-0’lık mağlubiyeti çevirmenin birinci anahtarı gol yememektir.

TEMPOLU BAŞLADI

Ancak rövanştaki kadro ve dizilişle bunun zor olacağı oyunun başında hissedildi. Evet istekli ve tempolu başlamak bir atmosferin ortaya çıkardığı durumdur. Taraftarın oyun başındaki müthiş tezahüratı da bu isteği ortaya çıkardı. Ama neticede tur atlamak için yemeden atacağın iki gole ihtiyacın var.

SAHADAKi GÖRÜNTÜYLE TUR ATLAMAK ZATEN ÇOK ZORDU

Isla, Neustadter, Hasan Ali defansta görev yapamazken Skrtel vasat bir görüntü ortaya koydu ancak onlardan daha akıllı ve aktifti. Ayakta kalmaya çalışan üç kişiden ikisi Topal ve Elmas’tı. Biraz da Alper enerjisiyle onlara ayak uydurdu. Bir takımda sadece üç-dört kişi iyiyse o takımın hiçbir kupada başarılı olma şansı yoktur. Ayew, Giuliano, Valbuena hiçbir şekilde oyuna etkinlik koyamadılar. Dolayısıyla F.Bahçe’nin tur atlama şansı bu görüntü itibarıyla yok denecek kadar azdı.

Oyunun büyük bir bölümünü

Yazının Devamını Oku

Rahat fikstür yok

24 Mart 2018
Hürriyet Spor Müdürü Mehmet Arslan sordu, Mustafa Denizli yanıtladı...

“Derbiyi sürpriz yapan” kazanır dediniz. Sürpriz olmadığı için mi berabere bitti.

SÜRPRIZE açık olması gereken F.Bahçe’ydi. Aykut Hoca, Ekici ile bunu yapmak istedi ama olmadı. Ekici iyi değildi. G.Saray’daysa Fernando ile Donk tercihlerinden biri olacaktı. Hoca doğru şekilde Fernando’yu seçti. O da sahada kaldığı sürece başarıyldı. Oyunda “Bu nereden çıktı” dediğimiz bir şey olmadı. Maçtan önce de “Üç sonuçtan ikisi G.Saray için iyi olur. F.Bahçe’ ise galibiyetle iddiasını sürdürür” dedik. Beraberlik tek F.Bahçe için kayıp, G.Saray için belki büyük kazanç değil, ama en azından kayıp da değil.

Genel olarak baktığınızda derbide galibiyeti kaçıran taraf sizce hangi takımdı?

KALİTEDEN bahsedemeyiz ama heyecan yüksekti. 90 dakikayı hatırladığında iki tarafın da kazanacak kadar pozisyonu oldu. Böyle bir oyun için de verilen verilmeyen kartlar veya penaltı pozisyonları öne çıkıyor. Bence sonuç bu kararların dışında, adaletliydi. Hiçbirinin ezici bir üstünlüğünün olmadığı bir derbi oldu. Futbol kalitesi derbi kalitesinin çok altındaydı.

Yazının Devamını Oku