GeriMuhammet KÖSLE Uçma kabiliyeti olmayınca…
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Uçma kabiliyeti olmayınca…

Geçtiğimiz haftaydı. Acemler-Bursaspor Metro İstasyonu önündeki belediye otobüs duraklarında bir otobüs bekliyordum. Derken, uçma mücadelesi içinde olan pankartlardan birine daha rast geldim yine.

Uçma kabiliyeti olmayınca…
Uçma kabiliyeti olmayınca…
Uçacağım hevesiyle kendini yerden yere yere vuran acemi pankarta çok acıdım. Hatta yaşı oldukça ilerlemiş bir büyüğümüzün de uçması için o pankarta destek verdiğini gördüm. Büyükşehir, Nilüfer, Osmangazi ve Yıldırım Belediyelerine rica ediyorum. Uçma kabiliyeti olmayan pankartları lütfen sahaya salmayın.

HER YAĞMURDA HAVUZ OLAN KALDIRIM

Uçma kabiliyeti olmayınca…
Hürriyet Bursa gazetesi abonelerinden olan Kimya Mühendisi Hale Sağlam, diyor ki: “Nilüfer ilçesi Jimer Hastanesi önünde bulunan belediye otobüs durağının yanındaki kaldırım her yağmurda havuz gibi oluyor. Sebebiyse kaldırımın o noktada göçmüş olmasıdır. Fotoğrafımı, yağmur dindikten iki gün sonra çekmiştim. Ötesini siz tahmin edin artık. Göçen kaldırımdan şikâyetçiyim. ” Şişmemiş ya, ona şükredin Hande Sağlam!

NEREDEYSE BİR YIL OLACAK

Uçma kabiliyeti olmayınca…
Okurlarımızdan olan Melike Ahraz, “Osmangazi, Hasanağa Toki Cami karşısındaki belediye otobüs durağı önünde bekleyen elektrik direğinin içler acısı halde. Zavallı direk neredeyse bir yıl olacak orada bekliyordu. Onu buradan kaldıracak birilerini arıyorum. Bildiğiniz biri var mı acaba?” Ne desem ki Melike Ahraz… UEDAŞ’ın o direği ikna edeceğini düşünüyorum.

BURASINI BARİ GÖRÜN

Uçma kabiliyeti olmayınca…
Okurlarımızdan olan Ayfer Ay’ın; “Burasını bari görün” dediği e-postasını özetimle aktarıyorum: “Nilüfer, Özlüce (Dörtçelik Çocuk Hastanesi) Metro İstasyonu önü hizmete alındığı yıldan beri her yağmurla birlikte göl oluyor ve mevsimlerden yaz ayı değilse de haftalarca o göl kurumuyor. Bursa’mızda benzeri on binlerce nokta var. Fakat burasını bari görün kıymetli yetkililer! Malum orada kentimizin çocuk hastanesi var. Uzun uzadıya anlatmaya gerek yok diye düşünüyorum.”

 HÜRRİYET BURSA YAZIYOR, SORUNLAR ÇÖZÜLÜYOR

ÇAM AĞAÇLARI BUDANDI

Uçma kabiliyeti olmayınca…
KALDIRIMDA YÜRÜMEK NE KADAR GÜVENLİ başlıklı yayımımızdan sonra Büyükşehir Park Bahçeler Müdürlüğü’nce arandım. Haklı şikâyetime konu olan (Nilüfer Metro İstasyonu yanı, Ata Park önü) çam ağaçlarının dallarının budanacağı bilgisini aldım. Yapılan işin de video kaydı ve fotolarıyla tarafıma şahit olarak yollayan Büyükşehir Park Bahçeler Müdürlüğü’nden Ahmet Doğruca’ya, Büyükşehir Kent Estetiği Müdürlüğü’nden Eray Uzunsoy’a ve kıymetli çalışma arkadaşlarına teşekkür ediyorum.

SADECE BİRİNE MÜDAHALE EDİLDİ

Uçma kabiliyeti olmayınca…
Uçma kabiliyeti olmayınca…
NE OLACAK BİZİM HALİMİZ başlıklı yayımımızla alakalı olarak yaptığım kontrolüm neticesinde mevcut şikayetlerden (Nilüfer, Akpınar Caddesi) sadece birine müdahale edildiğini görmüş olmanın şaşkınlığı içindeyim. Oysaki 04 Şubat 2020 tarihli köşemde şikayet fotoğraflarının tamamını yayımlamıştık. Her şey bir yana ‘sonrasını’ da yayımladığımız kesiğe atılan asfalt, oraya 15 metre mesafe uzaklıkta olan çukura neden atılmaz?

 

 

 

X

Haylaz saatler!

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi, Kadın Partisi Bursa il Başkanı Esra Esigil:

 



“Yıldırım Belediyesi önündeki çocuk oyun ve dinlenme parkı alanında bulunan saatler amma da haylaz çıktı! Öncesinde ikisi çalışmayan ve mevcut olan üçüncüsünün de zamanı yanlış göstermesiyle alakalı olarak haylaz saatlerimize dikkat çekmek için oluşturduğum şikâyetleri yayımlamıştınız. Yayımlarınız sonrasında dengesiz de olsa klasik tarzlıgörseli hoş saatleri tamir etmek yerine sökmeyi uygun görmüştü yetkililer. Takdir onların elbette! Bir yıl sonra da eskiden takılı olan saatlerin oluşturduğu izlerin üzerine dijital saatleri taktılar! Zaman dilimini bilmeyen biri olarak saatlere baktım da biri; 15.13’ü, öbürü; 15.19’u ve biri de de; 15.23’ü gösteriyordu! Benim saatim de 15.07’ydi. Hem gel ustanın yerini zapt et;hem zamanı yanlış göstererek vatandaşla alay et. Ah ne haylaz şeymişsiniz siz saatler!” diyor.

PERİŞANLARI OYNAYAN REFÜJ


Esnaf okurumuz Sabri Arabacı, diyor ki: “Uludağ Caddesi başlangıcındaki orta refüjün hali perişandır. (Osmangazi ilçesi) Ayrıca fotoğrafıma bakınca pek belli olmasa da işaret levhalarının asılı olduğu paslı ve anlamsız boru da 45 derecelik açıyla yere yatay vaziyettedir. Sağında ve solunda devletimizin saygın ve güçlü kurumları da bulunmasına rağmen bu duruma kimsenin müdahil olmaması ilginçtir!”

VERGİDEN MUAF OLANLAR!

Yazının Devamını Oku

Haydi BOTAŞ sıra sizde

Hürriyet Bursa ekindeki 30 Ocak 2021 tarihli köşemde (ARTIK FATURAYI KAĞIT ALMASAK MI) çok farklı bir konuya dikkat çekmeye çalışmıştı

Yazımda ‘ağaç kesimine’ zerre de olsa katkı sağlamak için BUSKİ tarafınca milyonlarca abonesine yollanan kâğıt faturaların e-posta ya da GSM (Kısa mesaj) olarak yollanması konusunda tavsiyem olmuştu. BUSKİ de bu tavsiyemin hayata geçirileceğini belirtmesi üzerine öyle sevinmiştim ki… Kazanan hepimiz olmuştuk çünkü. Sevgili BOTAŞ siz de artık teknolojiye tabi olsanız ve kâğıt faturaları yollamasınız da bir ağaç bile olsa kesilmesine engel olsanız iyi olmaz mı?

Sadece bir tane onun da tekerleri yok!

Okurumuz Hikmet Serin, bakınız ne diyor: “Osmangazi ilçesi Küçükbalıklı Mahallesi 1. Ara Sokak’ta iş yeri sahibiyim. Burası onlarca iş merkezine ev sahipliği yapan adrestir. Sokağımızda bir adet çöp konteyneri vardır. Onun da tekerlekleri yoktur. Mevcut olan eksiklik çöplerimizi toplayan temizlik personelinin işini zorlaştırmaktadır. Bu durum sokak sakinlerini rahatsız etmemektedir! Peki ya belediyemiz de mi rahatsızlık duymamaktadır?”

Üstü forma altını sorma!

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi Recep Becerikli: “Büyükşehir Belediyesi Osmangazi ilçesinde bulunan ve kentimizde yaşayan herkesin bildiği yerli ya da yabancı turistlerin muhakkak uğradıkları (Umarım Covid-19 bir an evvel biter de yine şaşalı günlerine kavuşur orası da) adreslerden birisi olan Tarihi Ördekli Hamamı’nın yanındaki ucube bina kalıntısını gören yetkili yok mu? Bu nasıl bir ilgisizlik ve değersizliktir? “Üstü forma altını sorma” o da bizim Bursa’mızda!” diyor.

Yolgeçen hanı gibiyiz mübarek!

Yazının Devamını Oku

Çok değil azıcık ilgi!

Hürriyet Bursa gazetesi abonelerinden olan iş insanı Nazlı Gülşen’in “Çok değil azıcık ilgi” dediği e-postasını özetimle aktarıyorum:




“Tarih Şehri Bursa’nın Mudanya ilçesi Gülyalı Yalı Mahallesi’nde sahile hizmet olsun diye sunulan oturma banklarının çoğu her anlamda perperişan! Öyle ki üzerine oturacağınız yeri iyice gözlemeden oturursanız vay ki halinize ne vay! Bu banklar yıllardır böyledir. İlgisiz kalınır olması gerçekten çok ilginçtir. Yetkililere diyeceğim şudur; çok değil azıcık ilgi lütfen!”

BUSKİ BİZİ KIRMAZ Kİ…


Okurlarımızdan olan Güngör Gülen: “Uludağ Üniversitesi kampüs alanı içinde (Metro istasyonundan inince düz olarak 13 - 14 adım yürüyün tam önünüze gelecektir) hizmet veren yağmur su gideri tamamen tıkalıdır. Bunları kontrol eden yok mudur? Geçen haftaydı, yağmurlu bir günde buradan geçiyordum. Izgaranın tıkalı olmasıyla alakalı olarak burada biriken su yüzünden feci şekilde ıslandım da!” diyor. Geçmiş olsun Güngör Özenç. Bu şikâyetinizi bir başka okurumuzdan da almıştım. Yani daha önce de yayımlamıştık. Araştırdığıma göre ilgili işin üniversite yönetiminde olduğuna dair bilgi aldım. Tahminimce de işlerin yoğun olması sebebiyle ilgilenemediklerini veya önemsiz bir teferruat diye dikkate alınmadığı için çözümüne kavuşturulamadığını düşünüyorum! Dolayısıyla kıymetli BUSKİ; işin sorumlusu siz değilsiniz. Ancak haberiniz olduğu vakit şikâyetlerimize ‘biz’ merkezli olarak baktığınızı ve bu yönde ivedi olarak verdiğiniz hizmetlere çok kez tanık olmuş biri olarak sizlerden bir ricam olacak. Bir başka hemşehrimiz bari bu sebepten dolayı en azından orada ıslanmasın. Bizleri kırmayacağınızı tahmin ederek; varlığı dahi belli olmayan o ızgaranın açılması işinde bizlere destek verir misiniz lütfen?

İHRAÇ FAZLASI MALLAR DEPOSU!

Yazının Devamını Oku

Bedava duşa isyan!

Aynı konuyla alakalı olarak her ay düzenli olarak almış olduğum şikâyet zincirlerinden birisine taktım!





En son olarak da Hürriyet Bursa gazetesi abonesi olan Diyetisyen Şeyda Kızılaslan’ın e-postası sonrasında ‘nasıl bir şeydir bu?’ diyerek yağmurun dindiği saatlerde Nilüfer ilçesi Altınşehir Mahallesi Uğur Mumcu Bulvarı’na gittim. (Menzil Kuruyemiş karşısı) İlgili şikâyeti iki yıl içinde yedi kez yayımlamıştık.
Şikâyetin konusunu kısaca tekrar edeyim. Yağan yağmur sonrası asfaltın bir bölümü göl oluyormuş. Oluşan gölden geçen araçlar da tsunami yapıyormuş. Tsunaminin dalgaları da kaldırıma vuruyormuş. Sonra da o an orada yürüyen yaya olursa balıkçıların sergisindeki balıklar gibi ıslanıyormuş! İşin ilginç yanı trajikomik şikayet, köşemden başka Büyükşehir Belediyesi’ne ve Nilüfer Belediyesi’ne çok kez bildirilmiş.
Neyse fazla uzatmayayım. Bir dakika içinde onlarca dalga fotoğrafı çektim! Cidden çok üzüldüm bu duruma. Nilüfer’in en gözde yerlerinden olan adreste OLUŞTURULAN bu aymazlık; yazık… Su biriken alanın önünde de ardında da yağmur suyu gideri var. Ancak gider yol seviyesinden yukarıya monte edilmiş. Bu işi günümüz imkânlarına rağmen böylesine baştan savma yapacak biri olsun o da gelsin gelsin bizi bulsun. Bugünlerimize hamdolsun!

KAPISIZ OLUR MU!

Yazının Devamını Oku

Size de mi nazar değdi!

Adının; “Bir vatandaş” olarak yazılmasını isteyen Hürriyet Bursa gazetesi abonesi hemşehirimizin endişeleri var

Endişelerini de şöyle dile getiriyor: “Yıldırım ilçesi Yeşil Mahallesi Pilavcı Aralığı Sokağı’nda çok ciddi sorunlar var.

Yamaçta olan evin altı boşalmaya başladı. Bazı zamanlar devasa kayalar dahi evlerimizin önüne, kaldırıma ve caddeye kadar yuvarlanıyor. Bir gün birimizin kafasına düşecek diye korkuyoruz! Ayrıca civardaki taş duvar da sallanmaya başladı.

Bu durumu Yıldırım Belediyesi’ne bildirdik. “Derhal geliyoruz” dediler. Yedi ay doldu halen gelecekler. Haklı korkularımız oluştu. Yıldırım Belediyesi’nden şikâyetçiyiz!” Daha önceki konularımızla alakalı olarak Yıldırım Belediyesi’nin ivedi ve samimi hizmetlerini görünce çok mutlu oluyordum. Yıldırım gibiydi Yıldırım Belediyesi… Bizleri mutlu eden iş, başlangıç ve sonuç neticelerine istinaden onlarca kez teşekkürümüzü de yayımlamıştık köşemde. Son dönemlerde Yıldırım’da durağana geçti gibi! Ne değişti ki? Yoksa size de mi nazar değdi? (!)

Uludağ Üniversitesi ve mahkûmları!

 

Yazının Devamını Oku

Burgaz fotoromanı!

Geçtiğimiz hafta sonuydu. COVID-19’dan kaynaklı olan yasaklı günlerden sıkılmıştık.

Ailecek insan trafiğinin en az olacağını düşündüğümüz Mudanya ilçesinin Burgaz sahiline gittik. Sahil boyunca yürümeye başladık. Özellikle sahilin kirliliği ve bazı noktalardan denize akan pis su dikkatlerimizden kaçmadı. İlgi yok, takip yok, değer yok, değersizlik pek çok! Sahil boyunca bazı bölümleri dört metreyi bulan uçurumlu yürüme yolunda koruyucu bariyerler yok.

YAPAY ÇİMLERİN HALİ!

Yüzlerce metrekare alana yapay çimlendirme yapılmış, onda da başarılı olunamamış. Çoğu patır patır patlamış. İskeleti olan paslı demirlerin görüntüleri ortaya çıkmış! Hem ‘Yeşil Bursa’ tanımıyla meşhur olan ilimizde yapay yeşile ne gerek varsa; gel de anla! UEDAŞ’a ait bir direk, ne armatürü var ne ampulü. Klemens kapağı olmadığından hava almak için başını dışarıya çıkartmış kablo uçları dikkatlere takılan!

TABELALAR DİNLENİYOR

Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı’na ait devasa tabelalar; ikisi de paslanmış. Biri sahile uzanmış, diğeri de duvara yaslanmış vaziyette yürüme yolunda amuda kalkmış! Kayalıklar önünde devasa boş çerçeve o da önce paslanmış sonra kayalara dayanmış ve en sonunda da hayata küsmüş! Kadın-erkek tuvaleti adı altında ücretli bir kabin koyulmuş, içine girenler görüntüye vurulup kokuya bayılmış!

Yazının Devamını Oku

Altıparmak Caddesi’ndeki yanlışı gördünüz mü?

Bursa denince akla ilk gelen caddelerden birisi olan Altıparmak Caddesi’ndeki yanlışı fark edemeyen ilgili yüzlerce yetkiliye cidden hayret ediyorum.

Cadde, ipek böceği yoluyla birlikte dört şerittir. Ancak ne hikmetse asfalta çizilen yön çizgilerinde bağlantısı olan Cemal Nadir Caddesi’ne çıkış istikametine kadar çıkışa üç şerit, inişe de bir şerit ayrılmıştır. Dolayısıyla bu acayip uygulama örneğiyle şehir içinde bir benzerine rast gelmeniz mümkün değil.

AMA İKİYE İKİ KULLANILIYOR!

Bu da farklı kategoriyle zekâmızın test edildiği bir uygulama olsa gerek! Ancak (Buna resmi kurum araçlarının tamamı dahil) bu testi de geçiyoruz çok şükür. Aklın yolu da bir, doğru da bir! Caddede dört şerit var mı? Var. Dolayısıyla kullanım izni üçe bir olmasına karşın; bizler ikisini gidiş, ikisini de dönüş için kullanılıyor muyuz? Kesinlikle kullanıyoruz.

ÇÖZÜMÜ VATANDAŞ BULMUŞ

İşin güzel yanı bu adaletli paylaşım kısmı tamamen hemşehrilerimizin başarısıyla olmaktadır. Üstelik bu paylaşımda kavga yok, zerre gürültü yok, patırtı yok. Saygı değeri en üst düzeyde ve inanın bu cidden böyle. Üstelik bahsettiğim şekildeki kullanım oranı da yüzde yüzdür. Vatandaş uygulanan kuralın yanlış olduğunu biliyor ve kuralı ihlal ediyor da ilgili yetkililer bu yanlışı neden göremiyor? Ben haksızsam yetkililer buyursun izlesin. Keza izlemelerine gerek yok. Belirttiğim gibi onlar da ‘çıkış’ istikametinde iniş yapıyor. Aklın yolu birse; aklın yolu neden bir değil(!)

DAHA İKİ AY OLDU BU DURUMA GELDİ

Yazının Devamını Oku

Kalite süreci diye bir şey var değil mi?

Genç okurlarımızdan olan ortaöğretim öğrencisi Cem Kalkancı’nın da bisiklet yolları hakkında tespitleri ve diyecekleri var.

Buyurun hep birlikte okuyalım: “Muhammet Ağabey. Hürriyet Bursa gazetesindeki köşenizde Nilüfer’deki; kırık, dökük, patlak, çatlak ve ayrık olan bisiklet yolları hikâyelerini bir bisiklet sürücüsü olarak üzülerek takip ediyorum. Babamın bir şirkette kalite yöneticisi olmasıyla alakalı olarak; yapılacak işlerin öncesinde planlandığını, yapım aşamasında takip edildiğini, sonrasında da kontrol süreçleriyle kayıt altına alındığını biliyorum.”

VARSA BUNLAR NE?

“Bu aşamalar bisiklet yolları için geçerli değil mi onu merak ediyorum? Önünde durduğum içi su dolu çukurlu bisiklet yolu da Nilüfer ilçesi Üçevler Mahallesi Yılmaz Sokak 9/C karşısındadır. Belediyemizde de kalite süreci diye bir şey var değil mi? Varsa bunlar ne?” Duyarlılığın için teşekkür ediyorum Cem kardeşim. “Bunlar ne?” sorusuna cevap vereyim. Bunlar bisiklet yolları(!)

UÇURUMUN KORKULUK DEMİRİ YOK

OKURLARIMIZDAN olan Ali Yılmazer şikayetini şöyle dile getiriyor: “Osmangazi ilçesi Dikkaldırım Caddesi üzerinde, Tarihi Pembe Köşk’ün yanında kaldırım kenarındaki uçurumu muhafaza altına alan korkuluk demiri yaklaşık iki aydır yok. Bu çok tehlikeli duruma neden müdahale edilmiyor? Saygılarımla.”

GİDERLER SU SEVİYESİ ÜZERİNE YAPILMIŞ!

Yazının Devamını Oku

Bursa’nın sahibi yok mu?

Müzik Öğretmeni Gülçin Sarsılmaz, bakınız ne diyor:

“Büyükşehir Belediyesi, Osmangazi ilçesi Hamitler Mahallesi Kutlukbey Caddesi üzerinden (Lavanta Parkı karşısı) üzülerek çektiğim fotoğrafları utanarak sizlere gönderiyorum. Her ne kadar, çekerken üzülüp yollarken de utanır olsam da bir sorum olacak ve bu sorumdan dolayı ne üzülüyorum ne de utanıyorum! Sorum şudur; Bursa’nın sahibi yok mu?”
Gülçin öğretmenim, bu sorunuza yanıt vermek bana düşmez! Ancak mademki böyle bir soru var şahsi fikrim şöyledir. Bizleri kahreden Van depreminde de on gün boyunca arama kurtarma ekibinde görev yapmıştım. İnanın yıkıntılar arasında bile böyle bir manzaraya rast gelmedim. Demek ki Bursa’nın sahibi yok!

Yalan taşları yalan oldu!

 

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi taksi sahibi Halil S. “Osmangazi ilçesi Şehreküstü Cemal Nadir Caddesi üzerinde bulunan Zafer Plaza AVM önündeki kaldırıma döşenen ‘Görme engelli vatandaş yön taşları’ patır patır sökülmeye başladı. Sizin deyişinizle “YALAN TAŞLARI” kentimizin her alanında olduğu gibi burada da yalan oldu! Not. Fotoğrafıma bakarak ‘Ne var ki? Buradan buradan geçen yok galiba’ denmesin. Fotoğrafı çektiğim gün Covit-19’dan kaynaklı sokağa çıkma yasağı olan günlerden biriydi. İddia ediyorum her gün en az üç yüz civarında yetki sahibi insan bu taşların üzerine basarak geçiyor! Şu “YALAN TAŞLARI” yalanını bırakın artık. Yazık günah bize!”

Devrilmedik ya buna şükür!

Yazının Devamını Oku

Alaaddin’in sihirli yatağı Bursa’da!

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi diyetisyen Gülşen Irmak, özetimle şöyle diyor:

 


“Büyükşehir Belediyesi sınırlarındaki; Nilüfer Belediyesi, Osmangazi Belediyesi ve Yıldırım Belediyesi gerçekten çok şanslı! Alaaddin’in, sihirli yatağını ‘Görme Engelli Vatandaş Taşları’ üzerine koymuş olduğunu gördüm! Görme engeli olan kardeşlerimizin bu uçan yatağa binerek yollarına devam edebilecek olmaları gerçekten takdire şayandır. Ne güzel bir hizmet bu böyle. Sağ olasın Alaaddin! Dolayısıyla bu değerli hizmeti için Alaaddin’e bir kere Alaaddin’e bu izni veren kıymetli belediye başkanlarına yüz kere teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız!”
Sizinle aynı görüşteyim Gülşen Irmak. Fotoğrafınızı inceledim de... Yatağa alternatif bile var baksanıza! Yatağı beğenmeyene motosiklet, motosikleti beğenmeyene arabalar... Tek merak ettiğim o araçlar da uçuyor mu acaba(!)

ÇUKURA CEZA VERECEK YETKİLİ ARANIYOR!


Bir şirkette yönetici olan okurumuz Hasan İskitoğlu, bakınız ne diyor: “Özellikle araç sahiplerini bir konu hakkında dikkatli olmaya davet ediyorum. Osmangazi ilçesi Dikkaldırım Caddesi (Doruk Hastanesi önü) üzerindeki çukur oldukça derin olup can ve malımıza muhtelif ziyanlar verebilir. Canımıza ve malımıza kastı olan çukura ceza verilmelidir!”

O YIL DA BU YILDIR!

Yazının Devamını Oku

Hani en geç 90 dakikada veriyordunuz!

Okurlarımızdan M. K. özetimle bakınız ne diyor:

“01 Mart 2021 de çocuğumuzda aniden oluşan hastalık için saat 02.01 de Çekirge Devlet Hastanesi’ne gittik. Acil hekimi kan tahlili istedi. Kanımızı saat 02.03 de verdik. Kanımızı alan hemşire: “1,5 saat sonra kan sonucunuzu 2 numaralı bankodan alın!” dedi. Biz de o vakti Covit-19’a tedbir amaçlı olsun diye hastanede geçirmeme adına aracımızda beklemeyi uygun gördük. Havanın soğukluğuyla alakalı olarak aracımız da buz gibiydi. Isınmak için şehir turu atmak zorunda kaldık. Tembih edildiği üzere 1 saat 20 dakika sonra hastaneye geldik. Kan sonuçlarımızı çok kez sormamıza rağmen saat 04.15 de ancak aldık. Hemşire: “1,5 saat” dedi. 2 numaralı bankonun yanındaki duyuruda da “Kan sonuç alma süreniz en geç 90 dakikadır” yazılıydı. Ama biz 2 saat 10 dakika sonra sonucumuzu aldık! Pek önemli değil; ama söyleyen siz ve bunu da belgeye döken yine siz. Hani 90 dakikada veriyordunuz? Lütfen sözünüze sahip çıkınız. Zaman hepimiz için çok önemli… Saygılarımızla!” Bursa İl Sağlık Müdürlüğü’ne duyurulur…

Bizi duyun artık

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi Makine Mühendisi Tamer Ortaklı: “Yaya geçitlerini kullanan değerli yayalara (Özellikle engeli olan kardeşlerimize) sıkıntı çıkartsın diye kaldırım başlangıçlarına veya tam da ortasına isabet eden noktalara sunulan ENGEL hizmete kim dur diyecek? Başkanların yurt dışı seyahatleri olmuştur. Şunu sormak istiyorum. Böyle bir engeli hangi Avrupa ülkesinde gördünüz acaba? Bizi duyun artık. Yılda bir gün “Engelleri ortadan kaldırdık. Engelli vatandaşlarımıza sahip çıktık.” masalını okumayı bırakın artık!”

Bakalım merak edip arayan olacak mı?

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi M. G. bakınız ne diyor: “İlgili fotoğrafımın adresi Nilüfer ilçesinin stratejik mahallelerinden birindedir. Gördüğünüz gibi UEDAŞ’a ait olan elektrik santralinin önü kimsesizleri oynuyor! Adresi soracak olursanız şöyle diyorum. Bu düşündürücü duruma müdahale etmek isteyen bir yetkili çıkacak mı onu çok merak ediyorum. Onun için de adresi bende kalsın. Bakalım dertli ilgili var mı? Not. Sizi ararlarsa, sanmıyorum arasınlar! E-postamda vermiş olduğum GSM numaramı veriniz lütfen. Beni arasınlar. Adresi bendedir! Bakalım arayan olacak mı?” Elçiye zeval olmazmış. Vaziyet böyle...

Yazının Devamını Oku

Bir tek o var yasağa uyan!

Sorunları, dertleri, sızıları ve şikâyetleri bitmeyen sokaklardan biri olan Mustafa Sokak; (Osmangazi ilçesi Çekirge Mahallesi) başta sakinleri olmak üzere Bursa halkına hediye edilen projenin şokuyla sarsıldı



Çekirge Meydanı’ndan başlayıp Tarihi Keçeli Hamamı önünde son bulan ve bazı yerleri üç metrelik genişlikte olan sokağın dik mi dik yokuşuyla alakalı olarak kırılan kollara, bacağa, sakatlanan omurgaya, çocuğunu düşüren anneye, onlarca araç kazasına ve havada uçuşan tekmelere yumruklara son vermek için başlatmış olduğumuz ‘ARAÇLAR İÇİN TEK YÖN İSTİYORUZ’ talebimize yönelik olarak Osmangazi Belediyesi: “Mustafa Sokak tek yön olacaktır” açıklamasını yapınca çok sevinmiştik.
Derken sokağa TEK YÖN tabelaları dikildi. Ancak benim bile aracımla çıkmaya cesaret edemediğim yokuş artık inişe kapandı ve çıkışa serbest bırakıldı! Oysaki biz doğrusu olanı yani, çıkışa yasak getirilmesini istemiştik. Yüz yılda bir tanık olacağımızı düşündüğüm bu projenin yasak kuralına tonlarca ağırlığı taşıyan çöp kamyonundan başkası uymuyor! Anlık ödülle ödüllendirilmeli bu kamyon sürücüsü. Keza, sokakta bulunan bir AVM’ye de onlarca ton ağırlığında mal taşıyan birçok toptancı kamyonları da bu yokuştan mı çıkacak şimdi? Ya yokuşun ortasındayken yukarıdan bir araç gelirse? Ki gelecek de… Yapmayın Allah aşkına. Ambulanstaki hasta, itfaiye aracı, sokakta bulunan ana sınıfı öğrencilerini ve ilköğretim okulu öğrencilerini taşıyan servis araçları, manuel vitesli araçların acemi sürücüleri vs… Yandı ki ne yandı!
Bu durumda bizi duyacak bizi anlayacak ve oluşturulan yanlışı düzeltecek tek kişi kaldı geriye... O da Trafikten Sorumlu Bursa Emniyet Müdür Yardımcısı Uğur Toksoy. Mustafa Sokak’ta şimdi daha büyük keşmekeşlik var. BEM olarak lütfen bize yardım ediniz…

SİZİNKİSİ DE DERT Mİ?


Yazının Devamını Oku

Dikkat! Ayvalı Deresi ayvayı yemek üzere…

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi olan Emekli Öğretmen Albay Mustafa Aytaç’ın e-postasını özetimle aktarıyorum. Umarım yazımızı Büyükşehir Belediyesi’nin ve Nilüfer Belediyesi’nin onlarca başkanlarından birisi ya da yüzlerce yetkilisinden birisi okur.



Yoksa kaçırılacak olan şenlik içlerine dert olur! “Muhammet Bey, selam. 09 Şubat 2021 tarihli köşenizde ‘Ayvalı Ağlamamalı’ başlıklı yayımınızda Özlüce, Ayvalı Deresi üzerindeki taş köprünün üst kısmındaki bakımsızlığına ve risklerine dikkat çekmiştiniz! Ancak ‘nedir bu köprüdeki durum?’ diyerek meraklanan ve bu merakıyla alakalı olarak bir yetkili olsun ki ne geldi ne de gitti! Konuyu bizzat takip eden biri olarak size bir müjde vermek istiyorum. Lütfen aktardıklarıma bakarak kimse gelmedi, bunları görmedi diye dert edip üzülmeyin! Çünkü tarihi köprünün kemerlerinden olan sağ ve sol desteği oluşturan ayakların taşları boşaldı. Çok yakındır o köprü göçecek ve göçünce de ilgili ilgisiz ne kadar başkan varsa hepsi buraya gelecek! O zaman size de haber ederim. Ne olur siz de gelin. Oluşacak şenliği kaçırmayın!”

BAŞ AĞRITAN BİNA!



Okurlarımızdan olan Marangoz Adil Tatlıcı: “Birilerinin canı yanmadan gelin, görün” diyerek dikkat çekmeye çalıştığı şikayetinde: “Osmangazi ilçesi Yunuseli Mahallesi Yeşil Cami Sokak ile Civa Sokak köşesinde bulunan terk edilmiş bina, görmezden gelen yetkililerin başını ağrıtır mı bilemem ama bir gün bizim başımızı ağrıtacak gibi!” diyor.

GÖZ DUŞUMUZ HAYIRLI OLSUN!

Yazının Devamını Oku

Emekli öğretmenden belediyeye öneri

Hürriyet Bursa gazetesi okuru emekli öğretmen Tülay İşsever, Muradiye Memleket Devlet Hastanesi’nin karşısında bulunan alanla ilgili öneride bulunuyor:

“Osmangazi ilçesi Bursa Muradiye Memleket Devlet Hastanesi karşısındaki onlarca dönüm boş arazi neden değerlendirilmiyor? Mesela bu bölge için de en büyük ihtiyaçlardan birisi otopark kullanım alanının olmamasıdır. Burası yıllardır bomboş duruyor."

"Ayrıca arazi içinde bulunan metruk binanın özellikle geceleri farklı amaçla kullanıldığı yönünde bilgiler alıyoruz. Sorumlu bir vatandaş kültürüyle gözden kaçmış olduğunu düşündüğüm alanı ilgililere kopya olarak veriyorum!”

O ÇEŞMELERİ İPTAL EDİN

HÜRRİYET Bursa gazetesi abonesi olan Uğur Fidan, bakınız ne diyor: “Ülke olarak su tasarrufu konusunda yapılan uyarıları hepimiz biliyoruz. Ancak bununla birlikte bazı şahıslar sadece ücretsiz olduğu için bazı cadde ve sokaklarda vatandaşa ‘içme suyu’ olsun diye sunulan çeşmelerden akan suyla araçlarını yıkıyor. Hem de yüzlerce litre suyla... İşin diğer bir yanıysa; o şahıslar kendi araçlarını yıkarken onların suları bizlerin araçlarını kirletiyor.”

KIZGINDIM AMA...

Yazının Devamını Oku

Taş devri bile daha moderndi

Bir semt pazarı düşünün.


 O pazar yerinin duvarlarına bitişik olarak; sağ yanında mahalle iletişim merkezi, Cumhuriyet Aile Sağlığı Merkezi ve Cumhuriyet Mahallesi Muhtarlığı, sol yanında da Nilüfer Belediyesi Pazar Yerleri Denetim Zabıta Amirliği hizmet binası bulunsun. Tüm bunlara rağmen o pazar yerine sahip çıkılmasın. Buyurun sizlere çok büyük acı! Bariz olarak gözüme takılanları aktarayım. Takdiri siz kıymetli okurlarımıza ve sevgili hemşehrilerimize bırakıyorum.

GİDİN GÖZÜNÜZLE GÖRÜN

Kadın tuvaletinin hali perperişan, girmeye de korkarsınız. Pazar yerinin kuzey kısmı zemin seviyesinden yüksekte olduğu için güvenlik amaçlı olarak montajı yapılmış olan korkuluk demirlerinden bazıları eksik. Bu eksiklikler özellikle afacan çocuklar için çok büyük bir risk.

Pazar yerinin üzerine çekilen brandanın görüntüsü Taş Devri adıyla izlediğimiz çizgi filmdeki sahneleri dahi imrendirir tarzda! Fred/Vilma Çakmaktaş, Barney/Betty Moloztaş, Bam Bam dahi görse kıskanırdı inanın!

Yazının Devamını Oku

Ölüm tehlikesi olsaydı kuşlar yuva yapar mıydı?

Hürriyet Bursa gazetesi okurumuz olan esnaf Düzgün Tuncelili, “Buyurun sizi de beklerim çaya” diyor ve ekliyor:

 

“Yıllardan beri UEDAŞ’ın sorumluluğunda olan aydınlatma direklerindeki eksik olan klemens kapakları için “Ölüm tehlikesi var. O kapakları neden tamamlamıyorsunuz?” diye dikkat çekmeye çalışıyorsunuz ya... İşte bu hususta gereksiz panik yapıp kendinizi boş yere yorduğunuzu düşünüyoruz! Mesela bakınız bu direğin de klemens yuvası yok. Sizin hatırınız kırılmasın diye yuvanın üzerinde “dikkat ölüm tehlikesi” yazılı plaka asılıydı!”

UEDAŞ MÜSAADE ETMEZDİ!

“Hem öyle olsaydı buradaki klemens yuvasının içine kuşlar yuva yapar mıydı hiç? İnanmazsanız gelin yuvayı görün. Yoksa dediğiniz gibi bu yuvalarda gerçekten ‘ölüm tehlikesi’ olmuş olsaydı; misyonuyla, vizyonuyla, başarı ödülleriyle, kalite belgeleriyle gazetelerde sürekli adı geçen UEDAŞ bu duruma müsaade verir miydi? Ayrıca şahsım olarak ben bu oluşuma izin verdikleri için UEDAŞ’a teşekkür ediyorum!”

HASRET KALMIŞTIK!

“Keza şehrimizde börtü böceğe ve kuşa da hasret kalmaya başladık. Ben de çayımı kaptığım gibi Nilüfer ilçesinde bulunan Dörtçelik Çocuk Hastanesi önündeki kuş yuvalı aydınlatma direğinin yanına gittim. Klemens kapağı önüne oturdum. Çayımı yudumluyorum. Buyurun sizi de beklerim. Gece daha da heyecanlı oluyor, bunu da ayrıca belirmek isterim! Bu esnada öyle denildiği gibi kapağın üzerinde de asılı olan ‘ölüm tehlikesi’ yazısına rağmen kuşlar gelip tam da oraya yuva yaparlar mıydı? Kuşlar canını yolda bulmadı ya. (!)”
Düzgün Tuncelili, gelirim elbette. Ancak bisiklet yoluna oturmamak şartıyla. Başka bir kuş yuvalı klemens kapağı önünde yudumlayalım çaylarımızı!

NE SAAT DÜZELTİLDİ NE PASI GİDERİLDİ

Yazının Devamını Oku

Dört aydır kimsenin umurunda değil!

Adının açıklanmasını istemeyen bir şirket yöneticisi, dört aydır bırakılan sokağın halini şöyle anlatıyor:

“Osmangazi ilçesi Dikkaldırım Mahallesi Hanedan Sokak’ta bulunan kazının kapatılmamasından kaynaklı olarak sokağa, 1. İnce Sokak’tan dönüş yaparak giren araçların gördüğü ziyana tanık olmanın üzüntüsü içindeyim. Böylesine ziyankâr ve düşüncesizce yapılan işlerin sonucunda oluşan acıların diyeti neden hep bizleri buluyor? Bu kazı dört aydır böyledir. Arayanımız yok ki soranımız olsun!”

ELEKTRİK DAĞITIM KUTUSUNA BAKIN!

Hürriyet Bursa okuru olan Gizem Uykusuz, UEDAŞ’a bir ricamda bulunuyor: “Kıymetli UEDAŞ; Nilüfer ilçesi Cumhuriyet Mahallesi Mert Sokak girişindeki elektrik dağıtım kutusunun kapağına bir ara bakın derim. Hani ‘çarparım ha’ dercesine çok acayip bir durum var da… Tabi zahmet olmazsa!”

BEDAVA KURŞUN DÖKÜLÜR!

Hürriyet Bursa okuru olan Nuray Aksoy, “Nilüfer ilçesi Esentepe Mahallesi Fatih Sultan Mehmet Bulvarı 2 numaralı durak önüne denk düşen bisiklet yoluna da nazar değmiş! Şu bisiklet yollarına kurşun döktürmek lazım... Not. Hüsniye Hanım adında bir komşum var. Çok güzel kurşun döker. Hem para da almıyor. Arzu edilirse aracılık yapabilirim!” diyor.

Yazının Devamını Oku

Ayvalı’nın hali harap

Hürriyet Bursa gazetesi abonelerinden Kimya Mühendisi Ahmet Taş:“Bamya denince akla ilk gelen ve Bursa’nın bamya ambarı olarak da bilinen Nilüfer ilçesi Yolçatı Mahallesi yakın zamanda çığır atlayacak!




Meşhur Yolçatı bamyası lezzetiyle olduğu kadar renkleriyle de insanları cezbedecek artık. Tıpkı gökkuşağı gibi rengârenk olacak! Çünkü bamyaların da sulamasında kullanılan Ayvalı Deresi’nin suyu ne hikmetse bazı zamanlar; siyah, bordo, mor bazen ise mavi akıyor da! En normal hali gri renkte oluyor. Hayati önem arz eden suyumuzun rengine ilave olarak derenin çevresine boşaltılan çöpler de ayrı bir görsel şölen sunuyor! Mevzu bundan ibarettir. Hepimizin felaketine zemin oluşturan bu acıyı ihbar ediyorum. Saygılarımla.”
Ayvalı Deresi’nin hali harap desenizeAhmet Taş! Vali Yakup Canbolat’ın, Büyükşehir Belediyesi Başkanı Alinur Aktaş’ın ve Nilüfer Belediyesi Başkanı Turgay Erdem’in dikkatlerine…

GEL VATANDAŞ BURADA BEDAVA!


Yazının Devamını Oku

Bu ağılın sahibi kimden torpilli?

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi Gülizar Yavru’nun öfke, üzüntü ve endişeyle yazmış olduğu ve benim için rekor olan 1516 kelimelik şikâyetini özetimle aktarıyorum.



Umarım Keles Belediyesi vesilemizle bari olsa vazifesini yapar! “Muhammet Bey, başım öyle bir dara düştü ki anlatamam. Artık korkmaya bile başladım! En son olarak gazetemizdeki köşeniz geldiniz aklıma. Aslında işin en başında aklımda olan ilk sizdiniz. Çünkü Keles Belediyesi’nin bizi duymayacağını tahmin ediyordum. Görünen köy kılavuz istemezmiş. Ancak köy de belli kılavuz da, yanılmadım! Velhasıl hiyerarşiyi bozmadım ve hava gazını aldım! İki yıl önceydi. Huzur ilçesi diye gazetelerde reklamı yapılan dağ ilçelerimizden Keles’ten bir ev satın almayı düşündük. Nihayetinde Çukur Mahallesi Kayabaşı Sokak’tan 29 numaralı evi satın aldık. Ve o gün bugündür ailecek sinir hastası olduk. Birçok depresyon ilacı kullanmaya başladım.
Olayın hikâyesi şudur: Evimize bitişik olan komşunun göçtü göçecek olan bakımsız ağılında elliye yakın küçükbaş hayvan ve beş köpek barınıyor. Yazın tiksinç kokusu ve yanında gelen promosyon sinek paketinden, kışın da yolumuzu kaplayan çamurundan bıktık illallah ettik. Burası dağ evi ya da yayla değil. Burası ilçenin merkezi… Böylesi bir işin burada yapılması kanunen yasak! Şikâyetimi ağıl sahibine yaptım; terslendim dışlandım! Konuyu hiyerarşiyi bozmadan; Keles zabıta birimine, zabıta müdürüne, müdürlere, başkan yardımcısına, Başkan Mehmet Keskin’e anlattım. ‘İlçe merkezinde hayvan bakımı uygun mu? Buna nasıl müsaade edersiniz?’ diye sordum. Sonra onlarca imzalı dilekçeyle kayıt açtırdık. Belediyede bizi takan olmayınca Keles Kaymakamı Kübra Teymur ile makamında görüşerek derdimizi anlattım. Buradan da sonuç çıkmayınca Büyükşehir Belediyesi Başkanı Alinur Aktaş’a ulaşmayı denedim. Ama ulaşmak ne mümkün! Netice; sıfıra sıfır elde var yine sıfır!
Bu kez TC. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın resmi adresine haklı şikâyetimizi aktardık. Buradan da netice çıkmayınca CİMER’e yazdım. Buradan da bir netice çıkmadı. Yok, yok, yok…
Sanırsınız ağıl sahibi ABD Başkanı Joe Biden’den torpilli! Şimdi bir sorum olacak başkanlara. İlçe merkezinde hayvan bakmak serbestse şayet Osmangazi ilçesindeki ikametimizin altı ahır ve ağıl yapımı için müsait. Ben de bir çoban tutayım. Birlikte 4, 5 köpek, 20 – 25 kadar küçükbaş 10 kadar da büyükbaş hayvan barındırayım. Biz niye yolumuzu bulmayalım?”

AYA İLK ÇIKAN TÜRK OLMAK İSTEMİYORUZ


Yazının Devamını Oku

PTT diyor Türk Telekom, Türk Telekom diyor PTT!

Endüstri Mühendisi Burak Geçer’in e-postasını özetimle aktarıyorum.

Mudanya ilçesi Yörükali Mahallesi’ndeki Türk Telekom direği ortadan ikiye kırılmış vaziyetiyle tamı tamına yedi aydır hizmet vermeye devam etmeye çalışıyor! Ancak direk mi kabloları taşıyor yoksa kablolar mı direği taşıyor aklımız sırrımız ermiyor! İlgili şikâyetimizi yaptık.

Türk Telekom “PTT’ye ait” PTT’de “Türk Telekom’a ait” diyor! Mudanya Belediyesi’ne gitsek onlar zaten bu işlere müdahil olmuyor çok şükür! Bizlere de ses olun lütfen. Yalnız kaldık bu alemde!” Durum karışık sanırım Burak Geçer! Geçmiş olsun diyorum.

Bu gibi benzeri ihbarları; bölüm, şube, müdürlük, başkanlık gibi ayrımcılık yapmadan sahiplenen ve sorunun giderilmesi için her kapıyı çalan PTT Tanıtım Medya Daire Başkanı Gökhan Tuncer’in neticesine kavuşturacağına inanarak… Başkan Tuncer, milli servetimize sahip çıkan yok, hesabını sorun lütfen…

Söz insana söylenir tamam da…

Yazının Devamını Oku