GeriMuhammet KÖSLE Uçma kabiliyeti olmayınca…
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Uçma kabiliyeti olmayınca…

Geçtiğimiz haftaydı. Acemler-Bursaspor Metro İstasyonu önündeki belediye otobüs duraklarında bir otobüs bekliyordum. Derken, uçma mücadelesi içinde olan pankartlardan birine daha rast geldim yine.

Uçma kabiliyeti olmayınca…
Uçma kabiliyeti olmayınca…
Uçacağım hevesiyle kendini yerden yere yere vuran acemi pankarta çok acıdım. Hatta yaşı oldukça ilerlemiş bir büyüğümüzün de uçması için o pankarta destek verdiğini gördüm. Büyükşehir, Nilüfer, Osmangazi ve Yıldırım Belediyelerine rica ediyorum. Uçma kabiliyeti olmayan pankartları lütfen sahaya salmayın.

HER YAĞMURDA HAVUZ OLAN KALDIRIM

Uçma kabiliyeti olmayınca…
Hürriyet Bursa gazetesi abonelerinden olan Kimya Mühendisi Hale Sağlam, diyor ki: “Nilüfer ilçesi Jimer Hastanesi önünde bulunan belediye otobüs durağının yanındaki kaldırım her yağmurda havuz gibi oluyor. Sebebiyse kaldırımın o noktada göçmüş olmasıdır. Fotoğrafımı, yağmur dindikten iki gün sonra çekmiştim. Ötesini siz tahmin edin artık. Göçen kaldırımdan şikâyetçiyim. ” Şişmemiş ya, ona şükredin Hande Sağlam!

NEREDEYSE BİR YIL OLACAK

Uçma kabiliyeti olmayınca…
Okurlarımızdan olan Melike Ahraz, “Osmangazi, Hasanağa Toki Cami karşısındaki belediye otobüs durağı önünde bekleyen elektrik direğinin içler acısı halde. Zavallı direk neredeyse bir yıl olacak orada bekliyordu. Onu buradan kaldıracak birilerini arıyorum. Bildiğiniz biri var mı acaba?” Ne desem ki Melike Ahraz… UEDAŞ’ın o direği ikna edeceğini düşünüyorum.

BURASINI BARİ GÖRÜN

Uçma kabiliyeti olmayınca…
Okurlarımızdan olan Ayfer Ay’ın; “Burasını bari görün” dediği e-postasını özetimle aktarıyorum: “Nilüfer, Özlüce (Dörtçelik Çocuk Hastanesi) Metro İstasyonu önü hizmete alındığı yıldan beri her yağmurla birlikte göl oluyor ve mevsimlerden yaz ayı değilse de haftalarca o göl kurumuyor. Bursa’mızda benzeri on binlerce nokta var. Fakat burasını bari görün kıymetli yetkililer! Malum orada kentimizin çocuk hastanesi var. Uzun uzadıya anlatmaya gerek yok diye düşünüyorum.”

 HÜRRİYET BURSA YAZIYOR, SORUNLAR ÇÖZÜLÜYOR

ÇAM AĞAÇLARI BUDANDI

Uçma kabiliyeti olmayınca…
KALDIRIMDA YÜRÜMEK NE KADAR GÜVENLİ başlıklı yayımımızdan sonra Büyükşehir Park Bahçeler Müdürlüğü’nce arandım. Haklı şikâyetime konu olan (Nilüfer Metro İstasyonu yanı, Ata Park önü) çam ağaçlarının dallarının budanacağı bilgisini aldım. Yapılan işin de video kaydı ve fotolarıyla tarafıma şahit olarak yollayan Büyükşehir Park Bahçeler Müdürlüğü’nden Ahmet Doğruca’ya, Büyükşehir Kent Estetiği Müdürlüğü’nden Eray Uzunsoy’a ve kıymetli çalışma arkadaşlarına teşekkür ediyorum.

SADECE BİRİNE MÜDAHALE EDİLDİ

Uçma kabiliyeti olmayınca…
Uçma kabiliyeti olmayınca…
NE OLACAK BİZİM HALİMİZ başlıklı yayımımızla alakalı olarak yaptığım kontrolüm neticesinde mevcut şikayetlerden (Nilüfer, Akpınar Caddesi) sadece birine müdahale edildiğini görmüş olmanın şaşkınlığı içindeyim. Oysaki 04 Şubat 2020 tarihli köşemde şikayet fotoğraflarının tamamını yayımlamıştık. Her şey bir yana ‘sonrasını’ da yayımladığımız kesiğe atılan asfalt, oraya 15 metre mesafe uzaklıkta olan çukura neden atılmaz?

 

 

 

X

İyi ki belediyeci değilmişim!

Geçtiğimiz haftaydı. Bir taziye ziyaretinde bulunmuştum. İlk kez gelmiştim buraya…

Sokağı öyle bir dağıtmışlar ki sanırsınız buğday hasadı yapılmış! Tozu harman misali uçuşan sokakta fotoğraf çekiyordum ki bir grup aile geldi yanıma. Beni belediye çalışanı sanmışlar, kötü sözlerle üzerime yürüdüler. Ucuz kurtuldum dayak yemekten! Korkmadım da değil.
Ailelere kendimi ve amacımı tanıtınca “Kusura bakmayın ne olur. Canımız burnumuzda. Allah yolladı sizi bize o vakit. Nasıl bir belaya düştüysek böyle, balkonları kullanamıyoruz. Camlarımızı da açamaz olduk tozdan. Arabalarımız haşat, üst başlarımız berbat... Aylar oldu burasını kazdılar ve böyle bırakıp gittiler. Muhatap olarak hiç kimseyi bulamıyoruz. Ne olur dediğiniz gibi yapın bu konuyu yazın…” diyerek teşekkür ettiler.

ÜSTELİK YENİ YERLEŞİM

Kıymetli yetkililere bir sözüm olacak. Sizin ikametiniz burada olsaydı böyle bir durum olur muydu acaba? Üstelik buraları yeni yerleşim... Hiç yarınlarımızı ilgilendiren planlarınız olmaz ki? Bu esnada ne yolu yol ne kaldırımı kaldırım olmasına rağmen Görme Engelli Yön Taşlarının (YALAN TAŞLARI) yarım da olsa yalandan yere döşenmesinin ihmal edilmediğini gördüm. İşte bu işin güzel yanı!
Adresi yazıyorum ilgilenen olursa; Nilüfer ilçesi Çalı Mahallesi 18. Sokak, sokağın tamamı!

İncirli sokak!

Yazının Devamını Oku

Yuvarlanırsın atlasan gücün yetmez zıplasan

Bir benzerinin daha değil Bursa’mızda, cennet ülkemizde dahi olmayacağı yönünde bahse girebileceğim bir hizmete rast geldim Yıldırım’da...

 

 

 

 

Emirsultan, 3. Hamam Sokak’ta (Dik Sokak) bulunan merdivenlerin basamakları ya yağan yağmurlar sonrasında çekmiş. Ya da basamaklar yapılırken malzeme bitmiş! Gerçekten böylesini ne gördüm ne de duydum.

1 METRELİK BOŞLUK

Merdiven başlangıcında ya da kişiye göre merdiven sonunda eksik olan basamaklardan kaynaklı olarak oluşmuş bir metrelik boşluk var dostlar! İnerken atlasan paldır küldür yuvarlanırsın. Çıkarken zıplasan zıplamaya gücün yetmez zemine çakılır kalırsın!

Yazının Devamını Oku

Şehrin göbeğinde bile oluyorsa...

Çırpan mahallesi sakinlerinden bir grup okurumuzun şikâyetlerini özetimle aktarıyorum.

Bakalım neler olacak! “Büyükşehir Belediyesi, ‘Büyükşehir bütünşehir’ sloganı ile farklı olduğunu hissettirmeye çalışsa da yöneticilerine bir şikâyetimiz var. Osmangazi ilçesi T. C. Bursa Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü önünde bulunan bakımsız ve anlamsız arazi, planda yol olarak gözüküyor. Ancak gördüğünüz gibi çevre ve şehircilik müdürlüğü yanı başında bulunan bu alan dağ başındaki çorak arazi gibi duruyor ve yetkililer de bu durumdan rahatsız olmuyor! Bursa’nın en büyük ayıplarından birisidir bu bizce. Konuyu valilik makamı dahil aktarabileceğimiz her yetkili makama aktardık. En acı yanıt ise Bursa Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün: “Burası belediyenin sorumluğunda biz de bildirdik; ama ilgilenmiyorlar…” açıklaması sonrasında oldu. Kentimizin ortasında kalan bir adres ve şehrimizin tam da göbeği! Neden ilgilenilmez ki!”

TAHTALI KÖYE GÖTÜREN KUYU!

Hürriyet Bursa gazetesi abonelerinden Yılmaz Ozan, şöyle diyor: “Osmangazi ilçesi Ulu Mahallesi Uluyol Bezen Sokak (Yapı Kredi Bankası önü) önünde bulunan taş kapaklardan birisi kırılmış. O kapakların altındaki tünel hangi köye gider bilemiyorum! Ancak dibini dahi göremediğim bir derinliğe sahip olan kuyunun kapağı biraz daha kırılır da içine biri düşerse, düşenin ‘tahtalı köye’ gideceğini çok iyi biliyorum!”

38 DAKİKADA ÜÇ KEZ!


Yazının Devamını Oku

Göynükbelen ilgi bekliyor

Çanakkale Savaşı’nda cephede nüfus bazında en çok şehit veren yer olan Orhaneli ilçesine bağlı Göynükbelen Mahallesi (Köy) sakinleri, “Bizi ne duyan var ne de dinleyen” diyor.

 

Acınası durumda olan yollarıyla alakalı olarak tarafıma yollanan 43 ayrı pozu incelediğimde cidden şaştım kaldım. E-postada imzaları olan çiftçi kardeşlerimiz; Berkant, Hasan, Hüseyin, Sancar, Mutlu, Coşkun, İsmail, Süleyman, Recep, Ahmet ve Murat isyan ederek diyorlar ki: “Dünya ülkelerine ihraç ettiğimiz lezzetli çileğimizle, bunun yanı sıra Bursa meyve - sebze pazarında ahududu, yaban mersini, fasulye, barbunya ve ceviz gibi ürünlerimizle pazar payının yüzde otuzunu oluşturan üretici durumundayız. Köyümüzle birlikte Seferışıklar ve Kozbudaklar Mahallesi’ne de (Köy) hizmet veren yollarımız bu ayıptan mahrum değiller!”

‘3 AY DAYANIYOR!’

“Değeri olmayan bizleri bir yana bırakalım, yarılan lastiklerimizi zaten unutalım. Ancak özellikle Türkiye’nin en iyisi diye anılan canım çileklerimiz yurtdışı nakillerindeki yıpranmanın kat ve katını buradaki kısa mesafelik yolda görüyor.

Derseniz ki ‘bilgisi ve ilgisi olmayan yetkililer hiç mi görmüyor burasını?’ Görüyorlar elbette! Her ilkbahar sonunda buraya geliyorlar ve yüzlerce çukura soğuk asfalt döküp gidiyorlar. En fazla üç ay sonra durum yine aynı oluyor. Gel, git, git, gel... Nasıl olsa paramız pek çok!”

Yazının Devamını Oku

GUHEM burayı gördü mü?

GEÇTİĞİMİZ haftaydı. Ailecek Mudanya ilçesindeki Kapanca sahiline gitmek için yola çıkmıştık.

Birçok noktada santim santim yürüyen şehir içi trafiğine yakalanmamak için Büyükşehir Belediyesi, Çeşme Caddesi’ni (Nilüfer ilçesi Görükle Mahallesi) kullanalım istedik ve kullandık! Keşke trafikte santim santim yol almış olsaydık! Nereden bilebilirdik ki burada yüzlercesi ‘karasal çarpma krateri’ olduğunu!

ARAŞTIRILMALI!

Bizim Bursa’nın yüzakı GUHEM var biliyorsunuz; uzun adıyla Gökmen Uzay Havacılık Eğitim Merkezi. Ben GUHEM yetkililerinden özellikle istirham ediyorum bu karasal çarpma kraterlerini bir incelesin. Belki yeni bilgilerle dünya bilimine de katkıda bulunuruz memleketçe...

GÖRÜNMEZ ÇEŞME!

KENDİ işinin patronu olduğunu belirten Yeşim Ortanca, şikayetini şöyle dile getiriyor: “Gemlik sahilinde bulunan çeşmelerden birisi iki yıldır yok. Çeşmenin önündeki yalak da çöplük olarak kullanılıyor. Bu durumu Gemlik Belediyesi’nin ilgili başkanları, müdürleri, şefleri, amirleri memurları görmüyor!” Görmek zorundalar mı Yeşim Ortanca! Dert etmeyin böyle şeyleri lütfen. Denizin keyfini çıkartın!

Yazının Devamını Oku

Kediler hasta ellemeyin

Hürriyet Bursa okuru Ayşenur Volkan, özetimle bakınız ne diyor

“Gemlik’te yaşıyoruz. Yayımlarınızı zevkle takip ediyoruz. Bizim de bir ricamız olacak müsaade ederseniz. Gemlik Yağmur Suyu Terfi İstasyonu önünde bulun kedi yuvalarını takdirle karşılıyoruz. Hatta evimizde de hem kedi hem de köpek bakıyoruz.

Bunu özellikle belirtiyorum çünkü hayvan sever olduğumu bilmenizi isterim. Dolayısıyla ricamız şundan ibarettir. İstasyon önündeki kedi yuvalarının bakımı konusundaki eksiklikleri üzülerek izliyorum. Hele “Kediler hasta ellemeyin” yazılarının asılı olduğu uyarı levhalarını görünce daha çok üzülüyorum. İlgilileri oraya davet ediyorum. Buna bir çözüm bulunmalı. Saygılarımızla.”

UNESCO ödüllü belediyemize duyurulur

Adının açıklanmasını istemeyen esnaf okurumuz özetimle diyor ki: “Osmangazi ilçesi Sakarya Mahallesi 7. Filiz Sokak’ta bulunan kaldırımlar; 1) Çok noktada kaldırıma benzemiyor. 2) Benzeyen yerleriyse otopark olarak kullanılıyor! 3) Bu durum da yetkililerin umurunda olmuyor. Unesco ödüllü belediyemize duyurulur!”

Pes dedirten kazı

Yazının Devamını Oku

Sporcu çukurunu gittim ve gördüm

Hürriyet Bursa okuru Selma Ilgaz, e-postasında özetimle

“Gemlik Sahili’ndeki yürüme yolunun bir bölümü geçtiğimiz yıl kazıldı. Ardından kazılan yere boru yatırıldı. Sonra da o işi yapan ekip alıştığımız sisteme aykırı gelmedi ve orasını onarmadan çekip gitti…” diye yazmıştı. E-postada fotoğraf yoktu. Konu dikkatimi çekti ve Gemlik’e gittim. Gerçekten de aynen öyle olmuş. Kazmışlar, yatırmışlar ve öylece bırakıp gitmişler! Ortada ciddi riskler var. Ancak sporcu isen buradan uçarak geçebilirsin. Dolayısıyla riskler en aza iner! Bizleri spora özendirme anlamında fevkalade güzel bir hizmet. Çok isabetli olmuş. Aynı kazıları her yirmi metreye uygulayın lütfen. Çok spor çok sağlık!

Kaplumbağaların hatırına gelin lütfen

Okurlarımızdan Feray Yılmaz, özetimle bakınız ne diyor: “Nilüfer ilçesi sakiniyim. 100. Yıl Mahallesi’nde ikamet ediyorum. Bir Nilüferli olarak şunu ifade etmek isterim ki Ayvalı Deresi bu bölgenin şansı olduğu kadar şanssızlığıdır da aynı zamanda! Şansızlık kısmına değineyim müsaadenizle. Derenin çok kirli olması ve bu kirlilikten kaynaklı olarak da çevreye yaydığı iğrenç koku bizleri Nilüfer’e küstürdü. Uzun yıllardır var olan bu sorunu kim çözecek? Büyükşehir Belediyesi Nilüfer Belediyesi, Nilüfer Belediyesi de Büyükşehir Belediyesi diyor! İki gün önce bu derede fındık ezmesi kavanozu, konserve kutusu ve plastik şişe atıklarına rağmen yaşam savaşı veren kaplumbağaları görünce içim parçalandı. Yetkililerden çok rica ediyorum. Siyasi hesaplaşmalarınızı en azından doğa ve insan sağlığı söz konusu olduğunda bir kenara bırakın.”

Alt geçit ne işe yarıyor?

Okurumuz Trafik Polisi A. T. “Kentimizin en hareketli yaya trafiğine sahne olan bir adres burası, yani Atatürk Caddesi. (Setbaşı girişi) Gördüğünüz gibi yayalar hemen 5 metre yanı başlarında yüzde yüz kontrollü ve güvenli olan Atatürk Alt Geçidi varken araç trafiğini hiçe sayarak ana caddeye atlıyorlar! Üstelik caddenin her iki yönünde de ‘yapılan geçişin tehlikeli olduğunu ve alt geçitlerin kullanılması gerektiğini’ anlatmaya çalışan uyarı levhası asılıyken! Hatta resmi kıyafetli bizleri de görmezden geliyorlar. İnanın burada yaya alt geçidi olmasa ‘yaya alt geçidimiz yok. Yaya alt geçidi istiyoruz’ diye feryat figan ederler. Var da ne işe yarıyor? Sonra bazı vatandaşlar bize sitem ediyor; “neden müdahale etmiyorsunuz?” diyerek! Hangi birine nasıl müdahale edelim? Saygılarımla” diyor. Polis A. T. , ‘Önce Eğitim’ masalı gerçeğe dönüşmediği müddetçe siz ayrı yazarsınız biz de ayrı. Biz size, siz de bize dert yanar gideriz!

Yazının Devamını Oku

En sonunda onlar da pes etti

Osmangazi ilçesinin belki de Bursa’nın gözden çıkartılmış en acınası sokaklarından birisi olan Mustafa Sokak’ta (Çekirge Mahallesi) hayat yine sil başa döndü!

Şöyle ki, en büyük sorunlarından olan dik mi dik, dar mı dar olan sokağın tek yönlü olarak trafiğe açılmasına yönelik yayımlarımız olmuştu. En nihayetinde de küfürlerin, kavgaların, patinaj seslerinin, balata kokularının eksik olmadığı Mustafa Sokak için Osmangazi Belediyesi “… Gözünüz aydın. Araç trafik akışı tek yönlü olarak düzenlenecek” açıklamasını yaptıktan sonra ilgili ‘Giriş Yasak’ levhaları onlarca noktaya çakıldı.

Ancak bu uygulamayla belki de dünyada bir ilke imza atılmış oldu! Çünkü dik mi dik olan sokağın çıkışı değil de inişi yasak edilmişti. Yüz yılın şakası gibi! Derken bu yanlış karara Osmangazi Belediyesi’nin çöp kamyonu sürücüsünden başkasının uymadığı gerçeğiyle karşı karşıya kalındığını gördük.

Ona da hayret etmiştik. Bu kamyon ile o işi nasıl başarıyor diye... Hatta bunu da 04 Mart 2021 tarihli Hürriyet Bursa gazetesindeki köşemde BİR TEK O VAR YASAĞA UYAN başlıklı haberimle yayımlamıştık. Bu anlamsız, mantıksız ve akıl sınırlarını aşan yasağa sadece o uyuyordu. ‘Ödüllendirilmeli o çalışanlar’ diye müracaatım olacak ki; derken onların da pes ettiğini gördüm. Gerçekten de kendin çal kendin oyna yasağı Mustafa Sokak sakinlerine hayırlı oldu!

Sen nasıl bir mimarsın ey Zeynep!

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi iç mimar Zeynep Acar: “Kırk yıl düşünsem aklıma gelmezdi” diyor ve özetimle: “Geçtiğimiz hafta köşenizde yayımlanan Yeşil Caddesi’ndeki ‘Yeşil Cad. Belediye Otobüs Durağı’ tanımlı alana hizmet olarak sunulan taş üzerine vidalanmış bank yazınızı görünce dâhiyane projeyi çok kıskanmıştım! Derken ben de aynı bankın ultra dâhiyane olanını Osmangazi ilçesi Hüdavendigar Belediye Otobüs Durağı’nda görünce... 2021 Model banklar böyle mi olacak acaba? Şayet öyle ise inanın kıskanırım bu projeleri! Kendimi sorgularım; ‘sen nasıl bir mimarsın ey Zeynep’ diye!

Üç Fidan Parkı ve açık hava tuvaleti!

Yazının Devamını Oku

Uçaklara yol gösteren armatür!

Okurlarımızdan Hikmet Yaslı, özetimle bakınız ne diyor:

“Yıldırım ilçesi Davutkadı Mahallesi Musababa Caddesi No:45 karşısında bulunan aydınlatma direğinin armatürü bir yıldır yan vaziyette hizmet veriyor. Yani ışığı zemine değil de göğe yansıyor. Bunun sebebi uçaklara yol göstermek için mi?”

UEDAŞ’A HATIRLATMA

“Ayrıca yine bu direğin önünde bulunan trafo kapağının menteşeleri kopuk, içi darmadağın. Tam kuş yuvası! Konuyla alakalı olarak UEDAŞ’a ihbarımız oldu. Sanırım işlerinin yoğunluğuyla alakalı olarak unutuldu!”
Unutulanı hatırlatmakta fayda vardır Hikmet Yaslı. Biz de hatırlatalım öyle ise... UEDAŞ’ın önemlerine.

En ilginç oturma bankı

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi olan Ayça U., “Yeşil Caddesi üzerindeki ‘Yeşil Cad’ tanımlı belediye otobüs durağının oturma bankı ‘En İlginçler’ kategorisi yarışmasına katılsın. Bank, bağımsız olan dört taşın üzerine oturtulmuş da... Taşların vida ile zemine sabitlenmesiyse ayrı bir kategoride değerlendirilebilir!” diyor. Yarışmaya katılım takdiri BURULAŞ’ındır. Biz ilettik. Bakalım ne olacak?

Yazının Devamını Oku

Yazık olacak yeni otobüslerimize

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi olan işletmeci Yılmaz Şeker, bakınız ne diyor:

“Şehir merkezindeki billboardlara (Reklam panosu) yapıştırılan devasa afişlere bakıyorum da... Ağlasam mı gülsem mi çözemiyorum! Mesela ilgili fotoğrafımdaki billboard, Şehreküstü Belediye Otobüs Durağı yanındadır. Devasa panoda çok iri puntolarla, “271 yeni otobüs iki milyon dolar yatırımla yenilenen otobüs filosu” yazılmış. Buna Başkan Alinur Aktaş da fotoğrafıyla eşlik etmiş!”

YILLARDIR BÖYLE

“Hizmet güzel tabii ki, bunu eleştirecek değiliz. Ancak ana arterlerimizin bazı noktalarında yollarımız öyle bozuk ki bu yollara kağnıyı sokmak bile yazık günah! Ayrıca tam da bu reklam panolarının önündeki asfalt hele... Zemini deve hörgücünden beter! Otobüs buraya yanaştığında yolcuları deprem oluyormuş gibi sallanıyor. Düşünün artık otobüsün halini... Üstelik burası yıllardır da böyle. Bir tavsiyem var. Başkan ve ekibi sırf meraktan da olsa belediye otobüsleriyle yolculuk yapsın. Yapsınlar ve anlasınlar ne demek istediğimi. Yazık olacak otobüslerimize...”

YAYA GEÇİDİ ÜZERİNE OTOBÜS DURAĞI MI OLUR?

OKURLARIMIZDAN olan Reyhan Eskicioğlu şikayetini şöyle dile getiriyor: “Osmangazi ilçesi Dikkaldırım Caddesi üzerinde (Mihraplı Camii karşısı) hizmet veren belediye otobüs durağı tam da yaya geçidinin üzerine kuruludur. Bu sebepten dolayı da yayalarla otobüs kaptanlarının çok zaman münakaşa ettiklerine tanık oldum. Acaba haklı olan taraf kim(!) Bunun mücadelesini çok kez verdim.”

Yazının Devamını Oku

İmkan var da ne işe yarıyor?

Uludağ Üniversitesi kampüs alanı içindeki otobüs durağında cep olmasına rağmen alana delinatörler dikilmiş. Hem trafik oluyor, hem yolcular atlayarak otobüse binmek zorunda kalıyor.

Uludağ Üniversitesi kampüs alanı içinde bulunan BURULAŞ belediye otobüs durağının başına gelenleri hayretle izliyorum! İzliyorum ve bir anlam veremiyorum. Otobüs durağının çok güzel bir cebi vardı. Mevcut olan ilgili cebe giriş yapılamasın diye cebin başlangıç noktasından sonuna kadar olan alana onlarca delinatör dikilmiş!

TRAFİK OLUŞUYOR

Bu yüzden de otobüs kaptanları mecburen yolun ortasında duruyor. Sonra yolcularının inip binmesini bekliyor. Dolayısıyla otobüsün arkasında bulunan araçlar çok zaman kuyruklu mola oluşturuyor! Tabi ki yolcular da inişlerini delinatörlerin üzerinden atlayarak gerçekleştiriyor. Belinize ve dizinize kuvvet millet!

ANLAYAN VAR MI?

Oysa buradaki cep imkânına özenen ve buna kavuşmak için talepte bulunulan on binlerce hemşehrimiz var şehir merkezimizde. Bu taleplerle alakalı olarak yapılan yanıtlarda da: “Cep için uygun alan yok” açıklaması yapılıyor! Eee, burada imkân var da ne işe yarıyor? Anlayan varsa buyursun beri gelsin!

Dalga geçer gibi...

Yazının Devamını Oku

Bunun neresi olumsuz?

Okurlarımızdan M. Y., özetimle diyor ki:

“Nilüfer ilçesi sakiniyim. 30 Ağustos Zafer Mahallesi Bozyaka Caddesi’ndeki riskli çukurların meydana getireceği kazaları düşündükçe kahroluyoruz. Her gün bizim de üzerinden geçmemek için şerit değiştirmek zorunda kaldığımız çukurlardan kaynaklı olarak bugüne kadar bir kaza oldu mu bilemiyoruz. Ancak kaza riski yüksek olan ve araçlarımızın canına okuyan çukurların tamir edilmesi için Nilüfer ilçesi Belediye Başkanı Turgay Erdem’e bizzat talepte bulunduk. Nedenini bilemiyoruz ama talebimize olumsuz yanıt verdiler! Özellikle Atlıçayır Bulvarı ile Bozyaka Caddesinin kesiştiği kavşakta oluşan çukurlar ölümlü kazaya dahi neden olabilir. Af buyurun ama birimiz öldükten sonra mı geleceksiniz?”
M. Y., “Talebimize olumsuz yanıt verdiler” demişsiniz. Olumsuz olan tarafı neresiymiş acaba? Merak ettim de…

MASKE BİLE TAKMIYORLAR

Okurlarımızdan Eczacı Sude P., “İnsan trafiğinin oldukça yoğun olduğu metro istasyonları girişinde “Çalışmadan, yorulmadan, üretmeden” çılgın kazanç elde eden dilencilere alıştık! Bu dilencileri göremeyen yetkililere seslenmek istiyorum. Bunlarda ne sosyal mesafe uygulaması var ne de maske takma zorunluğu... Diyeceklerim bundan ibaret.” diyor.

 BU DURUMA 'DUR' DİYECEK BİR YETKİLİ YOK MU?

Yazının Devamını Oku

Kork bizden Kül Kedisi Sindirella…

Sözüm ona görme engeli olan vatandaşlarımız evlerinden çıkıp caddelerde ve sokaklarda güvenle yürüsün diye bir masal uydurmuşlar.

Masalın adını da ‘Görme Engelli Vatandaş Yürüme Yolu Taşları’ koymuşlar! Masal bu ya güvenli olması zorunlu olan yolların tam da üzerine belediye otobüs duraklarının montajını yapmışlar. ‘Kesmez bu’ demiş olmalılar ki; yön levhası dikmişler. Kâfi görmemişler; inşaat yapmışlar. Devam demişler; aralıklarla sivri uçlu tijleri çakmışlar. Hız kesilmesin istemişler; başlangıcını uçuruma sonu da ana caddeyle vermişler. Özetle akla hayale gelmeyen her senaryoyu uygulamışlar.
Masalın ismi çok güzelmiş! Sonra biri çıkmış gelmiş bizim masala kısa isim yakışır diyerek masalın adını YALAN TAŞLARI olarak değiştirelim demiş! Masalımızın devamı yeni kahramanlarıyla devam edecekmiş. Bu güzel haber elbette... Bir güzel haber daha vereyim. Masalın yayım izni Hürriyet Bursa gazetesindeki köşeme verilmiş! Bugünkü bölümde Nilüfer ilçesi Abdi İpekçi Caddesi üzerindeki (Türkiye Tarım Kredi Kooperatifi karşısı) YALAN TAŞLARI canavarı varmış! Ona da bisiklet süren çocukları devir talimatı verilmiş! “Kül Kedisi Sindirella” hani sen en çok okunanlar arasındasın ya artık kork bizden. Pabucunu dama atacağız!

Adam ‘aldırma da geç git’ diyemem

Okurlarımızdan H Ç.’ye dikkati için teşekkür ediyorum. ACİL olarak yetkililerin dikkatlerine diyerek e-postasını özetlimle aktarıyorum: “Osmangazi ilçesi (Tophane Semti) Kaplıca Kapısı karşısında bulunan taş duvarın içinin boşalmış olduğunu gördüm ve Vatan Şairi Mehmet Akif Ersoy’un Zulmü Alkışlayamam şiirinin “Adam aldırma da geç git diyemem aldırırım.” mısrası aklıma geldi. O yüzdendir ki buradaki dört büyük tehlikeyi görmezden gelemezdim.
1) Taş duvarın üzerinde yürüyen haylaz gençler var. Duvarın kırılma ihtimali çok yüksektir. Kırılınca da duvarın alt yönü uçurumdur.

Yazının Devamını Oku

Haylaz saatler!

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi, Kadın Partisi Bursa il Başkanı Esra Esigil:

 



“Yıldırım Belediyesi önündeki çocuk oyun ve dinlenme parkı alanında bulunan saatler amma da haylaz çıktı! Öncesinde ikisi çalışmayan ve mevcut olan üçüncüsünün de zamanı yanlış göstermesiyle alakalı olarak haylaz saatlerimize dikkat çekmek için oluşturduğum şikâyetleri yayımlamıştınız. Yayımlarınız sonrasında dengesiz de olsa klasik tarzlıgörseli hoş saatleri tamir etmek yerine sökmeyi uygun görmüştü yetkililer. Takdir onların elbette! Bir yıl sonra da eskiden takılı olan saatlerin oluşturduğu izlerin üzerine dijital saatleri taktılar! Zaman dilimini bilmeyen biri olarak saatlere baktım da biri; 15.13’ü, öbürü; 15.19’u ve biri de de; 15.23’ü gösteriyordu! Benim saatim de 15.07’ydi. Hem gel ustanın yerini zapt et;hem zamanı yanlış göstererek vatandaşla alay et. Ah ne haylaz şeymişsiniz siz saatler!” diyor.

PERİŞANLARI OYNAYAN REFÜJ


Esnaf okurumuz Sabri Arabacı, diyor ki: “Uludağ Caddesi başlangıcındaki orta refüjün hali perişandır. (Osmangazi ilçesi) Ayrıca fotoğrafıma bakınca pek belli olmasa da işaret levhalarının asılı olduğu paslı ve anlamsız boru da 45 derecelik açıyla yere yatay vaziyettedir. Sağında ve solunda devletimizin saygın ve güçlü kurumları da bulunmasına rağmen bu duruma kimsenin müdahil olmaması ilginçtir!”

VERGİDEN MUAF OLANLAR!

Yazının Devamını Oku

Haydi BOTAŞ sıra sizde

Hürriyet Bursa ekindeki 30 Ocak 2021 tarihli köşemde (ARTIK FATURAYI KAĞIT ALMASAK MI) çok farklı bir konuya dikkat çekmeye çalışmıştı

Yazımda ‘ağaç kesimine’ zerre de olsa katkı sağlamak için BUSKİ tarafınca milyonlarca abonesine yollanan kâğıt faturaların e-posta ya da GSM (Kısa mesaj) olarak yollanması konusunda tavsiyem olmuştu. BUSKİ de bu tavsiyemin hayata geçirileceğini belirtmesi üzerine öyle sevinmiştim ki… Kazanan hepimiz olmuştuk çünkü. Sevgili BOTAŞ siz de artık teknolojiye tabi olsanız ve kâğıt faturaları yollamasınız da bir ağaç bile olsa kesilmesine engel olsanız iyi olmaz mı?

Sadece bir tane onun da tekerleri yok!

Okurumuz Hikmet Serin, bakınız ne diyor: “Osmangazi ilçesi Küçükbalıklı Mahallesi 1. Ara Sokak’ta iş yeri sahibiyim. Burası onlarca iş merkezine ev sahipliği yapan adrestir. Sokağımızda bir adet çöp konteyneri vardır. Onun da tekerlekleri yoktur. Mevcut olan eksiklik çöplerimizi toplayan temizlik personelinin işini zorlaştırmaktadır. Bu durum sokak sakinlerini rahatsız etmemektedir! Peki ya belediyemiz de mi rahatsızlık duymamaktadır?”

Üstü forma altını sorma!

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi Recep Becerikli: “Büyükşehir Belediyesi Osmangazi ilçesinde bulunan ve kentimizde yaşayan herkesin bildiği yerli ya da yabancı turistlerin muhakkak uğradıkları (Umarım Covid-19 bir an evvel biter de yine şaşalı günlerine kavuşur orası da) adreslerden birisi olan Tarihi Ördekli Hamamı’nın yanındaki ucube bina kalıntısını gören yetkili yok mu? Bu nasıl bir ilgisizlik ve değersizliktir? “Üstü forma altını sorma” o da bizim Bursa’mızda!” diyor.

Yolgeçen hanı gibiyiz mübarek!

Yazının Devamını Oku

Çok değil azıcık ilgi!

Hürriyet Bursa gazetesi abonelerinden olan iş insanı Nazlı Gülşen’in “Çok değil azıcık ilgi” dediği e-postasını özetimle aktarıyorum:




“Tarih Şehri Bursa’nın Mudanya ilçesi Gülyalı Yalı Mahallesi’nde sahile hizmet olsun diye sunulan oturma banklarının çoğu her anlamda perperişan! Öyle ki üzerine oturacağınız yeri iyice gözlemeden oturursanız vay ki halinize ne vay! Bu banklar yıllardır böyledir. İlgisiz kalınır olması gerçekten çok ilginçtir. Yetkililere diyeceğim şudur; çok değil azıcık ilgi lütfen!”

BUSKİ BİZİ KIRMAZ Kİ…


Okurlarımızdan olan Güngör Gülen: “Uludağ Üniversitesi kampüs alanı içinde (Metro istasyonundan inince düz olarak 13 - 14 adım yürüyün tam önünüze gelecektir) hizmet veren yağmur su gideri tamamen tıkalıdır. Bunları kontrol eden yok mudur? Geçen haftaydı, yağmurlu bir günde buradan geçiyordum. Izgaranın tıkalı olmasıyla alakalı olarak burada biriken su yüzünden feci şekilde ıslandım da!” diyor. Geçmiş olsun Güngör Özenç. Bu şikâyetinizi bir başka okurumuzdan da almıştım. Yani daha önce de yayımlamıştık. Araştırdığıma göre ilgili işin üniversite yönetiminde olduğuna dair bilgi aldım. Tahminimce de işlerin yoğun olması sebebiyle ilgilenemediklerini veya önemsiz bir teferruat diye dikkate alınmadığı için çözümüne kavuşturulamadığını düşünüyorum! Dolayısıyla kıymetli BUSKİ; işin sorumlusu siz değilsiniz. Ancak haberiniz olduğu vakit şikâyetlerimize ‘biz’ merkezli olarak baktığınızı ve bu yönde ivedi olarak verdiğiniz hizmetlere çok kez tanık olmuş biri olarak sizlerden bir ricam olacak. Bir başka hemşehrimiz bari bu sebepten dolayı en azından orada ıslanmasın. Bizleri kırmayacağınızı tahmin ederek; varlığı dahi belli olmayan o ızgaranın açılması işinde bizlere destek verir misiniz lütfen?

İHRAÇ FAZLASI MALLAR DEPOSU!

Yazının Devamını Oku

Bedava duşa isyan!

Aynı konuyla alakalı olarak her ay düzenli olarak almış olduğum şikâyet zincirlerinden birisine taktım!





En son olarak da Hürriyet Bursa gazetesi abonesi olan Diyetisyen Şeyda Kızılaslan’ın e-postası sonrasında ‘nasıl bir şeydir bu?’ diyerek yağmurun dindiği saatlerde Nilüfer ilçesi Altınşehir Mahallesi Uğur Mumcu Bulvarı’na gittim. (Menzil Kuruyemiş karşısı) İlgili şikâyeti iki yıl içinde yedi kez yayımlamıştık.
Şikâyetin konusunu kısaca tekrar edeyim. Yağan yağmur sonrası asfaltın bir bölümü göl oluyormuş. Oluşan gölden geçen araçlar da tsunami yapıyormuş. Tsunaminin dalgaları da kaldırıma vuruyormuş. Sonra da o an orada yürüyen yaya olursa balıkçıların sergisindeki balıklar gibi ıslanıyormuş! İşin ilginç yanı trajikomik şikayet, köşemden başka Büyükşehir Belediyesi’ne ve Nilüfer Belediyesi’ne çok kez bildirilmiş.
Neyse fazla uzatmayayım. Bir dakika içinde onlarca dalga fotoğrafı çektim! Cidden çok üzüldüm bu duruma. Nilüfer’in en gözde yerlerinden olan adreste OLUŞTURULAN bu aymazlık; yazık… Su biriken alanın önünde de ardında da yağmur suyu gideri var. Ancak gider yol seviyesinden yukarıya monte edilmiş. Bu işi günümüz imkânlarına rağmen böylesine baştan savma yapacak biri olsun o da gelsin gelsin bizi bulsun. Bugünlerimize hamdolsun!

KAPISIZ OLUR MU!

Yazının Devamını Oku

Size de mi nazar değdi!

Adının; “Bir vatandaş” olarak yazılmasını isteyen Hürriyet Bursa gazetesi abonesi hemşehirimizin endişeleri var

Endişelerini de şöyle dile getiriyor: “Yıldırım ilçesi Yeşil Mahallesi Pilavcı Aralığı Sokağı’nda çok ciddi sorunlar var.

Yamaçta olan evin altı boşalmaya başladı. Bazı zamanlar devasa kayalar dahi evlerimizin önüne, kaldırıma ve caddeye kadar yuvarlanıyor. Bir gün birimizin kafasına düşecek diye korkuyoruz! Ayrıca civardaki taş duvar da sallanmaya başladı.

Bu durumu Yıldırım Belediyesi’ne bildirdik. “Derhal geliyoruz” dediler. Yedi ay doldu halen gelecekler. Haklı korkularımız oluştu. Yıldırım Belediyesi’nden şikâyetçiyiz!” Daha önceki konularımızla alakalı olarak Yıldırım Belediyesi’nin ivedi ve samimi hizmetlerini görünce çok mutlu oluyordum. Yıldırım gibiydi Yıldırım Belediyesi… Bizleri mutlu eden iş, başlangıç ve sonuç neticelerine istinaden onlarca kez teşekkürümüzü de yayımlamıştık köşemde. Son dönemlerde Yıldırım’da durağana geçti gibi! Ne değişti ki? Yoksa size de mi nazar değdi? (!)

Uludağ Üniversitesi ve mahkûmları!

 

Yazının Devamını Oku