GeriMuhammet KÖSLE Sarıalan bu halde!
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Sarıalan bu halde!

Bursa denince akla ilk gelen adresler arasında olan Uludağ ve Uludağ denince de akla ilk gelen adres olan Sarıalan, zombili filmlerdeki hayalet şehrine dönmüş!

 

Sarıalan bu halde
Sarıalan bu halde
Sarıalan bu halde
Sarıalan bu halde
Piknik masası demek için bin şahit isteyen masalardan oyun parkındaki ilgisizliğe, yoldan başka her şeye benzeyen yollarına kadar tam bir üzüntü...

Sarıalan bu halde
Sarıalan bu halde
Musluksuz hayrat çeşmesi, hayretler içinde bırakıyor su içmek isteyenleri! Hele tuvaletleri; ne elektrik var ne de suyu akar! İçerisi ahırdan beter; koku alma ve görme yeteneğinde sıkıntı yoksa içeriye girmek yürek ister! Tek güzel tarafı o da kapısının açık olması ve ücret alınmaması! Velhasıl burada da böyle…
Alanın yöneticisi olan Büyükşehir Belediyesi’nin acı durumdan haberleri olmadığını düşünüyorum!

TEŞEKKÜRLER ÇEKİRGE

Sarıalan bu halde
Çekirge Devlet Hastanesi’ndeki kan alma süreleriyle alakalı şikâyete yönelik olarak vaat edilen sürelerin hastalara verilen zaman dilimleri dışına sapmayacağı yönünde açıklama aldım.
Yüzyılın belası olan Covit-19’dan kaynaklı olarak gereğinden fazla yorulan hastane personelinin sistemi başarılı şekilde uyguladıklarına bizzat tanık oldum.

KILIFLAR YENİLENMİŞ

Ayrıca başta acil bölümündeki aşı olma odasında bulunan (Günde 980 ila 1200 hastanın oturduğu) deri koltuk kılıflarının günde beş kez antibakteriyel dezenfektan temizlik malzemesiyle temizlendiğini, silmeden kaynaklı aşınmaya maruz kalan koltuk kılıflarının da (Deri) yenilendiğini gördüm. Süreci hem yönetip hem bizzat takip eden Çekirge Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Kemal Kaya’ya ve kıymetli ekibine teşekkür ediyorum. İşleriniz kolay olsun…

 HÜRRİYET BURSA YAZIYOR SORUNLAR ÇÖZÜLÜYOR

4 KONU 4 YANIT

Bursa Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın Ve Halkla İlişkiler Dairesi Başkanlığı tarafından dört konu için açıklama geldi. İlginiz için teşekkürler Büyükşehir...

1. MÜJDE ÇEKİRGE’YE DENİZ GELMİŞ konulu yazınız ilgili birimimiz tarafından incelenmiştir. Osmangazi İlçesi, Çekirge Mahallesi, Selvinaz Sokak’ta Kurumumuz ekiplerince gerekli kontroller yapılmış olup, söz konusu sokakta yağmur suyu hattı ve yağmur suyu ızgarası yapımı işi programa alınarak, 2021 yılı Kasım ayı içerisinde program dahilinde gerekli çalışmalar yapılacaktır. “

2.HANİ TOPLATILMIŞTI? başlıklı yazınız, ilgili birimimiz tarafından incelenmiştir. Zabıta Dairesi Başkanlığımızca, Bursa İl Merkezinde bulunan ana arterlerde izinsiz olarak asılan veya İlan Reklam Yönetmeliğine göre uygun olmayan tabela, duba, totem bez ve kağıt afiş gibi reklam elemanları ile ilgili, Kent Estetiği Şube Müdürlüğü ile koordineli olarak planlı ve plansız denetimler yapılarak, olumsuzlukların giderilmesi sağlanmakta yasal işlem uygulanması gerekenler hakkında yasal işlemler uygulanmaktadır. Yazınızda belirtilen konu olan bölgelerde de, izinsiz olarak yapıştırılan kağıt afişler, Kent Estetiği Şube Müdürlüğü ekipleri ile birlikte ortak çalışma yapılarak kaldırılmış olup; yazıyı astığı belirlenen kurum hakkında 15.11.2021 tarihli ve 42334 sayılı İdari Yaptırım Karar Tutanağı düzenlenmiştir.

3. NAZARA GELEN TAŞLAR başlıklı yazınız, ilgili birimimiz tarafından incelenmiştir. İlgi yazıya istinaden Yahşibey Mahallesi, 2. Murat Sokak (Muradiye askerlik şubesi) adresindeki acil arıza kazısına istinaden yapılan hatalı parke taşı imalatları incelenmiştir. Parke taşları geçici olarak yapılmış olup, kalıcı imalat için çalışma programına alınmıştır.

4.ÖNCE HANGİSİNE ATILDI? başlıklı konu ilgili birimimiz tarafından incelenmiştir. İlgi yazınızda, Nilüfer İlçesi, Ertuğrul Mahallesi, 6516 ada 4 parsele hafriyat döküldüğünden bahsedilerek gereğinin yapılması talep edilmektedir. İlgi yazınıza istinaden, Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı teknik ekiplerimizce 8.11.2021 tarihinde bölgede yapılan denetimlerde Nilüfer İlçesi, Ertuğrul Mahallesi, 6516 ada 4 parsele az miktarda parke taşı ve moloz atıkları atıldığı tespit edilmiş, alan fotoğraflanarak kayıt altına alınmıştır. Hafriyat Yönetim Sisteminden geçmişe dönük yapılan incelemede ise bölgede herhangi bir araç hareketine rastlanmadığından bahse konu atıkları atan kişi/kişiler tespit edilememiş olup, konunun ‘’Hafriyat Toprağı, İnşaat ve Yıkıntı Atıkları Kontrolü Yönetmeliği’’ kapsamında değerlendirilmesi yapılamamıştır. 18 Mart 2004 tarih ve 406 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Hafriyat Toprağı, İnşaat ve Yıkıntı Atıklarının Yönetmeliği; Madde 15 — ‘’2 (iki) tona kadar atık oluşumuna neden olacak küçük çaplı tamirat ve tadilat yapan kişi ve kuruluşlar ile inşaat firmaları, mücavir alan sınırları içinde ilgili belediyeye, büyükşehirlerde ise ilgili ilçe belediyesine, mücavir alan sınırları dışında ise mahallin en büyük mülki amirine veya bu mercilerden atıkları toplamak ve taşımak amacıyla izin almış/yetkilendirilmiş firmalara başvurarak oluşan inşaat/yıkıntı atıklarının uygun kaplarla toplanmasını, taşınması ve belediyenin veya mülki amirin gösterdiği yere götürülmesini sağlamakla yükümlüdürler’’ denilmektedir. Bu doğrultuda konu değerlendirilmesi için 18.11.2021 tarih ve 175757 sayılı yazımız ile Nilüfer Belediyesi Başkanlığına iletilmiştir. Bilginize sunar, iyi çalışmalar dileriz.

 YILDIRIM’DAN KİRLETİCİYE CEZA

“KİM YAPAR Kİ BUNU?’ başlıklı okur şikâyeti incelenmiştir. Belediyemiz Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekiplerince, habere konu olan (Emirsultan Mahallesi) Emirbuhari Okulu karşısındaki kirlilik ilgili müdürlüğümüzün çalışmalarıyla giderilmiştir. Ayrıca bu kirliliğe sebep olanlar hakkında cezai işlem uygulanmıştır. .Bilgilerinize sunarız. Yıldırım Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü” Desteğiniz için teşekkür ediyorum Yıldırım Belediyesi…

X

Aklım hala orda kaldı

Tüm dünyada ‘Beyaz Baston Görme Engelliler Farkındalık Haftası’ olarak kabul görüp değer bulan ve 07 Ocak tarihine bir gün kala yani 06 Ocak 2022’de köşemde ‘vah ki ne vah’ başlığımla çok üzücü olmasının yanı sıra trajikomik de olan bir ayıbı yayımlamıştık.



Tüm dünyada ‘Beyaz Baston Görme Engelliler Farkındalık Haftası’ olarak kabul görüp değer bulan ve 07 Ocak tarihine bir gün kala yani 06 Ocak 2022’de köşemde ‘vah ki ne vah’ başlığımla çok üzücü olmasının yanı sıra trajikomik de olan bir ayıbı yayımlamıştık. Şunu çok iyi biliyorum ki yayımımızla birlikte o üzücü oluşuma müdahale edilecekti. Bu düşünceyle 15 Ocak 2022’de ‘sonucu göreyim’ diyerek oluşturulan ayıbın kontrolü için yine aynı adrese gitmiştim. (Nilüfer ilçesi, Akademi Caddesi Sheraton Otel’i önü)

YENİ BETON DÖKMÜŞLER!

Olay yerine otuz metre civarı vardı. Kaldırımdaki engeller sebebiyle bisiklet yolunda yürüyordum. O esnada da telefonuma gelen ihbar mesajını okuyordum. Birden ayağımın gömülmesiyle sendeleyince ikinci adımımı da attırmış olduğum çimentolu botumla şaşkın bir vaziyette hemen geri çekildim. Meğerse yapboz tahtasına dönen o bisiklet yoluna yine yeni beton dökmüşler! (Bu esnada o yaş betona basan ben değil de bisiklet sürücüsü olsaydı mutlak suretle bisikleti devrilir ve yaş betona kapaklanırdı!) Çalışan ekipten birisi “abi kusura bakma” dedi.

ALDIĞIM KAYDI SİLDİRDİ

Diğer çalışanlardan biri de bot izimin bulunduğu fotoğrafımda da sunduğum gibi etraftan temin ettiği iki kukayı alarak çimentosu yaş olan zemine kukaları bırakmak üzere bana doğru yürümeye başladı. Bu esnada da duvarın arka tarafında bulunan ve inşaat çalışanlarının ustabaşısı olduğunu öğrendiğim şahıs, tarafıma küfürler savurarak üstüme doğru koştu ve beni darp ederek (önlemini almadan dökmüş olduğu çimentoya bastığım için) olayları kayıt altına aldığım telefonumu gasp etti. Daha sonra zorla ve çok çirkin sözlerle aldığım kaydı sildirdi. Mesleğimizin zorluklarından birisiydi bu, alıştım artık!

POLİSTEN YARDIM İSTEDİM

Yazının Devamını Oku

Önceliğiniz ne olmalı?

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi Fatih Talı (İpragaz AŞ. SHV Energy Bilgi Güvenliği Sorumlusu) özetimle bakınız ne diyor:



“Muhammet Bey; Hürriyet Bursa’da yayımladığınız konuları her okuduğumuzda canımızdan öte can küçük kızımız Naz’ı getiriyoruz aklımıza. Biliyoruz ki kaleme aldığınız yayımlarınızdaki sebeplerden dolayı nice canlar yanıyor. Masum hayatlar sona eriyor. Bence bu acılara karışanların aileleri ömürlerinin sonlarına kadar her gün ölüyor ve her gün diriliyor... Sebebi kim? Sebebi tabii ki ilgisiz yetkililerdir! Mesela köşenizde neredeyse her hafta yayımladığınız UEDAŞ meseleleri... Bizler UEDAŞ’ın gamsızlıklarından dolayı oluşan yayımlarınızı okurken korkuyor ve endişelerimizden kaynaklı olarak hasta oluyoruz da, UEDAŞ bu işin neresinde oluyor acaba! Bakınız lütfen. Uçları tamamen açıkta bırakılan elektrik kabloları var. Trafo kutusu da evlere şenlik! Üstelik bunlar yeşil alan üzerindedir. Zeminden yüksekliği de 50 - 60 santim civarındadır. Asıl işiniz söz verdiğiniz vizyonlarınız ve misyonlarınızdaki değerleriniz olsun. Önceliğiniz elektrik fiyatlarına düzenli olarak zam yapıp ücretlerini de derhal tahsil etmek olmasın!”
Valla ne diyeyim Fatih Talı. Yerden göğe kadar haklısınız. Elektrik işi şakaya gelmemelidir. Şahsım olarak çok üzülüyorum. Ayrıca yıllar oldu UEDAŞ’tan ben de yanıt alamıyorum. Acaba Bursa’dan taşındılar da haberimiz mi olmadı! Biri merak eder de ‘burası neresi ki’ derse; konum Nilüfer ilçesi Ahıska Caddesi (Akçalar peynircilik satış mağaza önü) üzerindeymiş…

DİKKAT HUSUMET VAR!


Hürriyet Bursa gazetemizin en yeni abonelerinden bir kurumsal şirketin üst düzey yöneticisi (Bilgisayar ve endüstri mühendisi) Ramazan Ünal: “Nilüfer ilçesi Bilginler Caddesi No. 6 belediye otobüs durağı arka yüzüne denk düşen alandaki kaldırım taşları bordür taşlarıyla husumet içindedir. İlgili husumetin daha da büyümemesi için arabulucuların devreye girmesi insaniyet namına çok önemelidir!” diyor.

Yazının Devamını Oku

Bu vahametin farkında mısınız?

Beyaz Baston Görme Engelliler Farkındalık Haftası’nın içindeyiz. Bursa’da görme engelliler için yerleştirilen kabartma yolların trajik halini çeşitli fotoğraflar eşliğinde Bursa Uygar Görme Engelliler Derneği Feyaz Ocak anlatacak biz aktaracağız. Sonra soracağız size “Bu vahametin farkında mısınız?” diye...





İçinde bulunduğumuz hafta (07 – 14 Ocak) tüm dünya genelinde görme engeli olan kardeşlerimize değer verildiğini hatırlatmak anlamında ‘Beyaz Baston Görme Engelliler Farkındalık Haftası’ olarak kutlanmaktadır. Bu kıymetli farkındalık sahiplenmesi bizde, yalandan öteye gidemedi maalesef... En azından ben böyle düşünüyorum! Mesela; görme engelli vatandaşlarımızın kullanması için hizmet olarak sunulan ‘özel kabartmalı yön taşları’ için belki yüzlerce kez konu yaptık. Onlarca kez manşetten yayımlanan haberimizle ‘bu mu değeriniz?’ diyerek Bursa gündeminde en çok konuşulan olduk.

DİKKATE ALINMADIK!

Olduk da ne oldu, dikkate mi alındık? Yalan Taşları diye tarif ettiğim ‘özel kabartmalı engelli vatandaş yürüme yollarının’ amacını ne bu işi üstlenen yetkililer, ne taşları döşeyen çalışanlar biliyor. Vaziyet böyle olunca vatandaşın da umuru olmuyor! (Çok ama çok azımız istisna) Çünkü samimiyet yok ortada. Mevzu bundan ibarettir. Yaşam denen döngünün en zor imtihanına tabi tutulan görme engeli bulunan kardeşlerimizi bizler çok seviyoruz Sizlerin dertlerini ‘derdimiz bileceğiz’ buna söz veriyoruz. Hürriyet Bursa ailesi olarak haftanızı candan tebrik ediyor ve bir kez daha soruyoruz: SORUNUN FARKINDA MISINIZ?.

HİÇBİRİMİZ O KABARTMALARA GÜVENMİYORUZ

Yazının Devamını Oku

Tam üç yıldır hakkını arıyor

Geçtiğimiz hafta Hürriyet Bursa gazetesi ailesine abonelik kaydını yaptıran, kurumsal bir şirketin üst düzey yöneticisi Ramazan Ünal’a ‘çok büyük geçmiş olsun’ diyerek “delirme noktasına gelmek üzereyim” diye dert yandığı e-postasını özetimle aktarıyorum:

 



 “Üç yılı aşkın bir süredir devam eden hak arayışımda pes etme noktasına geldim diyebilirim. Çünkü artık delirme noktasına gelmek üzereyim! İlgili fotoğraflarımda görmüş olduğunuz rezaletin adresi, Nilüfer ilçesi Görükle Dumlupınar Mahallesi Gelibolu Caddesi üzerindedir. Tam da nokta atışı adres vermem gerekirse; fabrikalar bölgesiyle konut alanlarını ayıran cadde (Fly Mutfak – Metdoor Kapı Fabrikası karşısı) üzeridir burası. Kaldırımı caddeyle birleşiktir. O da topraklı çukur yoldan ibarettir.”

‘30 KEZ BİLDİRDİM’

“Haklı talebimizi sorunun muhatabı olan Büyükşehir Belediyesi’ne an az 30 kez bildirdim. Ses kayıtlarım saklı. Klişe gelen fiks menü e-postalarıma verilen yalan yanıtlar da cabası! CİMER’e de şikâyet ettim olanları. Ettim de ne oldu? Sinir hastası oldum. Bir de bu topraklı, çamurlu, çukurlu, mukurlu yolda yürürken ayağımı burktum ve ayak bileğim çatladı. Nasıl bir belaya düştük böyle? Şikâyetimi yayımlamanız bizler için çok önemli. Lütfen bize de ses olunuz. Olursunuz değil mi?”
Elbette oluruz Ramazan Ünsal; siz üç yıldır hakkınızı arıyorsunuz madem... Size ses olmak boynumuzun borcu. Tekrar geçmiş olsun diyorum.

 ÇEŞMESİ VAR MUSLUĞU YOK

Yazının Devamını Oku

Bari ‘niye?’ diye soraydınız

Keles Belediyesi çalışanı olan ve isminin paylaşılmamasını rica eden okurumuzun şikâyeti gerçekten çok ilginç... Okurumuzun şikâyetini özetimle yayımlıyorum:

“Muhammet Bey, kolay gelsin. 30 Aralık 2021 tarihli yazınızı (SİZİN ARACINIZ HİÇ TUZDAN BOZULDU MU başlıklı) başkanımız gibi biz de okuduk. Şahsım olarak ilgili şikâyetin de mağdurlarından birisi olarak gerçekten çok sevinmiştim ‘ohhh be en nihayetin bu iş bitecek... diye düşünürken, ne oldu biliyor musunuz? 04 Ocak 2022’de aynı yere iki kamyon dolusu daha tuzu boşaltmasınlar mı? Bu esnada tuzların boşaltıldığı gün konuyla alakalı olarak belediyemize yine birçok şikâyet geldi. “Çevremi seviyorum, ağaçları ve yeşili koruyorum. Vatandaşımı kolluyor ve çalışanıma sahip çıkıyorum” masalı dünyanın en güzel masalı olsa gerek. Saygılarımla!”
Bu arada hemen belirteyim; o tuzları bölgeye 14. Karayolları Müdürlüğü boşaltıyor. Ancak belediye yetkililerinin de “Ne oluyor arkadaş? Niye bu tuzları döküyorsunuz?” diye sorması gerekmez mi diye sormaktan alamıyorum kendimi?

 

2022’Yİ KAÇIRMAYIN!

Adını sadece Gamze Hanım olarak belirtmemi isteyen Hürriyet Bursa gazetesi abonesi iş insanı, özetimle şöyle diyor: “Nilüfer ilçesi Altınşehir Mahallesi Uğur Mumcu Bulvarı’ndan her geçişimde gülmekten alamıyorum kendimi. Genellikle umumi tuvaletlerde kullanılan lavabo ve gider ucu yeşil alana sallandırılmış hortumundan ibaret bulunan musluksuz düzeneğiyle tam da komedinin dibi olan saçmalığı görünce inanın gülmeden edemiyorum. “Gülümseyin Nilüfer’desiniz” sloganına çok ciddi katma değeri olan bu projenin çoğaltılmasını istiyorum! Malum, özellikle şu aralar cidden gülmeye ihtiyacımız var” diyor.

Yazının Devamını Oku

Vay ki ne vay

Büyükşehir Belediyesi, Nilüfer ilçesi Akademi Caddesi üzerine kazandırılan (Sheraton oteli önü) kaldırımlara olmazsa olmazlarımızdan olan(!) görme engelli vatandaşlarımız için özel olarak üretilen düz kanal kabartmalı ve noktacıklarla desteklenen özel taşların da (yalan taşları) döşenmesi unutulmamıştı elbette.

Derken sen gel, tam da bu taşların üzerine yedi ayağı bulunan kutu profilleri, sekiz kolu olan onluk paslı inşaat demirlerini billboardların (ilan panosu) sabitleyicisi olarak dik ve git!

ENGELLİ KOŞUCU OLMALI

Vaziyet böyle olunca, burasını kullanacak kişilerin ya engelli koşu kategorisi şampiyonalarında derece almış kişilerden olması ya da boyunun 30 santim civarında olması gerekli. Çünkü ben yürümeyi denedim ve başaramadım. Başımı çarptım ve az kalsın belimi incitiyordum. Vay görme engeli olan kardeşlerimizin haline vay...

KABAHATİN FARKINDALAR!

Vay o devasa billbordların üzerine ‘Çocuk Trafik Eğitim Parkı’ eğitimi var diyerek duyuru yapanların vereceği eğitimlere vay... Bu esnada; buradaki üzüntünün telafisi için olsa gerek hemen devamında yine tam da yalan taşları üzerine dikilen panoda “Çevreye verdiğimiz rahatsızlıktan dolayı özür dileriz” yazıyordu. Kişinin kabahatini bilmesi de bir erdemliktir!

Yazının Devamını Oku

576 sorun, 493 çözüm

Muhammet Kösle yönetimindeki Mahallenin Sorunları köşesinde 2021 yılında 576 şikâyet, istek ve öneri yer aldı. 576 konunun 493 tanesi yetkililer nezdinde tarafından takibe alındı ve vatandaşlarımızın lehine sonuçlandı.

Çok kıymetli Hürriyet Bursa gazetesi okurları.
2 Eylül 2014 tarihinden itibaren yazmaya başladığım ‘Okur Köşesi / Mahallenin Sorunları’ sayfasında sizlerin beğenisi ve desteğiyle büyüdüğümüz bir yılı daha geride bıraktık. Tarafıma yollanan binlerce haklı şikâyet, istek ve önerilerinizin tamamını ahlak ve saygı kuralları dairesi içinde yayımladık. Süreçte asla taraflı olmadık.

SÜREKLİ TAKİP ETTİK

Yayımlarımızla üç buçuk milyon civarı nüfusa sahip olan Bursa’mızda birilerimizin canlarının ya da mallarının ziyana uğratılmasına engel olmaya çalıştık. Dolayısıyla ilgili yetkililere; vurdumduymazlıklarını, aksaklıklarını ve yanlışlıklarını takip ettiğimizi hatırlattık. Bu sebeptendir ki Bursa basınında en çok okunan köşe olarak değer bulduk.

2022 YILINDA DA BURADAYIZ

Hürriyet Bursa gazetesi ekibi olarak bizleri böylesi gurur verici işlere vesile kıldığınız için sizlere teşekkür ederiz. 2021 yılında da 576 şikâyet, istek ve önerilerinize yer vermiştik. 576 isteğimizin 493 tanesinin sonuçlanmasına tanık olduk. Hatta isteklerimizin bazıları yayımlarımız sonrasında aynı gün içinde ilgili yetkililerce dikkate alınmış ve neticesine kavuşturulmuştu.

Yazının Devamını Oku

Sağlamlar da söküldü ve orada bırakıldı!

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi olan bir işletme sahibinin akıllara fren yaptıran e-postasını okurken gülesim geldi gülemedim, ağlayasım geldi ağlayamadım! Sizler için hikâyenin özeti çıkartım, diyor ki:

“AYDINLATMA direklerindeki klemens yuvası kapaklarının olmadığı yönündeki onlarcası üzücü yayımlarınızı anlatımlarınızdaki mizansenle alakalı olarak kâh gülerek kâh da endişe ederek okuduk. Hatta “UEDAŞ’a tavsiyem var. Kapak başkanlığı kurulsun. Alt kollarında da başkanlar, müdürler, amirler, şefler vazife alsın” demiştiniz ya, işte o gündür bugündür o başkanlık gerçekten kurulacak mı diye merak ediyorduk. Derken; 24 Aralık 2021’de kuşların yuva yaptığı, arıların bal bıraktığı, çay ve kahve partisi verilip dondurma faslına geçilme planı olan direğin denginde (Nilüfer ilçesi Altınşehir Mahallesi Uğur Mumcu Bulvarı) bir hareketlilik başlayınca esnaf komşularımla birlikte izlemeye başladık.”

KAPAKLAR ORADA!

“Birçok UEDAŞ çalışanı o meşhur direkle beraber yol boyunca hizmet veren direklerin klemens yuvası kapaklarının tamamını sökerek yenilerini takmasınlar mı? Ardından söktükleri sağlam kapakları direklerin diplerine atmasınlar mı? Oysaki bu cadde üzerinde sizlerin ısrarcı yayımları sayesinde kapaksız direk kalmamıştı. Var olan sağlam kapakları sök ve sökülen kapakları da direklerin diplerine at git; oh ne ala! Hatta atılan kapakların bazılarının yanına ‘bir alana bir bedava’ misali fazladan kapak bıraktılar. Bu komediyi oğlum anlatmış olsaydı inanın ‘sallama’ derdim! Evet, aynen böyle oldu.”

KİM TOPLAYACAK?

“Dört gündür izliyoruz o kapakları caddede görev yapan temizlik çalışanı da almıyor. Vaziyet şu ki UEDAŞ sizi dinlemiş ve kapak başkanlık birimini kurmuş! Ancak var olan kapakları söküp yerine yeni kapakları takmak ve sökülenleri de direk dibinde bırakmak aklıselim bir iş olmasa gerek. Bu uygulamanın bir benzeri başka yerde var mı acaba? Bari o sökülen kapakları kapaksız direklere taksaydınız! Bu esnada attığınız kapakları kim toplayacak?”

Yazının Devamını Oku

Sizin aracınız hiç tuzdan bozuldu mu?

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi Keles 1. Murat İlkokulu sınıf öğretmeni olan bir okurumuzun 24 fotoğrafı ve video kaydıyla birlikte yollamış olduğu benim de ‘ayıp ötesi’ olarak yorumladığım şikâyet e-postasını özetimle aktarıyorum:


“Kestel ilçesi Belediyesi’ni, dolaysıyla Kestel Belediyesi Başkanı Mehmet Keskin’i göreve davet ediyorum. Dört ayrı öğrencimin velisi beni aradı ve ricaları sonucunda buluştuk. Öncesinde ‘bir hata yaptım ya da öğrencilerimi üzdüm de onların şikâyetleri mi var acaba?’ diye düşünürken, velilerin farklı şikâyetiyle karşılaşınca hem sevindim hem üzüldüm. Benden yardım istediler. Benim de aklıma siz geldiniz. Ertuğrul Gazi Mahallesi tokiler bölgesi Petrol Ofisi akaryakıt istasyonu karşısına (Yakupbey Cami önü) boşaltılan tuz öbekleri ilçe sakinlerinin canına ot tıkıyormuş! Üstelik de bu her kış başı böyle oluyormuş. Tuzu boşaltan, Karayolları 14. Bölge Müdürlüğü’ymüş. Maksat, kar yağınca zemine atılacakmış. Buraya kadar her şey normal gibi görünüyor değil mi? Çünkü ben öyle düşünmüştüm. Ancak izin dahi alınmadan şahsın arazisine gelişigüzel boşaltılan tuz öbeği yağan yağmur ve rüzgârla birlikte akarak; tarım arazisinin, çevrenin, civarda dikili olan ağaçların en ilginci de araçların canına ot tıkıyormuş!

ARAÇLAR PERT OLUYOR

“Velilerimden dördünün aracı da pert olma derecesine gelmiş. Araçlarının marş dinamosu, şarj dinamosu, ön takım şase şaftı zemindeki tuzdan kaynaklı olarak ıskarta olmuş. Her birinin de ayrı ayrı tamir raporları varmış. Keza dört araç dördünde de aynı şikâyet… Oto tamircisinin birisi: “Bu aracı tuz fabrikasına mı yatırdınız? Yazık olmuş tertemiz araca…” demiş. Daha sonra aymışlar ki meğerse arızaya sebep olan tuz, buraya boşaltılan tuz öbeğinden kaynaklanıyormuş. Kim bilir ilçemizde kaç kişinin aracı bu şikâyetten dolayı tamire gitti de sebebini bilen yok… “

YOLUN KARŞISINA ATILDI


“Öğrencilerimin velileri ilgili şikâyeti Kestel Belediyesi başkanlarına onlarca kez hem yazılı hem de sözlü olarak bildirmişler. Başkanlar da şekil olsun diye olsa gerek zaman zaman tuz öbeklerini iş makineleri yardımıyla toplayıp yolun karşı tarafına atıyormuş. Ayıp ötesi bir durum... Sağ cepten sol cebe! Buradaki tuz öbeği şikâyetten sonra ilgi alanıma girdi. Gerçekten çok rezalet bir durum var ortada. Benim de aracım var ve ben de merak etmeye başladım aracımın durumunu. Ocak ayında, Bursa Küçük Sanayi Bölgesi’nde bulunan tamircime göstereceğim aracımı. Ağacı ve toprağı geçtik diyelim. Malum, toprak ve ağaç mühim değil. Çiftinin toprak neyine, orası tamam da… (!) Ancak şunu çok merak ediyorum. Kelesli kardeşlerimizin araçlarında oluşan zararın bedelini kim ödeyecek?”

Yazının Devamını Oku

Açılıştan sonra bu hale geldi!

TAM da kentimizin en stratejik adreslerinden birisi olan Bursa Bölge Adliye Mahkemesi karşısına bir hizmet evinin daha açılışı yapılmıştı. Açılışa; Büyükşehir Belediyesi’yle Osmangazi Belediyesi’nin bazı başkanları da katılmıştı.

O hizmet binasına da nazar değdi! Tıpkı, yıllardır nazar boğumundan kurtulamayan ve nazarın ağırlığından kaynaklı olsa gerek zerre ilgi bulmayan ‘acıların çocuğu’ filmini oynayan Havuzlupark gibi! Mevzu neymiş; yerin önemi önemli değilmiş! Mevzu; işin bitirilmesiymiş ve yüklenici firma işini bitirmiş! İşin devamı da hurdacılara devredilmiş.



AÇILIŞ MERAKI

Nasıl olsa halk parasını ödüyormuş!

Yazının Devamını Oku

Yerli turiste başka, yabancıya çok başka

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi iş insanı ve armatör Sedat Rengiyiler, özetimle şöyle diyor:

“Yurt dışından ziyaretimize gelen yabancı uyruklu aile dostumuza şehrimizi tanıtma amaçlı gezi yaptırdım. Uludağ’ı da görsün istedim. Uludağ planımızdaki ulaşımımızı, yönetimi Büyükşehir Belediyesi’nde bulunan teleferik yoluyla yapalım istedim. Sarıalan’a gidiş için biletlerimizi aldım. ‘Yerli’ diye tanımlanan benim biletimin bedeli 75 lira, yabancı uyruklu olan ‘tam’ diye tanımlanan arkadaşlarımın bilet bedeli olan 250 lirayı ve 6 ile 8 yaşlarındaki çocuklarının bedeli olarak da 210 lirayı ödedim. Toplamda 1.245 lirayı ödeyince açıkçası şoke oldum. Çünkü iki ay sonra Almanya seyahatim var. Uçak biletini peşin aldım. Bunun için 1.200 lira ödedim. Gel de şoke olma! Beraberinde birkaç saatliğine park etiğim aracım için de 26 lira ödedim! Ödediğim paraya bakıyorum da… Acaba teleferiğin kazancına hissedar mı oldum? (!)”
Olur mu olur Sedat Rengiiyiler. Ay sonunda hesabınızı kontrol edin derim. Bakmışsınız kâr payınız hesabınıza yatırılmış!

Butona basma ihalesi üzerine kalan yolcular

 

Hürriyet Bursa gazetesi okuru Ali Nur’un e-postasını özetimle aktarıyorum: “18 Aralık 2021 tarihinde yönetimi ve kontrolü BURULAŞ’ta olan 16 M 10204 plakalı özel halk otobüsüne bindim. Otobüs şoförü siyaset yapmayı da vatandaşa laf atmayı da çok iyi başarıyordu! Hatta seyir halinde hem mesajlara bakıyor hem telefon ile konuşuyordu! (Fotoğraflarım da şahittir, saat 14.19) Ancak kaptan bey ne hikmetse araç içinde kapı yanında bulunması gereken DUR butonunun bozuk olmasına ve de otobüsten inme ihtiyacı olan yolcuların arka koltuk denginde bulunan butonun yanına oturduğu için butona basma ihalesi üzerine kalan yolculara ‘Düğmeye basar mısınız? İneceğiz de…’ diye yalvarışlarına pek ehemmiyet vermiyordu.

Tur bitiminde de yanlış perona girdiği (3 nolu peron) için başka sürücü tarafınca uyarılıp kendi peronuna girebilmek için tehlikeli geri manevrasını da önemsemiyordu. Ya da bana öyle geliyordu! Kusura bakmayın ama BURULAŞ’ın otobüs kaptanlarına yönelik olarak yolcu ve seyahat ilişkileri nasıl olmalıdır cinsinden eğitimleri yok mu? Bunun yanıtını merak ediyorum da...”


Yazının Devamını Oku

Bu sorun çözülemiyor

Hürriyet Bursa gazetesi okurlarımızdan olan ve adını, zanaatkâr bir Bursalı diye belirtmemi rica eden hemşehrimiz, bir türlü çözülemeyen ya da çözülmeyen Kutlukbey Caddesi’ndeki çöp sorununa değiniyor ve özetimle şöyle diyor:

 

“Yıllardır gazetemiz Hürriyet Bursa ekini hiç istisnasınız takip ediyoruz. Köşenizdeki yayımlar sayesinde de ilgi ve sahiplenme konusunda bol keseden atan belediye başkanlarının masallarını okurken çok kızıyoruz! Elbette işini layıkıyla yapanlar varsa onları hariç tutuyoruz. Hele bir masal var ki Pinokyo almış olsa bu işi burnu Ankara’ya kadar ulaşırdı sanırım! Yollamış olduğum fotoğrafların adresini sizler ve sizleri biz gibi düzenli olarak takip eden her okurunuzun mutlak suretle bileceğini tahmin ediyoruz. Bildiniz değil mi? Burası sizin tanımınızla Büyükşehir Belediyesi’nin himayesindeki “Çöplükbey Caddesidir.” Belediyemizin bizlere sunduğu resmi tanımıyla da Osmangazi Belediyesi’nin Kutlukbey Caddesi’dir! Konuyu en son olarak bir albayın imzasıyla 09 Aralık 2021 tahinde yayımlamıştınız. “Çöplükbey misafir alımlarına da başlamış” başlıklı haberinizde Bursa’mızın ayıbı ve utançların da utancı olan utanç adresini yine yayımlamıştınız. İşte o yayımınızdan sonra Osmangazi Belediyesi, onca masraf ve emekle getirdiği demir kasaları toplattı. Yer gök yine çöp oldu! Böylesi rezaleti yeminle ne gördüm ne de duydum. Her yayımınızdan sonra orası belediye ekibiyle doluyor! Yani gel, git, git gel, götür getir… İddia ediyorum bu saçmalıklara harcanan parayla iki daire alınırdı. Benim de şikâyetimi yayımlamanızı rica ediyorum. Bakalım benim etkim ne olacak!”

HESAP SORACAK BİR BAŞKAN ARANIYOR



Hürriyet Bursa gazetesi abonesi olan Çevre Mühendisi Elif Kayalı, bakınız ne diyor: “Yıldırım ilçesi İsabey Mahallesi ile Şirinlevler Mahallesi arasından geçen Balıklıdere’nin (Çöplüdere) hali yine içler acısı! İlgili şikâyeti siz yayımlıyorsunuz ardından Yıldırım Belediyesi ekipleri onlarca personeliyle, iş makinelerimizle ve kamyonlarımızla gelip çöpleri toplayıp gidiyor. Allah’tan şu aralar epey yağmur yağdı da dere suyu gördü! Dere binlerce çöpü suyuyla birlikte götürdü. Nereye götürdü? Sağ cepten sol cebe girdi olayı oldu! Hem mademki bu iş böyle oluyorsa biz de çöplerimizi camlarımızdan / balkonlarımızdan fırlatalım belediye ekipleri gelsin ve toplasın! Bursa’da sorumluluğunu bilen ve kendilerinin de yaşadığı şehre ihanet eden rezillere, sefillere, değer bilmezlere ve saygısızlara hesap soracak bir başkan yok mu?”

Yazının Devamını Oku

Tam da belediye önünde

Hürriyet Bursa gazetesi okuru olan Turgay Aydem’in e-postasını özetimle aktarıyorum:


“Nilüfer Belediyesi başkanlık binası önündeki aydınlatma direğinin de klemens yuvasının kapağı yok. Tam da belediye önünde... Ya biri oraya elini soksa, tesadüfen yaşıyoruz bence!”

BİR EL ATIN

Turgay Aydem, biri de elini sokmayı versin oraya. Hem elinin ne işi var orada! Her şeyi yetkililerden beklemeyiniz. Hiç olmazsa bir kartonu keserek elde edebileceğiniz kapakla kapatmayı da mı akıl etmezsiniz!

ÇANCILAR DURAĞINDA İNİN VE...


HÜRRİYET Bursa gazetesi okuru olan Mustafa Çavdar: “Osmangazi Metro istasyonu girişindeki yağmur suyu ızgaralarının birisi eksiktir. Bu durum bir aydır da böyledir. Her gün on binlerce kişi buradan geçmektedir. Elbette geçişlerini yapanların içinde onlarca yetkili de vardır. Bu durum onların da mı dikkatlerini çekmemiştir? Hani, benim dikkatimi çekiyor da! O ızgara biran evvel tamamlansın. Çünkü dalgın olarak yürüyen bir vatandaşımız, ebeveyninin elinden tutmayan çocuk ya da görme engeli olan kardeşimiz burada feci şekilde yaralanabilir ” diyor.

ŞÖYLE BİR ÇÖZÜM VAR...

Yazının Devamını Oku

Dünyanın ilk kanatsız rüzgar gülü

Tarihler 13 Ağustos 2017’yi gösteriyordu. Türkiye’nin ilk yerli rüzgar gülü, Mudanya ilçesindeki Aydınpınar bölgesinde hizmete alınmak üzere kollar sıvanmıştı.

Sonrasında da döneminin Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe tarafınca açılışı yapılarak hizmete alınmıştı ve bugün... Tarihler 16 Aralık 2021’i gösterdiğinde rüzgar gülünden geriye kalan tek şeyin kanatsız gövde olduğunu görünce çok üzüldüm… Birden aklıma bakınız ne geldi! Şöyle ki, buna da bir açılış yapılsın. Açılış davetinin adı da; ‘Dünyanın hem de deniz gören ilk kanatsız rüzgar gülü Bursa’da’ olsun!

 

Hani nerede o ağaç diken yetkililer

Adının açıklanmasını istemeyen Hürriyet Bursa gazetesi okuru bir iş insanın endişesini özetimle aktarıyorum: “Nilüfer ilçesi Konak Mahallesi Gülbiten Sokak’taki (Doruk Hastanesi inşaatının yanı) ‘yeşil alanın’ (Tapu kayıtlarında öyle diyor) bir bölümüne dalış oldu! Dalmanın sebebi oraya bir ilin dernek binası yapılacakmış! Sırf bu yüzden yeşil alandaki ağaçların kesimine başladılar. Şimdilik kesilen ağaç sayısı on… Bu esnada hızlıca kamyonlar dolusu çakıl alana boşaltıldı. Şikayetimizi Nilüfer Belediyesi’ne ve Büyükşehir Belediyesi’ne yaptık, hem de kaç kez… Gelen giden yok. Hani nerede o ağaç diken ve yeşili katlettirmeyiz diyen yetkililer? Kanunlar hepimiz için geçerli olmalı.

 

 

Yazının Devamını Oku

Son kullanma tarihi mühim değilmiş!

İsminin açıklanmasını istemeyen Hürriyet Bursa gazetesi okuru hemşehirimize ‘geçmiş olsun’ diyerek şikâyetini özetimle aktarıyorum:

“Muhammet Bey. Bursa Şehir Hastanesi’nde Covit-19 testi yaptırdım. Daha test sonuçları çıkmadan günde 18 tane yutmamız tavsiye edilen Favira ilacını verdiler. Neymiş efendim, sonuç pozitif çıkarsa ilaçları kullanacakmışım. Pozitif çıkamazsa ilaçlar promosyon! 83 milyon kişinin üzerinde hakkı olduğu bir ilaç. İLAÇ bu, asla heder ettirilmemeli. Neyse, test sonucum pozitif çıktı. Yani üzerinde 83 milyon kişinin hakkı olan promosyonu kaptım! İster iç, ister hap yap parayı kap! Daha önce adını duyduğum bu yeni sürüm ilacı araştırayım dedim. İlaç kutusunu üzerindeki kare kodunu telefonumda yüklü bulunan ilaç takip sisteminden sorgulattım. Sorgu sonrasında ilacın kullanım süresinin geçtiğini öğrendim. Şahsım olarak veterinerimiz SKT’si geçmiş ilacı verse ve evimizin bireyi olan köpeğimize ‘bunu kullanın’ dese inanın kıyameti kopartırdık… Bir de şimdi içinde bulunduğumuz duruma bakın! Derhal 184 Sağlık Bakanlığı Şikâyet Hattı’nı aradık. Beni dinleyen yetkili “Sizi bekleteyim. Konu hakkında hekimle görüşeyim. Daha sonra size döneceğim…” dedi ve beş dakika sonra dönüş yaptı. İlaçlar uygun şartlarda saklandıysa bir şey olamazmış! Ahaaa! Yani SKT mühim değilmiş. Ben bunu anladım… Böyle bir açıklamamı mı olur Allah aşkına. Sonra Favira ilaç kutusundaki SKT (Son kullanma tarihi) yazılı olan etiketi söktüğümde altıda SKT’sinin Nisan 2021 olduğunu görünce şoke oldum. Bu hilekârlıktır dolayısıyla da suçtur. Şayet suç değilse market ürünleri için de bu uygulama geçerli olsun! Böylece hiçbir ürün israf olmaz. Nasıl olsa hepsi uygun şartlarda saklanıyor!” Hiçbir izahatı olmaması gereken bir yanlış bu…
Bakalım izahatsız yanlış hakkında İl Sağlık Müdürü Dr. Fevzi Yavuzyılmaz bir açıklama yapacak mı?

 

HAZIR PTT AYAĞINIZA GELMİŞKEN…

Emekli tarih öğretmeni Tuncer Gökhan, özetimle bakınız ne diyor: “Beş gün önce Osmangazi ilçesi Santral Garaj Mahallesi İstanbul Caddesi üzerinde açılışı yapılan Gençosman PTT Müdürlüğü hizmet binası karşısından bulunan kaldırımdaki darmadağın alanın onarılması hususunda kime gideceğiz? Sorunu belediyedeki ilgili yetkililere aktardım. Kendimce o kadar da uğraştım. Ama sesimi duyuramadım! Bizlere de bir tavsiyeniz olur mu acaba Muhammet Bey?”

Yazının Devamını Oku

Yarım bırakılan işe sanayi daveti

Adının açıklanmasını istemeyen Küçük Sanayi Sitesi zanaatkârı, bozuk yollarla ilgili sitemini şöyle dile getiriyor:

“16. Sokak’ta Orhanlar Otomotiv önünden başlayan asfaltta ve devamında da birçok noktada bozuk zemin var. Şunu da belirtmek isterim bozuk alanlar bazı çalışmalar sonucu oluşturuldu. Çalışma bu, gerekmiştir ve gerektiği için de yapılmıştır diyelim! Ancak çalışmalar biteli yıllar oldu. Bozmayı bilenler bozma başarılarındaki kabiliyetlerini neden düzeltme becerilerinde göstermezler?”

SORUMLULAR; AMA KİM?

“Buralarda hoplayıp zıplayan ve bu yüzden dolayı da tedavi edilmesi için bizlere emanet edilen araçlarınıza ortopedik rahatsızlıklar kazandıran kazıların sorumlularını bir türlü bulamıyoruz. Biz, bizlere emanet edilen sıkıntılı, sorunlu, arızalı ve kazalı araçların kusurlarını en hızlı şekilde giderip zerre eksiksiz olarak teslim ettiğimizi düşünüyoruz. Kazdıklarını ve kırdıklarını onarmadan gidenlerin mantığıyla hareket edersek bizler de araçlardan söktüğümüz parçayı takmadan müşteriye teslim edelim. Müşterilerimiz başının çaresine baksın! İlgili yetkilileri yarım bıraktıkları işlerini tamam etmeye davet ediyoruz.”

BAKALIM DUYAN OLACAK MI?

Muhatabı kim? Zanaatkâr kardeşlerim de bilmiyor. Bakalım zanaatkâr kardeşlerimi duyan olacak mı? Büyükşehir Belediyesi ve Nilüfer Belediyesi’ne duyurulur...

KİMSENİN İLGİ ALANINA GİRMİYOR MU!

Yazının Devamını Oku

Çöplükbey misafir alımlarına da başlamış!

Adının açıklanmasını istemeyen Hürriyet Bursa gazetesi okuru emekli albayın şikâyetini özetimle aktarıyorum:


“Osmangazi ilçesi Yunuseli Mahallesi’nde ikamet ediyoruz. Bu sebepten dolayı özellikle mahallemizdeki sorunlara yönelik oluşturmuş olduğunuz haberler daha da dikkatimizi çekiyor. Bunların içinde de Bursa’nın en büyük ayıbı olan ve sadece köşenizde yayımlanan sizin ‘çöplükbey’ diye tanımladığınız Kutlukbey Caddesi üzerine dökülen çöplerden bıktık usandık. Geçtiğimiz aydı. Osmangazi Belediyesi sanırım yayımlarınıza ‘duyarsız kalmayalım’ cinsinden hareketle plan yaptı! Havada, kameralı drone uçuruldu. Karada, kameralar kuruldu. Sonra da sözüm ona buradaki rezalete sebep olanlara cezalar kesilerek sorun giderildi! Ardından da bu işlem bazı televizyon kanallarının ana haber bülteninde yayınlandı. Hayt huyt, cart curt! Yani göz boyama işlemi başarıyla tamamlanmıştı! Bilmeyen de ‘helal olsun’ demiş olsa gerek! Ancak değişen hiçbir şey olmayınca Osmangazi Belediyesi buraya, yani tam da caddenin üzerine demir römork kasaları bırakarak gitti. Amaç; yasaları tanımayan, çevresindekileri düşünmeyen, yaşadığı şehre ihanet eden saygısızların işlerini kolay etmekti! Yani o kural tanımazlar ve saygı nedir bilmezlere özel harika bir hizmet sunulmuştu. Şunu çok net olarak ifade ediyorum ki böyle bir trajikomedi dünyanın hiçbir ülkesinde yoktur ve göremezsiniz de! Heee; böyle oldu da ne değişti? Hiçbir şey... Demir kasalar boş, etrafı dolu. Özetle çöplerimiz yetmiyordu, bir de römork kasaları getirildi. 61 yaşındayım. Yurdumuzun onlarca alanında ve yurt dışında vazife aldım. Emir komuta kademesinin en üst rütbesinden emekli oldum. Bu süreçte yüzlerce plansız ve saçma sapan işlere de rast geldim. Ancak böylesini ne gördüm ne de duydum. Baş denetçi olan Büyükşehir Belediyesi’ni, beraberinde bu eserin ana mimarı olan Osmangazi Belediyesi’ni candan tebrik ediyor ve ‘yeni misafirin olan demir römork kasaların hayırlı olsun çöplükbey’ diyorum!”
Ben de 53 yaşındayım albayım. Buradaki rezaleti Başkan Alinur Aktaş’a da bizzat anlatarak yardımlarını istemişken… Böylesi bir oluşumu 53 kez rüyamda görsem gerçekte var olacağına dair 1 kez dahi ihtimal vermezdim. “Sözün bittiği yer” sözünü gerçekten bitiren yer bu iş…

YASAK VAR AMA TAKAN YOK


Hürriyet Bursa gazetesi abonesi iş insanı Ömer Gönülkırmaz: “Mudanya ilçesi, Eğerce Sahili ve devamında Mesudiye Sahili’nde kum midyesi toplanıyor. Bu işi yapmak yasak olmasına rağmen yasağa uyan yok. Çünkü bunlar denetlenmiyor. Yasaklı iş 7/24 yapılıyor. Toplanan midyeleri kimler mi satın alıyor? İlgili yetkililere bir kopya... İzleyin ve görün!” diyor.

TİMSAH ARENA STADYUMU’NDA YOK…


Yazının Devamını Oku

Aklıselim herkesi şoke eden karar!

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi çiftçi Hüseyin Eryavuz, üzüntüsünü ve öfkesini bakınız nasıl dile getirmiş:



 “Kıymetli Muhammet kardeşim, merhaba diyorum öncelikle. Zeytin ve zeytinyağı diyarı, dünya ülkelerinin çoğuna da yollamış olduğumuz ürünlerimizle meşhur Gemlik Kurtul Mahallesi’nin (Köy) yirmi dördüncü kuşağını devam ettiren çiftçi ve reislerin en büyüğü olan aile reisiyim! Yetkililerin; reisliğim / reisliğimiz / nesil devamım / devamlılığımız ve meşhurluğumuzun son bulması için oluşturdukları baskılardan, engellerden yoruldum / yorulduk. En son olarak da zeytin ekili arazilerimize giremememiz için yapılan engel bizleri zıvanadan çıkarttı! Onlarca müracaatımızın ve isyanımızın yanıtsız kalması sonucu şikâyetimizi size aktarmış, sizler de 14 Eylül 2021 tarihli köşenizde HELİKOPTERLİ ÇİFTÇİ başlığınızda; ‘Sizler tarlalarımıza giremeyelim diye mevcut yollarımızı yarım metre yükseltseniz de ben yılmayacağım. Gerekirse tarlalarımıza helikopterle gireceğim. Hatta giriş yerlerimize duvar örseniz dahi üzerine köprü kurup geçeceğim. Çiftçiyi yok edin bakalım o vakit ne yiyeceksiniz?’ yazıma yer vermiştiniz. Allah razı olsun sizlerden. Yayımınızdan sonra Gemlik Belediyesi Başkan Yardımcısı Mert Dimili aradı. Sonra 14. Bölge Karayolları Bölge Müdürlüğü Yapım Kontrol Mühendisi Samet Kalay, Mustafa Yüşan ve birçok meraklı aradı! Sonra ben üç kez Büyükşehir Belediyesi’ni de aradım. Bana, YETKİLİ diye bildirilip numarası verilen her YETKİSİZİ aradım! Engel sunulan yeri görmek istediler; gösterdim. Sağ olsunlar gördüler ve işi karara bağladılar! Sizi bilemeyiz tabii ki ancak bizi şoke eden o kararı sizlere de aktarmak istiyorum lütfen. O kararda: ‘Abicim sen 14. Bölge Karayolları’na gideceksin. Kendin karayollarından izin isteyeceksin. Karayollarından izin alırsan da çıkış yolunu kendi imkânlarınla dolduracaksın…’ dendi! Sanırım bunlar bizim helikopter meselesini gerçek sandılar! Ayrıca belirtmek isterim ki hamdolsun helikopter almaya dahi gücümüz var. Vaziyet o ki bu gidişle o işi evlatlarımız yapacak. Ancak onlar helikopterle gezip günlerini gün ederler. Arazi fiyatlarımızın ultra mega uçuk üstü değerleri bunu yaptırmaya muktedirdir. İşte öyle olduğu an yanar ortalık asıl! Yani yirmi beşinci kuşaklar satarsa arazilerimizi siz o vakit seyredin şehirlinin halini! Her fırsatta: “Çiftçinin yanındayız. Onlara sahip çıkmak vazifemiz…” diyen tarım ve orman bakanımıza ulaşmayı ve üzerimize oynanan oyunu anlatmak isterdim…”

Gerçekten çok ilginç… Aklıselim her kişiyi şoke edecek bir durum bu. TC: Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin dikkatlerine. ‘İnadımız inat üreteceğiz şehre inmemek için dayanacağız.’ diyen çiftçi kardeşimizlerimiz mağdur edilmiş ve sahip çıkanı yok…

4 METRELİK ÖLÜM KUYUSUNUN SAHİBİ KİM?



Yazının Devamını Oku

Tuzaklarla dolu bisiklet yolu

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi olan bir özel sektör çalışanı olan Sevilay Efeoğlu’nun e-postasını özetimle aktarıyorum:

“Bursa’da bisiklet yolu hizmetini ilk olarak uygulayan Nilüfer sakinlerindenim. Bu hizmet için yapılan çalışmaları görünce açıkçası çok sevinmiştik. Zaten Nilüfer ilçesinin başkanları da ‘Bisiklete binmenin ayrıcalığını Nilüfer’de yaşayacaksınız. Sorunsuz ve sıkıntısız bisiklet yollarımız için çalışmalarımız başlatılmıştır’ diye konuşmuşlardı… Lakin gelin görün bu hiç de böyle olmadı. Her bisiklet yolunda bitmek bilmeyen engellerle karşılaşır olmaktan bıktık usandık. İnanın bisiklete binmek insanın içinden gelmiyor yolların durumundan. Fotoğraftaki tuzaklı bisiklet yolu FSM Caddesi üzerinde. Tam adres vermiyorum. Çünkü versem ne olacak? Onlarcası benzeri şikayetleri yayımladınız ve bizler de okuduk. Ancak bu şikayetlere yönelik olarak Nilüfer Belediyesi’nin tarafınıza yaptığı bir açıklamayı şimdiye kadar köşenizde okumadık. Yani, şikayetlerimizin ‘Hürriyet’ gibi Türkiye basınının amiral gemisi olan gazetemizde sunulması dahi belediyemizin radarlarına takılmıyorsa bizim bireysel şikayetlerimiz ne kadar önemsenir bilemedim.”

 Alt geçitler geçilmek için yapılmış

Hürriyet Bursa okuru ticari taksi sürücüsü Tarık K.’nın şikayetini özetimle yayınlıyorum: “Büyükşehir Belediyesi’nin en önemli adreslerinden biri olan Atatürk Caddesi üzerinde yeterli miktarda asansörlü ve yürüyen merdivenli alt geçitlerimiz var. Bu konuda belediyemize teşekkür ediyorum. Fakat gelin görün ki her gün binlerce vatandaşımız bunları kullanmaktan kaçınıyor. Bunu anlamak mümkün değil. Kendi can güvenliklerini hiçe sayıyorlar. Bu caddede hizmet veren bir emekçi olarak evime gittiğim her gün bir yayaya çarpmadığım için binlerce kez şükür ediyorum! Buradaki yasaklı/tehlikeli ve saygısız yaya geçişlerine şahit olan fotoğrafımı sunmak için aracımdan indim ve 32 saniye bekledim. Ve balık akımı gibi başladı yayaların geçişi! Biz araç sürücülerine ceza var ancak kurallara uymayarak kendi canlarını ve bizlerin hayatlarını karartma cesaretini gösteren yayalara ceza yok; öyle mi?” diyor. Burası Ulucami ile Kapalıçarşı girişi, yani sağında ve solunda yaya alt geçidi var. En fazla 40 saniyelik yürüme mesafesini kâr bilmek ne büyük bir aymazlık. Bu alt geçitler burada olmasaydı; yine kural tanımaz ve saygı bilmez vatandaşlar ‘Alt geçit istiyoruz. Belediyemiz nerede? Bizim ölmemizi mi istiyor yetkiler? Bakınız yine bir kaza oldu.’ gibi feryat figan ederlerdi. Ne diyelim; Allah yardımcımız olsun!

İki yıldır yolun yapılmasını bekliyoruz

Adının açıklanmasını istemeyen bir esnaf okurumuz: “Osmangazi ilçesi Doğanbey Mahallesi Haşim İşcan Caddesi (Abdal Simit Fırını önü / Ankara’ya gidiş yönü) üzerindeki bozuk zemini kim onaracak? Burası en az iki yıldır böyle” diyor. Çok zaman söylüyorum. ‘Her işi belediyemizden beklemeyin’ diye. Burasının iki yıldır böyle olduğunu ifade ediyorsunuz üstelik. Bir el arabası çimento hazırlayıp dökseniz. Yoksa bu işi yaparsanız günaha girerim diye mi korkuyorsunuz?

Yazının Devamını Oku