Öyle feci düştü ki…

“Bana sütçü Atilla deyin” yazısıyla girişi yapılmış olan e-postayı özetimle aktarıyor ve üzüldüğümü belirtiyorum.

Öyle feci düştü ki…
“Muhammet Bey. Burası Yıldırım ilçesi Ankara Caddesi No 208 (Onur Market önü) önüdür. Sizlere göstermeye çalıştığım engelli kaldırım başlangıcında elli beş yaşlarında bir kadın düştü. Düşme sebebi de ilgili belediyenin görmek istemediği ihmallerinden kaynaklıdır! Kadın, öyle feci düştü ki inanın içim parçalandı. İşin en ilginç yanıysa oradaki bir esnafın aktardığına göre de daha önce burada bu tür acıların yaşanmış olması!”

ÇOK MU ZOR!

Öyle feci düştü ki…
Öyle feci düştü ki…
Öyle feci düştü ki…
İngilizce öğretmeni Işıl Kırmaz, bakınız ne diyor: “Tarih 16 Eylül 2020 saat, 07.51 Acemler Metro İstasyonu’ndayım. Uludağ Üniversitesi’ne gideceğim. Metroyu bekliyorum. Metronun hareket saatini ve yönünü belirten ışıklı led tabelaya göre istasyona üniversite istikametine gitmesi gereken metronun girmesi gerekirken (tabelada da arka arkaya üniversite yazıyor zaten?) Emek istikametine giden metro geldi. BURULAŞ’a ricam var. Böylesi basit işleri bari takip edin lütfen. Otomasyon sisteminde hata olması çok ilginç! Bunun takibi de mi çok zor?”

YEDEĞİNİN DE YEDEĞİ OLAN TABELA!

Öyle feci düştü ki…
Adının açıklanmasını istemeyen bir posta dağıtıcısı: “Yıldırım ilçesi Beyazıt Mahallesi 1. Orman Sokak’ta yan yana asılı olan üç tabelanın sırrını çözmüş değilim. Çünkü yedeğinin de yedeği olan bir tabelayı Bursa’da sadece burada gördüm. Bereket iyidir, lafımız çok! Ancak bazı sokaklarda tabela hiç yok! O sokaklar da bereketsiz oluşuna mı yansın(!)” diyor…

ANİDEN BELİREN YAYAYA GELİNCE…

Öyle feci düştü ki…
Okurlarımızdan olan taksi sürücüsü Cemal K. özetimle bakınız ne diyor: “Aracınızla Ankara Caddesi üzerinde Kestel istikametine doğru giderken (Davutdede Otobüs Durağı yanı) No 170 önünden fotoğrafımda görmüş olduğunuz alandan dönüş yapıyorsunuz. Derken aniden önünüzde beliren yayaya çarpmadığınız için şükür ediyorsunuz. Tıpkı ben gibi! ‘Aniden’ diyorum ya, aslında aniden değil. Orası yaya geçiş alanı. Ancak bir esnafın malzemelerini (iş yerine dikkat çekmek için) yolunuzun görüşünü kapatacak şekilde sergilemesi bu işe sebep oluyorsa ne dersiniz? Belediyemiz bunları neden görmüyor?” Yıldırım Belediyesi Zabıta Müdürlüğü’nün dikkatlerine…

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Avrupa kenti olabilir miyiz

Hürriyet Bursa’da 10 Eylül 2020 tarihli köşemde bir zabıta memurunun şikâyetini (FSM Metro İstasyonu’na 30 metre mesafede) yayımlamıştık.

Şikâyete konu olan Büyükşehir Belediyesi, Nilüfer ilçesi sorumluluk alanında bulunan haberin başlığına da mizansen olsun diye ‘CANKURTARAN SİMİDİ TAKALIM MI’ demiştim.
Aradan geçen kısa süre sonunda yapılan işleri kontrol etmek için yine düştüm yollara… İşte tam da burada yapılan işin neticesini görünce ‘eyvah, bir kez daha ne kötü işe aracılık etmişim’ demekten alamadım kendimi!
Kaldırım üzerindeki darmaduman edilen oluşumun toplanarak çok da sivri uçları bulunan dört ayrı tijin hiç ama hiçbir güvenlik önlemi alınmadan zemine çakılmış olduğunu görmeyeyim mi?

CEZA ÖDENİRDİ!

Aynı durum bir Avrupa ülkesinde olsaydı, vatandaş bunun için dava açardı. Neticesinde de bu çok ciddi tuzağı hazırlayan şirket ya da kurum, davayı açan kişiye yüz binlerce, belki milyonlarca lira ceza ödemek zorunda kalırdı.
Demek oluyor ki ‘Avrupa Şehri kokartı’ almakla Avrupalı olmak bir değilmiş. Siz en iyisi mi biran evvel oradaki tijlerin üzerine bir can simidi takın! Çünkü oradaki darmadağın olan vaziyet, öncesinde çok rahatlıkla fark edilebildiği için risk oluşumu da çok zayıf bir ihtimaldi. İşin özeti; can simidi işi ivedi olarak değerlendirilmeli!

O APARAT NE İŞE YARIYOR

Yazının Devamını Oku

Baz istasyonları sağlığımızı bozar mı?

Adının açıklanmasını istemeyen Uludağ Üniversitesi ana bilim dalı başkanlarından olan bir okurumuz şikayetini şöyle dile getiriyor:

“Muhammet Bey, bazılarımız baz istasyonları için ‘olmazsa olmaz, onlar yoksa bizler nasıl yaparız’ gibi sözler üretip ‘haklıyız yaptıklarımızda ve yapacaklarımızda’ deseler de, COVID-19 hastalığı sonrasında insan hayatındaki en zorunlu değerimizin ve ihtiyacımızın sağlıklı olmak için ‘çaba göstermek, bunu yaparken de aşırı titiz davranmak’ gerekliliğinin önemini bir kez daha hatırlamış olduk.”

SORU İŞARETLERİ VAR

“Buna göre fotoğrafını çekmiş olduğum baz istasyonunun (Nilüfer ilçesi Fatih Sultan Mehmet Mahallesi Turgut Özal Parkı karşısı, Özgür AVM yanı) ve diğerlerinin de bizlere verebileceği ziyanların hesabı yapılıyor mu? Gerçi; dünyada böylesine yaygın hizmet veren bir sistemin toplum sağlığına zarar vermesinin günümüz imkânlarında mümkün olmadığına dair açıklamalar yapılsa da... Yine de bazı soru işaretleri var hep aklımın bir ucunda! Özellikle; Vali Yakup Canbolat’a, Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’a ve İl Sağlık Müdürü Uzman Dr. Halim Ömer Kaşıkçı’ya hitaben; sağlıklı neslin yetişmesine yönelik olarak destek vermiş olduğunuz çalışmalarınızda kolaylıklar diliyorum. Saygılarımla.”

ÖNCESİ SÜKÛNET SONRASI CURCUNA

OKURLARIMIZDAN olan Tahsin Turan özetimle bakınız ne diyor: “Osmangazi ilçesi Küçükbalıklı Kavşağı Yağmur Alüminyum önündeki sözüm ona görme engelli vatandaşlarımız için özel olarak döşenmiş olan taşların öncesi sükûnet sonrası curcuna! Yetkililer bizlerle dalga mı geçiyorlar acaba?” Ne diyeyim; hayırlısı olsun diyorum!

BÖYLE KALDIRIM MI OLUR?

Yazının Devamını Oku

Taş kumbarası istiyoruz!

Yaklaşık dört ay önceydi.

Bu kez de; kır, kaz, aç, kapa, yama, sıva, bırak, unut işlerinden birisine ev sahipliği yapma sırası Zübeyde Hanım Caddesi’ne gelmişti!
Derken, cadde üzerinde cereyan eden işlemler sonrasında unutulan bazı işleri bu köşede hatırlatarak tamamlattırabilmiştik. Sağ olsunlar. Ama bir ihtiyaca gereksinimiz olmuş ve onu geç olmakla birlikte hâlihazırda keşfedebilmiş olmanın mutluluğu içindeyim!

İSTİFLENDİ BİR KERE

Takip edebildiğim kadarıyla cadde üzerindeki kaldırım çalışmalarından artan kilitli taşlar, Bursa Anadolu Lisesi önündeki ‘giysi kumbarasının’ önüne bir istiflendi ki istifleniş o istifleniş! Taşların giysi kumbarasına atılmasını mı bekliyorlar acaba? Ya da bunu yapmasak da oraya bir taş kumbarası koysanız diyorum... Daha iyi gider

Uçurmak için hazır bekleyen tabela!

Hürriyet Bursa gazetesi abonelerinden olan Emekli Emniyet Müdürü Taner Sönmezocak: “Mudanya ilçesi Burgaz Kurşunlu Yolu Altınkum Caddesi başlangıcındaki (Beyaz Kayalar Lokantası karşısı) yön tabelası birilerini uçurmak üzere pusuya yatmış vaziyette beklemektedir! Aman dikkat diyorum... Sevgi saygılarımı arz ederim” diyor.

Yazının Devamını Oku

Bakalım kim onaracak?

Okurlarımızdan Sedat Yaman’ın şikâyetçi olduğu ve ortak sorunumuz olarak gördüğüm mesajını ‘yetkililer duysun’ diyerek; hep birlikte okuyalım:

“Burası Osmangazi ilçesi, Çekirge Caddesi başlangıcında olup yeni hizmete açılan Millet Bahçesi giriş kapısı önündeki BBOİ önüne de denk düşen kaldırımdır. Aynı zamanda yaya geçidi alanı başlangıcı olan noktaya yapılan engelli rampasının engeline hayranım! Bu hayranlığımı sizlerle de paylaşayım istedim.”
Zor bir durum Sedat Yaman, tam ortada! Vaziyeti Büyükşehir Belediyesi Osmangazi Belediyesi’ne, Osmangazi Belediyesi de, Büyükşehir Belediyesi’ne pas edecek gibi bir his var içimde!

 

ZARAR ARTIYOR

Okurlarımızdan Nilüfer ilçesi Küçük Sanayi zanaatkârlarından Kemal Çelik:; “Bize yarası olan geliyor zaten...” diyor ve anlatıyor; “16. Sokak’ta 35 numaralı zanaat polikliniğimizde araçlara can olma sevdasıyla mesleğimizi icra ediyoruz. Adı üstünde, burası SANAYİ bölgesi... Dolayısıyla bizler hasta olan araçların doktoruyuz. Nasıl ki bir hastane önünde sedyeli ya da sedyesiz hastaya engel koyulmasının asla uygun olmayacağı gerçeği varsa, buraya da aynı hassasiyetin gösterilmesini rica ediyoruz mutlaka. Bakınız, polikliniğimizin önü, evet polikliniğimiz diyorum. Burası boydan boya kazıldı ve aylar oldu bu kazı kapatılmadı. Araçların zararı artıyor! Yetmezmiş gibi sağlıklı gelenler de çamura bulanıp çıkıyor! Hal böyle olunca hasta sahipleri de ‘böyle poliklinik olur mu?’ diye feryat figan gidiyor! Sıkıntıların artması ve hasta sahiplerinin üzüntüsü bizleri de perişan ediyor.”

Yıldırım Belediyesi ve teker meselesi…

Yazının Devamını Oku

Memleketin de yedeği var ya!

Gel de dert etme! Ne olacak bizim halimiz?

 

Okurlarımızdan olan ve adının açıklanmasını istemeyen bir polis memuru, özetimle: “İlgili fotoğrafımın adresi İstanbul Caddesi Orman Bölge Müdürlüğü önüdür. Bakımı da pek sağlıklı olmadığı belli olan yeşil alanda binlercesi izmarit ve yüzlerce muhtelif maske, peçete ve çöp atığı bulunmaktadır. Oluşturulan üzücü-düşündürücü kirlilik sadece burada mı? Elbette hayır! Ancak burasının ayrı bir önemi ve değeri var diye düşününce… Gel de dert etme! Ne olacak bizim halimiz?” Bir şey olacağı yok polis kardeşim, kendimiz çalıp kendimiz oynayacağız. Nasıl olsa cennet ülkemizin bir yedeği var!

 Burası da yalan oldu

Okurlarımızdan Reyhan Günsen, özetimle: “Bursa’mızın en yoğun defin işlemlerine ev sahipliği yapan Hamitler Kent Mezarlığı girişine bizlere hizmet olarak sunulan ‘çiçek satış ve mezarlık bakım’ notası da yalan oldu! Yani, bakım noktası bakıma muhtaç durumdadır. İşte bu cidden çok büyük bir acıdır. Sorumluluğu Büyükşehir Belediyesi Tarım AŞ.’de olan yapıya acilen bakım lazımdır. Baksınlar bakalım orası ne hale gelmiştir! Hatta ilgili yetkililer bakmak için gitme niyetine girerlerse cenaze çelengi ile gitsinler oraya!” diyor. Ne dersiniz öfkelenmekte haklı mı?

 İnsanlıktan çıkmışlar

Yazının Devamını Oku

Film adı gibi ama gerçek: Fıskiyelerin saldırısı

Adının açıklanmasını istemeyen bir kamu çalışanı aslında çokm önemli ama genellikle gözden kaçan bir soruna değinmiş:

“Geçtiğimiz haftaydı. Aracımızı yıkadıktan sonra ailecek Mudanya ilçesinde yaşayan babamızı ziyarete gitmek üzere yola çıktık. Her daim olduğu gibi Deli Dumrul misali sağa sola su fışkırtan sulama fıskiyelerinin saldırısına uğradık yine! Harcadığımız emeğin boşa gitmesine mi, kirlenen otomobilimizin vaziyetine mi, ıslak zeminde oluşabilecek kaza risklerine mi yanalım? Bu işleri neden takip etmezler? Ayrıca, dün de (29 Eylül 2020) gece vakti Nilüfer ilçesi Yıldırım Caddesi’ndeydik.

İSRAF OLUYOR

Aynı günün gündüzünde, sel de olan yağmura rağmen yol ortasındaki yeşillikleri sulayan fıskiyelerin çalıştığını gördük. Sonra; “Su nimettir israf etmeyin” derler! Bir önemli husus daha var ki o da tankerlerle çiçek sulama işi… Bu da tam bir kaos, tam bir israf, tam bir facia… Keza oluşan basınç ve suyun yüksek debisi çiçekleri kırıyor. Saygılarımızla.”

TURŞU KURMAK İÇİN!

Okurlarımızdan Işıl Uzman, şöyle diyor: “Osmangazi ilçesinde BURULAŞ’a ait ‘Hipodrom D 1624’ durağının önündeki kuyunun ne işe yaradığını merak ediyorum! Bunun yanıtını kimden bulabilirim?”

Yazının Devamını Oku

Paylaşılamayan cadde!

Eski Gemlik Yolu Caddesi'nin 36 adet takılı cadde tabelası var.

Bursa’nın kısa mesafeli caddelerinden birisi olan Eski Gemlik Yolu Caddesi ya da Eski Gemlik Cadde’si (tabelalarda böyle yazıyor) 36 adet takılı cadde tabelasıyla ‘en çok tabelası bulunan cadde’ özelliğini elinde bulundurduğuna yüzde yüz inanıyor ve bu iddiam konusunda da yanlışım olsun; sanmıyorum. Aksini ispat edecek varsa bekliyorum.Bununla birlikte bazı caddelerimizde sadece bir ya da iki tane tabela olsa da fazla mal göz çıkartmazmış diyelim!
Ancak anlayamadığım bazı hususlar var ki bunları da siz kıymetli okurlarımızla paylaşayım istedim. 236 haneli cadde üzerinde 36 adet büyük cadde tabelası asılı. Yani her 6,5 haneye bir tabela düşüyor olması büyük başarı! Durun, daha bitmedi! Aynı caddeyi; Atıcılar, Gülbahçe, Küçükbalıklı, Namık Kemal ve Veysel Karani mahalleleri pay etmesin mi? Bunun yanı sıra onlarca caddelerimizde ve yüzlerce sokaklarımızda bir tane dahi bulunmayan 500’e yakın küçük cadde tabelaları da cabası… Vaziyet böyle olunca da paylaşılamayan cadde koydum ben bu caddenin adını! Siz ne dersiniz?

 

 FARELİ OTOMOBİL

Adının açıklanmasını istemeyen bir tüccar, özetimle diyor ki: “Geçtiğimiz haftaydı. Ailemle birlikte fotoğrafımda görmüş olduğunuz hurda aracın yanından yaya olarak geçiyorduk. Motor kaputunun arasından çıkan bir fareyi gördük. Bu durum bende bir etki yapmadı. Fakat eşim ve kızım çok korktu. Biz o fareli otomobilin oradan kaldırılmasını istiyoruz. Adresi; Yıldırım ilçesi Millet Mahallesi, Yıldırım Sokak Kafe Villa Park önü.” Yıldırım Belediyesi’nin dikkatlerine…

 

Yazının Devamını Oku

Türkiye’de tek yolda bir direk

Bursalı olmama rağmen Bursa’nın merkezi adreslerinden bilmediğim ve bazılarına da ilk kez gittiğim oluyor. Malum kocaman bir şehir… Belediye başkanı dahi olsan bilemediğin ve bilmediğin adresler olur.

 


Derken ilk kez gideceğim adreslerden birisine daha gitmek için ilgili belediye otobüsüne bindim. Otobüste etrafıma bakına bakına gidiyordum. Birden yolun ortasında bulunan bodur tahta direği görünce hayal görüyorum sandım; ama hayal değildi.
Hakikaten yolun ortasında bodur kalmış bir ağaç direk vardı! Ama bunu net olarak doğrulamam gerekiyordu. Saatime baktım. Gideceğim yerdeki buluşma randevusu için yeterli zamanım vardı. İlk durakta indim. Dibine su yerine maske, eldiven ve ıslak mendil dökülmüş olan direğin yanına gittim. Dokunarak hissettim. Allah’a şükürler olsun ki halüsinasyon görmüyormuşum!

HAREKETLİ BİR YER

Sonra kendi kendime şunu sordum. Buradan geçen tek kişi ben miyim ki bu direği kimseler görmemiş! Ben ilk kez geçiyor olsam da adrese bakınca burası hiç de hareket görmeyen bir adres değildi. Çok ilginç, Osmangazi ilçesi Gülbahçe Mahallesi Eski Gemlik Yolu Caddesi (Osmangazi Gülbahçe Otoparkı önü) üzerinde böyle bir şaheser!
Türkiye’de tek o da bizim Bursa’da. Fırsatı kaçırmayın. Ama araçları da unutup kazaya kurban olmayın!

PRENSİNİ BEKLEYEN TABELA!

Yazının Devamını Oku

Kedileri öldüren mesai meselesi!

Okurlarımızdan Erhan Çelik’in e-postasındaki iddiasını özetimle aktarıyorum:

“Bakınız, maalesef Uludağ Üniversitesi Hayvan Hastanesinde çok üzücü iki ayrı olay yaşadım. Yaklaşık bir ay önceydi. Kedimizi sabah saat sekizi yirmi geçe hastaneye götürdüğümde danışmadaki yetkili “mesai saat dokuzda başlayacak. Veterinerin gelmesini bekleyeceğiz” dedi ve veteriner gelmeden kedimiz öldü! Bu olaydan bir hafta sonra da aynı yere hasta olan ikinci kedimizi götürdüm. Bu kez mesai saatleri içinde gitmeme rağmen orada çalışan sadece iki veteriner olduğunu ve kedimizle ilgilenemeyeceklerini söyledi! Ve diğer kedim de oracıkta öldü… Bir arkadaşım da köpeğinin buna benzer şekilde aynı yerde öldüğünü söyledi.“ Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Saim Kılavuz’a duyurulur…

 

GÜNDÜZ GÖREN OLMAYINCA…

Okurlarımızdan Reyhan Kıraç: “Gündüz gören olmayınca” başlığıyla öfkesini belli etmiş olduğu e-postasını yumuşatarak kısa özetimle aktarıyorum: “Muhammet Bey. Burası araç trafiğine kapalı olmasının etkisiyle ve sahile sıfır olması itibariyle sadece Güzelyalı’nın değil Bursa’nın en pahalı apartman dairelerine ev sahipliği yapan adrestir. Böyle bir özellikten olsa gerek apartmanımızla sahil yolu arasında kalan kazılı alanın gündüz görünmediğine karar verdik! Bu yüzden de berbat mı berbat kesikli çukur alanın fotoğrafını gece çekerek yolluyoruz. Şikâyetimizi yayımlarsanız çok sevineceğiz.“


Yazının Devamını Oku

Demek ki yazık değilmiş!

BİR buçuk ay önceydi. (08 Ağustos 2020) Bizleri üzen konuyu köşemde ‘Yazık değil mi o ağaçlara’ başlığımla yayımlamıştık. O konunun hikâyesini tekrar paylaşıyorum:

Hürriyet Bursa gazetesi abonelerinden matbaacı Metin Gülşen şikayetini şöyle dile getirmişti: “Geçtiğimiz aylarda Osmangazi ilçesi hudutlarında Zübeyde Hanım Caddesi üzerinde bulunan kaldırımları yenilediler. Sanki gerekliydi de... Orasını bizim bilme hakkımız yok elbette! Ancak çocukluğumdan beri var olan canım ağaçların köklerinden ne istediniz. Umarım yanılırım ama o ağaçlar ölürse yazık etmiş olacaksınız.”

VE KESİLDİ!

Evet, böyle yazmıştık bizleri üzüntüye boğan endişemizi... Ben de geçtiğimiz hafta, yayımlamış olduğumuz şikâyet ve ricaların seyirlerini kontrole çıkmıştım. Aman Allah’ım! Ne göreyim. Öncesinde, disiplinsiz çalışma sonucu kökleri kopartılan ve uçları da meydana çıkartılmış olan canım ağaçların şimdi de kesilmiş olduğunu görmeyeyim mi? Gerçekten şok oldum! O ağaçlar ölmedi Metin Gülşen ölmedi; öldürüldü. Keşke bu yazıyı yayımlamasaydık. Kendimi suçlu gibi hissediyorum. Sözün bittiği yerdeyiz! Çok üzgünüm çok.

BİZ BU İŞİ YAPARKEN ONLAR NE YAPIYOR

Yazının Devamını Oku

Sahilde işler tamam caddemizi hiç sormayın ustam!

Hürriyet Bursa gazetesi abonelerinden adının açıklanmasını istemeyen emekli tümgeneralin e-postasını özetimle aktarıyorum:

“Bursalıyım ve yılın altı ayını Yalova – Çiftlikköy, Çiftlik Mahallesi Seyrantepe Caddesi üzerindeki yazlığımızda geçiriyoruz. Şikâyet adresim Bursa değil ancak biz işimizi Yalova’da çözdüremedik! Bu sebepten dolayı da binlerce sorunun giderilmesinde Bursa halkına umut olan Hürriyet Bursa gazetesindeki köşenizle dertlerimizi paylaşalım istedik. Bundan beş yıl önceydi. No: 3 önünden başlayarak caddemizi bir kazdılar ve kazış o kazış… O gündür bugündür ne gelen oldu ne de giden…"

"Cadde sakinlerinin dört yıldır dert yandıkları ‘kazdığınız gibi kapatın’ mücadelesinin sonuç vermediğini üzülerek izliyorum. Hatta konunun bizzat Çiftlikköy Belediye Başkanı’na aktarıldığını da biliyorum. Geçen haftaydı. Bize çok yakın olan sahil yolunda eşimle birlikte yürüyüş yapıyorduk. Orada hizmet konusunda bir problem yokken, bizim gereğinden fazla mağdur edilmemizin bir izahatı olması gerek diye düşünüyorum! E-postamı yayımlamamı rica eder sevgi ve saygılarımı sunarım.”



Elbette yayımlarız Sayın Paşam. Umarım sizlere de faydamız olur. Çiftlikköy Belediye Başkanı Murat Silpagar’ın dikkatlerine…

ÇOK CİDDİ KAZA RİSKLERİ VAR

Yazının Devamını Oku

Otopark meselesi nasıl çözülür?

Bursa’da öyle bir adres var ki orada her gün (tatil günleri hariç) curcuna diz boyu! Curcunanın sebebi, ‘otopark dolu yine, nereye ve nasıl park edeceğim hadi söyle’ meselesi.





Orası da resmi daireler içinde en yoğun insan ve araç trafiğine tanık olan; Tapu ve Kadastro IV Bölge Müdürlüğü yanında bulunan otoparkın ta kendisi! Bu durum çok zaman öyle bir hâle geliyor ki, Ankara Caddesi’ndeki trafiğinin aksamasına ve sonrasında da polisin müdahalesine kadar uzanan bir yolun izlenmesine sebep oluyor.
Müdürlük yanında bulunan 48 araçlık otopark kesinlikle yeterli değil. (Bina altında otopark var ancak güvenlik açısından kullanımı yasak) Vaziyet böyle olunca da kaosun, curcunanın ve polis meşguliyetinin önüne geçilemiyor? Oysaki bu durumu çok ama çok rahatlatacak, hatta çözüm olacak bir imkan var. O da şöyledir. Tapu müdürlüğü yanındaki otoparka sıfır çizgide olan ve kullanılmayan ve kullanılmadığı gibi atık sahası, çöplük, hurdalık, yetmemiş hayalet evleri gibi terk edilmiş yapıları da bulunan çok büyük bir arazi var. Bu arazinin az bir bölümünü aktif olarak kullanan İl Sağlık Müdürlüğü, bünyesinde hizmet veren Simülasyon Eğitim Merkezi bu işe ne der acaba? Gerçekten çok önemli ihtiyacımıza merhem olmak için mevcut imkânınız varken yardımcı olmayı neden düşünmezsiniz ki?
“Bursa trafiği birinci önceliğimizdir.” diyen Başkan Alinur Aktaş ve Bursa trafiği için 7/24 canla başla koşturan Trafikten Sorumlu İlimiz Emniyet Müdür Yardımcısı Uğur Toksoy. Bu sıkıntımızın giderilmesiyle alakalı olarak desteğiniz olabilir mi acaba?

ORAYA AĞAÇ DİKİN

Yazının Devamını Oku

Bilin bakalım burası neresi?

Hürriyet Bursa gazetesi abonelerinden Çekirge Mahalle Muhtarı Coşkun Alıntaş’ın, bir yandan sorarken diğer yandan cevabını verdiği e-postasını özetimle aktarıyorum:

 

 
“Muhammet Bey. Gördüğünüz gibi ıskarta olarak ayrılmış inşaat atığı kalaslarından yapılmış olan bir basket potası önündeyim! Bu nerede mi? Bu sizin “gözden çıkartılmış” olarak nitelendirdiğiniz, benim de köy olarak tanımladığım, Bursa’nın en pahalı lüks dairelerin bulunduğu merkez bölge olan İntam İş Merkezleri arkasına denk düşen terk edilmiş Çekirge Mahallesi’ndendir! Çünkü oyun, eğlenme ve dinleme alanları yok! Mahalle sakinleri proje üretmeye başladı artık. Diyorum ki; Osmangazi Belediyesi’nce yok sayılan Çekirge Mahallesi’nin kıymetli halkınca seçilmiş muhtarıyım ve ben dertlerin alasıyla baş başa bırakıldım kavruluyorum! Potayı da buna en basit şahit olarak sunuyorum. Seçilmiş bir yönetici olarak kahroluyorum…”

HASTANE ÖNÜNDE BARİ OLMASIN


Okurlarımızdan Uğur Çapkın, diyor ki: “Yıldırım ilçesi Duaçınarı Mahallesi’nde bulunan Doruk Hastanesi önündeki kaldırımı birileri geçen yıl kazmıştı. Daha sonra da gelişi güzel kapatılmaya çalışıldı ve gördüğünüz gibi kapatılamadı! Oradan her hafta onlarca engelli aracı kullanan vatandaşımız da geçiyor. Geçişleri esnasında onların sıkıntılarına tanık olmanın üzüntüsü içindeyim. Her yer kazık, her yer çukur alıştık! Ancak burada, yani hastane önünde bari olmasın bu!” Yıldırım Belediyesi’nin gereğini derhal yapacağına inanıyorum.”
Geçmiş olsun Uğur Çapkın…

 

Yazının Devamını Oku

Kendiliğinden yıkılmasını mı bekliyorsunuz?

Hürriyet Bursa gazetesi abonelerinden olan Emekli Albay Mustafa Aytaç, bakınız ne diyor:


 “Osmangazi ilçesi Şehreküstü Mahallesi Tavukçu Sokak’ta tarihi Tavukçuoğlu Cami yanında bulunan eski mi eski evler adeta ölüme davetiye çıkartıyor. O evlerin altından her geçtiğimde, üzerime bir parça düşecek diye endişe ediyorum. Ayrıca sadece ben geçmiyorum ki oradan... Sorsanız; ‘Bunlar tarihi eser kapsamındadır. Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu müsaade etmiyor’ derler! Kusura bakmayın ama kendiliğinden yıkılmasını beklemek biraz tehlikeli diye düşünüyorum. Yoksa konuyu ben mi abartıyorum? (!)”

BARİ SİZ GÖRÜN!


OKURUMUZ Atilla Yakıcı, şikayetini şöyle dile getiriyor: “Yaklaşık altı önce Ankara Caddesi üzerindeki kaldırımda bulunan ve sorumlusu UEDAŞ’a ait olan direğe bir araç çarpmıştı. (DSİ tesisi önü) Köşenizdeki ihbarınız neticesinde o direğin yenisi takılmıştı. Ancak direğin dikilmesi sonrasında artan taşlar da kimsenin umuru olmadı! Bu da hiç yakışmadı.”
Yıldırım Belediyesi’nin kıymetli temizlik işleri ekibi; bari siz görün benzeri işleri! Bu esnada; taşların yanında iki maske ve bir ıslak mendil atığı var. Ama eldiven yok. Onu da atın, tam olsun!

YA BİR ARAÇ O YÜZDEN KAZA YAPARSA...


Yazının Devamını Oku

Bahtsız Trilye’den selamlar!

OKURLARIMIZDAN olan Nuriye ve Ahmet Altın çifti, özetimle bakınız ne diyor:

“Mudanya ilçesinin bahtsız beldesi olan Trilye’den selamlar! Trilye’mizde bakımsızlık modası bu sene pek tuttu. Özellikle de Polutanya mevkisi... Mudanya Belediyesi bizleri dikkate almıyor. Kaldırımlarımız, kanallarımız, yollarımız kan ağlıyor. Parke döşeli olan zeminler onlarca noktada çökmüş ve çökmeye de devam ediyor.”

‘SORUNLAR BİTMİYOR’

“Eşim de ben de rahatsızız. Sorunları bitmeyen yollarda, düşe kalka yürüyoruz. Çok şükür bunu da başarabiliyoruz! Kanalları kanallıktan çıkmış durumda. Geçen gün neredeyse kanallardan birisine düşecektim. Zeminler pislik içinde, hele dere... Onu sormayın kimseye! Güvenli ve rahat bir şekilde yürüyeceğimiz yol da yok, kaldırım da yok! Mudanya Belediyesi’ni göreve davet ediyoruz!”

CANKURTARAN SİMİDİ TAKALIM MI?

ADININ açıklanmasını istemeyen bir zabıta memuru, “Nilüfer ilçesi İzmir Yolu Caddesi üzerindeki (FSM Metro İstasyonuna 30 metre mesafede, İzmir istikameti gidişi) kaldırımda bulunan direğe yapılan başarılı bir dalış olmuştu! Birinci ayına girecek olan dalış sonrası oluşan dalgalar yayalara engel olmaya devam ediyor! Cankurtaran simidi takalım mı?” diyor…

AKMAYAN ÇEŞMEDE ARAÇ NASIL YIKANIR?

Yazının Devamını Oku

Bisiklet yolunda uçma imkânı!

Adını vermek istemeyen bir okurumuz özetimle şöyle diyor:

“Nilüferli olmanın ayrıcalığını yaşıyoruz! Şöyle ki; sadece Nilüfer ilçemizde bulunan ve bisikletinle ya da motosikletinle güvenli, konforlu ve engelsiz olarak gitmenize imkân vermeyen bisiklet yollarında, uçma imkânının da hediye olarak sunulmuş olduğu hizmetten dolayı çok memnunuz! Bu memnuniyetime ispat olsun diye arkadaşıma çektirmiş olduğum fotoğrafımı yolluyoruz. Uçma merağı olan kardeşlerimiz için adresi veriyorum. İhsaniye Mahallesi 2. İmece Sokak sınırlarında bulunan (Nilvak Nilüfer Kreş ve Gündüz Bakım Evi önü) bisiklet yolu. Saygıyla!”

 

UNUTMAK MODA MI OLDU?

OKURLARIMIZDAN olan Murat Yeşeren, şöyle diyor: “Bursa’nın tarihinde ayrı bir önemi bulunan ve yerli yabancı herkesin uğrak yeri olan Osmangazi ilçesi Alacamescit Mahallesi Çancılar (Tarihi Karakâdi Cami önü) adresi de kazılardan nasibini aldı ve o da unutuldu. Unutmak moda mı oldu?” (!)

3 METREYİ GÖREMEMEK

Yazının Devamını Oku

Gülümsetmek değil gülümsemek istiyoruz!

Nilüfer ilçesi Altınşehir Mahallesi’nde ikamet eden okurumuz, “Yaya yürüyüş yollarındaki parke taşları kalk gidelim derneğine üye olmuş” derken, “Nilüfer’desiniz Gülümseyin” sloganını hatırlatarak, “Gülümsetmek değil gülümsemek istiyoruz” diyor.

Adının açıklanmasını istemeyen bir maliye çalışanı olan okurumuz özetimle bakınız ne diyor: “Ben ve ailem Nilüfer Belediyesi sorumluğunda olan Nilüfer ilçesi Altınşehir Mahallesi’nde ikamet ediyoruz. Çevresine karşı da son derece duyarlı bir aile olarak gördüklerimiz karşısında üzülüyor ve kahroluyoruz. Yürürken bari keyif alalım diyoruz ama bunu dahi başaramıyoruz! Mahallemizdeki ‘Özel Kültür Okulları’nın karşısında (Doğu tarafında) bulunan kaldırımdaki parke taşlarına ne oldu?’ Sorusuna yanıt bulamamanın üzüntüsü içindeyiz.”

KALK GİDELİM DİYOR

“Yine aynı alanda bulunan yeşil alan içindeki yaya yürüyüş yollarındaki parke taşları da kalk gidelim derneğine üye olmuş! Her gün beşer onar ayaklanarak uçuşa geçen taşların uçuş izinlerinin iptali için Başkan Turgay Erdem’e ricada bulunmak istiyoruz. Elbette uçuş yasağı sonrası da o taşların tamamlanmasını bekliyoruz! Hani bizim Nilüfer’in meşhur bir sloganı var ya. Diyeceğimiz şu ki; gülümsetmek değil gülümsemek istiyoruz.”

Zübeyde Hanım Doğumevi bu hale mi gelecekti...

Adının açıklanmasını istemeyen bir jinekolog, şöyle diyor: “Yüz binlerce mutlu ânâ ev sahipliğini yapan ve onlarca yıla damgasını vuran Zübeyde Hanım, yıllardır acıların çocuğu filmini oynuyor! Yetkililerin neden ilgilenmediklerini bilemem ama bu durum beni çok mu çok üzüyor. Çok yakındır burası geceleri uçuşa geçecek gibi bir his var içimde! İl Sağlık Müdürü Dr. Halim Ömer Kaşıkcı. Burası size yirmi metrelik bir mesafede bulunsun ve böyle olsun. Binlerce anılarım oldu orada... Birilerini bilemem ama ben çok üzgünüm... Zübeyde Hanım Doğumevi bu hale mi gelecekti?”

Yol ortasında musalla taşı olur mu?

Yazının Devamını Oku

Kader piyangosu!

‘Ölüm Yolu, Ralli Caddesi, Asıl Derdimiz Anlaşılamamak,

Yanıyoruz Derken Kısmete Bakın’ gibi başlıklı yazılarımda Mudanya Bulvarı’nda (Sırameşeler) oluşan yüzlerce kazayla birlikte (aşırı hızdan kaynaklı) yok edilen onlarca masum cana ve heder edilen milyonlarca liralık milli servetimize dikkat çekmek istemiştik.
Ancak bu haklı talebimde başarısız olunca, ‘hız limitine uyulmuyor. Bulvar, mutlaka EDS ile kontrol altına alınmalı. Sn. Valimizden yardım istiyoruz.’ demiştim.
Geçtiğimiz hafta da yasaklı seyir durumuyla alakalı olarak özel izinle Mudanya Bulvarı’nda tam gaz uçurulan kamyonun canavarı olan sürücü de ocakları söndürdü! Sürücünün canavarlığıyla alakalı olarak; anne, baba ve evlattan oluşan bir ailenin feci şekilde ölümlerine tanık olmuştuk. Vali Yakup Canbolat, bizi duyan yok. Yine söylüyorum. Kural tanımaz ve saygı bilmez hız tutkunlarını cezbeden Mudanya Bulvarı (Sırameşeler) EDS ile kontrol altına alınmadığı sürece bakmışsınız kader piyangosunda büyük ikramiye olarak ecel payı düşmüş kısmetimize!

 Köprünün altı çok kötü!

Tofaş (Fabrika) emeklilerinden mühendis Metin Yavuz, özetimle: “Osmangazi ilçesi Panayır Mahallesi İstanbul Caddesi (17. Noter önü) üzerindeki köprünün altı çok kötü durumdadır! Hatta geçtiğimiz aylarda burada küçük çaplı bir yangın da çıkmıştı. Bizim gördüğümüzü yetkililer görmüyor mu? Saygılarımla...” diyor.

İmdat diyoruz!

Yazının Devamını Oku

O çukuru kim kapatacak?

Hürriyet Bursa gazetesi abonelerinden olan ODTÜ 99 Endüstri Yüksek ve Makine Yüksek Mühendisi, Serkan Özgiray’ın e-postasını aktarıyorum:


“Muhammet Bey, 25 Temmuz 2020 tarihli yayımınızdaki köşenizde, şikâyetim olan Nilüfer ilçesi Cephanelik yaya yürüme yolu üzerindeki can yakıcı çukurun hala var olduğunu görmek beni çok üzdü. Nilüfer ilçesini bizzat gezip gördüğüm onlarca Avrupa ülkesinin gelişmiş şehirleriyle aynı gelişmişlik ve duyarlılık seviyesinde görmeye çalışan biriyim! Vatandaşımızın bacağının kırılmasına dahi sebep olan böylesi riskli bir çukur; Norveç, İsveç, Fransa, Almanya, Amerika gibi ülkelerde olsa, aynı gün içinde etrafı çevrilir, ertesi gün de mutlaka tamir edilirdi. İçini toprakla doldurmaya çalıştığım çukuru ne Büyükşehir Belediyesi, ne de Nilüfer Belediyesi görmüyor! Daha önce yürüyüşümüz esnasında kızımın yaralanmasına neden olan bu çukuru kim kapatacak?”

ASFALT SİLKELENİNCE!


Okurlarımızdan olan Filiz Uysal, bakınız ne diyor: “Nilüfer ilçesi Cumhuriyet Mahallesi Nilüfer Hatun Caddesi başlangıcındaki asfaltı sanki birisi aldı ve silkeledi! Evet, bizim buradaki asfalt tam da böyle. Üstelik iki yıl oldu yetkililerinin umuru değil ne hikmetse!”

DİKKAT YAYA GEÇİDİ…


Yazının Devamını Oku