GeriMuhammet KÖSLE Madalya vermiyorlar!
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Madalya vermiyorlar!

İlk olarak 20 Temmuz 2017 tarihinde yazmıştım. Sonra farklı zamanlarda da hatırlatım; ama o günden bu yana değişen bir şey olmadı!

Madalya vermiyorlar

Mevzu; kentimizin kalbi olan Atatürk Caddesi’nde yüzde yüz güvenli ve konforlu asansörlerin yanı sıra yürüyen merdivenleriyle de hizmet veren yaya alt geçitlerimiz...

Ancak bu güzel hizmetlere rağmen her gün binlerce (sayıyı abarttığımı düşünen varsa buyursun saysın) yaya; engellisiyle, engelsiziyle, genciyle, yaşlısıyla, kadınıyla, erkeğiyle, çocuğuyla Atatürk Caddesi’nde vızır vızır akan araçları yok sayarak ölüme meydan okuyor!

KAZAYI GÖRDÜM

Madalya vermiyorlar

Yani caddenin her santimetre karesini kontrollü yaya geçidi olarak görüyorlar! Bu yüzden de yola atlayıp kesinlikle yasaklı ve tehlikeli olan geçişlerini yapıyorlar. Sanırsınız bu geçişleri yapanlara madalya takıyorlar! Sonrasında da gazete haberlerinde okuyoruz… Neredeyse her ay bir ya da iki yayaya araç çarpıyor. Allah’tan trafik yoğunluğundan kaynaklı olarak araçlar fazla hız yapamıyor burada. Yoksa vay halimize! Ve iki gün önceydi. Bu kez bizzat rast gelmiştim o cadde üzerindeki bir kazaya. 68 yaşındaki kadına araç çarpmıştı. Kadına çarpan sürücü perişan, kadının eşi ondan daha perişan… Oysaki olay yerine yirmi metre uzaklıkta bahsettiğim yaya alt geçitlerinden biri vardı. Vatandaşın kuru ve cahil inadı ne zaman son bulacak çok merak ediyorum! Güvenli geçiş alanlarını kullanın. Z. Ö’ye geçmiş olsun diyor, ilgilileri sorunun çözümü için sahaya davet ediyorum.

20 Temmuz 2017 tarihli yazım

Madalya vermiyorlar

Kentimizin en önemli caddesi olan Atatürk Caddesi üzerindeyim. Karşımda meşhur Tarihi Ulucami’miz ve önümde ağızları yüreklere getiren korkusuz hemşehrilerim. Bazıları uçarcasına, bazıları da kaçarcasına yolun karşısına geçme savaşı veren güzel hemşehrilerim! Kesinlikle çok hassas hesaplar sonrası ivedi olarak verilmesi gereken korkulu geçiş stratejilerinizi bir de onlarcası sürücünün can sıkan sıralı kornalarını izledim! Doğrusu çok zor bir durum… Üzüldüm. Bebek arabanızda ya da kucağınızda bulunan bebekle ve ya çocukla koşmak… Sırtınızdaki yükünüzle koşmaya çalışmak… Trafiği elinizle durdurma gayreti içindeyken, bazı sürücülerce dikkate alınmamak… Yol vermediği için belediye otobüs şoförüne kötü söz sarf etmek… Böylesi mücadele sonrasında da yolun karşısına kazasız belasız geçmek… Ne büyük bir sevinç olsa gerek! Sevinçlerinize engel olmak derdinde değilim asla. Ama bulunduğunuz noktanın 40 adım solunda ve 50 adım sağında da, yani 50 saniyelik bir yürüyüşümüz sonrası çok güzel alt geçitler bizleri karşılamaktayken... Yürüyen merdiven ve asansör seçenekleri de tercihlerimize bırakılmışken… Yabancı turistlerin şaşkın ve bir garip halde bizi izlemelerini geçtim de… Güzel hemşehrilerim; bu nasıl bir cesarettir böyle…

X

Başkan ona o başkana

Hürriyet Bursa gazetesi abonelerimizden olan ODTÜ 99 Yüksek Makine ve Yüksek Endüstri Mühendisi Serkan Özgiray’ın e-postasını olduğu gibi aktarıyorum:

“Değerli Muhammet Bey, merhaba. Size yolladığım şikâyetimle alakalı olarak belediyemize, yani Nilüfer Belediyesi’ne de şikâyetlerim oldu. Oldu da ne oldu? Tabii ki hiçbir şey olmadı. Olmasını da beklemiyordum aslında! Sebebine gelince sizlerin de gördüğü gibi ortada ayıplı ve üzücü bir durum var. Yani görme engeli olan vatandaşlarımızın yürüyeceği kaldırım darmadağın. Üstelik bu durum yıllardır böyle. Ancak bakıyorum da Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem’in devasa bir fotoğrafı tam da bu ayıplı kaldırımın tam karşısında. Başkan ona o başkana bakıyor. Bu güzel bakışmanın bozulmaması için olsa gerek o kaldırıma müdahale edilmiyor! Aklıma, geçtiğimiz yıllarda bir kitapta okuduğum söz geldi. O da; ‘Gönül gördüğünü sevmez sevdiğini görür’ diyordu. Aklıma geldi işte onu da paylaşayım istedim sizlerle! Sevgi ve saygılarımla.”

Burada bari yapmayın…

Hürriyet Bursa gazetesi okurlarımızdan Tofaş (Fabrika) Boya Metod Bakım Uzmanı Üzeyir Uygun: “Osmangazi ilçesi Gazcılar İpekböceği Durağı önündeki kaldırımın durumu içler acısı… Derseniz her yer aynı; size katılırım elbette. Fakat burada çok özel bir önem arz eden durum var. Hem de ne önem… Bu kaldırımın hemen yanındaki binada ‘görme engelliler derneği’ var. İşte bu sebeptendir ki şehrimizde hizmet olarak sunulan işlerin çoğunluğu şekilden ve reklamdan ibarettir. Burada bari yapmayın…” diyor.

Kabloları ağacın dalları taşıyor

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi BOSCH (Fabrika) Lojistik Uzmanı Hakan Pekak’ın e-postasını özetimle aktarıyorum: “Mudanya Belediyesi Güzelyalı Mahallesi sakiniyim. 2. Yeni Sokak girişindeki biri bodur diğeri de ne işe yarardır belli olmayan ağaç direkleri her gördüğümde gülmeden edemiyorum. Bodur diye tarif etmeye çalıştığım ve sorumluluğu Türk Telekom’da olan direk yıllar önce çürüdüğü için kırılarak yola devrilmişti. Türk Telekom onu bu vaziyette bırakarak yanına yeni ağaç direk dikmişti.

Yazının Devamını Oku

Belediye duvarına neler olmuş böyle?

Osmangazi Belediyesi Başkanı Mustafa Dündar’ın katılımıyla 10 Ocak 2022 tarihinde Merinos Kongre Kültür Merkezi’nde bir meclis toplantısı düzenlenmişti.

Toplantıda Dündar: “Hizmet işi gönül işi anlayışıyla vatandaşlara hizmet götürmek için bıkmadan yorulmadan gece gündüz” çalıştıklarını söylemişti. “Gece gündüz” olunca her yere yetmek ve her şeyi görmek mümkün olamazdı elbette. Vatandaş olarak eksiklerin ya da görülmesi zor olanların bildirilmesi hususunda bizlerin de desteği gerekir diye düşünüyorum.

KAPLAMALAR YERDE

Bu manada benim de bir desteğim olsun diyerek katkı sağlamak istiyorum. Mesela, geçtiğimiz haftaydı. Osmangazi Belediyesi’ne (Başkan ve yardımcılarının da bulunduğu bina) emlak vergimi yatırmaya gitmiştim.

O esnada gözüme ilişti. Başkanlık binasının duvarlarına kaplama olan mermerlerin neredeyse tamamı düşmüş diyebilirim.

Yazının Devamını Oku

Köprüde ne yazıyor?

SIRA hangi harfte, başlıklı 28 Aralık 2021 tarihinde yayımlamış olduğumuz konuyla ilgili üst geçidinin durumunu görmek için İstanbul Caddesi üzerindeki Gençosman girişine gittim.

Üst geçitteki yazılarda önce sadece ‘L’ ile, İ’nin ‘I’sı yoktu ya... Şimdi, R, B Ü, Y, Ü, K, Ş, E, H, İ, R, L, E, D, İ, Y, İ harflerinin de yok olduğunu gördüm.

KAZA OLDU MU ACABA?

Dilenci hala orada... Oldukça iri olan metal harflerin birimizin aracının üzerine düşmemiş olmamasıyla alakalı olarak kazaların olması gerçekten bir mucize. Ya da bir aracın üstüne düştü de kişi; ‘kader’ bu diyerek çekip gittiyse o da ayrı bir mucize!

ÇÖPLERLE DOLU

Bir husus daha var. Üst geçidin açık kafesli araları tahta, naylon, çöp torbaları gibi malzemelerle doludur. Bunların da araçların üzerine düşmemesi gerçekten çok ilginçtir! Üst geçit üzerinde önceden ‘Bursa Büyükşehir Belediyesi’ yazıyordu. Şimdiyse; ‘BU SA BE ES’ yazıyor. Kelime oyunu ve bunu bul misali! Burasının adresini tekrar edeyim; burası; İstanbul Caddesi üzerinde, Gençosman girişi!

BURULAŞ’A GELEN ŞİKÂYETLER

Yazının Devamını Oku

Aklım hala orda kaldı

Tüm dünyada ‘Beyaz Baston Görme Engelliler Farkındalık Haftası’ olarak kabul görüp değer bulan ve 07 Ocak tarihine bir gün kala yani 06 Ocak 2022’de köşemde ‘vah ki ne vah’ başlığımla çok üzücü olmasının yanı sıra trajikomik de olan bir ayıbı yayımlamıştık.



Tüm dünyada ‘Beyaz Baston Görme Engelliler Farkındalık Haftası’ olarak kabul görüp değer bulan ve 07 Ocak tarihine bir gün kala yani 06 Ocak 2022’de köşemde ‘vah ki ne vah’ başlığımla çok üzücü olmasının yanı sıra trajikomik de olan bir ayıbı yayımlamıştık. Şunu çok iyi biliyorum ki yayımımızla birlikte o üzücü oluşuma müdahale edilecekti. Bu düşünceyle 15 Ocak 2022’de ‘sonucu göreyim’ diyerek oluşturulan ayıbın kontrolü için yine aynı adrese gitmiştim. (Nilüfer ilçesi, Akademi Caddesi Sheraton Otel’i önü)

YENİ BETON DÖKMÜŞLER!

Olay yerine otuz metre civarı vardı. Kaldırımdaki engeller sebebiyle bisiklet yolunda yürüyordum. O esnada da telefonuma gelen ihbar mesajını okuyordum. Birden ayağımın gömülmesiyle sendeleyince ikinci adımımı da attırmış olduğum çimentolu botumla şaşkın bir vaziyette hemen geri çekildim. Meğerse yapboz tahtasına dönen o bisiklet yoluna yine yeni beton dökmüşler! (Bu esnada o yaş betona basan ben değil de bisiklet sürücüsü olsaydı mutlak suretle bisikleti devrilir ve yaş betona kapaklanırdı!) Çalışan ekipten birisi “abi kusura bakma” dedi.

ALDIĞIM KAYDI SİLDİRDİ

Diğer çalışanlardan biri de bot izimin bulunduğu fotoğrafımda da sunduğum gibi etraftan temin ettiği iki kukayı alarak çimentosu yaş olan zemine kukaları bırakmak üzere bana doğru yürümeye başladı. Bu esnada da duvarın arka tarafında bulunan ve inşaat çalışanlarının ustabaşısı olduğunu öğrendiğim şahıs, tarafıma küfürler savurarak üstüme doğru koştu ve beni darp ederek (önlemini almadan dökmüş olduğu çimentoya bastığım için) olayları kayıt altına aldığım telefonumu gasp etti. Daha sonra zorla ve çok çirkin sözlerle aldığım kaydı sildirdi. Mesleğimizin zorluklarından birisiydi bu, alıştım artık!

POLİSTEN YARDIM İSTEDİM

Yazının Devamını Oku

Önceliğiniz ne olmalı?

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi Fatih Talı (İpragaz AŞ. SHV Energy Bilgi Güvenliği Sorumlusu) özetimle bakınız ne diyor:



“Muhammet Bey; Hürriyet Bursa’da yayımladığınız konuları her okuduğumuzda canımızdan öte can küçük kızımız Naz’ı getiriyoruz aklımıza. Biliyoruz ki kaleme aldığınız yayımlarınızdaki sebeplerden dolayı nice canlar yanıyor. Masum hayatlar sona eriyor. Bence bu acılara karışanların aileleri ömürlerinin sonlarına kadar her gün ölüyor ve her gün diriliyor... Sebebi kim? Sebebi tabii ki ilgisiz yetkililerdir! Mesela köşenizde neredeyse her hafta yayımladığınız UEDAŞ meseleleri... Bizler UEDAŞ’ın gamsızlıklarından dolayı oluşan yayımlarınızı okurken korkuyor ve endişelerimizden kaynaklı olarak hasta oluyoruz da, UEDAŞ bu işin neresinde oluyor acaba! Bakınız lütfen. Uçları tamamen açıkta bırakılan elektrik kabloları var. Trafo kutusu da evlere şenlik! Üstelik bunlar yeşil alan üzerindedir. Zeminden yüksekliği de 50 - 60 santim civarındadır. Asıl işiniz söz verdiğiniz vizyonlarınız ve misyonlarınızdaki değerleriniz olsun. Önceliğiniz elektrik fiyatlarına düzenli olarak zam yapıp ücretlerini de derhal tahsil etmek olmasın!”
Valla ne diyeyim Fatih Talı. Yerden göğe kadar haklısınız. Elektrik işi şakaya gelmemelidir. Şahsım olarak çok üzülüyorum. Ayrıca yıllar oldu UEDAŞ’tan ben de yanıt alamıyorum. Acaba Bursa’dan taşındılar da haberimiz mi olmadı! Biri merak eder de ‘burası neresi ki’ derse; konum Nilüfer ilçesi Ahıska Caddesi (Akçalar peynircilik satış mağaza önü) üzerindeymiş…

DİKKAT HUSUMET VAR!


Hürriyet Bursa gazetemizin en yeni abonelerinden bir kurumsal şirketin üst düzey yöneticisi (Bilgisayar ve endüstri mühendisi) Ramazan Ünal: “Nilüfer ilçesi Bilginler Caddesi No. 6 belediye otobüs durağı arka yüzüne denk düşen alandaki kaldırım taşları bordür taşlarıyla husumet içindedir. İlgili husumetin daha da büyümemesi için arabulucuların devreye girmesi insaniyet namına çok önemelidir!” diyor.

Yazının Devamını Oku

Bu vahametin farkında mısınız?

Beyaz Baston Görme Engelliler Farkındalık Haftası’nın içindeyiz. Bursa’da görme engelliler için yerleştirilen kabartma yolların trajik halini çeşitli fotoğraflar eşliğinde Bursa Uygar Görme Engelliler Derneği Feyaz Ocak anlatacak biz aktaracağız. Sonra soracağız size “Bu vahametin farkında mısınız?” diye...





İçinde bulunduğumuz hafta (07 – 14 Ocak) tüm dünya genelinde görme engeli olan kardeşlerimize değer verildiğini hatırlatmak anlamında ‘Beyaz Baston Görme Engelliler Farkındalık Haftası’ olarak kutlanmaktadır. Bu kıymetli farkındalık sahiplenmesi bizde, yalandan öteye gidemedi maalesef... En azından ben böyle düşünüyorum! Mesela; görme engelli vatandaşlarımızın kullanması için hizmet olarak sunulan ‘özel kabartmalı yön taşları’ için belki yüzlerce kez konu yaptık. Onlarca kez manşetten yayımlanan haberimizle ‘bu mu değeriniz?’ diyerek Bursa gündeminde en çok konuşulan olduk.

DİKKATE ALINMADIK!

Olduk da ne oldu, dikkate mi alındık? Yalan Taşları diye tarif ettiğim ‘özel kabartmalı engelli vatandaş yürüme yollarının’ amacını ne bu işi üstlenen yetkililer, ne taşları döşeyen çalışanlar biliyor. Vaziyet böyle olunca vatandaşın da umuru olmuyor! (Çok ama çok azımız istisna) Çünkü samimiyet yok ortada. Mevzu bundan ibarettir. Yaşam denen döngünün en zor imtihanına tabi tutulan görme engeli bulunan kardeşlerimizi bizler çok seviyoruz Sizlerin dertlerini ‘derdimiz bileceğiz’ buna söz veriyoruz. Hürriyet Bursa ailesi olarak haftanızı candan tebrik ediyor ve bir kez daha soruyoruz: SORUNUN FARKINDA MISINIZ?.

HİÇBİRİMİZ O KABARTMALARA GÜVENMİYORUZ

Yazının Devamını Oku

Tam üç yıldır hakkını arıyor

Geçtiğimiz hafta Hürriyet Bursa gazetesi ailesine abonelik kaydını yaptıran, kurumsal bir şirketin üst düzey yöneticisi Ramazan Ünal’a ‘çok büyük geçmiş olsun’ diyerek “delirme noktasına gelmek üzereyim” diye dert yandığı e-postasını özetimle aktarıyorum:

 



 “Üç yılı aşkın bir süredir devam eden hak arayışımda pes etme noktasına geldim diyebilirim. Çünkü artık delirme noktasına gelmek üzereyim! İlgili fotoğraflarımda görmüş olduğunuz rezaletin adresi, Nilüfer ilçesi Görükle Dumlupınar Mahallesi Gelibolu Caddesi üzerindedir. Tam da nokta atışı adres vermem gerekirse; fabrikalar bölgesiyle konut alanlarını ayıran cadde (Fly Mutfak – Metdoor Kapı Fabrikası karşısı) üzeridir burası. Kaldırımı caddeyle birleşiktir. O da topraklı çukur yoldan ibarettir.”

‘30 KEZ BİLDİRDİM’

“Haklı talebimizi sorunun muhatabı olan Büyükşehir Belediyesi’ne an az 30 kez bildirdim. Ses kayıtlarım saklı. Klişe gelen fiks menü e-postalarıma verilen yalan yanıtlar da cabası! CİMER’e de şikâyet ettim olanları. Ettim de ne oldu? Sinir hastası oldum. Bir de bu topraklı, çamurlu, çukurlu, mukurlu yolda yürürken ayağımı burktum ve ayak bileğim çatladı. Nasıl bir belaya düştük böyle? Şikâyetimi yayımlamanız bizler için çok önemli. Lütfen bize de ses olunuz. Olursunuz değil mi?”
Elbette oluruz Ramazan Ünsal; siz üç yıldır hakkınızı arıyorsunuz madem... Size ses olmak boynumuzun borcu. Tekrar geçmiş olsun diyorum.

 ÇEŞMESİ VAR MUSLUĞU YOK

Yazının Devamını Oku

Bari ‘niye?’ diye soraydınız

Keles Belediyesi çalışanı olan ve isminin paylaşılmamasını rica eden okurumuzun şikâyeti gerçekten çok ilginç... Okurumuzun şikâyetini özetimle yayımlıyorum:

“Muhammet Bey, kolay gelsin. 30 Aralık 2021 tarihli yazınızı (SİZİN ARACINIZ HİÇ TUZDAN BOZULDU MU başlıklı) başkanımız gibi biz de okuduk. Şahsım olarak ilgili şikâyetin de mağdurlarından birisi olarak gerçekten çok sevinmiştim ‘ohhh be en nihayetin bu iş bitecek... diye düşünürken, ne oldu biliyor musunuz? 04 Ocak 2022’de aynı yere iki kamyon dolusu daha tuzu boşaltmasınlar mı? Bu esnada tuzların boşaltıldığı gün konuyla alakalı olarak belediyemize yine birçok şikâyet geldi. “Çevremi seviyorum, ağaçları ve yeşili koruyorum. Vatandaşımı kolluyor ve çalışanıma sahip çıkıyorum” masalı dünyanın en güzel masalı olsa gerek. Saygılarımla!”
Bu arada hemen belirteyim; o tuzları bölgeye 14. Karayolları Müdürlüğü boşaltıyor. Ancak belediye yetkililerinin de “Ne oluyor arkadaş? Niye bu tuzları döküyorsunuz?” diye sorması gerekmez mi diye sormaktan alamıyorum kendimi?

 

2022’Yİ KAÇIRMAYIN!

Adını sadece Gamze Hanım olarak belirtmemi isteyen Hürriyet Bursa gazetesi abonesi iş insanı, özetimle şöyle diyor: “Nilüfer ilçesi Altınşehir Mahallesi Uğur Mumcu Bulvarı’ndan her geçişimde gülmekten alamıyorum kendimi. Genellikle umumi tuvaletlerde kullanılan lavabo ve gider ucu yeşil alana sallandırılmış hortumundan ibaret bulunan musluksuz düzeneğiyle tam da komedinin dibi olan saçmalığı görünce inanın gülmeden edemiyorum. “Gülümseyin Nilüfer’desiniz” sloganına çok ciddi katma değeri olan bu projenin çoğaltılmasını istiyorum! Malum, özellikle şu aralar cidden gülmeye ihtiyacımız var” diyor.

Yazının Devamını Oku

Vay ki ne vay

Büyükşehir Belediyesi, Nilüfer ilçesi Akademi Caddesi üzerine kazandırılan (Sheraton oteli önü) kaldırımlara olmazsa olmazlarımızdan olan(!) görme engelli vatandaşlarımız için özel olarak üretilen düz kanal kabartmalı ve noktacıklarla desteklenen özel taşların da (yalan taşları) döşenmesi unutulmamıştı elbette.

Derken sen gel, tam da bu taşların üzerine yedi ayağı bulunan kutu profilleri, sekiz kolu olan onluk paslı inşaat demirlerini billboardların (ilan panosu) sabitleyicisi olarak dik ve git!

ENGELLİ KOŞUCU OLMALI

Vaziyet böyle olunca, burasını kullanacak kişilerin ya engelli koşu kategorisi şampiyonalarında derece almış kişilerden olması ya da boyunun 30 santim civarında olması gerekli. Çünkü ben yürümeyi denedim ve başaramadım. Başımı çarptım ve az kalsın belimi incitiyordum. Vay görme engeli olan kardeşlerimizin haline vay...

KABAHATİN FARKINDALAR!

Vay o devasa billbordların üzerine ‘Çocuk Trafik Eğitim Parkı’ eğitimi var diyerek duyuru yapanların vereceği eğitimlere vay... Bu esnada; buradaki üzüntünün telafisi için olsa gerek hemen devamında yine tam da yalan taşları üzerine dikilen panoda “Çevreye verdiğimiz rahatsızlıktan dolayı özür dileriz” yazıyordu. Kişinin kabahatini bilmesi de bir erdemliktir!

Yazının Devamını Oku

576 sorun, 493 çözüm

Muhammet Kösle yönetimindeki Mahallenin Sorunları köşesinde 2021 yılında 576 şikâyet, istek ve öneri yer aldı. 576 konunun 493 tanesi yetkililer nezdinde tarafından takibe alındı ve vatandaşlarımızın lehine sonuçlandı.

Çok kıymetli Hürriyet Bursa gazetesi okurları.
2 Eylül 2014 tarihinden itibaren yazmaya başladığım ‘Okur Köşesi / Mahallenin Sorunları’ sayfasında sizlerin beğenisi ve desteğiyle büyüdüğümüz bir yılı daha geride bıraktık. Tarafıma yollanan binlerce haklı şikâyet, istek ve önerilerinizin tamamını ahlak ve saygı kuralları dairesi içinde yayımladık. Süreçte asla taraflı olmadık.

SÜREKLİ TAKİP ETTİK

Yayımlarımızla üç buçuk milyon civarı nüfusa sahip olan Bursa’mızda birilerimizin canlarının ya da mallarının ziyana uğratılmasına engel olmaya çalıştık. Dolayısıyla ilgili yetkililere; vurdumduymazlıklarını, aksaklıklarını ve yanlışlıklarını takip ettiğimizi hatırlattık. Bu sebeptendir ki Bursa basınında en çok okunan köşe olarak değer bulduk.

2022 YILINDA DA BURADAYIZ

Hürriyet Bursa gazetesi ekibi olarak bizleri böylesi gurur verici işlere vesile kıldığınız için sizlere teşekkür ederiz. 2021 yılında da 576 şikâyet, istek ve önerilerinize yer vermiştik. 576 isteğimizin 493 tanesinin sonuçlanmasına tanık olduk. Hatta isteklerimizin bazıları yayımlarımız sonrasında aynı gün içinde ilgili yetkililerce dikkate alınmış ve neticesine kavuşturulmuştu.

Yazının Devamını Oku

Sağlamlar da söküldü ve orada bırakıldı!

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi olan bir işletme sahibinin akıllara fren yaptıran e-postasını okurken gülesim geldi gülemedim, ağlayasım geldi ağlayamadım! Sizler için hikâyenin özeti çıkartım, diyor ki:

“AYDINLATMA direklerindeki klemens yuvası kapaklarının olmadığı yönündeki onlarcası üzücü yayımlarınızı anlatımlarınızdaki mizansenle alakalı olarak kâh gülerek kâh da endişe ederek okuduk. Hatta “UEDAŞ’a tavsiyem var. Kapak başkanlığı kurulsun. Alt kollarında da başkanlar, müdürler, amirler, şefler vazife alsın” demiştiniz ya, işte o gündür bugündür o başkanlık gerçekten kurulacak mı diye merak ediyorduk. Derken; 24 Aralık 2021’de kuşların yuva yaptığı, arıların bal bıraktığı, çay ve kahve partisi verilip dondurma faslına geçilme planı olan direğin denginde (Nilüfer ilçesi Altınşehir Mahallesi Uğur Mumcu Bulvarı) bir hareketlilik başlayınca esnaf komşularımla birlikte izlemeye başladık.”

KAPAKLAR ORADA!

“Birçok UEDAŞ çalışanı o meşhur direkle beraber yol boyunca hizmet veren direklerin klemens yuvası kapaklarının tamamını sökerek yenilerini takmasınlar mı? Ardından söktükleri sağlam kapakları direklerin diplerine atmasınlar mı? Oysaki bu cadde üzerinde sizlerin ısrarcı yayımları sayesinde kapaksız direk kalmamıştı. Var olan sağlam kapakları sök ve sökülen kapakları da direklerin diplerine at git; oh ne ala! Hatta atılan kapakların bazılarının yanına ‘bir alana bir bedava’ misali fazladan kapak bıraktılar. Bu komediyi oğlum anlatmış olsaydı inanın ‘sallama’ derdim! Evet, aynen böyle oldu.”

KİM TOPLAYACAK?

“Dört gündür izliyoruz o kapakları caddede görev yapan temizlik çalışanı da almıyor. Vaziyet şu ki UEDAŞ sizi dinlemiş ve kapak başkanlık birimini kurmuş! Ancak var olan kapakları söküp yerine yeni kapakları takmak ve sökülenleri de direk dibinde bırakmak aklıselim bir iş olmasa gerek. Bu uygulamanın bir benzeri başka yerde var mı acaba? Bari o sökülen kapakları kapaksız direklere taksaydınız! Bu esnada attığınız kapakları kim toplayacak?”

Yazının Devamını Oku

Sizin aracınız hiç tuzdan bozuldu mu?

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi Keles 1. Murat İlkokulu sınıf öğretmeni olan bir okurumuzun 24 fotoğrafı ve video kaydıyla birlikte yollamış olduğu benim de ‘ayıp ötesi’ olarak yorumladığım şikâyet e-postasını özetimle aktarıyorum:


“Kestel ilçesi Belediyesi’ni, dolaysıyla Kestel Belediyesi Başkanı Mehmet Keskin’i göreve davet ediyorum. Dört ayrı öğrencimin velisi beni aradı ve ricaları sonucunda buluştuk. Öncesinde ‘bir hata yaptım ya da öğrencilerimi üzdüm de onların şikâyetleri mi var acaba?’ diye düşünürken, velilerin farklı şikâyetiyle karşılaşınca hem sevindim hem üzüldüm. Benden yardım istediler. Benim de aklıma siz geldiniz. Ertuğrul Gazi Mahallesi tokiler bölgesi Petrol Ofisi akaryakıt istasyonu karşısına (Yakupbey Cami önü) boşaltılan tuz öbekleri ilçe sakinlerinin canına ot tıkıyormuş! Üstelik de bu her kış başı böyle oluyormuş. Tuzu boşaltan, Karayolları 14. Bölge Müdürlüğü’ymüş. Maksat, kar yağınca zemine atılacakmış. Buraya kadar her şey normal gibi görünüyor değil mi? Çünkü ben öyle düşünmüştüm. Ancak izin dahi alınmadan şahsın arazisine gelişigüzel boşaltılan tuz öbeği yağan yağmur ve rüzgârla birlikte akarak; tarım arazisinin, çevrenin, civarda dikili olan ağaçların en ilginci de araçların canına ot tıkıyormuş!

ARAÇLAR PERT OLUYOR

“Velilerimden dördünün aracı da pert olma derecesine gelmiş. Araçlarının marş dinamosu, şarj dinamosu, ön takım şase şaftı zemindeki tuzdan kaynaklı olarak ıskarta olmuş. Her birinin de ayrı ayrı tamir raporları varmış. Keza dört araç dördünde de aynı şikâyet… Oto tamircisinin birisi: “Bu aracı tuz fabrikasına mı yatırdınız? Yazık olmuş tertemiz araca…” demiş. Daha sonra aymışlar ki meğerse arızaya sebep olan tuz, buraya boşaltılan tuz öbeğinden kaynaklanıyormuş. Kim bilir ilçemizde kaç kişinin aracı bu şikâyetten dolayı tamire gitti de sebebini bilen yok… “

YOLUN KARŞISINA ATILDI


“Öğrencilerimin velileri ilgili şikâyeti Kestel Belediyesi başkanlarına onlarca kez hem yazılı hem de sözlü olarak bildirmişler. Başkanlar da şekil olsun diye olsa gerek zaman zaman tuz öbeklerini iş makineleri yardımıyla toplayıp yolun karşı tarafına atıyormuş. Ayıp ötesi bir durum... Sağ cepten sol cebe! Buradaki tuz öbeği şikâyetten sonra ilgi alanıma girdi. Gerçekten çok rezalet bir durum var ortada. Benim de aracım var ve ben de merak etmeye başladım aracımın durumunu. Ocak ayında, Bursa Küçük Sanayi Bölgesi’nde bulunan tamircime göstereceğim aracımı. Ağacı ve toprağı geçtik diyelim. Malum, toprak ve ağaç mühim değil. Çiftinin toprak neyine, orası tamam da… (!) Ancak şunu çok merak ediyorum. Kelesli kardeşlerimizin araçlarında oluşan zararın bedelini kim ödeyecek?”

Yazının Devamını Oku

Açılıştan sonra bu hale geldi!

TAM da kentimizin en stratejik adreslerinden birisi olan Bursa Bölge Adliye Mahkemesi karşısına bir hizmet evinin daha açılışı yapılmıştı. Açılışa; Büyükşehir Belediyesi’yle Osmangazi Belediyesi’nin bazı başkanları da katılmıştı.

O hizmet binasına da nazar değdi! Tıpkı, yıllardır nazar boğumundan kurtulamayan ve nazarın ağırlığından kaynaklı olsa gerek zerre ilgi bulmayan ‘acıların çocuğu’ filmini oynayan Havuzlupark gibi! Mevzu neymiş; yerin önemi önemli değilmiş! Mevzu; işin bitirilmesiymiş ve yüklenici firma işini bitirmiş! İşin devamı da hurdacılara devredilmiş.



AÇILIŞ MERAKI

Nasıl olsa halk parasını ödüyormuş!

Yazının Devamını Oku

Yerli turiste başka, yabancıya çok başka

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi iş insanı ve armatör Sedat Rengiyiler, özetimle şöyle diyor:

“Yurt dışından ziyaretimize gelen yabancı uyruklu aile dostumuza şehrimizi tanıtma amaçlı gezi yaptırdım. Uludağ’ı da görsün istedim. Uludağ planımızdaki ulaşımımızı, yönetimi Büyükşehir Belediyesi’nde bulunan teleferik yoluyla yapalım istedim. Sarıalan’a gidiş için biletlerimizi aldım. ‘Yerli’ diye tanımlanan benim biletimin bedeli 75 lira, yabancı uyruklu olan ‘tam’ diye tanımlanan arkadaşlarımın bilet bedeli olan 250 lirayı ve 6 ile 8 yaşlarındaki çocuklarının bedeli olarak da 210 lirayı ödedim. Toplamda 1.245 lirayı ödeyince açıkçası şoke oldum. Çünkü iki ay sonra Almanya seyahatim var. Uçak biletini peşin aldım. Bunun için 1.200 lira ödedim. Gel de şoke olma! Beraberinde birkaç saatliğine park etiğim aracım için de 26 lira ödedim! Ödediğim paraya bakıyorum da… Acaba teleferiğin kazancına hissedar mı oldum? (!)”
Olur mu olur Sedat Rengiiyiler. Ay sonunda hesabınızı kontrol edin derim. Bakmışsınız kâr payınız hesabınıza yatırılmış!

Butona basma ihalesi üzerine kalan yolcular

 

Hürriyet Bursa gazetesi okuru Ali Nur’un e-postasını özetimle aktarıyorum: “18 Aralık 2021 tarihinde yönetimi ve kontrolü BURULAŞ’ta olan 16 M 10204 plakalı özel halk otobüsüne bindim. Otobüs şoförü siyaset yapmayı da vatandaşa laf atmayı da çok iyi başarıyordu! Hatta seyir halinde hem mesajlara bakıyor hem telefon ile konuşuyordu! (Fotoğraflarım da şahittir, saat 14.19) Ancak kaptan bey ne hikmetse araç içinde kapı yanında bulunması gereken DUR butonunun bozuk olmasına ve de otobüsten inme ihtiyacı olan yolcuların arka koltuk denginde bulunan butonun yanına oturduğu için butona basma ihalesi üzerine kalan yolculara ‘Düğmeye basar mısınız? İneceğiz de…’ diye yalvarışlarına pek ehemmiyet vermiyordu.

Tur bitiminde de yanlış perona girdiği (3 nolu peron) için başka sürücü tarafınca uyarılıp kendi peronuna girebilmek için tehlikeli geri manevrasını da önemsemiyordu. Ya da bana öyle geliyordu! Kusura bakmayın ama BURULAŞ’ın otobüs kaptanlarına yönelik olarak yolcu ve seyahat ilişkileri nasıl olmalıdır cinsinden eğitimleri yok mu? Bunun yanıtını merak ediyorum da...”


Yazının Devamını Oku

Bu sorun çözülemiyor

Hürriyet Bursa gazetesi okurlarımızdan olan ve adını, zanaatkâr bir Bursalı diye belirtmemi rica eden hemşehrimiz, bir türlü çözülemeyen ya da çözülmeyen Kutlukbey Caddesi’ndeki çöp sorununa değiniyor ve özetimle şöyle diyor:

 

“Yıllardır gazetemiz Hürriyet Bursa ekini hiç istisnasınız takip ediyoruz. Köşenizdeki yayımlar sayesinde de ilgi ve sahiplenme konusunda bol keseden atan belediye başkanlarının masallarını okurken çok kızıyoruz! Elbette işini layıkıyla yapanlar varsa onları hariç tutuyoruz. Hele bir masal var ki Pinokyo almış olsa bu işi burnu Ankara’ya kadar ulaşırdı sanırım! Yollamış olduğum fotoğrafların adresini sizler ve sizleri biz gibi düzenli olarak takip eden her okurunuzun mutlak suretle bileceğini tahmin ediyoruz. Bildiniz değil mi? Burası sizin tanımınızla Büyükşehir Belediyesi’nin himayesindeki “Çöplükbey Caddesidir.” Belediyemizin bizlere sunduğu resmi tanımıyla da Osmangazi Belediyesi’nin Kutlukbey Caddesi’dir! Konuyu en son olarak bir albayın imzasıyla 09 Aralık 2021 tahinde yayımlamıştınız. “Çöplükbey misafir alımlarına da başlamış” başlıklı haberinizde Bursa’mızın ayıbı ve utançların da utancı olan utanç adresini yine yayımlamıştınız. İşte o yayımınızdan sonra Osmangazi Belediyesi, onca masraf ve emekle getirdiği demir kasaları toplattı. Yer gök yine çöp oldu! Böylesi rezaleti yeminle ne gördüm ne de duydum. Her yayımınızdan sonra orası belediye ekibiyle doluyor! Yani gel, git, git gel, götür getir… İddia ediyorum bu saçmalıklara harcanan parayla iki daire alınırdı. Benim de şikâyetimi yayımlamanızı rica ediyorum. Bakalım benim etkim ne olacak!”

HESAP SORACAK BİR BAŞKAN ARANIYOR



Hürriyet Bursa gazetesi abonesi olan Çevre Mühendisi Elif Kayalı, bakınız ne diyor: “Yıldırım ilçesi İsabey Mahallesi ile Şirinlevler Mahallesi arasından geçen Balıklıdere’nin (Çöplüdere) hali yine içler acısı! İlgili şikâyeti siz yayımlıyorsunuz ardından Yıldırım Belediyesi ekipleri onlarca personeliyle, iş makinelerimizle ve kamyonlarımızla gelip çöpleri toplayıp gidiyor. Allah’tan şu aralar epey yağmur yağdı da dere suyu gördü! Dere binlerce çöpü suyuyla birlikte götürdü. Nereye götürdü? Sağ cepten sol cebe girdi olayı oldu! Hem mademki bu iş böyle oluyorsa biz de çöplerimizi camlarımızdan / balkonlarımızdan fırlatalım belediye ekipleri gelsin ve toplasın! Bursa’da sorumluluğunu bilen ve kendilerinin de yaşadığı şehre ihanet eden rezillere, sefillere, değer bilmezlere ve saygısızlara hesap soracak bir başkan yok mu?”

Yazının Devamını Oku

Tam da belediye önünde

Hürriyet Bursa gazetesi okuru olan Turgay Aydem’in e-postasını özetimle aktarıyorum:


“Nilüfer Belediyesi başkanlık binası önündeki aydınlatma direğinin de klemens yuvasının kapağı yok. Tam da belediye önünde... Ya biri oraya elini soksa, tesadüfen yaşıyoruz bence!”

BİR EL ATIN

Turgay Aydem, biri de elini sokmayı versin oraya. Hem elinin ne işi var orada! Her şeyi yetkililerden beklemeyiniz. Hiç olmazsa bir kartonu keserek elde edebileceğiniz kapakla kapatmayı da mı akıl etmezsiniz!

ÇANCILAR DURAĞINDA İNİN VE...


HÜRRİYET Bursa gazetesi okuru olan Mustafa Çavdar: “Osmangazi Metro istasyonu girişindeki yağmur suyu ızgaralarının birisi eksiktir. Bu durum bir aydır da böyledir. Her gün on binlerce kişi buradan geçmektedir. Elbette geçişlerini yapanların içinde onlarca yetkili de vardır. Bu durum onların da mı dikkatlerini çekmemiştir? Hani, benim dikkatimi çekiyor da! O ızgara biran evvel tamamlansın. Çünkü dalgın olarak yürüyen bir vatandaşımız, ebeveyninin elinden tutmayan çocuk ya da görme engeli olan kardeşimiz burada feci şekilde yaralanabilir ” diyor.

ŞÖYLE BİR ÇÖZÜM VAR...

Yazının Devamını Oku

Dünyanın ilk kanatsız rüzgar gülü

Tarihler 13 Ağustos 2017’yi gösteriyordu. Türkiye’nin ilk yerli rüzgar gülü, Mudanya ilçesindeki Aydınpınar bölgesinde hizmete alınmak üzere kollar sıvanmıştı.

Sonrasında da döneminin Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe tarafınca açılışı yapılarak hizmete alınmıştı ve bugün... Tarihler 16 Aralık 2021’i gösterdiğinde rüzgar gülünden geriye kalan tek şeyin kanatsız gövde olduğunu görünce çok üzüldüm… Birden aklıma bakınız ne geldi! Şöyle ki, buna da bir açılış yapılsın. Açılış davetinin adı da; ‘Dünyanın hem de deniz gören ilk kanatsız rüzgar gülü Bursa’da’ olsun!

 

Hani nerede o ağaç diken yetkililer

Adının açıklanmasını istemeyen Hürriyet Bursa gazetesi okuru bir iş insanın endişesini özetimle aktarıyorum: “Nilüfer ilçesi Konak Mahallesi Gülbiten Sokak’taki (Doruk Hastanesi inşaatının yanı) ‘yeşil alanın’ (Tapu kayıtlarında öyle diyor) bir bölümüne dalış oldu! Dalmanın sebebi oraya bir ilin dernek binası yapılacakmış! Sırf bu yüzden yeşil alandaki ağaçların kesimine başladılar. Şimdilik kesilen ağaç sayısı on… Bu esnada hızlıca kamyonlar dolusu çakıl alana boşaltıldı. Şikayetimizi Nilüfer Belediyesi’ne ve Büyükşehir Belediyesi’ne yaptık, hem de kaç kez… Gelen giden yok. Hani nerede o ağaç diken ve yeşili katlettirmeyiz diyen yetkililer? Kanunlar hepimiz için geçerli olmalı.

 

 

Yazının Devamını Oku

Son kullanma tarihi mühim değilmiş!

İsminin açıklanmasını istemeyen Hürriyet Bursa gazetesi okuru hemşehirimize ‘geçmiş olsun’ diyerek şikâyetini özetimle aktarıyorum:

“Muhammet Bey. Bursa Şehir Hastanesi’nde Covit-19 testi yaptırdım. Daha test sonuçları çıkmadan günde 18 tane yutmamız tavsiye edilen Favira ilacını verdiler. Neymiş efendim, sonuç pozitif çıkarsa ilaçları kullanacakmışım. Pozitif çıkamazsa ilaçlar promosyon! 83 milyon kişinin üzerinde hakkı olduğu bir ilaç. İLAÇ bu, asla heder ettirilmemeli. Neyse, test sonucum pozitif çıktı. Yani üzerinde 83 milyon kişinin hakkı olan promosyonu kaptım! İster iç, ister hap yap parayı kap! Daha önce adını duyduğum bu yeni sürüm ilacı araştırayım dedim. İlaç kutusunu üzerindeki kare kodunu telefonumda yüklü bulunan ilaç takip sisteminden sorgulattım. Sorgu sonrasında ilacın kullanım süresinin geçtiğini öğrendim. Şahsım olarak veterinerimiz SKT’si geçmiş ilacı verse ve evimizin bireyi olan köpeğimize ‘bunu kullanın’ dese inanın kıyameti kopartırdık… Bir de şimdi içinde bulunduğumuz duruma bakın! Derhal 184 Sağlık Bakanlığı Şikâyet Hattı’nı aradık. Beni dinleyen yetkili “Sizi bekleteyim. Konu hakkında hekimle görüşeyim. Daha sonra size döneceğim…” dedi ve beş dakika sonra dönüş yaptı. İlaçlar uygun şartlarda saklandıysa bir şey olamazmış! Ahaaa! Yani SKT mühim değilmiş. Ben bunu anladım… Böyle bir açıklamamı mı olur Allah aşkına. Sonra Favira ilaç kutusundaki SKT (Son kullanma tarihi) yazılı olan etiketi söktüğümde altıda SKT’sinin Nisan 2021 olduğunu görünce şoke oldum. Bu hilekârlıktır dolayısıyla da suçtur. Şayet suç değilse market ürünleri için de bu uygulama geçerli olsun! Böylece hiçbir ürün israf olmaz. Nasıl olsa hepsi uygun şartlarda saklanıyor!” Hiçbir izahatı olmaması gereken bir yanlış bu…
Bakalım izahatsız yanlış hakkında İl Sağlık Müdürü Dr. Fevzi Yavuzyılmaz bir açıklama yapacak mı?

 

HAZIR PTT AYAĞINIZA GELMİŞKEN…

Emekli tarih öğretmeni Tuncer Gökhan, özetimle bakınız ne diyor: “Beş gün önce Osmangazi ilçesi Santral Garaj Mahallesi İstanbul Caddesi üzerinde açılışı yapılan Gençosman PTT Müdürlüğü hizmet binası karşısından bulunan kaldırımdaki darmadağın alanın onarılması hususunda kime gideceğiz? Sorunu belediyedeki ilgili yetkililere aktardım. Kendimce o kadar da uğraştım. Ama sesimi duyuramadım! Bizlere de bir tavsiyeniz olur mu acaba Muhammet Bey?”

Yazının Devamını Oku

Yarım bırakılan işe sanayi daveti

Adının açıklanmasını istemeyen Küçük Sanayi Sitesi zanaatkârı, bozuk yollarla ilgili sitemini şöyle dile getiriyor:

“16. Sokak’ta Orhanlar Otomotiv önünden başlayan asfaltta ve devamında da birçok noktada bozuk zemin var. Şunu da belirtmek isterim bozuk alanlar bazı çalışmalar sonucu oluşturuldu. Çalışma bu, gerekmiştir ve gerektiği için de yapılmıştır diyelim! Ancak çalışmalar biteli yıllar oldu. Bozmayı bilenler bozma başarılarındaki kabiliyetlerini neden düzeltme becerilerinde göstermezler?”

SORUMLULAR; AMA KİM?

“Buralarda hoplayıp zıplayan ve bu yüzden dolayı da tedavi edilmesi için bizlere emanet edilen araçlarınıza ortopedik rahatsızlıklar kazandıran kazıların sorumlularını bir türlü bulamıyoruz. Biz, bizlere emanet edilen sıkıntılı, sorunlu, arızalı ve kazalı araçların kusurlarını en hızlı şekilde giderip zerre eksiksiz olarak teslim ettiğimizi düşünüyoruz. Kazdıklarını ve kırdıklarını onarmadan gidenlerin mantığıyla hareket edersek bizler de araçlardan söktüğümüz parçayı takmadan müşteriye teslim edelim. Müşterilerimiz başının çaresine baksın! İlgili yetkilileri yarım bıraktıkları işlerini tamam etmeye davet ediyoruz.”

BAKALIM DUYAN OLACAK MI?

Muhatabı kim? Zanaatkâr kardeşlerim de bilmiyor. Bakalım zanaatkâr kardeşlerimi duyan olacak mı? Büyükşehir Belediyesi ve Nilüfer Belediyesi’ne duyurulur...

KİMSENİN İLGİ ALANINA GİRMİYOR MU!

Yazının Devamını Oku

Çöplükbey misafir alımlarına da başlamış!

Adının açıklanmasını istemeyen Hürriyet Bursa gazetesi okuru emekli albayın şikâyetini özetimle aktarıyorum:


“Osmangazi ilçesi Yunuseli Mahallesi’nde ikamet ediyoruz. Bu sebepten dolayı özellikle mahallemizdeki sorunlara yönelik oluşturmuş olduğunuz haberler daha da dikkatimizi çekiyor. Bunların içinde de Bursa’nın en büyük ayıbı olan ve sadece köşenizde yayımlanan sizin ‘çöplükbey’ diye tanımladığınız Kutlukbey Caddesi üzerine dökülen çöplerden bıktık usandık. Geçtiğimiz aydı. Osmangazi Belediyesi sanırım yayımlarınıza ‘duyarsız kalmayalım’ cinsinden hareketle plan yaptı! Havada, kameralı drone uçuruldu. Karada, kameralar kuruldu. Sonra da sözüm ona buradaki rezalete sebep olanlara cezalar kesilerek sorun giderildi! Ardından da bu işlem bazı televizyon kanallarının ana haber bülteninde yayınlandı. Hayt huyt, cart curt! Yani göz boyama işlemi başarıyla tamamlanmıştı! Bilmeyen de ‘helal olsun’ demiş olsa gerek! Ancak değişen hiçbir şey olmayınca Osmangazi Belediyesi buraya, yani tam da caddenin üzerine demir römork kasaları bırakarak gitti. Amaç; yasaları tanımayan, çevresindekileri düşünmeyen, yaşadığı şehre ihanet eden saygısızların işlerini kolay etmekti! Yani o kural tanımazlar ve saygı nedir bilmezlere özel harika bir hizmet sunulmuştu. Şunu çok net olarak ifade ediyorum ki böyle bir trajikomedi dünyanın hiçbir ülkesinde yoktur ve göremezsiniz de! Heee; böyle oldu da ne değişti? Hiçbir şey... Demir kasalar boş, etrafı dolu. Özetle çöplerimiz yetmiyordu, bir de römork kasaları getirildi. 61 yaşındayım. Yurdumuzun onlarca alanında ve yurt dışında vazife aldım. Emir komuta kademesinin en üst rütbesinden emekli oldum. Bu süreçte yüzlerce plansız ve saçma sapan işlere de rast geldim. Ancak böylesini ne gördüm ne de duydum. Baş denetçi olan Büyükşehir Belediyesi’ni, beraberinde bu eserin ana mimarı olan Osmangazi Belediyesi’ni candan tebrik ediyor ve ‘yeni misafirin olan demir römork kasaların hayırlı olsun çöplükbey’ diyorum!”
Ben de 53 yaşındayım albayım. Buradaki rezaleti Başkan Alinur Aktaş’a da bizzat anlatarak yardımlarını istemişken… Böylesi bir oluşumu 53 kez rüyamda görsem gerçekte var olacağına dair 1 kez dahi ihtimal vermezdim. “Sözün bittiği yer” sözünü gerçekten bitiren yer bu iş…

YASAK VAR AMA TAKAN YOK


Hürriyet Bursa gazetesi abonesi iş insanı Ömer Gönülkırmaz: “Mudanya ilçesi, Eğerce Sahili ve devamında Mesudiye Sahili’nde kum midyesi toplanıyor. Bu işi yapmak yasak olmasına rağmen yasağa uyan yok. Çünkü bunlar denetlenmiyor. Yasaklı iş 7/24 yapılıyor. Toplanan midyeleri kimler mi satın alıyor? İlgili yetkililere bir kopya... İzleyin ve görün!” diyor.

TİMSAH ARENA STADYUMU’NDA YOK…


Yazının Devamını Oku