GeriMuhammet KÖSLE Kutuya benzeyen kutudan…
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kutuya benzeyen kutudan…

Adının açıklanmasını istemeyen bir esnaf okurumuz:

 Kutuya benzeyen kutudan…
“Tarihi Balibey Han yanında bulunan yürüyen merdivenlerin başlangıç kısmındaki duvara monte edilen doğalgaz saati kutusundan şikâyetçiyiz. ‘Kutu’ derken yanlış söyledim aslında. Kutuya benzeyen kutudan başka her şeyden demek istemiştim! Kutunun kapağını bağlamaktan bıktık. Bağlıyoruz çünkü kapak bir bütün olarak düşüyor. İşin ilginç yanıysa o saat BURSAGAZ’ın personellerince her ay okunuyor. Yani bu durum ilgili personellerce de görülüyor. İlgilisinin umurunda olmayan vatandaşın mı umurunda olsun ki? Bizim kaderimiz bu. Can yanmadan ilgi bulmak bize haram!” diyor. BURSAGAZ’ın dikkatlerine!

NEDEN KAZILDI DİYE SORMUYOR…

Kutuya benzeyen kutudan…
Kutuya benzeyen kutudan…
Okurlarımızdan olan Ercan Erdin, özetimle şöyle diyor: “Bir ay önceydi. Osmangazi ilçesi Hayran Caddesi girişindeki (Trafik arzuhalcileri önü) karşılıklı kaldırımlar aynı gün içinde kazıldı. Daha sonra da öylece bırakıldı. Ben neden kapatılmadı diye sormuyorum. Ben neden kazıldı diye soruyorum. Böylesi plansız bir şehir mi olur?”

 AMA GÖRDÜĞÜNÜZ GİBİ…

Kutuya benzeyen kutudan…
 Hürriyet Bursa gazetesi abonesi olan ziraat mühendisi Sami Arabacı’nın e-postasını özetimle aktarıyorum: “Nilüfer ilçesi Çalıkhalil Mahallesi Camii önündeki aydınlatma direğinin de klemens yuvası kapağı yok. Bu durumu on gün önce yayımınız sonrasında buralarda benzeri aksaklıkları gideren bakım ekibine söyledik. Ama gördüğünüz gibi sorunumuzu anlatmayı başaramadık! UEDAŞ’ı kınıyoruz!” Vaziyet böyle UEDAŞ… İlgili açıklama gelirse yayımlarız. Tabii ki kapağı takmanız şartıyla…

 

MOLOZLARI NİYE BURAYA ATIYORSUNUZ?

Kutuya benzeyen kutudan…
Okurlarımızdan Gaye Kızmaz, şöyle diyor: “Mudanya ilçesi Güzelyalı Siteler Mahallesi Bilim Caddesi Beyaz Gül Sokak ilgi bekliyor. Sokağımız moloz biriktirme noktası gibi oldu. Aylardır burası böyle. Belediyemiz ‘bunlar moloz’ diyerek almıyor. Peki, onları kim alacak? Atanlar belli, belediyemiz buna göz yumuyor. Ceremesini bizler çekiyoruz. Biz dürüst ve saygılı vatandaş olarak hakkımızı savunmaya vazifeli kıldığımız belediyemizin ilgisizliğini şikâyet ediyoruz!”

 HÜRRİYET BURSA YAZIYOR SORUNLAR ÇÖZÜLÜYOR

KEŞKE O ÇİVİYİ DE SÖKSEYDİNİZ

Kutuya benzeyen kutudan…
Kutuya benzeyen kutudan…
Yapmış olduğum giriş/gelişme/sonuç kontrollerimde (Atatürk Caddesi) BEKLİYORUZ GELECEKLER DİYE başlığımla yayımladığımız sorunun giderildiğini gördüm. Yani ağaç direğe çivi ile çakılıp bağlantıları da kaldırımdaki demir çubukla sağlanan riskli elektrik panosunun söküldüğünü gördüm. Kıymetli UEDAŞ. Keşke panoyu tutan 10’luk çiviyi ve bağlantıyı sağlayan sivri uçlu demiri de sökseydiniz. İşini aşk ile yapan bir ekibe rast gelmeden öleceğim ona yanarım!

X

“Cumhuriyeti biz kurduk onu yaşatacak ve yükseltecek olan sizlersiniz.”

Günümüz şartlarındaki yazışmalarda ve bilgilerde bir noktanın dahi eksik olması kişiyi ya da kişileri ne kadar sıkıntıya düşürür; bunu bilmeyenimiz yoktur sanırım. Bu isterse bir su aboneliği olsun...


Şimdi dikkat lütfen! Güzelyalı Mahallesi meydanında bulunan Büyük Komutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün heykelinin kaidesine bizlere ders ve nasihat olan sözlerinden birisi olan “Cumhuriyeti biz kurduk onu yaşatacak ve yükseltecek olan sizlersiniz” yazımak istemişler. Anvak bu kıymetli söz, kaidede “Cumhuriyeti biz kırduk onu yaşatak sizlersiniz” diye yer almış. Böyle önemli bir sözün tam olarak yazılmamış olması bir noktanın eksikliğinin dahi kabul görmediği günümüzde bence hiç de yakışık alan bir durum değil. “Kaidele
Ayrıca kaidenin sağında ve solunda bulunan çiçek yuvalarının çöplük olarak kullanılmasındaki ahlaksızlık için de bir şey diyemiyorum!

KAPRİSLİ SU MAZGALI!


Hürriyet Bursa gazetesi abonesi olan iş insanı Nazlı Gençtürk: “Osmangazi ilçesi Çekirge Mahallesi Selvili Cadde üzerinde bulunan yağmur suyu mazgalı sel halinde gelen yağmur suyunu kabul etmiyor. Yağmur suyu mazgalının bu kaprisi kime acaba? (!)” diyor. BUSKİ’nin dikkatlerine…

BİR YIL OLDU DA…


Yazının Devamını Oku

Gölyazı’da yok yok(!)

Aldığım şikayetler üzerine geçtiğimiz hafta Gölyazı’yı ziyaret ettim. ve Gördüm ki bu turizm merkezimizde yok yok(!)





Geçtiğimiz haftaydı. Turistik ve tarihi adreslerimizden birisi olan Gölyazı Köyü’ne (Yeni tanımıyla Nilüfer ilçesinin mahallesi) gittim. Gitme sebebime gelince; son dönemlerde Gölyazı ile alakalı olarak aldığım şikâyetlerin doğruluğunu bizzat görmekti. Malum bu güne kadar hiçbir konuyu bizzat görmeden asla yayımlamadık. Amacımız siz kıymetli okurlarımıza zerre de olsa kesinlikle yanlış haber aktarmamak ve dosdoğru gazeteci olarak anılmaktı.
Bu manada bir Bursalı olarak belki biraz komik olacak ama ilk kez gittiğim Gölyazı’da gördüklerim karşısında da şoke oldum!

GÜZELDEN YANA BİR ŞEY ARADIM


Yazının Devamını Oku

Faciadan bir adımla kurtulduk

ADINI “çok öfkeli vatandaş” olarak belirtmemi rica eden okurumuza ‘geçmiş olsun’ diyerek e-postasını özetimle aktarıyorum:

“İl dışında görev yapan kızım senelik iznini kullanmak üzere memleketi olan Bursa’mıza gelmişti. Yani onu ailesiyle birlikte olacaktı. Ailecek yürüyüş yapıyorduk. Osmangazi ilçesi Çekirge Mahallesi Kavakdibi Sokak’ta Besaş Halk Ekmek satış mağazası önüne gelmiştik ki kızımın işaret ettiği merdiven tutamağı bağlantısı olan demir yana doğru ok gibi fırladı.

‘KAMERAYA BAKABİLİRLER’

O esnada basamaklarda yürümekte olan kızımın göğüs ve karın bölgesine doğru savruldu. Kızım bir adım daha önde olmuş olsaydı yemin ederim ki yüzde yüz çok ciddi zarar oluşurdu. Allah’ın işine bak. Durup dururken sen bağlantı noktasından kop ve gel bizi bul! Başta kızım olmak üzere hepimiz çok korktuk. Çok ama çok kıymetli yetkililer(!) olayı senaryo olarak değerlendirecek olurlarsa; o civarda güvenlik kameraları vardır.

‘AYIPLARINI İZLESİNLER’

Ana haberlere çıkacak kadar önem arz eden ayıplarını izlesinler. Belki utanırlar; ‘bizim denetçiler sanırım iş yapmıyorlar’ diye dertlenirler! Olay günü 12 Temmuz saati de 18.41 Bir adımla kurtulduğumuz kalitesiz hizmetten kaynaklanan anlık dehşetimizin hesabını yarın huzuru mahşerde isteyeceğiz.”

MÜDAHALE ETMEDİKLERİNE GÖRE...

Yazının Devamını Oku

Canlar gitmeden tedbir alınmalı

GEÇTİĞİMİZ haftaydı. Ailecek Güzelyalı Sahili’nde yürüyüş yapıyorduk. Mudanya Deniz Liman Polisi ile Mudanya Sahil Güvenlik Komutanlığı’na ait deniz araçlarının park edildiği alanın önüne (Liman girişi) gelmiştik ki...

Kıyıdan 10-15 metre civarı açıktaki iki kadının boğulmak üzere olduğunu gördük. Derken denize iki kişi atladı. Boğulmak üzere olan kadınları kıyıya taşıdılar.

BİRDEN DERİNLEŞİYOR

Daha sonra bu iki kahramanın oradaki balıkçı limanında görevli olan kardeşlerimiz olduğunu öğrendim. Faciadan kıy payı dönmek böyle bir şey olsa gerek... Olayı soruşturdum. Deniz suyu bir noktadan sonra aniden 4-5 metre birden derinleşiyormuş. (Longuz) Hatta her yıl tam da longuz noktasında birçok kişi boğularak can veriyormuş. Vatandaşların, bu tehlikeli alanda denize girilmemesi için alanın çevrilmesi konusunda yetkililere onlarca müracaatı olmuş ama bir sonuç alamamışlar!

TEDBİR ALINMALI

Mevzu cidden çok önemli. Biz olanları seyrederken dahi şoka girdik. Bir de o anı yaşayanları düşünüyoruz da... Tedbir almak yetkililerin vazifesidir. Lütfen tedbirlerinizi uygulayınız, uygulatınız! Türkiye Cumhuriyeti Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Bursa sahillerinin 115 kilometrelik kıyı bandının da sorumlusu olan Büyükşehir Belediyesi’nin önemlerine...

ORMANI AYAKLARINIZIN ALTINA GETİRMİŞLER!

Yazının Devamını Oku

Madde bağımlılarının yuvası oldu

HÜRRİYET Bursa gazetesi abonelerinden olan Çekirge Mahalle Muhtarı Coşkun Alıntaş, bakınız ne diyor:

“Uludağ’a her çıkan kişinin karşısına çıkan ve mutlak suretle gördüğü milyonluk pardon, viranlık villaların durumu ilgilileri rahatsız etmiyor mu acaba? Adresi vermeye gerek var mı bilemiyorum.

Çünkü burasının da artık meşhur olduğunu düşünüyorum! Çekirge’ye giriş ya da Çekirge’den çıkışta ilk karşınıza çıkan eser! Dağ esintisi mübarek! 15 yıldır bu vaziyette. Madde bağımlıları ve çirkin işler yapanların yuvası oldu.

Şahsım olarak ben çok utanıyorum. Bu nasıl bir değersizlik anlamadım gitti’

YOĞURULACAK KIVAMA GELDİ!

Yazının Devamını Oku

Para iadesi sessiz sedasız iptal edildi

Tarihler 1 Ekim 2012’yi gösteriyordu. Köşemde ‘Kaç istasyon gittin, o kadar kontör’ başlıklı bir yazım olmuştu.

İçeriğinde BURULAŞ’a bir öneride bulunmuştum. Önerimde de “Bir istasyonluk mesafede seyahat edenle otuz sekiz istasyon seyahat eden yolcu aynı parayı ödemesin. Validatör diye tanımlanan sistemi oluşturun. Yolcu, istasyonunda indiğinde hesap edilecek para iadesini kartına yükletsin...” demiştim.

1’LE 38 ARASI FARK YOK!

Daha sonra BURULAŞ: “Gereği yapılacaktır...” açıklamasından kısa bir süre sonra bu hizmeti vermişti. Olması gereken buydu. O vakit teşekkürlerimi iletmiştim BURULAŞ’a ve o dönemin Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe’ye. Ve şimdi... Bu sistem sessiz sedasız iptal edildi. Yani 38 istasyon sonra metrodan inen yolcu belirli olan ücreti öderken bir istasyon sonra inen yolcu da aynı ücreti ödemeye mahkum edildi...

SÜS OLARAK KALDI!

Validatör sistemini kontrol eden makineler de süs olarak kaldı maalesef. Pardon, müzeye kaldırılacaksa şayet bu tespitim için özür dilerim! Ücret iadesi için makineye giden her yolcu hüsrana uğruyor artık. Oysaki metroyu en çok kullanan kişiler öğrenciler ve gelir düzeyi düşük olan kişilerden oluşurken... Oldu mu bu şimdi BURULAŞ!

 

HANGİ REKLAMI OKUTSAK OTOBÜS GELİR?

Yazının Devamını Oku

Bir tek aylaklar eksik!

Hürriyet Bursa gazetesi abonelerinden Tofaş (Fabrika) Boya Metodbox uzmanı olan Üzeyir Uygun, bakınız ne diyor:

Geçtiğimiz hafta köşemde İlker Çelikcan Hastanesi’nin temizliğiyle alakalı bir e-postayı yayımlamıştık. Çok da sevinmiştim bu e-postaya…
Derken iki gün önce Nilüfer Toplum Sağlığı Merkezi Nilüfer 6 Nolu Çalı Aile Sağlığı Merkezi önünden geçiyordum ki sağlık merkezinin önünde dağılmış kaldırım dikkatimi çekti birden; ve sağlık merkezinin etrafını şöyle bir dolaşayım dedim. Keşke dolaşmasaydım!
Gördüklerim karşısında hem çok utandım hem çok üzüldüm. Sağı, solu, önü ve arkası The Walking Dead dizisindeki terk edilmiş evler gibi. Bir tek aylaklar eksikti! Geçen hafta böyle; bugün böyle…
Aklıma ‘şikâyetlerinizi bize memnuniyetlerinizi dostlarınıza’ söyleyin sözü gelse de şikâyetlerimi söyleyemedim sağlık merkezi yönetimine! Memnuniyet kısmına gelince bilemedim ne desem! Birden İl Sağlık Müdürü Dr. Fevzi Yavuzyılmaz geldi aklıma. Bir aksaklık var burada ama…

Ani hareketten kaçınsın ve korse taksın!

Adının açıklanmasını istemeyen bir kamu çalışanı, özetimle: “Yıldırım ilçesi Demetevler Mahallesi İsmetiye Caddesi B 201 Sokak birleşim noktasındaki DUR levhası altı aydır eğik vaziyette duruyor. Romatizmal bir rahatsızlığının olduğu düşünüyorum! Tedavisi için ne yapalım?” diyor.

Yazının Devamını Oku

Seni de mi böyle görecektik ey Keles…

Geçtiğimiz haftaydı. Ormanıyla da Bursa için ayrı bir değeri olan Keles ilçesine gitmiştim. İlçe girişindeki hakim bir noktaya boşaltılan yetmezmiş gibi ormanın içine de boşaltılan kamyonlar dolusu çöp ve moloz yığınlarını görünce işte o an öyle bir üzüldüm ki…

 

Bu yaşıma kadar bir tek sakız kâğıdını dahi çevresine atmayan biri olarak inanın öyle üzüldüm ki bu üzüntümü de asla tarif edemem. Hafiye misali araştırdım. ‘Bu saygısızlığı ve ahlaksızlığı kimler yaptı?’ diye sordum soruşturdum. Yanıt olarak da her konuştuğum kişinin iddiası ‘belediyemiz boşaltıyor bunları’ oldu.


Keles Belediyesi’ne ‘böyle bir iddia var’ desem kabul etmeyeceklerdir elbette. Ben de kabul etmiyorum Keles Belediyesi’nin böyle bir şey yapacağını! Fakat şunu sormak istiyorum ilgili başkanlara; ‘kamyonlar dolusu çöpü ve molozu yol kenarına ve ormanın içine boşaltanları görmediniz mi?’
Araçlarınızla giderken yani mecburen önünden geçerken gibi görünüyor ya (Hani ben gördüm de!) o vakit de mi görmediniz? Görmediğinizi, bilmediğinizi ve duymadığınız düşünerek adresi vermek istiyorum. Burası; Harmanalanı Kömür İşletmeleri’ne giden yolmuş!

YOLLAYACAĞIM DEDİM YOLLADIM


Yazının Devamını Oku

Değişen ne oldu, hiç!

Adının açıklanmasını istemeyen bir okurumuz, özetimle bakınız ne diyor:

“Nilüfer Çamlıca Mahallesi Bozer Sokak İnci Sitesi 1/C Blok’un çatı dubleks terasına projeye aykırı olarak saçak seviyesinde 120 –150 santim arasında örülerek başlatılmış olan bir çalışma var. Bizler bu tür kaçak görüntüleri görmekten bıktığımız için buraya taşındık. Değişen ne oldu, hiç? Durumu Nilüfer Belediyesi’ne bildirdik. Ancak ilgili ekiplerden gelen yok. Yani kaçak inşaat tam gaz devam ediyor. Bakalım diğerleri ne zaman başlayacak? Konuyla ilgili değişik duyumlar alıyoruz. Belediyeden bir açıklama bekliyoruz. Boşu boşuna düzenimizi bozup buralara taşındık. Ne o; burası planlı ve kontrollüymüş! Oysa gördüğümüz sadece aynı anlayışın devam ettiği.”


OTURULMASI SIKINTILI OLAN BANK!

Okurlarımızdan olan Yunus Uraz: “Nilüfer ilçesi Çamlıca Mahallesi Melisa Parkı Otobüs durağının oturma bankının tahtaları kırık. Bir tanesi de eksik. Bu sebepten dolayı büyük insanların bu banka oturmaları biraz sıkıntılı oluyor! Bu durum yıllardır böyle. BURULAŞ’ın tamir ve onarım ekibine duyurulur!” diyor.

 YİRMİ DÖRT SAAT DOLMADAN KESTİLER

Yazının Devamını Oku

Gerçekten mucize ama nasıl....

Dokuz Eylül Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü 2. sınıf öğrencisi olan okurumuz Galip Bora Yavuz’un, şahit olduğu olayı anlattığı e-postasını okurken sanki o anı yaşayan ben oldum. Evlatları için ölmeye hazır bir baba olmanın duygularıyla da olsa gerek inanın titredim ve irkildim.


Galip Bora’nın çok üzücü ve bir o kadar da düşündürücü olduğunu düşündüğüm hikâyesini özetimle aktarıyorum: “Muhammet ağabey. 02 Temmuz 2021’de BursaRay’da (Tramvay / Metro) seyahat ediyordum. Metro, Osmangazi istasyonuna geldiğinde bebek arabalı bir kadın, arabasını bebeğiyle birlikte vagona sokmuştu ki metro kapılarını kapatıp hareket etmesin mi… Yani bebek arabasını kullanan kadın (Muhtemelen annesiydi, feryatlarını görüyorduk.) vagon dışında istasyonda kalmıştı. Biz yolcularda da bir panik… Bu durum karşısında vatmana ulaşılması için hizmet veren acil durum görüşme telefonuna saldırdık derhal! Ancak bizi duyan olmadı! (Vesileyle bu acil durum telefon hizmetinin hikâye olduğunu anlamış olduk) Derken, metro bir durak sonra (Merinos istasyonunda) hiçbir şey olmamış gibi durdu. O vakit bizler, içinde bebeği de olan bebek arabasını güvenlik personeline teslim ederek gittik. Demek oluyormuş ki böyle heyecanlı sahneleri izlemek için aksiyon filmlerini izlemeye gerek yokmuş. BURULAŞ’a takılmak yetecekmiş! Çok iyi tanıdığım annemin bu olayı yaşadığını hayal ettim de… Tabiri caizse inanın annem çıldıırırdı. Keza benim bile ruh halim bozuldu o an…”
BURULAŞ’tan bir açıklama gelirse (umarım gelir) bakalım nasıl olacak bu açıklama! Vatman görmüyor, (İnsanız, bu olabilir) kapı fotoseli devreye girmiyor ve acil durum telefonu çalışmıyor. Oluşan durum karşısında çok feci bir sonun çıkmamış olması gerçekten mucize.

GÖYNÜKBELEN SİL BAŞTAN…


Okurlarımızdan Berkant Sancar, özetimle: “Dünya ülkelerine ihraç ettiğimiz çileğimizle ve gurur duyduğumuz yaban mersini üretimimizle anılmak yerine çukurlu mukurlu yollarımızla Hürriyet Bursa gazetesindeki manşet yayımınızdan sonra TBMM’de dahi anılır olmanın sevinciyle gurur duyduk elbette. Ancak köyümüzün içi de çukurlu mukurlu! Mesela burası köyümüzdeki (Güya mahalleymiş burası!) ilköğretim okulunun önü ve yüzlercesi var bunun gibi köyümüzde, pardon mahallemizde! Yetkilileri göreve davet ediyoruz. Not. Hani yayımınızla birlikte TBMM’de de gündem olan ve daha sonra soğuk asfalt ile doldurulan yollarımızın çukurları vardı ya… Çukurlarımız çok şımarık olsa gerek üzerine atılan asfaltı tekrar geri fırlattı! Yani sil baştan olduk! Haftaya da bununla ilgili olan şahit fotoğraflarımı yollayacağım müsaadenizle. Hürriyet Bursa gazetesi ekibine saygılarımızı sunarız.” diyor. Aralarında ‘bize ait değildir’ diye paslaşan Büyükşehir Belediyesi ve Osmangazi Belediyesi; Göynükbelenli kardeşimiz Berkant Sancar, böyle diyor. Siz ne dersiniz acaba?

80’Lİ YILLARA ÖZENEN LEVHA!


Yazının Devamını Oku

‘Bir uğrayın’ derim

Hürriyet Bursa gazetesi abonelerimizden Çekirge Mahalle Muhtarı Coşkun Alıntaş’ın e-postasını özetimle aktarıyorum.



“Mahallemizin kartal yuvası konumundaki içler acısı Çamlıtarla Camii’sinin sorunlarına çare buldurabilmek adına iki yıl önce Osmangazi Belediyesi Başkan Yardımcısı Hasan Hüseyin Erdönmez’le buluştum. Sorunlarımı canlı olarak gösterebilme adına buluşma yerimiz de Çamlıtarla Camii önü oldu. Vaziyeti inceleyen başkan Erdönmez durumu çok beğenmiş olacak ki etrafta iki tur attı ve gitti! Gidiş o gidiş… Camiinin üstünde bulunan yüz kişilik oturma alanı da kullanılamıyor. Öyle ise neden yapıldı? Civarda başka istirahat yeri olmadığından dolayı vatandaşlar burasını kullanmak istiyorlar ama ne fayda! Alan sürekli olarak kapalı tutuluyor. Ayrıca camii bir yana, camiinin üst bölgesindeki çıkmaz sokaklara; polis, itfaiye, çöp, ilaçlama araçları ve ambulanslar giriyor. Sokaklara giren bu özel araçlar dahi dönüş alanı olmadığı için girdikleri gibi (Geri vitesle) çıkıyor. Bu bölgede oturan vatandaşlara, hizmeti en son olarak sunan yirmi beş yıl önceki başkan Başkan Basri Sönmez’dir. O yüzden de civar sakinleri Sönmez başkanı dillerinden düşürmüyorlar. Sayın yöneticiler siz de isminizi uzun yıllar hafızalara kazıtmak isterseniz buralara bi’uğrayın derim.”

GURURLA HİZMET EDİYOR!


Osmangazi ilçesi Göynükbelen Mahallesi (Köy) sakinlerinden olan Hasan Hüseyin Özcan özetimle şöyle diyor: “Göynükbelen İlköğretim Okulu önündeki beton direk emin ellerde. Köyümüzün sevimli kedilerinden olan Minnoş bu direği tam dört yıldır bekliyor. Üstelik bir lira da para istemiyor! ‘UEDAŞ’a hizmet vermek benim için bir gururdur diyor!’

BİR TAVSİYEDE BULUNMAK GEREKİRSE…


Yazının Devamını Oku

Kuşlar büyüdü gitti karıncalar geldi

Dörtçelik Çocuk Hastanesi önünde bulunan direğin olmayan klemens kapağında önce kuşlar büyüdü, uçup gidince şimdi de karıncalar kullanıyor.

Okurumuz Düzgün Tuncelili de “Çay kahve tamam, temmuz sonunda da burada oturup dondurma yiyeceğim” diyor.

Hürriyet Bursa gazetesi olan okurumuz Düzgün Tuncelili’nin e-postasını okurken ve de yollamış olduğu fotoğrafı da görünce inanın sesli olarak güldüm. İyi ki bu esnada kimse yoktu etrafımda. Yoksa inanın deli derlerdi bana! Özetimle aktarıyorum:

KAHVEYİ DE İÇTİK

“Muhammet Bey. Hani klemens kapağı olmadığı için komuta şalterinin üzerine kuşlar yuva yapmıştı da bende bu manzara önünde çay içerken size fotoğrafımı yollamıştım ya...(23 Şubat 2021 tarihli yayımımızda) Vesileyle, hayvansever olduğunu da öğrenmiş olduğumuz UEDAŞ o kapağı takmadı ve yavru kuşlar büyüdü yuvasından uçup gitti. Şimdi de karıncalar kullanıyor bu yuvayı! Yavru kuşlar varken çay keyfi yapan ben, şimdi de kahveyle beraber yanındaki lokumla bu güzelliğin keyfini çıkartıyorum!

SIRA DONDURMADA

UEDAŞ Genel Müdürü Gökay Fatih Danacı’ya bir ricam var. Lütfen bu kapağı kapattırmayın. Olmayan kapak yuvasının biraz üstünde ‘Dikkat ölüm tehlikesi’ yazsa da; öyle bir şey yok burada! Olsaydı önce kuşlar, sonra da karıncalar yuva yapar mıydı hiç(!) Hem nasip olursa temmuz ayı sonunda dondurma partisi vermeyi düşünüyorum bu kapaksız yuva önünde. Lütfen kapağı takmayın. Böyle çok heyecanlı oluyor!”

Yazının Devamını Oku

İnsan hayatı bu kadar ucuz mi?

Kalp ve damar cerrahisi uzmanı Operatör Doktor Ali Fuat Paker’in e-postasını özetimle aktarıyorum:

“Bizim Bursa, yıkıp geçen lodosuyla da çok meşhurdur! Bu yüzdendir ki lodos sebebiyle plansızca yapılan çalışmalarla alakalı olarak yüzlerce çatının uçtuğunu, onlarca da direğin devrildiğini basından okumaktayız. Neticede benzeri sebeplerden kaynaklı olarak milyonlarca liralık maddi kayıplarımız bir yana yitirilen can haberleriyle de ayrıca sarsılıyoruz. En azından bundan sonraki yapılaşmalarımızda yıkıp uçuran Bursa lodosunu hesaba katmamız gerekmektedir. Vatandaşa bir şey diyemem. Bilmeyebilir, aklına getirmeyebilir, düşünmeyebilir… Ancak bu durumun; misyon ve vizyonu olan, İSİG, kalite, plan, tertip ve iş bitimi kontrol eğitimlerinin en üst noktada olması gereken belediyelerimizde uygulanır olmaması gerçekten çok büyük ayıp. Bakınız, kaldırıma gelişi güzel dikilen (Hafif ittirmeyle dahi sallanıyor. Zaten eğilmiş bile) devasa duyuru panosu oluşması muhtemel olan ilk sert lodosta uçacak. Bu konuda bahse girebilirim. Ayrıca ilkel pano dönüş adası levhasının da önüne dikildiği için sürücülerin bilgi almasına engel olmuştur. Paker ailesi olarak onlarca ülke ziyaretimiz oldu. Bu ülkelerin içinde gelişmemiş ülkelere de gittik. İnanın oralarda dahi ‘ilkel’ diye tarif edebileceğim panonun bir benzerine yakın olanına dahi rast gelmedim. İnsan yaşamının önemini ve bu yaşamın davam ettirilebilmesi için binlerce kez pürdikkat icra ettiğim mesleğimle alakalı olarak diyorum ki; insan hayatı asla ve asla bu kadar ucuz olmamalıdır!”

LODOSA GEREK YOK

Adres olarak Osmangazi ilçesi Esentepe Metro İstasyonu önünü (Ceylan Hastanesi yanı) demiş Doktor Ali Fuat Paker. Fotoğrafı inceledim de… 18 milimlik ahşap sunta levha. Kesinlikle uygun bir durum değil bu! Hadi uygun olmasa da yaptınız diyelim. Rüzgârın geçişine izin veren delikleri oluşturmakta mı aklınıza gelmedi? Değil lodos, sert esen rüzgâr dahi bu dev suntayı yatırmaya ve uçurmaya yeter. Bu konuda ben de bahse girerim. Suntanın sahibi olan Büyükşehir Belediyesi, suntanın dikildiği ilçe olan Osmangazi ilçesi ve ilimizin en yetkili yöneticisi olan Vali Yakup Canbolat’ın dikkatlerine! Bu ilkel hizmetin canını yanacak olanlardan biri belki bizlerden biri olabilir…

 BU ISRAR NİYE?

Bursaspor’un geçmiş dönem başkanlarından olan okurumuzun liderliğini yaptığı e-postada 49 ayrı imza var. İçlerinde Bursa’mızın tanınmış iş insanı da, devletin üst düzey emekli yöneticileri de var. Beraberinde çevresine saygılı sokak sakinleri… İstedikleri şey, benim bu yaşıma kadar Bursa’mızın hiç noktasında görmediğim harika mı harika, bakımlı mı bakımlı mini dinlenme alanın yıkılmaması konusundaki uğraşıları!

Yazının Devamını Oku

Üç yıl doldu yine başa döndük!

Okurlarımızdan Ersin Karaca, Osmangazi’deki asfaltın bozuk olmasından bıktıklarını dile getiriyor. 3 yıl önce aynı sorun üzerine yayımladığımız şikayet sonrası belediye caddeye yama atmıştı; ama durum yine başa dönmüş.

“OSMANGAZİ ilçesinin Dikkaldırım Caddesi’ndeki bozuk asfalt zeminlerinden illallah ettik. Hele, oğlumun işaret ederek gösterdiği alandaki bozukluk evlere şenlik! En son olarak buradaki bozuk zeminden haklı olarak kaçmak için aracına manevra yaptıran sürücü karşı yönden gelen araç ile çarpıştı. Belediyemiz bizleri neden düşünmüyor? Neden bizlere değer vermiyor?” diyor.

YAMA ATILDI AMA...

Çok ilginç. Bu şikâyet sonrası bizzat sorunu yerini görmek için gittim. Gerçekten çok noktada ciddi sıkıntıların olduğunu gördüm. Açıkçası hem çok şaşırdım hem çok üzüldüm. En son olarak üç yıl önce civarıydı... Bu caddenin bozuk asfaltıyla alakalı olarak Hürriyet Bursa gazetesi abonesi olan Üroloji Uzmanı Operatör Doktor Ruhi Göre’nin şikâyetini yayımlamıştık. Yayımımız sonrasında da asfalta onlarca yama atılmasına tanık olmuş ve bunu da yayımlamıştık köşemizde. Gelinen duruma bakınca; tekrar başa dönmek kahrediyor insanı. Bu kadar mı sahipsizsin sen Bursa... Büyükşehir Belediyesi’nin dikkatlerine!

ANİDEN BİTEN BİSİKLET YOLU

OKURLARIMIZDAN Serhat Tunç, özetimle bakınız ne diyor: “Muhammet ağabey. Nilüfer ilçesi Uğur Mumcu Bulvarı (File Market önü) önünde bisiklet yolu bitiyor. Dalgın olsaydım buradan düşerdim. Buraya aniden biten kaldırımın hizmet olarak sunulması normal mi?”

Yazının Devamını Oku

Bu muhtar ne yapıyor

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi olan Çekirge Mahalle Muhtarı Coşkun Alıntaş’ın: “En sonunda kafayı yedirttiler bana!” diyerek megafonla poz vererek dert yandığı e-postasını özetimle aktarıyorum:


“Mahallemizin bakımsız mı bakımsız, sorunlu mu sorunlu sokakları arasında birinci sırada olan ve muhteşem araç zıplatma özelliği de bulunan dik yokuşlu Mustafa Sokak’a dikilen birçok hatalı TAŞIT GİREMEZ levhası yüzünden başımız belada! Bu levhalar yüzünden yumruk yumruğa kavgalar başladı. Araştırdım; hiçbir dünya ülkesinde dik yokuşa iniş yasağı uygulaması yok. ‘Sokağımızın bazı bölümleri oldukça dar. İki aracın yan yana geçmesi asla mümkün değil. Çıkışı yasaklayın…’ diye oluşturduğumuz şikâyetimizi köşenizde yayımlamıştınız ya… Ne olduysa ondan sonra oldu... Bilgisiz yetkililer oturdukları yerden aldıkları kararla kaosa sebep oldular. Sokak sakinleri bana kızıyor bu uygulama için. Ama benim suçum ne? İlgilisinin en yetkilisi olan fen işlerinden sorumlu başkan yardımcısı Hakan Dursun’a derdimi anlatmaya çalıştım o da “Benim yapabileceğim bir şey yok” dedi! Ben de elime megafonu aldım ve ‘Eyyyy seçmenlerim Muhtar Coşkun kafayı yemek üzere!’ diye bağırdım da bağırdım! Burada en merak ettiğim şey ne biliyor musunuz? Bu tabelayı takan yok. İsteseniz bile takamazsınız! Aksini iddia eden varsa mesela, anasınıfı öğrencilerini taşıyan midibüsler bu levhaya sadık kalsın da görelim. Denemesi bedava! Hele işletimi belediyeye ait yolcu midibüsü bu sokağa tersten girip yolcularını taşıyor ya… İşte arkasından ona bakıp gülüyorum da gülüyorum!”
Muhtar Coşkun Alıntaş, gurur duy, öğün lütfen. Dünyada eşi benzeri olmayan bir uygulamaya imza atılan mahallede muhtarsın. Ne kadar şükretsen azdır!

BU İŞ KİMİN İŞİ?


 Okurlarımızdan Aysel Uyar’ın e-postasını özetimle aktarıyorum: “Büyükşehir Belediyesi Güzelyalı ilçesi Güzelyalı Eczanesi karşısına isabet eden alandaki kaldırımın bir bölümü asfalt yenileme çalışmaları esnasında patlamış mısır gibi patladı! Asfaltı döken ekibe gösterdik. (Görmüyorlar mıydı da gösterdiniz!) ‘Patlattınız, onarsanıza burasını’ dedik. Ekip: ‘O bizim işimiz değil’ dedi. Çok merak ediyorum! Acaba bu iş kimin işi?”

 BARİ YARA BANDI YAPIŞTIRSAYDINIZ!


Yazının Devamını Oku

Birinci olmazsak adımı değiştireceğim!

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi iş insanı Ömer Gönülkırmaz, özetimle:

“01 Haziran 2021 tarihli köşenizde Osmangazi ilçesi Bağlarbaşı Mahallesi Kutlukbey Caddesi üzerindeki parselli çöplük alanımızla (!) ilgili olan şikâyetimi (!) ÇÖPLÜKBEY OLSUN başlığınızla yayımlamıştınız, teşekkür ederiz. Yayımınızla birlikte de sabahın erken saatlerinde o çöpler yine iş makinelerinin desteğiyle toplanmıştı. Ardından 05 Haziran 2021 tarihli köşenizde de Osmangazi Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü diye tanıttığınız Memiş Memiş beyefendiye teşekkürünüz olmuştu. Hatta o yazınızın bir bölümünde:

“Ancak burası değil Osmangazi’nin, Bursa’nın kanayan bir yarası. İnanıyorum ki şu satırları yazdığım anda dahi o bölgenin saygısız yaratıkları yine iş başında! Yani sil baştan... Böylesine acı ve utanç verici bir müzmin ayıbımız için başkanların neden cezai işlem uygulaması yönünde talimatları olmaz ki! Haftaya yine hazır olunuz Memiş Müdür. Çöplükbey’e davet olacak...” diye yazmıştınız. Evet, aynen dediğiniz gibi oldu. Daha haftası gelmeden kamyonlar dolusu çöp toplandıktan sonra aynı gün içinde yine çöpleri yığmaya başladı o varlıklar! Başta, Başkan Mustafa Dündar olmak üzere Osmangazi’deki hiçbir başkan Bursa’nın kanayan yarası için dertlenmedi. Aksini diyorlarsa, her şey ortada. Başkanları bilemem ama ben çok dertleniyorum. Helal olsun başkanlar sizlere, sizleri candan tebrik ediyorum! Bizlere bir tavsiyeniz var mı Muhammet Bey?”

Ömer Gönülkırmaz. 53 yaşımdayım. Ne böyle bir şey duydum ne de gördüm. Kent çöplüğü para etmez burasının yanında!
Tavsiyem şu olabilir ancak: Osmangazi Belediyesi Guinness Dünya Rekorları kitabına müracaat etsin. Kent merkezine dökülen çöpler kategorisi istesin. Daha sonra da Çöplükbey üzerinden (Kutlukbey) bu kategoriye katılsın. Birinci olmazsak adımı değiştireceğim!

İŞTE HİZMET BÖYLE OLUR!

Yazının Devamını Oku

Çınarlı Caddesi’nden bir ‘davet’ daha

Adının açıklanmasını istemeyen Hürriyet Bursa gazetesi abonesi bir fabrikanın yönetim kurulu başkanı okurumuz özetimle:

 

 
“Muhammet Bey. Geçtiğimiz ay (27 Mayıs) komşumuz iş insanı Cenk Küper’in şikâyetini ÇINARLI CADDESİNE ÇINAR DİKİN başlığınızla yayımlamıştınız. İnanın o ana kadar bizi de derinden üzen bu konuyu neden size yollamak aklımıza gelmedi diye kendimize kızmadık değil. Sonra çok sevindik yazıyı okuyunca. Çünkü bu cadde, onlarca fabrikaya da hizmet veriyor. İşin ilginç yanı, yıl oldu bu cadde tam bir rezalet ve yetkililerin umuru değil. Neyse, derken köşenizde konuyu görünce ‘artık umurları olur’ diye düşündük. Ancak yine gelen giden yok. Yani yine umurları değil çok değerli yetkililerin! Yüzlerce metrelik rezalet zemin, ürün ve hizmet kalitemizi de etkiliyor. Mağduriyetimizi duyurabilme adına bir kez daha yayımlar mısınız acımızı? Üretene bari değer verin!” diyor.

İLGİSİZLİK SÜRÜYOR

Fotoğrafları inceledim de bu ilgisizliği hiç yakıştıramadım şahsen! Bursa; ‘Bütünşehir’ ise Büyükşehir Belediyesi’nin; ‘Nilüferli olmak ayrıcalık’ ise Nilüfer Belediyesi’nin dikkatlerine… Çalı Mahallesi Çınarlı Caddesi sakinlerinden bir davet daha var size!

SİZE GEREK YOK BİZ BAKIYORUZ ZATEN


Yazının Devamını Oku

Bir kavislisi eksikti!

Adının açıklanmasını istemeyen bir esnaf okurumuz, özetimle şöyle diyor:

 

 
“Nilüfer ilçesinde esnafım. Geçtiğimiz yıllarda kaldırımlarımıza ‘Görme Engelli Vatandaş Özel Yön Taşları’ (Yalan Taşları) döşenmişti. O esnada kimin, neden ve niçin diktiği belli olmayan bir plastik bariyer çıkmıştı çalışan ekibin karşısına. Ekip o bariyer yüzünden taşlara kavis yaptırmıştı. Ekibe, o taşların kavis yapmaması için bariyerin sökülmesi yönünde tavsiyede bulunmuştuk. Lakin ekip bizi dikkate almamıştı. İki ay sonra o bariyer yok olmuştu. Belediyeyi aradık ‘gelin dikin’ diye ne gelen oldu ne de giden. Aklımızla dalga geçiyorlar inanın.”

 AH O FARELER YOK MU!


Hürriyet Bursa gazetesi abonesi sendikacı Şenol Erden: “Osmangazi ilçesi Fatih, Güçlü Cadde üzerinde (Metrodan kanal boyuna giden cadde) fare yuvası var. Ah o fareler yok mu… Asfaltı bari delmeseydiniz!” diyor.

İŞE YARIYORMUŞ MEĞERSE!


Yazının Devamını Oku

Ya yol görmemişler ya da…

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi iş insanı İhsan Türker’in e-postasını özetimle aktarıyorum:



Mudanya ilçesi Eşkel ve Eğerce arasındaki sahil yoluna yol diyen belediye yetkilileri ya yol görmemişlerdir ya yoldan bir haber yol almaktadırlar! Diyeceklerimin bununla sınırlı olması benim menfaatimedir. Hürriyet Bursa gazetesi ekibine selamlarımı sunarım.”

Bizlerden de sizlere selam olsun İhsan Türker. İlçenin sorumlusu olan Mudanya Belediyesi’ne duyurulur…

BATIK PERİBACASI!


Abonelerimizden Tofaş (Fabrika) iş geliştirme uzmanı Ali İmdat: “Osmangazi ilçesi Kükürtlü Mahallesi Karagöz Caddesi üzerindeki iki gözlü batık peribacalarının varlığına dikkat çekmek için sopaya geçirdiğim kutuyu kullandım! Amacım iki ay önce oluşan batık peribacasına dikkat çekip ziyaretçi oluşumuna aracı olmaktır. Sizce başarılı olmuş muyum? (!)”

Yazının Devamını Oku