İznik’te de vaziyet aynı!

Okurlarımızdan olan Yeşim Yıldız da isyanlarda. İsyanının sebebini şöyle dile getiriyor:

İznik’te de vaziyet aynı

“Muhammet Bey, neredeyse her hafta Bursa ilinin ve bazı civar ilçelerindeki yaşam alanlarımıza yönelik olarak oluşturulan kirlilik felaketlerine yer veriyorsunuz. Sizden ricam ‘felaket’ benzetmemi silmeyin ne olur. Çünkü bu durum cidden bir felaket. Yüzyılın hastalığı olan COVID-19’un da ana nedeni olan kirlilik hepimizin birinci belası aslında. Şahsi kirlilik, kişiyi ve çevresinde yaşayanları sıkıntıya düşürürken doğaya verilen ziyanlar canlı cansız ne varsa hepsine ziyan veriyor. Bunu da bazılarımız anlamıyor... İlgili fotoğrafları İznik ilçesinin Derbent Mahallesi’nden çektim. Diyeceğim şu, bizim İznik’te de vaziyet aynı! İsyanlardayız yani. Bindik bir alamete gidiyoruz kıyamete. Allah sonumuzu hayır eylesin.”
İznik Belediyesi; vaziyet böyle…

Harmancık barajını bekliyor

İznik’te de vaziyet aynı

Hürriyet Bursa okuru Kadri Öztürk, bakınız ne diyor: “Harmancık ilçesi İshaklar Köyü’nde yıllar önce bir çalışma başlatıldı. Çalışmanın amacına gelince; köyümüze baraj yapılacaktı. Bize öyle dediler çünkü! Ölçtüler, biçtiler, hesap ettiler ve beton kazıkları dikip gittiler. Beş yıl oldu halen gelecekler. Can sıkıntısı böyle bir şey olsa gerek!”

Biz hazırız yağmur sıra sende!

İznik’te de vaziyet aynı

Adının açıklanmasını istemeyen bir okurumuz, özetimle şöyle diyor: “Şehreküstü Metro İstasyonu girişine çuvallar dizildi. Dizilme sebebi de belli. Hani şiddeti biraz fazla olan her yağmurda metro istasyonunu su basıyor ya... Ona tedbir amaçlı yapılan bir çalışmaymış bu. Biz hazırız yağmur buyur gel!”

Dilencilere özel kulübe istiyoruz!

İznik’te de vaziyet aynı

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi Mekatronik Mühendisi Fırat Özay bakınız ne diyor: “Şehrimizde patlama yapan dilenci popülasyonuna yönelik Hürriyet Bursa gazetesindeki köşenizden başka bir gazetede konu edildiğini görmedik. İlgili yetkililer bunları görmedikleri gibi, sanırım okumuyorlar da! Vaziyet böyle olunca plansız, disipliniz dolayısıyla da çok çirkin görüntüler oluşuyor. Benim bir tavsiyem var; dilenciler için her yüz metreye bir kulübe yapılsın. Her kulübeye de güvenlik çalışanı tahsis edilsin. Dilenme işi için çalışma saatleri belirlensin!”
Fırat Özay, bence yılın öneri kategorisinde değerlendirilecek bir gereksinim bu. Umarım tez zamanda devreye alınır!

 HÜRRİYET BURSA YAZIYOR, SORUNLAR ÇÖZÜLÜYOR

EN GEÇ 15 GÜN İÇİNDE YAPILACAK

İznik’te de vaziyet aynı

Nilüfer Belediyesi’nce tarafıma yapılan açıklamayı aktarıyorum. Teşekkürler Nilüfer Belediyesi...
“Sayın Muhammet Kösle, ‘Bir farkınız olsun imece usülü yapın’ başlıklı yazı üzerine açıklama gereği duyulmuştur. Söz konusu bölgedeki tahribat ekiplerimizce daha önce tespit edilmiş olup, program dahilinde en geç 15 gün içerisinde onarımı yapılacaktır. Duyarlı vatandaşımıza teşekkür eder, çalışmalarınızda başarılar dileriz. Nilüfer Belediyesi Basın Bürosu”

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Yoldaki tuzak!

Geçen salı günü bir e-posta aldım. e-postada: “… İki önce yağan (16 Ocak Cumartesi) kar, havanın dona çevirmesiyle birçok noktada buza dönüştü.

 

Buz tutan noktalardan biri olan Nilüfer’deki Dörtçelik Çocuk Hastanesi önündeki kaldırımda kucağında çocuğuyla yürüyen kadın çocukla birlikte çok feci bir şekilde düştü. Belediyemizi böylesine önemli bir adreste görememenin üzüntüsü içindeyiz.

Çok yazık…” diyordu adının açıklanmasını istemeyen Hürriyet Bursa okurundan aldığım e-posta sonrası, açıkçası oradaki kaldırımda buzlu zeminin olacağına yani karların temizlenmemiş olacağına pek ihtimal vermedim. e-postadan bir gün sonra yani çarşamba günü (20 Ocak 2021 saat 13.25 ) şikâyetin olduğu noktayı incelemek için metroya bindim ve olay yerine gitmek üzere yola çıktım.

Gerçi ‘kar ya da buz varsa da artık erimiştir. Boşuna gidiyorsun Kösle’ desem de kendi kendime… Metrodan inip hastane önüne gelince bir de ne göreyim? Gerçekten kaldırım adeta buz pisti gibiydi. Şaşırdım, üzüldüm. O kaldırımı her gün onlarca insan minik çocuklarına şifa bulmak adına gittikleri hastaneye varabilmek için kullanıyorlar.

Gerçekten bu durum hem çok tehlikeli, hem de çok üzücüydü. Keza, ben bile fotoğrafları çekmek için attığım her adımda ayağımda kar için tasarlanmış botlarım olmasına rağmen düşme tehlikesi atlattım. Elbette belediyelerimizin her alandaki karı kürümeye ya da oluşan buzları kırmaya gücü asla yetmez. Ancak buraya ilgili hizmetin sunulmaması cidden düşündürücü... Birilerinin başına ciddi bir kaza gelmemesi bile bir mucize diyorum ve yetkililere sesleniyorum.

 Birimizin ölmesini mi bekliyorsunuz?

Yazının Devamını Oku

Okyanus dalgası ve yalan taşlar masalı!

İki gün önce Osmangazi Altınova Mahallesi 11 Eylül Bulvarı üzerinde hizmet veren Bursa Bölge Adliyesi’ne gitmek üzere yola çıktım.

Yolculuğumu gerçekleştirdiğim belediye otobüsünden adliye binasına en yakın durakta indim ve yürümeye başladım. Adliye önüne geldiğimde cadde üzerine atılan plansız asfaltın eseri olarak kaldırıma sıçrayan okyanus dalgasını görünce çok üzüldüm.

Çünkü o dalga kim bilir kaç kişiyi zor durumda bıraktı! İki metrekare banyo yapılırken bile su terazisi diye bir şey kullanılırken, böylesi önemli bir hizmet binası önünde oluşacak dev dalgaları nasıl düşünmezsiniz ki? Bu esnada fotoğrafımda da gördüğünüz gibi dalgalara teslim olan kaldırıma döşenen ‘Görme Engelli Özel Yürüme Yolu Taşları’ arasına; ‘Görme engelli kardeşim.

Dikkat et, yolun bitti’ anlamında kullanılan noktalı taşları da döşemişler. Oysaki sözüm ona güvenli yol gördüğünüz gibi devam ediyor! Bir yanda okyanus dalgası, bir yanda yalan taş masalı! Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Dairesi ekipleri vaziyet böyle...

Kaldırımlar otopark gibi kullanılıyor

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi Esnaf Sabri Eskicioğlu, özetimle bakınız ne diyor:

Yazının Devamını Oku

Demirtaş’a doğru bariyeri göreceksin şaşırma!

Diyelim canınız sıkıldı, atladınız aracınıza ve düştünüz yola. Büyükşehir Belediyesi hudutlarında olan Osmangazi ilçesinde bulunan Demirtaş Barajı’na, yani son iki yıldır perişan halde olmasına karşın alanında dünyanın en iyi 2. tesisi olan olan Demirtaş Çim Kayağı Tesisleri’ne gitmeye karar verdiniz.


Derken yol ortasındaki doğal yol ayırıcı bariyeri gördünüz ve şaşırdınız! Hayır, görünce şaşırmayınız! Bu da bizim Demirtaş’ın sakın şaşırmayınız olayı! Nasıl ki ünlü Türk şairi Orhan Veli Gemlik için: “Gemlik’e doğru denizi göreceksin şaşırma.” demişse…
Evet, bu da bizim Demirtaş’ın olayı: Demirtaş’a doğru bariyeri göreceksin şaşırma!. Demirtaş Barajı’na yaklaşırken doğal bariyerle karşılaşacaksın. Şaşırıp da sakın direksiyonu bırakmayasın. Sonra doğal bariyerin gazabına uğrarsın! Bu da benden olsun...

VATANDAŞ KİME GİTSİN?


Adının açıklanmasını istemeyen bir sektör yöneticisi bakınız ne diyor: “Fotoğrafımda net olarak anlaşıldığını düşündüğüm şikâyetimize yönelik olarak, üç yıldır çözüm için çalmadık kapı bırakmadık. Büyükşehir Belediyesi’ne Osmangazi Belediyesi’ne onlarca kez bildirdik. Ancak muhatap alınmadık ki çözüm bulalım! Burası Bursa’nın meşhur caddelerinden birisi olan Kayhan, İnönü Caddesi. (Türkiye İş Bankası önü) Her yağmurla birlikte üzerinde engelli rampası da olan kaldırımın önü havuz oluyor! Dolayısıyla her yağmurda ve sonrasında en az üç gün sürmek şartıyla on bine yakın yaya zora düşüyor. (Orası için on bin sayısı abartı bir sayı değil) Bu durum da hiçbir yetkiliyi dertlendirmiyor.” Vaziyet böyle olunca… Başkan Alinur Aktaş; vatandaş kime gitsin?

BUSKİ VE FARE DELİĞİ!


Yazının Devamını Oku

‘Boya’ desen boyamazlar!

Okurumuz Hikmet Uzun’un şikâyeti var.

Şikâyetinde ise “İnönü Caddesi üzerindeki Demirtaşpaşa İpekböceği İstasyonu karşısındaki bariyerlere iki yıl önce bir araç çarpmıştı. En nihayetinde de bir ekip iki ya da üç ay önce geldi ve çarpık bariyeri boyayarak gitti! O bariyerin ucu kaldırımda yürüyen vatandaş için risk oluşturmaktadır. Bu esnada; ilgilisine desek ki ‘gelin bu bariyeri boyayın’ inanın boyamazlar. Boş işlerle uğraşmakta üzerimize yok!” diyor.

ONARILMAYAN KALDIRIM

OKURLARIMIZDAN olan Sami Arabacı, özetimle şöyle diyor: “Nilüfer ilçesi İzmir Yolu Caddesi No: 263 önündeki (Metro Grossmarket önü) kaldırım yıllardır görselliğe ters düşen vaziyettedir. Bursa istikametinden İzmir’e de gidiş yapan herkesin dikkatini çekeceğini düşündüğüm (En azından benim dikkatimi çekiyor) bu duruma neden müdahale edilmiyor ki?” Biraz sabır lütfen Sami Arabacı!

BU DUVARI GÖREN YOK MU?

ADININ açıklanmasını istemeyen bir kamu çalışanı olan okurumuz bakınız ne diyor: “Yıldırım ilçesi Namazgah Mahallesi’ndeki, Namazgah İhsan Dikmen İlkokulu’nun duvarında ciddi boyutta çatlamalar var. O duvar birilerinin üzerine yıkılmadan onarılmalıdır. Ayrıcı bunu neden kimse görmez?” Büyükşehir Belediyesi, Yıldırım Belediyesi ve Yıldırım İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün dikkatlerine. O okulun duvarında tehlike var...

Yazının Devamını Oku

Nasreddin Hoca için eylem yapacağız

Okurlarımızdan Şentürk Apartmanı Yöneticisi Neşenur Doğu ve Hürriyet Bursa gazetesi abonesi kalite kontrol baş denetçisi Kadri Aksoy özetimle bakınız ne diyor:

“Osmangazi ilçesi Kükürtlü Mahallesi sakiniyiz. Mahallemizin en sessiz ve en sakin sokaklarından biri olan Posta Sokak’taki 30 yıllık Nasreddin Hoca Çocuk Eğlence Parkı’ndaki çocuk oyun aletlerinin ve oturma banklarının belediye ekiplerince yangından mal kaçırır gibi toplanması karşısında donduk kaldık! Apartmanımıza ait olan bu 259 metre karelik çok kıymetli arsa 1983 yılında belediyemize ÇOCUK PARKI YAPILAMASI KARŞILIĞINDA bağışlanmıştır."

MUHATAP BULUNAMIYOR

"Duyduğumuza göre belediyemizin bu alanı sattığı bilgileri konuşuluyor. Bunu da teyit etmek için Osmangazi Belediyesi’nde parklardan sorumlu olan Cahide Hanım’a ulaşmaya çalışıyoruz. Fakat muhatabımız sekreterden öte gidemiyor maalesef. Başkan Mustafa Dündar’a ulaşmaya kalksak bu zaten hayal ötesi! 12 Ocak 2021 de sokak sakinleri olarak eylem yapacağız. Parkımızı geri istiyoruz. Parkımızı vermezseniz arsamızı geri istiyoruz. Biz o oyun alanını da oluştururuz.”

Neşenur Doğru ve Kadri Aksoy’un oluşturdukları e-postada 63 sokak sakininin de imzası var. Fotoğraflar üzücü duruma şahit. Dolayısıyla; iddia doğruysa gerçekten çok yazık…

 RAHATSIZ OLDUĞU ŞEYE BAKIN!

Yazının Devamını Oku

Paylaşmayan kaldı mı?

Bizim belediye otobüs duraklarına bi’ haller olmuş ancak ne bilen var ne de gören!

Şöyle ki; kentimizdeki reklam panolarına olan talebin yüzlerce belki de binlerce kat fazlasını uygulamalı şekilde duraklarda görüyor olmanın heyecanı içindeyim! Çünkü BURULAŞ belediye otobüs durağı kabinlerinde; duyuruları, reklamları, iş başvurularını ya da sanatsal oluşumları paylaşmak kontrolden muaf olduğu gibi hem de ücretsizdir!

HAREKET SAATİ OLSAYDI...

Bu yazdığımın aksi olmuş olsaydı bunları göremezdik herhalde! Ancak gönül isterdi ki keşke durak kabinlerine otobüslerin hareket saatlerini ve otobüslerin izleyeceği güzergâhları belirten çizelgeler de asılmış olsaydı. Gel vatandaş gel, sen de gel. Bir şeyler paylaş!

MUHTARIN DERT ETTİĞİNE BAKIN

HÜRRİYET Bursa gazetesi abonesi olan Çekirge Mahalle Muhtarı Coşkun Alıntaş, “Ben de dert ediyordum ‘beni görmüyorlar ve duymuyorlar’ diye” diyor ve şikâyetini bakınız nasıl anlatıyor, özetimle: “Osmangazi Belediyesi’nin duvarına ait olan mermerleri yıllardır kırık vaziyette olmasına rağmen görmüyorlar. Hemen girişinde bulunan zemindeki ağaç yuvası yağmurda çamur, normal günlerde çukur; ilgilenmiyorlar. Vatandaş oraya girmemek için ‘U’ yaparak geçiyor ve başkanlar rahatsız olmuyor! Oysaki böylesi basit sorunlara çözüm sunulmaması manidardır. Ben de dert ediyordum ‘beni görmüyorlar ve duymuyorlar ‘Çekirge’mize ilgi yok’ diye! Saygılarımla.”

AH ŞU BİSİKLET YOLLARI

Yazının Devamını Oku

Bunlara kim dur diyecek?

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi olan zanaatkâr Kerim Ilgaz’ın yerden göğe kadar haklı olduğu şikâyetini dile getirdiği e-postasını özetimle aktarıyorum:

“Geçtiğimiz hafta Nilüfer ilçesinde Odunluk Mahallesi’ndeydim. Yol ortasına atlayan bir dilenci çocuğa rast geldim. Öyle ki az kalsın bir araç ona çarpacaktı. Derken Osmangazi Metro’suna uğradım aynı saatlerde. Orada da bir dilenci çocuk ve milleti resmen tehdit ediyordu. Bu dilenciye on metre mesafe uzaklıkta zabıta memurları vardı ve duruma müdahale etmiyorlardı. Bunlara kim dur diyecek?” Umarım yetkililer bizi duyar Kerim Bey. Pek sanmıyorum ya!

KULLANSINLAR DA GÖRELİM!

OKURUMUZ Didem Esen, bakınız ne diyor: “Yönetimi / kontrolü BURULAŞ’ta olan ve plakası 16 M 10048 göğüs numarası da B38 olan özel halk otobüsünde hizmet olarak sunulan dezenfektan kutusuna dikkat çekmek istiyorum. Fısfıs püskürtmeli kutular el dezenfektanı kullanımı için kesinlikle uygun değildirler. Bu tip püskürtme kutuları yüzey temizliğine sıvı püskürtmek için ya da çiçek sulaması için uygundur. Haksız mıyım? Haksız olduğumu düşünen birileri mi var? Öyleyse şayet, ilgililer bu el dezenfektan kutusunu kullansınlar bakalım nasıl kullanacaklar?”

UÇTU MU YOKSA YAPIŞMADI MI?

OKURLARIMIZDAN Oya Şenay, diyor ki: “Osmangazi Metro İstasyonu yanına halka hizmet olarak kazandırılan Osmangazi Çeşmesi’nin zeminini oluşturan kaya parçacıkları yer çekimine dayanamadı ve uçmaya başladı! Bu tür taşların yer çekimine kafa tutacak olan alanlara döşenmesini tavsiye ederim!” Nasreddin Hoca bir fıkrasında da anlattığı gibi: “Hırsızın hiç mi suçu yok” diyor. Diyeceğim o ki hani, ya yer çekimine kalmış ya ihaleye... Yapıştırıcının hiç mi kabahati yok bu işte Oya Şenay!

Yazının Devamını Oku

O caddede niye kaldırım yok?

Nilüfer ilçesi sakinlerinden okurumuz Melek Özdemir’in “Yedi yıl oldu her gün korkarak izliyorum” diyerek endişesini dile getirdiği e-postasını özetimle aktarıyorum:

“Balat, Ahmet Yesevi Mahallesi Ergin Evleri sakiniyiz. Plansız yapılaşma burada da var maalesef. Şöyle ki ilgili fotoğraflarımı hemen önümüzden geçmekte olan Başaran Caddesi’nde çektim. Caddenin sağında da solunda da kaldırım yok. Bu sebepten dolayı da değişik zamanlarda yayaların araç çarpması sonucu yaralandıklarını duyduk. Oysaki yolun her iki tarafında da kaldırım yapılmasına müsait alan var.”

SAĞ SALİM YÜRÜYEN...

Gerçekten çok riskli bir durum var orada Melek Özdemir. Yaklaşık iki yıl önceydi. Ben de orada yürümek zorunda kalmıştım. Araçlarla sıfıra sıfır yürümek cidden korkutucu olmuştu. Sonrasında da çamura bulanan ayakkabılarımdan pantolonumun paçasına kadar bulaşan çamurla metroya binerken çok utanmıştım. İşin ilginç yanı, tanesi milyon liradan başlayan daireler var orada... Neyse, orada yürümek zorunda kalan yayalar yürüyüşlerini sağ salim bitirdiklerinde sadaka versinler!

Teslim olduğunu itiraf ediyor!

Okurlarımızdan yüksek makine mühendisi Kemal Kuzucu: “Büyükşehir Belediyesi hudutlarında, Osmangazi, Yıldırım ve Nilüfer Belediyesi sorumluluğunda bulunan yerleşim alanlarında bulunan her aydınlatma direğinde mutlak suretle en az iki ilan yapışık vaziyettedir. Eskiden bu ilanları yapıştıranlara oluşturdukları kirlilikten dolayı sitem ederdim. Ama artık etmiyorum. Sebebine gelince çevreme ve kurallara saygı anlamında; disiplinsiz/sorumsuz/saygısız biri olsaydım benim de yapacağım hareketlerden biri olurdu. Çünkü sistem buna müsaade ediyor ve cesaret veriyor! Artık teslim oldum. Bunlara kafamı takmıyorum. Hatta bazen bazı direklerde ilan yapıştırılmaya müsait boş alan görünce ‘buraya da yapıştırsaydınız keşke’ diyorum içimden!” diyor.

 

Yazının Devamını Oku

Gıda mühendisiyim ama…

Hürriyet Bursa gazetesi abonelerinden Gıda Mühendisi Sevil Kobak: “Şayet ayrıcalıklı olmak buysa” diyor ve özetimle bakınız ne diyor:




“Muhammet Bey, yaşım çok genç olmasına karşın aklımı yitirmek üzereyim! Gıda mühendisiyim; ama yapboz işlerinden de birazcık anlıyorum çok şükür! Adım başı zararla karşılaşmaktan bitkin düştüm. 2020 bitti ve 2021 geldi. Ne değişti ya da ne değişecek? Babamın ve annemin göremediği “Devletin malı deniz” mantığından kurtulduğumuzu ben görebilecek miyim en çok onu merak ediyorum. Size yolladığım fotoğraflarımda göstermiş olduğum çok ama çok üzücü alan yıllardır dikkatimi çekmektedir. Sanırım bu durum kimseyi rahatsız etmemekte ve üzmemektedir! Rahatsız olan sadece bensem şayet, sorun bende demektir! Bu esnada bir Nilüferli olarak şunu sormak istiyorum Başkan Turgay Erdem’e. Hani “Nilüferli olmak bir ayrıcalık” ya! Şayet buysa ayrıcalıklı olmak gerçekten çok başarılı olmuşsunuz! Ne dersiniz?”
Sevil Kobak, adresi de şöyle tarif ediyor: “Dörtçelik Çocuk Hastanesi Metro İstasyonu’nda inin. Bir dakika kuzey yönüne doğru yürüyün burası önünüze gelecektir” diyor.

ÇİMLER ŞAHİT!


Yazının Devamını Oku

Hürriyet Bursa yazdı sorunlar çözüldü

Kıymetli hemşehirlerim, sevgili Hürriyet Bursa gazetesi okurları.

Ya uçamayanlar ne yapsın?

Acısıyla, tatlısıyla; en kısa özetlimle ömür dediğimiz yaşama ve var olma süremizde bir benzerine daha tanık olmadığımız COVID-19 belasıyla yatıp kalktığımız sıkıntılı bir yılı bitirdik.

Umarım ki 2021’de bu beladan tamamen kurtulup eski hoş muhabbetli günlerimize bir an evvel dönelim. Evet. Bu zor dönemde dahi siz kıymetli hemşehrilerimizin şikâyetlerine, sorunlarına, isteklerine, dileklerine, merhem olabilmenin hesabında olduk.

Bisiklet yolunda uçma imkanı

Yazının Devamını Oku

Durhasan’da Durmayanhasan!

İsmini “Köylü, Durmayanhasan’a” diye yazmamı isteyen okurumuz şikâyetini şöyle aktarıyor:

“Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı olan Büyükorhan ilçesinin Durhasan Mahallesi’nin içler acısı halini paylaşmak istiyorum. Eskiden köydük, sonra büyüdük mahalle olduk! Köyken mutluyduk ve umut doluyduk. Mahalle olduk unutulduk, çamura bulandık! Durmayanhasan olarak çalmadık kapı bırakmadık. Ama çamur deryasından kurtulmayı bir türlü başaramadık!”
Bedava çamur banyosu hizmeti almışsınız. Yine de mutlu değilsiniz!

ATMAYI UNUTMADINIZ DEĞİL Mİ?


 

Okurlarımızdan emekli emniyet mensubu S. M., “Muhammet Bey. Sizlerin kıymetli desteği sonucunda yedi yıldır başaramadığımızı başaramamış olmanın sevinci içindeyiz. Osmangazi İlçesi Dikkaldırım Mahallesi Hanedan Sokak’la alakalı olan çok ciddi sıkıntılarımız bitti. Ancak ikinci aya giriyoruz ve bozulan zemine asfalt atılmadı. Çevre sakinleri olarak bu durumdan rahatsızız. Siz başlattınız siz bitiriniz! Lütfen bizlere bir kez daha yardımcı olunuz. İnanın bir daha sizleri rahatsız etmeyeceğiz!”

Yazının Devamını Oku

Yine yanlış anlaşıldık!

10 Ekim 2020 tarihli Hürriyet Bursa ekindeki köşemde kaleme aldığım trajikomik konumda; TAŞ KUMBARASI İSTİYORUZ! başlıklı yazımda; Zübeyde Hanım Caddesi’nde kaldırım çalışmalarından artan kilitli taşları konu etmiştim.

 



Bursa Anadolu Lisesi önündeki ‘giysi kumbarasının’ önüne istiflenen taşlar için de “Taş kumbarası koysanız diyorum... Daha iyi gider.’ Demiştim.
Bu konuşu o gündür bugündür takip ediyordum. Geçen ay… Oradaki giysi kumbarasının kaldırılarak taşların öksüz ve yetim bırakıldığını gördüm! Takip edilir olmak anlamında bu çok başarılı bir olay! Ancak giysi kumbarasının kaldırın demedim ki… Sadece bir de taş kumbarası getirin demek istemiştim. Bu esnada o giysi kumbarasını kaldırma amacınız taş kumbarasına yer açmak içinse; ön yargımdan dolayı özür dilerim! Neyse; şu taş kumbarasını bir an evvel getirin. Kış geldi. Üşümesin o taşlar! Velhasıl yine yanlış anlaşıldık. Büyükşehir ve Osmangazi Belediyesi; taş kumbarasını bekliyoruz lütfen.!

ŞAKA MI YAPIYORSUNUZ? ZEKÂMIZI MI TEST EDİYORSUNUZ?


Yazının Devamını Oku

Direk mi yoldan yol mu direkten!

Okurlarımızdan Şeyma Gülşen bakınız neyi merak ediyor:

 

“Fotoğrafımla birlikte ele aldığım ve de çok merak ettiğim soruma cevap arıyorum. Ancak bir türlü cevabını bulamıyorum. Sorum şu; Nilüfer ilçesi Altınşehir Mahallesi 323. Sokak’ta (Trilye Evleri önü) yol ortasında dikili olan yüksek enerji direği mi yolun ortasında kalmış yoksa yol mu direğin ortasında kalmış?” Açıkçası bunun cevabını ben de bilemedim. UEDAŞ’a bir soralım derim. UEDAŞ, sizce hangisi doğru yanıt olur?

Yolun ortasında yürüyorlar çünkü…

Adının açıklanmasını istemeyen bir okurumuz bakınız ne diyor: “Osmangazi ilçesi Altıparmak Caddesi’ne çıkan caddelerden birisinde giderken yolun ortasında yürüyen vatandaşa rast gelirseniz; sorgulamayın siz de peşinden gidin! Çünkü bizim buralarda kaldınım denen şey yok da...”

 

BU LASTİK FİKRİ KİMİN?

Yazının Devamını Oku

'Değişiyoruz gelişiyoruz' da bunu biz niye göremiyoruz?

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi Çekirge Mahalle Muhtarı Coşkun Alıntaş, üzüntüsünü şöyle dile getiriyor:

“Muhammet Bey. İlgiden, samimiyetten, hizmetten ve değerden mahrum bırakılmasıyla alakalı olarak mezraya dönüştürülen Osmangazi ilçesi Çekirge Mahallesi’nin üzgün muhtarıyım! Benim de doğup büyüdüğüm yer olan Çekirge Mahallesi için çocukluk ve gençlik yıllarımda Bursa halkının; ‘Keşke bizim de Çekirge’de bir evimiz olsaydı’ diyerek hayaller kurulan mahallesiydik. Şimdiyse birçok köyün dahi bizden daha fazla geliştiği, bununla birlikte de her gün diğer ilçelere nakillerin yaşandığı bir mahalle olduk.”

‘BEN GÖREMİYORUM’

“Mesela; şiddeti küçük bir depremde yerle bir olacak binalarımızdan sürüsüne bereket var. Ne dinlenme alanımız, ne sağlıklı pazar yerimiz ne sağlıklı okulumuz, ne de muhtarlık binamız... Hizmet süresiyle 12. yılında olan Başkan Mustafa Dündar, “Değişiyoruz, gelişiyoruz” diyor. Bir muhtar olarak bunları ben göremiyorum ne hikmetse. Sorun bende herhalde! Yüzlerce şikâyetimden biri...”

‘ELİMDEN GELENİ YAPIYORUM’

“Bakınız, tam da üzerinde bulunduğum ve sadece bir aracın geçebileceği genişlikte olan sokak çift yönlü trafiğe açıktır. Sokak, mahallemizin kalbi olan Çekirge Meydanı’yla birleşmekte olup, bu mesafe bulunduğum yere 20 metre uzaklıktadır. Sokağın çift yönlü araç kullanımı için kesinlikle uygun olmadığını bu yüzden de kavgaların olduğunu kazaların yaşandığını yine buradan geçen araçların hop hop hopladıklarını onlarca kez bildirdim. Başkan Mustafa Dündar bilemem ama bir muhtar olarak seçmenlerimin haklı isteklerine çözüm üretememenin üzüntüsü içindeyim. Kıymetli seçmenlerim; bana kızmayın lütfen. Ben elimden geleni yapıyorum. Kendimi sizlere şikâyet ediyorum! Bu esnada da; bahsedilen değişimi ve gelişimi biz niye göremiyoruz çok merak ediyorum?”

BELEDİYE AYLARDIR GÖRMÜYOR MU?

Yazının Devamını Oku

Öyle geniş ve öyle derin ki...

HÜRRİYET Bursa gazetesi abonesi olan emekli öğretmen Özcan Şenel, şikâyetini şöyle dile getiriyor:

 

“Osmangazi ilçesi, Haşim İşcan Caddesi üzerindeki asfalt (Osmangazi İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü önü) yaklaşık olarak iki yıldır onlarca yerinden yarılmış vaziyette durmaktadır. Bu yarıkları da gören bir yetkilinin dahi çıkmaması gerçekten çok büyük başarıdır! Üşenmedim saydım.

102 YAYA GEÇTİ

5 dakika zaman tuttum. 5 dakika içinde buradan 102 yaya geçti. Hiç mi yok bunların içinde bir yetkili! İşin tuhaf tarafı, öyle geniş ve öyle derin yarık ki, bir benzerine ana arterlerde rast gelmedim hiç. Yarıklar sebebiyle yayaların ayakkabı topukları kırılıyor ya da kopuyor. Sürücüler de bu yarıklara denk düşmemek için tehlikeli manevralar yapıyor. Ana arterlerin sorumlusu olan Büyükşehir Belediyesi’ne duyurulur. Saygılarımla.”

TEHLİKEYİ SEVEN BORU!

ADININ açıklanmasını istemeyen bir okurumuz özetimle bakınız ne diyor: “Geçtiğimiz günlerde 16 M 0001 plakalı özel halk otobüsünde seyahat ediyordum. Otobüsün orta kapısının yanındaki tutamacın alt bağlantısının olmadığı fark ettim. Yani birileri onu kesmiş! Neden kesmiş kısmına yanıt bulmak zor!

Yazının Devamını Oku

Orada bir altın maden ocağı olsa!

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi esnaf Hayati Günaydın, derdini bakınız nasıl ifade ediyor:


 “İşaret ettiğim noktada ne petrol kuyusu var ne de kıymetli maden yatağı... Zaten öyle olsaydı ilgililer elli kere gelirdi! Burada zemin öyle bozuk ki aracıyla geçen sürücüler iyi niyetlerini sunmadan geçemiyor! Yıllardır var olan sorun için onlarca kez ilgili belediyemizi aradık. Birçok kez yazılı müracaatla başvurdum. Ama dediğim gibi; kazanç yok burada! Sesimizi duyurmamız konusunda bizlere de yardımcı olursanız çok seviniriz. Adres; Osmangazi ilçesi Kayhan Mahallesi Kirişçikızı Mahallesi No. 18 önü. Esenlikler diliyorum.”
Umarım faydamız olsun Hayati Günaydın. Sonra da şöyle diyeyim; Büyükşehir ve Osmangazi Belediyesi; orada çok kıymetli altın madeni ocağı var!

 

TILSIMLI BİSİKLET YOLU!


HÜRRİYET Bursa gazetesi abonesi olan İnşaat Mühendisi Halil Saygın, bakınız ne diyor: “Nilüfer ilçesi Altınşehir Mahallesi 324. Sokak Karnur Alkaya Apartmanı No. 14 önüne rast gelen alandaki bisiklet yoluna bir haller olmuş! Diyeceğim o ki, bisikletimle oradan geçerken ya fren yapmak, ya da o yoldan çıkmak zorunda kalıyorum. Oradaki tılsımın sırrını çok merak ediyorum! Tılsımın kerametini çözecek bir yetkili arıyorum!”

Yazının Devamını Oku

Gülümsemeye geldik gelmesine de...

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi Mimar Beren Bilgili, “Çok kızgınız” diyor ve kızgın şöyle anlatıyor;

“Üç ay önce ‘çok güzel burası. Burada ikamet edilir’ diyerek Nilüfer ilçesi Esentepe Mahallesi’ne taşınarak biz de Nilüferli olduk. Ancak gelin görünki bir önceki ilçemizi mumla arar olmanın üzüntüsü içindeyiz! Açıkçası çok kızgınız. İkamet ettiğimiz Yeşil Sokak’taki inşaat çalışmasının sorumsuzlukları yüzünden toza, toprağa, çamura bulandık. Ayakkabılarımızı yıkamaktan bıktık usandık. Hele camlarımızı açıp temiz hava almayı temelli unuttuk. Üstelik bu çalışmanın paravanla kontrol altına alınması zorunluluğu da varken... Hani nerede? Bunları da Nilüfer Belediyesi’nden bir yetkili görmüyor ne hikmetse!”

BİZİM İŞİMİZ Mİ?

“İnşaatın toprağı, molozu, çöpü, püsürüğü aylardır bisiklet yolunu, yaya kaldırımını, araçları en önemlisi de civar sakinlerini perişan etti. Kimsenin işinde, malında, kazancında, başarısında gözümüz yok. Ancak yapılan iş ya da işlerin toplu yaşam alanlarındaki disiplin kurallarına uyulması gereken zorunluluğu hatırlatmak ve uygulatmak biz vatandaşın işi değildir. Zaten bu yüzden de belediye kavramı vardır. Çok kez yurtdışı seyahatlerimiz oldu. Sanırım başkanların da olmuştur! Orada böyle bir şey görmüşler mi acaba? Biz göremedik de! Gülümsümeye geldik Nilüfer’e. Sanırım ağlayacağız bu gidişle!” Açık adres; Esentepe Yeşil Sokak ile Yurt Sokak kesişimi. Aysima Kuaför karşısı.
Sayın Beren Bilgili, şahsım olarak Nilüfer Belediyesi’nin bu duruma derhal müdahale edeceğini düşünüyorum. Geçmiş olsun...

 ‘Gel’ dediniz geldiler!

Çarşı esnafından Metin Işıklı, Hürriyet Bursa gazetesini ve ekibi olan bizleri çok sevdiğini söyleyerek şöyle devam ediyor: “Muhammet Bey, on beş gün önceki yayımınızda: (28 Kasım 2020 tarihli yazımımız) “Altıparmak Caddesi sınırının bitip Cemal Nadir Caddesi (Osmangazi ilçesi) sınırının başladığı alandaki tramvay bypass yolundaki parklanmalar için: “GEL VATANDAŞ GEL Bursa’mızda BURBAK adı altında bir sistem var ve şehir içinde ana caddelerde nereye park ederseniz edin ücret ödemek zorunda kalıyorsunuz... Ancak burada bu ücreti ödemiyorsunuz. Buranın imkânı da bu! Gel vatandaş gel. Boş bulursan sen de gel. Araç parkın burada bedava!” demiştiniz. Aynen de öyle oldu inanın. O günden bugüne orası daha da bereketlendi maşallah! ‘Gel’ dediniz geldiler. Söz dinleyen hemşehirlerimizle ve de buna destek veren yetkililere çok teşekkür ediyorum!”

Yazının Devamını Oku

Yoksa COVID-19 şaka mı geliyor size?

Okurlarımızdan Doktor Y. B., biraz kızgın ve biraz da üzgün. E-postasını özetimle aktarıyorum:

“Millet Bahçesi’nde turlayan vatandaşların çoğu panayır yeri havasında! Gazetelerde, televizyonlarda, sosyal paylaşım sitelerinde, radyolarda, minare megafonlarında kısacası akla gelen her ortamda COVID-19 virüsünün öldürücü özelliğine dikkat çekiliyor.

Deniliyor ki: ‘Maske takın, hijyen kurallarını ihmal etmeyin, SOSYAL MESAFE KURALLARINA uyun’ Ancak Millet Bahçesi’ndeki sosyal mesafe ve maske kuralının hiçe sayıldığını görünce emeklerimizin boşa gidiyor olmasıyla alakalı olarak derinden yara aldığımı belirtmek istiyorum. Milletin Bahçesi’nde bari millete saygısızlık etmeyin. Yoksa COVID-19 şaka mı geliyor size?” Bursa Emniyet Müdürlüğü ve Büyükşehir Belediyesi Zabıta Daire Başkanlığı’nın dikkatlerine. Millet Bahçesi kural tanımazların saldırısına uğramış…

Başkanlık konutu ve kaldırım parkı sorunu

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi ekonomi uzmanı Tarık Kızıl, bakınız ne diyor: “Fotoğrafımda gördüğünüz saygısız parklanmanın adresi Çekirge Caddesi üzerindedir. Ayrıca Başkan Alinur Aktaş’ın resmi konutuna da 20 metre mesafededir! Gördüğünüz gibi kaldırımı kullanmayalım diye her türlü manevra sağlanmış! İşin güzel yanı bu manzaradan kaldırım boyunca 7 tane var. Üstelik her gün… Bazen bu sayı 10’u da geçiyor ama 5’in altına hiç inmiyor çok şükür! Başkan seçim öncesi “Kentin trafik sorununu çözeceğim” demişti. Başkanlık konutunun önünden başlayan kaldırım 7/24 ücretsiz otopark gibi ve bu sorun dahi çözülmüyorsa; yorum yok! Saygıyla…”

Oldu mu şimdi bu?

Yazının Devamını Oku

Engelli yoluna 'durak' engeli

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi Erol Kobak’ın “Oynatmaya az kaldı doktorum nerde” diyerek girişini yaptığı e-postasını özetimle aktarıyorum.

Vesileyle bu sözü zihinlerimize oturtan ünlü müzisyen Fatih Erkoç’a da selam ederim: “Adresteki rezalet; Büyükşehir Belediyesi’ni ve BURULAŞ’ı ilgilendirmektedir. Önce onu belirteyim. Burası Nilüfer ilçesi Cumhuriyet Mahallesi Şehit Üsteğmen Mesut Beyazıt Caddesi üzerindeki otobüs durağıdır. Sonra da şunu belirteyim. Görme engeli bulunan vatandaşlarımız için özel olarak döşenmiş olan kabartmalı taş yalanlarından bıktık usandık.

BURADA DA DURUM AYNI.

Köşenizde onlarca kez yayımladınız. Böyle olmaz dediniz. Dediniz de ne değişti? Burada da durum aynı. Sözüm ona bir gün kontrollü taşlara güvenerek yürüyen görme engeli olan kardeşimiz güm diye durağa çarpacak! İlgililer yazdıklarınızdan haberdar olmadı belki! Ama özel taşlar üzerine monte edilen belediye otobüs durakları trajikomedisini sağır sultan dahi duymuştur inanın! Sağır sultan duyuyor, görme engeli olan okuyor da bir tek yetkililer duymuyor ve okumuyor yazdıklarınızı sanırım!

 Yetkili olmak demek…

 

Okurumuz emekli pehlivan İbrahim Acar, isyanını şöyle dile getiriyor: “Mudanya Güzelyalı Altınkum Sahili’ne sızan lağım suları var. Bunları yetkililerin görmesi gerekmez mi? Şayet görmüyorlar ve bilmiyorlarsa alt kadroda çalışanlara sorsunlar; ‘sizler ne iş yaparsınız?’ diye. Bu esnada sahilde bir tabela yatıyor ve tabelada da ‘Büyükşehir Belediyesi çalışıyor’ yazıyor! Söyleyeceklerim bundan ibarettir.” Büyükşehir Belediyesi, BUSKİ ve Mudanya Belediyesi’nin dikkatlerine.

Kentsel dönüşüm masalı!

Yazının Devamını Oku

Yabani hayvanlar mezar yağmalıyor

Hürriyet Bursa gazetesi okurlarımızdan olan bir grup Harmancık ilçesi sakini üzüntülerini şöyle dile getiriyor:

 


“İshaklar Köyü sakinleriyiz. Köy mezarlığımızı çeviren duvar, iki yıl önce Büyükşehir Belediyesi’nce ‘yenisini yapacağız’ diye yıkılmıştı. Aradan geçen iki yıla rağmen ne duvarımızın yenisi örüldü ne de yıkılan duvarın akıbeti görüldü! Defnini yeni yaptığımız cenazelerimiz mezarlığın çevresinin korunaksız olması sebebiyle yabani hayvanların saldırısına uğruyor. Biz de defnettiğimiz cenazelerimizi yabani hayvanların saldırısından korumak için mezarların üstlerini çalı çırpı ve dikenli otlarla kaplıyoruz. Mademki yenisini yapmayacaktınız öyleyse neden eski duvarlarımızı yıktınız? Büyükşehir Belediyesi’ni arayıp ‘bu duvarları yıkın’ deseydik yıktırmayı asla başaramazdık! Çok iyi iş yaptınız. Tebrik ediyoruz!”

HANGİ GEZEGENİN MAHSULLERİSİNİZ!



Daha geçen haftaydı. Bizler yazmaya ve yayımlamaya dahi utansak ‘Bu manzarada stres atılır mı?’ başlıklı yayımımızda (03 Aralık 2020 tarihli köşemde) Osmangazi ilçesinde bulunan Gündoğdu Mahallesi çevresinin de çöplüğe dönüştürülmesiyle alakalı olan utanç verici acımızı yayımlamıştık. Sonrasında yine Hızır gibi yetişen Osmangazi Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Memiş Memiş’in kıymetli ekibi yüzlerce kilo çöpü toplamıştı. Derken yeni bir e-posta ve ayrı bir acı daha… Bu kez adres; Nilüfer ilçesinde bulunan Kayapa Barajı çevresindendi. Canlarımızı ve geleceğimizi kirleten eyyy zalim yaratıklar! Siz hangi gezegenin mahsullerisiniz?

SİZLER İNSAN OLAMAZSINIZ…

Yazının Devamını Oku