Gülümsemeye geldik gelmesine de...

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi Mimar Beren Bilgili, “Çok kızgınız” diyor ve kızgın şöyle anlatıyor;

Gülümsemeye geldik gelmesine de...

“Üç ay önce ‘çok güzel burası. Burada ikamet edilir’ diyerek Nilüfer ilçesi Esentepe Mahallesi’ne taşınarak biz de Nilüferli olduk. Ancak gelin görünki bir önceki ilçemizi mumla arar olmanın üzüntüsü içindeyiz! Açıkçası çok kızgınız. İkamet ettiğimiz Yeşil Sokak’taki inşaat çalışmasının sorumsuzlukları yüzünden toza, toprağa, çamura bulandık. Ayakkabılarımızı yıkamaktan bıktık usandık. Hele camlarımızı açıp temiz hava almayı temelli unuttuk. Üstelik bu çalışmanın paravanla kontrol altına alınması zorunluluğu da varken... Hani nerede? Bunları da Nilüfer Belediyesi’nden bir yetkili görmüyor ne hikmetse!”

BİZİM İŞİMİZ Mİ?

“İnşaatın toprağı, molozu, çöpü, püsürüğü aylardır bisiklet yolunu, yaya kaldırımını, araçları en önemlisi de civar sakinlerini perişan etti. Kimsenin işinde, malında, kazancında, başarısında gözümüz yok. Ancak yapılan iş ya da işlerin toplu yaşam alanlarındaki disiplin kurallarına uyulması gereken zorunluluğu hatırlatmak ve uygulatmak biz vatandaşın işi değildir. Zaten bu yüzden de belediye kavramı vardır. Çok kez yurtdışı seyahatlerimiz oldu. Sanırım başkanların da olmuştur! Orada böyle bir şey görmüşler mi acaba? Biz göremedik de! Gülümsümeye geldik Nilüfer’e. Sanırım ağlayacağız bu gidişle!” Açık adres; Esentepe Yeşil Sokak ile Yurt Sokak kesişimi. Aysima Kuaför karşısı.
Sayın Beren Bilgili, şahsım olarak Nilüfer Belediyesi’nin bu duruma derhal müdahale edeceğini düşünüyorum. Geçmiş olsun...

 ‘Gel’ dediniz geldiler!

Gülümsemeye geldik gelmesine de...

Çarşı esnafından Metin Işıklı, Hürriyet Bursa gazetesini ve ekibi olan bizleri çok sevdiğini söyleyerek şöyle devam ediyor: “Muhammet Bey, on beş gün önceki yayımınızda: (28 Kasım 2020 tarihli yazımımız) “Altıparmak Caddesi sınırının bitip Cemal Nadir Caddesi (Osmangazi ilçesi) sınırının başladığı alandaki tramvay bypass yolundaki parklanmalar için: “GEL VATANDAŞ GEL Bursa’mızda BURBAK adı altında bir sistem var ve şehir içinde ana caddelerde nereye park ederseniz edin ücret ödemek zorunda kalıyorsunuz... Ancak burada bu ücreti ödemiyorsunuz. Buranın imkânı da bu! Gel vatandaş gel. Boş bulursan sen de gel. Araç parkın burada bedava!” demiştiniz. Aynen de öyle oldu inanın. O günden bugüne orası daha da bereketlendi maşallah! ‘Gel’ dediniz geldiler. Söz dinleyen hemşehirlerimizle ve de buna destek veren yetkililere çok teşekkür ediyorum!”
Rica ederim Metin Işıklı. Takip edilir olmak gerçekten keyif verici!

UEDAŞ amman…

Gülümsemeye geldik gelmesine de...

Okurumuz Can Galip’e dikkati için teşekkür ediyorum. ‘UEDAŞ, amman birinin canı yanmasın’ diyerek e-postayı özetimle aktarıyorum: “Nilüfer ilçesinin ve Bursa’mızın en yeni en modern alışveriş merkezi olan Suryapı Marka AVM yanındaki binanın duvarından sarkan elektrik enerjisini (aktif) taşıyan kablo var. Oluşması muhtemel riskleri peşinen ihbar ediyorum.”

Mudanya’da da…

Gülümsemeye geldik gelmesine de...

Mudanya ilçesi sakinlerinden olan Melda Meriç: “Mudanya ilçesi Güzelyalı Sahili’nde vatandaşa elektrikli tuzak! Elektrik enerjisi taşıyan kabloların uçları açıkta bırakılmış. Vatandaş çarpıldıktan sonra mı ilgilenilecek acaba?” UEDAŞ, Melda Meriç böyle diyor. Siz ne diyorsunuz?

HÜRRİYET BURSA YAZIYOR SORUNLAR ÇÖZÜLÜYOR

YA UÇAMAYANLAR NE YAPSIN başlıklı konumdaki darmadağın edilmiş kaldırımın (Büyükşehir Belediyesi – Osmangazi ilçesi İl Sağlık Müdürlüğü karşısı) onarılmış olduğunu gördüm. Çok şükür ki uçma dersi almaya gerek kalmadı artık! Bu esnada onlarca kilo ağırlığa sahip olan demir çöp konteynerlerinin asfalt üzerine tuş edilmiş olduğunu da tespit ettim.

Gülümsemeye geldik gelmesine de...

Böylesi hacimli ağırlığı ters çevirmek büyük başarı! Tebrik ediyorum pehlivanını! İncelediğim kadarıyla tuş edilmesinin sebebi konteynerlerin içinin yıkanmasıyla alakalı olsa gerek. Vaziyet böyle olunca da yıkamadan kaynaklı oluşan pis sular ana caddeye akıtılmış doğal olarak! Covit-19 hastalığına karşı böylesine hijyen kuralı uygulamalarının en üst düzeyde tutulduğu şu günlerde bu durum… Hele ki bu durum İl Sağlık Müdürlüğü’nün tam da karşısında olsun…

Personelden birinin dahi dikkatini çekmesin… Pes vallahi! Ayrıca vızır vızır araç akışı olan ana cadde üzerinde üç tane demir çöp konteyneri… Bir pes de size billahi!

X

Dikkat! Ayvalı Deresi ayvayı yemek üzere…

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi olan Emekli Öğretmen Albay Mustafa Aytaç’ın e-postasını özetimle aktarıyorum. Umarım yazımızı Büyükşehir Belediyesi’nin ve Nilüfer Belediyesi’nin onlarca başkanlarından birisi ya da yüzlerce yetkilisinden birisi okur.



Yoksa kaçırılacak olan şenlik içlerine dert olur! “Muhammet Bey, selam. 09 Şubat 2021 tarihli köşenizde ‘Ayvalı Ağlamamalı’ başlıklı yayımınızda Özlüce, Ayvalı Deresi üzerindeki taş köprünün üst kısmındaki bakımsızlığına ve risklerine dikkat çekmiştiniz! Ancak ‘nedir bu köprüdeki durum?’ diyerek meraklanan ve bu merakıyla alakalı olarak bir yetkili olsun ki ne geldi ne de gitti! Konuyu bizzat takip eden biri olarak size bir müjde vermek istiyorum. Lütfen aktardıklarıma bakarak kimse gelmedi, bunları görmedi diye dert edip üzülmeyin! Çünkü tarihi köprünün kemerlerinden olan sağ ve sol desteği oluşturan ayakların taşları boşaldı. Çok yakındır o köprü göçecek ve göçünce de ilgili ilgisiz ne kadar başkan varsa hepsi buraya gelecek! O zaman size de haber ederim. Ne olur siz de gelin. Oluşacak şenliği kaçırmayın!”

BAŞ AĞRITAN BİNA!



Okurlarımızdan olan Marangoz Adil Tatlıcı: “Birilerinin canı yanmadan gelin, görün” diyerek dikkat çekmeye çalıştığı şikayetinde: “Osmangazi ilçesi Yunuseli Mahallesi Yeşil Cami Sokak ile Civa Sokak köşesinde bulunan terk edilmiş bina, görmezden gelen yetkililerin başını ağrıtır mı bilemem ama bir gün bizim başımızı ağrıtacak gibi!” diyor.

GÖZ DUŞUMUZ HAYIRLI OLSUN!

Yazının Devamını Oku

Emekli öğretmenden belediyeye öneri

Hürriyet Bursa gazetesi okuru emekli öğretmen Tülay İşsever, Muradiye Memleket Devlet Hastanesi’nin karşısında bulunan alanla ilgili öneride bulunuyor:

“Osmangazi ilçesi Bursa Muradiye Memleket Devlet Hastanesi karşısındaki onlarca dönüm boş arazi neden değerlendirilmiyor? Mesela bu bölge için de en büyük ihtiyaçlardan birisi otopark kullanım alanının olmamasıdır. Burası yıllardır bomboş duruyor."

"Ayrıca arazi içinde bulunan metruk binanın özellikle geceleri farklı amaçla kullanıldığı yönünde bilgiler alıyoruz. Sorumlu bir vatandaş kültürüyle gözden kaçmış olduğunu düşündüğüm alanı ilgililere kopya olarak veriyorum!”

O ÇEŞMELERİ İPTAL EDİN

HÜRRİYET Bursa gazetesi abonesi olan Uğur Fidan, bakınız ne diyor: “Ülke olarak su tasarrufu konusunda yapılan uyarıları hepimiz biliyoruz. Ancak bununla birlikte bazı şahıslar sadece ücretsiz olduğu için bazı cadde ve sokaklarda vatandaşa ‘içme suyu’ olsun diye sunulan çeşmelerden akan suyla araçlarını yıkıyor. Hem de yüzlerce litre suyla... İşin diğer bir yanıysa; o şahıslar kendi araçlarını yıkarken onların suları bizlerin araçlarını kirletiyor.”

KIZGINDIM AMA...

Yazının Devamını Oku

Taş devri bile daha moderndi

Bir semt pazarı düşünün.


 O pazar yerinin duvarlarına bitişik olarak; sağ yanında mahalle iletişim merkezi, Cumhuriyet Aile Sağlığı Merkezi ve Cumhuriyet Mahallesi Muhtarlığı, sol yanında da Nilüfer Belediyesi Pazar Yerleri Denetim Zabıta Amirliği hizmet binası bulunsun. Tüm bunlara rağmen o pazar yerine sahip çıkılmasın. Buyurun sizlere çok büyük acı! Bariz olarak gözüme takılanları aktarayım. Takdiri siz kıymetli okurlarımıza ve sevgili hemşehrilerimize bırakıyorum.

GİDİN GÖZÜNÜZLE GÖRÜN

Kadın tuvaletinin hali perperişan, girmeye de korkarsınız. Pazar yerinin kuzey kısmı zemin seviyesinden yüksekte olduğu için güvenlik amaçlı olarak montajı yapılmış olan korkuluk demirlerinden bazıları eksik. Bu eksiklikler özellikle afacan çocuklar için çok büyük bir risk.

Pazar yerinin üzerine çekilen brandanın görüntüsü Taş Devri adıyla izlediğimiz çizgi filmdeki sahneleri dahi imrendirir tarzda! Fred/Vilma Çakmaktaş, Barney/Betty Moloztaş, Bam Bam dahi görse kıskanırdı inanın!

Yazının Devamını Oku

Ölüm tehlikesi olsaydı kuşlar yuva yapar mıydı?

Hürriyet Bursa gazetesi okurumuz olan esnaf Düzgün Tuncelili, “Buyurun sizi de beklerim çaya” diyor ve ekliyor:

 

“Yıllardan beri UEDAŞ’ın sorumluluğunda olan aydınlatma direklerindeki eksik olan klemens kapakları için “Ölüm tehlikesi var. O kapakları neden tamamlamıyorsunuz?” diye dikkat çekmeye çalışıyorsunuz ya... İşte bu hususta gereksiz panik yapıp kendinizi boş yere yorduğunuzu düşünüyoruz! Mesela bakınız bu direğin de klemens yuvası yok. Sizin hatırınız kırılmasın diye yuvanın üzerinde “dikkat ölüm tehlikesi” yazılı plaka asılıydı!”

UEDAŞ MÜSAADE ETMEZDİ!

“Hem öyle olsaydı buradaki klemens yuvasının içine kuşlar yuva yapar mıydı hiç? İnanmazsanız gelin yuvayı görün. Yoksa dediğiniz gibi bu yuvalarda gerçekten ‘ölüm tehlikesi’ olmuş olsaydı; misyonuyla, vizyonuyla, başarı ödülleriyle, kalite belgeleriyle gazetelerde sürekli adı geçen UEDAŞ bu duruma müsaade verir miydi? Ayrıca şahsım olarak ben bu oluşuma izin verdikleri için UEDAŞ’a teşekkür ediyorum!”

HASRET KALMIŞTIK!

“Keza şehrimizde börtü böceğe ve kuşa da hasret kalmaya başladık. Ben de çayımı kaptığım gibi Nilüfer ilçesinde bulunan Dörtçelik Çocuk Hastanesi önündeki kuş yuvalı aydınlatma direğinin yanına gittim. Klemens kapağı önüne oturdum. Çayımı yudumluyorum. Buyurun sizi de beklerim. Gece daha da heyecanlı oluyor, bunu da ayrıca belirmek isterim! Bu esnada öyle denildiği gibi kapağın üzerinde de asılı olan ‘ölüm tehlikesi’ yazısına rağmen kuşlar gelip tam da oraya yuva yaparlar mıydı? Kuşlar canını yolda bulmadı ya. (!)”
Düzgün Tuncelili, gelirim elbette. Ancak bisiklet yoluna oturmamak şartıyla. Başka bir kuş yuvalı klemens kapağı önünde yudumlayalım çaylarımızı!

NE SAAT DÜZELTİLDİ NE PASI GİDERİLDİ

Yazının Devamını Oku

Dört aydır kimsenin umurunda değil!

Adının açıklanmasını istemeyen bir şirket yöneticisi, dört aydır bırakılan sokağın halini şöyle anlatıyor:

“Osmangazi ilçesi Dikkaldırım Mahallesi Hanedan Sokak’ta bulunan kazının kapatılmamasından kaynaklı olarak sokağa, 1. İnce Sokak’tan dönüş yaparak giren araçların gördüğü ziyana tanık olmanın üzüntüsü içindeyim. Böylesine ziyankâr ve düşüncesizce yapılan işlerin sonucunda oluşan acıların diyeti neden hep bizleri buluyor? Bu kazı dört aydır böyledir. Arayanımız yok ki soranımız olsun!”

ELEKTRİK DAĞITIM KUTUSUNA BAKIN!

Hürriyet Bursa okuru olan Gizem Uykusuz, UEDAŞ’a bir ricamda bulunuyor: “Kıymetli UEDAŞ; Nilüfer ilçesi Cumhuriyet Mahallesi Mert Sokak girişindeki elektrik dağıtım kutusunun kapağına bir ara bakın derim. Hani ‘çarparım ha’ dercesine çok acayip bir durum var da… Tabi zahmet olmazsa!”

BEDAVA KURŞUN DÖKÜLÜR!

Hürriyet Bursa okuru olan Nuray Aksoy, “Nilüfer ilçesi Esentepe Mahallesi Fatih Sultan Mehmet Bulvarı 2 numaralı durak önüne denk düşen bisiklet yoluna da nazar değmiş! Şu bisiklet yollarına kurşun döktürmek lazım... Not. Hüsniye Hanım adında bir komşum var. Çok güzel kurşun döker. Hem para da almıyor. Arzu edilirse aracılık yapabilirim!” diyor.

Yazının Devamını Oku

Ayvalı’nın hali harap

Hürriyet Bursa gazetesi abonelerinden Kimya Mühendisi Ahmet Taş:“Bamya denince akla ilk gelen ve Bursa’nın bamya ambarı olarak da bilinen Nilüfer ilçesi Yolçatı Mahallesi yakın zamanda çığır atlayacak!




Meşhur Yolçatı bamyası lezzetiyle olduğu kadar renkleriyle de insanları cezbedecek artık. Tıpkı gökkuşağı gibi rengârenk olacak! Çünkü bamyaların da sulamasında kullanılan Ayvalı Deresi’nin suyu ne hikmetse bazı zamanlar; siyah, bordo, mor bazen ise mavi akıyor da! En normal hali gri renkte oluyor. Hayati önem arz eden suyumuzun rengine ilave olarak derenin çevresine boşaltılan çöpler de ayrı bir görsel şölen sunuyor! Mevzu bundan ibarettir. Hepimizin felaketine zemin oluşturan bu acıyı ihbar ediyorum. Saygılarımla.”
Ayvalı Deresi’nin hali harap desenizeAhmet Taş! Vali Yakup Canbolat’ın, Büyükşehir Belediyesi Başkanı Alinur Aktaş’ın ve Nilüfer Belediyesi Başkanı Turgay Erdem’in dikkatlerine…

GEL VATANDAŞ BURADA BEDAVA!


Yazının Devamını Oku

Bu ağılın sahibi kimden torpilli?

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi Gülizar Yavru’nun öfke, üzüntü ve endişeyle yazmış olduğu ve benim için rekor olan 1516 kelimelik şikâyetini özetimle aktarıyorum.



Umarım Keles Belediyesi vesilemizle bari olsa vazifesini yapar! “Muhammet Bey, başım öyle bir dara düştü ki anlatamam. Artık korkmaya bile başladım! En son olarak gazetemizdeki köşeniz geldiniz aklıma. Aslında işin en başında aklımda olan ilk sizdiniz. Çünkü Keles Belediyesi’nin bizi duymayacağını tahmin ediyordum. Görünen köy kılavuz istemezmiş. Ancak köy de belli kılavuz da, yanılmadım! Velhasıl hiyerarşiyi bozmadım ve hava gazını aldım! İki yıl önceydi. Huzur ilçesi diye gazetelerde reklamı yapılan dağ ilçelerimizden Keles’ten bir ev satın almayı düşündük. Nihayetinde Çukur Mahallesi Kayabaşı Sokak’tan 29 numaralı evi satın aldık. Ve o gün bugündür ailecek sinir hastası olduk. Birçok depresyon ilacı kullanmaya başladım.
Olayın hikâyesi şudur: Evimize bitişik olan komşunun göçtü göçecek olan bakımsız ağılında elliye yakın küçükbaş hayvan ve beş köpek barınıyor. Yazın tiksinç kokusu ve yanında gelen promosyon sinek paketinden, kışın da yolumuzu kaplayan çamurundan bıktık illallah ettik. Burası dağ evi ya da yayla değil. Burası ilçenin merkezi… Böylesi bir işin burada yapılması kanunen yasak! Şikâyetimi ağıl sahibine yaptım; terslendim dışlandım! Konuyu hiyerarşiyi bozmadan; Keles zabıta birimine, zabıta müdürüne, müdürlere, başkan yardımcısına, Başkan Mehmet Keskin’e anlattım. ‘İlçe merkezinde hayvan bakımı uygun mu? Buna nasıl müsaade edersiniz?’ diye sordum. Sonra onlarca imzalı dilekçeyle kayıt açtırdık. Belediyede bizi takan olmayınca Keles Kaymakamı Kübra Teymur ile makamında görüşerek derdimizi anlattım. Buradan da sonuç çıkmayınca Büyükşehir Belediyesi Başkanı Alinur Aktaş’a ulaşmayı denedim. Ama ulaşmak ne mümkün! Netice; sıfıra sıfır elde var yine sıfır!
Bu kez TC. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın resmi adresine haklı şikâyetimizi aktardık. Buradan da netice çıkmayınca CİMER’e yazdım. Buradan da bir netice çıkmadı. Yok, yok, yok…
Sanırsınız ağıl sahibi ABD Başkanı Joe Biden’den torpilli! Şimdi bir sorum olacak başkanlara. İlçe merkezinde hayvan bakmak serbestse şayet Osmangazi ilçesindeki ikametimizin altı ahır ve ağıl yapımı için müsait. Ben de bir çoban tutayım. Birlikte 4, 5 köpek, 20 – 25 kadar küçükbaş 10 kadar da büyükbaş hayvan barındırayım. Biz niye yolumuzu bulmayalım?”

AYA İLK ÇIKAN TÜRK OLMAK İSTEMİYORUZ


Yazının Devamını Oku

PTT diyor Türk Telekom, Türk Telekom diyor PTT!

Endüstri Mühendisi Burak Geçer’in e-postasını özetimle aktarıyorum.

Mudanya ilçesi Yörükali Mahallesi’ndeki Türk Telekom direği ortadan ikiye kırılmış vaziyetiyle tamı tamına yedi aydır hizmet vermeye devam etmeye çalışıyor! Ancak direk mi kabloları taşıyor yoksa kablolar mı direği taşıyor aklımız sırrımız ermiyor! İlgili şikâyetimizi yaptık.

Türk Telekom “PTT’ye ait” PTT’de “Türk Telekom’a ait” diyor! Mudanya Belediyesi’ne gitsek onlar zaten bu işlere müdahil olmuyor çok şükür! Bizlere de ses olun lütfen. Yalnız kaldık bu alemde!” Durum karışık sanırım Burak Geçer! Geçmiş olsun diyorum.

Bu gibi benzeri ihbarları; bölüm, şube, müdürlük, başkanlık gibi ayrımcılık yapmadan sahiplenen ve sorunun giderilmesi için her kapıyı çalan PTT Tanıtım Medya Daire Başkanı Gökhan Tuncer’in neticesine kavuşturacağına inanarak… Başkan Tuncer, milli servetimize sahip çıkan yok, hesabını sorun lütfen…

Söz insana söylenir tamam da…

Yazının Devamını Oku

İsraf yürek burkuyor

Beş gün önceki yazımda UEDAŞ’a hitaben ‘Direklerin kapakları için bir bölüm mü kurulsun’ başlığımla ihbar niteliğinde bir şikâyetimiz olmuştu.

Bu yazım sonrasında UEDAŞ, özetimle tarafıma: “… Kapaklar takılarak risk önlendi…” açılamasını yapmıştı. Şahit fotoğrafları da yolladılar. Teşekkür ediyorum. Ancak yapılan işin isteksizce ve samimiyetsizce olduğu anlamak için ulema olmaya gerek yok! Çünkü takılan kapaklar sadece bir vida ile tutturulmuştu. Oysa ki bunun standart uygulanması talimatında orijinal kapak takılması ve iki vida ile sabitlenmesi zorunluluğu gerektiriyordu. Şimdi ne mi olacak? İki şıkla anlatayım bunu.

1) Hurdacılar o kapakları kopartacak ve kendilerine 1 liralık kazanç kapısı yaratacak.

2) Hurdacılar bunları fark etmezse (Ki bu çok zayıf bir ihtimal) üç ya da dört aya kadar düşecek ve mevzu yine başa dönecek! Samimi ve kalıcı hizmet almak istiyorsak (En azından iki ya da üç yıl için) muhakkak birimizin çarpılarak ölmesi mi gerek! Bu esnada kontrol ettim de Çekirge Caddesi üzerindeki Gökçen Apartmanı önündeki galoşla emniyet tedbiri aldırılan klemens yuvasının kapağı takılmamış. Boşa giden emekler ve aile bütçemizden aktardığımız paralarımız bir yana ülke ekonomimize balta vuran israfa varan harcamalar yürek burkuyor…

Ödüllü soru!

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi Talha Aydemir’in bir sorusu var. Cevabını verecek olanlar ödüllendirilecektir! Soru şöyle: “Osmangazi ilçesi Yunuseli Mahallesi Kutlukbey Caddesi (Yunuseli Şehit Gürcan Ulucan İlkokulu önü) hurda araç toplama merkezi mi oldu? Şahsım olarak ben yanıtını bulamadım da!”

Yazının Devamını Oku

Gözün aydın Nasreddin Hoca!

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi Makine Yüksek Mühendisi (Çimtaş/Enka Holding) Kadri Aksoy, özetimle şöyle diyor:

 
“Onlarca yıldır severek okuduğumuz Hürriyet Bursa gazetesinin Bursa ekindeki köşenizde Nasreddin Hoca Çocuk Oyun Parkı’yla alakalı olan haklı şikâyetimize yer vermiştiniz. Çok teşekkür ediyoruz. Sonrasında da başta Osmangazi Belediyesi’nin başkanları olmak üzere bizi konuşur oldular! Ancak biz eylemlerimize devam ediyoruz. Çünkü değer görmüyoruz! Polisimizin dahi kontrole geldiği eylemlerimiz hız kesmeden devam edecektir. ‘O arsa bizim’ diyoruz, başkanlar: “Orası kimin bilmiyoruz. Araştırıyoruz…” diyorlar halen! Bununla birlikte Osmangazi Belediyesi: ‘330 yeni park kazandırdık’ diye birçok yere duyuru asarken… On binlerce çocuğumuza neşe olan ve kıyamet kopmadıkça da neşe olmaya devam edecek olan 38 yıllık parkı bir gece vakti yok edip gitmek niye? Bir araştırma yapılacaksa şayet ‘Biz bu parkı neden söktük ki’ diye araştırsınlar! Bir dip not. O gün ekipmanların toplanması esnasında ekibe müdahale ettik. ‘Hayırdır, ne yapıyorsunuz?’ dediğimizde: ‘Ekipmanların yenisini getireceğiz o yüzden topluyoruz. Endişe etmeyin’ masalıyla kandırmışlar bizleri meğerse... Parkımız geri gelinceye kadar bizler eylemlerimize davam edeceğiz.”

YANIT MÜJDELİ GELDİ


Kadri Aksoy ve hak arayışında bulunan kıymetli Kükürtlü Mahallesi sakinlerine; yanlış anlaşılma sonucu oluşan bir işle karşı kaldınız sanırım. O yanlış da düzeltildi, gözünüz aydın. Keza Osmangazi Belediyesi tarafıma yaptığı açıklamada: “Muhammet Bey. Hürriyet Bursa gazetesindeki köşenizde yer alan şikâyet yazısınız ilgili müdürlüğe iletilmiş olup, gelen cevap aşağıda sunulmuştur. (Nasrettin Hoca İçin Eylem Yapacağız başlıklı şikâyet yazısı) Kükürtlü Mahallesi 3930 Ada, 1 Parselde Belediyemizce yürütülen herhangi bir inşaat faaliyeti yoktur. Bilgilerinize sunar, iyi çalışmalar dileriz.”

Gözünüz aydın olsun Kadri Aksoy ve mahalle sakinleri. Bu esnada kıymetli Osmangazi Belediyesi’ne bir hatırlatmam olacak. Zahmet olacak ama oradan topladığınız çocuk oyun parkı ekipmanlarını geri getirmeyi unutmayın lütfen. Çünkü bunun da takipçisi olacağım...

AYVALI AĞLAMAMALI…


Yazının Devamını Oku

Sıra Tahtalı Barajı’nda!

Sözüm meclisten dışarı! Tahtalı Barajı’nı da piknik alanlarımız gibi çöplüğe dönüştürme sevdasında olan insanlar!

Kim öğretecek ki sizlere ‘sizin de bu gezegende yaşadığınızı. Bu gezegen sayesinde nefes alıp susuzluğunuzu giderdiğinizi ve karınlarınızı doyurduğunuzu!’ Verdiğiniz ziyanların “belki yarın belki yarından da yakın” zaman zarfında muhakkak sizi de bulup verdiğiniz ziyanların hıncını alacağını hiç düşünmez misiniz? Büyükşehir Belediyesi ve Osmangazi Belediyesi yetkilileri lütfen bu işe bir önlem alın. Yoksa çok geç olacak…

Neden işin başında eğim verilmiyor?

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi Makine Ressamı Deniz Ordulu, özetimle: “Sık sık metroyu kullanan biri olarak dikkatimi çeken bir hususu dile getirmek istiyorum. Her yağmurda metro (BURULAŞ) bekleme peronlarında biriken suların çalışanların emeğiyle raylara attırılmasına tanık oluyorum. Şunu soruyorum kendi kendime. Neden işin en başında buralara 1 santimlik eğim vermezler ki?” diyor. Deniz Ordulu, bu iş için su terazisi kullanmak lazım. Bunu biliyor muydunuz? Su terazilerinin de; manyetiği, mastarlısı, dikdörtgeni, lazerlisi, mıknatıslısı, üç fonksiyonlusu… Var da var…!

 Bizim gördüğümüzü yetkililer görmüyor mu?

Okurumuz Ramiz Burgazlı, bakınız ne diyor: “Muhammet Bey, bana Mudanyalı Ramiz derler. Gördüğüm aksaklıklara müdahil olmayı çok seviyorum Hastalık işte! Düzeltilmesini başaramadığım bir şikayetim var. Sizlerden yardım istiyorum. Mudanya Belediyesi Kültür Sanat Gençlik ve Spor Merkezi önündeki asfaltta bulunan ve dev goril Kink Kong’un ayak izini andıran çukurdan bıktık! Bizim gördüğümüzü yetkililer görmüyor mu? Şikayetimi yayımlamanızı rica ediyorum lütfen.”

Yazının Devamını Oku

Direklerin kapakları için bir bölüm mü kurulsun

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi olan Gökay Sıvacı, şikayetini özetimle şöyle dile getiriyor:

“Kuruçeşme Mahallesi Hastayurdu Caddesi üzerinde hizmet veren aydınlatma direklerinin klemens kapakları yok. Dolayısıyla çok tehlikeli bir durum cereyan etmekte. Duayenimiz olan babam bize, “Elektrikle ve suyla şaka olmaz. Aman onlara çok dikkat edin” derdi. Baba; ‘UEDAŞ şaka yapmayı çok mu seviyor acaba!’ diyor.

BİRİ DE ÇEKİRGE’DE

Bu e-postayla birlikte aynı gün içinde okurumuz Rana Saygın’dan gelen e-postada da yine benzeri şikâyet vardı. Yani klemens kapağı olmayan bir aydınlatma direği daha. O da Çekirge Caddesi 97/1 Gökçen Apartmanı önündeymiş. Ama buradaki direk biraz torpilliymiş. Çünkü şalteri yağmurdan ıslanmasın diye etrafını galoşla sarmışlar! Her hafta ardı arkası kesilmeyen kapak şikâyetlerini okumak beni çok üzüyor açıkçası. Öyle ki onlarca benzeri şikâyeti de yayımlamıyorum. Yoksa köşem kapak köşesi olurdu!

BÖLÜM MÜ KURULSA

UEDAŞ’a bir tavsiyem var. Kapak başkanlığı ve onun alt dalı olarak da müdürlük departmanı kurun. Bu departman tarafınca vazifelendirilecek çalışanlar olmayan kapakları taksın vesileyle kentimizdeki binlerce kapaksız direk kapaklarına kavuşsun! Böylelikle ben de okurlarımızın şikâyetlerini yayımlamadığım için, içinde bulunduğum suçluluk psikolojisinden kurtulmuş olayım!

Yazının Devamını Oku

Aymazlıkta son nokta!

Adres; Osmangazi ilçesi 1. Murat Caddesi başlangıcı. Çocukluk yıllarımdan beri var olan kaldırıma sıra sıra dikilmiş çok güzel ağaçlardan birisi günlerdir onlarca metre mesafe uzaklıktan dikkatimi çekiyordu.

İşe geliş gidişimde ağacın dibindeki yığıntıyı her gördüğümde ‘ne erimez karmış’ diyordum. Derken en sonunda erimeyen karları görmek için ağacın yanına gittim. Bir de ne göreyim!
Buzlanmayı önlemek için yollara atılan yüzlerce kilo tuzun o canım ağacın dibine dökülmüş olduğunu görünce şok oldum! Meğerse ‘ne erimez karmış’ dediğim şey tuz öbeğiymiş. Civar esnafından sordum soruşturdum ‘bunu kim neden döktü diye?’ Öğrendim ki o tuzlar belediyemizin tuzlama yapan bir kamyonundan dökmüş. Hatta şu an yüzlerce kilo olan tuz öbeği meğerse yarım tondan fazlaymış. Şiddetli yağan yağmur sürüklemiş diğer kısmını!

GELİP ALACAKLARDI!

Esnaf sormuş o aymaz ekibe: “Neden bunca tuzu buraya döküyorsunuz? Hem döktüğünüz tuzlar bu ağacı öldürür. Toplayın onları derhal…” deyince o aymaz ekip de: “Aracımızda çok tuz var bu yüzden gördünüz gibi yokuşu çıkamadık. Buraya boşatıyoruz ama gelip alacağız…” diyerek gitmişler. Sonra ne mi olmuş? Bu zihniyette olan bir ekibin tekrar geri gelmeyeceği belli mi değil… Bugün itibariyle bir hafta doldu ve o ağaç her gün ölüme biraz daha yaklaşıyor. Belki de öldü bile... İlgiyle, takiple, samimiyetle uzaktan yakından bağı olmayan ilgisiz denetçiler; Allah rızası için bari olsa o çok kıymetli koltuklarınızdan kalkınız ve etrafınıza bir bakınız! Büyükşehir Belediyesi mi Osmangazi Belediyesi mi... Bu günah kimin?

BARİ ÇOCUKLARA DEĞER VERİN

Okurlarımızdan iş insanı Zeliha Can’ın: “Bari çocuklara değer verin” diyerek vurgu yaptığı e-postasını özetimle aktarıyorum: “Geçtiğimiz haftaydı. Mudanya’da ikamet eden kız kardeşimi ziyarete gitmiştik. O gün hava biraz güzel gibiydi. Covid-19 virüsüyle alakalı olarak aylardır evinden çıkartılmayan yeğenimi aldık ve birbirlerine çok yakın mesafede bulunan Pembe Panter Çocuk Oyun Parkı ile Misket Çocuk Oyun Parkı’na gittik. Misket Parkı’ndaki kaydırağın boyaları soyulmuştu. Sonucunda elleri kesmeye müsait olan bir zemin oluşmuştu. Salıncağın da emniyet tutamacı kopuktu.

Yazının Devamını Oku

Artık faturayı kağıt almasak mı?

ELEKTRONİK posta (e-posta) ya da GSM (Kısa mesaj) aracılığıyla taraflarımıza ulaşan onlarca gerekli veya gereksiz bilgiler var.

Belirttiğim gibi gerekli veya gereksiz de olsa teknoloji çok zaman çağımıza can oluyor adeta. Ama en önemli yaşam kaynaklarımızdan biri olan ağaçların bazılarının kesilmesine engel oluyor bu hizmet. Özellikle gerekli ve zorunlu olan bildirimlerimizde benzeri teknolojiyi kullananlara teşekkür ediyorum. Vesileyle BUSKİ’ye de teşekkür etmeyi çok arzuluyorum. Malum tüketim ve ücret bilgilerini halen fatura aracılıyla öğreniyoruz da… BUSKİ, siz ne zaman kullanacaksınız bu teknolojiyi? Artık 2021 yılında faturaları kağıt olarak değil de, elektronik yoldan alsak nasıl olur acaba?

YAPANA SORMAK LAZIM!

HÜRRİYET Bursa gazetesi abonelerinden olan işletmeci Engin Sağlam, bakınız ne diyor: “Cemal Nadir Caddesi üzerindeki (Veledisaray Cami avlusu) korkuluk demirleri belediye ekiplerince kesildi. Sebebi yayalar geçiş yapsın diyeymiş! Şunu hatırlatmakta fayda var diye düşünerek... Orası keskin virajı olan bir ana caddedir. Şoförün görüş açısına girmeyen alana bu yapılır mı?” Engin Sağlam, haklısınız. O korkuluk demirini kesene sormak lazım. ‘Sekiz adım’ yanında bulunan aynı zamanda da alışveriş merkezleri olan alt geçit ne işe yarar öyle ise?

ÖYLE BİR ŞEYİ TEBRİK EDİYOR Kİ...

ADININ açıklanmasını istemeyen bir hemşir, özetimle şöyle diyor: “İlgili fotoğrafımda gördüğünüz tıkalı yağmur gideri ızgarasını 05 Kasım 2020 tarihinde Uludağ Üniversitesi’nde çekmiştim. Dün (21 Ocak 2021) yine oradan geçtim. Izgara aynı vaziyette duruyordu. İlgili yetkililerin ilgilerindeki marifetlerini candan tebrik ediyorum!”

Yazının Devamını Oku

Anladım ki umurlarında değilmiş

Takvimler 23 Temmuz 2020’yi gösteriyordu. köşemde Osmangazi ilçesi, Yeniceabat Köprüsü civarında bulunan (As Outlet karşısı) cadde üzerindeki 9 ayrı kuyuya köşemde dikkat çekmeye çalışmıştım.



Gerçekten de dikkat çekilmesi şart olan ve sorumsuzlukta sınırları aşan bu vurdumduymazlık için ‘YETKİLİLERİN UMURUNDA MI!’ demiştim. Yayımımızdan sonra da bu başlık biraz ağır oldu diye üzülmüştüm açıkçası... Geçen hafta da o konu aklıma geldi ve söz konusu adrese kontrole gittim. Bir de ne göreyim! O 9 adet kuyu halen üstleri açık vaziyette duruyor olmasın mı? Civar sakinlerine sordum durumu? “Bu kuyularla alakalı olarak gelen giden hiç olmadı mı?” diye... “Hayır kuyular bir yıldır böyle…” cevabını aldım; ve boşuna üzülmüş olduğumu anladım! Benim de dert ettiğim şeye bak!

COVID-19’UN BAĞLANTISINA BAKIN!


Adının açıklanmasını istemeyen bir okurumuz, diyor ki: “Sırameşeler Metro İstasyonu girişindeki kaldırım geçtiğimiz yıl kazılmıştı. Kazılana ve kırılana alıştık artık! Nasıl ki Covit-19 salgınıyla alakalı olarak maske takma zorunluluğunu benimseyip maskesiz evlerimizde dahi oturmayı yadırgar duruma geldiysek… O kadar alıştırdınız ki bizi bu kazma ve kırma işlerinize... Ellerinize sağlık! Lütfen her gün her santimetreyi kazın! Ama bir ricamız var lütfen kazdığınız yerleri uygun malzemeyle onarın!”

BİR DE BİZ İSTEYELİM!


Yazının Devamını Oku

Nasreddin Hoca’mızı geri istiyoruz

14 Ocak 2021 tarihli Hürriyet Bursa gazetesindeki köşemde ‘Nasreddin Hoca için eylem yapacağız’ başlıklı yayımımız sonrası aldığım e-postaların sayısı tavan yaptı.

Diyeceğim o ki Kükürtlü Mahallesi’nde ortalık karıştı! Nasreddin Hoca Çocuk Oyun Parkı’nın gerçek sahipleri, Mahalle Muhtarı Canan Akın Erdem, civar sakinleri, çocuklar, bazı yerel gazeteler hak arayışına katıldı. O günkü yayımımızda da belirttiğimiz gibi; pankart açıldı ve seslerin duyurulması için eylem yapıldı. Mahalle sakinlerinin haklı eylemlerine destek olmak için CHP Bursa Milletvekili Erkan Aydın’da katıldı.

SONUNA KADAR TAKİP EDECEĞİM

Milletvekili Erkan Aydın’la yaptığım röportajımda; Aydın: “Kentlerde her taraf beton oldu, biz bir metrekare yeşil alana muhtaç hale geldik. Eskiden ‘Yeşil Bursa’ olarak bilenen Bursa, bu konuda çok gerilere düştü. Şimdi hal böyleyken çocuk parkını hem de oradaki yeşil alanı yok etmek insani ve vicdani olarak kabul edilemez. Burasının bir yandaşa ya da müteahhite verileceği söylendi. Osmangazi belediyesi bunu durdurmalıdır. Birilerine rant sağlanmak için yok edilmemelidir. Bu konuyu da sonuna kadar takip edeceğim.” dedi.

‘NE LAZIM ONA BAKMAK LAZIM’

Daha sonra da ilgili sorunun üst düzey muhatabı olan Osmangazi Belediyesi Başkan Yardımcısı Yunus Şahin’le yaptığım görüşmede ise; Şahin: “Parkın akıbeti yapılacak olan çalışma neticesinde ortaya çıkacak. Burada bir bağış var mı arkadaşlar onu araştırıyor. Bunun akıbetini konuşmak erken. Burası imarlı bir yer, yeşil alan değil park alanı değil. Burada bu mahalleye ne lazım ona bakmak lazım” dedi.

FIKRA GİBİ HİKÂYE!

Yazının Devamını Oku

Yoldaki tuzak!

Geçen salı günü bir e-posta aldım. e-postada: “… İki önce yağan (16 Ocak Cumartesi) kar, havanın dona çevirmesiyle birçok noktada buza dönüştü.

 

Buz tutan noktalardan biri olan Nilüfer’deki Dörtçelik Çocuk Hastanesi önündeki kaldırımda kucağında çocuğuyla yürüyen kadın çocukla birlikte çok feci bir şekilde düştü. Belediyemizi böylesine önemli bir adreste görememenin üzüntüsü içindeyiz.

Çok yazık…” diyordu adının açıklanmasını istemeyen Hürriyet Bursa okurundan aldığım e-posta sonrası, açıkçası oradaki kaldırımda buzlu zeminin olacağına yani karların temizlenmemiş olacağına pek ihtimal vermedim. e-postadan bir gün sonra yani çarşamba günü (20 Ocak 2021 saat 13.25 ) şikâyetin olduğu noktayı incelemek için metroya bindim ve olay yerine gitmek üzere yola çıktım.

Gerçi ‘kar ya da buz varsa da artık erimiştir. Boşuna gidiyorsun Kösle’ desem de kendi kendime… Metrodan inip hastane önüne gelince bir de ne göreyim? Gerçekten kaldırım adeta buz pisti gibiydi. Şaşırdım, üzüldüm. O kaldırımı her gün onlarca insan minik çocuklarına şifa bulmak adına gittikleri hastaneye varabilmek için kullanıyorlar.

Gerçekten bu durum hem çok tehlikeli, hem de çok üzücüydü. Keza, ben bile fotoğrafları çekmek için attığım her adımda ayağımda kar için tasarlanmış botlarım olmasına rağmen düşme tehlikesi atlattım. Elbette belediyelerimizin her alandaki karı kürümeye ya da oluşan buzları kırmaya gücü asla yetmez. Ancak buraya ilgili hizmetin sunulmaması cidden düşündürücü... Birilerinin başına ciddi bir kaza gelmemesi bile bir mucize diyorum ve yetkililere sesleniyorum.

 Birimizin ölmesini mi bekliyorsunuz?

Yazının Devamını Oku

Okyanus dalgası ve yalan taşlar masalı!

İki gün önce Osmangazi Altınova Mahallesi 11 Eylül Bulvarı üzerinde hizmet veren Bursa Bölge Adliyesi’ne gitmek üzere yola çıktım.

Yolculuğumu gerçekleştirdiğim belediye otobüsünden adliye binasına en yakın durakta indim ve yürümeye başladım. Adliye önüne geldiğimde cadde üzerine atılan plansız asfaltın eseri olarak kaldırıma sıçrayan okyanus dalgasını görünce çok üzüldüm.

Çünkü o dalga kim bilir kaç kişiyi zor durumda bıraktı! İki metrekare banyo yapılırken bile su terazisi diye bir şey kullanılırken, böylesi önemli bir hizmet binası önünde oluşacak dev dalgaları nasıl düşünmezsiniz ki? Bu esnada fotoğrafımda da gördüğünüz gibi dalgalara teslim olan kaldırıma döşenen ‘Görme Engelli Özel Yürüme Yolu Taşları’ arasına; ‘Görme engelli kardeşim.

Dikkat et, yolun bitti’ anlamında kullanılan noktalı taşları da döşemişler. Oysaki sözüm ona güvenli yol gördüğünüz gibi devam ediyor! Bir yanda okyanus dalgası, bir yanda yalan taş masalı! Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Dairesi ekipleri vaziyet böyle...

Kaldırımlar otopark gibi kullanılıyor

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi Esnaf Sabri Eskicioğlu, özetimle bakınız ne diyor:

Yazının Devamını Oku

Demirtaş’a doğru bariyeri göreceksin şaşırma!

Diyelim canınız sıkıldı, atladınız aracınıza ve düştünüz yola. Büyükşehir Belediyesi hudutlarında olan Osmangazi ilçesinde bulunan Demirtaş Barajı’na, yani son iki yıldır perişan halde olmasına karşın alanında dünyanın en iyi 2. tesisi olan olan Demirtaş Çim Kayağı Tesisleri’ne gitmeye karar verdiniz.


Derken yol ortasındaki doğal yol ayırıcı bariyeri gördünüz ve şaşırdınız! Hayır, görünce şaşırmayınız! Bu da bizim Demirtaş’ın sakın şaşırmayınız olayı! Nasıl ki ünlü Türk şairi Orhan Veli Gemlik için: “Gemlik’e doğru denizi göreceksin şaşırma.” demişse…
Evet, bu da bizim Demirtaş’ın olayı: Demirtaş’a doğru bariyeri göreceksin şaşırma!. Demirtaş Barajı’na yaklaşırken doğal bariyerle karşılaşacaksın. Şaşırıp da sakın direksiyonu bırakmayasın. Sonra doğal bariyerin gazabına uğrarsın! Bu da benden olsun...

VATANDAŞ KİME GİTSİN?


Adının açıklanmasını istemeyen bir sektör yöneticisi bakınız ne diyor: “Fotoğrafımda net olarak anlaşıldığını düşündüğüm şikâyetimize yönelik olarak, üç yıldır çözüm için çalmadık kapı bırakmadık. Büyükşehir Belediyesi’ne Osmangazi Belediyesi’ne onlarca kez bildirdik. Ancak muhatap alınmadık ki çözüm bulalım! Burası Bursa’nın meşhur caddelerinden birisi olan Kayhan, İnönü Caddesi. (Türkiye İş Bankası önü) Her yağmurla birlikte üzerinde engelli rampası da olan kaldırımın önü havuz oluyor! Dolayısıyla her yağmurda ve sonrasında en az üç gün sürmek şartıyla on bine yakın yaya zora düşüyor. (Orası için on bin sayısı abartı bir sayı değil) Bu durum da hiçbir yetkiliyi dertlendirmiyor.” Vaziyet böyle olunca… Başkan Alinur Aktaş; vatandaş kime gitsin?

BUSKİ VE FARE DELİĞİ!


Yazının Devamını Oku

‘Boya’ desen boyamazlar!

Okurumuz Hikmet Uzun’un şikâyeti var.

Şikâyetinde ise “İnönü Caddesi üzerindeki Demirtaşpaşa İpekböceği İstasyonu karşısındaki bariyerlere iki yıl önce bir araç çarpmıştı. En nihayetinde de bir ekip iki ya da üç ay önce geldi ve çarpık bariyeri boyayarak gitti! O bariyerin ucu kaldırımda yürüyen vatandaş için risk oluşturmaktadır. Bu esnada; ilgilisine desek ki ‘gelin bu bariyeri boyayın’ inanın boyamazlar. Boş işlerle uğraşmakta üzerimize yok!” diyor.

ONARILMAYAN KALDIRIM

OKURLARIMIZDAN olan Sami Arabacı, özetimle şöyle diyor: “Nilüfer ilçesi İzmir Yolu Caddesi No: 263 önündeki (Metro Grossmarket önü) kaldırım yıllardır görselliğe ters düşen vaziyettedir. Bursa istikametinden İzmir’e de gidiş yapan herkesin dikkatini çekeceğini düşündüğüm (En azından benim dikkatimi çekiyor) bu duruma neden müdahale edilmiyor ki?” Biraz sabır lütfen Sami Arabacı!

BU DUVARI GÖREN YOK MU?

ADININ açıklanmasını istemeyen bir kamu çalışanı olan okurumuz bakınız ne diyor: “Yıldırım ilçesi Namazgah Mahallesi’ndeki, Namazgah İhsan Dikmen İlkokulu’nun duvarında ciddi boyutta çatlamalar var. O duvar birilerinin üzerine yıkılmadan onarılmalıdır. Ayrıcı bunu neden kimse görmez?” Büyükşehir Belediyesi, Yıldırım Belediyesi ve Yıldırım İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün dikkatlerine. O okulun duvarında tehlike var...

Yazının Devamını Oku