GeriMuhammet KÖSLE Caddenin yeni adı kapaksızlar olsun
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Caddenin yeni adı kapaksızlar olsun

İsminin açıklanmasını istemeyen bir esnaf okurumuz şikâyetini şöyle dile getiriyor.

Caddenin yeni adı kapaksızlar olsun
Caddenin yeni adı kapaksızlar olsun
Özetimle: “Muhammet Bey, iki gün önce Nilüfer ilçesi Çalı Mahallesi Bursa Caddesi No. 71 önünde bulunan aydınlatma direğinin eğikliğine ve klemens kapağının eksikliğine yönelik olarak “Kimi çarpsam derdinde” başlığınızla haber yapmıştınız ya... Size bir şey diyeyim mi? Sanıyor musunuz ki sadece o eğik direğin klemens kapağı eksik! Bu caddede bulunan direklerin onlarcasının klemens kapağı yok. Bunlardan sadece sekizinin fotoğrafını çektim. Bu durum UEDAŞ’ın zerre umurunda değil. Hal böyle olunca bir tavsiyede bulunmak istiyorum. Kapaksız da fena durmuyor hani. Böyle kalsın ancak caddenin adı kapaksızlar caddesi olarak değiştirilsin!”
İşte bu… İç karartıcı olmayan bir şikâyet, tebrik ediyorum kıymetli okurumuzu! ‘Kapak yok’ diye feryat figan giden hemen işi ölümle bağdaştırıyor. Hayata pozitif bakmak varken negatif bakmak niye? Cadde ismini değiştirmek daha mantıklı bir öneri… Kapaklarla uğraşmaktansa cadde levhasını güncellemek daha akılcı! Bakalım başta UEDAŞ olmak üzere ilgili yetkililer önerinize değer verecekler mi?

NE GEREK VAR FAZLA SÖZE…

Caddenin yeni adı kapaksızlar olsun
Caddenin yeni adı kapaksızlar olsun
İnşaat mühendisi Caner Efeli: “Osmangazi ilçesi Çekirge Caddesi üzerinde (Millet Bahçesi ile Reşat Oyal Parkı arasında kalan kısım) hizmet veren kaldırımların üzerine montesi yapılmış olan demir bariyerlerin durumunu gören yok mu? Bu cadde üzerinden her gün gerek Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde, gerekse Osmangazi Belediyesi’nde görev yapan onlarca başkanı, müdürü, yetkilisi bir yana Başkan Alinur Aktaş’ı, Mustafa Dündar’ı ve Vali Yakup Canbolat’ı da buradan geçmekte. Hiç mi bu üzücü durumdan rahatsız olup da telefonlarıyla ilgi birimi arayıp ‘Bunları neden görmezsiniz? Derhal gereğini yapınız?’ demezler ki? İşin asıl üzücü yanı burasının yıllardır böyle olmasıdır. Kentimizin en değerli ve en bilindik caddesi bu vaziyette olur ve görmezden gelinirse daha ne gerek var fazla söze!” diyor.

BİLGİ HARİÇ HER ŞEY VAR!

Caddenin yeni adı kapaksızlar olsun
Hürriyet Bursa gazetesi abonelerimizden doğa bilimleri yöneticisi Tutku Barkan da dert yanıyor otobüs duraklarını örümcek ağı gibi saran ücretsiz reklam duyurularından. Bakalım BURULAŞ da bu konuyu bir gün sorun olarak değerlendirip müdahale etmeyi düşünecek mi? Nasip diyelim Tutku Barkan! Barkan’ın e-postasını özetimle aktarıyorum: “Osmangazi ilçesi Hürriyet, İstiklal Mahallesi Şirin Caddesi üzerinde ‘Şirin Cad.’ tanımlı belediye otobüs durağında otobüslerin hareket saatlerini gösteren bir tek satır bilgi bile yokken onlarca ilgisiz ve çirkin bildirimlerin var olması gerçekten çok ayıptır. BURULAŞ yönetiminin ilgisizliğini kurumun genel müdürü olan Mehmet Kürşat Çapar’a şikâyet ediyorum!”

HÜRRİYET BURSA YAZIYOR SORUNLAR ÇÖZÜLÜYOR

Caddenin yeni adı kapaksızlar olsunCaddenin yeni adı kapaksızlar olsun

DİREK KALKTI TEHLİKE GELDİ başlıklı yayımımızdan sonra iki metre derinliği olan kuyunun (Kükürtlü Mahallesi Başaran Sokak) beton dökülerek kapatıldığını gördüm. Başta Kükürtlü Mahallesi sakinleri olmak üzere; geçmiş olsun dileklerimi sunarım kıymetli hemşehrilerimize…

SORUN ALTYAPI ÇALIŞMASIYMIŞ

Nilüfer Belediyesi İYİ Kİ BELEDİYECİ DEĞİLMİŞİM başlığıyla yayınladığımız yazımıza yanıt vermiş: “Şkâyet hakkında gereken inceleme ulaşım hizmetleri ekiplerimiz tarafından yapılmıştır. Şikâyete konu olan Çalı Mahallesi 18. Sokak’taki görüntünün, Superonline tarafından bölgede yapılan altyapı çalışmasından kaynaklandığı, ancak çalışmanın tamamlandığı ve kazdığı bölgenin onarım aşamasına gelen kurumun bu yöndeki çalışmalarını da başlattığı saptanmıştır. Bilginize sunar, kolaylıklar dileriz. Nilüfer Belediyesi Basın Bürosu”

Dayak yemekten kıl payı kurtulduğum konunun akıbetini bizzat takip edeceğim. Gereği de sizde olsun Nilüfer Belediyesi. Teşekkür ediyorum.

X

Birinci olmazsak adımı değiştireceğim!

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi iş insanı Ömer Gönülkırmaz, özetimle:

“01 Haziran 2021 tarihli köşenizde Osmangazi ilçesi Bağlarbaşı Mahallesi Kutlukbey Caddesi üzerindeki parselli çöplük alanımızla (!) ilgili olan şikâyetimi (!) ÇÖPLÜKBEY OLSUN başlığınızla yayımlamıştınız, teşekkür ederiz. Yayımınızla birlikte de sabahın erken saatlerinde o çöpler yine iş makinelerinin desteğiyle toplanmıştı. Ardından 05 Haziran 2021 tarihli köşenizde de Osmangazi Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü diye tanıttığınız Memiş Memiş beyefendiye teşekkürünüz olmuştu. Hatta o yazınızın bir bölümünde:

“Ancak burası değil Osmangazi’nin, Bursa’nın kanayan bir yarası. İnanıyorum ki şu satırları yazdığım anda dahi o bölgenin saygısız yaratıkları yine iş başında! Yani sil baştan... Böylesine acı ve utanç verici bir müzmin ayıbımız için başkanların neden cezai işlem uygulaması yönünde talimatları olmaz ki! Haftaya yine hazır olunuz Memiş Müdür. Çöplükbey’e davet olacak...” diye yazmıştınız. Evet, aynen dediğiniz gibi oldu. Daha haftası gelmeden kamyonlar dolusu çöp toplandıktan sonra aynı gün içinde yine çöpleri yığmaya başladı o varlıklar! Başta, Başkan Mustafa Dündar olmak üzere Osmangazi’deki hiçbir başkan Bursa’nın kanayan yarası için dertlenmedi. Aksini diyorlarsa, her şey ortada. Başkanları bilemem ama ben çok dertleniyorum. Helal olsun başkanlar sizlere, sizleri candan tebrik ediyorum! Bizlere bir tavsiyeniz var mı Muhammet Bey?”

Ömer Gönülkırmaz. 53 yaşımdayım. Ne böyle bir şey duydum ne de gördüm. Kent çöplüğü para etmez burasının yanında!
Tavsiyem şu olabilir ancak: Osmangazi Belediyesi Guinness Dünya Rekorları kitabına müracaat etsin. Kent merkezine dökülen çöpler kategorisi istesin. Daha sonra da Çöplükbey üzerinden (Kutlukbey) bu kategoriye katılsın. Birinci olmazsak adımı değiştireceğim!

İŞTE HİZMET BÖYLE OLUR!

Yazının Devamını Oku

Kutuya benzeyen kutudan…

Adının açıklanmasını istemeyen bir esnaf okurumuz:

 
“Tarihi Balibey Han yanında bulunan yürüyen merdivenlerin başlangıç kısmındaki duvara monte edilen doğalgaz saati kutusundan şikâyetçiyiz. ‘Kutu’ derken yanlış söyledim aslında. Kutuya benzeyen kutudan başka her şeyden demek istemiştim! Kutunun kapağını bağlamaktan bıktık. Bağlıyoruz çünkü kapak bir bütün olarak düşüyor. İşin ilginç yanıysa o saat BURSAGAZ’ın personellerince her ay okunuyor. Yani bu durum ilgili personellerce de görülüyor. İlgilisinin umurunda olmayan vatandaşın mı umurunda olsun ki? Bizim kaderimiz bu. Can yanmadan ilgi bulmak bize haram!” diyor. BURSAGAZ’ın dikkatlerine!

NEDEN KAZILDI DİYE SORMUYOR…



Okurlarımızdan olan Ercan Erdin, özetimle şöyle diyor: “Bir ay önceydi. Osmangazi ilçesi Hayran Caddesi girişindeki (Trafik arzuhalcileri önü) karşılıklı kaldırımlar aynı gün içinde kazıldı. Daha sonra da öylece bırakıldı. Ben neden kapatılmadı diye sormuyorum. Ben neden kazıldı diye soruyorum. Böylesi plansız bir şehir mi olur?”

 AMA GÖRDÜĞÜNÜZ GİBİ…


Yazının Devamını Oku

Çınarlı Caddesi’nden bir ‘davet’ daha

Adının açıklanmasını istemeyen Hürriyet Bursa gazetesi abonesi bir fabrikanın yönetim kurulu başkanı okurumuz özetimle:

 

 
“Muhammet Bey. Geçtiğimiz ay (27 Mayıs) komşumuz iş insanı Cenk Küper’in şikâyetini ÇINARLI CADDESİNE ÇINAR DİKİN başlığınızla yayımlamıştınız. İnanın o ana kadar bizi de derinden üzen bu konuyu neden size yollamak aklımıza gelmedi diye kendimize kızmadık değil. Sonra çok sevindik yazıyı okuyunca. Çünkü bu cadde, onlarca fabrikaya da hizmet veriyor. İşin ilginç yanı, yıl oldu bu cadde tam bir rezalet ve yetkililerin umuru değil. Neyse, derken köşenizde konuyu görünce ‘artık umurları olur’ diye düşündük. Ancak yine gelen giden yok. Yani yine umurları değil çok değerli yetkililerin! Yüzlerce metrelik rezalet zemin, ürün ve hizmet kalitemizi de etkiliyor. Mağduriyetimizi duyurabilme adına bir kez daha yayımlar mısınız acımızı? Üretene bari değer verin!” diyor.

İLGİSİZLİK SÜRÜYOR

Fotoğrafları inceledim de bu ilgisizliği hiç yakıştıramadım şahsen! Bursa; ‘Bütünşehir’ ise Büyükşehir Belediyesi’nin; ‘Nilüferli olmak ayrıcalık’ ise Nilüfer Belediyesi’nin dikkatlerine… Çalı Mahallesi Çınarlı Caddesi sakinlerinden bir davet daha var size!

SİZE GEREK YOK BİZ BAKIYORUZ ZATEN


Yazının Devamını Oku

Bir kavislisi eksikti!

Adının açıklanmasını istemeyen bir esnaf okurumuz, özetimle şöyle diyor:

 

 
“Nilüfer ilçesinde esnafım. Geçtiğimiz yıllarda kaldırımlarımıza ‘Görme Engelli Vatandaş Özel Yön Taşları’ (Yalan Taşları) döşenmişti. O esnada kimin, neden ve niçin diktiği belli olmayan bir plastik bariyer çıkmıştı çalışan ekibin karşısına. Ekip o bariyer yüzünden taşlara kavis yaptırmıştı. Ekibe, o taşların kavis yapmaması için bariyerin sökülmesi yönünde tavsiyede bulunmuştuk. Lakin ekip bizi dikkate almamıştı. İki ay sonra o bariyer yok olmuştu. Belediyeyi aradık ‘gelin dikin’ diye ne gelen oldu ne de giden. Aklımızla dalga geçiyorlar inanın.”

 AH O FARELER YOK MU!


Hürriyet Bursa gazetesi abonesi sendikacı Şenol Erden: “Osmangazi ilçesi Fatih, Güçlü Cadde üzerinde (Metrodan kanal boyuna giden cadde) fare yuvası var. Ah o fareler yok mu… Asfaltı bari delmeseydiniz!” diyor.

İŞE YARIYORMUŞ MEĞERSE!


Yazının Devamını Oku

Ya yol görmemişler ya da…

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi iş insanı İhsan Türker’in e-postasını özetimle aktarıyorum:



Mudanya ilçesi Eşkel ve Eğerce arasındaki sahil yoluna yol diyen belediye yetkilileri ya yol görmemişlerdir ya yoldan bir haber yol almaktadırlar! Diyeceklerimin bununla sınırlı olması benim menfaatimedir. Hürriyet Bursa gazetesi ekibine selamlarımı sunarım.”

Bizlerden de sizlere selam olsun İhsan Türker. İlçenin sorumlusu olan Mudanya Belediyesi’ne duyurulur…

BATIK PERİBACASI!


Abonelerimizden Tofaş (Fabrika) iş geliştirme uzmanı Ali İmdat: “Osmangazi ilçesi Kükürtlü Mahallesi Karagöz Caddesi üzerindeki iki gözlü batık peribacalarının varlığına dikkat çekmek için sopaya geçirdiğim kutuyu kullandım! Amacım iki ay önce oluşan batık peribacasına dikkat çekip ziyaretçi oluşumuna aracı olmaktır. Sizce başarılı olmuş muyum? (!)”

Yazının Devamını Oku

Heyelan önleyici bariyer!

Takvimler 24 Şubat 2021’i gösteriyordu. Çekirge Polis Merkezi önünden geçiyordum. Üst kısmı yamaç olan ve polis merkezi alanında bulunan kayalıklarda ciddi çatlakların oluştuğunu ve de çatlaklardan çamurlu su aktığını gördüm.

 
Hemen aklıma buraya 300 metre mesafe uzaklıkta olan İntam faciası geldi. O da böyle oluşum sonrasında olmuştu çünkü.

‘BELEDİYEYE BİLDİRDİ’

Durumu Bursa Emniyet Müdürlüğü bünyesinde görev yapan bir emniyet müdür yardımcısı olan arkadaşıma bildirdim. O da yaptığı inceleme sonucunda sızan suyun polis merkezi ile alakası olmadığını anladıktan sonra durumu acil olarak Büyükşehir Belediyesi’ne bildirdiğini söyledi.

‘YAKIŞMADI DEĞİL!’


Bir gün sonra da belediye ekipleri kaldırım üzerine bomba ve roket saldırıları için üretilen taş bariyerlerden 4 tane dizip gitmiş. Anladığım şu; orada cidden bir sorun var ki belediyemiz bu bariyerleri oraya taşıtmış. Anlamadığım da şu; bu bariyerlerin heyelan önleyici özellikleri de mi varmış! Neyse, ‘heyelan olsun da görelim’ demiyorum. Bariyerler de oraya yakışmadı değil ama!

SAKIZ KAĞIDINDA BİLE BİLGİ VAR...

Yazının Devamını Oku

SAND SURFING İÇİN HAZIR MISIN BURSA

Geçtiğimiz hafta ailecek yakın zaman öncesine kadar dünyanın en iyi 2. Çim Kayağı Tesisleri seçilen (Demirtaş ilçesinde Demirtaş Barajı yanında) alana gezmeye gittik.

Ama gezmeye fırsat bulamadan geriye döndük. Bize bunun kazancı; sinir üretmek, fuzuli benzin tüketmek ve aracımızı toz deryasına gömdürmek oldu! Geçmiş dönemlerde Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevi de yapan Erdem Saker’in DSİ. 1. Bölge Müdürü olduğu dönemde fikri sonucu yapılan ve Japonya’dan sonra ilk olan alanın bu hale düşürülmüş olması ne büyük bir acı…

TOZ DERYASINDA GİBİ…

Kimin umurunda? Ama maden ocakları açıldı ya! İçme suyu olarak kullanılan barajın suyu mermer tozu olmuş, çim kayağı alanı talan edilmiş, uçurtma şenlikleri yapılıyormuş, artık buraya kimseler gelmiyormuş… Çok da tın! Önümüzde giden kamyonların ardından uçuşan toz deryasını anlatmaya bile gerek yok! Sonrasında aracın motor alanını dahi örümcek ağı gibi saran tozu temizlemek için 6 saat uğraştım. Çok iyi spor oldu benim için!

KUM SÖRFÜ MÜ YAPSAK!

Spor dedim de; aklıma geldi. Japonya’dan sonraki değerimizi tamamen kaybettik değil mi? Durun bakın aklıma ne geldi. Mısır’da ortaya çıkan ve araçla yapılan sand surfing (Kum sörfü) yarışları var. İşte burası sand surfing sporları için tam da biçilmiş kaftan! Japon’dan sonraki sıralamamız temelli yok oldu diye üzülmeyelim. Biraz da Mısır’dan sonra ikinci oluverelim. Elbette bunun için gerekli başvuruların yapılması gerekir. Burada da koşuşturma kısmı Büyükşehir Belediyesi ile Demirtaş Belediyesi’ne düşüyor. Şimdiden kolay gelsin diyerek sevgilerimi sunuyorum!

Kimin umurunda

Yazının Devamını Oku

Sand surfing için hazır mısın Bursa

Geçtiğimiz hafta ailecek yakın zaman öncesine kadar dünyanın en iyi 2. Çim Kayağı Tesisleri seçilen (Demirtaş ilçesinde Demirtaş Barajı yanında) alana gezmeye gittik.

Ama gezmeye fırsat bulamadan geriye döndük. Bize bunun kazancı; sinir üretmek, fuzuli benzin tüketmek ve aracımızı toz deryasına gömdürmek oldu! Geçmiş dönemlerde Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevi de yapan Erdem Saker’in DSİ. 1. Bölge Müdürü olduğu dönemde fikri sonucu yapılan ve Japonya’dan sonra ilk olan alanın bu hale düşürülmüş olması ne büyük bir acı…

TOZ DERYASINDA GİBİ…

Kimin umurunda? Ama maden ocakları açıldı ya! İçme suyu olarak kullanılan barajın suyu mermer tozu olmuş, çim kayağı alanı talan edilmiş, uçurtma şenlikleri yapılıyormuş, artık buraya kimseler gelmiyormuş… Çok da tın! Önümüzde giden kamyonların ardından uçuşan toz deryasını anlatmaya bile gerek yok! Sonrasında aracın motor alanını dahi örümcek ağı gibi saran tozu temizlemek için 6 saat uğraştım. Çok iyi spor oldu benim için!

KUM SÖRFÜ MÜ YAPSAK!

Spor dedim de; aklıma geldi. Japonya’dan sonraki değerimizi tamamen kaybettik değil mi? Durun bakın aklıma ne geldi. Mısır’da ortaya çıkan ve araçla yapılan sand surfing (Kum sörfü) yarışları var. İşte burası sand surfing sporları için tam da biçilmiş kaftan! Japon’dan sonraki sıralamamız temelli yok oldu diye üzülmeyelim. Biraz da Mısır’dan sonra ikinci oluverelim. Elbette bunun için gerekli başvuruların yapılması gerekir. Burada da koşuşturma kısmı Büyükşehir Belediyesi ile Demirtaş Belediyesi’ne düşüyor. Şimdiden kolay gelsin diyerek sevgilerimi sunuyorum!

KİMİN UMURUNDA

Yazının Devamını Oku

Mezarlık yolları ilgi bekliyor

Okurlarımızdan Nükhet Ortanca: “Ailemizde büyük olarak bir tek ben kaldım. En son geçtiğimiz ay ablam vefat etti. Diğer aile fertlerim gibi onun da defni Hamitler Kent Mezarlığı’na yapıldı.

Bu sebepten dolayı sık sık ziyaret için kabristana gidiyorum. Her gittiğimde en ilgisiz mera yollarından daha beter durumda olan toprak ve sivri uçlu taşların arasında yürümek beni çok ama çok üzüyor. Başkalarının da aynı şikâyetten muzdarip olduklarını düşünüyorum. Sözüm ona burası modern mezarlık! Kuru havada toz, yağmurlu ve karlı havada çamur... Yetkililer ‘ziyarete gelmeyin’ mi demek istiyorlar acaba? demek istiyorlar! Konuyu Büyükşehir Belediyesi Mezarlıklar İşleri Daire Başkanlığı’na bildirdim. Hem de kaç kez... İnanın yabancı filmlerde izlediğim mezarlıkları görünce öyle imreniyorum ki; tarif edemem. 60 yaşımı devirdim. Mutsuz ve keyifsizim...” diyor.

 Yetkililere ulaşmak hayal olunca...

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi emekli sınıf öğretmeni Ayla Korkmaz, özetimle bakınız ne diyor: “Mudanya ilçesine bağlı olan Trilye Sahili’yle alakalı olarak yayımlamış olduğunuz haber için teşekkür ediyoruz. Haberinizi hiç şaşırmadan okuduk. Çünkü biz burada ikamet ediyoruz ve ilgisizliği anbean görüyoruz. Ancak bizim görmemiz ve bilmemiz hiç bir şey değiştirmiyor maalesef. İlgili yetkililere ulaşmak hayal olunca... Dolayısıyla bizlerin dertlerine merhem oluyorsunuz. Çok ama çok sağ olunuz. Bakınız bu normal durum da (!) Tirilye Sahili’nde. Rica etsek bu normali de yayımlar mısınız? ”
Elbette yayımlarız Ayla Öğretmenim. Zaten her şey normal oldu artık! Büyükşehir Belediyesi ve ilçesinin sorumlusu olan Mudanya Belediyesi’ne duyurulur...

 Torpilli direk!

 

Yazının Devamını Oku

Önce ağlayıp göçtük sonra çok sevindik

Okurlarımızdan Gökhan, Erhan ve Ebru Kurt’un imzaları ile tarafıma ulaşan e-postayı özetimle aktarıyorum

“Geçtiğimiz günlerde telefonlarımız çaldı ve ‘Babanız Mehmet Kurt çok feci düştü. Başını bordür taşına çarptı. Şehir hastanesine kaldırdılar. Durumu çok ağır. Derhal gelmeniz gerek…’ denilince canımızdan çok değer verdiğimiz babamız için hastaneye gittik. Tabii moraller berbat, koca insan olmamıza rağmen ağlıyorduk… Kırmızı alanda müdahale eden doktorla konuştuk. Doktor: ‘Babanızın durumu çok ağır. Aort damarı yırtılmış. Derhal ameliyata almamız gerek. Masada kalma ihtimali çok yüksek. Ben yaşatmaya çalışacağım. Ameliyat iyi geçse bile felç, kalp ve böbrek yetmezliği gibi sonuçlara hazırlıklı olun. Şehir dışında kalan akrabalarınız varsa çağırın gelsin…’ açıklamasıyla resmen göçtük. Başka bir ilde doktor olan kuzenimiz duymuş olayı, aradı. Ona anlattık durumumuzu zar zor…

Babamızı kuzenimizin tavsiye ettiği bir hastaneye (10 kilometre uzaklıkta özel hastane) nakil etmek istediğimizi söyleyerek (Karşı hastane çağrısını da yaptı) tomografi, röntgen ve tahlil sonuçlarını isteyip ambulans talep ettik. (Nakli mutlaka ambulans ile olmak zorundaydı) Tahlil sonuçları e-nabız sistemine yüklense de özel hastane tomografi sonuçlarını CD olarak istedi. Biz de Şehir Hastanesi doktorlarından CD’yi de özellikle istedik. Ancak ne ambulans verdiler ne CD sonuçlarını! Kendi imkânlarımızla özel ambulans kiraladık. Naklimiz tamamlanınca elimizde sonuçlar olmadığı için çekimler tekrar yapıldı. Ne acı bir işkence! Acil olarak yapılan tetkiklerden sonra babamız derhal ameliyata alındı. Anjiyosu yapılan, aort damarı onarılan ve kalp kapakçığı yenilenen babamız şükürler olsun ki şu an gayet sağlıklı. Hem doktoru da: ‘Her şey normale döndü. Çok büyük geçmiş olsun. Gözünüz aydın…’ dedi. Özetle şunu demek istiyoruz. Acı haberle ağladık. Yapılan açıklamayla göçtük. Hizmet alamayınca kahrolduk. Biz bunu hastane yönetimine anlatsaydık değer bulmayacağımıza inandığımız için sizlerin aracılığıyla sesimizi duyuralım istedik. Aynı acıyı ve sıkıntıları bir başkasının yaşamasını asla istemiyoruz...’

Ne diyeceğimi bilemedim inanın Kurt ailesi, cidden çok üzüldüm. Fevkalade övgülerle tanıtımı yapılan bu hastanemizde imkânlara sınır getirilmiş olmasına ve peşin olarak servis edilen sözlü epikriz raporuna bir anlam veremedim açıkçası! Babanızın sağlına kavuşmuş olmasına çok sevindim. Büyük geçmiş olsun. Bursa Şehir Hastanesi Başhekimi Dr. Dursun Topal’dan bir açıklama gelirse onu da yayımlarız elbette!

Sahib-ül hayrat panosu!


Yazının Devamını Oku

Sorgun elden gidiyor mu?

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi Keles Sorgun Köyü Kültür ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Muharrem Ulutaş’ın çok ciddi endişeleri var. Buyurun hep birlikte okuyalım, özetimle:



“Pandemi süresince devlet büyüklerimizin aldıkları kurallar gereği olan sokağa çıkma yasağına “dağ” diye tanımlanan ikametlerimizde olmamıza rağmen harfiyen uyduk.
Ancak bizler bu kurallara uyarken bazıları bunu fırsata çevirdi! Transport işlemleri yasak bilmedi. Çok ciddi endişeler rüyalarımıza dahi girmeye başladı. 43 ülkeye ihraç ettiğimiz kirazımız yok edilecek. Yüzde yüz doğal olarak ürettiğimiz mükemmel peynirimizin kalitesi yok olacak. Sadece son üç yıl içinde dikilen yüz bin ceviz ağacına verilen emek çöpe gidecek. Milyarlarca lira harcanarak oluşturulan devasa içme suyu kaynağımız olan barajımız çamurla dolacak. En önemlisi de geleceğimiz olan (Bunu şu Covid-19 döneminde daha da iyi anlamış olmaları lazım) topraklarımızın verimini yok edecekler. Buna sebep olacak olan şey ne mi? Burada onlarca kişi mermer ocağı kazısı için çalışmalara başladı. Köyün kurucuları olan dedelerimizden günümüze kadar gelen Sorgun mirasının talanına göz yummak; değil köyümüzün ve Bursa’mızın, ülkemizin hezimetine onay vermek demektir. İlgili yetkililerin bizi duymayacağını biliyoruz! Ziyan ve yok etme kanadında işin başındayken acilen yardım talebimizi sunuyoruz. Aklımıza ilk gelen isimler de Bursa CHP Milletvekilleri Profesör Dr. Yüksel Özkan ile Eczacı Erkan Aydın oldu. Bizleri yalnız bırakmayın lütfen. Mirasımızı çocuklarımıza devredemezsek ne demez sonra onlar bizlere… Saygılarımla.”
Derdiniz hepimizin derdi aslında. Umarım başlanan bozgun işi temellenmeden son bulsun. Özellikle Milletvekili Yüksel Özkan ve Erkan Aydın’ın desteğini göreceğinize inanıyorum Sorgunlu hemşehrilerim…

BUYURUN SİZE BEDAVA KOPYA


Yazının Devamını Oku

Çöplük olduğu yetmiyormuş gibi

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi işletmeci Ayça Caner:

“Tarihi özelliği de bulunan Maksem Köprüsü’nün alt bölümünü çöplük gibi kullanan kişileri ahlaklı olmaya, belediyemizi de bunları görmeye davet ediyorum. Biz alıştık diyeyim! Ancak bu üzücü ve utanç verici ayıbımızdan ötürü yerli ve yabancı turistlere bari rezil olmayalım diyorum” diyor.
Yıldırım Belediyesi’ne rica ile...

 Kazalara sebep olana bakınca…

Okurlarımızdan Emre Er’in dikkatine teşekkür ediyorum. E-postasını özetimle aktarıyorum: “Mudanya Belediyesi Güzelyalı Mahallesi Yalı Sokak’a dikkat diyorum. (UEDAŞ binası yanı) Çünkü bu sokağın bitimi Bursa Mudanya asfaltına çıkıyor. Yani vızır vızır işleyen bir cadde burası. Birçok kez kazayarast geldim burada. Şükür ki kazalar maddi hasarlı oldu.

BÖĞÜRTLEN AĞAÇLARI

Kazalara sebep olan unsura gelince… Caddenin bir bölümüne kadar uzayan böğürtlen ağaçlarıdır. Bazı yetkililere bu durumu bildirdik ilgilenen olmadı. Hem bildirmeye ne gerek var! Her şey aşikar. İlgi için ölümlü bir kazanın olması bekleniyorsa o vakit sözüm yok. Hayırlısı olsun!”

Yazının Devamını Oku

Kadın ormanı niye bu halde?

Çevre Mühendisi Zeynep Özden’in e-postasını özetimle aktarıyorum:



“Muhammet Bey, merhaba. Nilüfer ilçesi sakiniyim. Türkiye’nin en başarılı üniversiteleri arasında ilk beşte bulunan İstanbul Teknik Üniversitesi, Çevre Mühendisliği bölümünü başarıyla bitirdim. Uzunca yıldan beri bir şirkette mesleğimi icra ediyorum. Birçok yurtdışı ziyaretim oldu. Ancak üzülerek izlediğim bir tek orman var; pardon ‘orman’ diyen ben değilim. Yetkililer diyor ‘orman’ diye! İki adet oturma bankının yanı sıra yalan taşlarıyla süslendirilmiş olan kuru otlu ormanın adı da çok ilginç; ‘Mor Fidanlık Kadın Ormanı’ Gülsem mi ağlasam mı bilemedim inanın! Mesleğimde uzman ve yetkin olduğumu düşünen kadın olarak Nilüfer Belediyesi’ne bir öneride bulunmak istiyorum. Ormanın adını ‘Bir Garip Orman Adayı’ olarak değiştirin!
Gerçekten de fotoğrafları görünce bu ormanın niye bu halde oduğunu ben de merak ettim. Hem de kadına karşı şiddetin bu kadar yükseldiği günümüzde böylesine anlamlı bir girişim neden böyle bakımsız, yardımsız bırakılır ki...

ALFA’DAN KARTAL’A


Hürriyet Bursa gazetesi abonelerimizden Yakup Kızılkaya, özetimle: “68 kuşağı diye tabir edilen kuşağın tam da kendisiyim. Çocukluk yıllarımızın en kral dizisi olan ‘Uzay 1999’ adlı dizi halen hafızamda. Ay üssü Alfa’nın araçlarından olan Kartal’ı unutmak ne mümkün. ‘Bu nereden aklınıza geldi? Hem konumuzla alakası ne? ’ derseniz; anlatayım. Mudanya ilçesi Güzelyalı Bilim Caddesi Beyaz Gül Sokak üzerindeki hizmeti her gördüğümde Kartal ve üssü canlanıyor gözümde… Bizleri eskilere götüren yetkililere çok teşekkür ediyoruz!” diyor.

Yazının Devamını Oku

Ücretsiz otopark geri geldi!

Okurlarımızdan Ahmet Baykan, özetimle bakınız ne diyor:



“Muhammet Bey, merhaba. Çekirge Meydanı’ndaki kaldırımın otopark olarak kullanılması yönündeki her ısrarcı ihbarımızı gazetemiz Hürriyet Bursa ekindeki köşenizde yayımlamıştınız. Neticesinde de büyük bir mucize sonucu oraya metal duba delinatör dikilmesine tanık olmuştuk! Nihayetinde, kaldırım biz yayalara kalmıştı. Ancak oradaki delinatörler bir esnafın çok uzun süren sökme uğraşıları sonucu 06 Mayıs 2021 tarihinde sökülerek atılmıştı. (İş Bankası önündeki dubaların sökülmesine banka çalışanları izin vermedi) Bunu da aynı gün ve saat içinde sorumlusu olan Büyükşehir Belediyesi’ne ispatlı, şahitli ve belgeli olarak bildirdik. Bildirdik de ne oldu? Kocaman bir hiç! Yıllar süren mücadelemizi kaybettik! Bizlere sahip çıkmak yerine sessiz kalmayı tercih eden Büyükşehir Belediyesi’ne çok teşekkür ediyoruz. İyi ki de varsınız!”

Desenize ücretsiz otopark hizmeti geri geldi. Maşallah!

MELEKLER ADASI NAZARA GELİNCE…


Hürriyet Bursa gazetesi abonesi Alinur Aksakal: “Mudanya ilçesi Trilye Mahallesi’nden selamlar sunarız. Adını Dünya’ya ‘Melekler Adası’ olarak duyuran ve yüzlerce film ve diziye renk katan sahilimiz köstebek yuvasından beter oldu. Özellikle bebek arabası kullanan ebeveynlerin halleri içler acısı! Mudanya Belediyesi’ne şikâyetimiz oldu. Belediye: “Sorumlusu Büyükşehir Belediyesi’dir” diyor da başka bir şey demiyor. Anlayacağınız bizim Melekler Adası nazara geldi!”

Yazının Devamını Oku

Yetkililer göçünce değil de göçmeden bir çare bulsalar

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi olan sınıf öğretmeni Seda Şanslı:

“Yıldırım ilçesi Karaağaç Mahallesi, Savcı Sokak girişinde bulunan sözüm ona ‘tarihi’ diye anılan evin her yerinden bir parça düşüyor! Bu evin tarihi değeri varsa onarılsın. Tarihi değeri yoksa da yıkılsın. Umarım yetkililer etrafa tehlike saçan bu evle ilgili en kısa zamanda bir çözüm sunarlar mahalleliye. Diyeceğim şu ki keşke yetkililer, göçünce değil de göçmeden gelip bir çare bulsalar” diyor.

 

İKİ BELEDİYE ARASINDA GİDİP GELİYORUZ AYLARDIR

Adının açıklanmasını istemeyen taksi işletmecisi okurumuz özetimle şöyle diyor: “Her gün önünden, arkasından, sağından, solundan, kıyısından, köşesinden binlerce vatandaşımızın geçtiği Acemler İstasyonu belediye otobüs durakları ortasında kalan kaldırımın hali ne olacak? Çiçekleri dikmekle bu iş olmuyor! Şikayetimizi bizzat Büyükşehir Belediyesi’ne yaptık; bizi Osmangazi Belediyesi’ne yönlendirdiler. Biz de Osmangazi Belediyesi’ni telefonla aradık; onlar da Büyükşehir Belediyesi’ne yönlendirdi! Aylar oldu burası böyle. Amacımız şikayet değil. Sadece çalışanların işini düzgün yapmasını istiyoruz.

SESİMİZİ DUYURAMADIK

Devamında çalışanları denetlediği için maaş alan denetçileri de vazifelerini yapmaya davet ediyoruz! Denetçilerin yokluğundan emin olan çalışanlar işini gerektiği gibi yapmıyor. Sonra da olan halka, bizlerin paralarına dolayısıyla ülke ekonomimize ziyan olarak dönüyor. Şimdi bize kim yardım edecek Muhammet Bey? Son çare olarak belki Hürriyet Bursa’da sorunumuz yayınlanırsa sesimizi birileri duyar.”

Yazının Devamını Oku

Bir türlü bitmeyen çalışma

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi olan Endüstri Mühendisi Ercan Ersoy, özetimle bakınız ne diyor:

“Tarih 17 Mayıs 2021 saat 12.17’yi gösteriyordu. Annemle birlikte şehir dışında yaşayan kız kardeşimin yanına gidiyorduk. İstanbul Caddesi üzerinde seyir halindeydik. Kurulduğu günden beri asansörleri de çalışmayan ve yaya üst geçidine benzeyen gösterişli ama kendisi boş olan hizmet noktasına varmamıza iki yüz metre kalmıştı! Bu kadar mesafeyi tam 17 dakikada tamamlayabilmiş olmanın zevkiyle uçuyorduk! Sinirli miydik? Hem de ne sinir... Bir kaplumbağa bile bu mesafeyi bizden önce bitirirdi! Sinirimize sebep olansa orada yapılan çalışmalardı. 53 yaşındayım. Doğduğum günden beri kazı, onarım, yama, boya badana işleri hiç bitmedi! Buradaki ‘hem de ne sinirimize’ sebep olan sinirimizin sebebine gelince... Bayram süresince ve hafta sonları bile sokağa çıkma yasağımız varken... Bu süreler zarfında neden bu işleri yapmazlar ki?”

ASKILARI VAR SEPETİ YOK

EMEKLİ kamu çalışanı T. K., özetimle şöyle diyor: “Kentimizin muhtelif noktalarında bulunan onlarca çöp kutusu askısı var. Bu askıların her biri sadece askıdan ibarettir! Yani asıl işi yapacak olan taşıyıcı sepetleri yok. Üstelik askıların çoğu ya paslı ya da ziyan görmüş vaziyette. Bundan da şunu çıkartabilir miyiz; o askıların bedelini de laf olsun diye ödedik değil mi?”
Aynen öyle oldu T. K. Ancak dert etmeyin. Gözümüzün önünde duran askılarımız var en azından!

BU DURAKTA NE ARARSANIZ VAR

Yazının Devamını Oku

Gelin şunu 61’e bağlayalım!

Aracımızla Büyükşehir Belediyesi, Mihraplı Caddesi üzerinde seyir halindeyken, Mihraplı Caddesi’nin bitip Dikkaldırım Caddesi’nin başladığı noktada diğer caddeye giriş yapmak için rahatça dönebiliyorduk.


Dönerken de trafik işaret lambalarından yararlanıyorduk. Diyeceğim orada zerre sıkıntı yoktu. Dönüş cebi dahi bulunan hizmetimiz neden engel yedi! Gördüğüm kadarıyla bir tek orada delinatör dikili değildi. Nedenini çok merak ediyorum. Bu esnada dikilen tabelalar da ayrı bir görsel şölen oluşturmuş oraya.

ENDİŞE SAÇAN ARAÇ!


Okurlarımızdan emekli makine mühendisi Serhat Kuru, özetimle bakınız ne diyor: “Cumhuriyet Caddesi Nilüfer Belediyesi Çalı Kapalı Yüzme Havuzu Tesisi önündeki araç bizi endişelendiriyor. İç döşemeleri dahi olmayan bazen içinde farklı işler yapılan ve dört tekerleği de tamamen inen aracın kaldırılması konusunda Polis İmdat 155 ve Beyaz Masa 153 ihbar hattına durumu aktardık. Ancak o araca yönelik bir çalışma yapılmaması bizleri üzüyor. İşin en ilginci de şehrin binlerce noktasında hatta hastaneye gittiğimizde dahi aracımızı 1 saat bile park etsen anında para öderken bu özgürlüğün püf noktası ne acaba? Bilen bir yetkili varsa onu desin de bilelim!”
Sedat Kuru, ilginç doğrusu… Benzeri konulara yönelik olarak aldığı ihbarları anında değerlendiren Bursa Trafik Şube Müdürlüğü’nün dikkatlerine…

ALAADDİN BİZİ ÇOK SEVDİ!


Yazının Devamını Oku

‘Kimi çarpsam’ derdinde

İsimlerini “adsız vatandaşlar” olarak belirten bir grup okurumuz özetimle bakınız ne diyor:


“Sorumluluğu, kontrolü ve takibi UEDAŞ’a ait olan aydınlatma direklerinin eksik klemens kapaklarıyla ilgili yazılarınızı ve yazılarınızın dahi dikkate alınmamasını endişeyle takip ediyoruz. İşaret ettiğimiz aydınlatma direği Nilüfer ilçesi Çalı Mahallesi No.71 önünde hizmet vermeye çalışan aydınlatma direğimiz hem 45 derecelik açıyla esnaf dükkânlarına doğru saygı eğilişinde, hem de klemens kapağının olmaması sebebiyle kimi çarpsam derdinde! Konuyu UEDAŞ’a bildirdik. Ancak sunulması zorunlu olan hizmeti alamadık!”

MASAL SONU VE BİSİKLET YOLU


Hürriyet Bursa gazetesi abonesi Arya Aydinç: “Nilüfer ilçesi sakini olarak bizlere bisiklet yolu diye sunulan hizmet masalının sonu ne vakit gelecek? Başkan Turgay Erdem: “Doğa ve çevre dostu tek ulaşım aracı bisiklet. Nilüfer Belediyesi olarak, en çevreci ulaşım aracı olan bisikletin, daha çok kişi tarafından kullanılması için çaba gösteriyoruz” diye demeç vermişti. Peki Turgay Erdem Başkan! Bisikletle şu bisiklet yollarında bir tur atın bakalım neler göreceksiniz? Burası da Altınşehir Mahallesi 322. Sokak No. 4 önünde!” diyor.

DEVEYE SORMUŞLAR…


Yazının Devamını Oku

İyi ki belediyeci değilmişim!

Geçtiğimiz haftaydı. Bir taziye ziyaretinde bulunmuştum. İlk kez gelmiştim buraya…

Sokağı öyle bir dağıtmışlar ki sanırsınız buğday hasadı yapılmış! Tozu harman misali uçuşan sokakta fotoğraf çekiyordum ki bir grup aile geldi yanıma. Beni belediye çalışanı sanmışlar, kötü sözlerle üzerime yürüdüler. Ucuz kurtuldum dayak yemekten! Korkmadım da değil.
Ailelere kendimi ve amacımı tanıtınca “Kusura bakmayın ne olur. Canımız burnumuzda. Allah yolladı sizi bize o vakit. Nasıl bir belaya düştüysek böyle, balkonları kullanamıyoruz. Camlarımızı da açamaz olduk tozdan. Arabalarımız haşat, üst başlarımız berbat... Aylar oldu burasını kazdılar ve böyle bırakıp gittiler. Muhatap olarak hiç kimseyi bulamıyoruz. Ne olur dediğiniz gibi yapın bu konuyu yazın…” diyerek teşekkür ettiler.

ÜSTELİK YENİ YERLEŞİM

Kıymetli yetkililere bir sözüm olacak. Sizin ikametiniz burada olsaydı böyle bir durum olur muydu acaba? Üstelik buraları yeni yerleşim... Hiç yarınlarımızı ilgilendiren planlarınız olmaz ki? Bu esnada ne yolu yol ne kaldırımı kaldırım olmasına rağmen Görme Engelli Yön Taşlarının (YALAN TAŞLARI) yarım da olsa yalandan yere döşenmesinin ihmal edilmediğini gördüm. İşte bu işin güzel yanı!
Adresi yazıyorum ilgilenen olursa; Nilüfer ilçesi Çalı Mahallesi 18. Sokak, sokağın tamamı!

İncirli sokak!

Yazının Devamını Oku