GeriMuhammet KÖSLE Beni dikkate almayın siz!
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Beni dikkate almayın siz!

Mühendis değilim. Dolayısıyla mühendislik konularında yorum yapmam uygun olmayacağı gibi doğru da olmaz.

Beni dikkate almayın siz
Beni dikkate almayın siz
Benim ki huy işte. Karışmadan edemiyorum, kusura bakmayın. Siz beni pek dikkate almayın! Ancak; D 200 - E 90 Karayolu üzeri, Kurşunlu / Pazaryeri yol ayrımı (İnegöl gidiş istikameti) yanında bulunan tünel bağlantı noktasına atılan kalıp betonunun, demir bağlantılarını da kopartarak bir yerlere gitme hazırlığı içinde bulunduğuna kanaat getiriyorum. Sanırım bunun da çok yakın zamanda gerçekleşeceğini düşünüyorum! Kıymetli Büyükşehir Belediyesi ve Karayolları 14. Bölge Müdürlüğü belirttiğim gibi; karışmadan edemiyorum. “Can çıkar huy çıkmaz” derler ya. Bu da böyle bir şey olsa gerek. Huy işte. Beni dikkate almayın siz. Bir şey olacağı yok!

 RAHAT NEFES ALABİLECEKLER Mİ?

Beni dikkate almayın siz
Okurlarımızdan olan Tansel Ilgazlı: “BOSAB’ın (Barakfakih Organize Sanayi Bölgesi) samimi ve düzgün şekilde denetlenmesini rica ediyorum. Çünkü alanda bulunan onlarca fabrikanın bacalarında filtre sistemi yok. ‘Var’ diyen olursa da sabahın erken saatlerinde ve de akşam mesai bitiminde buralara uğrasın. Uğrasınlar bakalım rahat nefes alabilecekler mi? (!) diyor…

 NE OLACAK BİZİM HALİMİZ

Beni dikkate almayın siz
Hürriyet Bursa gazetesi abonesi olan Ecrin Alıcı’nın e-postasını özetimle aktarıyorum: “Fotoğrafımda görmüş olduğunuz çöp yığınları da şehrimizin en büyük alışveriş merkezi olan CarrefourSA (İzmir Yolu Caddesi üzeri) önündeki yeşil alandadır. İnanın korkmaya başladım artık! Ne olacak bizim halimiz?”

DİLENCİ FURYASI TAM GAZ!

Beni dikkate almayın siz
Okurlarımızdan olan Y. Ş., “Kentimizi saran dilenci furyasına birilerinin dur deme vakti ne vakit gelecek? Yetkililerin bir korkuları olmayabilir. Ancak biz çok korkuyoruz bu gidişattan. Derdimizi ‘kime anlatalım?’ demiyorum! Dertliyiz ve derdimizi yetkililere ihbar ediyoruz. Bizi duyun ve bize sahip çıkın” diyor. Büyükşehir Belediyesi Zabıta Dairesi Başkanı Sadık Kibar’ın dikkatlerine… Okurumuz yerden göğe kadar haklı. Bursa dilencilere teslim olmuş durumda!

X

Nasreddin Hoca fıkrası gerçek oldu

ÖĞRENCİ okurlarımızdan; Recep Özkan (Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi) ve arkadaşı Kerem İnam’ı (Tophane Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi) dikkatleri için çok tebrik ediyorum. E-postalarında özetimle şöyle diyorlar:

“Muhammet Ağabey. Sizinle haftalardır dikkatimizi çeken bir konuyu paylaşmak isteriz. Burası Timsah Arena Stadyumu önünden geçmekte olan Hayran Caddesi’dir. Cadde üzerinde hizmet veren belediye otobüs durağı ters olarak monte edilmiştir. Yani durağın ön yüzüne bakan cadde (Nilüfer ilçesi istikametine gidiş yönü) belediye otobüslerinin geçişlerine yasak olan caddedir. Vaziyet böyle olunca yolcuların otobüsleri görebilmesi için durak bankına ters oturmaları gerekmektedir! Biz buna bir anlam veremiyoruz! Sebebi ne olabilir sizce?”


SANIRIM İLK VE TEKTİR!

Kıymetli öğrenci kardeşlerim. Durumu şöyle izah etmeye çalışayım. Sizin e-postanızı aldıktan hemen sonra şikâyet konusu olan durağı görmek için derhal yola koyuldum. Anlattığınız gibi; otobüsler mecburen durağın arka yönündeki yoldan geçiyor. Üstelik burada çok da güzel cep var. Yanlış olan bir şey yok ve sebebini açıklıyorum. Malum, bizim çok kıymetli hocamız var. Adı da Nasreddin Hoca. İşte mevzu bundan ibarettir. Nasreddin Hoca’mızı anmak, anarken de görselini yaşatmak anlamında yapılan bir projedir bu! Türkiye’de ilk ve tek olduğumuzu düşündüğüm saygı ve anımsatma sunumu için BURULAŞ’ı tebrik ediyorum. Darısı diğer illerimizin başına!

SÖKMEYİN, SAĞINA SOLUNA DA KOYUN!

Yazının Devamını Oku

Gerçekten can yanmalı mı?

Beş gün önceki köşemde (02 Ekim 2021) bir kamu çalışanın yerden göğe kadar haklı olduğu şikâyetini ‘Birinin canı yanmadan olmayacak’ başlıklı yazımda yayımlamıştık.




Yüz de yüz gereksiz olmasının yanı sıra iş güvenliği kuralına göre de yüzde yüz uygun olmayan ve israftan öte gitmeyen uygulamaya dikkat çekmeye çalışmıştık.Okurumuzun şikâyetine destek ve şahit olabilme adına yayımımızda; ‘Bu fotoğraf Acemler’de çekilmiş. Ancak ben de gelip geçerken bunun gibi pek çok tehlikeyi görüyorum. Yakında hepsini tek bir konuda dikkatinize sunacağım.’ demiştim.

200 METRELİK MESAFEDE



Yazının Devamını Oku

Batıda çöplükbey doğuda çöplüdere!

Yıldırım ilçesinde bulunan ve bundan yirmi, yirmi beş yıl öncesine kadar içinden akan gürül gürül suyuyla çevresine huzur katıp balıklara, kurbağalara, kaplumbağalara, yosunlara ve daha nice yaşamlara can olan Balıklıdere’den yine şikâyet aldım.




Okurlarımızın hiç de uzak olmadığı bir konuydu bu. Çünkü otomatiğe bağlanan şikâyetlerden birisiydi! Şikâyeti yerinde görmek için metroya bindim ve Balıklıdere’ye en yakın adres olan Otosansit İstasyonu’nda indim. Ardından 6 dakikalık yürüme sürem sonrasında Balıklıdere’ye vardım.
Oldukça dik olan derenin kenarından giriş yaptım. İki kez yuvarlanma tehlikesi geçirip bir kez de popo üstü düşüp kaysam da yüzlerce kare poz almayı başardım.



Yazının Devamını Oku

Şu köşe hurda köşesi şu köşe çöp köşesi

Adeta çöp furyasına teslim olan kentimizden bir kesit daha! Bu kez önünden yine binlerce yayanın geçtiği farklı bir adresteyiz.

Burası; Osmangazi ilçesinde bulunan Gökdere Metro istasyonunun tam da girişi. Terk edilmiş bir arsa. Böylesini arasanız bulamazsınız valla! Bir köşesini hurda araç opsiyonlamış. Diğer köşesini de çöpler sahiplenmiş!

Tam tekerlemelik! Öyle ise şöyle tekerleyelim; şu köşe hurda köşesi şu köşe çöp köşesi ortası bin bir çeşit içecek şişesi. Bakalım ne olacak neticesi!

BUNLARA NEDEN GÖZ YUMULUYOR?

Okurlarımızdan Bayhan Eşkek: “BURULAŞ’ın denetiminde ve kontrolünde olan belediye otobüs duraklarına yapıştırılan yasaklı ilanlara yönelik olarak yapmış olduğunuz onlarca haberi üzülerek takip ettim. Her biri birinden beter! İlgili yetkililerin bu çirkinliklere neden göz yumduklarını anlamış değilim” diyor.

Hem gömmemiş hem…

Yazının Devamını Oku

Yıldırım’ı filler basmış!

Adının açıklanmasını istemeyen bir okurumuz özetimle:

 


 “Yıldırım ilçesi Bursa Yıldırım Şirinevler İmam Hatip Ortaokulu karşısında bulunan Yıldırım Belediyesi baskılı oturma bankları hem masasıyla hem de oturma kısmıyla sefilleri oynuyor. Belediyemiz buraları kontrol altına alsın. Teşekkür ediyorum” diyor.
Bildirimiziniz için ben de teşekkür ediyorum kıymetli okurumuz. Ancak anladığım kadarıyla bu sefilliğe sebep olan sefilleri kontrol altına almak gerekli öncelikle. Çünkü o malzemelerin üzerine fil çıksa ancak bu zararı verebilirdi! Yoksa sizin orada fil sürüsü mü var?

 

TABELALARDAN KİM SORUMLU


Yazının Devamını Oku

Beş kez de kontrol ettim

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi ş insanı Ömer Gönülkırmaz, bakınız ne diyor:

“Muhammet Bey. Osmangazi ilçesinin Yunuseli Mahallesi’nde acıların çocuğunu oynayan akılların ve sırların eremeyeceği çöplükbey Mahallesi’ndeki (Kutlukbey) sorun ultra nano duble gaz olarak devam ediyor! En son olarak da şikâyetimi BÖYLE İŞ DÜNYANIN NERESİNDE VAR (21 Eylül 2021) başlığınızla yayımlamıştınız ya… İşte o gün kıymetli (!) Osmangazi Belediyesi mevcut çöpleri yine toplamıştı. Bir gün geçmişti ki aradan, oraya kamyonlar dolusu çöp yine boşaltıldı. Yemin ederim bunun bir benzerini bilinen ve bilenmeyen gezegenlerde bulma imkanınız olamaz. Geçtiğimiz aylarda şehir tabelalarında “Tüm zamanların güzel şehri Bursa” duyuruları asılmıştı ya… Güzeli buysa vay halimize vay! Durumu Vali Yakup Canbolat’a, Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’a da şikayet ediyorum. Osmangazi Belediyesi bizleri ya duymuyor, ya da...”
Ömer Gönülkırmaz, o çirkinliğin yaşandığı yeri bizzat kontrol ettim. Hem de beş kez. Yazdıklarınıza kesinlikle katılıyorum. Tüm zamanların en utanç verici durumlarından birine göz yumulan Bursa’dan selamlar!


Bu hizmet laf olsun diye mi var?

Hürriyet Bursa okuru Ecrin Türksoy, bakınız ne diyor: “Tarih 23 Eylül 2021 saat 22.36 metrodan indim. ‘Acemler İstasyonu 1’ yazan durağa geldim. Gideceğim semte ulaşmamı sağlayacak olan otobüsün hareket saatini öğrenmek için durakta olan tabelaya baktım. Tabelada çeşitli reklamlar vardı! Ben de telefonuma indirmiş olduğum BursaKart Mobil uygulamasını kullanarak otobüsümün hareket saatini öğrenmek için açtım. Güzergahıma gidecek olan B 39 numaralı otobüsün 3 dakika sonra geleceğini öğrendim. Gel gelelim 13 dakika bekledim ama ne 39 geldi, ne de 49! (Şikayetime şahit olarak telefonumdan ekran görüntüsü aldım) Vakit epey geç olmuştu. Kadın halimle korktum. Sonra orada bulunan taksiye binerek evime gitmek zorunda kaldım. Daha önce de bu durumdan mağdur olmuştum. BURULAŞ bu hizmeti laf olsun diye mi kurmuş acaba?

ŞEHRİN IŞIKLARI YANMIYOR

Yazının Devamını Oku

Altı forma üstü sorma!

OKURLARIMIZDAN Semra Boyacı, Yunuseli Kanalı yürüyüş yolunda küçükbaş ve büyükbaş hayvanların gezdirildiğini belirterek şöyle diyor:

“Geçtiğimiz yıllarda ıslah çalışmaları sonrasında bizlere hizmet olarak kazandırılan Yunuseli Kanalı ve (Osmangazi Belediyesi) çevresindeki yürüyüş yolu için geçmiş dönem Büyükşehir belediye başkanlığı yapmış olan Recep Altepe’ye teşekkür ediyorum. Açılış konuşmasında “Bölgenin çehresi değişerek çevresine prestij kazandıracak...” açıklaması yapılmıştı. Gerçekten de öyle olmuştu. Ta ki iki yıl önce her şey değişti birden.”

UYARDIM AMA...

“Yürüme, koşu ve bisiklet yolunda kuzu / inek sürüsü gezdiriliyor. Şaka değil. Burası şehrin merkezi diyebiliriz. Keza kasabalar da dahi merkezde hayvan sürüsü gezdirmek ve beslemek yasakken... Civardaki apartmanlarda daire fiyatları bir milyon liradan başlıyor ve manzaraya bakınız! Altı forma üstü sorma! Etraf bir gün koyun pisliği, bir gün büyükbaş hayvan pisliğine bulanıyor. Sürü sahibini uyardım. Kadın olmasaydım kesin döverdi beni! Hangi devirdeyiz?”

SİZ YİNE DE BİLDİRİN

“Konuyu belediyemize bildirdim mi? diye sorarsanız; bildirmedim. Çünkü muhatap bulamayacağımı biliyorum. Keles ilçesinin Büyükdeliler Köyü’nde yaşayan bir arkadaşım var. Boş vakitlerinde ziyaretine giderek stres atıyoruz. İnanın orada bile böyle rezalete rast gelmedim. Ki orası köy... Geçimleri de umumiyetle hayvancılık üzerine olduğu halde bile böyle bir şeye rast gelmedim. İlgisiz belediyelerimizi kınıyorum” diyor özetimle Semra Boyacı...

Yazının Devamını Oku

Bir faremiz eksikti!

OKURLARIMIZDAN olan Esra A.’ya ‘geçmiş olsun’ diyor ve e-postasını özetimle aktarıyorum:

“Osmangazi ilçesi Yunuseli Mahallesi, Yunuseli Kanalı yanında sabah yürüyüşümü yapıyordum. Fotoğrafımda odaklandığım kuyudan fırlayarak önüme çıkan fareyi görünce çok korktum ve çığlık attım. Korkum geçtikten sonra cesaretimi toplayarak kuyunun içine baktım. Kuyunun içinde elektrik kabloları vardı. Sorunun muhatabının UEDAŞ olacağını düşünüyorum. Ayıca burada yürüyüş yapan vatandaşımızın özellikle de çocukların bu kuyuya düşme ihtimalleri çok yüksek. Gerekli tedbirin derhal alınması konusunda talebim var. Bakalım talebim itibar görecek mi?”
Bir faremiz eksikti o da gelmiş! Bremen Mızıkacıları gibiyiz mübarek!

İLAN ALMAYAN DİREK YOK!

HÜRRİYET Bursa gazetesi abonesi Serkan Özgiray, (ODTÜ 99 Yüksek Makine ve Yüksek Endüstri Mühendisi) özetimle diyor ki: “16 Eylül 2021 tarihli yayımınızda: “Büyükşehir Belediyesi Zabıta Dairesi Başkanı Sadık Kibar’ın dikkatlerine... Okurumuz yerden göğe kadar haklı. Bursa dilencilere teslim olmuş durumda!” demiştiniz. Dilenci meselesi cidden zıvanadan çıktı. Açıkçası ailecek korkmaya başladık. Adres bildiren nokta atışınız sonrasında da yetkililerden ‘klasik bir açıklama’ alacağınızı tahmin ediyorum. Hayırlısı olsun diyorum! Dilenci meselenin çözümü zor mu? Orasını bilemem!”

BİR BABA NASİHATİ

“Ancak bir mesele var ki hem elle tutulur hem de gözle görülür cinsinden. Çözümü de istenilirse çok basit. Bakınız lütfen. İlgili fotoğraflarımı Nilüfer ilçesinde elli metrelik mesafe içinde çektim. İlan almayan direk ve otobüs durağı yok desem yeridir. Benzeri çirkinliklerin Bursa’mıza hâkim olması çok düşündürücü! 79 farklı ülke ziyaretinde bulunmuş biri olarak diyeceğim şudur. Çözümü çok basit olan bir meseleye dahi yetkin olmayan zabıta yönetimi varsa karşımızda... Yaşı ilerlemiş olmasına rağmen halen ülkemizin saygın profesörleri arasında bulunan ve seminerler vermeye devam eden babamın nasihatidir bana: “Haklı ve doğruysan karşındakinden asla korkma ve susma.” der. Başkan Sadık Kibar’a da ben de böyle diyeyim o vakit! Saygılarımla.”

Yazının Devamını Oku

Olacaktı ve oldu gerisi önemli değil!

BURSA’mıza hizmet olarak sunulan hatta bazılarının açılışında törenler dahi yapılan onlarca, belki de yüzlerce süs havuzları var.

Üstelik çoğunun maliyeti lüks bir daire fiyatından bile fazla! Bu havuzların yapılış amacı neydi? Su, kurulan ışıklı fıskiye düzeneğinden çeşitli şekiller alarak havuza düşsün. Düşerken de görsel şovuyla bizleri rahatlatsın, rahatlatırken de mutlu etmesiydi. Konuyu yanlış yorumladıysam kusura bakmayın lütfen!

YILLARDIR ATIL!

Ama hâsıl olan hizmetin amacında samimiyet yok ki! Olmayınca da böyle oluyor işte. Aksi olsaydı bu kadar para heba ettirilir miydi? Beraberinde oluşan çirkinliklere göz yumulur muydu? Buna en acı örneklerden birisi de Büyükşehir Belediyesi Osmangazi ilçesi D 575 Sanayi Caddesi (Mudanya Yolu) Özdilek AVM karşısında bulunan devasa süs havuzunu verebilirim. Yıllardır atıl vaziyette ve çift yönlü olarak kullanılan 6 şeritli caddenin tam da ortasında içler acısı haliyle duruyor.

MEVZU HAVUZ MUYDU?

Sağından ve solundan her gün yüzlerce üst düzey yetkili geçiyor. Geçiyor da ne oluyor? Birisi de görmüyor! Amaç hâsıl olmuştu çünkü. Planlar öncesi üzerine yapılmıştı. Sonrası yetkilileri ilgilendirmezdi! Havuzlar olacaktı ve oldu çünkü mevzu buydu!

BÖYLE BİR İŞ DÜNYANIN NERESİNDE VAR!

Yazının Devamını Oku

İçerisi balık istifi

ÜÇ gün önceydi. Sabah saat 07.30’da Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hizmet veren BURULAŞ’ın kontrolündeki BursaRay’ın, (Metro) yolcusu en az (Vatmanın da içinde bulunduğu ilk vagon) olan vagonuna giriş yaptım.

 

İyi ki de yolcusu en az olan vagona girmişim! Kişilerin birbirleriyle temas etmeden seyahat etmeleri mümkün değildi. Bu temastan ben de hem nasibimi aldım, hem verdim! Vay orta vagonların haline...

SOSYAL MESAFE YOK

Hani nerede sosyal mesafe? Var, var; sosyal mesafe var! O da istasyonda sık sık tekrar ettirilen anonslarda “Lütfen sosyal mesafeyi koruyalım” uyarısıyla sosyal mesafe kuralı var! Bir de belli saatlerde yoğun olarak kullanılan istasyonlara girişlerimizi sağlayan basamakların başlangıç noktasında vazifelendirilmiş olan özel güvenlik görevlileri var. Onlar da sosyal mesafeyi koruyalım hasta olmayalım diye basamakları tek yönlü olarak kullanmamızı zorunlu kılıyor. Yani basamakların birisinden sadece çıkışların, diğerinden de inişlerin yapılması kuralı uygulatılıyor!

BİZLERE DE BÖYLE!

Bu mudur sosyal mesafe kuralına uyum planınız? Helal olsun öyle ise sizlere. Yeterli genişlikte olan belediye binalarımıza giriş esnasında her vatandaşımızın tek tek ateşini ölçerek kendi sağlığınızı kontrol altına alırken; umumiyetle dar gelirli vatandaşların kullandığı tıka basa olan metrolarda tedbir olarak basamaklara tek yönlü kullanım mecburiyeti; içerisi balık istifi... Bizlere de böyle! Bir kez daha helal olsun sizlere!

AKSUNGUR VE ŞEHİR ÇÖPLÜĞÜ

Yazının Devamını Oku

Helikopterli çiftçi…

Gemlik, Kurtul Mahallesi (Köy) yerlisi Hüseyin Eryavuz, özetimle:


“Dedelerimizden kalma arazilerimizde mesleğimiz olan çiftçiliği ayakta tutabilmek için hırs yaptım. İnadım inat, yılmayacağım. Her geçen gün zorlaştırılan mesleğimiz daha da zorlaştırılıyor. Büyük Komutan Mustafa Kemal Atatürk’ün: “Köylü şehirlinin efendisidir.” Sözünün özüne öyle bir hasret kaldık ki… İnadım inat, çok kıymetli olan arazilerimi satmayacağım. Ölünceye kadar da çiftçilik mesleğimi yaşatacağım. Sizler tarlalarımıza giremeyelim diye mevcut yollarımızı yarım metre yükseltseniz de ben yılmayacağım. Gerekirse tarlalarımıza helikopterle gireceğim. Hatta giriş yerlerimize duvar örseniz dahi üzerine köprü kurup geçeceğim. Çiftçiyi yok edin bakalım o vakit ne yiyeceksiniz?”
Gerçekten çok üzücü bir durum… Neyse ki, kâğıt üzerinde bile olsa destek tam gaz devam! Her fırsatta çiftçinin yanında olduğunu açıklayan Başkan Alinur Aktaş umarım sizi duyar. En azından helikopter ve köprü desteği bulursunuz belki!

ÖNCE ÖN, SONRA ARKA PATLADI!


Okurlarımızdan olan emekli İngilizce öğretmeni Remzi Akabay’a geçmiş olsun diyorum. Akabay: “Nilüfer ilçesi Altınşehir Mahallesi Müzeyyen Senar Caddesi No. 169 karşısına isabet eden sözüm ona güvenli ve engelsiz olarak tanıtımları yapılan bisiklet yolunda ne hikmetse bisikletimin ön lastiği patladı! Evvelsi gün de yine aynı noktada bu kez arka lastiğim patlamasın mı? Burada bir tılsım var ancak bu tılsımı bir türlü çözemedim. Sanırım, yeteri kadar hikmet sahibi olmamam bu sırrı çözmeme engel oluyor! Başkan Turgay Erdem’in bu sırrı çözeceği konusunda inancım sonsuzdur! Ayrıca dün istihareye yattım. Patlayan tekerlerimin parasını belediyemiz veriyordu!” diyor.

BEN BİLMİYORDUM BABAM SÖYLEDİ


Yazının Devamını Oku

Diriye bile yok ki ölüye olsun!

Okurlarımızdan çiftçi kardeşimiz Mustafakemalpaşalı Ali Osman Gürkan’ın e-postasını özetimle aktarıyorum:

“Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin sorumluluğunda olan Mustafakemalpaşa ilçesindeki Lalaşahin Mezarlığı’nın ilgisizliğine çok üzülüyoruz. Üzüntümüzü aktaracağımız bir makam bulamıyoruz! Mezarlığımızda bulunan ve amacı belli olmayan odalarda ne iş yapıldığı belli değil! Belli olan odaları ise hurda toplama noktası gibi. Çeşmesi var, musluğu yok. Künyesi var; tam bir rezalet. Mezarlıklar Şube Müdürlüğü yönetiminde olan ‘mezarlık bilgi sistem’ odası var. Pekâlâ, var da ne işe yarar? Hiç! Ortada sistem yok ki bilgi olsun. Mezarlığın otu, çöpü, ilgisizliği; standardımız oldu!

DUVAR ÖRGÜSÜ YAPMIŞLAR

Ancak öylesine acı olan bir yanı var ki… O da Osmanlı döneminden kalma tarihi mezar taşlarının duvar örgüsü olarak kullanılması. İşte bu acı; değil Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin Türkiye’nin bir acısıdır. Oysaki her birimizin muhakkak gideceği adres, mezarlıklardır. Ölülerimize sahip çıkmamak ayıplarımızın en büyüklerinden biridir! Bu esnada, aksatılmadan yapılan bir şey var. Bunu da belirtmezsem bu kez ben ayıp etmiş olurum. ‘Ayıp olmasın’ diye belirteyim. Tek aksatılmayan şey; mezarlık girişinde asılı olan tabelanın bakımı ve boyanması!” Gerçekten çok utanç verici bir durum bu Ali Osman Gürkan… Lakin diri olan bizlere dahi değer yokken ölülerimize değer beklemek pek de akılcı değil sanırım! 

 

GEREK VAR MIYDI?

Yazının Devamını Oku

Akpınar’da korku tüneli binası

Okurlarımızdan Tofaş’ın (Fabrika) emekli yöneticilerinden Metin Güneş’in e-postasını özetimle aktarıyorum:




“Osmangazi ilçesi Akpınar Mahallesi’nde kök salan tehlikeye dikkat çekmek istiyorum. Bir yanında Akpınar Hanımeli Parkı, diğer yanında da Pilot Sanayi İlkokulu bulunan sözüm ona kentsel dönüşüme istinaden boşaltılan binalar civar sakinlerine korkulu günler yaşatmaya başladı. Korkumuza bir örnek vermek isterim. Geçtiğimiz haftaydı. Saat 18.05 de bina içinde bir ağlama sesi duydum. Derhal polisimizi aradım. Polisimiz de ihbarım sonrası dört dakika içinde geldi. Korku tüneline dönüşen binaya girdiler. İçeride sarhoş bir adam varmış. Aldılar ve götürdüler. Sağ olsunlar. Benzeri olayları her daim yaşıyor olmamızla alakalı olarak korkuyoruz. Konuyla ilgili olarak mahalle muhtarını aradım. Muhtar da dertliydi buradaki durumdan. Daha önceden yangın da çıkarılmıştı bu binada. Binanın giriş kat sundurmasındaki kiremitler her rüzgârda düşüyor. Özetle yakın zaman öncesine kadar huzur ve güven sunan bina, şu anda tehlike saçıyor. İlgili yetkililer konuya sahip çıkmak için birimizin canının yanmasını mı bekliyor? Beklememelerini tavsiye ederim. Çünkü o gün çok yakın gibi görünüyor bana! Bu esnada bina önündeki yaya geçidi çizgilerini sık sık boyamaya geliyorsunuz ya; buradaki birinci önceliğiniz bu olmamalı diye düşünüyorum! Bilinçli bir vatandaş kültürüne sahip olduğumu düşünerek; Vali Yakup Canbolat’a, Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’ ve Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar’a duyurulur. Saygılarımla.”

RALLİCİLERE EĞİLEN DİREK!


Yazının Devamını Oku

Kimsenin umurunda değil mi?

Fevzi Çakmak Caddesi’ndeydim. Yaya olarak yürüyordum. Caddenin en alımlı ve çalımlı noktası olarak nitelendirebileceğim ‘havuzlu yeşil alan’ın yanından geçiyordum ki; gördüklerim karşısında kahroldum. Canım yeşil alanda onlarca içecek şişesi ve kutusu...

Yetmemiş her metreye atılan onlarca çuvalı dolduracak çöpler... Yıllar önce törenle açılışı yapılan süs havuzunun hali ise perperişan... Suyu da kesilmiş olan havuzun elektrik aksamları havuzun her yerine sarmış, sarmalanmış...

Tıpkı kentimizdeki diğer anlamsız havuzlar gibi! Hem boşa giden yüzlerce milyon lira; kimin umurunda?

FOTOĞRAF ÇEKEMEZMİŞİM!

İşim gereği ilgili fotoğrafları çekerken havuzun en üst noktasına baykuş misali konuşlanan 15 – 17 yaşlarında olan bir genç, yudumlamakta olduğu içeceğiyle birlikte havuzun basamaklarından uçarak indi! Yanıma geldi.

Yazının Devamını Oku

En modern yerleşim yeri böyleyse…

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi Yeşim Günsar şikayetini şöyle özetlemiş:



“Fotoğraflardaki acı ve utancın adresi bir mağara önünden çekilmiş değil! Burası Bursa’nın en modern yerleşim bölgesi olan Nilüfer İlçesi Cumhuriyet Mahallesi Murat Sokak’ın tam da merkezi. En modern yerleşim yeri böyleyse; vay modern olmayanların hallerine... Aklıma gelmişken zabıta ne iş yapar; birden merak ettim de!” diyor.

ARACIN DURUMU NE OLACAK?


Hürriyet Bursa gazetesi abonesi Tanju Ezgin’in, e-postasını özetimle aktarıyorum: “Nilüfer İlçesi Cumhuriyet Mahallesi Zafer Sokak (Petrow Cafe önü) üzerinde unutulan aracın durumu ne olacak? Araç yıllardır orasını parselledi. Ne bir adım geri, ne de bir adım ileri! Öyle ki tekerleklerin havaları dahi indi. Araç park halindeyken mahallede değişim de devam etti. İki yıl önce cadde boydan boya kazılmıştı. Doğal olarak şu an halen orada bulunan aracın zemini de bundan payını aldı.

SAHİBİ BULUNAMADI

Daha sonra bu kazılan yer (Gazetemiz Hürriyet Bursa ekindeki köşenizde oluşturduğunuz şikayetlerimiz sonucu) yetkililerce asfalt yamasıyla kapatıldı. Durun! Burasını iyi okuyun. O aracın altında kalan kazılı alan var ya; işte orada unutulan aracın sahibi bulunamadığı için orasının onarımı yapılamadı. Şaka gibi değil mi? Konuyu Nilüfer Belediyesi’ne ilettik. İlettik de ne oldu değişen hiç bir şey olmadı. Yetkililer konuyu duymamazlıktan geldi. Yıllar geçiyor değişim devam ediyor ama araç hala yerini koruyor. Yokmudur bu görüntü kirliliğini ortadan kaldıracak bir birim.” Yetkililere duyurulur.

Yazının Devamını Oku

Buyurun Hüseyinalan’a!

Dört gün önce sabahın erken saatlerinde ailecek, Uludağ’a 20 kilometre mesafedeki Osmangazi ilçesine kayıtlı Hüseyinalan Mahallesi’ne (Köy) piknik yapmaya gittik

Bölgede uygun gördüğümüz bir alana yerleştik. Burada da sürekli yayımladığımız acı manzaranın aynısıyla karşılaştık. Piknik alanının içindeki oturma banklarının durumları perişan. Kirlilik ve alana atılan çöpler… Özellikle de kıyafetler; sormayın! Mahalle içinde bulunan çeşmelerden birisinin yalağı dolu; utanç verici…

Diğerinin de musluğundan yıllardır su akmamasıyla alakalı, yalağı çöplük olarak hizmet verir olmuş. Yanı da; kum ve çakıl sergisi olarak hazırlanmış! Mahalle ortasında Osmangazi’de...

BÜYÜK TEHLİKE OLUŞTURUYOR

Üstü eski model hal binası gibi kapatılmış. Ne işe yarar bilen yok! Mahallenin merkezi diye bilinen alanda olmazsa olmazlarımızdan olan boş havuz da unutulmamış! Yürüme alanına 16’lık burgu inşaat demirleri saplanmış. Bunların özellikle çocuklarımız için çok büyük tehlike arz edeceği yetkililerin sanırım gözünden kaçmış! Kaldırım bordür taşlarının da dağılmış olması pek mühim önemli değil sanırım! Bu esnada bizim UEDAŞ’ın direkte asılı olan paslı kutu içindeki saatleri; şehir merkezinde olduğu gibi!

Yazının Devamını Oku

Bizim hakkımız değil mi?

Hürriyet Bursa gazetesi abonelerimizden Kamil Gümüş’ün haklı talebini dile getirdiği e-postasını özetimle aktarıyorum:

“Muhammet Bey, iç piyasamızın yanı sıra çeşitli ülkelere de ihraç ettiğimiz son derece leziz ve kaliteli şeftalimizle meşhur olan Kestel ilçesine bağlı Dudaklı Mahallesi sakiniyim. Aynı zamanda şeftali ihracatçılığı yapan bir çiftçiyim. Derdimiz büyük. Mahallemizde doğal gaz yok. Geçtiğimiz yıl BURSAGAZ “Gerekli hizmet verilecek…” açıklamasını yapınca apartmanımızın her katına doğal gaz tesisatı çektirip petekleri döşettik. Lakin bu yıl da baca deliğine talim edecek olmamız bizleri üzdü. Bize 1,5 kilometre uzaklıkta olan Narlıdere Mahallesi’nde doğal gaz hizmeti var. Bizler neden bu hakkımızdan mahrum bırakılıyoruz? Suçumuz ne? Yıl 2021 olmuş bizim de rahat etmek hakkımız değil mi?” (!) BURSAGAZ’ın dikkatlerine. Dudaklı, neden hizmetinizden yararlanamıyor?

Bakalım kapaklar ne zaman takılacak?

Okurlarımızdan olan Emekli Maliye Bakanlığı çalışanı S. P. , özetimle şöyle diyor: “Dünyada ‘ters T’ planına sadece 3 tane bulunan tarihi 1. Murat Camii önündeki aydınlatma direklerinin klemens kapakları yok. Bu eksiklik çok önemlid. Hatırlatırım! İki hafta önce buradaki ihmalin bir benzeri sebebiyle Osmangazi ilçesi Soğanlı Mahallesi’nde 18 yaşındaki genç kardeşimiz öldü. UEDAŞ’ın böylesine disipliniz çalışması bizleri üzüyor! UEDAŞ kanadında yüzde yüz kontrollü ve hiç aksamayan bir şey var. O da elektrik faturalarının gününde tahsis edilmesi. UEDAŞ’ı vazifelerini yapmaya davet ediyorum!” Bakalım o kapaklar 2022 yılına kadar takılacak mı?

İlgili yetkililer de rahatsız oluyor mu acaba?

Esnaf okurumuz Sabri Yeşil: “Osmangazi ilçesi Demirkapı Mahallesi girişi de maalesef 7/24 çöplük olarak kullanılıyor. Bir konuya dikkat çekmek isterim. Burası birçok tarihi eserin girişine imkan sağlayan alanın başlangıcı. Özel tabelalar da buna şahit. Hani biz turizm kentlerinden de biriyiz ya ben oluşturulan çirkin oluşumdan rahatsızken; ilgili yetkililer de rahatsız oluyor mu acaba?” Diyor...

Yazının Devamını Oku

Yetsin artık

Adının açıklanmasını istemeyen bir şirketin satın alma direktörü okurumuz, özetimle diyor ki:

 


“Bir yıl dolmadı. TOGG (yerli otomobilimiz) yoluna, yani Gemlik ilçesinden Kurşunlu’ya giden yola 30 santim civarında çok kaliteli bir asfalt atılmıştı. O asfalt bugün (25 Ağustos) sökülmeye başlandı. Yazıktır, günahtır, haramdır. Yetsin artık kıymetli yetkililer! Özel yaşamınız konusunda bir şey diyemem ve diyemeyiz. Buna hakkımız yok. Ancak yaşamımızı etkileyen ve ilgilendiren konu olan idarecilik komutanıza ‘plan’ denen düzeni almanız hususunu şiddetle tavsiye ederim ve ederiz! Yetsin artık!”

ATAN KADAR SİZLER DE SUÇLUSUNUZ…


“İki çocuk annesi deyin bana” diyerek giriş yapan okurumuzun e-postasını aktarıyorum: “Mudanya ilçesi Yenimahalle Batman Çocuk Oyun Parkı içi, ilçe çöplüğünü aratmıyor! Çocuklarımız, mikrop bulaşması anlamında çok büyük risk altındadır. Bu kirliliği oluşturan yaratıklar suçlu mudur? Elbette suçludur. Ancak benzeri yaratıkları görmezden gelen dolayısıyla onları cesaretlendiren belediyemiz ve belediyelerimiz de bu kirliliği oluşturan yaratıklar kadar suçludur…”

 ELİNİ UZATMIŞ VE TUTUYOR…

 

Yazının Devamını Oku

Vay garip vatandaşımızın haline

Hürriyet Bursa gazetesi abonelerinden iş insanı M. Ç.’nin e-postasını özetimle aktarıyorum:

“Mudanya ilçesi Bademli Mahallesi sakiniyiz. Mahallemiz Bursa’nın en modern villalarına da ev sahipliği yapan yerdir. Dolayısıyla Bursa ekonomisine yön veren şirketlerin, holdinglerin, kurumların ve kuruluşların en üst düzey yöneticilerinin ailelerine de ev sahipliği yapmaktadır burası. Bunu belirttim, kusura bakmayın lütfen. Sebebi şudur. Bizler de çöpe battık! Muhatabımız olan Mudanya Belediyesi bizleri bu konuda çok üzüyor. Bütünşehir statüsüyle ‘biz buradayız’ diyen Büyükşehir Belediyesi de seyirci kalıyor! Bizler de mağdur oluyorsak; vay garip vatandaşımızın haline vay! Bizlere itibar etmeyen yetkililer gazetemiz Hürriyet Bursa’yı okuyup da buralara gelmeyi düşünürlerse şayet, Bademli Jandarma Karakolu karşısı, sokak hayvanlarını bırakma noktası! Bu sebepten dolayı da her gün bir kedi ya da köpek araç altında kalarak eziliyor. Ezilme sebebi; bizim buralarda da ralliciler var! Karakol önüne de hız kesici set yapsınlar zahmet olmazsa!”

Benden de yazıklar olsun

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi Çekirge Mahalle Muhtarı Coşkun Alıntaş: “Geçen hafta köşenizde Dudaklı Mahallesi’ndeki ilköğretim okulu bahçesinde bulunan utanç verici Atatürk büstü konusunu “Yazıklar olsun” başlığınızla yayımlamıştınız. Bu kez de ben ‘yazıklar olsun’ demek istiyorum izninizle. Memleket Hastanesi önündeki Atatürk heykelinin çevresi acıları oynuyor. Bunları gören tek bir yetkili dahi yok mu Bursa’mızda!” diyor.

Nilüfer’de köpek çiftliği!

Bir şirketin üst düzey yöneticisi olan Sibel Bağcı, özetimle diyor ki: “Nilüfer ilçesi İhsaniye Mahallesi Çağlayan Sokak’ta (Dört Yıldız, Müjde Çelik ve Beykent Sitesi arası) hizmet veren koşu ve yürüme yolu köpek çiftliğine döndü! Özellikle sabah saat 06 ile 09 arası tam curcuna. En az 10 köpek. Köpeklerden ikisi geçen hafta bir arkadaşımızı ısıracakmış ki civarda simit satan kardeşimiz koşmuş imdadına. Sorunu Nilüfer Belediyesi’ne bildirdik. Ama bizi dikkate alan yok. (Benzeri bir konuya ben de şahit olmuştum. Başkan Turgay Erdem de benim şahidimdir)

Yazının Devamını Oku