Muhammet Kösle

Kedileri öldüren mesai meselesi!

28 Eylül 2020
Okurlarımızdan Erhan Çelik’in e-postasındaki iddiasını özetimle aktarıyorum:

“Bakınız, maalesef Uludağ Üniversitesi Hayvan Hastanesinde çok üzücü iki ayrı olay yaşadım. Yaklaşık bir ay önceydi. Kedimizi sabah saat sekizi yirmi geçe hastaneye götürdüğümde danışmadaki yetkili “mesai saat dokuzda başlayacak. Veterinerin gelmesini bekleyeceğiz” dedi ve veteriner gelmeden kedimiz öldü! Bu olaydan bir hafta sonra da aynı yere hasta olan ikinci kedimizi götürdüm. Bu kez mesai saatleri içinde gitmeme rağmen orada çalışan sadece iki veteriner olduğunu ve kedimizle ilgilenemeyeceklerini söyledi! Ve diğer kedim de oracıkta öldü… Bir arkadaşım da köpeğinin buna benzer şekilde aynı yerde öldüğünü söyledi.“ Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Saim Kılavuz’a duyurulur…

 

GÜNDÜZ GÖREN OLMAYINCA…

Okurlarımızdan Reyhan Kıraç: “Gündüz gören olmayınca” başlığıyla öfkesini belli etmiş olduğu e-postasını yumuşatarak kısa özetimle aktarıyorum: “Muhammet Bey. Burası araç trafiğine kapalı olmasının etkisiyle ve sahile sıfır olması itibariyle sadece Güzelyalı’nın değil Bursa’nın en pahalı apartman dairelerine ev sahipliği yapan adrestir. Böyle bir özellikten olsa gerek apartmanımızla sahil yolu arasında kalan kazılı alanın gündüz görünmediğine karar verdik! Bu yüzden de berbat mı berbat kesikli çukur alanın fotoğrafını gece çekerek yolluyoruz. Şikâyetimizi yayımlarsanız çok sevineceğiz.“


Yazının Devamını Oku

Demek ki yazık değilmiş!

25 Eylül 2020
BİR buçuk ay önceydi. (08 Ağustos 2020) Bizleri üzen konuyu köşemde ‘Yazık değil mi o ağaçlara’ başlığımla yayımlamıştık. O konunun hikâyesini tekrar paylaşıyorum:

Hürriyet Bursa gazetesi abonelerinden matbaacı Metin Gülşen şikayetini şöyle dile getirmişti: “Geçtiğimiz aylarda Osmangazi ilçesi hudutlarında Zübeyde Hanım Caddesi üzerinde bulunan kaldırımları yenilediler. Sanki gerekliydi de... Orasını bizim bilme hakkımız yok elbette! Ancak çocukluğumdan beri var olan canım ağaçların köklerinden ne istediniz. Umarım yanılırım ama o ağaçlar ölürse yazık etmiş olacaksınız.”

VE KESİLDİ!

Evet, böyle yazmıştık bizleri üzüntüye boğan endişemizi... Ben de geçtiğimiz hafta, yayımlamış olduğumuz şikâyet ve ricaların seyirlerini kontrole çıkmıştım. Aman Allah’ım! Ne göreyim. Öncesinde, disiplinsiz çalışma sonucu kökleri kopartılan ve uçları da meydana çıkartılmış olan canım ağaçların şimdi de kesilmiş olduğunu görmeyeyim mi? Gerçekten şok oldum! O ağaçlar ölmedi Metin Gülşen ölmedi; öldürüldü. Keşke bu yazıyı yayımlamasaydık. Kendimi suçlu gibi hissediyorum. Sözün bittiği yerdeyiz! Çok üzgünüm çok.

BİZ BU İŞİ YAPARKEN ONLAR NE YAPIYOR

Yazının Devamını Oku

Sahilde işler tamam caddemizi hiç sormayın ustam!

23 Eylül 2020
Hürriyet Bursa gazetesi abonelerinden adının açıklanmasını istemeyen emekli tümgeneralin e-postasını özetimle aktarıyorum:

“Bursalıyım ve yılın altı ayını Yalova – Çiftlikköy, Çiftlik Mahallesi Seyrantepe Caddesi üzerindeki yazlığımızda geçiriyoruz. Şikâyet adresim Bursa değil ancak biz işimizi Yalova’da çözdüremedik! Bu sebepten dolayı da binlerce sorunun giderilmesinde Bursa halkına umut olan Hürriyet Bursa gazetesindeki köşenizle dertlerimizi paylaşalım istedik. Bundan beş yıl önceydi. No: 3 önünden başlayarak caddemizi bir kazdılar ve kazış o kazış… O gündür bugündür ne gelen oldu ne de giden…"

"Cadde sakinlerinin dört yıldır dert yandıkları ‘kazdığınız gibi kapatın’ mücadelesinin sonuç vermediğini üzülerek izliyorum. Hatta konunun bizzat Çiftlikköy Belediye Başkanı’na aktarıldığını da biliyorum. Geçen haftaydı. Bize çok yakın olan sahil yolunda eşimle birlikte yürüyüş yapıyorduk. Orada hizmet konusunda bir problem yokken, bizim gereğinden fazla mağdur edilmemizin bir izahatı olması gerek diye düşünüyorum! E-postamı yayımlamamı rica eder sevgi ve saygılarımı sunarım.”



Elbette yayımlarız Sayın Paşam. Umarım sizlere de faydamız olur. Çiftlikköy Belediye Başkanı Murat Silpagar’ın dikkatlerine…

ÇOK CİDDİ KAZA RİSKLERİ VAR

Yazının Devamını Oku

Öyle feci düştü ki…

20 Eylül 2020
“Bana sütçü Atilla deyin” yazısıyla girişi yapılmış olan e-postayı özetimle aktarıyor ve üzüldüğümü belirtiyorum.


“Muhammet Bey. Burası Yıldırım ilçesi Ankara Caddesi No 208 (Onur Market önü) önüdür. Sizlere göstermeye çalıştığım engelli kaldırım başlangıcında elli beş yaşlarında bir kadın düştü. Düşme sebebi de ilgili belediyenin görmek istemediği ihmallerinden kaynaklıdır! Kadın, öyle feci düştü ki inanın içim parçalandı. İşin en ilginç yanıysa oradaki bir esnafın aktardığına göre de daha önce burada bu tür acıların yaşanmış olması!”

ÇOK MU ZOR!




İngilizce öğretmeni Işıl Kırmaz, bakınız ne diyor: “Tarih 16 Eylül 2020 saat, 07.51 Acemler Metro İstasyonu’ndayım. Uludağ Üniversitesi’ne gideceğim. Metroyu bekliyorum. Metronun hareket saatini ve yönünü belirten ışıklı led tabelaya göre istasyona üniversite istikametine gitmesi gereken metronun girmesi gerekirken (tabelada da arka arkaya üniversite yazıyor zaten?) Emek istikametine giden metro geldi. BURULAŞ’a ricam var. Böylesi basit işleri bari takip edin lütfen. Otomasyon sisteminde hata olması çok ilginç! Bunun takibi de mi çok zor?”

YEDEĞİNİN DE YEDEĞİ OLAN TABELA!

Yazının Devamını Oku

Otopark meselesi nasıl çözülür?

18 Eylül 2020
Bursa’da öyle bir adres var ki orada her gün (tatil günleri hariç) curcuna diz boyu! Curcunanın sebebi, ‘otopark dolu yine, nereye ve nasıl park edeceğim hadi söyle’ meselesi.





Orası da resmi daireler içinde en yoğun insan ve araç trafiğine tanık olan; Tapu ve Kadastro IV Bölge Müdürlüğü yanında bulunan otoparkın ta kendisi! Bu durum çok zaman öyle bir hâle geliyor ki, Ankara Caddesi’ndeki trafiğinin aksamasına ve sonrasında da polisin müdahalesine kadar uzanan bir yolun izlenmesine sebep oluyor.
Müdürlük yanında bulunan 48 araçlık otopark kesinlikle yeterli değil. (Bina altında otopark var ancak güvenlik açısından kullanımı yasak) Vaziyet böyle olunca da kaosun, curcunanın ve polis meşguliyetinin önüne geçilemiyor? Oysaki bu durumu çok ama çok rahatlatacak, hatta çözüm olacak bir imkan var. O da şöyledir. Tapu müdürlüğü yanındaki otoparka sıfır çizgide olan ve kullanılmayan ve kullanılmadığı gibi atık sahası, çöplük, hurdalık, yetmemiş hayalet evleri gibi terk edilmiş yapıları da bulunan çok büyük bir arazi var. Bu arazinin az bir bölümünü aktif olarak kullanan İl Sağlık Müdürlüğü, bünyesinde hizmet veren Simülasyon Eğitim Merkezi bu işe ne der acaba? Gerçekten çok önemli ihtiyacımıza merhem olmak için mevcut imkânınız varken yardımcı olmayı neden düşünmezsiniz ki?
“Bursa trafiği birinci önceliğimizdir.” diyen Başkan Alinur Aktaş ve Bursa trafiği için 7/24 canla başla koşturan Trafikten Sorumlu İlimiz Emniyet Müdür Yardımcısı Uğur Toksoy. Bu sıkıntımızın giderilmesiyle alakalı olarak desteğiniz olabilir mi acaba?

ORAYA AĞAÇ DİKİN

Yazının Devamını Oku

Bilin bakalım burası neresi?

16 Eylül 2020
Hürriyet Bursa gazetesi abonelerinden Çekirge Mahalle Muhtarı Coşkun Alıntaş’ın, bir yandan sorarken diğer yandan cevabını verdiği e-postasını özetimle aktarıyorum:

 

 
“Muhammet Bey. Gördüğünüz gibi ıskarta olarak ayrılmış inşaat atığı kalaslarından yapılmış olan bir basket potası önündeyim! Bu nerede mi? Bu sizin “gözden çıkartılmış” olarak nitelendirdiğiniz, benim de köy olarak tanımladığım, Bursa’nın en pahalı lüks dairelerin bulunduğu merkez bölge olan İntam İş Merkezleri arkasına denk düşen terk edilmiş Çekirge Mahallesi’ndendir! Çünkü oyun, eğlenme ve dinleme alanları yok! Mahalle sakinleri proje üretmeye başladı artık. Diyorum ki; Osmangazi Belediyesi’nce yok sayılan Çekirge Mahallesi’nin kıymetli halkınca seçilmiş muhtarıyım ve ben dertlerin alasıyla baş başa bırakıldım kavruluyorum! Potayı da buna en basit şahit olarak sunuyorum. Seçilmiş bir yönetici olarak kahroluyorum…”

HASTANE ÖNÜNDE BARİ OLMASIN


Okurlarımızdan Uğur Çapkın, diyor ki: “Yıldırım ilçesi Duaçınarı Mahallesi’nde bulunan Doruk Hastanesi önündeki kaldırımı birileri geçen yıl kazmıştı. Daha sonra da gelişi güzel kapatılmaya çalışıldı ve gördüğünüz gibi kapatılamadı! Oradan her hafta onlarca engelli aracı kullanan vatandaşımız da geçiyor. Geçişleri esnasında onların sıkıntılarına tanık olmanın üzüntüsü içindeyim. Her yer kazık, her yer çukur alıştık! Ancak burada, yani hastane önünde bari olmasın bu!” Yıldırım Belediyesi’nin gereğini derhal yapacağına inanıyorum.”
Geçmiş olsun Uğur Çapkın…

 

Yazının Devamını Oku

Kendiliğinden yıkılmasını mı bekliyorsunuz?

13 Eylül 2020
Hürriyet Bursa gazetesi abonelerinden olan Emekli Albay Mustafa Aytaç, bakınız ne diyor:


 “Osmangazi ilçesi Şehreküstü Mahallesi Tavukçu Sokak’ta tarihi Tavukçuoğlu Cami yanında bulunan eski mi eski evler adeta ölüme davetiye çıkartıyor. O evlerin altından her geçtiğimde, üzerime bir parça düşecek diye endişe ediyorum. Ayrıca sadece ben geçmiyorum ki oradan... Sorsanız; ‘Bunlar tarihi eser kapsamındadır. Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu müsaade etmiyor’ derler! Kusura bakmayın ama kendiliğinden yıkılmasını beklemek biraz tehlikeli diye düşünüyorum. Yoksa konuyu ben mi abartıyorum? (!)”

BARİ SİZ GÖRÜN!


OKURUMUZ Atilla Yakıcı, şikayetini şöyle dile getiriyor: “Yaklaşık altı önce Ankara Caddesi üzerindeki kaldırımda bulunan ve sorumlusu UEDAŞ’a ait olan direğe bir araç çarpmıştı. (DSİ tesisi önü) Köşenizdeki ihbarınız neticesinde o direğin yenisi takılmıştı. Ancak direğin dikilmesi sonrasında artan taşlar da kimsenin umuru olmadı! Bu da hiç yakışmadı.”
Yıldırım Belediyesi’nin kıymetli temizlik işleri ekibi; bari siz görün benzeri işleri! Bu esnada; taşların yanında iki maske ve bir ıslak mendil atığı var. Ama eldiven yok. Onu da atın, tam olsun!

YA BİR ARAÇ O YÜZDEN KAZA YAPARSA...


Yazının Devamını Oku

Bahtsız Trilye’den selamlar!

11 Eylül 2020
OKURLARIMIZDAN olan Nuriye ve Ahmet Altın çifti, özetimle bakınız ne diyor:

“Mudanya ilçesinin bahtsız beldesi olan Trilye’den selamlar! Trilye’mizde bakımsızlık modası bu sene pek tuttu. Özellikle de Polutanya mevkisi... Mudanya Belediyesi bizleri dikkate almıyor. Kaldırımlarımız, kanallarımız, yollarımız kan ağlıyor. Parke döşeli olan zeminler onlarca noktada çökmüş ve çökmeye de devam ediyor.”

‘SORUNLAR BİTMİYOR’

“Eşim de ben de rahatsızız. Sorunları bitmeyen yollarda, düşe kalka yürüyoruz. Çok şükür bunu da başarabiliyoruz! Kanalları kanallıktan çıkmış durumda. Geçen gün neredeyse kanallardan birisine düşecektim. Zeminler pislik içinde, hele dere... Onu sormayın kimseye! Güvenli ve rahat bir şekilde yürüyeceğimiz yol da yok, kaldırım da yok! Mudanya Belediyesi’ni göreve davet ediyoruz!”

CANKURTARAN SİMİDİ TAKALIM MI?

ADININ açıklanmasını istemeyen bir zabıta memuru, “Nilüfer ilçesi İzmir Yolu Caddesi üzerindeki (FSM Metro İstasyonuna 30 metre mesafede, İzmir istikameti gidişi) kaldırımda bulunan direğe yapılan başarılı bir dalış olmuştu! Birinci ayına girecek olan dalış sonrası oluşan dalgalar yayalara engel olmaya devam ediyor! Cankurtaran simidi takalım mı?” diyor…

AKMAYAN ÇEŞMEDE ARAÇ NASIL YIKANIR?

Yazının Devamını Oku