Muhammet Kösle

Ya uçamayanlar ne yapsın?

12 Kasım 2020
İl Sağlık Müdürlüğü karşısında bulunan kaldırımda (Osmangazi ilçesi - Hat Caddesi) yürüyordum. Derken kaldırımın bir bölümünün darmadağın edilmiş olduğunu gördüm.

Buna hiç şaşırmadım! Yürümekte olduğum kaldırımdaki darmadağınlığa rağmen inadım inat biz yayalara sunulan kaldırımı kullanacağım diye ısrarcı oldum. Ancak, ayakkabılarımı da düşünmek zorundaydım. Çünkü zemine sivri uçları da bulunan çakıllar dökülmüştü. Nasıl yapayım da ayakkabımın tabanına ziyan vermeden geçişimi tamamlayayım derken, aklıma uçmak geldi. Sonra da alanı uçarak geçtim! Peki ya; uçamayanlar ne yapsın?(!)

 

O ANONS DAHA FAZLA YOLCU BİNSİN DİYE Mİ?

OKURLARIMIZDAN olan Melda Meriç, şöyle diyor: “Tarih 3 Kasım 2020 Salı. Saat 07.33... BURULAŞ’ın kontrolündeki Paşa Çiftliği İstasyonu’ndan üniversite yönüne giden sosyal mesafenin fevkalade korunduğu metroya bindim! COVID-19’un dağıtım noktalarından biri olduğunu düşündüğüm hıncahınç dolu vagonlarda bir anons. Anonsta, “Sırt çantalarınızı ellerinizde taşıyın” diyordu. Ne yani, ‘daha fazla yolcu binsin’ diye mi çıkartalım çantayı? Şahsım olarak bu duyurunun; ‘sırt çantalarınızı sırtınızdan çıkartmayın’ diye değiştirilerek anons edilmesini tavsiye ederim! Böylelikle sosyal mesafeye bir desteğimiz olsun! Bu esnada fotoğrafını çektiğim vagon ilk vagon, yani vatmanın da bulunduğu vagon olup en boş olanıdır. Siz siz olun, sırt çantalarınızı sırtınızdan çıkartmayın. Hata, mümkünse sırt çantasız binmeyin!”

5 AYDIR GÖRÜNMEYEN BARİYER

Yazının Devamını Oku

Ayıp yaptın esnaf kardeş!

8 Kasım 2020
Hürriyet Bursa gazetesi abonesi Umut Alıcı: “Ayıp yaptın esnaf kardeş” derken gerçekten ayıp yaptı mı esnaf kardeşimiz? Takdir sizlerin!

 


“Osmangazi ilçesi Küçükbalıklı Mahallesi 11 Eylül Bulvarı Koza İş Merkezi No. 196 önünden başlayıp devam eden 20 – 30 santimlik çukurlarıyla adeta bomba talim sahası gibi olan toprak alanımız için; ‘civar esnafları olarak şehrin göbeğinde toza bulandık. Bu yüzden de müşteri kaybı yaşıyoruz. Biz de olsak bu tozlu topraklı yere girmezdik. Sonra; ilgili durum bizleri üzüyor. Ayrıca Bursa’mıza yakışmıyor…’ diyerek; Büyükşehir Belediyesi’ne ve Osmangazi Belediyesi’ne başvurduk. Ancak haklı isteğimize yönelik olarak yanıt dahi alamadık.

TAM OLARAK BİTİRMEDİ(!)

“Hepimiz kara kara düşünürken bir esnaf kardeşimiz kendi parasıyla bir kamyon mucur satın aldı ve iş yerlerimizin önüne boşalttırdı. Sonra yine 4 kişiye para ödeyerek o mucurları yaydırdı. Ancak sizin de gördüğünüz gibi bazı alanların çukurları tam olarak örtülmedi. Bu yüzden de diyoruz ki; ‘ayıp yaptın esnaf kardeş. Çok bencilsin! Hem işi neden tam olarak yapmadın? (!)”

ASFALT DA EKSİK

Ben de sizden yanayım ve o esnaf kardeşimize diyeceklerim var! Bak, malzeme yetmemiş. En azından bir kamyonet mucur ilavesi yaptırsaydın bu konu oluşmayacaktı! Yaptığın işin layığıyla bitmesi için uğraşamamış olman da uygun kaçmamış! Hele, bu işlemden sonra bir asfalt firmasını arayıp da buraya asfalt attırmaman da hiç olmamış. Gerçekten ayıp yapmışsın esnaf kardeşim. (!) Ama merak etme seçimlerde alırsın cevabını...

 BUYURUN YAZIN DEDİLER BİZ DE BUYURDUK VE YAZDIK!

Yazının Devamını Oku

Haftası bile dolmadan o yolu niye kazdınız?

4 Kasım 2020
Askerlik yıllarımda (İzmir / Menemen) Özcan Şahin adlı bölük astsubayıma tarifsiz bir hayranlığım oluşmuştu.


Onu kendime rol model aldım. Sert, disiplinli, azimli, ilgili, milliyetçi, devletçi, gözü kara ve mükemmel bilgili biriydi. Öyle ki general düzeyinde yapılan her denetimde Özcan Şahin, alay komutanın dahi önünde karşılama komitesinde bulunurdu. Çünkü askerlikle ilgili ne sorulursa sorulsun cevabını ilgili kitaplarda tanımlanan maddesinden fıkrasına, fıkrasından bendinden, noktasına varıncaya kadar anlatırdı. Sorulacak sorunun cevapsız kalması imkânsız gibi bir şeydi.

GEÇEN HAFTA AÇILDI

İşin en güzel tarafıysa kurallara ilk önce kendisi harfiyen uyardı. Vaziyet böyle olunca da özellikle astları farklısını yapamazdı. Ancak rütbesinin küçük olması birçok aksaklığa müdahale etmesine engel oluyordu! Yolunda gitmeyen işler onu kahrediyordu. Her yolunda gitmeyen işe müdahale edemediğinde “arayan yok soranı seveyim” diye bağırarak inletirdi ortalığı. Bu söz de bana miras kaldı. Aradan geçen 30 yıla rağmen Özcan Şahin’i hiç unutmadım. Sözünü de tabii ki… Şimdi; yapımı geçen hafta biten ve Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü’yle Nilüfer Çayı arasındaki yeni yola kazandırılan harika bisiklet yolunun haftası gelmeden kazıldığını görünce! Baktım çevrem boş, bağırsam birilerinin de deli deme ihtimali yok! Ben de bağırdım avazım çıktığı kadar...

BENİM HAKLILIĞIM NE OLACAK?


Okurlarımızdan olan Aysuda Burçak, şöyle diyor: “Fotoğrafımda görmüş olduğunuz saygısız parklanmanın net adresi Bursa’dır! Adım başı göreceğiniz bu saygısızlara göz yumuluyor. Kural tanımaz araç sahiplerine sorsanız ‘neden bunu yaptın?’ Diye; ya ‘nereye koyayım’ ya ‘hemen gidecektim’ derler! Elbette şanslıysan bu cevapları alırsın. Yok değilsen; yanarsın! Kendilerince haklı yönleri vardır! Ancak benim de aracım var ve bu güne kadar hiçbir kaldırıma aracımla çıkmadım. Trafiği engelleyecek bir parklanma yapmadım. Benim haklılığım ne olacak? Gerek ilgili polis birimlerine, gerekse ilgili zabıta memurlarına rica ediyorum. Ne olur bizlere daha çok sahip çıkın. Saygıyla”

İŞ VATANDAŞA KALIRSA

Yazının Devamını Oku

Milli servet çarçur oldu

1 Kasım 2020
Hürriyet Gazetesi abonelerinden Ekrem Bülbül: “Birileri hesabını sormalı birileri de bu hesabı verebilmeli” diyor ve:



“Muhammet Bey, burası Yıldırım Belediyesi Piramir Keyruvan Parkı. Parkın onarım mazisi altı aylık değil. Böylesine güzel bir park buraya kazandırıldı. Çimler ekildi; sulandı ve uzamaya başladı. Derken 25 Ekim 2020’de canım alan komple kazıldı.”

BU NASIL PLANLAMA

Bu parkı yapanlar; mimarıyla, mühendisiyle, başkanlarıyla… Nasıl bir planlama yaptılar ki böylesi üzücü ve acı duruma geri döndüler. Gerçekten çok büyük israf ve çok büyük ayıp bu! Milli servetimizin ziyan edilmesi ve çalışan emekçi kardeşlerimizin emeğinin boşa gitmesi yani vergilerimizin çarçur edilmesini şahsım olarak kabul etmiyorum. Birileri bunun hesabını sormadığı içindir bu; ve hiç bitmedi bu yaşıma geldim.”

UMARIM NİLÜFER BELEDİYESİDE OKUR!


Yazının Devamını Oku

Doğal havuza muhatap bulamadık

28 Ekim 2020
Okurlarımızdan Işıl Baştan’ın, haklı olduğu endişesini paylaştığı e-postasını özetimle aktarıyorum:

 
“Şöyle bir şey sorsam; 2020 yılına damgasını vuran, haliyle de dünyada en çok konuşulan şey nedir? Desem, ‘Covit–19’ diye yanıt alacağımı biliyorum. Beraberinde bir şeyi daha çok iyi bildiğimi biliyorum. O da bu hastalığın da ana sebebinin, hijyene dikkat edilmemesinden kaynaklanması. Bu konuyu bazılarımız halen anlamamak için ısrarla direniyor olsa da gerçek böyle ama! Fotoğrafımda görmüş olduğunuz masum çocuklara eğlence kaynağı olan ÇOK RİSKLİ su birikintisine bakın. Her şey ortada! Çocukların suçu var mı? Yok elbette. Belirttiğim gibi; her şey ortada! Şimdi gelelim bu doğal havuz meselesine… Havuzun zeminini oluşturan asfalt aylar önce bir gece vakti çöktü. Daha sonra da bu doğal havuz oluştu! Çöken asfaltın onarılmasını istedik. Ama muhatabını bulmak ne mümkün… Malum, seçimlere de epey bir zaman var! Bize de ses olur musunuz? Adresimiz; Yıldırım ilçesi Millet Mahallesi Doğan Sokak No. 10 önü.”

Yıldırım Belediyesi Fen İşleri Daire Başkanlığı’nın dikkatlerine; acil…

 

SAHİPSİZ OLMASAK BİR AY BEKLEMEZDİK


Okurlarımızdan Yunus Emre Türker, özetimle bakınız ne diyor: “Muhammet Bey. İlgili çöp yığınlarının açık adresi; Mudanya Belediyesi, Güzelyalı Siteler Mahallesi Beyazgül Sokak üzerindeki kaldırım. Bunları buraya kim ya da kimler koydu bilmiyorum. Bilsem de ne yapacağım ki? Ancak bildiğim bir şey var ki o da biz sahipsiziz! Aksi olsaydı bu çöpler bir aydır burada durmazdı!”

BURULAŞ’IN YÜRÜYEN DURAĞI!

Yazının Devamını Oku

Yok artık!

25 Ekim 2020
Adının açıklanmasını istemeyen Dörtçelik Çocuk Hastanesi doktorlarından bir okurumuz: “Yok artık” diyor ve:

“Hiçbir önlem alınmadığı gibi uyarıcı işaretler de kullanılmayan hendek, Dörtçelik Çocuk Hastanesi önündedir. (Nilüfer ilçesi) Kıymetli yetkililerin ve ilgili denetçilerin bir bildikleri vardır elbette; böyle bıraktıklarına göre! Ancak ben her gördüğümde bu hendeği ‘YOK ARTIK’ demeden edemiyorum. Çok yazık…”
Bence de gerçekten de ‘yok artık’, gerçekten de çok yazık…

Nikâh neşesini kaçıran kuyu!

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi Ziraat Mühendisi Günay Trabzonlu: “Geçtiğimiz hafta bir komşumuzun nikâh davetine icabet etmek için nikâhın kıyılacağı Merinos Kongre Merkezi’nde bulunan (Osmangazi ilçesi) nikâh dairesine gittik. Çok keyifli geçen nikâh merasimi sonrası oradan ayrılıyorduk ki gözüme nikâh dairesi önündeki yeşil alanda bulunan kuyu takıldı.
Sonra nikâhımızın neşesi kaçtı. Çünkü bizim yeşil alanda koşmayı seven afacan bir çocuğumuz var! Dolayısıyla bu kuyuya afacan bir çocuğun düşme ihtimali niçin hesaplanmadı? Belki de düşen oldu da konu basına yansımadı! Özetle bu takipsizlik buraya hiç yakışmadı!”

100 kilo da buraya atsaydınız ya

Yazının Devamını Oku

İyi ki varsınız

24 Ekim 2020
Hürriyet Bursa gazetesi abonelerimizden Habibe Kobak: “Gerçekten şaşırdık. Öyle mutlu olduk ki…” dediği ve çok ama çok duygulu yazdığı her halinden belli e-postasını özetimle aktarıyorum. UNutmadan ‘2020 yılının en keyif alarak aktardığım e-posta özetim budur’ desem yeridir… Okuyunca bana hak vereceğinizi umuyorum:

 

“Geçtiğimiz haftaydı. Bitmek üzere olan yaz mevsimini değerlendirmek için ailecek Cumalıkızık’a yakın bir adreste bulunan piknik alanına gitmiştik. Hava kararmıştı. Şehrin gürültüsüne ve patırtısına kavuşmak için dönüş hazırlılarımız başlamıştı! Derken yeşil alanda bir tavşan gördüm.

Hiç kıpırdamıyordu. Çılgın bir hayvan sever olarak tavşana yöneldim. Tavşanın yanına çömeldim. Eşime fotoğrafımızı çekmesini rica ettim. Tavşanın korkup kaçmamış olması dikkatimi çekmişti. Sevmeme müsaade etmesine de şaşırmıştım. Derken tavşanın sağ arka ayağının kırık olduğunu bu yüzden de kaçamadığını görünce kahrolduk. Onu burada bu vaziyette bırakamazdık. Malum geçtiğimiz aylarda Osmangazili olduğundan Nilüfer Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü Hayvan Bakım ve Tedavi Merkezi’ne alınmadığı için (09 Ocak 2020 tarihli HERŞEY BİR TARAFA MEVZU OLAN BİR HAYATTIR) başlıklı yazım) Yıldırım Belediyesi Hayvan Barınağı’nda ölen zavallı tavşanın hikâyesini unutmadık henüz! Utanç verici acı hikâyenin iyi yürekli başrol oyuncusu olan Yıldırım Belediyesi Veteriner İşleri Müdürü (Mehmet Altıntaş) aklımıza geldi.” 13 DAKİKADA YANIMIZA GELDİ

“Daha sonra eşim, arkadaşlarının yardımlarıyla bizzat o müdüre ulaştı. Konuyu anlatarak; ‘tavşanı biz de getirebiliriz. Ancak taşıma şeklini bilmediğimiz için bazı endişelerimiz var. Acısına acı katmaktan korkuyoruz. Yardımınız lazım lütfen…’ deyince müdür: “Bizzat hemen geliyorum konum atın” dedi ve konum attık. Müdür, mesai saatleri bitmesine karşın çalışma arkadaşlarından bir veterinerle birlikte 13 dakika sonra yanımıza geldi. Olay yerinde yapılan küçük bir muayene sonrası yaralı tavşanı teslim alarak gittiler. (Giderken de: “Tedavisi yapılacak. Dilerseniz haftaya ziyarete gelebilirsiniz” dediler.) Size de yolladığım ve öncesinde yaralı olduğunu bilmediğim bu fotoğrafım ömür boyu arşivimde kalacak. Çok teşekkür ediyorum Yıldırım Belediyesi Veteriner İşleri ekibi. İyi ki varsınız…”

Sahiplenmeniz için siz Habibe Kobak’a, akabinde işini ‘iş’ olarak değil de ‘insanlık vazifesi’ olarak gören siz Mehmet Altıntaş’a ve kıymetli çalışma arkadaşlarınıza teşekkür ediyorum. Helal olsun…

 Biri çıksın bana anlatsın!

Yazının Devamını Oku

Atatürk Kent Ormanı’nın içler acısı hali

21 Ekim 2020
Giriş ücreti 8 lira, tuvalet ücreti 1 buçuk lira olan Atatürk Kent Ormanı, çeşmeleri tıkalı olan lavabolarıyla, ziyaretçilerin araçlarını gelişigüzel park etmesi sebebiyle trafik kaosunun yaşandığı ortamıyla, bakımsızlığıyla, tertipsizliğiyle, toplanmayan çöpleriyle misafirlerini bekliyor.

Geçtiğimiz haftaydı. Gezmek, piknik yapmak ve şehrimizdeki yaşam alanlarımızda kalmayan o özümüz olan toprağın ve bulunmayan yeşilin kokusunu almak ve tüm bunları yaparken de stres atmak için sabah 8.00’de ailecek Atatürk Kent Ormanı’na gitmiştik. Nilüfer ilçemizde olan ve sorumluluğu Büyükşehir Belediyesi’nde bulunan ormana giriş ücreti olan 8 lirayı ödeyerek girişimizi yaptık.

HER YER ÇÖP!

Sonra ailecek dağılarak en temiz masayı seçtik! Oturma hazırlıklarımızı yapmadan önce çevreyi süpürmek zorunda kaldık. Süpürdüğümüz çöpleri yanımızda getirdiğimiz battal boy poşetlere koyduk. Öğleye doğru, bir kapısının önü de atıl duruma düşürülmüş olan binlerce liralık demir malzemeyle kapatılmış olan bakımsız tuvalete gittik. Görevli “Ücret 1 buçuk lira” dedi. Vay be... Girişe 8 lira, tuvalete girmek de artı parayla! Çok şaşırdım açıkçası. Bir şeyi test etmek için tuvalet girişinde bulunan görevliye ‘Param yok. Ne yapacağım’ dedim, “Paran yoksa giriş de yok” cevabını aldım...

BAKIMSIZ KAZANÇ MERKEZİ

Sonra bir gözlem yaptım. Ahalinin birçoğu bu parayı ödemektense istikametlerini ağaçların sık olduğu yöne doğru çevirdiklerini tespit ettim! Beş kişi olsan ve gün boyunca iki kez tuvalete gitsen 15 lira! Az para değil. Basın, polis, zabıta, engelli kimliği gibi bazı hakları olanların dahi ücretsiz giriş yapamadıkları bir çöplükten, yani Atatürk Kent Ormanı’ndan bahsediyorum! Vaziyet o ki burası bir kazanç merkezi olarak görülüyor gibi! Binlerce kişiden alınan ücret sonrası ücretli tuvalet ise pis mi pis..!

Yazının Devamını Oku