Müge Akgün

Müge Akgün

mugeakgun@hurriyet.com.tr

Uzakları yakın eden bienaller

Bir ilk olan Venedik Bienali’nden başlayarak yıllar içinde sayıları artan Berlin, Sao Paulo, İstanbul, Sharjah, Sydney, Gwangju gibi Bienaller sanat dünyasındaki eğilimleri belirleyen etkinlikler, sergiler olmalarının yanı sıra kültür, mimarlık, göç, toplumsal hafıza gibi konulara da odaklandılar.

Haberin Devamı

Uzakları yakın eden bienaller

Ve adını aldıkları kentlerin markalaşmasını sağladılar. Yedincisi düzenlenen Mardin Bienali her gidişimde hayranlığımı artıran mimarisiyle, kültürüyle ve etkinliklerinin içeriğiyle tam da bunu yapıyor, Mardin’i dünya markası haline getiriyor. Ziyaretçilerine ve Mardinlilere unutulmaz anlar yaşatıyor...

Uzakları yakın eden bienaller

MARDİN BİENALİ

Mardin’i dünya sahnesine çıkaran, ilk kez 2010 yılında kenti çağdaş sanatın buluşma noktaları arasına sokma hedefiyle yola koyulan bienalin ardında üstlendikleri misyonu büyük bir aşkla yapan iki isim; Döne Otyam ve Hakan Irmak var.
Bu kez ‘GÖKzemin’ başlığı altında anlatısını sunan Bienal’in küratörlüğünü İstanbul Modern Artistik Direktörü Çelenk Bafra üstlenmiş. Gök ile yer, bireysel ile kolektif, geçmiş ile gelecek arasında bir düşünce ve duygu hattı kuran bienal izleyicisini birbirine tezat görünen uçlar arasındaki bu yolculuğa bölgenin kültürel hafızasında özel bir yere sahip kuşlar da rehberlik ediyor.
Dara Antik Kenti, Kızıltepe Ateş Beyler Hamamı, Deyrulzafaran Manastırı, Marangozlar Kahvesi, Kervansaray, Sakıp Sabancı Kent Müzesi gibi mekânlarda Türkiye’den ve 20 ülkeden 42 sanatçının yapıtları sergileniyor.
21 Haziran’a dek devam eden Mardin Bienali’ne fırsat yaratın derim...

Haberin Devamı

Uzakları yakın eden bienaller
Döne Otyam -  Hakan Irmak

GELENEKSEL DÖVMEDEN ÇAĞDAŞ SANATA

Yüzyıllar boyu kadın bedenine işlenen, birçok anlamı ve hikâyesi olan geleneksel dövme motifleri sanatını annesinden el alarak sürdüren İbrahim Ayhan, bölgenin en özgün geleneklerinden olan DEQ’i dönüştürerek çağdaş sanata kazandırmış.
Beden, hafıza ve kimlik arasındaki ilişkiyi odağına alan sanatçı, bu sembolleri yalnızca estetik kaygılarla değil, aidiyet, inanç, korunma ve kimliğin görsel dili olarak ele aldığını anlatıyor. Bana en etkileyici gelen yaşamın sürekliliğini, doğurganlığı ve soyun devamlılığını simgeleyen hayat ağacı oldu.
Alman Karargâhı binasında yer alan sergi bienalin kurumsal sponsorları arasında olan, genç ve yerel sanatçılara da desteğini sürdüren ve kültürel mirası yaşatmayı sorumluluk olarak gören Beylerbeyi İçecek Pazarlama ile iş birliği sayesinde hayata geçmiş.

Haberin Devamı

Uzakları yakın eden bienaller

BİTKİLERİN SINIRI ŞARKILARIN DİLİ OLMAZ

Camila Rocha, Brezilya’nın yağmur ormanlarından Mezopotamya’nın endemik bitkilerine uzanan araştırmalar yapan, yaşamını Sao Paola-İstanbul hattında sürdüren bir sanatçı. ‘Israrın Bitkileri’ başlığını verdiği enstalasyonunda yer ile gök arasında seçim yapamayan asılı kalan tropikal yaprakları izlemek, Mardin’in neredeyse her evinde, terasında bulunan döşeklerde oturup düş kurmak paha biçilemez bir deneyimdi.

Uzakları yakın eden bienaller

Ve hemen ardından sıra Mardinli iki müzisyen Agit Işık ve Vesek Serej’in performansına geldi. Çocuk yaşta gelin edilenlerin anlatıldığı parçanın sözlerini anlamasanız da insanın içine işleyen hüznü size bir şekilde geçiyor. Müziğin dilinin gücünü bir kez daha anlıyor ve duyguları notalara aktarmak en zoru olmalı diyorsunuz, sözler anlamadığınız bir dil olmaktan çıkarken...

MİRAS SOFRASI

Haberin Devamı

Her zaman dillendirdiğim gibi gastronomi kültürü söz konusu olduğunda Türkiye’nin anlatacak, paylaşacak, dünyaya örnek ve yol gösterici olacak güçlü bir hikâyesi var.

Uzakları yakın eden bienaller
Pervin Ersoy - Mehmet Nuri Ersoy - Emine Erdoğan - Mehmet Fatih Kacır -  Özlem Kacır

Bu yüzden beş yıldır doğudan batıya, kuzeyden güneye Anadolu coğrafyasının yemeklerini tanıtmak amacıyla düzenlenen Türk Mutfağı Haftası’nı önemli buluyorum.
21 Mayıs Perşembe günü Emine Erdoğan’ın himayelerinde, Türk Mutfağı Haftası projesinin sorumluluğunu üstlenen Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla Hilton Bomonti’de düzenlenen özel bir davetle bu yılki Türk Mutfağı Haftası başladı.
Farklı bölgelerin halk oyunlarından örneklerin ardından mevsiminde ürünlerle hazırlanan vişneli yaprak sarma, kabak çiçeği dolması, iç baklalı zeytinyağlı çanak enginar, içli köfte, keşkek eşliğinde ağır ateşte pişmiş kuzu fırın gibi geleneksel mutfaklarımızdan yemeklerin yer aldığı davetin çok iyi yönetilen servisinin ardında Ankara’dan gelen Cumhurbaşkanlığı ekibi varmış.
Daha önceki yıllarda olduğu gibi ‘Bir Sofrada Miras/ Kültürün ve Lezzetin Buluşması’ temalı 27 Mayıs’a dek devam edecek hafta kapsamında yurt dışı temsilciliklerinde düzenlenecek özel etkinliklerin iki bakanın konuşmalarında vurguladığı gibi sahip olduğumuz benzersiz kültür ve lezzet çeşitliliğini ön plana çıkarma misyonunu layıkıyla yerine getireceğine inanıyorum.
Emine Erdoğan’ın konuşmasında söz ettiği gibi gerçekten de küresel sorunlarla çözümler üretebilecek temelinde sürdürülebilirlik olan bir mutfağa sahibiz...

Yazarın Tüm Yazıları