Paylaş
URLA’YA YENİ BİR RUH
Şef restoranları dendiğinde ilk akla gelen bölge olan Urla’nın listesine yeni bir restoran daha eklendi. Gia Urla’nın şefliğini üstlendiği dönemde tanıştığım Serkan Anavatan üç hafta kadar önce Kuşçular’da adını küçük ötücü kuşlardan alan Yelve’yi açtı.

Uzunca bir araştırma, inşaat ve dekorasyon döneminden sonra açılan Yelve, bölgedeki diğer şef restoranları gibi felsefesi doğrultusunda kendini ifade ettiği bir yapıda kurgulanmış. Sade, yalın ve işlevsel bulduğum mimari projenin ardındaki isim Kadir Somuncuoğlu’ymuş.
Serkan Şef yerel ürünlerden ve geleneksel yöntemlerden beslenen yaratıcı dokunuşların eksik olmadığı bir menü tasarlamış. Yeni açılan bir restorana her ilk gidişte yaptığım gibi seçimi şefe bıraktım.
Fermente edilmiş etlerin, sebzelerin, lokal peynirlerin ve botarganın yer aldığı menü kartı ayrı hazırlanmış. Gece seçilen içeceklerle birlikte sadece bu bölümle bile başlatır ve bitirilebilir. Özellikle 9 gün dinlenmiş ördek pastırmanın tadı hâlâ damağımda.

Ana menüde yer alan başlangıçlardan kereviz konfi, ara sıcaklardan Ege otları ve siyah karides kremalı bebek kalamar; uykuluk, ilik, badem, ançüezli patates ve pazılı ‘Kara fırın atom’; ana yemeklerden bıldırcın çeşitlemesi ve Antep fıstığı çıtırları eşliğinde ‘Türk kahveli vanilyalı dondurma’ gibi çeşitlerin her birinde yaratıcılık-lezzet dengesi yerindeydi.

Serkan Şef’in ateşi arkasına aldığı açık mutfakta son dokunuşları yaparken tabağa odaklanışı da görülmeye değerdi. Hiç kuşkum yok Yelve yakın bir gelecekte gastronomi rotasının önden gelen durakları arasına girecektir.
Büyükanne’nin Harikalar Diyarı
İstanbul’dan kısa kaçışlar için en özel yerlerden biri de Silivri’deki Grandma’s Wonderland’ır. Yeşillikler ortasında yer alan anneannenin evi ve çiftliği yıllar içinde kızı Özgün Akbayır’ın kişiliği ve vizyonuyla müdavimlerinin de kendini evinde hissettiği bir buluşma noktasına dönüştü.

Restoranı The Barn da Şef Buğra Özdemir’in mutfağın sorumluluğunu tümden üstlenmesinin ardından İstanbul’un önde gelen restoranları arasına girdi. Cumartesi akşamı da ünü ülke sınırları aşan şefimiz Maksut Aşkar ve Buğra Özdemir birlikte mutfaktaydı.
Konuklarına tarladan sonraya sıfır atık prensiplerini içselleştirmiş tesisin 20 dönümlük arazisinde yetiştirilen sebze ve meyveler, Silivri’den temin ettikleri deniz ürünleri ve etlerle içlerinden gelen, tam da özlediğimiz doğallıkta yemekler yaptılar ve sundular.

Ertesi gün de bizlere yine muhteşem lezzette geç bir kahvaltı, erken bir öğle yemeği sofrası hazırladılar. Ve sonra yine biriktirdiğimiz güzel anlar ve anılarla Wonderland’dan ayrılıp gerçek dünyaya döndük...
Uzun soluklu bir yolculuk
Evin İyem’le tanışmamızın üstünden neredeyse 28 yıl geçmiş. İlk karşılaşmamızı hâlâ hatırlarım, Evin Sanat Galerisi’nde yeni açılan bir serginin çekimleri için gittiğimde beni sıcacık bakışları ve gülüşüyle sanki uzun süredir tanışıyormuşuz gibi karşılamıştı.

Evin’le arkadaşlığımız yıllar içinde dostluğa dönüştü. Onun işine aşkla yapışının, ilk günkü heyecanını hiç kaybetmeyişinin, sanatçılarıyla karşılıklı güven ve saygı üstüne kurduğu ilişkisine yakından tanıklık ettim. Ama Evin 8 yıl önce çok genç denebilecek yaşta aramızdan ayrıldı.
3 Nisan’da adını sanat tarihine, müstesna duyarlılıkta bir kişilik, çok özel bir galerici olarak yazdıran Evin’imizi anmak üzere Tanrı Misafiri’nin hazırladığı bir sofra etrafında buluştuk. Ertesi gün de Evin ve Ümit İyem’in 1996 yılında kurduğu galerinin 30’uncu yaşını kutladık. Gizem İyem’in küratörlüğünü üstlendiği sergiyi zaman içinde yolculuk yapar gibi anılar eşliğinde dolaştık. Evin Sanat Galerisi anlayışını kaybetmeden üçüncü kuşak, dedesinin adını taşıyan Osman Nuri İyem ve Gizem İyem yönetiminde yoluna başarıyla ve yaratıcı projelerle devam ediyor. “Evin’in 30 Yılı Sergisi” 16 Mayıs’a dek açık, fırsat yaratın derim...
Zeytinyağı Kütüphanesi
İzmir’in Seferihisar İlçesi, Orhanlı Köyü’nde yer alan Türkiye’nin ilk Slow Food Çiftliği Sevilma Zeytin Bahçesi projesini hayata geçiren, 25 yılı aşkın süredir çalışmalarını doğaya saygılı tarım alanında sürdüren Güven Eken yine öncü bir projeye imza attı. Dünyada bir ilk olan Yücel Sönmez Zeytinyağı Kütüphanesi’ni kurdu.

Ercan Baba Zeytinyağı Fabrikası’nda 29 Mart’ta yaptığı açılışta anlattığı gibi sevgili gazeteci arkadaşımız, tam bir doğa ve iklim aktivisti olan, bir yıl önce aramızdan ayrılan Yücel Sönmez’in adını koyduğu kütüphanede kitap yerine şimdilik 11 ülkeden 55 üreticiden gelen 75 farklı zeytinyağı hikâyeleriyle birlikte yer alıyor. İstenirse tadım yapılıyor. Amaç hem zeytinyağı kültürünü hem de kütüphane fikrini veren Yücel’in anısını yaşatmak...

Paylaş