Müge Akgün

Müge Akgün

mugeakgun@hurriyet.com.tr

Mezra’da yeni dönem

Her alanda olduğu gibi yeme-içme sektöründe de yeni konsept inşa etmek kolay değildir. En iyisini, en kapsamlısını yapmak üzere yola koyulursunuz ama zaman içinde deneyimleriniz size bir şeyler öğretir, eksikliklerinizi, fazlalıklarınızı görür, yeniden kurgularsınız.

Haberin Devamı

2023 yazında gastronomi sektörüne de yatırım yapan iki iş insanı Salih Ünlü ve Sertan Tabur ortaklığında; ünlü şef Serhat Doğramacı yönetimde kapılarını açan Mezra Yalıkavak da üçüncü yazına bir dizi değişiklikle girdi.

Mezra’da yeni dönem

Mezra ilk yıl yedi dönümlük bir arazi içinde meyve ağaçları, sebze bahçesi, kümesi ve sadece sütünden yararlanılan, keçileriyle küçük bir çiftliğin ortasında gün boyu hizmet veren restoran kompleksi olarak hizmet vermeye başlamıştı.

Kapısından adım attığınızda sizi büyük bir tandır ve akşam 5’e dek servis veren kahvaltı bölümü karşılıyordu. Ağaçların arasında ilerleyince zarif bir bar alanı, bahçeye serpiştirilmiş masalar ve en arka bölümde de cam duvarlar arkasında açık mutfaklı tasarımıyla gerçekten etkileyici ana restoran bölümüne ulaşıyordunuz.

Haberin Devamı

Mezra’da yeni dönem

İkinci yıl tam bir şef restoranı olma yolunda hızla ilerleyen gastronomik durağa canlı müzik de katıldı. Akşam yemekleri de sadece Serhat Şef’in yenilenen menüsüyle tasarımını çok beğendiğim kapalı salonda verilmeye başlandı.

Üçüncü yazlarında ise yaratıcı bir şef restoranına yakışır biçimde canlı müziğe ve kahvaltı servisine son verilmiş. Bu alanda dekorasyonuyla, müzikleriyle, Ferhunde adıyla Bodrum’a yakışacağını düşündüğüm bir meyhane açılmış. Henüz yemeklerini deneyimlemedim ama hiç kuşkum yok Serhat Şef yaratıcı dokunuşlu mezeler hazırlamıştır.

Mezra’da yeni dönem

Barın önündeki bahçe alanı Galeri Selvin ile iş birliğine gidilerek açık hava galerisine dönüştürülmüş. Heykellerin, enstalasyonların arasından geçerek, küçük bir sanat turu yaparak restorana girmek insana gerçekten iyi geliyor...

TADIM MENÜSÜ

“MasterChef” olmasıyla bir anda geniş kitleler tarafından tanınan, ancak öncesinde uzun yıllar Amerika’da ünlü şeflerin mutfağında çalışan Serhat Doğramacı’nın yarışı kendiyle ve mesleğine âşık biri. Yıllar içinde tutarlı biçimde tarzını bozmadan yolunda ilerleyeceğini düşünüyorum.

Haberin Devamı

Mezra’da yeni dönem

Bu yıl sadece tadım menüsü sunulan Mezra’da küçük farklı dokunuşlarla ‘ızgara içli köfte’, ‘kuzu sırtı’ gibi şefin imza yemeklerinin yanı sıra ‘zeytinyağlı incir’, ‘mürdüm erikli ızgara sebzeler, ‘safranlı arpa şehriyeli akya’ gibi yemekler de menüye girmişti.
Yerli peynirlerimizden oluşan arabası, tatlı şefi Burcu Doğramacı’nın hazırladığı fermente çilek reçeli ve Bodrum mandalinası ile sunulan keçi sütlü sütlacı da en az yemekler kadar övgüye değerdi.

Ben Serhat Şef’in menü kartının arkasına ürünlerin hangi bölgeden temin edildiğini ve coğrafi işaretini yazmasını, kendi bahçelerinde yetişenlerin yanı sıra sadece yerli ürün kullanmasını da çok önemli buluyorum.

Lokanta Orhan

Haberin Devamı

İlk kez bir restorana gittiğinizde önden gelen hoşluk bile o mekânın nasıl olduğunu, ardından geleceklerin nasıl olacağını anlatır.
Lokanta Orhan’da masaya oturur oturmaz servis edilen nohut mayalı kara buğdaylı, kuru domatesli ekmeğin kokusu, taze lorlu kırmızı tatlı turşu biber ve üstündeki zeytinyağının tadı lezzet çıtası yüksek bir deneyim yaşayacağımızın habercisi gibiydi.
Kırmızı soğan, zeytin ve zeytinyağlı domates salatası, narenciye soslu karides, Rum pilaki, çıtır Girit kabağı, üzerinde kavrulmuş badem ve susam yanında sarımsaklı yoğurtlu sotelenmiş sebze gibi başlangıçlar ve ara sıcakların her biri muhteşem lezzetteydi.
Kuzu kaburga ve but etinden patlıcanlı satır köfte ise bugüne dek yediklerimin en özeliydi. Aklımın kaldığı kuru cacık, mücver topları, ızgara işkembeyi de bir sonraki gidişime bıraktım.

Haberin Devamı

Mezra’da yeni dönem

Müzikleri, mekânın ruhu ve yemekleriyle gerçekten de İzmir’in içinde pek sık karşımıza çıkmayan gastronomik bir deneyim yaşadık. Mutfağın başında 35 yıldır yemek yapan, mandıracı bir ailenin üyesi Erhan Barılı var.

Baba tarafı Giritli, anne tarafı Selanik göçmeni olan Erhan Şef 12 yaşında mutfağa girmiş. Buca’da 1989 yılında ‘Orhan’ın Yeri’ adıyla klasik bir meyhane olarak açılan mekân, yer sorunu nedeniyle 34 yıl sonra kapılarını kapatmak zorunda kalmış.
Yeni bir yer arayışında olduğu dönemde yolu Urla’nın gastronomi sahnesine çıkmasına büyük katkısı olan Beğendik Abi’nin kurucusu Handan Kaygusuzer’in oğlu Hikmet Kaygusuzer ile kesişmiş.

Onlar da aynı dönemde 13 yıldır Forum Bornova’nın girişinde hizmet veren Beğendik Abi’nin şubesini kapatmaya karar verdikleri için Lokanta Orhan iki ismin iş birliğiyle Ege mutfağı ağırlıklı modern bir meyhane olarak geçen yıl haziran ayında burada kapılarını yeniden açmış.

Yazarın Tüm Yazıları