Müge Akgün

Müge Akgün

mugeakgun@hurriyet.com.tr

KAZANANI ÇOK KAYBEDENİ YOK...

Dünya geneli için bir yorum yapamam ama sanıyorum ülkemiz konser tarihinde birçok ilk yaşandı Tarkan’ın 6 yıl aradan sonra Volkswagen Arena’da vermeye başladığı konser dizisiyle.

Haberin Devamı

Ancak bu ilkler sayısal değil. Tarkan’ın 2019’daki Harbiye Açıkhava konserleri de toplam 10 gün sürmüş, her gece 5500 kişi konseri izlemiş, biletler satışa çıktığı an tükenmiş, karaborsaya da düşmüş kapıda uzun kuyruklar oluşmuştu.
Ne oldu da 16 Ocak’ta başlayan 31 Ocak’ta sona erecek olan ancak yoğun talep üzerine 2-3 Şubat olmak üzere 10 güne uzatılan konser dizisi bu kadar olay haline geldi.

KAZANANI ÇOK KAYBEDENİ YOK...

Sanıyorum bunda hem dünya hem de ülke olarak 2019 -2025 yılları arası altı yıllık süreci savaşlardan salgın hastalıklara, doğal felaketlerden ekonomik sorunlara zorlu bir süreçten geçmemizin payı var.
Bir araya güzel, mutlu olaylarla gelmeyi unutmuştuk. Şaşırdık, nasıl açıkla-yacağımızı bilemedik. Kimi biletlerin pahalılığını, kimi sitede uzun kuyruklarda beklediğini, kimi de aracı satıcılar tarafından stoklanmasını, yani karaborsaya düşmesini eleştirdi.
Her ne kadar sosyal medyada ilk geceden itibaren yapılan paylaşımları izlesem de konsere 23 Ocak’ta yani dördüncü akşamı gidebildim.
Tepeden sahneyi, çevresinde ayakta duranları, üç yandaki oturmalı alandaki coşkulu izleyiciyi toplu olarak görmek, anlık tepkilerini, heyecanlarını izlemek bir gazeteci için bulunmaz bir deneyimdi.
Daha o an ben bu konseri yazmalıyım, dedim.
Tarkan izleyicisine geçirdiği enerjisi, doğallığı, sahip olduğu sahne cazibesiyle, unutulmaz şarkılarıyla ve muhteşem danslarıyla bize unuttuklarımızı hatırlattı.
Hangi kategoride bilet alırsa alsın tüm izleyicilerin ‘değdi’ dediğine hiç kuşkum yok.
Birkaç saatliğine de olsa 5500 hatta davetlilerle belki de daha fazla kişi her şeyi bir yana bırakıp tek vücut oldu. Şarkılara eşlik eden o coşku görülmeye değerdi.

Haberin Devamı

KAZANANI ÇOK KAYBEDENİ YOK...

22 şarkı ve dokuz akustik potpurili konserde üç saate yakın sürenin nasıl geçtiğini anlamadık.
Tabii ki bu başarının ardında büyük bir ekip çalışması var. Projenin sahne tasarımını Can Besbelli üstlenmiş.
Orkestra da elektrik gitarda Can Şengün, bas gitarda Alp Ersönmez, davulda Volkan Öktem, akustik gitarda Ayhan Günyıl, Ateş Berker Öngören, klavyede Serhat Ersöz ve Matthew Erdem, klarnette Göksun Çavdar, udda Özdemir Güz ve vokallerde Faruk Emre Kürklüoğlu ile Ozan Öztürk’ten oluşuyormuş.
Organizasyon süreci ise Hitt Prodüksiyon tarafından yürütülmüş. Kısacası, 34 yıldır sahnede olan, 11 albüm çıkaran, ‘Şımarık’ ve ‘Hepsi senin mi?’ ‘Gül döktüm yollarına’ ‘Kuzu Kuzu’ gibi parçaları en az üç uşağın dilinden düşmeyen dünyaca ünlü pop star, bugün her anlamda olgunluk döneminde.
Ve iyi ki var, ruhumuza iyi geliyor...

UNİQ İSTANBUL RESTORANLARI

Tarkan konserlerine giriş, sırada bekleme kuyrukları konuşuldu ama Uniq İstanbul’un neredeyse tüm yeme-içme mekânlarında da talep patlaması yarattı.
Trafiğe yakalanmamak, park yerinde yer bulabilmek için bizim gibi erken gidenlerin sayısı hiç az değildi.
24 Ocak akşamı konser öncesi tüm kafeler, restoranlar doluydu ve birçoğunun önünde de bekleme kuyrukları oluşmuştu.
Her konser ve etkinlikte mekânlar daha çok iş yapsa da ilk kez böyle bir kalabalıkla karşılaştıklarını söyledi konuştuğum çalışanlar.
Ki bu da çok iyi bir şey; yeme-içme sektörünün de özellikle bu dönemde böylesi desteklere ihtiyacı var...

Haberin Devamı

YAŞAMA TUTULAN AYNA

Okuduğumuz kitaplar, kıyafetlerimiz, ev eşyalarımız gibi üzerimizde taşıdığımız takıları da kimliğimizin bir parçası olarak gördüğümden olmalı hiçbir zaman onları bir süs aracı olarak düşünmedim. Bazen bir sokak satıcısından, bazen bir tasarımcıdan aldığım bir yüzük ya da küpeyi aylarca hatta yıllarca üzerimde taşıdım, uğuruna inandım.

KAZANANI ÇOK KAYBEDENİ YOK...

En sevdiğim takılarımın büyük bir bölümü neredeyse 30 yıldır tanıdığım tasarımcı Zeynep Erol’a aittir. Zeynep her zaman iletişim kurabildiği malzemelerle çalışır. Yaptığı her seyahat ona ilham kaynağı olur. Doğal taşlar, tahtalar gümüşle, altınla kimi zaman da hepsinin birlikteliğiyle bir kolye, küpe ya da yüzüğe dönüşür.

Haberin Devamı

KAZANANI ÇOK KAYBEDENİ YOK...

Geçen hafta son sergisini görmeye gittiğimde yine geçmişten bugüne duygusal bir yolculuk yaptık. Çünkü Zeynep bu kez de ayna aracılığıyla insanın kendisiyle yüzleşmesini işleyen bir koleksiyon ortaya çıkarmış. Malzemeyi bir kez daha amaç olmaktan çıkartıp araçsallaştırıp sanata dönüştürmüş...

Yazarın Tüm Yazıları