Paylaş
Tabii ki başardıklarından mutlu ve gururlu. “Bugüne dek sadece üretim tesisleri değil, bu topraklardan aldığımız enerjiyi dünyaya yansıtan bir ‘ihracat üssü’ kurduk. Son 10 yılda 500 milyon doları aşan yatırımın tamamını Gaziantep’e yaptık. 36 yılın sonunda yatırımlarımız toplamda 1 milyar doları aştı. Bugün 5 kıtada 120’den fazla ülkeye ihracat yapıyor, milyarlarca tüketiciye ulaşıyoruz. Tüm gıda kategorilerinde ihracat lideriyiz” diyor.

Yeni fabrikalarıyla birlikte Gaziantep’teki toplam üretim alanı yüzde 70 genişlemiş ve 172 bin 500 metrekarelik üretim sahasına ulaşmış. Bu tesis gerçekten de tam bir teknoloji üssü. Yeni üretim hatları, ileri otomasyon sistemleri, robotik teknolojiler ve veri temelli üretim altyapısı sayesinde hem kapasiteleri artmış hem de kalite standartlarını ve gıda güvenliğini çok daha ileri bir noktaya taşımışlar. 500 kişilik de ek istihdam sağlanmış.

İstanbul’daki fabrikayla birlikte toplam 300 bin metrekareye ulaşan alanıyla dünyanın en büyük çikolata üretim merkezlerinden biri olmuşlar. Tüm fabrikalarda sürdürülebilirlik odaklı çalışıyor; sıfır atık ve 216 bin ağaca denk gelen karbon emisyonu önlemini iş modelinin her aşamasında uyguluyorlarmış.
TEKNOLOJİ VE YAPAY ZEKÂ
“Biz bu topraklara inanıyoruz, ülkemizin üretim gücüne güveniyoruz. 36 yıldır olduğu gibi bayrağımızı dünyada gururla dalgalandırmayı sürdüreceğiz” diyen Erdoğan Bey’in hedefi dünyada kendi sektörlerinde ilk 10’a girmek. 5 kıtada 120’den fazla ülkeye katma değerli ihracatta lider olmanın yolunun teknoloji ve yapay zekâyı tüm iş modelinin bel kemiği haline getirmek olduğunu bilinciyle hareket ediyorlar.
Biscolata, Milango, Ozmo, Boombastic, Luppo, Papita ve Nutymax gibi sadece Türkiye’de değil, dünya genelinde talep gören markaları bulunan Şölen, Belçika’dan Maldivler’e Kolombiya’dan Japonya’ya kadar 120’den fazla ülkede 200 çeşit ürününü tüketicilerle buluşturuyormuş.

Çikolata denince ilk akla gelen Belçika’ya Türkiye’den yapılan ihracatın yüzde 62’sini, kakao ülkesi Kolombiya’ya çikolata ihracatının yüzde 65’ini Şölen gerçekleştiriyormuş. Bu başarının ardında Amazon, Lidl, Walmart gibi dünya devleriyle çalışması, küresel zincir marketlerin gerçekleştirdiği habersiz denetimlerden 100 üzerinden 98 puan alabilen nadir gıda şirketlerinden biri olması da var.
Hiç kuşkum yok Şölen dünya genelinde ilk 10’a girme hedefini kısa zamanda gerçekleştirecektir. Ayrıca önden haber vermiş olalım; iç pazar için de yeni inovatif ürünler yolda...
Manzara eşliğinde iyi yemek, iyi müzik
Ünlü işletmecilerimizden Kaya Demirer’in 14 yıl önce Nişantaşı’nda bir otelin teras katında açtığı ve kısa sürede iyi yemek, iyi müzik konseptinin en iyi yerleri arasına giren Frankie, ‘d.ream’le iş birliğine giderek 2022’de Galata Port’a taşınmıştı. Bu yer değişikliğiyle Frankie’nin iyi bir akşam yemeğinden gece eğlencesine uzanan anlayışı Karaköy sahilinin büyüleyici manzarasıyla bir başka boyuta geçti.

Yerel, taze mevsiminde ürünlerle Asya mutfaklarının pişirme teknikleri ve baharatlarından destek alan, kendilerinin tanımladığı gibi ‘MediterrAsian’ menüsü başlangıçtan bu yana yaratıcı kokteyller, paylaşımlı ortaya gelen tabaklar, deniz ürünleri, tempura, suşi ve fırın-ızgara konseptiyle tasarlanmıştı.
Ancak bu yaz sezonuna bir dizi yenilikle başlamış. Hafta içinde genç kuşağın öne çıkan şeflerinden Hakan Çabuk’un hazırladığı menüyü deneyimle fırsatı bulduk.

Kaya Demirer’in gastronomi dünyasına kazandırdığı, ilk kez kullandığı Aslan balığı ceviche, Akya pastırma, kokoreç gibi klasiklerin yanı sıra menüye yeni giren, şefin imzasını taşıyan ‘Urla enginar çiçeği’, ‘kalamar, karides ve vongoleli limonlu kabak çiçeği orzo’, ‘domates, reyhan ve zeytinyağlı iskorpit’; ‘yuzu yoğurt dondurmalı çıtır bademli bahar kirazı’ yaz mevsimine yakışan lezzet çıtası yüksek ve yaratıcı tabaklardı.
Sanıyorum Frankie’de Akdeniz mutfağı ağırlıklı yemekler biraz daha ön plana çıkacak. Üst katta teras barda günü batırıp alt kata yemeğe inmek; ister bir kutlama, ister bir iş yemeği, ister baş başa buluşma olsun özel bir deneyime dönüşecek. Servis ekibinin bilgisi, mesafeli ilgisi de her zamanki gibi çok özenli ve dengeli.

Bu arada uzun yıllardır TURYİD başkanlığı görevini yürüten, sektörün en etkili isimlerinden olan Kaya Demirer ile bir araya gelip restoran sektörünün sorunlarını, müşteri beklentilerini, sorunların nerede başlayıp nerede bittiğini konuşmamak olmazdı. Fakat konuşmamızın her bir detay ayrı bir yazı konusu olacak denli önemliydi...
Paylaş