Müge Akgün

Müge Akgün

mugeakgun@hurriyet.com.tr

Gerçekleşen rüyalar...

İki hafta önce gerçekleştirdiğimiz, gastronomi ve sanatın nasıl birbirinden beslendiğini tartışmak üzere kurguladığımız ‘Yemek & Sanat’ başlıklı İzmir Gastrofest’i, Merve ve Lucien Arkas’ın davetiyle Lucien Arkas Bağları’nda yemek ve sanatın mükemmel biçimde harmanlandığı bir akşam yemeğiyle sonlandırdık.

Haberin Devamı

Lucien Bey’le bir araya gelip sohbet ederken geçmişten bugüne yolculuk yapmamak, onun İzmir’in kültür ve sanat yaşamına katkılarından söz etmemek mümkün mü?

Yıl 2011, Alsancak’ta tarihi Fransız Konsolosluğu binasının restore edilmesinden sonra hayata geçirilen Arkas Sanat Merkezi’nin açılışındayız.

Gerçekleşen rüyalar...

Üniversite eğitimine İzmir’de başlamış, orada yıllarca çalışıp yaşamış biri olarak bu kültür kurumunun kente ne denli büyük katkı yaptığının, nasıl büyük bir eşik atlattığının yakın tanıklarındanım.

Yıllar içinde merkez Arkas Koleksiyonu’nun yanı sıra Picasso, Miro gibi adını sanat tarihine kazımış isimlerin sergisine ev sahipliği yaptı.

Haberin Devamı

Gerçekleşen rüyalar...

Bugün ise Arkas Sanat Merkezi ile birlikte; Bornova’da aileye ait 19’uncu yüzyıl Levanten köşkünde açılan Arkas Deniz Tarihi Merkezi, Urla’da doğayla iç içe çağdaş mimari örneği Arkas Sanat Urla, Çeşme-Alaçatı’nın ilk sanat merkezi, Cumhuriyet’in 100’üncü yılına armağan Bornova Mattheys Köşkü, Göztepe Ayşe & Seniha Mayda Köşkü olmak üzere toplam altı sanat merkezi bulunuyor.

Yedincisi ise yolda. Fransa’nın dünyaca ünlü müzesi Centre Pompidou iş birliğiyle modern sanatın önde gelen yapıtlarının ülkemizde sergilenmesine olanak verecek yeni sanat merkezi 2026’da Bayraklı Mistral’de açılacakmış.

Gerçekleşen rüyalar...

Lucien Arkas, “Ziyaretçilerimizin yüzde 45’i gençlerden oluşuyor. İnanıyorum ki gençlerin ruhlarına yerleşen bu sanat sevgisi tohumları gelecekte onların kültür dünyalarını, bakış açılarını geliştirecek. Genç ziyaretçilerin yüzde 10’u sanatı sevse bile bu çok önemli” diyor.

TURİZM- GASTRONOMİ-SANAT

Merve ve Lucien Arkas’ın ortak projesi, sanat, gastronomi ve konaklamayı bir araya getiren Monreve Group’un Alaçatı’dan Toskana’ya uzanan hikâyesi 2022 yılında başlamış.

Haberin Devamı

Merve Hanım, Fransızca ‘rüyam’ anlamına gelen Mon rêve’nin bir anlamda kendi rüyasının gerçekleşmesi olduğu kadar projenin de rüyanın mecazi anlamı gibi ama gerçek, sade ve etkileyici olduğunu söylüyor. İlk proje Alaçatı’daki butik otel aynı zamanda sanat mekânı olarak tasarlanmış.

Gerçekleşen rüyalar...
Merve-Lucien Arkas

Lucien Arkas Bağları’nın yanı başında yükselen Les Bungalows ise yalnızca bir bağ oteli değil, Lydia ve Pers uygarlıklarının izleri, Roma Dönemi’ne ait su kemerleriyle geçmişle bugünü birleştiren bir yaşam alanı olarak düşünülmüş.

Bağların ortasında ve mahzenin yanı başındaki LA Mahzen ve Montiano restoranlar da doğayla iç içe, özgün bir gastronomi deneyimi sunuyor.

Haberin Devamı

TORBALI’DAN TOSKANA’YA

Lucien Arkas’ın köklerinin bulunduğu İtalya’nın Toskana bölgesinde, 16’ncı yüzyıldan kalma yapıların arasında inşası devam eden Tenuta Aliotti’de de yaklaşık 1000 dönümlük alanda bağcılık, tarım, sanat ve konaklamayı bir araya getiren sürdürülebilir yaşam konsepti hedefleniyormuş.

Gerçekleşen rüyalar...

Neden Tenuta Aliotti derseniz; Arkas Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Bernard Arkas öncülüğünde hazırlanan, Sırma Güven’in kaleme aldığı, halası Aurette Arkas tarafından korunan, büyükannesi Maguerite Pagy ve onun kızı babaannesi Wanda Arkas’a ait tariflerin yer aldığı, 1875-1993 yılları arası İzmir’e tanıklık eden ve “Anneden Kızına” kalan yemek tariflerinin başrolde olduğu kitabı okuyun derim.

Haberin Devamı

Bir İstanbul klasiği ve şeflerin şefi

1993 yılında kapılarını açan Ulus 29, iyi yemek-müzik-eğlence birlikteliğinin en iyi örneklerindendir.

Gerçekleşen rüyalar...

Muhteşem Boğaz manzarası da en büyük artılarından olan, 32 yıl içinde bir İstanbul klasiğine dönüşen 29, geçen hafta iki günlüğüne mutfağını gastronomi dünyasının en kendine has şefi olduğunu düşündüğüm Aret Sahakyan’a teslim etti. 25 yıl önce Washington’dan ülkesine geri dönerek Bodrum’un tam anlamıyla ikonik mekânı Maça Kızı’nın mutfağının başına geçen Aret Sahakyan, bir yıl önce de Sahir Erozan’ın annesi Ayla Emiroğlu’nun adına ithafla Ayla adıyla hayalindeki küçük şef restoranını açtı.

Sevgili Aret’in yemeklerini özleyenler, yaz aylarını beklemek zorundadır. Bu nedenle böyle ‘pop-up’ etkinlikler çok iyi oluyor.

Haberin Devamı

Kendisi bana kızabilir ama arada keşke böyle buluşmalar tekrarlansa farklı mekânlarda derim.

Özellikle de Aret Şef’in mutfağında deneyim kazanan günümüzün ünlü şeflerinin restoranlarında.

Menüye gelince... ‘Kuşkonmaz-Gaziantep fıstığı-Urfa koyun peyniri’, ‘balkabağı-pirinç-kalamar-çekirdek’, ‘kalkan balığı-ıtır otu-ekşi maya ekmek kıtırı’, ‘dana yanak-ayva-kimyon’, ‘çikolata-kestane-kahve’ gibi üçlü ve dörtlü malzemelerden oluşan, şefi çok iyi anlatan, gücünü malzemeden alan, tüm yalınlığına karşın yaratıcı ve lezzetli tabaklardan oluşuyordu.

 

 

Yazarın Tüm Yazıları