Müge Akgün

Müge Akgün

mugeakgun@hurriyet.com.tr

Çocukluğumdan günümüze, iftardan sahura...

Her Ramazan çocukluğumun iftar ve sahur sofraları, kulağımız top patlamasında hazır sofrada bekleyişimiz, bizi de sahurda uyandırın yalvarışımız, o bitmeyen heyecanımız gözümün önünden birer birer geçer, annemin yaptığı Ramazana özel tadı damağımda, kokusu burnumda yemekler eşliğinde...

Haberin Devamı

O yıllarda Ramazan ayı benim için kış, soğuk ve kar demekti.
Aile büyüklerinin davetiyle iftara gitmek ve dönmek bile birer maceraydı. Dışarıda, yani bir restoranda iftar diye de bir şey de yoktu, belki bir kasabada yaşadığımız için...Ancak her nerede yaşarsak yaşayalım iftar ve sahur ritüelleri yıllar içinde değişime dönüşüme uğradı.
Özellikle büyük kentlerde orucu hurma ve zeytinle açma, ardından çorba içme, sofraya sıcacık gelen pide, güllaç gibi gelenekselliği sürdürülebilir kılan yapı devam etse de modernleşmenin etkisi tek tabaklı paylaşımlı menüler, hafif ve sağlıklı ya da vegan/ vejetaryen yemeklerin sofralarda daha çok yer bulduğu iftarlar artmaya başladı.
En önemlisi de dışarıda, otel restoranlarında, geleneksel ve yöresel lokantalarda iftar yapmak aile ve arkadaşlarla evlerde buluşmanın yerini aldı.
Maddi koşullar nedeniyle 3-4 çeşitli dengeli tabaklar, paket servisi, ofis ve evler için üç çeşitli ekonomik yemekler, belediyelerin semt iftarları, askıda menüler de değişimin parçası. Bu yılın yeniliği ise gelenekleri yaşatmayı hedefleyen dışarıda sahurların yeniden başlaması diyebiliriz.
Neyse ki büyük kentlerde böyle bir dönüşüm yaşanırken, küçük yerleşim yerlerinde, kasabalarda, köylerde gelenekler sürdürülüyor.
Aileler için büyük sofralarda toplanmak, komşuluk ilişkileri hâlâ önemli...

Haberin Devamı

Boğaz’da Anadolu mutfakları

Anadolu mutfaklarının geleneksel tariflerini gün yüzüne çıkaran araştırmacı, yazar ve şef Ömür Akkor bu yıl da Boğaz’ın güzelliğinin hissedildiği otellerden Mandarin Oriental Bosphorus için bereketi ve paylaşımı merkezine alan iftar ve sahur menüsü hazırlamış.
Fermente Kayseri pastırması, manda kaymağı & Bitlis balı, kinişli ve zahterli zeytin, Maraş cevizli bohça, Lebeniye çorbası, Gavurdağı salatası, Humus-u ala, muhammara, vişneli yaprak sarma, tahinli hurma kavurması, kuru sebze dolması, fıstıklı pilav ve kuzu tandır, dana döner gibi yemeklerle süt helvası, Helva-Hakani, Antep fıstık ezmesi ve kadayıfla yapılan Cennet çamuru gibi tatlılarla bizlere tam bir Anadolu mutfakları turu yaşattı.

Haberin Devamı

Çocukluğumdan günümüze, iftardan sahura...

İftar yemeği sırasında beş ay kadar önce göreve başlayan, uzun yıllar yurt dışında çalışan otelin deneyimli yeni Genel Müdürü Serkan Yalçınkaya ile de tanışma ve sohbet etme fırsatı bulduk. Bu yıl da “Forbes Travel Guide” tarafından ‘Beş Yıldız’ ile derecelendirilmişler.
Serkan Bey, bu başarının misafir memnuniyetine verdikleri önemin göstergesi olduğunu, bu ödülün sadece otelleri için değil, İstanbul’un lüks konaklamadaki konumunu güçlendirmesi açısından da önemli olduğunu söylüyor. Bu arada küçük bir not düşmek isterim; Ramazan boyunca Ömür Akkor’un Havuş ve Natolia Restoranlarında da iftar ve sahur menüleri sunuluyormuş.

Elekten süzülen yemekler

Haberin Devamı

Beş yıl kadar önce ortak bir arkadaşımızın önerisiyle gittiğim Kalbur Et benim için büyük sürpriz olmuştu.

Çocukluğumdan günümüze, iftardan sahura...

Bugün en sevdiğim kebap ve et restoranları arasında olan Kalbur Et projesinin ardında işine aşık vbir işletmeci olan Metin Akdemir var.
Ardahan’dan çocuk yaşta gelip sektörde çalışmaya başlamasının üstünden neredeyse 35 yıl geçmiş. 13 yıl önce de Ümraniye’de Kalbur Et’i açmış. Etlerinin kalitesi, tüm yemeklerin lezzeti kadar makul fiyatlarıyla da bölgenin müdavimlerini oluşturan cazibe merkezi bir durağa dönüşmüş.

Çocukluğumdan günümüze, iftardan sahura...

İşin her an başında olan mimar eşi Merve Akdemir ile mekânı yenileyip biraz daha büyütmüşler.
Çok da hoş olmuş. Mutfak Şefi Bülent Beşlioğlu ve salon sorumlusu Cemalettin Dalkılıç başta olmak üzere mutfak ve salon ekipleri hızlı ve uyumlu çalışıyor.
İftar için hazırladıkları menüde Kalbur’un en sevilen çeşitlerine yer vermişler. İftariyeliklerin her biri de özenle seçilmiş ancak fındık lahmacun, haşlama içli köfte, otlu peynirli çıtır börek, çiğ köfte, Adana kebap ve kuzu incik tandır ve tatlılardan kalbur çıtır baklava türlerinin en iyi örneklerindendi. Menünün fiyatı da övgüye değer...

Haberin Devamı

Gıda sektörü iftar sofrasında buluştu

Ev Dışı Tüketim Tedarikçileri Derneği (ETÜDER) ve Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu (TGDF) hafta içinde Swissotel The Bosphorus’ta düzenlenen iftar yemeğinde gıda içecek, ağırlama, konaklama sektörlerinin, sivil toplum kuruluşları başkanlarını ve konuyla ilgili gazeteci ve yazarları bir araya getirdi.

Çocukluğumdan günümüze, iftardan sahura...

Gecenin açılış konuşmasını yapan TGDF Yönetim Kurulu Başkanı Demir Şarman, gıda sektörünün sadece ekonomik bir yapı olarak görülmemesini, israfın önlenmesinden, toplumu bilinçlendirme uzanan vicdani bir sorumlulukla hareket ettiklerini vurguladı.
ETÜDER Yönetim Kurulu Başkanı Melih Şahinöz de konuşmasında tarladan tabağa uzanan zincirin temsilcilerinin verimlilik ve stratejik planlama yapmalarının her zamankinden daha kritik öneme sahip olduğunun altını çizdi.
1-4 Eylül tarihlerinde Foodist İstanbul Fuarı düzenleyecekleri müjdesini de verdi ve İstanbul’u dünyanın en güçlü üç gıda fuarından biri yapmayı hedeflediklerini söyledi.
Umarız fuar sürdürülebilir olur ve bu hedef yıllar içinde gerçeğe dönüşür...

Yazarın Tüm Yazıları