O dinozor evin mutfağına sığmadı

İşin fitilini, Rüzgar’ın dinozorlu pasta istemesi ateşler.

 

Anne Didem Özer de bu isteği hayata geçirmek için kapısını çaldığı büyük bir markadan hatırı sayılır fiyat duyunca, oğlu için hiçbir deneyimi olmamasına rağmen mutfağa girer. Ve yaptığı dinozorlu pasta çok beğenilince de ‘bize de yapar mısın’ talepleriyle karşılaşır. Uzunca süre bu taleplere cevap veren Didem Özer, bir yandan da kurumsaldaki kariyerine devam eder. Ama yıllar içinde ürettiği pastalar evin mutfağına sığamaz hale gelir. Didem Özer, eşi Volkan Özer’le birlikte NO Yirmi Dokuz’u kurarak işi resmiyete döker. Ve 12 metrekarelik bir alanda Pasta Kodu markasıyla tüketiciyle buluşurlar. Her şey yolunda giderken, son İzmir depremi mutfağın bulunduğu binayı da etkiler. Bina mühürlenince Özer çifti de iki saat içinde üretimi başka bir noktaya taşıyarak kaldıkları yerden devam eder. Bugün toptanın yanı sıra iki şubeyle yoluna devam eden Özer çiftinin hedefleri arasında, yeni şubeler var.

O dinozor evin mutfağına sığmadı

PASTA Kodu... Özer çiftinin özgür olmayı bekleyen hevesinin ortaya çıkmış hali. Dinozorların nesli tükense de yaratıcılığın tükenmediğini göstermek adına tatlılar üreten bir marka... NO Yirmi Dokuz’un kurucuları Didem ve Volkan Özer çiftiyle hem Pasta Kodu’nun hikayesini hem de gelecek planlarını konuştuk. İzmir 1978 doğumlu olan Didem Özer, insan kaynakları uzmanı olarak uzun süre kurumsal bir firmada çalışır. Hayallerinde ise hep üretmek olan Didem Özer, bunu resim ya da el işleri yaparak hayata geçirir. 1976 İzmir doğumlu olan Volkan Özer de muhasebe eğitiminin ardından elektronik alanında faaliyet gösteren aile şirketini büyütmek için çalışır. Mutfağa olan merakı nedeniyle de Volkan Özer’in hayali ise hep bir restoran açmak üzerinedir. Ama sürecin onları bambaşka bir yere götürdüğünü söyleyen Didem Özer, o kırılmayı şöyle anlattı:

O dinozor evin mutfağına sığmadı

O PARAYI VEREMEM
“Bir gün oğlum Rüzgar, doğum günü için ‘dinozorlu pasta’ istediğini söyledi. Tabii, o dönem Türkiye’nin şeker hamuruyla yeni yeni tanıştığı dönemlerdi. Oğlumun isteğini gerçekleştirmek için İzmir’deki büyük pastanelerden birine gittim. ‘Şeker hamurundan dinozorlu bir pasta’ istediğimi aktardım ve o dönemin parasıyla inanılmaz bir bedel söylediler. ‘Mutlaka bir emek var, ama bu parayı veremem’ dedim ve ‘bunu ben yapabilirim’ diyerek, oradan ayrıldım. Tabii, hiçbir deneyimim yok. İnternetten şeker hamuru sipariş verdim. Evdeki imkanlarla oğluma, 2011’de bir dinozorlu pasta yaptım. Ve doğum günü için oğlumun okuluna gittik. Herkes pastayı nerede yaptırdığımı sormaya başladı. Benim yaptığıma kimse inanmadı. Lezzeti de çok beğenildi. Bir anda o çevreden ‘bize de yapar mısın’ istekleri gelmeye başladı. Bir anda kendimi evin mutfağında pasta yaparken buldum. Gündüz kurumsal hayat, geceleri ise evde pasta yaptığım bir süreç başladı. Teknik bilgim olmadığı için de gece başlayıp sabah 05.00’e kadar süren bir üretim oluyordu.”

O dinozor evin mutfağına sığmadı

HOBİSİNDEN PARA KAZANDI
Kimseye ‘hayır’ diyemeyen Didem Özer, uzun süre pasta işini ticari bir beklentiyle de yapmaz. Volkan Özer’in yorucu hal alan bu durumun ticarete dönüşmesi önerisine kulak veren Didem Özer, “O ana kadar yaptığım bir şey için para istemek bana garip geliyordu. ‘Neden para versinler’ diye düşününce de eşim Volkan Özer’den ‘vermeleri için kendini geliştir’ önerisi geldi. Bunu çok mantıklı buldum. Hobimin bana para kazandırması ilk etapta hoşuma gitti ve insanların da yaptıklarıma para vermeye gönüllü olması beni cesaretlendirdi. Bu kez ‘daha iyisini yapmalıyım’ demeye başladım. Çünkü, beğenmeyip çöpe giden çok ürün oldu. İstanbul’a eğitimlere gitmeye başladım. Birçok eğitim aldım ve kendi kendime reçeteler geliştirdim. Tüm bunları da evin mutfağında yapmaya devam ettim. O dönem ayrıca, çalıştığım firma İzmir ofisini kapattı ve kariyerime İstanbul’da devam etmem yönünde teklifte bulundu. Bu kez kurumsal hayatla, pastalarım arasında seçim yapmam gerektiği ortaya çıktı. Ve eşimin de yönlendirmesiyle 16 yılık kurumsal hayata nokta koydum” diyerek, tüm enerjisini pastacılığa verdiğini paylaştı.

O dinozor evin mutfağına sığmadı

TATLININ PASTA KODU
Didem Özer, pastacılığı geliştirmek için çalışmalar içine girer. Bu süreçte de İzmir Güzelbahçe’de yeni açılan bir lokasyondan teklif aldıklarını söyleyen Didem Özer, şöyle devam etti:
“Bizden orada atölye kurmamızı istediler. Böyle bir deneyimim olmadığı için ilk etapta gözüm korktu. Ama eşim bana destek olabileceğini söyleyince, o teklife ‘evet’ dedik. Eşim Volkan Özer’le birlikte NO Yirmi Dokuz’u 2018’de kurarak işi de resmileştirdik. Pastacılık eğitimi vermek için 12 metrekarelik bir mutfağın olduğu alanda Pasta Kodu markasıyla atölyemizi açtık. Ama bir tatlı talebi oluştu. Bir şef arkadaşımızın desteğiyle yola çıktık. Hiç atölye yapmadan doğrudan tüketiciyle buluştuğumuz süreç yaşadık. Eşim Volkan Özer de o dönem ilk etapta destek için bize katılsa da sonra aile şirketinden ayrılarak tüm enerjisini ve bilgi birikimini bize aktarmaya başladı. Küçük alanda verimli işlere imza attık. Batı tatlılarını millileştirdik. Tabii, bir süre sonra mutfak bize küçük gelmeye başladı. Doğrudan tüketicinin yanında farklı markalardan da talepler gelmeye başladı. Bu arada, bulunduğumuz lokasyonda sıkıntılar yaşayınca oradan çıkmak zorunda kaldık. Yer bulamadığımız için de 1.5 ay yine evin mutfağında üretime devam ettik. 2019 Aralık’ta Bornova’da 750 metrekarelik bir alanda mutfak kurduk. Bu süreçle birlikte kafe ve restoranlara ürün vermeye başladığımız dönem başladı. Butik üretici modeliyle toptan satışa yöneldik. Ama doğrudan tüketiciyle buluşmak adına da bu yıl Güzelbahçe ve Bornova şubelerimiz açtık. Bugün iki şubeyle yolumuza devam ediyoruz.”

O dinozor evin mutfağına sığmadı

 
ÖNCE PANDEMİ
SONRA DEPREM

BÜYÜK heyecan ve umutlarla kurulan Pasta Kodu, süreç içinde zorluklarla da karşılaşır. Pandemi döneminde tek başına toptan satışın doğru olmadığını dile getiren Volkan Özer, “Pandemiyle birlikte alınan tedbirler kapsamında ürün verdiğimiz tüm kafe ve restoranlar mart ayında kapanınca bizim işler de durdu. Üç ayı evde geçirdik. Yeni kararlar ve planlar üzerinde çalıştık. Toptan satışın yanında yine Pasta Kodu tabelasının asılı olduğu bir noktayla doğrudan tüketiciyle buluşmamız gerektiğine inandık. Günümüze uyarladık. Kimsenin dokunmadığı, tüketicinin dolaptan direkt kendisinin alabilmesi adına ürünlerimi kutuya koyduğumuz bir modele geçtik. Evrimleştik. İlk şubemizi ilk doğduğumuz yer olan Güzelbahçe’de haziran ayında açtık. Tüketici yeni halimizi ‘tatlı market’e benzetti. Ağustos ayında ise ikinci şubeyi Bornova Atmosphere’de açtık. ‘Her şey çok güzel oldu’ dedik, ama erken konuşmuşuz. İzmir depremi bizi de vurdu. Ciddi yatırım yaptığımız mutfağın bulunduğu bina orta hasarlı oldu ve mühürlenince de bir günde tüm eşyalarımızı alıp çıktık. ‘Ne yapacağız’ derken, Atmosphere’in kurucularından Eren Kurt’un destek ve yönlendirmesiyle mutfağı da şubemizin olduğu noktaya aldık. 17 günün sonunda tekrar üretime devam ettik” diyerek, üretime olan aşkla tüm zorlukların üstesinden geldiklerini paylaştı.

 
EKSİK YANLARINI TAMAMLIYORLAR

BUGÜN yakalanan başarıda Özer çiftinin uyumu da önemli bir detay. “28 yıldır birlikteyiz” diyen Didem Özer, bunun hem avantajlı hem de dezavantajlı olduğunu belirterek, şu değerlendirmeyi yaptı: “İkimiz de farklı mesleklerden geliyoruz. Zaman zaman fikirler uyuşmuyor. Ama farklı disiplinlerden geldiğimiz için birbirimizin eksik yanlarını tamamlıyoruz. Tabii, Rüzgar’ın da bu tempoda bize destek vermesi önemli. Aramızda bir görev dağılımı var. Ben mutfaktan, Volkan ise ticari kısımdan sorumlu. Ama joker eleman gibiyiz.”

 
BUTİK BÜYÜYECEKLER

“GELECEKTE iki farklı fikir var” diyen Volkan Özer, “Ben mutfakta iyiyim, ama tatlıcı değilim. Benim aklımda hep sıcak mutfak var. Ben buna kayıyorum, sonra Didem beni geri çekiyor. Pasta Kodu’nu büyütmek önceliğimiz. Burada da İzmir’de en fazla 4-5 şube düşünüyoruz. Büyük bir emek olan Pasta Kodu için franchise modeli de gündemimizde, ama fikrimize yakın olanlarla bunu yapmak istiyoruz. Tüm hedeflerimiz için pandeminin geçmesini bekliyoruz. Butik yapımızı bozmadan kontrollü büyümeyi planlıyoruz” diyor.

KISA KISA

* Toptan satış anlamında İzmir ve Manisa’da 10’a yakın markaya ürün verdiklerini söyleyen Volkan Özer, “Kafe ve restoranlardan oluşan bu markaların her birine terzi usulü özel ürünler yapıyoruz. Pasta Kodu’nun da reçetesi bu anlamda ayrı oluyor. 30’u aşkın ürün çeşidiyle yol alıyoruz” diyor.

X