İhtilalin getirdiği lezzet

Haberin Devamı

HER şey yıllar yıllar önce dede merhum Mehmet Celalettin Reyhan’ın Çamlıhemşin’den Rusya’ya gitmesiyle başlar... Çarlık Rusya’sında pastacılığı öğrenen dede, daha sonra da kendi pastanesini işletir. Bolşevik ihtilaliyle de memlekete dönüş gerçekleşir. Pastacılık geleneğini çocuklarına da aşılayan Mehmet Celalettin Reyhan, önce İstanbul’da ekmek ve pasta fırınıyla yola devam eder. 40’lı yıllarda ise İzmir’e gelinir ve Mehmet Celalettin Reyhan’ın çocukları ve yeğeni Basmane’de Fuar Pastanesi’ni açar. Ve 1965’te ise o dönemin en avangarte yeri olan Reyhan Pastanesi kentte yeni bir soluk getirir. 1978’de İzmir Alsancak’ta 8 kata imar izniyle birlikte mevcut yeri yıkılan mekan, 1991’de kaldığı yerden devam eder. Bugün Reyhan ve Albay ailesinden üçüncü kuşak temsilcilerinin yönettiği marka, butik anlayışından ve amatör ruhundan ödün vermeden yoluna devam ediyor. İzmir’de 5 şubesi bulunan markanın, 2016’de ise yeni şube planları var. Mutluluğu paketleyip satan markanın gönlünde ayrıca, İstanbul’da da mağaza açmak yatıyor.
İzmir’in simge markalarından biri olan, lezzeti kent sınırlarını dışına çıkan Reyhan Pastanesi’nin kuruluş öyküsünü, üçüncü kuşak temsilcisi olan ve çocukluk yıllarından bu yana işin mutfağında yer alan Hatice Reyhan Kutlu’dan dinledik.

Haberin Devamı

İhtilalin getirdiği lezzet

Para çocuklara oyuncak oluyor

Pastacılığın temellerinin 1900’lerin başında Çarlık Rusya’nda atıldığını anlatan Hatice Reyhan Kutlu, şöyle devam etti:
“Dedem Mehmet Celalettin Reyhan’ın babası ticaretle uğraşan biriymiş. Ani ölümüyle birlikte de aile ekonomik sıkıntıya giriyor ve çözümü yurt dışına yani Rusya’ya giderek buluyorlar. Dedemler, Rusya’da pastacılığı öğreniyorlar. Ve bir süre sonra da kendi mekanlarını açıyor. Pastacılığın yanında otelcilik yapıyor. Hatta bugün Sivastopol’da bulunan Hükümet Konağı, dedemlerin işlettiği otelmiş. Tabi Bolşevik ihtilalinin ardından Rusya’da ekmek karneye bağlanır. Dedem, fakirlere karnesiz ekmek verdiği için hapis yatıyor. Daha sonra ise Türkiye’nin yolunu tutuyor. Tabi orada kazandığı paralar, pul, çocuklara oyuncak oluyor. Çamlıhemşin’de yapabileceklere çok iş olmayınca da Türkiye içinde gurbetlik serüveni başlıyor. İlk durakları da İstanbul oluyor. Ve fırıncılık yapıyorlar. 1940’larda da İzmir’e geliyorlar. Babam ve amcamlar, kuzenleri Enver Albay ile Basmane’de Fuar Pastanesi’ni açıyorlar. Hatta tutukları dükkanın 30 yıllık kirasını bile peşin ödüyor.”

Haberin Devamı

İmarla 13 yıllık ara
Fuar Pastanesi’nin ardından 1965’te Alsancak’ta bir Rum evinde Reyhan Pasta ve Kokteyl Salonu’nun kurulduğunu dile getiren Hatice Reyhan Kutlu, mekanın tasarımını İstanbul’u ünlü bir mimara yaptırıldığını belirterek, o döneme ilişkin şu bilgileri paylaştı:
Dönemin gerçekten avangarte bir yeri. O ana kadar halı döşeli pastane yok. Bence bugün bile öyle bir mekan bulunmuyor. Alt katta pastane ve kokteyl salonu, üst katta ise aile kulübü yer alır. Üst katta İlham Gencer piyano çalardı. Yemek servisi ve bar vardı. Ajda Pekkan’dan, Şenay Yüzbaşıoğlu’na, Pakize Suda’dan Gülistan Okan’a kadar dönemin ünlü isimleri buraya geliyordu. Tabi bir dönem ‘bu kadar lüks bir mekana’ İzmirliler girmekte çekinmiş. Çünkü çok pahalı olacağını düşünüyorlarmış. Ama bir süre sonra o algı kırılır ve Reyhan, İzmir’in önemli bir markası oldu. Bu, 1978’e kadar bu devam etti. O sırada ne yazık ki, Alsancak’ta 8 kata imar izni çıktı. Çok üzülerek söylüyorum çünkü tarihi değiştirmek mümkün değil. İşte o zaman bina yıkıldı ve Reyhan’ı kapandı. 1978’den 1991’e kadar bir arar verildi. Tabi o dönem Fuar Pastanesi devam ediyordu. Hatay’da Sevinç Pastanesi’yle bir ortaklık oldu. Bizim aile dostlarımız. Ortaklığımız daha sonra bitse de dostluğumuz bakidir. ”

Haberin Devamı

İhtilalin getirdiği lezzet

YENİ TATLARLA DÖNDÜLER

13 yıllık bir aranın ardından ailenin bütün gençleri bir araya gelerek dede-baba mesleğine devam ettirme kararı aldıklarını söyleyen Hatice Reyhan Kutlu, 1991’de de lezzet öykülerine yeni tatlar ekleyerek yolla devam etme stratejisi izlediklerini anlattı. İzmir’de olmayan birçok yeni tadı ortaya çıkardıklarını söyleyen Hatice Reyhan Kutlu, “Üçüncü kuşak olarak kuzen ve kardeşlerimizle kaldığımız yerden devam ettik. Aslında farklı mesleklerimiz olsa da hepimiz pastacıyız. Ben mimarlık okudum. Bir dönemde çalıştım ama işim pastacılık. Bu işe de 4 sınıfta başladım. Yaz tatillerinde ya da okuldan artan zamanımız hep pastane de geçti. Bugün de üretim kısmı bana emanet” bilgisini paylaştı.

Haberin Devamı

2016 GÜNDEMİNDE YENİ ŞUBE
Üretimi Gıda Çarşısı’nda bulunan bin 500 metrekarelik bir yerde yaptıklarını anlatan Hatice Reyhan Kutlu, bugün İzmir’de 5 şubeyle hizmet verdiklerini anlatıyor. Hatice Reyhan Kutlu, “Bu 5 şubeden Çeşme, sezonluk. Bize yoğun bayilik talepleri geliyor. Ama biz alt yapımız hazır olmadan hızlı bir büyüme taraftarı değiliz. Bizi biz yapan bir lezzetimiz var ve ondan ödün vermeden büyümek istiyoruz. Her şeyin yine bizim kontrolümüzde olduğu yeni şubeler 2016’da olabilir. Yine uygun zaman ve lokasyon dahilinde gönlümüzde İstanbul’da da mağaza açmak yatıyor. Yönetim anlamında kurumsal olsak da lezzet anlamında, butik ve amatör ruhla yolumuza devam edeceğiz” bilgisini verdi.

Haberin Devamı

İhtilalin getirdiği lezzet

BU PASTALARIN HİKAYESİ VAR

Her gün 40’dan fazla çeşit pasta, Reyhan Pastanesi’nin vitrinde yerini alıyor. Vitrini çiçek bahçesine benzeten Hatice Reyhan Kutlu, pastalarına isim verirken de baba ocağını unutmamış. Pastalara, Karadeniz’deki yerlerin adı verilmiş. Örneğin Portakallı çikolatalı bir pasta olan ‘Pornak’... Hatice Reyhan Kutlu, “Karadeniz’deki bir yayla olan Pornak’ta, Reyhan’ın menüsünde bir yiyecek olarak yer aldı. Yine bir pastamız, Karadeniz’deki bir yayla olan Lakubar’dan ismini aldı. Bunun gibi birçok isim var. Kabune’nin öyküsü de öyle ilginç. Ka-bu-ne ‘kız bu ne’ anlamına geliyor. Kurviş adlı pastanın hikayesi ise daha farklı. 2002’de Ecevit iktidarı döneminde Derviş geldiğinde ve dolar kuru fırladığında kur’la Derviş’in viş’i birleşmiş ortaya Kurviş çıktı.

BİZ PASTACIYIZ
Hatice Reyhan Kutlu, zaman zaman menüye salata ve yemek çeşitleri konması yönünde istekler aldıklarını belirterek, “Biz pastacıyız. Ve bu kimliğimizle yolumuza devam etmek istiyoruz. Kimlik değiştirmek çok fazla iyi değil. Pastane pastanedir. Bugünün modasına ayak uydurmak gibi bir şey. Biz moda olmak değil klasik kalmak istiyoruz. Ve bir pastanede ne varsa hepsini bizim şemsiyemizin altında bulmak mümkün. 190 çalışanımız var. Ve biz insanlara mutluluğu paketle veriyoruz. Mutlu anlarında biz yanlarındayız. Hatta ölümde bile yanlarındayız. Çünkü o anı unutmak için bizim ürünlerimizle mutluluk saçıyoruz” diyor.

Yazarın Tüm Yazıları