Gelecek vaat eden mimarlar

BİR tasarım yapmak ve bunun hayata geçmesi fikri onları hep heyecanlandırır.

Bu hisle de başarılı ve mutlu olabilecekleri tek mesleğin mimarlık olduğuna karar verdiler. Ayşe Vatansever, Aşkıbirce Uzkurt ve Cemre Şahin Kazıcı... Aslında her birinin farklı yaşam hikayesi olsa da ortak noktaları mimarlık. Üniversitenin ardından da büyük bir cesaret örneği göstererek genç yaşta kendi mimarlık ofislerini kurmaları. Bugün her biri kendi şirketinde fark yaratan işlere imza atan üç mimar, ‘çok genç ve yenisiniz’ söylemlerine kulak asmayıp, aldıkları projeleri başarıyla teslim ederek en güzel yanıtı veriyor. İşte, mesleği birlikte büyüyecekleri bir bebek gibi gören Cemre Şahin Kazıcı, Ayşe Vatansever ve Aşkıbirce Uzkurt’un ilham veren hikayeleri.


SANATLA MATEMATİĞİN
KESİŞTİĞİ NOKTA

AYŞE Vatansever... 30İKİ60 Mimarlık’ın kurucusu 1993 İzmir doğumlu olan Vatansever, fen lisesinde okuduğu yıllarda sayısal alanda kendisine en uygun mesleğin mimarlık olduğuna karar verir. “Bunun nedeni matematik ve sanatın kesiştiği tek nokta bana göre mimarlık” diyen Ayşe Vatansever, “Çocukluğumdan beri müzik, resim ve tiyatro odağında sanat hep hayatımın içindeydi. Buna fen lisesinde okuduğum yıllarda matematik de eklenince tercihim şekillendi ve 2011’de Yaşar Üniversitesi Mimarlık Bölümü’nü kazandım. Ben sanatın hangi alanına girersem gireyim kendimi kaybediyorum. Dünyayla bağım kopuyor. Bu mimarlıkta da böyle oldu. İkinci sınıftan sonra zorunlu şantiye stajım vardı. O dönem İstanbul merkezli bir firmanın İzmir’de karma projesi bulunuyordu. Orada staj yapmak için çok uğraş verdim ve en sonunda amacıma ulaştım. Stajın ikinci haftasında da projede 3260 kodu olarak nitelendirilen bir alanda hata tespit ettim” diyerek bu süreçteki performansı nedeniyle staj sonrası da işe devam etme teklifi alarak kariyer yolculuğuna devam ettiğini aktardı.

Gelecek vaat eden mimarlar

Ayşe Vatansever


23’ÜNDE KENDİ OFİSİNİ KURDU
Daha sonraki süreçte Erasmus kapsamında Almanya’da 14. YY kalma bir sinagogun restorasyonunda da staj yaptığını aktaran Vatansever, hikayesinin devamını şöyle paylaştı:
“Dilini, kültürünü, yönetmelik ve mevzuatlarını bilmediğim bir ülkede staj yapma şansı bana çok şey kattı. Almanya sonrası da başka bir şirkette çalışmaya devam ettim. Haziran 2016’da mezun olduktan sonra 14 Eylül’de 64 yaşında bir ortakla kendi ofisimi kurdum. Mesleğe başladığım nokta olarak ilk staj sürecinde yaşadığım deneyim nedeniyle şirketimin ismini 30İKİ60 Mimarlık koydum. Bakış açısı farklılığı ve hedefler nedeniyle ortaklık 6 ay sürdü. O günden bu yana da kimi butik, kimi de büyük çaplı projeleri hayata geçiriyorum. Çoğunlukla konut ağırlıklı ilerliyorum. Sektörde bir marka olma hedefim var. Mimarlık çok detay bir meslek. Bu nedenle yeni mezun ya da üniversite öğrencilerine faydam olsun istiyorum. Çalışma planlarım bu yönde olacak.”

 
MUTLULUĞU O
MESLEKTE BULDU

CEMRE Şahin Kazıcı... Hem baba mesleği hem de eğitim nedeniyle Türkiye’nin 9 farklı yerinde yaşayan Cemre Şahin Mimarlık’ın kurucusu Kazıcı, bu dinamizmle güçlenir. Eğitim hayatı sürecinde tutkuyla hedeflediği bir mesleğin olmadığını söyleyen 1991 İzmir doğumlu Cemre Şahin Kazıcı, “Tutkunun başarıyı ve mutluluğu değil, ‘katlanılabilirliği’ getirdiğini düşünürüm. Kendimi, meslekleri ve şartlarını tanıdıkça, başarılı ve mutlu olabileceğim tek mesleğin mimarlık olduğuna karar verdim. 2009’da İzmir Yaşar Üniversitesi Mimarlık Bölümü’nü kazandım. Erasmus sınavını kazanarak 2’nci sınıfımı İtalya’da Cagliari Üniversitesi’nde okuma fırsatı elde ettim. İtalya’dan sonra öğrenciyken İzmir’de mimarlık ofislerinde çalıştım. Son sınıfta tiroid kanseri olduğumu öğrendim. Tedavi sürecim, mimarlık bölümünü bitirme projesi ve çalıştığım ofisteki projeleri teslim etme süreçlerimle çakıştı. Ve hastanede laptopla proje çizdiğim günlerim başladı. Her iki projeyi de zamanında teslim etmiş olmak, tedavilerimin güzel ilerliyor olmasından daha mutlu etmişti beni o an için” diyerek mesleğine bağlığını paylaştı.

Gelecek vaat eden mimarlar

Cemre Şahin Kazıcı

 

EN GENÇ BAŞKAN UNVANI
Kendi mimarlık ve tasarım ofisini kurma hayalini sağlık sorunları nedeniyle bir miktar ötelemek durumunda kalan Kazıcı, hikayenin devamını şöyle aktardı:
“2014’te Dokuz Eylül Üniversitesi Mimarlık Bölümü’nde yüksek lisans eğitimine başladım. Bir yandan da mimarlık ofisinde çalışmaya devam ettim. Nihayet her şey güzel gitti ve 2015’te Aydın’da Cemre Şahin Mimarlık Ofisi’ni açtım. Birkaç komşu dışında kimseyi tanımadığım Aydın’da ofis idame ettirebilmek ve istediğim nitelikte mimarlık yapabilmek üzere kolları sıvadım. Odak noktamı ise kamusal yapıları projelendirmeye yönelttim. Genç ve yeni olduğum için bu işlerin üstesinden gelemeyeceğimi düşünenler oldu. Ama süreç içinde Aydın ve İzmir’de pek çok kamu işi üstlendim, başarıyla teslim ettim. Mimarlığın doğasına tamamen aykırı durumlarla mücadele için de Mimarlar Odası’nın yolunu tuttum. 2017’de Mimarlar Odası Aydın Temsilciliği’nde başkan oldum. En genç başkan olarak sorumluluklarım arttı.”

İTALYANLARLA ORTAKLIK
Bir yandan ofis işleri, diğer tarafta akademik çalışmalar ve odadaki görevini yürüten Cemre Şahin Kazıcı, 2019’da yeni bir ortaklığa imza attığını söyleyerek, şöyle devam etti:
“İtalya’da okuduğum dönemlerden bu yana iletişimimizi sürdürdüğümüz başarılı arkadaşlarım Mattia ve Omar Delfo ile birlikte İtalyan markası olan Kibelis’te güzel işler yapmaya başladık. Birçok uluslararası tasarım fuarında yer alan Kibelis, tamamen doğal malzemelerin kullanıldığı, ömrü tükendiğinde doğaya karışabilen, modern endüstriyel tasarımlar yapıyor ve İtalya’da üreterek, satışa sunuyor. Bu uğraşımızda, gelecekten emanet aldığımız çevremiz için farkındalık oluşturmak öncelikli amacımız. Gelecekte bu noktada mücadelemi sürdürerek etkinliğimi artırmak istiyorum.”

 
TASARIMLARI
HAYAT BULUYOR

AŞKIBİRCE Uzkurt... Aşkıbirce Uzkurt Mimarlık’ın kurucusu. 1992 Balıkesir Ayvalık doğumlu Aşkıbirce Uzkurt, kişiliğinin getirdiği sebeplerden dolayı kendini mimarlık mesleğine daha yakın hisseder. 2010’da Yaşar Üniversitesi Mimarlık Bölümü’nü kazanan Uzkurt, üniversitenin son yılında ise akademisyen mi olmalı, yoksa bir proje ofisinde mi ya da şantiye ağırlıklı bir ofiste mi çalışmalı sorularına yanıt arar. Uzkurt, o süreci şöyle aktardı:
“Aklım ilk başlarda son derece karışıktı. Tasarım yapmak ve bunun bir şekilde hayata geçmesi fikri beni hep heyecanlandırdı. Son sınıftayken iki farklı mimarlık ofisinde çalışma şansım oldu. Mal sahibi ve işveren arasındaki diyaloglarda bire bir bulunarak proje tasarlama deneyimi yaşadığım bu iki ofis, kendi şirketimi kurma fikrini doğurdu. Çünkü, aynı zamanda akademik kariyer de yapmak istiyordum. Bu da insanlara mesleğimle ilgili bir şeyler öğretmek, yardımcı olmak ve öğrenme isteğimin hiç bitmemesiyle alakalıydı. Aslında okulun son dönemlerinde kafamda baskın olarak öne çıkan iki seçenek bunlardı.”

Gelecek vaat eden mimarlar

Aşkıbirce Uzkurt

 

MUTLU EDEN MEKANLAR
Üniversiteden 2015’te ikincilikle mezun olan Aşkıbirce Uzkurt, hem kafasını toparlamak hem de ne istediğine karar vermek için büyüdüğü yer olan Burhaniye’ye döner. Bu süreçte bazı müteahhit firmalardan projelerin gelmeye başladığını söyleyen Uzkurt, “Neden olmasın ki, diyerek bu firmaların tasarımlarını yapmaya başladım. İlk projemi tasarladıktan sonra, mimar olarak yaptığım işin bir kısmında değil, tamamında yer almanın beni mutlu ettiğini hissettim ve işin tam olarak bu tarafında olmak istediğime karar verdim. Bu karardan sonra 2016’da Burhaniye’de Aşkıbirce Uzkurt Mimarlık’ı kurdum. Şu an ofiste irili ufaklı birçok projenin tasarım ihtiyaçlarını giderme hedefiyle çalışıyorum. İnsanlara yaşarken mutlu olacakları mekanları tasarlamayı kendimize ilk hedef olarak koyuyoruz. Çünkü, biz mimarların hayal gücü ve bunu güzel bir şekilde hayata geçirebilme yeteneği var. Bunu doğru kullandığınız zaman herkesi mutlu edebilirsiniz. Bence işin en güzel kısmı da tam olarak burada” diyor.

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X