Virüslü kafalar

Dünya koronavirüse çare aramaya devam ediyor...

Tek çaresinin de aşı olduğunu biliyoruz...

Sayılı üniversiteler, sağlık kuruluşları, ilaç şirketleri aylardan beri beklenen aşıyı bulamadı...

Uzaya giden insanoğlu yeryüzünde sınıfta kalıyor...

Mikrop belli ama aşısı yok...

Yani bundan sonra her yeni çıkan bir virüsün aşısı yıllarca beklenecek mi sorusunu sormuyor...

Ve gelecek yıllarda olası tehlikeleri düşünemiyor...

*

Kara veba, İspanyol gribi, sarı humma, kanamalı ateş salgını, ebola, Justinianus vebası, tifüs, menenjit, cüzam, angola, kolera, kızamık, tifo, çiçek, verem, sıtma, frengi ve domuz gribi gibi daha isimlerini sayamayacağımız kadar salgın hastalıklara aşı ve tedavi edici ilaçların bulunduğu dönemlerde modern tıp belki de günümüzdeki kadar ileri düzeyde değildi...

Buna rağmen aşı ve ilaçları bulup milyarlarca insanı kurtardılar...

Ya şimdi?

Hangi ülke ne yapıyor?

Bilmiyoruz...

Dünya Sağlık Örgütü açıklamalarından da pek bir şey anlaşılmıyor...

*

“Açık konuşmak gerekirse” diyerek Cenevre’de iki gün önce konuşan örgütün direktörü Ghebreyesus diyor ki:

Yanlış yolda olan çok fazla ülke var.

Virüs bir numaralı halk düşmanı olmayı sürdürüyor.

Temel önlemler uygulanmadığı takdirde bu virüsün gideceği tek yer, çok çok çok daha kötüsü olacaktır...

“Daha kötüsü”nün ne olacağını da söylemiyor...

Olacakların boyutunu bizlerin tahminlerine bırakıyor...

Bildiğimiz, 13 milyon koronavirüslü hastanın dünyada olduğu...

600 bin kişinin ise öldüğü...

Başka bir şey bilmiyoruz...

*

Dünya virüs ile mücadele ederken, çare ararken Elon Musk da çılgın projelerini açıklamaya devam ediyor hâlâ...

Uzaya insan göndermeyi kafasına takan Tesla’nın CEO’su Elon Musk yeni projesini açıkladı...

İnsan beynine çipler takacakmış...

Detaylarını da 28 Ağustos’ta açıklayacakmış...

Bu tarz çılgın projeleri olan insanların açıklamaları bize ‘Demir Adam’ filminde Robert Downey’in oynadığı Tony Stark karakterini hatırlatıyor...

Yayıncı Martin Goodman’ın kurduğu Marvel Comics şirketinin yayınları arasında çıkardığı Fantastik Dörtlü, Örümcek Adam, Hulk gibi hayali kahramanlara benzeyen Musk...

*

“İcat çıkartma” diyesi geliyor insanın...

Bilgisayarlar ile insanlar arasında direkt bağlantı kurma hedefi olduğunu söyleyen Musk demiş ki:

Onları yenemezsen, onlara katıl... 

Her yenemediğimize katılmaya çalışırsak son durağın neresi olacağı belli değil...

*

Musk, geçen yılın temmuz ayında bu projesine yönelik bazı detayları açıklamıştı...

Bilgisayarların beyin gücüyle kontrol edilebileceğini, maymunlar üzerinde yaptıkları deneylerin başarılı olduğunu iddia eden Musk, 2016 yılında yaptığı Neuralink sayesinde “yüksek bant genişliğine sahip olan beyin ve makine arayüzü” geliştirerek, ikisinin birbirine bağlanabileceğini söylemişti.

Musk’ın bu projesine NASA’nın yapay zekâ uzmanı D’Silva ise  felç, parkinson ve epilepsi gibi hastalıklara çare olabileceğini belirtmişti...

Musk, önümüzdeki beş yıl içinde insanların konuşmaya ve dil bilmeye ihtiyaçlarının kalmayacağını da iddia ediyor.

Bakalım ne olacak?

*

42.4 milyar dolarlık bir servetin sahibi olan Musk’ın, uzaya insan gönderme, insanların beynini bilgisayarlara bağlama ve dil öğretmeye dair uçuk projelerini hayata geçirip geçiremeyeceğini bilmiyoruz ama aklını telefon ve bilgisayarlara yüklemiş büyük kalabalıkların beynine bilgisayar da bağlanınca nelerin olabileceğini tahmin dahi edemiyoruz...

Bu defa da beyinlere bulaştırılan virüslerle uğraşacağız galiba...

Aşıdan ise söz eden yok gibi...

X

Beklentilerin kıyılarında

Kendini tutamayanların boşluklarında dolaşıyoruz...

Ve kâbus bekleyenlerin eşiklerinde...

Herkes farklı bir hayalin peşinde at koşturuyor...

Duvarlara çarpan bir Türkiye beklentisiyle yaşayanlar sığındıkları mağaralarda yılanlara sarılarak yaşıyor...

*

Birileri, ABD seçimlerinde Trump’ın kaybedeceğini, Türkiye düşmanlığını çekinmeden ilan eden Biden’ın kazanmasını bekliyor...

Birileri, Biden’ın başkan seçilmesi halinde Türkiye yaptırımlarının ağırlaşacağını bekliyor...

Birileri, Putin’in Azerbaycan ve Ermenistan arasında süren savaşta Türkiye’yi köşeye sıkıştıracak bir tavır almasını bekliyor...

Birileri, Halkbank davasında Türkiye’nin yüklü bir miktarda para cezasını bekliyor...

Yazının Devamını Oku

Firavun imanı

Hazreti Ömer buyurmuş ki:

Dağlara buğdaylar serpin ki “Müslüman ülkelerde kuşlar aç” demesinler...

Ya şimdi?

*

Dağlara ateş serpiyorlar...

Ormanlardaki ağaçlar yanıyor...

Kuşlar yanıyor...

Ve insanlar...

*

Yazının Devamını Oku

Ağaçlar gibi...

Terör örgütü PKK ve Suriye’deki uzantıları Hatay’da ormanları yaktı...

Ağaçlar...

Hayvanlar...

Ve insanlarımız yandı...

Hataylı bir kadının çığlığı herkesin isyanını özetliyor:

Torunlarımızın geleceğini yaktılar!

*

“Kökünüz kurusun” diyoruz...

*

Yazının Devamını Oku

Kontrolsüz spekülasyonlar

Eskiden “fısıltı gazetesi” en etkili adres gösteriliyordu...

Adresleri de kahvehanelerdi...

Kahve bir araya gelebilmenin bahanesiydi...

Dünyanın en etkili gazetesiydi...

Ve spekülasyonların birçoğu, buralardaki fısıltılardan yayılıyordu...

Yıllar sonra yerini sosyal medya adreslerine bıraktı...

Aynı koro, fısıltılarına sosyal medyada devam ediyor...

*

Sosyal medyayı kullanan herkesi aklı başında insanlar sanıyoruz...

Yazının Devamını Oku

Tersine çevirebilmek

Sabahları uğruna kalkacağınız bir şeyler olmalı...

Lakin herkesin bir şeyleri çok farklı...

Kavuşmak, olmak, varmak, gitmek istediği...

Her sabah barış umutlarıyla kalkıyoruz ama olasılıktan gerçekliğe geçiş bir türlü gerçekleşmiyor...

Çünkü, herkesin farklı gizli bir gündemi var...

Barışarak değil, savaşarak kazanılan zaferlere son verilmedikçe barış bir hayal olarak kalacak...

*

Barışı sürekli dinamitleyenler var...

İçimizi karıştırıp savaş çıkarmak isteyenler var...

Yazının Devamını Oku

Sınırlayıcı düşünceler

Siyasetçi dostlarımızdan biri diyordu ki:

Az gelişmiş ülkelerin kendilerine sürekli kahraman arayışı bitmez...

*

Sosyal medyaya bakıyoruz da sayılarını bilemeyeceğimiz kadar kahramanlaştırılan, kutsallaştırılan kişilerin yalanlardan ibaret hikâyeleri pazarlanıyor...

Lüks araçlardan oluşan konvoylarla yollara düşenler kendilerine kuru kalabalık bulmakta zorlanmıyor...

Birkaç adamın yürüdüğü görüntülere duygusal bir türkü montajı ve sloganlardan oluşan sözlerle kolay kahraman olunuyor...

Ve bir daha anlıyoruz ki her yanımız bahar bahçe değil...

*

Kahramanlaştırılanların ne iş yaptıklarına bakıyoruz... Resmi bir işleri yok...

Yazının Devamını Oku

Zor hayatlar

AB Liderler Zirvesi’nde olası yaptırım kararlarının çıkacağına dair beklentiler içine giren kronik muhalif koroya bir felaket beklemeyin diye yazmıştık...

Fransa, Avusturya’nın Türkiye’ye karşı AB müzakerelerinin sona erdirilmesi, yaptırımların uygulanması konusundaki isteklerine Almanya hayır diyerek noktayı koydu...

Almanya Başbakanı Merkel gerginliğin ‘barışçıl bir şekilde çözülmesini’ teklif ederek tartışmaya kapattı...

*

AB liderleri eşitsizliğin ve adaletsizliklerinin faturasını Türkiye’ye çıkarmaya uğraşıyor...

Ve içerideki siyasi güçlerini koruyabilmek uğruna dışarıdaki sorunları derinleştirerek kendi kamuoyunu oyalamakla ekonomik krizlerini yönetiyor...

Yunanistan, Rum kesimine olağanüstü silah, uçak satışları yapıyorlar...

Doğu Akdeniz’de girdikleri ittifaklarla petrol ve gaz kaynaklarına ortak olmaya çalışıyorlar...

*

Yazının Devamını Oku

Kurşun dökülmüş duvarlar

Amerika’daki Rum Ortodoks Başpiskoposu Elpidophoros, din adamı olduğunu söylüyor ama yönlendirici, tahrik edici ve ikiyüzlü bir siyaset yapmaya devam ediyor...

Türkiye’deki Hıristiyan azınlıklar ve Ayasofya Müzesi’nin camiye dönüştürülmesinden endişeli olduğunu ABD Dışişleri Bakanı Pompeo’ya söylüyor...

Elpidophoros, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki duruşuyla ilgili de bir hayli endişeli imiş...

*

Çifte standart duygusunun zirvelerinde geziniyor birileri...

Başpiskopos, Yunanistan’ın Atina, Rodos, Selanik ve Batı Trakya’daki camilerin bazılarının kiliseye, müzeye çevrilmesinden ve birçoğunun yıkılmasından hiç endişe etmiyor...

Ve Ege Denizi’ndeki tüm adalara askeri birliklerinin yerleştirilmesinden de...

*

ABD bir yandan bize müttefik olduğunu söylüyor...

Yazının Devamını Oku

Küresel gerçeklik

Dış politikaya, diplomasiye ihtiyacın kalmadığı günler yaşıyoruz...

Bir yerden bir yere savruluşlarımız ve başımızı kaldıramayışımız bu yüzden...

Soğuk Savaş’ın bitip yerini ekonomik savaşlara bırakmasıyla küresel güçlerin sürekli kaos çıkararak yeni pazar arayışları ve yarışları sona ermiyor...

Pazarı karıştıran ABD sürekli kaos çıkarıp, karıştırıp kendine yeni aktörler buluyor ve başkalarına kapalı kendine açık çarşılar kuruyor...

S.Arabistan, BAE, Yemen, Sudan, Irak, Afganistan, Libya, Mısır, Lübnan ve Suriye’deki gibi...

*

11 Eylül terör saldırısını gerekçe gösteren ABD’nin yeni yol haritası da iki kutuplu bir dünyanın farklı bir kapısını aralıyor ve emperyal istekleri sınırsızlaşıyor...

Afganistan ile başlayıp Irak ile devam eden yeni pazarlara çökme arayışı her geçen gün kapımıza doğru yaklaşıyor...

Doğu Akdeniz’deki yeni ittifakların kimlerin arasında kurulduğuna bakmamız yeterli ve bu gerçek bize her şeyi anlatıyor...

Yazının Devamını Oku

Kör seslenişler

AB liderleri yarın Türkiye ile ilgili toplanacaktı ama ertelendi...

Derin görüş farklılıklarının olduğu birlikte, aleyhimize bir kararın alınacağını ve tehlikenin çanlarının çalınacağını da tahmin etmiyoruz... Ve AB’nin liderler toplantısından Türkiye aleyhine yaptırımların çıkacağını körükleyenlere ve bekleyenlere de diyoruz ki umutlanmayın “Türkiye ile müzakerelere devam” çağrısı yapıp geçerler...

*

Stratfor’un kurucusu George Friedman’ın 2009 yılında “AB yıkıldı, çağırsa da gitmeyin” diyerek Türkiye’ye yeni stratejiler üretmişti...

2015 yılında yazdığı “Avrupa Krizi” kitabında da Avrupa için kapıda bekleyen olası savaşlardan söz etmişti...

Avrupa’nın yeniden şekillenmesinde Türkiye’nin nasıl bir rol oynayacağına dair öngörülerde bulunan Friedman katıldığı bir sempozyumda demişti ki:

 Askeri kapasitesi İngiltere hariç Avrupa’nın en iyisi... Almanları sadece bir öğlenden sonra, Fransızları da eğer ortaya çıkma cesaretini gösterirlerse bir saat içinde bitirebilirler...

*

Friedman

Yazının Devamını Oku

Mezar taşları

Dünyanın her yerindeki namuslu vatandaşların, namussuzlardan çektiği kadar başka kimseden çekmediğini biliyoruz...

Her türlü bela, kriz, oyun bu vatandaşların kaderi değildir...

*

Uyuşturucu baronlarına, kaçakçılara, vurgunculara, suç şebekelerinin eli kanlı katillerine, illegal yollardan geçinenlere, cezaevlerine sayısız defa girip çıkanlara, sabıka sicillerinin ansiklopediye dönüştüğü mafya örgütlerinin elebaşlarına gösterilen rağbet yüzünden, yeni kuşaklar oklarını kırıp dijital kalelerine çekilmiş...

*

“Babayım” diyerek dünya kamuoyunda şöhret kazananların işledikleri cinayetler ve kepazeliklerle kaç kişiyi babasız bıraktıklarını unutanların kahraman sayılmasından da bıkıp usandık...

Yeraltı dünyasının vahşi portrelerinin hayat hikâyelerinin filmlere, dizilere çekilmesinden ve romanlara yazılmasından da...

*

Sosyal medyanın tüm mecralarını öyle kullanıyorlar ki...

Yazının Devamını Oku

Uçurum eşiklerinde...

Birileri at etinden sucuk yapıyor.

Birileri zeytinyağına başka yağları karıştırıp satıyor.

Ve birileri de telefonla milyonlarca lira dolandırıyor...

Kurdukları şirketlerle trilyonlar çarpıyor...

*

Birileri ‘Hocayım’ diyerek kadınların çıplak bedenine dua yazdığını söylüyor...

Birileri ‘Şeyhim’ diye kendini ilan ediyor ve garabet şeylere imza atıyor...

Birileri ‘Şifacıyım’ diyerek bitkileri karıştırıp satıyor...

Para ve güç dağına giden yolda her şeyi normalleştirmenin ve mubah görmenin sorumsuzluğunu yaşıyoruz...

Yazının Devamını Oku

Tuzlu dalgaların kıyılarında

Dünya tersine kürek çekiyor...

Birileri aşıyla ilgili her gün ‘pek yakında’ diyerek hayali hikâyeler anlatıyor...

Gün kazanmanın derdine düşenlere karşı bilim adamları en erken üç yıl diyor...

*

Modern politik terörizm masallarıyla büyük kalabalıklar meşgul ediliyor...

Sokak lambalarının altında geçip giden ve biten sayısız insanın hayatları kimsenin umurunda değil gibi...

Her şeyin iyiye doğru gideceğine dair umut, insanoğluna özgü bir fantezi olduğu müddetçe her felaketin arkasındaki gerçekleri bilemeyeceğiz...

*

Denizlerin tuzlu dalgalarında sayısız mülteci boğularak hayatını kaybetti ve cesetleri kıyılara vurdu...

Yazının Devamını Oku

Fütursuz saldırılar

Çaresizliklerinin çaresini sınırları dışında fütursuzca aramaya alışkın küresel güçlerin birleşerek Türkiye’ye saldırmaları yeni bir şey değil...

Gelenekselleştirdikleri davranışlarından biri...

Birinci Dünya Savaşı’nı...

Ve Haçlı seferlerini unutmadık...

Dünyanın yoksul ülkelerindeki halkl–arı nasıl katlettiklerini ve kaynaklarını nasıl ele geçirdiklerini de...

*

Bizlere insanlık dersi vermeye çalışan, soykırım iftiraları atan Fransa, Almanya ve diğerlerinin geçmişte yaptıklarını biliyoruz...

Kahramanmaraş ve Gaziantep’te Fransızların fütursuz saldırılarında nasıl davrandıklarını da...

Dışişleri Bakanı

Yazının Devamını Oku

Gazap saatleri

‘Tarih tekerrürden ibarettir’ diyerek yaşanılanların sayısız tekrarlarını kabul edenler aynı filmin tekrarını seyretmekten bıkıp usanmayanlardır...

Niye tekrar ediyor?

“Ders alınmadığı için” diyenlere soruyoruz:

Dersi kimler alacak ya da verecek?

*

Popülizm teorisyenleri dünyanın gerçek gündemini günlük magazin ve polemiklerle gizlemeye çalışıyor...

Körleşen, topallaşan sistemlerin bozuk ya da kırık çarklarını gizliyor...

Dünyanın büyük kalabalıkları ise işsizliğin dağlarında geziniyor... Yani, ekmeksizliğin, mutsuzluğun, sahipsizliğin ve yalnızlığın...

*

Yazının Devamını Oku

Tarifsiz zarar hesapları

Hudson Enstitüsü Ortadoğu uzmanı Michael Doran demiş ki:

Amerika’nın bir Erdoğan sorunu yok, Türkiye sorunu var!

Yani?

Kim gelirse gelsin bu sorun devam edecek gibi...

Nereye kadar?

ABD’nin isteklerini karşılayacak, uzaktan kumanda edilebilecek bir lider gelene kadar...

Kronik muhalif koro da gerçekleri bir görebilse...

*

Obama

Yazının Devamını Oku
YAZARIN DİĞER YAZILARI