"Mehmet Soysal" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Mehmet Soysal" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Mehmet Soysal

Kirli sayfalar

Yassıada teklifi TBMM’de oybirliğiyle kabul edildi.

27 Mayıs 1960 darbesinden sonra, Yüksek Adalet Divanı’nın verdiği tüm kararlar hükümsüz hale getirilmiş olacak.

Ve Yassıada’da yargılananlara ya da vârislerine ise tazminat hakkı doğacak.

60 yıl sonra adaletsizliğe son veriliyor...

Demokrasinin katledildiği adadaki haksızlık 60 yıl sonra telafi ediliyor...

Bu haksızlığı yaşayanlardan birçoğu ile röportaj yaptığım için o mağdurların hepsi bugünleri görmeyi çok istiyordu ama göremediler...

*

Umutları yarınların sırtına yüklemişiz...

Ve sloganlaştırmışız...

Yıllarca meydanlarda bağırmışız...

- Yarınlar bizim!

Tarık Buğra ise diyordu ki:

- Yarın diye bir şey yoktur!

*

Bir yanı ‘hüzün’, bir yanı ‘yanlış anlaşılmak’, diğer bir yanı günlük hayatın telaşı içinde ‘geçinebilmek’ derdiyle yaşayıp giden büyük kalabalıkların tek umudu yarınlar olmuş...

Yaşadıkça öğrenmiş ki yarın dedikleri şey umut kuyusu...

‘Niye bugün değil’ sorusunu sormayı kimse düşünmemiş...

*

“Erteleyenler helak olmuştur” diyen âlimler her şeyini yarınlara erteleyenlerin hallerine gülüp geçmiş...

Bizler ısrarla yarınlara erteleyip durmaya devam etmişiz...

“Geciken adalet adaletsizliktir” demişiz ama tüm davaları yarınlara ertelemekten vazgeçmemişiz...

Yıllarca bekletmişiz, sonra da üç dakika süren duruşmalarda karar vermişiz...

*

Yarınları bizim kadar düşünen bir toplum daha yok gibi...

Hukukta yarın diye bir şey yoktur...

Yarının teminatı bugünler vardır...

Yarınların büyükleri çocukların savaşmasını istemiyorsak bugünün çarpıklıklarını düzeltmemiz gerekiyor...

*

“Hukuk bir ülkenin tablosudur...” demiş Batılı hukukçular...

Ve her davanın bir tablo olduğunu da...

Bir ülkenin duvarlarına asılan her kötü tablodan yargıçlar sorumludur...

O tablolar bir ülkenin hukuk müzesidir...

*

Yassıada’daki ‘sanıkların idamına, şahitlerin bilahare dinlenilmesine’ anlayışını gelenekselleştirmişiz!

Bu yüzden Yassıada kararlarının hükümsüz ilan edilmesi hukuk tarihimiz açısından önemlidir...

Batılı hukukçular diyor ki:

- Yasa ölüdür, yargıç diridir!

Ya bizde?

*

“Yasa çerçeve çizer, içini yargıç doldurur... Yasa 1950’de çıkmış olabilir, yasanın güncel yorumunu yargıç yapar!” diyen Batılı hukukçular:

- Hukuku ilkeler üzerine inşa etmezseniz, ilkelleştirirsiniz!

Bu yüzden yargıçların düzeltmesi gereken adaletsizliği siyasi irade 60 yıl sonra düzeltti...

Bir adadaki adaletsizliğin kirli bir sayfası daha yırtılmış oldu...

X
YAZARIN DİĞER YAZILARI