Çizgilerin kıyısında

Çeşme’de yine facia...

Haberin Devamı

Düzensiz göçmenleri taşıyan fiber teknenin batışıyla 11 kişi ölüyor ve sekizi çocuk...

Avuçlarından çalınmış özgürlüğüne yeniden kavuşabilmenin, yeni bir hayata başlayabilmenin umuduyla, çocuklarını kurtarabilmek hayaliyle suları geçmeye çalışıyorlardı...

Ve anne ve babalar istemeden de olsa bu umuda yolculuklarda çocuklarına en büyük kötülüğü yapıyordu...

Hayatlarını sulara gömüyordu...

*

Ve “Kayıtlardan göçüyorum sakıncalı bir yurttaş şerhiyle” diyen şairin anlattığı trajedi yaşanıyor sularımızda...

İnsanların ölümü artık kimseye bir şey ifade etmiyor...

*

Trump, Suriye’de bıraktığı askerlerinin petrolü korumak için kaldığını itiraf ediyor...

Milyonlarca Suriyeli ise kendini koruyamıyor ve doğup büyüdüğü, büyüyemediği topraklarını terk ediyordu.

İnsan korunması gereken bir varlık olmaktan çıkarılmış...

Haberin Devamı

Petrol, altın, elmas, para ve güç...

Antik taş yapılar...

Ve hayvanlar korunuyor.

Ormanlar, sular, denizler ve göller koruma altına alınıyor...

Ve insan artık hiçbir yerde korunmuyor...

Savaşlarda öldürülüyor...

*

İran, Ukrayna uçağını düşürüyor ve 176 kişiyi öldürüyor.

Ruhani ise dalga geçer gibi bir açıklama yapıyor:

İnsani bir yanlışlık oldu, özür dileriz. Biz füze sanmıştık!

Trajediyi komediye çevirmek böyle bir şey galiba...

*

Öyle yaman çelişkilerin içindeyiz ki...

Sürekli çizgilerin kıyısında geziniyoruz.

Felaketlerin ne zaman, nerede ve nasıl olacağına dair kimse tahminde bile bulunamıyor...

İstanbul ise hafta sonunu yine deprem kâbusu ile geçirdi.

Ve ne zaman deprem olsa ne kadar deprem uzmanı varsa yine ekranlara çıkmanın telaşındaydı.

Lakin konuşması gerekenler ise susuyordu...

Kırılmamış fay hatlarını ve haritaları ezberlemiştik ve uzmanların uyarılarını...

İnsanlar ise en çok “Ne kadar tedbirliyiz?” sorusuna cevap arıyordu...

*

Siyasi kavgaların, savaşların taraftarı olmakla kendimizi değerli sanıyoruz...

Muhalefeti destekleyen yazılar yazanlar, haber ve röportaj gerçekleştirenler ‘yandaş’ sayılmıyor ve gazeteci denilmeye devam ediliyorsa...

İktidarın doğru yaptıklarını destekleyenler haber ya da röportaj yaptıklarında ‘yandaş’ ilan ediliyorsa...

Haberin Devamı

Ve çifte standart duygusunun zirvelerinde geziniyoruz.

Anlıyoruz ki hep aynı yerde dönüp duruyoruz...

*

Marx, Che Guevara diyenlere bir şey olmuyor.

Mevlânâ, Geylani, Gazali, Rabbani deyince tarikatçı olunuyor.

Sosyal medya sayesinde her saniye birileri için bir darağacı kuruluyor...

Makul adamlar artık hayatın her yerinde mumla aranıyor.

*

Kategorize etmekte, mühürlemekte ustalaşmışız.

Evlerin kapılarına çarpı çizenlerle kişilerin itibarını karalayıcı sözler söyleyen ve yazanlar aynı kötülüğü yaptıklarının hâlâ farkında değil...

Çizgilerin kıyısında yaşamak gittikçe ağır bir yüke dönüşüyor...

Yazarın Tüm Yazıları