Aşı aldatmacası

Evcil hayvan sahiplenenlerin aşı ve ilaçlar konusunda yanıltıldıklarına sıklıkla şahit oluyoruz.

 Anne yanından ayrılmaması gereken 30-35 günlük hayvanları verip antiparaziterlerinin yapıldığını söyleyenlere de iki aylık yavru kedi ya da köpeğin tüm aşılarının yapıldığını iddia edenlere de denk geldik, geliyoruz. Parazitlerinin yapıldığı iddia edilen hayvanların kısa bir süre sonra pire ve kurt şikayetiyle kliniğimizi ziyareti rutin haline geldi.

Yavru bir kedi ya da köpeğe 45 günlükten önce antiparaziter ilaç uygulanamaz. 60 günlükken aşı programı başlatılır, aşıların tamamlanması en iyi ihtimalle 40-45 günü bulur.

Bebeklik aşısını yaptırdık diyenler de oluyor. Hayvan sahibinden aşı karnesini istiyoruz karne verilmediğini öğreniyoruz. Veteriner hekim evcil hayvana aşı yaptığında karne düzenler, karneye aşının etiketini yapıştırır, imza ve kaşesiyle onaylar. Karne yoksa aşı yapılmamıştır. Aldatmacayı daha organize biçimde yapanlar da var. Herhangi bir aşı karnesine nereden buldukları şüpheli aşı etiketini yapıştıranlar ya da başka hayvana ait bir karneyi teslim edenler...

Bu kişilerin yaptıklarının dolandırıcılıktan çok da farkı yok. Üstelik evcil hayvana gerçekten aşı yapılmasına engel olup sağlığı ile oynamaları da cabası.
Bursa’da kliniklerin kendi bastırdıkları ya da ilaç-aşı firmalarının promosyon olarak verdiği karneleri kullanma dönemi bitti. Bursa Veteriner Hekimler Odası’ndan alınan seri numaralı tek çeşit pet pasaportu kullanılıyor. Farklı tipte bir karne veriliyorsa şüpheli yaklaşmak da fayda var.
Sağlıkla kalın aşısız kalmayın...

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Vücudun silahı bağışıklık

Hastalıklara yakalanmamak, yakalandığımızda hafif atlatmak, daha çabuk iyileşme göstermek için bağşıklık sistemimizin güçlü olması gerektiğini hepimiz biliyoruz.

Bu durum elbette evcil hayvanlarımız açısından da geçerli. Immün sistemi güçlü bir evcil hayvanın sağlık skoru diğerlerine oranla yüksek olacaktır.
Evcil hayvanların bağışıklığını güçlendirmek annede başlar. Sağlıklı, güçlü, aşılı, iyi beslenme ve barınma şartlarına sahip bir anne gebelikte bunu yavrularına aktarır. Elbette gebelikte de bu şartların fazlasıyla sağlandığını düşünürsek. Embriyo anne karnında fiziken büyürken annenin bağışıklığı ile doğru orantılı olarak iyi bir bağışıklık geliştirir. Doğum sonrası anne sütüyle yavruların immün sistemi desteklenir. Yeterince anne sütü alan yavruda vücudun savunma sistemi çok iyi çalışır.

GÜÇLÜ SAVUNMA SİSTEMİ

Memeden kesildikten sonra aşılarının veteriner hekiminizce uygun görülen takvimde yapılması, kaliteli içeriğe sahip mamalarla beslenmesi, temiz ve yeterince sıcak bir ortamda yaşaması yavrunun savunma sistemini silahlandırır.
Güçlü bağışıklığa sahip yavrular hiç hastalanmayacak gibi algılanmasın. Hastalık etkenleriyle karşılaştıklarında vücudun yapı taşları güçlü bir savaşa girer. Her savaşta olduğu gibi kazanan taraf da kayıplar verir. Bunu evcil hayvanın hastalanması ancak kolayca iyileşebilmesi olarak değerlendirebiliriz.
Mikroorganizma kaynaklı olmayan bir kazaya bağlı yaralanmalarda da bağışıklığı güçlü hayvanların iyileşme süreci daha hızlı olur.

Yazının Devamını Oku

Kedi köpeklerde göz tansiyonu

Göz muayenesine giden hastalar yakından bilirler. Hekimle görüşmeden önce 2 tip ayrı ölçüm yapılır.

Bunlardan ilki görme kusurlarının tespitine yönelik ölçümdür. Bir diğeri ise göz tansiyonu olarak adlandırılan ‘göz içi basıncın’ tespitidir.
*
Göz içi basınç değişiklikleri kritik seviyedeki göz hastalıkları arasındadır. Evcil hayvanlarda da görülebilen göz içi basın değişiklikleri yapısal sorunlara yol açabilen bir durumdur.
Göz küresinin içinde mumor akuz denilen bir yapı bulunur. Lensin ön yüzünden korneanın arka yüzüne kadar tüm boşlukları dolduran bu sıvının temel görevi göz içi yapılara ihtiyacı olan besleyici maddeleri taşımaktır. Bunu yaparken de intraoküler bir basınç oluşturur.
Sağlıklı bir gözde bu basın 15-25 mm/Hg arasındadır.
*
Basıncın artarak gözde patolojik değişimlere yol açması sonucu glaukoma şekillenir.

Yazının Devamını Oku

Köpeklerde parvovirüs tehlikesi

Köpeklerde ölümcül hastalıklar aşısız annelerin yavrularında daha sıklıkla görülür.

Yeni doğan yavruların hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan, bulaşıcı hastalıkların başında parvo geliyor. Kanlı bir ishale neden olduğu için bu şekilde bilinen viral kaynaklı bu hastalık çok hızlı ilerler ve kolayca bulaşabilir.

Enfekte köpekle bir arada olan diğerlerinin yakalanma riski çok yüksektir.

Parvolu hayvanın dışkısıyla direkt temasın yanı sıra bulaştığı mama kabı, oyuncak, kıyafet, yatak kullanımı da bulaşmaya zemin hazırlar.

Hastalık etkeni parvovirüs vücuda girdikten sonra 4 ila 14 günlük bir kuluçka süresi sonunda kendini gösterme başlar. Kusma ve basit bir ishalle başlayan hastalık 24-48 saat içindesizlik, iştahsızlık, karın ağrısı bulgulara eşlik eder.

Basit gibi gözüken ishal şiddetlenir ve kanlı görünüm alır. Hasta hayvan aşırı su kaybettiği için dehidrasyon ortaya çıkar. Başlangıçta tespit edilen hastalıklarda tedavi şansı vardır. Tedavi yaptırılmazsa virüs kalp kasında tutulur. Taşikardi, hipotermi (düşük ateş), kan kaybı, nabız düzensizliği ve bağırsakta sıvı birikimi ortaya çıkabilir.

Bağışıklığı düşük yavrularda tedavi daha zordur ve her zaman iyi sonuçlanmayabilir. Annesi aşılı, yeterince anne sütü almış, aşılama ile bağışıklığı güçlendirilmiş köpeklerde hastalık riski düşük, vücut direnci yüksektir.

Aşılı annenin yavrularını sahiplenmek, yavruyu anneden erken ayırmamak, 50-55 günlük olunca mutlaka aşı programını başlatmak hastalık riskini azaltır.

Yazının Devamını Oku

Doğa, çevre ve hayvan polisliği

Hayvanlara yönelik cinsel istismar, şiddet, işkence haberleri 2020’de hız kesmedi.

Cezai yaptırımların yetersizliği, suçu net olarak tespit edilmesindeki zorluklar, suç tanımının yeterince belirgin olmaması nedeniyle ya para cezası kesildi ya da işlem yapılamadı.
Çevre, Doğa ve Hayvanları Koruma Polisi tam da bu noktada bir boşluğu dolduracak gibi gözüküyor.
*
Geçen hafta temel eğitim kursları yapılan yeni polis branşında ilk etapta 260 personel görevlendirilecek.
Veteriner fakültesinden mezun olup polislik mesleğini seçenlerin ağırlıkla tercih ettiği yeni birimde görev alanlar; hayvanlar, çevre ve doğa ile ilgili suç ihbarlarında görev yapacak.
İşin içinde polis olması suça eğilimli olanlar açısından caydırıcı gözükebilir ancak suçu sabit olanlarla ilgili cezalar para düzeyinde kalırsa sonucun çok da değişmeyeceğini düşünüyorum.
*

Yazının Devamını Oku

Evcil hayvanınızla hayatınız nasıl değişecek?

Evcil hayvan beslemeye ilgi, gün geçtikçe artıyor.

Özellikle kedi sahiplenme oranı son bir yıl içinde ciddi oranda arttı. Kedi köpek sahiplenmeden önce bakımı, beslemesi, sağlığı, eve uyumu, ırk seçimi gibi konularda sık sık gerek telefonla gerek yüz yüze danışmanlık veriyoruz.
Irk seçimi ilk sorulan sorulardan...
Eğer köpek besleyecekseniz nerede yaşayacağı, yaşam alanının büyüklüğü önemli bir faktör.
Iri ırk enerjisi yüksek bir köpeğin yaşam alanı apartman daireleri değil. Daha geniş, hareket kısıtı olmayan alanlara ihtiyacı var. Çiftliğime, bahçeme, işyerime bekçilik yapsın düşüncesindeyseniz her insana sevgiyle yaklaşan, başını okşayanı dost bilen köpeklerden uzak durmanız yerinde olacaktır.
Köpek ırklarının gerek fiziksel gerek sosyal özelliklerine ilişkin internetten detaylı bilgiler bulabilirsiniz.

DİŞİ Mİ, ERKEK Mİ OLMALI?

Kedi sahiplenecekseniz uzun ya da kısa kıllı oluşunun yanı sıra hareketli ya da daha miskin yapıda oluşuna göre bir seçim yapabilirsiniz.

Yazının Devamını Oku

Evcil hayvanlar ve COVID-19

Dünyanın en önemli gündemi hiç şüphesiz COVID-19 salgını.

Birçok bilinmezle hayatımıza giren virüsle ilgili evcil hayvan sahiplerinin teirginlikleri had safhada.
Hasta sahiplerimiz ‘testim pozitif çıktı kedime bulaşmasından korkuyorum’, ‘kızım COVID hastası. Köpeğini evime getireceğim, köpekten bana bulaşmasından endişeliyim’, ‘filyasyon ekibine sorduk köpeğinize bulaşırsa ölür yanıtını aldık ne yapacağız şimdi’, ‘köpeğim corona pozitif biz de de COVID çıktı durumu kötüye gider mi’, ‘birkaç gündür misafirimiz olan kedinin sahipleri hastalanmış kedide bir şey var mıdır’ sorularıyla telefona sarılıyorlar.

HAYVANLARA BULAŞMIYOR

Salgın ilk başladığında evcil hayvanlarını panikle sokağa bırakanlar olmuştu.
Hastalığın evcil hayvanlardan kaynaklanmadığı, hayvanlara bulaşmayacağı konularında elimizden geldiğince bilinçlendirmeye çalıştık.
Meslektaşlar olarak bu konuda epey başarılı olduk ancak ilgisiz, bilgisiz kişilerin yorumları nedeniyle hastalık durumundaki kişilerin endişeleri artıyor.
Buradan bir kez daha söyleyelim evcil hayvanınızdan size ya da sizden evcil hayvanınıza COVID-19 bulaşmaz.

Yazının Devamını Oku

Aşıyla ilgili doğruları söylüyoruz

Yavru hayvanlarda aşı, aşılama konularında sosyal medyada ciddi bir bilgi kirliliği var.

Hekimcilik oynayarak evcil hayvan sahiplerini yanlış yönlendirenlere karşı doğru bilgileri verme konusunda veteriner hekim olarak kendimi sorumlu hissediyorum.
Yavrulara ‘4 aylıktan önce aşı yapılamayacağı, ağırlığı 1.5 kilo olana kadar aşının ölümüne neden olduğu, 2 aşı arasında en az bir ay zaman bırakılması’ sosyal medyada dolaşan yalan yanlış bilgilerden bazıları...

BİLİMİN IŞIĞINDA

Şimdi gelelim yıllarca süren bilimsel çalışmalar sonucu ortaya konulan doğrulara:
Yavru bir hayvana 45 günlük olunca iç dış parazit ilaç uygulaması yapabiliriz. Kedi annesinin yanındayken sahipleri uygulamayı yaptırmaktan imtina edebiliyor bu yüzden ilk yapılması gereken uygulamalar arasındadır.

İLK 60 GÜNLÜKKEN

Yavru kedi ya da köpek 60 günlük olduğunda ilk aşısını yapmak isteriz.

Yazının Devamını Oku

Kedi gençlik hastalığı panlökopeni

Kedilerin de köpeklerinki gibi gençlik hastalığı olarak bilinen viral bir hastalığı vardır. Panlökopeni isimli bu hastalık feline panleukopenia virüstür.

Bulaşıcılığı yüksek öldürücü bu hastalık idrar, kan, salya, kusma sonucu çevreye yayılır, bunlara temas eden bir başka kedinin enfekte olma ihtimali yüksektir ancak karma aşıları yapılmış olan kediler hastalığa karşı bağışık olduklarından virüsle temas etseler bile hastalanma riskleri oldukça düşüktür. Hastalık yavru kedileri olduğu gibi yetişkin kedileri de etkileyebilir. 
*
İshal, dışkıda kan, yüksek ateş, iştahsızlık, halsizlik, kilo kaybı hastalığın başlıca semptomları arasındadır. 
Ağız ve burun boşluğu yolu ile vücuda giren virüs lenf yumrularında tutular. Çoğalarak kan yoluyla diğer organlara yerleşir. 
Virüs enfekte kedinin beyaz kan hücrelerine saldırı. 
Hayvanın bağışıklığı düşer bu da diğer hastalıkların oluşumuna zemin hazırlar. Kanlı ishal nedeniyle kırmızı kan hücreleri azalır ve hastada anemi baş gösterir.  

İLAÇ TEDAVİSİ YOK

Virüs kaynaklı bir hastalık olduğundan ilaçla tedavisi yoktur.

Yazının Devamını Oku

Köpeklerde göbek fıtığı

Köpeklerde görülebilen göbek fıtığının kontrol altında tutulması evcil hayvanın sağlığı açısından oldukça önemli.

 

Köpeğinizin göbek deliğinin olduğu yerde fındık ya da ceviz büyüklüğünde bir şişlik gözlemlediyseniz göbek fıtığı olabilir. Böyle bir durumda veteriner hekiminizle görüşmeniz faydalı olacaktır.

Fıtığa cerrahi müdahale yapılıp yapılmayacağına muayene ve kesin teşhis sonrası karar veririz. Karar verirken fıtığın boyutları, büyüme eğiliminde olup olmadığı önemlidir. Küçükse operasyondan yana tercih kullanmayız ancak düzenli kontrollerle durumun takip edilmesi iyi olacaktır.

Büyük çaplı fıtıklar çok hareketli ve sıklıkla havlayan köpeklerde daha hızlı büyüme eğilimine girebilir. Bu gibi durumlarda en sağlıklısı ameliyattır. Fıtığın büyük olduğu vakalarda bağırsak gibi organlar fıtıkla bütünleşebileceğinden operasyona kısa sürede karar verilmesi önem taşır.
Göbek fıtığı operasyonlarında fıtık içeri yapıştığı yerden ayrılır. Doku kesilerek alınır veya karın boşluğuna geri itilebilir. Bu kararı operasyon sırasında veteriner hekim verecektir.

Operasyonun başarısı kadar iyileşme sürecinde tavsiyelere uyulması da köpeğin hızlı biçimde sağlığına kavuşmasında etkilidir.

Operasyon sonrasında alan kısıtlaması tavsiye ederiz. Kısıtlamadaki amaç atlama, zıplama gibi ani hareketleri yapmasının önüne geçmektir. Dikişlerin zarar görmesi engellenmeli, gerektiğinde yakalık kullanılmalıdır. Reçete edilen ilaçlar düzenli kullanılmalı, yara bakımı ihmal edilmemelidir.

Sürekli havlama davranışı sergileyen köpeklerde operasyon sonrası havlamanın en aza indirilmesi için yaşam alanının değiştirilmesine de ihtiyaç duyulabilir. Havlamasını tetikleyen etkenlerden uzaklaştırılması sağlanabilir.

Yazının Devamını Oku

Karşınızda bir canlı duruyor

Popüler bir ırka mensup kedi ve köpeklerin özellikle evlerde üretimi oldukça yaygınlaşmaya başladı.

Para karşılığında evcil hayvan edinen kişiler arasında kedilerini eşleştirip yavrularını satma fikrinde olanlar oldukça fazla. Evcil hayvanlar sahiplerinin hataları yüzünden ciddi sağlık sorunlarıyla baş başa kalabiliyor. Bu hatalardan biri hiç şüphesiz akraba çiftleştirilmesi. Bir kedi ya da köpeğin anne ya da babayla, aynı batında doğmuş kardeşle eşleştirilmesi hastalıklı, sakat yavruların doğmasına neden oluyor. Ölü doğum, düşük hatta gebelik sürecinde dişi kedinin kaybı da söz konusu. ‘Ben yaptım gayet her şey yolunda’ diyenler olacaktır. Kişisel deneyimler bilimsel gerçekleri, riskleri değiştiremez.

*
Farklı ırkların eşleştirilmeleri de büyüyen ciddi bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Farklı kalıtsal özelliklere sahip kedilerin ya da köpeklerin eşleştirilmesiyle ilgili ciddi araştırmalar söz konusu. Scotich fold ırkı kedinin kendi ırkından kırık kulaklı bir kediyle eşleştirilmesinin acı sonuçlarını hepimiz biliyoruz. Siyam kedim var, İran kedisiyle eşleştirsem yavrular nasıl olur benzeri sorular sosyal medyada oldukça popüler. Bu soruyu sorulmasındaki temel mantık yavrular nasıl görünür, maddi olarak bir karşılığı olur mu düşüncesi. Evcil hayvanlar evlerde birer deney hayvanı haline gelmiş bazı evlerde.

*
Köpeklerde ise farklı ırk büyüklüklerine sahip hayvanların eşleştirilmesi ciddi sorunlar arasında yerini alıyor. Yetişkin ağırlığı 3 kilogram bandında olması geren şivava (chihuahua) ırkı köpek büyük ırkla eşleştirildiği için şivava görüntüsüne sahip ancak ağırlığı 7 kilogramı bulan bir hastamız var. Henüz yaşını doldurmamış köpeğimizde katılsal bozukluklar ortaya çıkacak mı zamanla göreceğiz.
Kedi ve köpeklerin hamilelik ve yavruları emzirme süresi ortalama 4 ayı buluyor. 4 ayın sonunda dişi hayvanların yeniden kızgınlık belirtileri göstermeleri mümkün. O zaman bir daha eşleştirelim zihniyetinden vazgeçilmesi şart. Gebelik, doğum, emzirme hem fiziksel hem ruhsal olarak zor bir süreç. Yavrular sahiplenildikten sonra annenin sağlığının toparlanması, vücudun kendini yenilemesi, vitamin ve mineral eksikliklerinin yerine konulması mutlu yaşamına geri dönmesi gerekiyor. 2 yıl içinde en fazla 3 kere doğum yapmayı kaldırabilirler. Size düşen kızgınlık dönemine katlanmaktır. Eğer miyavlama seslerini duymak istemiyorsanız evcil dostunuzu kısırlaştırarak ona sağlıklı bir hayatın önünü açabilirsiniz.
Karşınızda bir robot değil canlı duruyor. Hayatıyla oynamayın…

Yazının Devamını Oku

Damak yarıklarında cerrahi tek çözüm

Kedilerde damak yarığı doğuştan olabildiği gibi sonradan travmaya bağlı olarak şekillenebilmektedir.

Damak yarığı çok basit bir sağlık sorunu gibi görülmekle birlikte özellikle doğuştan gelen yarıklar yavrunun beslenememesine ve hayatını kaybetmesine neden olmaktadır.
Damak yarığı ağız ile burun boşluğu arasında geçiş durumu oluşturduğundan besinlerin bir kısmı burun boşluğuna oradan da akciğerlere kadar gidebilir. Damak yarığı bulunan kediler yeme ve içme sırasında ciddi sıkıntı yaşarlar, beslenme sırasında burun akıntısı, aksırma. solunum sıkıntısı gözlemlenir. Beslenme yetersizlikleri gelişim geriliğine, kilo kaybına neden olur. Doğuştan gelen yarık durumlarında meme ememeyen yavrunun hayatını kaybetmesi riskler arasındadır.

*
Damak yarıklarına cerrahi müdahale ile çözüm bulunur. Yarığın pozisyonuna büyüklüğüne göre birden fazla operasyon gerektiren durumlar olabilir.
Küçük yarıklarda yarık kenarlarının karşılıklı olarak dikilmesi yöntem olarak tercih edilebilir. Ağızdan alınan bir parça ile yarık bölgenin cerrahi olarak onarımı uygulayabildiğimiz bir operasyondur.
Damak yarıklarının kendiliğinden zamanla kapanması, ilaçlarla iyileşmesi mümkün olmadığından hekiminizin cerrahi müdahale önerisini ciddiye alın. Yarığın kapatılmadığı her gün evcil dostunuzun hayati tehlike altında olduğunu unutmayın.
Sağlıkla kalın...

Yazının Devamını Oku

Irkıyla değil sağlığıyla ilgileniyoruz

Yeni evcil hayvan sahiplerimizden sıklıkla duyduğumuz sorulardan biri ‘kedimin, köpeğimin ırkı ne?

Bu kedi gerçekten British mi? Köpeğim Pomerian değil mi?’

Biz veteriner hekimler kedi ya da köpeğinizin ırkıyla değil sağlık durumuyla ilgileniriz. Evcil hayvanınızın ateşi normal mi, solunumunda problem var mı, akciğerlerinden normal dışı ses geliyor mu, vücudunda mantar gibi deri hastalıklarının lezyonları var mı, ağız içinde tümör ve enfeksiyon söz konusu mu, damak yarığı var mı, kilosu yaşına göre ideal mi, kusma ve ishal gibi bazı öldürücü hastalıkların da semptomları olan durumlar var mı?

Sizler ırkını, güzelliğini merak ederken biz veteriner hekimler muayenemizde tüm bu sorulara yanıt ararız. Veteriner fakültelerinde ırklarla ilgili temel bilgiler verilir ancak aldığınız hayvanın ırkına garantörlük yapmayız.

Sosyal medyada kedisine meslektaşımızın British dediğini belirterek ırkını merak eden paylaşımlar sıklıkla yapılıyor. Herkes uzman olduğu için ‘veterinerler bir halttan anlamıyor’a dönüyor iş.

Prensip olarak bir ırk belirlemem hayvanlara. Sahibi ne diyorsa karnesine o şekilde yazarız. Tabi ki bir tekire hiçbir meslektaşımız Russian Blue yazmaz. Bir kedi sahiplenirken sizin için önemliyse ırkını öğrenmişsinizdir, hele satın aldıysanız mutlaka sormuşsunuzdur. Sormadıysanız zaten sevip sahiplendiğiniz bir evcil hayvanın ırkının sizin için bir önemi olmamalı diye düşünüyorum.

Irk özellikleri, hatta ırklara ilişkin renk kodlarına, ırklarla ilgili yeni tanımlara yetkili federasyonların internet sayfalarından rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Irkıyla siz ilgilenin bize de sağlığını emanet edin. Bizi sadece evcil hayvanınızın sağlığı ilgilendiriyor.

Yazının Devamını Oku

Karaciğerine iyi bakın

Canlıların hayati öneme sahip iç organlarından biri karaciğerdir. Vücutta tek başına çok büyük işler başarır.

Kendini yenileyebilme istisnalar hariç en zor durumlarda bile görevini yerine getirebilme gücüne sahip karaciğer neden bu kadar önemli?

Kanı filtreleyerek temizlemek, kandaki kolesterol miktarını kontrol etmek, hormonları üretmek ve dengelerini korumak vücudun kendini onarmasına yardımcı kimyasalları üretmek, sindirilmiş gıdayı işleyerek vücut için gerekli vitamin ve mineraller ile şekeri açığa çıkarıp depolamak, enerji depolayarak ihtiyaç duyulduğunda kullanıma sunmak, bağırsaktaki gıdaların parçalanmasını sağlayan safrayı üretmek, vücudu zehir ve toksinlerden arındırmak, ilaçları parçalamak, enfeksiyon ve hastalıklarla savaşmak karaciğerin yüzlerce görevinden sadece bazıları.

Evcil hayvanınızın karaciğerinin bu görevlerden bazılarını yapamadığını, eksik yaptığını ya da zorlandığında neler olabileceğini kısa bir süre düşünün. Ne kadar korkutucu değil mi!

O halde sağlıklı bir yaşam sürmesi için karaciğerine çok çok iyi bakmanız gerekecek.
Evcil hayvanımızın karaciğerine iyi bakmak için doğru ve dengeli besleme önemli.

Yaşına ve durumuna uygun mamadan ihtiyacı kadar vermek beslenme için yeterli. Aşırı beslemek, şekerli ve tuzlu gıdalar yedirmek, sürekli protein değeri oldukça yüksek gıdaları vermek karaciğerde metabolik bozukluklara neden olabilir.

Uzun süreli açlık durumu da karaciğer fonksiyonlarının bozulmasında ciddi etkisi olan bir süreçe.

Yazının Devamını Oku

Dünya Kuduz Günü

Bugün 28 Eylül Dünya Kuduz Hastalığı günü. Kuduz aşısını bularak insanlığı trajik bir ölümden kurtaran Louis Pasteur’ün ölümü anısına seçildi.

Bugün umursamadığımız hatta aşısını bile yaptırmadığımız kuduz hastalığı tedavisi mümkün olmayan, bulaşıcı, acı bir ölüme neden olan hastalıktı. 1885’te Fransız Bilim İnsanı Pasteur, geliştirdiği kuduz aşısını ilk kez bir insana uyguladı. 14 yaşındaki Joseph Meister isimli çocuk kuduz bir köpek tarafından tam 14 kez ısırılmıştı. Ailesi son çare olarak Pesteur’ün kapısına geldi. İşte kuduz aşısının insanlığın hizmetine sunulmasında bu tarih bir dönüm noktası oldu. Sadece hayvanlar üzerinde denenmiş olan aşıyı bir insana yapmak çok kritik bir karardı. Çocuk zaten kuduzdan ölecekti ancak aşı işe yarar ve iyileşirse yüzbinlerce insanın kurtuluşu demekti. Aşıdan sonra durumu düzelmeye başlayan çocuk 3 ay içinde iyileşti.

*
Bugün herhangi bir kişi ‘aman şehirde kuduz mu var’ ya da ‘kuduz aşısı gereksiz’ diye konuşabiliyorsa aşılama politikaları ile kuduzun önlenmesi nedeniyledir. Hayvanların yaygın aşılanması, insanların risk durumunda aşılanması nedeniyle kuduza bağlı ölümleri konuşmuyoruz. Ancak hastalık görülmüyor diyerek evcil hayvanlarımızı aşılatmazsak yıllarca verilen emek boşa gidecektir, tıpkı diğer aşılarda olduğu gibi.
Birçoğumuzun ilk kez karşılaştığı Covid 19 salgınında can vermemek için herkes bir an önce aşının bulunmasını bekliyor, aşı bulundu haberi gelince hastanelerin önünde uzun kuyruklar oluşacağına şüphemiz yok. Bir salgın için dört gözle aşı beklerken, aşısı bulunmuş ve önlenmiş başka bir salgını bu kadar küçümsememek gerekir.
Gelin yanlış algıları birlikte kıralım ve evcil hayvanlarımızı yılda bir kez kuduza karşı aşılatalım.
Sağlıkla kalın…

Yazının Devamını Oku

Sen neymişsin be Dr. Sirke!

Öyle bir ürün düşünün ki; hem sağlığı koruyor hem tedavi ediyor.

Zehirlenmeyi de engelliyor böbrek taşı oluşumunu da. İdrar yolu problemini, iltihaplı romatizmayı tedavi ediyor. Kabızlığa, sindirim düzensizliğine bire bir. Parazitler daha şişesini görür görmez kaçıyor. Mantar, egzama ne kadar deri hastalığı varsa hepsine şifa..
Hatta antibiyotiklerin bile yapamadığını yapıyor bir dokunuşta bakterileri yok ediyor.
Üstelik bu ürüne çok kolay ulaşıyorsunuz hatta evde bile yapabiliyorsunuz.
*
Ne saçmalıyor bu diye düşünmeyin ben ‘sosyal medya’nın yalancısıyım.
Sirkenin tüm bunları ve daha fazlasını yaptığına ilişkin iddialar çeşitli internet sitelerinde kimlerin yazdığı belli olmayan makalelerin baş konusu.
Makale olunca da bu hurafelere inandırıcılık daha da artıyor.

Yazının Devamını Oku

Azı karar çoğu zarar

Protein vücudumuzun önemli yapı taşlarından biri. Sağlıklı gelişim, büyüme, sağlıklı bir yaşam için gerekli olan proteinlere evcil hayvanlarımızın ne kadar ihtiyacı var, fazlası ne gibi etkilere neden olur? Bu soruların yanıtlarına gelin birlikte yanıt bulalım.

Proteinler, amino asitlerin zincir halinde birbirlerine bağlanması sonucu oluşan büyük organik bileşiklerdir.
Proteinlerin temel kaynağı hayvansal gıdalar olmakla birlikte, bitkilerde de belirli oranda bulunabilir ancak evcil dostlarımız etobur (karnivor) sınıfından oldukları için proteini et ürünlerinden alırlar.
Protein ihtiyacı kedilerde köpeklere göre daha fazladır. Yavru, hamile emziren hayvanlarda sağlıklı yetişkin bir kedi ya da köpeğe göre protein ihtiyacı yüksektir. Bu hayvanların tümünde proteince yüksek yavru mamalarının tavsiye nedeni budur.
Beslenme şeklini bu bilgiler ışığında düzenlemek evcil hayvanın sağlıklı olmasını sağlar.
Yeterince protein alamayan yavru bir hayvanda gelişim gerilikleri gözlenir. Kas zayıflıkları, kilo alamama ya da kilo kaybı görülür. Hamile hayvanlarda yavrular yeterince gelişemez, emziren hayvanlarda süt verimi ve kalitesi düşer bu durum yavrularda yine gelişimin durmasına hatta gerilemesine yol açar.
Proteinin ne denli yaşamsal bir öneme sahip olduğunu biliyoruz ancak kararında verilirse. Fazla protein tüketimi böbrekleri yoruyor ve uzun vadede kronik böbrek yetmezliklerini tetikliyor. Sürekli et ve et ürünleriyle beslenen kedi ve köpeklerde protein fazlalığına bağlı olarak böbrek hastalıkları daha hızlı gelişiyor.
Her şeyde olduğu gibi proteinin de azı karar çoğu zarar.

Yazının Devamını Oku

Ölümcül virüs distemper

Evcil hayvanlarda en riskli dönem hiç şüphesiz yavruluk zamanıdır.

Aşılı ve sağlıklı bir anneden doğan ve yeterli süre annesini emen yavru ilk antikorlarını alır. Bu antikorlar yavrunun korumalarıdır ancak çok güçlü birer kahraman oldukları söylenemez. Aşılarla birlikte antikor titresi yükselir ve vücut hastalıklara karşı daha dirençli hale gelir.

*

Henüz aşılarla tanışmamış yavru köpeklerde en ciddi hastalıklardan biri olan Distemper ölümle sonuçlanabilir. Canine Distemper Virus; köpek gençlik hastalığına neden olan virüstür.
Köpek gençlik hastalığı solunum sistemi, sindirim sistemi ve merkezi sinir sisteminde ve çoğunlukla birden fazla sistemde hastalık oluşturur. Hastalık belirtileri arasında ishal, kusma, vücutta su kaybı, kilo kaybı, öksürük, burun akıntısı, soluk almada güçlük, deride kötü koku, deride irinli iltihaplanmalar, sinirsel formun belirtisi olarak kaslarda tikler (bacak ve yüz kaslarında) ve hareketlerde koordinasyon bozuklukları, körlük, hafif ya da tam felç gibi belirtiler farklı durumlar gözlemlenebilir. Canlı çoğunlukla başka hastalık etkenlerine karşı da açık hale geldiğinden hastalığın teşhisi daha da karmaşık bir hal alabilir.

*

Hastalığın tedavisi güç, başarı şansı düşüktür. Tedaviye rağmen hastalık ölümle sonuçlanabilir.
Hastalıktan korunmak için yavru köpeklerin aşılanmasına 45 günlükken başlanmalıdır. Aşının tekrarlanması daha güçlü bir bağışıklık oluşmasında etkilidir. Yavrular tam bağışıklık sağlanmadan dış ortamlarla temasta bulundurulmamalıdır.

*

Yazının Devamını Oku

Tümörleri hafife almayın

Kedi köpeklerde meme tümörleri sıklıkla karşılaştığımız bir sağlık problemidir.

Her kitle kanser anlamı taşımadığı gibi riski de göz önünde bulundurmak gerekir.

Genetik yatkınlığın meme kanseri riskini artırmasının yanı sıra bazı kedi ve köpek ırklarının hastalığa yakalanma riskinin yüksek olduğu da çeşitli araştırmalarda yer alıyor. Özellikle küçük ırk köpeklerin meme kanseri riski yüksekken, kedilerde siyam genetik yatkınlık taşıyor.

Meme tümörlerinin başlıca nedenleri arasında uzun süren hormon ilaçları tedavisi ile dişi hayvanlarda kızgınlık baskılayıcı hormon tabletlerinin kullanımını gösterebiliriz. Yalancı gebelikler ile ovaryum kistleri meme tümörlerini tetikleyen hastalıklar arasında.

Doğum sonrasında yavruların kaybı nedeniyle memede süt kalması sonucu meme dokusunda kist oluşabilir.

Malign meme tümörlerinin klinik belirtileri arasında iştahsızlık, halsizlik, ağrı ve şişkinlik yer alır. Ağrılı kitle durumuna bazı vakalarda akıntı da eklenir.
Her kitle meme kanseri anlamı taşımaz ancak kanser ihtimaline karşı veteriner hekim muayenesi önem taşır. Kitlenin yapısına, büyüklüğüne göre tavsiye edilen tedaviden kaçınılmaması evcil hayvanın sağlığı açısından önemlidir.

Evcil hayvan kanserlerinde ihtiyaç duyulduğunda cerrahi müdahale ile kitlenin temizlenmesinin yanı sıra kemoterapi de yapılabilmektedir.

Yazının Devamını Oku

Köpeğiniz sizi taklit ediyor

Köpek davranışları yıllardır çeşitli araştırmaların konusu olmuştur. Onların davranışlarını anlamak, yönlendirmek, değiştirmek, sosyalleştirmek oldukça emek isteyen bir iştir. Aslında köpeğiniz sizi taklit eder. Sert, agresif, şiddet eğilimli davranışlarınıza aynı şekilde cevap verir. Dışarıya yönelik bu tür davranışları da sizinle beraber yapar. Mutlu, sosyal, diğer insanlarla dengeli ilişki kuran, çevresine saygılı bir birey değilseniz köpeğinizden bunları beklemeyin.

Köpeklerin ırk özelliklerine göre değişen karakter yapıları vardır ve bilimsel olarak da kanıtlanmıştır. Hatta saldırgan eğilimli bazı ırkların beslenmesi, çoğaltılması, sahiplendirilmesi yasaktır.
Bu ırklar dışında kalan her köpeğin harika olduğunu düşünmeyin. Çok oyuncu, dost canlısı ırk olarak bilinen Golden Retreiver tarafından ısırıldığımı, dili dışarıda mutlu mutlu dolaşan Fransız Bulldog köpeğin içinden bir canavar çıktığını söylersem eminim birçok kişi şaşıracak hatta inanmayanlar olacaktır. Sahibinin çok uysal olduğunu söylediği Alman Kurdu’nun enjeksiyon sırasında sahibinin baş parmağını tırnak kısmından ısırarak kopardığına bizzat şahidim.

*
Gerçek şudur ki; şiddetle yetiştirilmiş, dövüşmeye ve saldırmaya şartlandırılmış, diğer hayvanlarla ve insanlarla bir araya getirilmemiş, sert hareketlerine karşı tepki gösterilmemiş birçok köpeğin sizi ısırmayacağından asla emin olmayın.
Köpek sahipleri, köpeklerinin insanlar arasında güvenle dolaşmasında önemli bir rol oynamaktadır. Köpeğinizi eğitmek, sosyalleştirmek, sert davranış ve oyunlardan kaçınmak, tasmasız gezdirmemek bu davranışların başında gelir. Köpeğinizin çok sakin, uyumlu olduğunu düşünseniz bile dışarıdan gelen bazı uyaranlara karşı beklemediğiniz tepkiler verebilir. Çok iyi huylu bir köpeğin parkta sevmediği başka bir köpeğe karşı havladığı, sahibi tarafından tutulmuyorsa diğer köpeğe doğru koştuğu sayısız örnek vardır.
Ağır yaralanmalara sebep olan ısırmalara fail köpeklerin yüzde 82’sinin kısıtlanmayan köpekler oldukları tespit edilmiştir. Toplum içinde köpeğinizi güçlü bir tasmayla tutuyor olmanız hem onun ısırılmasını hem de köpeğinizin başka birini ısırmasını engelleyecektir. Yabancı bir toplulukta ya da yabancı bir mekan da köpeğiniz tedirgin olacağından, böyle yerlerde yabancıların köpeğinizle temas kurmasına izin vermemeniz doğru bir davranıştır.

*

Yazının Devamını Oku