GeriM.Turgut Topaloğlu Anne adaylarının korkulu rüyası
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Anne adaylarının korkulu rüyası

Evlat sahibi olmak isteyen her anne baba için en güzel haberlerden biridir hamilelik. Karmaşık duygular, heyecan, hayaller, planlar.

Eğer bir evcil hayvan besliyorsanız bu duygulara biraz endişe de eklenebilir. Kedinizin, köpeğinizin, kuş ya da kemirgen hayvanınızın hamilelik sürecinde tehlike oluşturup oluşturmadığı kafanızı kurcalayabilir.

*
Kedilerden insanlara bulaşabilen en önemli hastalık ‘Toksoplasma enfeksiyonu’dur. Toksoplazma enfeksiyonundaki etken ‘Toksoplasmosis Gondi’ adındaki bir parazittir. Toksoplasma özellikle kedi dışkıları ile bulaşmış sebze ve meyve türü gıdaların iyi yıkanmaması veya iyi pişirilmemesi yolu ile insanlara geçen bir parazit türüdür. Bulaştığında düşük, erken doğum ve bir takım anomalilerin (sakatlıkların) ortaya çıkmasına neden olabilir.
*
Toksoplasma enfeksiyonun bir diğer kaynağı da enfekte olmuş yeşil sebzeleri yiyen sığırların etlerinin insanlar tarafından iyi pişirilmeden tüketilmesidir.
Korunma yolu öncelikle evcil hayvanı korumaktır. Çiğ besinlerden uzak tutmak, antiparaziter ilaçlarını yaptırmak, sokakla temasını kesmek faydalı olacaktır. Yine de emin olmak isterseniz veteriner hekiminizden test yapmasını talep edebilirsiniz.
Kuşlardan insanlara en fazla bulaşma olasılığı olan hastalık ‘Psittakozis’ adı verilen bir enfeksiyondur. Hemen hemen her kuş türü ‘Clamidya Psittaci’ adı verilen bir mikroorganizmanın neden olduğu bu hastalığın taşıyıcısı olabilmekle birlikte en sık papağanlardan bulaşır. Bugüne kadar hamilelikte görülen psittakozis enfeksiyonu sayısı son derece azdır.
*
Gebelikte hamster türü benzeri kemirgenleri beslemek önerilmemektedir. Buradaki en önemli risk ajanının adı ‘Lenfositik Koriyomenenjit virüsüdür (LCMV)’.
Erişkin bir insan bu virüsle karşılaştığında ya hiçbir belirti görülmez ya da hafif grip benzeri belirtiler ortaya çıkabilir ancak asıl tehlike bebek açısındandır. LCMV ile enfekte olan bebeklerin doğumlarından sonra en sık görülen bulgu görme bozukluklarıdır. Bunun yanı sıra serabral palsi, mental retardasyon (zeka geriliği) ve epilepsi (sara) benzeri nöbetler gibi sinir sistemini etkileyen bozukluklar olabilir.

X

Parazit küçüktür ama...

Evcil hayvanlarımız için ciddi tehlike oluşturan bağırsak parazitleri yavaş yavaş öldürüyor.

Rutin olarak 2 ay aralıklarla parazit varlığını ortadan kaldıran ve koruyucu etkiye sahip ilaçların kullanımını yeni tanıştığımız tüm hastalarımıza öneriyoruz. Hem evcil hayvanın hem de birlikte yaşayacak insanların sağlığı açısından zorunlu.
*
Kedilerde 3 tıp parazit yaygın olarak görülür.
Askarit denilen yuvarlak solucanlar dış ortamda da canlı varlığını uzun zaman sürdürüyor.
Parazitli hamile kediden kordon kanalıyla yavruya geçiyor. Emziren kedilerde anne sütü ile bulaşma mümkün. Yetişkinlerde ise ağız yoluyla kolayca yayılır. Yetişkinlerde hastalığın seyri ağırdır. Yavrularda ishal, kusma, karında gerginlik, kilo kaybı, dehidrasyon, gelişme geriliği, deride matlaşma klinik bulgulardır.
Parazit varlığı çok artarsa bağırsak yolunu tıkayarak kabızlık söz konusu olabilmektedir.
*

Yazının Devamını Oku

Virüslerin şakası yok

Viral hastalıklar evcil hayvanlar için ölümcül olabiliyor.

COVD-19 salgını ile insanlar tarafından anca ciddiye alınan virüsler, yıllardır evcil hayvanları yavaş yavaş ölüme götürüyor.
Viral hastalıkların tedavisi maalesef yok, sadece yıldan yıla tekrar ettiğimiz aşılarla önleyici tedbirler alabiliyoruz.
*
Geçen hafta teşhis koyduğumuz hastalıklardan 4’ü virüs kaynaklı. Sokaktan tedavi edilmek üzere alınan hamile kedi rinovirüs ile başbaşaydı. Ağız içi ülserler, çene kemiklerinde ciddi ağrı, ateş.
Diğer bir sahipli kedimiz ise kusma, iştahsızlık, halsizlik, yüksek ateş şikayetiyle geldi. Yıllık olarak tavsiye ettiğimiz luekemia (kökeni, lösemi) aşısı yapılmamıştı ve pozitif test sonuçları teşhisimizi doğruladı. Bağışıklığını güçlendirip vücudun virüse karşı savaşı kazanması için uğraşıyoruz.
*
Kedilerde çok yaygın görülen hastalıklardan biri FIP.

Yazının Devamını Oku

Hormonlar evcil dostlarımıza oyun oynuyor

Hormonal değişiklikler evcil hayvanlarınızda hem fiziksel hem ruhsal bir çok değişikliğe neden olur.

Vücudun normal döngüsü içinde meydana gelen dönemsel değişiklikler doğal kabul edilebilir.
Hormon seviyesindeki yükselme ya da alçalmalar sürekli hale gelirse ortada sorun var demektir.
*
Cinsiyet özelliklerini belirleyen, üreme dönemini yöneten dişilerde östrojen erkeklerde ise testosteron hormonudur. Kızgınlık dönemlerinde oldukça yüksek seviyededir; kızgınlık dönemi ve yumurtlama sonrası geriler.
Bazı kedi ya da köpeklerde hormon seviyesi gerilemez ve hiç bitmeyen bir kızgınlık dönemi içine girerler.
*
Hormonal dengesizliklerde ortaya çıkan bir diğer durum ise yalancı gebeliktir.

Yazının Devamını Oku

Hayatını riske atmaya hakkımız yok

Dişi kedi ya da köpeklerde rahim iltihabı ciddi bir sorun oluşturmaya devam ediyor.

Sık sık dile getirdiğimiz bu konu hem kliniğimize gelen vaka sayısındaki artış hem de meslektaşlarımızın tespitleri nedeniyle tekrar yazma ihtiyacı duyduk.
*
Rahim iltihabı olarak adlandırılan pyometra ağır seyreden, kolay belirti vermeyen önemli bir hastalık.
Kısırlaştırılmış hayvanlarda operasyon sırasında yumurtalıklarla birlikte rahim de alındığından hastalık ihtimali yoktur. Kısırlaştırılmamış kedi ya da köpeklerden özellikle ileri yaştakiler risk grubundadır.
*
Erken aşamalarda hastalık anlaşılamayabilir.
En ciddi semptomu vajinadan gelen akıntıdır.

Yazının Devamını Oku

Lyme riskini sıfıra indirmek mümkün

Bahar ayı bugün itibarıyla başlıyor. Arada soğuk günler görecek olsak da doğa yavaş yavaş uyanmaya başlayacak.

Parazitler de havaların ısınmasıyla birlikte yumurtadan çıkarak yavaş yavaş aktivitelerine başlar.
Kenelerden evcil hayvanlarımıza bulaşıcılığı olan ciddi bir hastalık olan lyme zoonoz olduğu için insanlarda da etkili olabilmektedir.
Merkezi sinir sistemini doğrudan etkileyen bu hastalığa karşı her zaman dikkatli olmak gerekir.
*
Lyme hastalığına borrelia burdorferi bakterisi neden olur ve enfekte kenelerin ısırması sonucu bulaşır.
Hayvanlarda gözlemlenen klinik bulgular arasında yüksek ateş, iştahsızlık, halsizlik, aniden başlayan şiddetli ağrılar, bilinç kaybı, davranış bozuklukları, eklem yangısını sayabiliriz.
Tedavisi mümkün olan ancak sinirsel formlarda kalıcı hasarlara neden olabilen hastalık sıcaklıklar yükseldikçe daha da yaygınlaşır.

Yazının Devamını Oku

Hayvanlarımız da kanser olabiliyor

Vücudumuzun herhangi bir yerinde kitle belirlemesi bizler için ne kadar endişe vericiyse kedi ve köpeklerimiz için aynısı geçerlidir.

Kulağa rahatsız edici gelse de kanser evcil hayvanlarda da yaygın olarak görülebiliyor.
Meme tümörleri, yumurtalık ve testis tümörleri, lenf yumrularında kitle kanser işareti olabilir. Vücudun diğer yüzeylerinde de zaman zaman kistlere çıkması olasıdır.
*
Bir kitle varlığını tespit ettiğinizde yapılması gereken ilk iş veteriner hekim köntrolüne götürmektir.
Sizin pek de ciddiye almadığınız tümörler tehlikeli bir kanserin habercisi olabilir.
Şüpheli olarak kliniğimize gelen hastalarımız için ilk yapmak istediğimiz patolojik incelemedir. Kitleden küçük bir parça bazen de tamamını alarak tipinin belirlenmesi için üniversite laboratuarına göndeririz. Oradan gelen kapsamlı rapor bize izlememiz gereken yolu çizer.
*

Yazının Devamını Oku

Pika sendromu

Evcil hayvanlarımız zaman zaman gıda dışındaki maddeleri ağızlarına alırları.

Çoğunlukla merak ve yaramazlıktan kaynaklanan bu davranış başlarına iş açmadığı sürece sorun oluşturmaz ancak sürekli hale geldiğinde ortada sorun var demektir.
Kedi ya da köpeklerimizin mamaları dışına kum, toprak yemesi parkeleri ya da duvarı kemirmesi tıp dilinde pika olarak adlandırılır. Hayvanların yediği diğer maddeler arasında kumaş, bant, kağıt, ip, tel, plastik maddeler gelmektedir. Pikanın bir davranış bozukluğu olduğu bilinmekle birlikte vitamin-mineral eksiklikleri de altta yatan nedenler arasında olabilir. Anemi ve yoğun bağırsak parazitleri de pika için zemin hazırlayan faktörlerdir.
*
Gıda dışı maddeleri yiyen evcil hayvanda ciddi sağlık problemleri ortaya çıkar. Sindirim düzensizlikleri, böbrek ve karaciğer gibi organlarda işlev bozuklukları görülebilir. Tedavi edilmezse durumu daha da kötüleşecektir.
Kedi ya da köpeğinizde maması dışındaki maddeleri yeme durumu görülüyorsa veteriner hekimine zaman kaybetmeden götürmenizde fayda vardır.
Veteriner hekiminiz kan analizleri ve görüntüleme yöntemleriyle genel durumunun tespiti ile tedaviye yön verecektir.
*

Yazının Devamını Oku

Ciddi parazitel enfeksiyon kalp kurdu

Kalp sorunlarıyla veteriner hekiminize götürdüğünüz köpeğinize kalp kurdu tanısı konulması sahipleri açısından en rahatsız edici durumlardan biri.

Gözünüz gibi baktığınız, pamuklara sardığınız köpeğinizin kalbini küçük sevimsiz canlıların sardığı fikri ürpertici gelebilir.
Hissettiklerinizi çok iyi anlasak da bizim açımızdan diğer kalp sorunlarından bir farkı yok.
Köpeğiniz bu paraziti nereden aldı, kalbine nasıl ulaştı, hayati tehlikesi var mı, tedavi edilebilir mi?
Tüm bu sorulara yazımızda yanıt vermeye çalışacağız.
*
Hastalığa ‘dirofilaria immitis’ olarak adlandırılan parazit neden olur.
Larvaları kanda bulunan parazit ergin hale geldiğinde kalbe yerleşir.

Yazının Devamını Oku

Mantar ciddi bir hastalıktır

Deri hastalıkları kedi ve köpeklerde yaygın olarak görülmeye başladı. Son haftalarda deride kızarıklık, kıl dökülmesi, kaşıntı şikayetiyle kliniğimize hemen her gün birkaç hasta sahibi ulaşıyor.

Deri problemlerinde kedilerde sayısal olarak mantar ilk sırada. Köpeklerde mantarla uyuz sıklıkla birlikte seyrediyor.
Evcil hayvanınızın derisinde küçücük de olsa dairesel bir kızarıklık ve o alanda kıl dökülmesi görürseniz ihmal etmeden veteriner kontrolüne götürmenizi öneririz. Mantar ufak bir alanda başlayıp kısa zamanda vücudun diğer bölgelerine de yayılır. Kaşıntı diğer bulgulara eşlik eder, lezyonlu alan sulu görünümdedir.
*
Mantarlar, çok hücreli, bitki benzeri organizmalardır. Bir mantarlar nemli, sıcak ortamlarda bitkilerden, yiyeceklerden ve hayvanlardan beslenirler. Bağışıklık sisteminin zayıfladığı durumlarda hastalığı tetiklerler. Yetersiz beslenme, kötü koşullarda barınma, stres, hastalık vücut direncinin düşmesine neden olabilir. Vücudun savunmasız hale gelmesi mantarlar ve diğer mikroorganizmalar için bayramdır.
Veteriner hekiminizin mantar teşhisi ile başladığı tedaviyi ihmal etmemeniz gerekir. Tedaviye ek olarak stres oluşturan etkeni ortadan kaldırmak, kaliteli besinler vermek, vitamin ve mineral takviyeleriyle desteklemek faydalı olacaktır.
*
Mantar hem diğer hayvanlara hem de insanlara bulaşabileceğinden hasta hayvanın tarak, tırnak makası, yatak gibi ürünleri varsa başka evcil hayvanlarda kullanılmamalı. Özellikle çocukların iyileşene kadar evcil hayvanla fiziki teması önlenmelidir.

Yazının Devamını Oku

Akciğer enfeksiyonu ölümle sonuçlanabilir

Akciğer enfeksiyonu viral, bakteriyel ya da parazitel kaynaklı olarak ortaya çıkabilen oldukça tehlikeli bir hastalıktır.

Birçoğumuzun zatürre olarak bildiği pnömoni görülme oranı kedi ve köpeklerde oldukça yaygındır. Akciğerler solunum sisteminin çok önemli bir parçasıdır. Alveol adı verilen havayla dolu küçük akciğer solunumunun sağlıklı biçimde yürütülmesini sağlar. Pnömoni teşhisi konulan bir hastada keseler iltihapla dolduğu için akciğerler solunum işlevini düzgün biçimde yerine getiremez.
Pnömoni (zatürre) başlangıçta üst solunum yolu hastalıklarına benzer seyir gösterir. Ateş ve boğaz ağrısı ile başlayan semptomlar yüksek ateş, öksürük, balgam, göğüste ağrı ve batma hissi, hırıltılı solunum, nefes darlığı gibi durumlarla şiddetlenir. İlerlemiş vakalarda mide bulantısı, dudaklarda morarma görülebilmektedir.
*
Tedavi edilmediğinde ya da çok geciktirildiğinde ölümcül sonuçlara yol açabilecek zatürre açısından yavru ve yaşlı hayvanlar daha ciddi risk altındadır.
Belirtilerinden bir ya da bir kaçını gösteren evcil hayvanın acilen veteriner hekime götürülmesi gerekir.
Erken teşhisle tedavisine başladığımız evcil hayvanlarda daha hızlı iyileşme gözlemlerken, gecikmiş vakalarda kritik dönemin atlatılması bile zaman alıyor. Klinik ortamda ya da evde tedavi sürecine hastanın durumu göz önüne alınarak karar veririz. Evde tedavinin tüm sorumluluğu hayvan sahibine aittir bu nedenle ilaçlarını reçeteye uygun dozlarda vermek, ilaç sürelerine uymak, öğün atlamamak şart.
*

Yazının Devamını Oku

Vücudun silahı bağışıklık

Hastalıklara yakalanmamak, yakalandığımızda hafif atlatmak, daha çabuk iyileşme göstermek için bağşıklık sistemimizin güçlü olması gerektiğini hepimiz biliyoruz.

Bu durum elbette evcil hayvanlarımız açısından da geçerli. Immün sistemi güçlü bir evcil hayvanın sağlık skoru diğerlerine oranla yüksek olacaktır.
Evcil hayvanların bağışıklığını güçlendirmek annede başlar. Sağlıklı, güçlü, aşılı, iyi beslenme ve barınma şartlarına sahip bir anne gebelikte bunu yavrularına aktarır. Elbette gebelikte de bu şartların fazlasıyla sağlandığını düşünürsek. Embriyo anne karnında fiziken büyürken annenin bağışıklığı ile doğru orantılı olarak iyi bir bağışıklık geliştirir. Doğum sonrası anne sütüyle yavruların immün sistemi desteklenir. Yeterince anne sütü alan yavruda vücudun savunma sistemi çok iyi çalışır.

GÜÇLÜ SAVUNMA SİSTEMİ

Memeden kesildikten sonra aşılarının veteriner hekiminizce uygun görülen takvimde yapılması, kaliteli içeriğe sahip mamalarla beslenmesi, temiz ve yeterince sıcak bir ortamda yaşaması yavrunun savunma sistemini silahlandırır.
Güçlü bağışıklığa sahip yavrular hiç hastalanmayacak gibi algılanmasın. Hastalık etkenleriyle karşılaştıklarında vücudun yapı taşları güçlü bir savaşa girer. Her savaşta olduğu gibi kazanan taraf da kayıplar verir. Bunu evcil hayvanın hastalanması ancak kolayca iyileşebilmesi olarak değerlendirebiliriz.
Mikroorganizma kaynaklı olmayan bir kazaya bağlı yaralanmalarda da bağışıklığı güçlü hayvanların iyileşme süreci daha hızlı olur.

Yazının Devamını Oku

Kedi köpeklerde göz tansiyonu

Göz muayenesine giden hastalar yakından bilirler. Hekimle görüşmeden önce 2 tip ayrı ölçüm yapılır.

Bunlardan ilki görme kusurlarının tespitine yönelik ölçümdür. Bir diğeri ise göz tansiyonu olarak adlandırılan ‘göz içi basıncın’ tespitidir.
*
Göz içi basınç değişiklikleri kritik seviyedeki göz hastalıkları arasındadır. Evcil hayvanlarda da görülebilen göz içi basın değişiklikleri yapısal sorunlara yol açabilen bir durumdur.
Göz küresinin içinde mumor akuz denilen bir yapı bulunur. Lensin ön yüzünden korneanın arka yüzüne kadar tüm boşlukları dolduran bu sıvının temel görevi göz içi yapılara ihtiyacı olan besleyici maddeleri taşımaktır. Bunu yaparken de intraoküler bir basınç oluşturur.
Sağlıklı bir gözde bu basın 15-25 mm/Hg arasındadır.
*
Basıncın artarak gözde patolojik değişimlere yol açması sonucu glaukoma şekillenir.

Yazının Devamını Oku

Köpeklerde parvovirüs tehlikesi

Köpeklerde ölümcül hastalıklar aşısız annelerin yavrularında daha sıklıkla görülür.

Yeni doğan yavruların hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan, bulaşıcı hastalıkların başında parvo geliyor. Kanlı bir ishale neden olduğu için bu şekilde bilinen viral kaynaklı bu hastalık çok hızlı ilerler ve kolayca bulaşabilir.

Enfekte köpekle bir arada olan diğerlerinin yakalanma riski çok yüksektir.

Parvolu hayvanın dışkısıyla direkt temasın yanı sıra bulaştığı mama kabı, oyuncak, kıyafet, yatak kullanımı da bulaşmaya zemin hazırlar.

Hastalık etkeni parvovirüs vücuda girdikten sonra 4 ila 14 günlük bir kuluçka süresi sonunda kendini gösterme başlar. Kusma ve basit bir ishalle başlayan hastalık 24-48 saat içindesizlik, iştahsızlık, karın ağrısı bulgulara eşlik eder.

Basit gibi gözüken ishal şiddetlenir ve kanlı görünüm alır. Hasta hayvan aşırı su kaybettiği için dehidrasyon ortaya çıkar. Başlangıçta tespit edilen hastalıklarda tedavi şansı vardır. Tedavi yaptırılmazsa virüs kalp kasında tutulur. Taşikardi, hipotermi (düşük ateş), kan kaybı, nabız düzensizliği ve bağırsakta sıvı birikimi ortaya çıkabilir.

Bağışıklığı düşük yavrularda tedavi daha zordur ve her zaman iyi sonuçlanmayabilir. Annesi aşılı, yeterince anne sütü almış, aşılama ile bağışıklığı güçlendirilmiş köpeklerde hastalık riski düşük, vücut direnci yüksektir.

Aşılı annenin yavrularını sahiplenmek, yavruyu anneden erken ayırmamak, 50-55 günlük olunca mutlaka aşı programını başlatmak hastalık riskini azaltır.

Yazının Devamını Oku

Doğa, çevre ve hayvan polisliği

Hayvanlara yönelik cinsel istismar, şiddet, işkence haberleri 2020’de hız kesmedi.

Cezai yaptırımların yetersizliği, suçu net olarak tespit edilmesindeki zorluklar, suç tanımının yeterince belirgin olmaması nedeniyle ya para cezası kesildi ya da işlem yapılamadı.
Çevre, Doğa ve Hayvanları Koruma Polisi tam da bu noktada bir boşluğu dolduracak gibi gözüküyor.
*
Geçen hafta temel eğitim kursları yapılan yeni polis branşında ilk etapta 260 personel görevlendirilecek.
Veteriner fakültesinden mezun olup polislik mesleğini seçenlerin ağırlıkla tercih ettiği yeni birimde görev alanlar; hayvanlar, çevre ve doğa ile ilgili suç ihbarlarında görev yapacak.
İşin içinde polis olması suça eğilimli olanlar açısından caydırıcı gözükebilir ancak suçu sabit olanlarla ilgili cezalar para düzeyinde kalırsa sonucun çok da değişmeyeceğini düşünüyorum.
*

Yazının Devamını Oku

Evcil hayvanınızla hayatınız nasıl değişecek?

Evcil hayvan beslemeye ilgi, gün geçtikçe artıyor.

Özellikle kedi sahiplenme oranı son bir yıl içinde ciddi oranda arttı. Kedi köpek sahiplenmeden önce bakımı, beslemesi, sağlığı, eve uyumu, ırk seçimi gibi konularda sık sık gerek telefonla gerek yüz yüze danışmanlık veriyoruz.
Irk seçimi ilk sorulan sorulardan...
Eğer köpek besleyecekseniz nerede yaşayacağı, yaşam alanının büyüklüğü önemli bir faktör.
Iri ırk enerjisi yüksek bir köpeğin yaşam alanı apartman daireleri değil. Daha geniş, hareket kısıtı olmayan alanlara ihtiyacı var. Çiftliğime, bahçeme, işyerime bekçilik yapsın düşüncesindeyseniz her insana sevgiyle yaklaşan, başını okşayanı dost bilen köpeklerden uzak durmanız yerinde olacaktır.
Köpek ırklarının gerek fiziksel gerek sosyal özelliklerine ilişkin internetten detaylı bilgiler bulabilirsiniz.

DİŞİ Mİ, ERKEK Mİ OLMALI?

Kedi sahiplenecekseniz uzun ya da kısa kıllı oluşunun yanı sıra hareketli ya da daha miskin yapıda oluşuna göre bir seçim yapabilirsiniz.

Yazının Devamını Oku

Evcil hayvanlar ve COVID-19

Dünyanın en önemli gündemi hiç şüphesiz COVID-19 salgını.

Birçok bilinmezle hayatımıza giren virüsle ilgili evcil hayvan sahiplerinin teirginlikleri had safhada.
Hasta sahiplerimiz ‘testim pozitif çıktı kedime bulaşmasından korkuyorum’, ‘kızım COVID hastası. Köpeğini evime getireceğim, köpekten bana bulaşmasından endişeliyim’, ‘filyasyon ekibine sorduk köpeğinize bulaşırsa ölür yanıtını aldık ne yapacağız şimdi’, ‘köpeğim corona pozitif biz de de COVID çıktı durumu kötüye gider mi’, ‘birkaç gündür misafirimiz olan kedinin sahipleri hastalanmış kedide bir şey var mıdır’ sorularıyla telefona sarılıyorlar.

HAYVANLARA BULAŞMIYOR

Salgın ilk başladığında evcil hayvanlarını panikle sokağa bırakanlar olmuştu.
Hastalığın evcil hayvanlardan kaynaklanmadığı, hayvanlara bulaşmayacağı konularında elimizden geldiğince bilinçlendirmeye çalıştık.
Meslektaşlar olarak bu konuda epey başarılı olduk ancak ilgisiz, bilgisiz kişilerin yorumları nedeniyle hastalık durumundaki kişilerin endişeleri artıyor.
Buradan bir kez daha söyleyelim evcil hayvanınızdan size ya da sizden evcil hayvanınıza COVID-19 bulaşmaz.

Yazının Devamını Oku

Aşıyla ilgili doğruları söylüyoruz

Yavru hayvanlarda aşı, aşılama konularında sosyal medyada ciddi bir bilgi kirliliği var.

Hekimcilik oynayarak evcil hayvan sahiplerini yanlış yönlendirenlere karşı doğru bilgileri verme konusunda veteriner hekim olarak kendimi sorumlu hissediyorum.
Yavrulara ‘4 aylıktan önce aşı yapılamayacağı, ağırlığı 1.5 kilo olana kadar aşının ölümüne neden olduğu, 2 aşı arasında en az bir ay zaman bırakılması’ sosyal medyada dolaşan yalan yanlış bilgilerden bazıları...

BİLİMİN IŞIĞINDA

Şimdi gelelim yıllarca süren bilimsel çalışmalar sonucu ortaya konulan doğrulara:
Yavru bir hayvana 45 günlük olunca iç dış parazit ilaç uygulaması yapabiliriz. Kedi annesinin yanındayken sahipleri uygulamayı yaptırmaktan imtina edebiliyor bu yüzden ilk yapılması gereken uygulamalar arasındadır.

İLK 60 GÜNLÜKKEN

Yavru kedi ya da köpek 60 günlük olduğunda ilk aşısını yapmak isteriz.

Yazının Devamını Oku

Kedi gençlik hastalığı panlökopeni

Kedilerin de köpeklerinki gibi gençlik hastalığı olarak bilinen viral bir hastalığı vardır. Panlökopeni isimli bu hastalık feline panleukopenia virüstür.

Bulaşıcılığı yüksek öldürücü bu hastalık idrar, kan, salya, kusma sonucu çevreye yayılır, bunlara temas eden bir başka kedinin enfekte olma ihtimali yüksektir ancak karma aşıları yapılmış olan kediler hastalığa karşı bağışık olduklarından virüsle temas etseler bile hastalanma riskleri oldukça düşüktür. Hastalık yavru kedileri olduğu gibi yetişkin kedileri de etkileyebilir. 
*
İshal, dışkıda kan, yüksek ateş, iştahsızlık, halsizlik, kilo kaybı hastalığın başlıca semptomları arasındadır. 
Ağız ve burun boşluğu yolu ile vücuda giren virüs lenf yumrularında tutular. Çoğalarak kan yoluyla diğer organlara yerleşir. 
Virüs enfekte kedinin beyaz kan hücrelerine saldırı. 
Hayvanın bağışıklığı düşer bu da diğer hastalıkların oluşumuna zemin hazırlar. Kanlı ishal nedeniyle kırmızı kan hücreleri azalır ve hastada anemi baş gösterir.  

İLAÇ TEDAVİSİ YOK

Virüs kaynaklı bir hastalık olduğundan ilaçla tedavisi yoktur.

Yazının Devamını Oku

Aşı aldatmacası

Evcil hayvan sahiplenenlerin aşı ve ilaçlar konusunda yanıltıldıklarına sıklıkla şahit oluyoruz.

 Anne yanından ayrılmaması gereken 30-35 günlük hayvanları verip antiparaziterlerinin yapıldığını söyleyenlere de iki aylık yavru kedi ya da köpeğin tüm aşılarının yapıldığını iddia edenlere de denk geldik, geliyoruz. Parazitlerinin yapıldığı iddia edilen hayvanların kısa bir süre sonra pire ve kurt şikayetiyle kliniğimizi ziyareti rutin haline geldi.

Yavru bir kedi ya da köpeğe 45 günlükten önce antiparaziter ilaç uygulanamaz. 60 günlükken aşı programı başlatılır, aşıların tamamlanması en iyi ihtimalle 40-45 günü bulur.

Bebeklik aşısını yaptırdık diyenler de oluyor. Hayvan sahibinden aşı karnesini istiyoruz karne verilmediğini öğreniyoruz. Veteriner hekim evcil hayvana aşı yaptığında karne düzenler, karneye aşının etiketini yapıştırır, imza ve kaşesiyle onaylar. Karne yoksa aşı yapılmamıştır. Aldatmacayı daha organize biçimde yapanlar da var. Herhangi bir aşı karnesine nereden buldukları şüpheli aşı etiketini yapıştıranlar ya da başka hayvana ait bir karneyi teslim edenler...

Bu kişilerin yaptıklarının dolandırıcılıktan çok da farkı yok. Üstelik evcil hayvana gerçekten aşı yapılmasına engel olup sağlığı ile oynamaları da cabası.
Bursa’da kliniklerin kendi bastırdıkları ya da ilaç-aşı firmalarının promosyon olarak verdiği karneleri kullanma dönemi bitti. Bursa Veteriner Hekimler Odası’ndan alınan seri numaralı tek çeşit pet pasaportu kullanılıyor. Farklı tipte bir karne veriliyorsa şüpheli yaklaşmak da fayda var.
Sağlıkla kalın aşısız kalmayın...

Yazının Devamını Oku