Bir ‘rock’n roll tatili’nden manzaralar

Olaylar 24-28 Ağustos arasında beş geceye yayılarak Edremit Körfezi’nin mütevazı tatil beldesi Zeytinli’de gelişti sevgili okuyucu... Memleketin dört bir köşesinden akıp gelen, çoğu siyah tişörtlü, hatırı sayılır bölümü uzun saçlı, yaşları büyük ölçüde 18-25 arasında değişen onbinlerce genç insan, Kazdağları’nın gölgesinde kilometrelerce uzanan sahilde, ‘rock’n roll bir tatil’e koştu. 2016 model Zeytinli Rock Festivali, nam-ı diğer ‘Törkiş Woodstock’ böyle başladı...

Haberin Devamı

Festivalin başlama vuruşundan bir gece önce Zeytinli’ye ulaştım. Otele çantayı attıktan sonra, biraz atıştırmak ve benim gibi erkencileri gözlemlemek için sahile indim.

 

Zeytinli’nin normal tatilcileri olan emeklilerin ve yöre gençlerinin takıldıkları çay bahçesi/müzikhol kırması mekâna oturduğumda yerel bir grup sahne almaya hazırlanıyordu.

 

Sahnedeyken çalan cep telefonunu cevaplayan, çoğunlukla arabesk klasiklerini söyleyen sempatik solistin, “Rock diyorsanız rock, o da var bizde” diyerek Erkin Koray’a sıçraması üzerine “Festival an itibariyle başlamıştır benim için. Çok yaşa ey rock’n roll!” dedim ve metalci selamı verdim.

 

Haberin Devamı

Bölgede ciddi bir tabanı bulunan ülkücülerin metalci selamımı ülkücü selamıyla karıştırmaları sayesinde üstüme ummadığım bir hürmet bakışı huzmesi indiğini de eklemeliyim.

 

ROCKÇI AYRANI

 

Ertesi gün, sahile paralel uzanan caddede, sırt çantasına uyku tulumunu eklemlemiş, ‘attı mı açılan’ çadırını unutmamış festival kitlesinin kavimler göçünün nihai durağına, kamp alanına girmek için oluşturduğu yüzlerce metre uzunluktaki kuyruğun yanından geçip arkadaşlarıma ulaşmaya çalışıyordum.

 

Yol boyunca dizilmiş seyyar satıcılar, konvansiyonel tekel bayileri, lokantalar ve dahi beş gün boyunca evlerinin tuvaletini parayla gençlere kullandıracak yazlıkçılar, sezon sona ererken gelen ve belki de sezonu kurtaracak olan kitle için hazırlıklarını tamamlamış vaziyetteydi.

 

A4 kâğıtlara yazılmak suretiyle oluşturulmuş, ‘Rockçılara layık ayran’, ‘Rockçı tavuk pilavı’ (yedim, çok lezzetliydi), ‘Rockçıya kiralık yazlık’ tabelalarını geçip arkadaşlarımla buluştum ve içeri girdim.

 

Zeytinli Rock Festivali’ne ilk kez geçen yıl gelmiştim. Dört güne yayılan çok iyi bir kadro vardı.

 

Haberin Devamı

“Seneye nasıl bir kadro çıkarırlar? Bu kadro aşılır mı?” diye konuşmuştuk. 2016 programı açıklandığında “Vay be!” dedim; Vay Cem Karaca Ustamızın pos bıyıkları! Son olarak, tüm Türkiye’den katılım vardı. ‘Rock Otobüsü’ sistemiyle Malatya’dan, Gaziantep’ten, Konya’dan, Mersin’den seyirci çekti festival. Pazartesi günü yola çıkarken, yol kenarındaki otostopçu kitlenin ellerinde Türkiye’nin dört bir yanını gösteren el yapımı tabelalar vardı. “İstifiz dostum, yaşasın rock’n roll!” ifadesiyle yanlarından geçip gittik, seneye buluşmak için sözleştik...

 

MÜZİKAL ÖZET NİYETİNE...

 

- 24 Ağustos Çarşamba: Saat 17.00’de Flört ile başladı rock’n roll maratonu. İskender Paydaş’ın Ünlü’yle sahne alması ve yeni çizgisiyle harikulade bir sıçrama yapan Büyük Ev Ablukada’nın performansı çok iyiydi. Gecenin temel özelliğiyse ‘Ustalara Saygı’ şeklinde gelişmesiydi. Kurtalan Ekspres, Bülent Ortaçgil ve daima 1 numara olan Moğollar muhteşemdi. Selda Bağcan ise inanılmazdı.

 

Haberin Devamı

- 25 Ağustos Perşembe: Fethi Okutan’la başladı ikinci gün. Favori topluluklarımdan The Ringo Jets’i Gece, onları da geçen sene de Zeytinli’de olan Ceyl’an Ertem izledi. maNga’nın kitleyi tam anlamıyla salladığını ve yuvarladığını belirtmek boynumun borcudur; çok çok iyiydiler. ‘Beni Benimle Bırak’ı söylerlerken ses duvarı aşılmış olabilir. Teoman sakin bir ton tercih etti, kanepesiyle, abajuruyla bir ev ortamı yarattı. Final, Duman’a aitti. Onbinlerce seyirciyi, ifadeyi pek sevmesem de, ‘çıldırttılar’; o derece iyilerdi. Ama Duman’ı seyredip “Çok çok iyilerdi” demediğim bir konser bile hatırlamıyorum ki başladıkları dönemden, hatta Kemancı’daki eski gruplarından beri izlerim... Helal olsun.

 

Haberin Devamı

- 26 Ağustos Cuma: Deniz Tekin, yakın dönemin yakın takip gerektiren topluluklarından Adamlar, hep çarpıcı ve şaşırtıcı Baba Zula, Zakkum (Anason çok seviliyor) ve Cem Adrian ile ısındı sahne. Yine geçen sene de Zeytinli’de olan Feridun Düzağaç çoğu ezberde olan şarkılarıyla bir gün önce iyice azmış olan kitleyi sakinleştirdikten sonra sahneyi Athena’ya devretti. Athena’yı bir süredir canlı izleyemiyordum ki onları da başladıkları dönemden beri, ‘Captain Hook’ta tel örgü arkasında ‘yardırdıkları’ gecelerden beri çok severek izlerim. Athena da tıpkı Duman gibi sahnede uzun kaldı, birinci sınıf bir performans bıraktı Kuzey Ege sahillerine

 

- 27 Ağustos Cumartesi: Piiz, Marsis, Yüzyüzeyken Konuşuruz’u aynı zamanda festivalin organizatörü olan Umut Kuzey izledi. Ve 21.30’da Model sahneye çıktı. Bu konseri biraz hayıflanarak anacağımıza eminim ileride. Yanlış anlaşılmasın, kötü çalmadılar, tam aksine taş gibiydiler. Ama konserden önce grubun şahane solisti Fatma Turgut çıtlatmıştı: “Bu gece son kez çalıyoruz büyük ihtimal...” Vazo çatladı, grup çatladı ve Model son kez sahne almış oldu Zeytinli’de. Sırada Mor ve Ötesi vardı. Heyecanla beklediğim bir başka konser daha. Davulda rahatsızlığı nedeniyle gelemeyen Kerem Kabadayı’nın yerine Kurban’ın harikulade davulcusu Burak Gürpınar vardı ve Zeytinli cayır cayır yandı, öyle sağlam çaldılar ve Harun Tekin muhteşemdi. Final Şebnem Ferah’e aitti (kimsenin alınganlık yapacağına ihtimal vermem), tartışılmaz şekilde festivali başka bir boyuta taşıdı. Performansını müzikal terimlere abanmak yerine tektonik hadiselere yaslanarak özetlemek gerekir, öyle sağlamdı. Festivalin en kalabalık noktaya ulaştığı an da (33 bin kişi) Şebnem Ferah’ın sahnede olduğu andı. Kıskandırmak istemem ama uzadıkça güzelleşen bu geceyi kaçıranlar üzülsün...

 

Haberin Devamı

- 28 Ağustos Pazar: Serkan Ferat, damardan rock’n roll Blacktooth derken solo projesiyle Metin Türkcan çıktı sahneye. Dünyanın her grubuna gitarist olarak koyabileceğiniz Metin’den sonra çok az konser verdikleri için ciddi ciddi mağduriyet hissiyle yaşadığım Kurban çıktı er meydanına. Oy, oy, oy! Nasıl iyilerdi anlatamam. Tıp âlemi mi devreye girer, Birleşmiş Milletler mi uğraşır, eş ve dost ve akraba mı ikna eder bilemem ama Kurban’ı daha çok canlı dinlememiz gerekiyor, orası kesin. Sırada Hayko vardı. İzleyenler bilir, bir Hayko Cepkin konserinden daha enerjik tek bir hadise olabilir o da bir başka Hayko Cepkin konseri. Yine çatır çatır çaldı, kitleyi savurdu gitti. Kitleyi savrulduğu yerden alan ve bir başka yere savuran, geçen sene de festivali kapatan efsane, yegâne Pentagram oldu. Beş günün sonunda normalde turşusu çıkmış olması gereken Zeytinli Rock ahalisini Pentagram’dan başkası da yerden kaldıramazdı; yine helal olsun, yine helal olsun!

 

FESTİVALİN YILDIZI SEYİRCİYDİ

 

Cuma sabahı kaldığımız otelin gölgelik bir yerinde Athena’dan Gökhan ve Hakan’la muhabbet ederken “Seyirci çok iyiymiş, öyle duyduk” dediler; “Harika seyirci var, patlatırsınız bu gece” diye cevap verdim. Bütün grup ve sanatçıların çok iyi olmasının bir nedeni de ‘diğer sanatçı ve grupların’ orada olmasıydı. Volvox yıllarından beri arkadaşım olan Şebnem Ferah festivalin beş gününde de oradaydı. Arkadaşlarını dinledi, bazılarıyla bir şarkılık da olsa sahne aldı. O sahnedeyken de Athena’dan Gökhan, Model’den Fatma ve Mor ve Ötesi’nden Harun Tekin gibi isimler iade-i ziyarette bulundu. Festivalde en çok çalan şarkı Selda Bağcan’ın ‘Yuh Yuh’u oldu. Selda istek üzerine iki kez okudu. Ceyl’an Ertem ve Hayko da setlerinde ‘Yuh Yuh’a yer verince beş günde dört kez seslendirilmiş oldu şarkı.

 

ZEYTİNLİ’NİN FİNAL RAPORU

 

- Zeytinli Rock Festivali her yıl büyüyen, konserlerin, festivallerin azaldığı bir ortamda hem iyi müzik hem de tatil imkânı sunmasıyla parlayan bir hadise.

 

- 5 günlük bilet ve kamp alanı fiyatı 140 TL. Çok gelebilir öğrenci adama, neticede biz de o yollardan geliyoruz ama festivaldeki iki sanatçının konserine bile gidemeyebilirsiniz bu paraya, tatil de cabası.

 

- Beş günün toplamında 150 bin seyirci toplandığı açıklandı ki geçen sene 90 bin kişi vardı. Duş ve tuvalet sayısı artırılmış ama on binlerce kişi kullanınca problem olmaması pek mümkün değil gerçekçi yaklaşınca.

 

- Güvenlik önemli mesele... Beş günde 150 bin kişilik bir hareket oluşuyor ama çıkan olay sayısı çok fazla değil. Kapıdan içki sokmaya çalışan genci darp eden güvenlikçi anında uzaklaştırılmış ama belli ki daha özenli davranmak gerekiyor. Bir de festival alanı dışında, festival katılımcısı olmayan, ‘ortama bakmaya gelenlerin’ karıştıkları ve ne yazık ki bir kişinin hayatını kaybettiği olay var. Üzücü, çok üzücü...

 

- Zeytinli’nin geleceği için “Aynen devam. Başlarken Türk rock müziği için bir platform amaçlıyorduk, bir şekilde başardık, belki seneye büyük bir yabancı grup da düşünebiliriz” dedi organizatör Umut Kuzey.

Yazarın Tüm Yazıları