İsmail Uğural

İsmail Uğural

Yurt tarımından sesler Anadolu’dan haberler

HATAYLI ÇİFTÇİLER SORUYOR

Haberin Devamı

ERTUĞRUL Şahbaz, Hatay’ın önder çiftçilerinden... Aynı zamanda Hatay Ticaret ve Sanayi Odası Tarım Meslek Komitesi Başkanı olan Şahbaz hem güncel hem de somut iki soru soruyor; “Bu yıl pamuk üretimi ile başa çıkamayıp, zararın neresinden dönerseniz kâr deyip, pamuktan zarar eden çiftçilerimize alternatif bir ürün arayıp bulduk. Memleket dili ile adı ‘Göğebakan’. Sözlük dili ile ‘Ayçiçeği’. Devletimizden tohum almış, çiftçilerimizi de ikna edip ayçiçeği ektirmiş ve teşekkürlerimizi arz etmişken sevincimiz kursağımızda kaldı! Çiftçilerimiz 3 ay sonra ayçiçeği hasadı yapacak, ancak kilogram fiyatı şimdiden yüzde 27 düşürüldü. Şimdi Hataylı çiftçiler olarak soruyoruz: Ayçiçeğinden ithalat vergisini kaldırıp, fiyatını düşürüp ve ithalata teşvik ederek bizi mutsuz ve huzursuz etmenin anlamı ne? Devletimiz, ayçiçeğini mevcut piyasa şartlarının altında tüccarın inisiyatifine bırakmadan Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) üzerinden fiyat açıklayıp, çiftçimizin mağdur olmaması için bir önlem düşünüyor mu?”

Haberin Devamı

GÜBREDE YENİ UYGULAMALAR
Yıldız Güven hem kimya mühendisi hem de Adanalı bir çiftçi... Aynı zamanda gübre başta olmak üzere tarımsal girdi piyasaları ve ticareti hakkında geniş bir bilgiye sahip. Güven, kimyasal gübrelerin kullanımında yeni uygulamaların yer alması konusunda önemli değerlendirmeler ve öneriler yapıyor: “İklim krizi koşullarında yalnızca kimyasal gübrelerle ve bitki koruma ürünleriyle tarımsal üretim yapmak dünyadaki gıda arzını düşürüyor ve etkiliyor. Bu yöntemler ayrıca topraktaki canlılığı ve organik madde miktarını, toprağın su tutma kapasitesini de azaltıyor. Tarımsal üretimde daha fazla suya da ihtiyaç duyuluyor. Hastalık ve zararlılara karşı bitkinin bağışıklık sistemini zayıflatıyor, bitkinin hastalık ve zararlılardan daha çok etkilenmesine yol açıyor, bitki koruma ürünleri kullanımını artırıyor, dekar başı verimliliği düşürüyor ve üretim maliyetlerini yükseltiyor. Kimyasal gübrelerin kullanımının ekstraktlardan elde edilen organik gübrelerle desteklenmesi probiyotik bakterilerin, mikorizal mantarların, enzimler ve mayaların bulunduğu yapay zekâ teknolojisiyle üretilen gübrelerle sürdürülebilir bitkisel üretim desteklenmeli. Organik bazlı teknolojik gübreler, bitkinin ihtiyaç duyduğu elementlerin ve minerallerin emilebilir formda alınmasını artırıyor; yüzde 20-25 daha az kimyasal gübre kullanımı sağlıyor. Aynı zamanda bitki bağışıklığını en yüksek düzeyde destekleyerek aşırı yağış, kuraklık, yüksek ve düşük sıcaklık koşullarında dahi bitkiyi stresten, hastalık ve zararlılardan koruyarak hastalanmasını engelliyor. Bitki koruma ürünleri kullanımını azaltıp, dekar başı verimi artırıyor, tarımsal üretim maliyetlerini düşürüyor, tüm canlıların sağlığı korunarak üretim yapılabiliyor. Ayrıca; tarımsal üretimde en çok kullanılan azot, fosfor, potasyum gübrelerinin de yine yaygın kullanılan bitkilerin ve hayvanların atıkları işlenerek ekstraktlarının elde edilmesi ile emilebilir formu yüksek çeşitleri üretiliyor. Bu uygulamalar tarımsal üretimin gübre ihtiyacında dışa bağımlılığı azaltır.”

Haberin Devamı

FINDIKTA 1 MİLYON TON ARZ
Fındık ve mamulleri yalnızca Karadeniz’in değil, aynı zamanda ulusal tarım ekonomisinin de fazlasıyla önemli bir parçası konumunda. Yeni sezon geliyor. Bu arada, sektörün öne çıkan uzmanı Nadir Şimşek’ten de çok güncel bir değerlendirme geldi: “Çok şükür, fındık için zor günler geride kaldı. Ancak görünen o ki, sektörü daha zorlu bir dönem bekliyor. Piyasa yeni sezonu beklerken, fındık üretim bölgelerinde başlayan rekolte tespit çalışmaları 23-25 Temmuz’da tamamlanacak ve raporlar Tarım ve Orman Bakanlığı’na sunulacak. Ardından açıklanacak resmi rekolte rakamı sektörün en önemli gündemi olacak. Mayısta Macao’da düzenlenen 43’üncü INC Kongresi’nde açıklanan 810 bin tonluk Türkiye rekolte tahmininin resmi rakamlara yakın olması bekleniyor. Devredecek stoklarla sezon başında pazara en az 1 milyon tonluk arz çıkacağı öngörülüyor. Bu durumun Avrupa alıcılarının Türk fındığı üzerindeki fiyat baskısını artırması beklenirken, AB gümrük mevzuatındaki düzenlemenin yanı sıra ABD ve Şili’nin artan üretimi ve düşük maliyet avantajı da uzun vadede Türkiye’nin küresel liderliğini zorlayan gelişmeler arasında yer alıyor. Yeni sezonda piyasa öncelikle TMO’nun açıklayacağı alım fiyatına göre şekillenecek. Ferrero’nun TMO fiyatının altında alım yapmayacak olması ve piyasaya giriş zamanı da belirleyici olacak. Özel sektörün ise finansal gücü ölçüsünde TMO fiyatının bir miktar altında alım yapması bekleniyor. Özellikle eylül ayında piyasaya inecek ürün miktarına bağlı fiyat dalgalanmaları yaşanabilse de geçen sezondaki hızlı ve kontrolsüz fiyat artışlarının tekrarlanması beklenmiyor. Bahçelerde ise kahverengi kokarcanın geçen yılki ölçüde zarar vermemesi umut ediliyor. Buna rağmen mücadelede rehavete kapılmamak da çok önemli.”

Yazarın Tüm Yazıları