İsmail Uğural

İsmail Uğural

Yurt tarımından sesler Anadolu’dan haberler

TARIM, gıda ve ormancılık sektörleri çok geniş bir alan...

Haberin Devamı

Hatta kamuoyunda bilinenin de ötesinde geniş bir ekonomik büyüklüğü barındırıyor.

Dolayısıyla çok fazla alt konu ve bileşeni var.

Tabii buna bağlı olarak da toplumun fazlasıyla ilgisini çekiyor, her zeminde tartışılıyor.

Bu çerçevede, Türkiye’nin hemen her köşesinden bana da sektörel mesaj ve bilgi notları gelmeye devam ediyor.

Bugünkü yazımda söz konusu mesajların bazılarına yer vermek istedim.

ANTALYA’DAKİ TARIMSAL AFET PİYASA FİYATLARINI NASIL ETKİLER?

‘Toprağın Hekimleri’ adlı TV programının yapımcısı ve tarım yazarı Harun Göksel, “Evet, Antalya’da ciddi bir afet yaşandı ama bu piyasaları etkileyecek kadar büyük bir olay şeklinde görülmemeli” diyor ve soruyor:

“Türkiye’de toplam sera alanlarının 320 bin dekar ile yüzde 41’ine sahip ve 19 üründe birinci sırada yer alan Antalya’da yaşanan felaketin bilançosunu paylaşmak isterim. Toplamda 320 bin dekarlık üretim alanının hasar gören 7 bin dekarlık kısmı yaklaşık yüzde 2’lik bir orana denk geliyor. Dolayısıyla bu afet asla piyasada bir fiyat artışına sebep olacak boyutta değil. Her yıl sebze fiyatlarında ocak ve şubat aylarında görülen mevsimsel artışlar zaten yaşanıyor. Bu durumda tüketicinin cebini yakan mevcut fiyatların üzerine bu felaketi bir fırsata çevirmeye çalışan firmalara asla geçit verilmemesi için Ticaret Bakanlığı’na çok daha fazla iş düşmüyor mu?”

Haberin Devamı

PİYASADA ENGİNAR FİYATLARI

Ali Rıza Alan, Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesi Ormankadı mahallesinde yaklaşık 200 dönüm alanda enginar yetiştiriyor.

Üretimin tamamını ‘İyi Tarım Uygulamaları’ (İTU) ile yapıyor.

Gerçekten de bu konuda ülke genelinde sayılı örneklerden biri konumunda.

Şimdi, Bursalı çiftçinin şu sözlerini dikkatle okuyalım:

“Yıllık yaklaşık 400 bin enginar kapasitem var. Üretimin tamamı Bayrampaşa cinsi (Bursa Moru). Çanaklık olarak en iyi cins. Bursa’nın en büyük enginar üreticisiyim. Ürünlerimi İstanbul’da toptancıya satıyorum. Ancak biliyorum ki, bu sürdürülebilir değil. Düşünün, 25 liraya enginar satıyorum, vatandaş bunu 80-100 liraya yiyebiliyor.”

ENFLASYON VE TABAN FİYAT UYGULAMASI

Haberin Devamı

Emin Özarı, Manisa Kırkağaç ‘ın çalışkan ve üretken Ziraat Odası Başkanı...

“Türk tarımının ve çiftçilerimizin son yıllarda yaşadığı düşük kazanç ve zararların bana göre birkaç sebebi var” diyerek söze giriyor, “Bunlardan ilki, çiftçinin ürettiği ürünlerin yüzde 35’ini, 3-4 harfli, şube sayıları on binleri geçen ve rekabet kurallarına aykırı şekilde tekelleşen zincir marketlerin satın alması. İkincisi, hükümetimizin enflasyonla mücadele sürecinde tüketici gıda fiyatlarını takip edip baskılarken, üretici girdi fiyatlarının (gübre, fide, tohum, zirai ilaç, işçilik, tarımsal mekanizasyon) göz ardı edilmesi ve bunun sonucunda da gıda fiyatları yüzde 10-15 artarken üretim maliyetlerinin yüzde 50’lere varan oranlarda artması.”

Haberin Devamı

Başkan Özarı’nın iki somut çözüm önerisi ise şöyle:

“Tıpkı asgari ücret artışında olduğu gibi çiftçimizin ürettiği bütün tarımsal ürünlerin ilgili bakanlıklar tarafından maliyetler üzerinden en az enflasyon ve refah payı üzerinde bir taban fiyat belirlenmesi. Tekelleşen marketlerin şube sayılarının sınırlandırılması ve çiftçiden alım fiyatlarının çiftçinin maliyetine göre yapılması.”

YEŞİL FİNANSMAN

Yeşil finansman için, “Çevresel ve ekonomik faaliyetlere avantaj sağlayan finansal bir destek” şeklinde genel tanımlama yapılabiliyor.

İki çok değerli uzman, Sürdürülebilir Finans Uzmanı Yunus Emre Ertoş ve Sürdürülebilirlik Mühendisi Cansu Melis Aksu ise yaptıkları önemli çalışmada konuyu derinlemesine ele alıyorlar.

Haberin Devamı

Buna göre, “Yeşil finans kavramı çevresel risklerin yönetilmesini, biyolojik çeşitliliğin korunmasını ve kirliliğin azaltılmasını hedefleyen yatırım projelerine sermaye akışını yönlendiren stratejik bir mekanizma olarak değerlendirilebilir. Bu çerçevede enerji ve karbon maliyeti, su riski ve benzeri ekolojik parametrelerin maliyet ve risk analizlerine dahil edilmesinin işletmelerin orta ve uzun vadeli nakit akışını ve bilanço dayanıklılığını desteklemesi olasılık dahilinde görünüyor. Bu entegrasyonun rasyonel bir zemine oturtulması ise yeşil finansman enstrümanlarının etkin kullanımıyla mümkün oluyor. Özellikle yeşil tahviller, sürdürülebilirlik bağlantılı krediler ve iklim fonları gibi ekonomik argümanlar sermayenin işleyiş mantığını ekosistem dayanıklılığıyla senkronize ederek finansal akışları uzun vadeli değer yaratan stratejik birer kaldıraca dönüştürüyor.”

Haberin Devamı

Tabii bu ifadeler biraz teknik boyutta görülebilir.

Doğrudur da…

Ancak yakın bir gelecekte, yeşil finansman konusunu çok daha sık duyacağız.

İklim ve çevre şartları bu gerçekliği bize dayatacak, dolayısıyla bu iki genç uzmanın görüşlerine de fırsat buldukça yer vereceğiz.

FINDIK PİYASASINDA SON GELİŞMELER

Giresunlu fındık eksperi Nadir Şimşek, fındık piyasasındaki son durumu değerlendiriyor:

“Güncel serbest piyasa kabuklu fındık fiyatı 220 ₺/kg seviyelerinde. Çünkü sektörün önemli oyuncusu Ferrero’nun açıkladığı fiyat ile talep ettiği ürünler için belirlediği kalite grade’leri ve mal kabul kriterleri işin cazibesini azalttı. Ferrero için mal tedarik eden ve bu zamana kadar söz konusu firma için mal taşıyan tedarikçiler için de bu durum -her ne kadar belli etmeseler de- hayal kırıklığı oldu. Zira şu anda serbest piyasada levant kalitede 11-13 mm için 520-530 ₺/kg, 13-15mm için de 580-600 ₺/kg bulunabiliyor. Halihazırda en büyük tedarikçisi dahi düşük miktarlarda deneme adına mal yazdırıp ürünlerinin hangi grade’e uygun olduğunu görmek, ardından ne yapacağına karar vermek istiyor. Çünkü bölgemizde neredeyse istila düzeyindeki kahverengi kokarca etkisi ve ayrıca yaşanan don yüzünden ciddi anlamda kalite ve miktar kaybı yaşanması dolayısıyla firmanın prim vererek talep ettiği kalitede ürün temini oldukça güçleşmiş durumda. Bu nedenle Ferrero’nun mal kabullerinin piyasayı yeniden şekillendireceği öngörülüyor.”

Yazarın Tüm Yazıları