İsmail Uğural

İsmail Uğural

Tarım ve gıda ihracatında hedef ne olmalı?

Bu konuda çok yazdım ve yazmaya devam ediyorum.

Haberin Devamı

-Konu aslında fazlasıyla stratejik...

Tabii bu aynı zamanda heyecan duyulması gereken bir konu.

Belki de benim baktığım pencereden böyle gözüküyor!

Ancak tarım ekonomisini tartıştıkça ve ‘tarımın ekonomi politiği’ni araştırdıkça ihracat olgusunun arka planını ve stratejik değerini daha iyi anlıyorsunuz.

İhracat her şeyden önce sektörel standart ve kalitenin iyileşmesi/artmasıyla birlikte üreticiden tüketiciye uzanan zincirde yönlendirici ve adeta terbiye edici bir işlev görüyor.

Tarımsal üretimle birlikte gıda sanayiinin de planlanmasında tayin edici bir rol oynuyor.

KÜRESEL BÜTÜNLEŞME

Yanı sıra, küresel düzeyde çalışma yapıyor, projeler hazırlıyorsunuz.

Dünya ile bütünleşiyorsunuz.

Sosyal ve kültürel bir genişleme sürecine giriyorsunuz.

Hele tarım, gıda ve ormancılık bakımından büyük bir potansiyele sahipseniz ekonomik ve ticari gerçeklikler sizi ihracatçı olmaya zorluyor.

Haberin Devamı

Öyleyse, ihracat yapmak demek bir mal veya hizmeti yurt içinde pazarlamak ve satmaktan çok öte bir süreç olarak karşımıza çıkıyor.

Rekabetçi, yenilikçi, disiplinli ve planlı olmak zorundasınız.

Artık yalnızca kendi sektörünüzü değil, dünyada olup biteni de yakından izleyeceksiniz.

Dinamik ve girişimci olacaksınız.

GERÇEKÇİ OLALIM

Şimdi sadede geleyim...

Türkiye; tarım, gıda ve odun dışı orman ürünleri ihracatı 2025’te 36.4 milyar dolar oldu.

Aslında bu rakam biraz tartışmalı.

Çünkü, Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) hesaplama yönteminde, mobilya ve kâğıt mamulleri de bulunuyor.

Bu yanlış…

TİM, söz konusu hesaplama modelini bir an önce değiştirmeli.

Dolayısıyla, yukarıdaki rakamdan kabaca 8 milyar doları düşmek gerekiyor.

Sonuçta kalan rakam aşağı yukarı 28 milyar dolar.

Diğer ülkeler ortalamasına göre kötü bir performans değil, ancak Türkiye’nin bu alanda sahip olduğu potansiyeli de kesinlikle yansıtmıyor.

Diğer yandan, şu önemli hususun da altını çizelim.

Türkiye, tarım ve gıda dış ticaretinde net ihracatçı olma özelliğini sürdürüyor.

Burada pek bir sorun yok.

Başka ifadeyle tarım ve gıda ihracatı ithalattan daha fazla.

Haberin Devamı

Tabii bu sonuç, bütün ülkelerin çok arzu ettiği ama önemli bir bölümünün gerçekleştiremediği bir ekonomik tabloyu bize gösteriyor.

ARTIŞ DEĞİL, SIÇRAYIŞ

Bu ifadeyi daha önce de başka bir yazımda kullandım:

Türkiye, tarım ve gıda ihracatında yalnızca düzenli bir gelişme veya artış değil, artık tam anlamıyla bir sıçrama yaratmalı.

Bu güzel ülke 50 milyar dolarlık ihracat performansını hedefliyorsa, bu ancak bir sıçrama etkisi doğurabilecek bir yol haritası ile hayata geçebilir.

“Bir şartla” diye de ekleyeyim...

Yol haritası, güçlü ve kararlı bir siyasi iradenin desteğini mutlaka almalı ve sürdürmeli.

Son söz: Türkiye tarımsal üretim değeri (hasıla) yönünden dünyada ilk 10 ülke arasındaysa, tarım ve gıda ihracatında da ilk 10'da yer almalı.

Haberin Devamı

Böyle bir ulusal stratejik hedefin olduğu da açıkça beyan edilmeli.

Yazarın Tüm Yazıları