İsmail Uğural

İsmail Uğural

Beyaz altının adını koyalım

AÇIK ve net konuşalım.

Haberin Devamı

Pamuk, herhangi bir tarımsal ürün değil; dahası, yalnızca stratejik bir ürün de değil.
26 yıl önce başladığım TV programları ve gazete yazılarımda bu gerçekliği yazdım durdum.
Bu kadar sene geçti, pamuğun lifi, çekirdeği, küspesi ve tekstil sektörünün ana hammaddesi olarak yarattığı katma değer apaçık ortada ama hâlâ ‘beyaz altın’ın adını koyamıyoruz!
Daha önceki yazılarımda da bu ifadeyi kullanmıştım:
Pamuk bu güzel ülkenin has evladı.
Türk çiftçisi pamuğu yakından tanıyor ve değerini çok iyi biliyor ama gelgelelim, bu gerçekliği ekonomi yönetimine bir türlü anlatamıyor.

TARIM BAKANLIĞI FARKINDA
Bakınız, ekonomi yönetimi diyorum, yani Hazine ve Maliye Bakanlığı’nı işaret ediyorum.
Çünkü Tarım ve Orman Bakanlığı zaten konunun öneminin farkında!
Nitekim, geçtiğimiz hafta İzmir Ticaret Odası’nda ‘Türk Pamuğunda Kritik Eşik’ temasıyla düzenlenen 8’inci Ulusal Pamuk Zirvesi’nde, Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdür Yardımcısı İhsan Emiralioğlu, 2026’nın ilk 4 ayında son iki yıla kıyasla daha fazla yağış alındığını belirterek, tarımsal üretim açısından bereketli bir sene beklentisinin arttığını dile getirirken, şunları söylüyor:
“Pamuğun Bakanlık tarafından belirlenen 13 stratejik üründen biri olduğuna dikkat çekmek istiyorum. Türkiye kaliteli ve GDO’suz üretimle dünya üreticilerinden ayrışıyor. Yanı sıra, Türkiye birim alandan elde edilen pamuk veriminde dünyada ilk 3’te yer alıyor. Yine, 2002’de dekara 353 kilogram olan kütlü pamuk verimi artık yüzde 36 artışla 480 kilogram seviyelerine ulaşmış bulunuyor. Dünya ortalamasının yaklaşık 236 kilogram olduğu göz önüne alınırsa, Türkiye’nin bu alandaki başarısı daha iyi anlaşılır. Tarım ve Orman Bakanlığı olarak, pamuk üretimini desteklemeye devam ediyoruz. 2025’te dekara bin 98 TL olan destekleme bedeli de 2026 için bin 395 TL’ye yükseltilmiş durumda.”

Haberin Devamı

BAŞARILI BİR ZİRVE
Ulusal Pamuk Zirvesi’nin ‘Türk Pamuğunda Kritik Eşik’ temasıyla düzenlenmiş olması da ayrı bir ilginçlik taşıyor.
Çünkü, burada açık bir mesaj var.
Sektör, ülke genelinde bütün bileşenleriyle bir araya gelerek, Ankara’ya doğru bir işaret fişeği atıyor!
Bu çerçevede, Ulusal Pamuk Konseyi (UPK) Başkanı Fevzi Çondur ve yönetim kurulu üyelerini kutluyorum.
Çok derli toplu bir etkinlik düzenlemişler.
Konuşmacılar ve konu başlıkları iyi seçilmiş ve konuşmalarda ele alınan hususlar da olabildiğince çözüm odaklı olmuş.

Haberin Devamı

SORUNLARA ÇÖZÜM ARANIYOR
Açılış konuşmasında, UPK Başkanı Çondur, pamuk sektörünün mevcut durumunu değerlendirmek, karşı karşıya olduğu sorunlara çözüm geliştirmek ve geleceğe yönelik stratejik konuları ele almak amacıyla bir araya geldiklerini belirtiyor.
Çondur, Türkiye’nin sınırlı ekim alanına rağmen dünya pamuk üretiminde önemli bir paya sahip olduğunu vurgularken, bu başarının sürdürülebilir ve izlenebilir üretim anlayışının da önemini ortaya koyduğunu ifade ediyor.
Diğer yandan, Hürmüz Boğazı’ndan petrol ve petrol ürünleri sevkiyatının aksamasının tekstil sanayinde yoğun kullanılan petrol bazlı sentetik elyafın fiyatını doğrudan etkilediğini belirten UPK Başkanı, pamuk sektörünün ulusal ve uluslararası konumunu şöyle değerlendiriyor:
“Savaş öncesi kilogramı ortalama 1 dolar seviyesinde olan sentetik elyaf fiyatlarının 1.70 dolara kadar yükseldiğini görüyoruz. Sentetik elyaf fiyatındaki yüzde 70 artış ise tekstil sektöründe geri plana düşen doğal elyafı yeniden gündeme getirdi. Yaşanan bu gerilim yüzünden 3 yıldır değişmeyen pamuk fiyatları yukarı yönde seyrediyor. Sonuç olarak, tekstil sektörü, ABD/İsrail-İran Savaşı’ndan dolayı petrol fiyatları yükselince sentetik elyaf yerine doğal pamuğa yönelmeye başladı. Uluslararası piyasalarda bu çok ciddi şekilde gündeme geldi. Ortadoğu’da yaşananlar pamuğa olumlu şekilde yaradı diyebilirim. En azından Türk pamuğuna, ayrıca Türkiye’nin tekstilde rakibi olan ve enerjide Körfez ülkelerine bağımlı ülkeler siparişlerini yerine getiremez oldu. Tekrar vurgulamak isterim, bu durumun bizim tekstil sanayimize sipariş olarak olumlu bir dönüşü oldu. Son 20-25 günde 3-4 ayın çalışmasını sağlayabilecek ciddi sipariş gelmeye başladı. Yani iki taraflı bir fayda oldu diyebiliriz.”
Konu fazlasıyla önemli.
Önümüzdeki yazıda, 8’inci Ulusal Pamuk Zirvesi ile ilgili notlarla birlikte, diğer konuşmacıların ‘beyaz altın’ın geleceğine yönelik görüş ve önerilerine yer vereceğim.

Yazarın Tüm Yazıları