Paylaş
Normalde iki yılda bir düzenlenen etkinlik küratör Christine Tohmé tarafından üç yıla yayılmış ve başlığı da ‘Üç Ayaklı Kedi’ olarak belirlenmişti.
Tohmé, hazırlık aşamasında bienalin 2025’teki ilk ayağının ardından 2026’da kurulacak bir akademi programı ve 2027’de gerçekleştirilecek ikinci bir sergi ile üç yıllık bir yapıda ilerlemesini önermişti. Ancak dün İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından yapılan bir açıklamayla küratör Christine Tohmé’nin kişisel sebeplerle görevinden ayrılması üzerine, bienalin ilk ayağıyla tamamlanmış olduğu duyuruldu.
Bir önceki küratör krizini daha yeni atlatan İKSV yeni bir küratör kriziyle mi karşı karşıya kaldı sorusu ve dedikodusu dolaşmaya başladı sanat ortamında.
Açıklamada Tohmé’nin kişisel sebeplerle görevinden ayrılma kararı doğrultusunda bienal programının sona erdiği belirtiliyordu. Böylesine uzun soluklu bir program önerip bahisçi tabiriyle ilk ayakta yatması, ‘kişisel sebepler’ gibi muğlak bir gerekçeyle ayrılması nedeniyle arkasında pek çok cevapsız soru bıraktı.

Christine Tohmé
Oysa bienal programını açıkladığı basın toplantısındaki sözleri hepimizi umutlandırmış, üç yıla yayılacak ve üç ayakta tamamlanacak bienali neden bir kediye benzettiğini şöyle açıklamıştı: “Giderek hızlanan yıkım, zorunlu göçler ve önü alınamayan krizler tüm ufukları ve gelecek olasılıklarını paramparça ediyor. Sürekli daralan bir şimdiyle karşı karşıya kalan bedenlerimiz, pek çok saate ayak uydurmaya zorlanıyor: kimisi hızlı kimisi yavaş kimisi bozuk. Bir sendeleyip bir ileri atıldığımız ikili bir devinim içine hapsolmuş, dengede durabileceğimiz adımı atmaya çabalıyoruz. Tıpkı kedi gibi biz de kendi etrafımızda dönüyor, kıvrılıyor, kaybolup yeniden ortaya çıkıyoruz. Yönümüzü bulmaya çalışırken, dinlenmeyi öğreniyor, bir yandan da korunmaya ve onarılmaya muhtaç parçalarımıza sahip çıkıyoruz.”
Christine Tohmé bienalin başından beri özel röportaj vermedi ve açılış konuşmasından başka bir açıklama yapmadı. Medyaya hep mesafeli durdu. Neden bıraktığı konusunda da herhangi bir açıklamada bulunmadı. Bienalin kavramsal çerçevesini çizerken yaptığı tespitleri, eğer bilmediğimiz başka bir neden yoksa önce kendisini yormuş anlaşılan. Şimdi dinlenmeyi öğreniyor ve onarılmaya muhtaç parçalarına sahip çıkmaya çalışıyor sanırım.
Peki bundan sonra ne olacak?
Açıklamaya göre 2027’de gerçekleştirilecek 19. İstanbul Bienali için hazırlıklar, Ahu Antmen, Lydia Gatundu Galavu, Gözde İlkin, Renan Laru-an ve Sally Tallant’tan oluşan danışma kuruluyla birlikte başlatılacak ve 19. bienalin küratörü 2026 yılında duyurulacak.

Khalil Rabah’ın ‘Kırmızı Retavesait’ adlı yerleştirmesinin içinde bienal temasını tamamlayan kedi. Fotoğraf: Salih Üstündağ.
SUDAN SEBEPLER
İSTANBUL’un günümüze kadar ulaşan az sayıdaki endüstriyel miras yapılarından Cendere Su Pompa İstasyonu. Kentin ana su hattı olan Taksim suyu tesislerinin artan ihtiyacı karşılayamaması nedeniyle II. Abdülhamit tarafından 1902 yılında inşa ettirilen yapı 1990’lı yıllara kadar istasyon fonksiyonunu sürdürdü.
İBB Miras tarafından yapılan özenli restorasyonuyla şehre kazandırılan ve Cendere Sanat Müzesi’ne dönüştürülen mekanda son olarak ‘Sudan Sebepler’ başlıklı bir karma sergi açıldı.
Yapının tarihine uygun içerikte açılan sergi, su hakkı ve suyun paylaşımı üzerinden uygarlık ve barbarlık hikâyeleri anlatıyor. 14 sanatçının eserlerini Ezgi Bakçay ve Sena Tural küratörlüğünde bir araya getiren ‘Sudan Sebepler’ sergisi, suyun adil paylaşımı olmadan ortak bir gelecekten söz edilemeyeceğine dikkat çekiyor.
Suyun efsanelerdeki arındırıcı gücünden mitlerdeki doğurganlığına; savaşların başladığı ve barışların yapıldığı pınarlardan sanatın ilhamına kadar uzanan bir anlatı kurgusu sunan sergide, Arzu Arbak, Aşkın Ercan, Bahadır Yıldız, Bedia Ekiz, Bünyamin Bozkuş, Cemil Cahit Yavuz, İlgen Arzık, Kemal Tufan, Özcan Yaman, Seniha Ünay, Serkan Yüksel, Sevgi Akyüz, Yağmur Çalış ve Zeynep Doğa Karabulut’un eserleri yer alıyor.
Haziran ayında açılan ve sanatseverlerden gördüğü yoğun ilgi üzerine süresi uzatılan ‘Sudan Sebepler’ 1 Şubat’a kadar Cendere Sanat Müzesi’nde ücretsiz olarak ziyaret edilebilir.

Paylaş