Paylaş
Futbolla yatıp erkenden futbolla kalkıyoruz. İngiliz gazeteci ve yazar Simon Kuper, 1994 yılında yayımlanan kitabında “Futbol asla sadece futbol değildir” diyerek, futbolun yalnızca doksan dakikalık bir oyundan ibaret olmadığını; politika, kültür, sosyoloji ve tarihle derin bir bağının bulunduğunu vurgulamıştı.
Bu ilginç araştırmayı hatırlatarak dünya kupasının günlük hayatımızı nasıl renklendirdiğinin örneklerine geçmek istiyorum.

Bağımsız dijital kültür sanat platformu ‘Sanatatak’ dünya kupasının rüzgârıyla ‘Türk resim tarihi ilk 11’i listesi yaparak Instagram hesabından yayınladı.
Açıklamasında, “Türk resim tarihinin farklı dönemlerinden sanatçıları bir araya getirerek hayali bir ilk 11 oluşturduk. Bu seçim bir sıralama ya da kesin bir liste değil; sanat tarihine baştan yazmak için bir bahane. Peki sizin ilk 11’inizde kimler olurdu?” diyerek sanatın sahasındaki efsaneleri bir araya getirdi.
Sanatatak’ın kurduğu takımın kalesinde Adnan Çoker var. Defansı Mihri Müşfik, Sabri Berkel ve Nurullah Berk’ten oluşan takımın orta sahasında Yüksel Arslan, Cihat Burak, Nuri İyem ve İlhan Koman bulunuyor. Forvet kadın ağırlıklı, Fahrünnisa Zeid, Selma Gürbüz ve Ömer Uluç’tan oluşmuş.
Listeye yapılan yorumlarda takım için farklı isimler önerilse de teknik direktörlüğe en uygun bulunan isim Osman Hamdi Bey olmuş.
Benzer listeler daha önce edebiyat dünyası için de yapılmıştı. Ancak futbol daha çok erkek sporu olarak kabul edildiği için sadece erkek yazar ve şairlerden oluşuyordu Türk edebiyatının ilk 11’i.
ChatGPT’den bana Türk edebiyatından karma bir rüya takımı kurmasını istediğimde şöyle bir kadro çıkardı: Kalede Halide Edib Adıvar, defansta Yahya Kemal Beyatlı, Ahmet Hamdi Tanpınar, Yaşar Kemal ve Oğuz Atay. Orta sahayı Nâzım Hikmet, Necip Fazıl Kısakürek ve Adalet Ağaoğlu’dan oluşturan yapay zekâ ileri uçta Sait Faik, Orhan Kemal ve Leyla Erbil’e yer verdi.

FUTBOLDA ZEKİ’CİLER VE NURİ BİLGE’CİLER KAVGASI
Benzer bir listeye Paribucineverse de sinema dünyası için yapmış. Yönetmenler ve filmlerinden oluşan listenin ilk sırasında ‘Bir zamanlar Anadolu’da’ filmiyle Nuri Bilge Ceylan bulunuyor. Liste Ferzan Özpetek (İstanbul Kırmızısı), Fatih Akın (Duvara Karşı), Çağan Irmak (Babam ve Oğlum), Onur Ünlü (Güneşin Oğlu), Tolga Karaçelik (Kelebekler), Emin Alper (Kurak Günler), Reha Erdem (Beş Vakit), Ezel Akay (Neredesin Firuze), Yılmaz Erdoğan (Organize İşler) ve Yavuz Turgul’dan (Eşkıya) oluşuyor.
Paribucineverse benzer bir listeyi dünya kupasına katılan ülkelerin en önemli yönetmenleri ve filmlerinden de oluşturmuş.
Instagram’dan paylaşımlara yapılan yorumları okumanızı tavsiye ederim.
Türk sineması listesinde en çok eleştirilen Zeki Demirkubuz’un adının olmaması. Sosyal medya Nuri Bilgeciler ve Zeki’ciler olmak üzere yine ikiye bölündü. Çare olarak Zeki Demirkubuz’u teknik direktör olarak takımın başına koyanların sayısı hayli fazla.

NÜKHET İPEKÇİ’DEN GELEN DÜZELTME
Yazar Orhan Pamuk’un düz yazılarından ve söyleşilerinden oluşan Kelimler ve Resimler kitabı üzerine yazmıştım pazartesi günü. Kitapta ilk romanı Cevdet Bey ve Oğulları’nı yayınlatma mücadelesini anlatıyordu Pamuk. 1979 yılında Milliyet Yayınları’nın gazete ile ortak açtığı Milliyet Roman Ödülü’nü kazanınca sözleşmesinin bulunmasına rağmen yayınevinin baş editörü şair Ülkü Tamer’in kitabı nasıl yayımlamadığını ve sonrasında yaşananları özetlemiştim. Üç yıl süren bu mücadele sırasında Milliyet’in baş yazarı Abdi İpekçi’nin suikast sonucu katledildiğini, 12 Eylül askeri darbesinin olduğunu ve Milliyet Gazetesi’nin satılıp el değiştirdiğini, kitabın ancak gazetenin eski sahibi Ercüment Karacan’da kalan Karacan Yayınları tarafından yayımlandığını yazdım.
Abdi İpekçi’nin kızı Nükhet İpekçi arayarak babasının ödülden önce öldürüldüğünü (1 Şubat 1979) ve bu süreçle ilgisinin olmadığını hatırlattı. Orhan Pamuk kitabında Karacan’ın gazeteyi satmasında Abdi İpekçi cinayetinin de etkisinin olduğunu söylüyor. Yanlış anlaşılmaya sebep vermemek adına Nükhet İpekçi’ye uyarısı için teşekkür ederim.
Paylaş