Paylaş
Eylüldeki plastik sanatlar fırtınası ekim ayında yerini tiyatroya bırakacak.
Bu yıl 29’uncusu düzenlenen İstanbul Tiyatro Festivali 20 Ekim - 22 Kasım tarihlerinde gerçekleştirilecek. Mehmet Birkiye küratörlüğünde izleyiciyle buluşacak festivalde Türkiye’den ve yurtdışından toplam 16 tiyatro, performans ve dans gösterisi izlenebilecek.
Bu yılın programında edebiyat uyarlamaları öne çıkıyor. En çok merak ettiğim uyarlamaların başında da Paul Auster’ın en sevdiğim eseri New York Üçlemesi geliyor. Geçtiğimiz yıl kaybettiğimiz Paul Auster’ın onay verdiği son projelerden biri olan New York Üçlemesi, tiyatroya yazar-yönetmen Igor Mendjisky’nin özgün rejisiyle uyarlandı. Fransa’nın en önemli sanat merkezlerinden Théâtre de la Ville Paris’in ortak yapımcı olarak destek verdiği projenin oyuncu kadrosunda Call My Agent dizisindeki Colette Brancillon karakteriyle tanınan Ophélia Kolb-Kasapoğlu da yer alıyor. New York Üçlemesi 21-22 Kasım tarihlerinde Zorlu PSM’de festivalin kapanışını yapacak.
Edebiyat uyarlamalarında Ankara Devlet Tiyatrosu’ndan Faust ve Moda Sahnesi’nden ‘Bir Kadının Kavgaları ve Dönüşümleri’ gibi dikkat çeken yapımlar da var. Bu uyarlamaların yanı sıra, Hikmet Hükümenoğlu’nun kaleme aldığı ilk tiyatro metni Fora, yazarın sahne sanatlarına açılan yeni yaratıcı yolculuğu olarak festival programında öne çıkıyor.
New York Üçlemesi
Festival Hollanda’nın köklü topluluğu Scapino Ballet’nin Türkiye’de ilk kez sahneleyeceği dans gösterisi Katedral’in 20-21 Ekim’de Zorlu PSM’deki gösterileriyle başlayacak.
29. İstanbul Tiyatro Festivali’nin ödül töreni dün akşam The Marmara Otel Taksim’de Özlem Öçalmaz’ın sunumuyla gerçekleştirildi.
İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, Koç Holding Enerji Grubu Şirketleri adına Tüpraş Genel Müdürü İbrahim Yelmenoğlu’nun katıldığı törenle festivalin bu yılki onur ödülü, çevirmen, tiyatro eleştirmeni, yazar, sahne ve kostüm tasarımcısı, gazeteci, eğitmen Seçkin Selvi’ye sunuldu.
Biletleri 12 Eylül Cuma günü satışa çıkacak festivalin programıyla ilgili detaylı bilgi tiyatro.iksv.org adresinde.
DOWN SENDROMLU OYUNCULARDAN HAMLET
Down sendromlu sekiz oyuncunun sahneye taşıdığı Hamlet, Shakespeare’in klasik metnine alışılmışın dışında bir yorum katıyor. Teatro La Plaza topluluğunun, empatiye değil, eşitliğe dayanan bu güçlü sahnelemesinde oyuncular, kendi hayatlarını Hamlet’in evreniyle iç içe geçiriyor, izleyiciye derin bir aidiyet ve varoluş duygusu aktarıyor. Farklılıkta güzelliğin bulunduğu, “kusur” denilen şeylerin kucaklandığı ve Shakespeare’in, sanatın, kültürün herkese ait olduğu bir gelecek hayal eden topluluk New York’tan Edinburg’a pek çok festivalde ayakta alkışlandı. Tiyatronun, bağ kurmak ve dönüşmek için bir alan sunduğunu ve başka mümkün gelecekleri hayal etmeye açılan bir kapı olduğunu bize hatırlatacak oyun 23-24 Ekim’de Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde izlenebilir.

BU YÖNETMELİK SAHAFLIĞI BİTİRİR
TÜRKİYE Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı (TYEK) yeni bir ‘Yazma ve Nadir Basma Eserlerin Tespit ve Tescili Hakkında Yönetmelik’ hazırladı ve yönetmelik 5 Eylül’de Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Sahafların ve koleksiyonerlerin büyük tepki gösterdiği ve bu alanın uzmanlarına danışılmadan hazırlandığını ileri sürdükleri yönetmeliğe göre 1928 öncesine tarihlenen yazma eserlere, nadir basımlara, kartpostal, mektup gibi belgelere, TYEK tarafından tescil ettirilme zorunluluğu getirildi.
Yönetmeliğe göre sahaf, koleksiyoner ya da ailesinden kalma eser bulunan herkes bunları tescil ettirmek zorunda. Türkiye’de bulunan kültür varlıklarını, yazma eserleri kayıt altına almayı amaçlayan yönetmelik uygulama anlamında pek çok sakınca taşıyor.
Sahaflar Birliği Başkanı ve Turkuaz Sahaf’ın sahibi Emin Nedret İşli bu yönetmeliğin sahaflık mesleğini bitireceğini, kendilerinin sadece ikinci el kitap satıcısına dönüştüreceğini iddia ediyor. Ali Emiri, İbnülemin Mahmut Kemal gibi yazma eser koleksiyonerlerinin artık çıkamayacağını, el yazmalarının tavan aralarında ve bodrum katlarında çürümeye terk edileceğini belirten Nedret İşli bir an önce yönetmeliğin elden geçirilmesi gerektiğini söylüyor.
Yönetmeliğe yalnızca sahafların değil, koleksiyonerlerin, kitapseverlerin ve ailesinden kalan eserleri elinde bulunduran herkesin itirazı var.
Emin Nedret İşli
Paylaş