İhsan Yılmaz

İhsan Yılmaz

iyilmaz@hurriyet.com.tr

Özne, Hilmi Yavuz’du ama sergide yoktu

FOTOĞRAF sanatçısı Kamil Fırat ile usta şair ve felsefeci Hilmi Yavuz’un yolları 1980 yılında o zamanki adıyla İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde kesişir.

Haberin Devamı

Hilmi Yavuz’un verdiği Uygarlık Tarihi derslerine giren Fırat’ın üzerinde derin izler bırakır o günler. Derslerin sonrasında ayakastü sohbetlerle başlayan hoca öğrenci ilişkisi yıllar içinde dostluğa hatta ortak üretime dönüşür. Kamil Fırat’ın 1996 yılında, Hilmi Yavuz’un 60’ıncı yaşı için açtığı serginin ve hazırladığı kitabın adı ‘Özne = Hilmi Yavuz’dur. 

Kamil Fırat’ın fotoğraf çalışmalarına her zaman özel bir ilgiyle yaklaşan Hilmi Yavuz’un 1996 yılında sanatçının Kapadokya çalışması üzerine yazdığı yazıyla başlayan süreç günümüze kadar devam etti. 

Hilmi Yavuz’un son otuz yıl içinde Kamil Fırat’ın fotoğraf çalışmalarına yazdığı metinleri bir araya getiren kitabı ve bu metinlerin kaleme alındığı fotoğraflardan oluşan ‘Sözcükler & Fotoğraflar’ sergisi geçen hafta Beyoğlu Çukurcuma’daki G-Art Galeri’de açıldı.

Haberin Devamı

Serigide ve kitapta Kamil Fırat’ın on farklı dönemi yer alıyor. ‘Kapadokya’, ‘Özne = Hilmi Yavuz’, ‘Pervane’, ‘Kıyı’, ‘Kubbe’, ‘Düş Kentleri’, ‘Ufka Dair’, ‘Taş Yüzler’, ‘Atlar & Kentler’ ve ‘Mektuplar’ üzerine yazılmış yazılar, hem Hilmi Yavuz’un ‘imge’ bağlamındaki bakışını hem de Kamil Fırat’ın fotoğraf serüveninin ipuçlarını barındırıyor.

Serginin 5 Aralık Cuma günü gerçekleştirilen açılışında Kamil Fırat tek başına ağırladı dostlarını ve davete katılan sanatseverleri. Gözler Hilmi Yavuz’u aradı ama o yoktu açılışta. Ne yazık ki bir kaza geçirdiği için katılamamıştı.

Bir süre önce müdevimi olduğu The Marmara otelinin kafesinden çıkıp Gümüşsuyu’ndaki evine giderken yolda düşmüş ve kalçası kırılmıştı.

Hastanede yapılan ilk müdahalenin ardından tedavisine evde devam edilen Hilmi Hoca’ya acil şifalar diliyorum.

İki düşünce insanının uzun yıllara yayılan entelektüel ortaklığını görünür kılarak küçük fakat yoğun bir Kamil Fırat retrospektifi sunan sergiden ve kitaptan tadımlık bir seçki yaptım. 31 Ocak tarihine kadar devam edecek sergiye eşlik eden ‘Sözcükler Hilmi Yavuz | Fotoğraflar Kamil Fırat’ kitabına galeriden ulaşılabilir.

Özne, Hilmi Yavuz’du ama sergide yoktuKamil Fırat - Hilmi Yavuz

Haberin Devamı

FOTOĞRAF TAŞ KESİLİYOR

“Kamil Fırat’ın Kapadokya fotoğraflarına bakıyorum – ve Hector Bianchiotti’nin Octavio Paz’ın, Meksika’lı o büyük şairin şiiri için söylediklerini anımsıyorum: “Paz’ın şiirinde düşün ve müzik örtüşür; imgelerin sesi duyulur onun şiirinde... ”İmgelerin sesi! Evet, ama Kapadokya fotoğraflarında bu sesler, loş bir mağarada, alacakaranlıkta, bir eskizaman tılsım metnini mırıldanan dervişin sesini andırıyor: Ezginin ayırdedildiği, ama anlamın kavranamadığı büyülü sesler gibi...

Kamil Fırat’ın fotoğrafının yazınsal ya da şiirsel tılsımı bu işte: Kışkırtıcı imalar, erotic anıştırmalar, tuhaf ve belirsiz göndermeler!

Fotoğraf metnini böyle bir örüntünün içine yerleştiriyor... Ve Kapadokya’nın kayalarına bakarken, ansızın, sesini duyduğunuz imgenin, bir yontunun imgesi olup olmadığını düşünmeye koyuluyorsunuz.

Haberin Devamı

Kayalar, tılsımlı bir sözle bir yontuya dönüşüyor sanki!

Ve Kamil Fırat’ın Kapadokya’larında fotoğraf, taş kesiliyor!

Taş kesilmek!

Kamil Fırat’ın Kapadokya fotoğraflarında imgelerin sesi, sessizliktir aslında! “

Özne, Hilmi Yavuz’du ama sergide yoktu

KUĞUNUN SON ŞARKISI

“Kamil Fırat’ın  bu sergisi, Doğa’nın ölüm kalım savaşının bir alegori olarak anlatımı. Bir öyküleştirme. Ölü kuğuların temsil ettiği ölü Doğa’nın yeniden-üretimine olanak tanıyan koşulların ortadan kalkmış olduğunun; yaşayan, canlı Doğa’nın, ölü Doğa’ya karşı dirilme ve elbette direnme çabasının bir tür Sisyphos çabası olduğunun vahim ve tekinsiz gösterisi...

Alçıda yapılmış beyaz kuğu heykelcikleri, nerede duruyorlar bu fotoğraflarda? Fotoğrafçı (Kâmil Fırat) alçıdan kuğuları nerelere yerleştirmiş?  Doğa’ya karşıt olarak Kültür’ün, alçıdan kuğularla temsil edilen bir mimesis olduğunu mu imâ ediyor bize? Yoksa, evet yoksa, Doğa’nın ölümü ile kitchleşmiş bir Kültür’ün doğumunu mu?

Haberin Devamı

Ama asıl önemli olan, bu serginin mesajında yine bir kuğu’nun bulunması. Bir söylen, bir kuğunun ölmeden önce şarkı söylediğini  bildirir. Kâmil Fırat’ın fotoğrafları, Doğa’nın bir kuğu olarak ölümünün son şarkılarıdır. Evet, son şarkıları!”

Özne, Hilmi Yavuz’du ama sergide yoktu

BİR ‘KUBBEALTI’ FOTOĞRAFÇISI

“Kamil Fırat, kubbe’nin iç görünümünü, bir fotoğraf objesi olarak, İslam sanatının yüzey süslemeciliği geleneğine atıfta bulunarak anıtsallaştırıyor. Kubbenin iç yüzeyinin de, bir ‘kendinde–varlık’ olabileceğini; dahası, kubbenin gerçek estetiğinin, sanki dışıyla değil de, bu dairevi görünümlü iç yüzeyiyle mümkün olduğunu ima ediyor.

Daha önce de yazdım: Yüzeyle (Satıh’la) ilgilenmek bir yüzeyi süslemek, İslam estetiğinin temelkoyucu konseptidir. Kamil Fırat’ın, özel ve kendi imal ettiği bir fotoğraf makinesiyle çektiği kubbe fotoğrafları, iki boyuta indirgenen içbükey kubbe yüzeyinin, nasıl eşsiz bir estetik objeye dönüştürülebileceğini gösteriyor.

Haberin Devamı

Bir ‘kubbealtı’ fotoğrafçısı Kamil Fırat.”

Özne, Hilmi Yavuz’du ama sergide yoktu

Yazarın Tüm Yazıları