Paylaş
Belgede Nâzım Hikmet’in imzası ile 1950 tarih notu ve çizdiği bir portre ile ‘Davet’ şiirine ait el yazısıyla yazdığı şu dizeler vardı:
“Dörtnala gelip Uzak Asya’dan / Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan bu memleket, bizim.
Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak / ve ipek bir halıya benzeyen toprak / bu cehennem, bu cennet bizim...
Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın / Yok edin insanın insana kulluğunu / bu davet bizim...
Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür / ve bir orman gibi kardeşçesine / bu hasret bizim...”
MİT paylaştığı belge ile ilgili herhangi bir açıklama yapmadı. Nerede, ne zaman, kimden alındı bilgisi yoktu. Belli ki Nâzım Hikmet tanıdığı, sevdiği birinin hem portresini çizmiş hem de şiirinden dizeler yazarak kendisine hediye etmiş. Büyük ihtimalle hediye ettiği kişinin evine yapılan bir baskında bu belgeye el koyulmuş, daha sonra da arşive girmiş.

Sosyal medyada portrenin kime ait olduğu üzerine çok yorum yapıldı. Birlikte hapis yattığı Kemal Tahir, Balaban, Orhan Kemal gibi yazar ve sanatçılardan birinin gençlik resmi olabilir diyenler çıktı. Ama onlar değildi.
Ben de merak ettim doğrusu. ‘Nâzım Hikmet’in Yolculuğu’ adlı bir araştırma kitabı da olan kültür arkeoloğu ve yazar Haluk Oral’a göre bu portre büyük ihtimalle Rasih Güran’a ait. Uzaktan akrabası olan Nâzım Hikmet’in serbest bırakılmasında önemli rol oynayan, sosyalist hareketin önde gelen isimlerinden çevirmen ve yayıncı Rasih Güran (1912-1972), hapishanede onu en çok ziyaret eden kişilerden birisi. Hatta Piraye ile aralarındaki haber alışverişini sağlayan, Nâzım içerdeyken onun için yardım kampanyası düzenleyip para toplayan kişiydi Rasih Güran. Memet Fuat ‘Gölgede Kalan Yıllar’ kitabında annesi Piraye’nin Nâzım’ın çevresindeki kişilerden tam bir güvenle sevdiği tek kişinin Rasih Güran olduğunu yazar. Güran’ın gençlik fotoğrafına ulaşamadım ama son döneminde çektirdiği fotoğrafları var.
MİT önümüzdeki günlerde edebiyat tarihine eklenecek, yeni sayfalar açacak farklı belgeler yayınlayabilir belki. Sonuçta ellerinde büyük bir arşiv var. Mesela Sabahattin Ali dosyası erişime açılsa da öğrensek nasıl katledildiğini.
Nâzım Hikmet
TÜRKİYE’NİN ‘KLASİK’ GURURU
TÜRKİYE’nin önde gelen senfonik topluluklarından Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası (BİFO) yaptığı plaklar ve yurtdışında verdiği konserle ününü tüm dünyaya yaymaya devam ediyor. En son nisan ayında Birleşik Krallık’ta beş konserlik bir turne gerçekleştiren ve büyük beğeni alan topluluk şimdi de, Avrupa’nın en büyük bölgesel festivallerinden biri olan ve ‘İstanbul’ temasıyla düzenlenen Schleswig-Holstein Müzik Festivali’nde konser verecek.
Bu yıl 40’ıncı kez düzenlenen festivalden davet alan Borusan Quartet 19-20 Ağustos, BİFO ise 1-2 Eylül tarihlerinde toplam dört konserde sahnede olacak.

‘İstanbul’ temasıyla kentin zengin kültürel dokusunu rehber edinen festivale başarılı müzik birikimiyle renk katacak olan BİFO ve Borusan Quartet, müzikseverlere hem evrensel hem de ulusal ezgilerle çevrili eserleri bir arada sunacak.
Borusan Kocabıyık Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Zeynep Hamedi, “Uluslararası alanda kazandığımız başarılar ve gördüğümüz takdir, hem BİFO ve Borusan Quartet’in yıllar içindeki birikimini hem de vakfımızın eğitime olduğu kadar kültür ve sanata bağlılığını da ortaya koyuyor. Festival de bu yolculuğun anlamlı bir parçası olacak” diyor.
Borusan Quartet
SOLİST FAZIL SAY
Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası, sanat yönetmeni ve sürekli şefi Carlo Tenan yönetiminde gerçekleştireceği iki konserde, piyanist ve besteci Fazıl Say ile aynı sahneyi paylaşacak.
BİFO’nun ilk konserinde Borusan Sanat’ın siparişiyle Cumhuriyetin 100. yılı için bestelenen ve 2023/24 sezonunun açılışında dünya prömiyeri yapılan Fazıl Say’ın ‘100 Yaşında Bir Çocuk’ başlıklı 6. Senfonisi olacak. İkinci konserde ise Beethoven’ın ‘Do minör Piyano Konçertosu’ öne çıkarken, Fazıl Say’ın ‘Umut’ başlıklı 4. Senfonisi ve Tüzün’ün ‘Çayda Çıra’sı yer alıyor.
Borusan Sanat Müdürü Aydın Dorsay, Almanya’nın farklı şehirlerinde ve birbirinden farklı mekânlarında dört konser vereceklerini, 1 Eylül’deki konserin, Hamburg’un simge yapılarından Elbphilharmonie’de gerçekleşeceğini belirtiyor ve ekliyor: “Bu salonda konser verecek ilk Türk orkestrası olacağız, bu yüzden ayrıca heyecanlıyız.”
Fazıl Say
KEDİNİN İLK AYAĞI BELLİ OLDU
İSTANBUL Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından Koç Holding’in desteğiyle düzenlenen 18. İstanbul Bienali’nde yer alacak sanatçılar açıklandı. Christine Tohmé küratörlüğünde düzenlenen ‘Üç Ayaklı Kedi’ başlıklı bienalin ilk ayağında sekiz farklı mekânda, 30’u aşkın ülkeden 50’ye yakın sanatçının eserleri sergilenecek.
2025’ten 2027’ye yayılan üç ayaklı bir yapıya sahip 18. İstanbul Bienali, 20 Eylül–23 Kasım tarihleri arasında ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek. Bienalin bu ilk ayağı “kendini koruma” ve “gelecek olasılıkları” temaları etrafında kurgulanıyor.
Bienal kapsamında İstanbul’un Beyoğlu-Karaköy hattında birbirine yürüme mesafesinde konumlanan sekiz farklı mekânda dünyanın dört bir yanından 47 sanatçının eserleri izleyicilerle buluşacak. Bienalin ilk ayağına Türkiye’den de altı sanatçı katılıyor.
Paylaş