Paylaş
Üyepazarcı yeni yayımlanan anılarında o kitabın araştırmaları sırasında yaşadıklarını da anlatıyor. Bunlardan biri polisiye romanlara olan tutkusuyla bilinen Sultan ll. Abdülhamid’in Sherlock Holmes polisiyelerinin yazarı Sir Arthur Conan Doyle’u İstanbul’da huzuruna kabul edip hizmet madalyası takması ve nasıl yazması gerektiği konusunda tavsiyede bulunması.
1938 yılında İstanbul’da doğan Üyepazarcı, İstanbul Teknik Üniversitesi Makine Fakültesi’ni bitirdikten sonra uzun yıllar Türkiye Sinai Kalkınma Bankası’nda çalıştıktan sonra 1995 yılında emekli oldu. Çocukluk yıllarından itibaren bir kitap sevgisinin ve merakının peşini hiç bırakmayan Erol Üyepazarcı Türkiye’de matbuat tarihinin son 75 yılına yakından tanıklık etmiş, yazar ve çevirmen olarak emek vermiş bir bibliyofil. Pertevniyal Lisesi’ndeki hocası ünlü tarihçi Reşat Ekrem Koçu’dan itibaren tarih, edebiyat, sahaf ve yayın dünyasının hep içinde olmuş bir kitap sevdalısı.
Erol Üyepazarcı çocukluk yıllarından polisiye merakına, yöneticilik tecrübelerinden İstanbul sahaflarına ve tanıdığı edebiyatçılara uzanan anılarını ‘Şerlok Holmes ile Cingöz Recai’nin İzinde Bir Kitap Kurdu’ adıyla kaleme aldı. Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları tarafından yayımlanan kitapta özellikle polisiye romanlar üzerine yaptığı çalışmalar sırasında yaşadıkları edebiyat tarihi açısından da ilginç detaylar barındırıyor.
PADİŞAH DA BAŞIMIZA ELEŞTİRMEN OLDU ÇIKTI
Erol Üyepezercı polisiye tarihiyle ilgili araştırmalarında Sultan ll. Abdülhamid’in polisiye romanlara olan merakını ve Sherlock Holmes öykülerinin yazarı Sir Arthur Conan Doyle ile arasındaki ilginç ilişkiyi nasıl keşfettiğini de anlatıyor.
İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi’nde bulunun Abdülhamid’in kütüphanesinde inceleme yapan Üyepazarcı, padişahın ilk okuduğu Sherlock Holmes öyküsünün 1903 yılında Strand Magazine dergisinde yayımlanan ‘The Empty House’ (Boş Ev) olduğunu söylüyor. Hikâyeyi o güne kadar okuduklarından çok farklı bulan ve beğenen padişah İngiltere’den Conan Doyle’un bütün yayımlanmış eserlerini istetmiş.
Hatta padişah 1907 yılında ikinci karısı ile evlendiğinde balayı için İstanbul’a gelen Arthur Conan Doyle’a Mecidi Nişanı, karısına da Şefkat Nişanı vermiş. Doyle’un İstanbul’a geldiğini padişaha haber veren ve bağlantıyı kuran kişi de Doyle’un yakın arkadaşı, Osmanlı donanmasına müşavirlik yapan emekli İngiliz Amirali Sir Henry Woods’tur.
Padişah, Arthur Conan Doyle’u kabul ettiğinde öykülerini çok beğendiğini söyleyip kendisine iltifatlar eder. Doyle bu iltifatlardan çok memnun olur ama padişah arada eleştirisini de yapar ve şöyle der: “Romanlarınızdan o kadar zevk almadım. Bana kalırsa siz roman yazmayın, uzun hikâye formatında yazın, onlar çok lezzetli.”
Conan Doyle huzurdan çıkarken arkadaşı Woods’a kızgınlıkla, “Padişah da başımıza eleştirmen oldu çıktı” diye serzenişte bulunur.
Erol Üyepazarcı polisiye tutkunu yazar Salah Birsel’den bizzat dinlediği bu anekdottan sonra, “Eğer Abdülhamid bu eleştiriyi yaptıysa bütün Sherlock Holmes eleştirmenleri Abdülhamid ile aynı fikirdedir!” diyor.
Paylaş