Paylaş
Necip Fazıl’ın modern Türk tiyatrosunun kurucularından Muhsin Ertuğrul’un teşvikiyle kaleme aldığı oyun, ilk kez 1937-1938 yıllarında o zamanki adıyla Darülbedayi olan İstanbul Şehir Tiyatrosu’nda sahnelenir ve büyük bir ilgi görür. Muhsin Ertuğrul’un yenilikçi bir anlayışla sahneye koyduğu oyun uzun süre kapalı gişe oynanır ve dönemine göre oldukça cesur ve sarsıcı bulunur. Oyunun sahnelenmesinde karakterlerin metinde Kısakürek’in özellikle üzerinde durduğu ruhsal derinliği ve felsefi sorgulamayı öne çıkaran bir anlayış benimser Muhsin Ertuğrul. Bu anlamda sahne ışığından yararlanması dönemi için oldukça yeni bir anlayış olarak kabul edilir. Necip Fazıl, oyunun 1938 yılındaki ilk basımını Muhsin Ertuğrul’a ithaf eder.

Gerek tiyatro tekniği, gerekse yüklendiği güçlü ve çarpıcı mesajı ile Necip Fazıl Kısakürek’in tiyatro yazarlığında ustalığının tescili olarak kabul edilen Bir Adam Yaratmak üç perdelik bir trajedidir.
“İnsan kaderini mi yaşar, yoksa kaderini kendisi mi yaratır” sorusunu gündeme getiren oyun ölüm ve kadere teslimiyeti sorgular.

Tiyatro yazarı Hüsrev’in Boğaziçi’ndeki yalısında kaleme aldığı yeni oyunu ‘Ölüm Korkusu’nun zamanla gerçeğe dönüştüğünü fark etmesiyle gelişen olayları anlatan ‘Bir Adam Yaratmak’, tiyatro literatürünün en çok sahnelenen eserleri arasında bulunuyor.
Oyun içinde oyun şeklinde ilerleyen eserde ‘Ölüm Korkusu’ adlı piyesin kahramanı, annesini kaza kurşunu ile öldürünce aklî dengesini kaybeder ve daha önce babasının yaptığı gibi kendisini bahçedeki incir ağacına asarak intihar eder. Hüsrev’in yalısının bahçesinde de bir incir ağacı vardır ve onun babası da kendisini bu ağaçta asmıştır.

Yücel Çakmaklı tarafından 1978 yılında TRT için televizyona uyarlanan Bir Adam Yaratmak’ta Ahmet Mekin, Süleyman Turan, Suna Yıldızoğlu, Kenan Pars, Şaziye Moral ve Feridun Çölgeçen rol almıştı.”

Muhsin Ertuğrul
Paylaş