Morrissey'den beklenen açıklama geldi

Geçtiğimiz haftalarda 11. stüdyo albümü ‘Low In High School’u yayınlayan Morrissey son dönemde verdiği demeçlerden ötürü eleştiri oklarının hedefinde kalmıştı.

Hazır kış gelmiş, havalar tam da yeni melankolik Morrissey şarkıları için yeterli koşulları sağlamışken, tüm medya Morrissey’in son dönemde Kevin Spacey ve Harvey Weinstein skandalları hakkında yaptığı yorumları konuşur oldu.

Morrisseyden beklenen açıklama geldi

Sivri diliyle her daim dikkatleri üzerine çeken Morrissey, son aylarda taciz iddialarıyla Amerika’yı ve dünya gündemini ciddi şekilde sarsan önce Harvey Weinstein skandalı, daha sonra da Kevin Spacey’nin adının geçtiği iddialar üzerine yaptığı yorumlarla en az bu skandallar kadar kendisinden söz ettirmişti. Sanatçı Der Spiegel’e verdiği röportajda yaptığı açıklamalar üzerine aldığı negatif eleştiriler üzerine dün resmi facebook sayfasından bir açıklama yaptı.

Morrissey’in resmi facebook sayfasından yaptığı açıklamada, Berlin’den Los Angles’a kendisiyle röportaj yapmak için gelen Der Spiegel ekibinin hevesinin, kendisiyle aynı bakış açısında olduğunu sanmasının, bu yaşananlar sonrasında büyük bir hayal kırıklığı olduğunu söylemiş. Yayınladığı açıklamada Kevin Spacey’nin adının geçtiği taciz suçlamalarından ötürü ona kesinlikle hak vermediğini, hiçbir türlü taciz ve cinsel istismarı tasvip etmediğini ve savunmadığını, bu konular hakkında söz konusu söyleşide aktardıklarının Der Spiegel tarafından çarpıtıldığını üstüne basa basa açıklamış. Açıklamalarına bir daha yazılı basına hiçbir koşulda konuşmayacağını ekleyen sanatçı, müzik dünyasında ve politikada fark yaratmak isteyen insanların günümüzde yok sayıldığını ve susturulduğunu belirtmiş.

Morrisseyden beklenen açıklama geldi

Söz konusu açıklamada Morrissey, Der Spiegel’e verdiği röportajda söylediklerinin çarpıtıldığını, röportaj sonrasında kamuoyunun verdiği tepkilere cevap olması için röportajdaki ses kaydının kendisine verilmesini talep ettiğinde bu isteğinin reddedildiğini, sadece bu durumun bile kendi başına büyük bir cevap olacağını belirtmiş. Bakalım Morrissey’in bu çıkışına karşı taraftan nasıl bir yanıt gelecek?

 

KEŞİF: FARKETMEZ BAND

 

Morrisseyden beklenen açıklama geldi

 

Yepyeni bir grubu sizlere tanıtmak istiyorum.

Kasım ayının son haftası ilk albümleri ‘Deeelicious’u yayınlayan grup Farketmez’in temelleri aslında 2013 senesine dayanıyor. O zamanlar ‘Million Dead’ grubundan Cameron Dean ve Carlos Valderrama’nın birlikte müzik yapmaya başlamasıyla ‘Farketmez’in de tohumları bu dönemde atılmış. 2014 senesinde grup son haline Hasan Kunt Yılmaz’ın bas gitarda, Selçuk Güllü’nün klavye ve saksafonda yer almasıyla kavuşmuş.

Farketmez’in yaptığı müzik Rock, Caz ve enstrümantal stillerin dengeli bir sentezi olarak açıklanabilir. Grup özellikle 2015’in sonundan beri İstanbul’da Pendor Corner, Peyote ve Karga gibi önemli sahnelerde performanslarını sergilerken, geçtiğimiz haftalarda da ilk albümleri ‘Deeelicious’u yayınladı. İlk stüdyo albümlerinden yayınladıkları ilk video klip çalışması ‘Reverse Afro’ şarkısına gelirken, yakında ikinci video klip çalışmalarını da yayınlamaya hazırlanıyorlar.

İlk albümlerinde yer alan bestelerini genel olarak grup halinde doğaçlama çaldıkları anlarda oluşturduklarını belirtirlerken, stüdyoda birlikte daha çok vakit geçirdikçe yaptıkları şarkıların da zaman içinde olgunlaşıp son hallerine geldiğini belirtiyorlar. ‘Deeelicious’un kayıtları Maslak Deneyevi’nde Sevan Çizmeci tarafından kaydedilirken, iki üç seferlik yoğun kayıt döneminin çok keyifli geçtiğini belirtiyorlar.

Bu yıl içinde Sofar Istanbul sahnesinde de şarkılarını seslendirme fırsatı bulan grup, Nişantaşı’nda bir evde gerçekleştirdikleri bu özel performansın kendileri için bir başka yeri olduğunu söylüyorlar. Farketmez’in yenilikçi ve farklı müziğini canlı canlı izlemek isteyenler, 16 Aralık Cumartesi günü Karga’daki performanslarını kaçırmamalarını öneririm.

 

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Evde

Son birkaç aydır merakla yayımlanmasını beklediğim ‘Evde’ albümü geçen hafta Universal Müzik Türkiye etiketiyle dijital platformlarda yerini aldı. Pandemi döneminde yapılan albümlerin detayları, hayatımızın önceki normaline göre benim daha çok ilgimi çeker oldu. ‘Evde’ albümü de tam böyle bir dönemin ürünü olduğu için, ortaya çıkış hikâyesi ve tüm detayları çok merakımı çekiyor.

Canozan ile pandemi döneminde All Access Youtube söyleşisi yaparken, evde müzik üretirken sesi açıp daha rahat çalışmak istiyorum ama şehir içindeki yaşamda bu konu o kadar da kolay olmuyor dediğini çok iyi hatırlıyorum.  ‘Evde’ albümünün fikir tohumları bu konudan ortaya çıkmış. Ses sorunu yaşamadan, aklına uyan, birlikte müzik yapabileceği müzisyenlerle bir eve kapanıp rahat rahat müzik yapmak fikri giderek daha da güçlenmiş. Pandeminin konserlere imkân vermemesi, bu zamanı en azından daha yaratıcı bir şekilde değerlendirme fikri bir eve kapanıp albüm yapma fikrine evrilmiş. Nova Norda, Birkan Nasuhoğlu ve Sedef Sebüktekin ile 21 gün Sapanca’da bir evde ortak bir albüm yapma fikri hepsine büyük bir heyecan aşılamış ve sonunda hedeflerine ulaşmışlar.

21 gün sonunda ortaya çıkan 8 şarkılık bu albüm benim için tür anlamında büyük bir ters köşe oldu. Daha akustik temalı bir albüm beklerken, ekibin ortaya çıkarttığı şarkılar hem çok yenilikçi, hem de tahminimden daha enerjik şarkılardan oluşuyor. Pandemi gündemi, karamsarlık, bilinmezlik bir yana, Nova Norda, Birkan Nasuhoğlu, Canozan, Sedef Sebüktekin karanlık ve negatif duyguları bu albüme hiç yaklaştırmamışlar. Chill, upbeat, elektro akustik türlerin etrafında ama en önemlisi dinleyeni iyi hissettirecek modların temelde olduğu nefis bir albüm olmuş.

Albümün çıkış şarkısı benim de favorilerimden olan ‘Bir Yol Buldum’ ile oldu. Şarkının Can Özen yönetimindeki klibi de nefis olmuş. Dilerim devamında albümden bir sürü klip gelmeye devam eder. En çok da ‘Vazgeçtim’in de bir video ile taçlanmasını çok istiyorum.

Yıldızlar: Keyfim Yerinde, Bize Göre Değil, Olacak Elbet

Oscar’ımı Verdim Gitti: Şehrin Işıkları, Vazgeçtim, Bir Yol Buldum, Keyfim Yerinde

2021’in İlk Festivali: Milyonfest Online

14-18 Ocak tarihleri arasında online etkinlik ve gösteri platform Sosyo’da yılın ilk festivali Milyonfest Online gerçekleşti. 5 günlük canlı yayın maratonunda 15 sanatçı sahne aldı. Pandemi döneminde konser ve festivaller eski normal düzenine gelene kadar online etkinlikler tek çıkış noktamız.

Sertab Erener, Ceza, Can Bonomo

Yazının Devamını Oku

Kendi Okyanusunda Bir Sanatçı: Mark Eliyahu

Mark Eliyahu ne zaman İstanbul’a konsere gelse o biletler hep kısa sürede biter, sonra da herkes her yerde bilet arardı. 4 sene önceki İstanbul konseri öncesinde röportaj yaptığımızda, kendisinin sakinliği ve müziğin ona verdiği huzuru hala hep aklımdadır. Bu anlamda çok farklı ve özel bir sanatçı olduğunu düşünüyorum.

15 Ocak’ta Zorlu PSM’nin online konserinde sahne alacak sanatçı ile gündemi, canlı ama dijital konserleri, yani şu anki yeni hayatı konuştuk.

Canlı konserlerin her zaman yerinin başka olduğunu belirten sanatçı, izleyiciyle göz göze o kalabalıkta performans vermenin bir sanatçı için paha biçilmez bir şans olduğunu belirtse de, online konserlerin de kendisi için yeni ve güzel bir deneyim olduğunu söyledi. Konserlerinin seyahat edebildiği şehirlerle sınırlı olduğunu düşününce, istediği ses kalitesinde bir performansı dijital olarak sevenlerine sunabilmenin muazzam bir şans olduğunu belirten Eliyahu bu anlamda çok şanslı olduğunu belirtiyor. Pandeminin başlarında sadece kendi telefonu üzerinden yaptığı yayınlardan, şimdi daha profesyonel bir ekip ile ışık, ses ve çekim kalitesinin geldiği noktadan hem mutluluk duyuyor, hem de bu gelişimin bir anlamda da büyük bir tecrübe olduğunu düşünüyor.

Pandemi dönemi üretim anlamında Mark Eliyahu’ya yaramış. Bu zor günlere rağmen çalışarak vakit geçiren sanatçı yepyeni şarkılar yapmış. Muhtemelen yakın gelecekte bu şarkıları hep birlikte dinleyeceğimizin müjdesini veren sanatçı, hayat bizi bu dönemde her ne kadar zorlasa da sanatın her koşulda ayakta duracağına inandığını da belirtmeden geçmiyor. Performans sanatları açısından çok zor bir dönemden geçtiğimizin herkes gibi kendisini de farkında olduğunu söylerken, bu günler geçtiğinde yine de konserlerin hayatımızın bir parçası olmaya devam edeceğine emin olduğunu belirtiyor.

Yakın zaman önce yayımlanan ‘Always Now’ şarkısı sanatçının pandemi zamanı yaptığı bir şarkı. Şarkının anlattığı her şey aslında akışta kalmayı, yarın, sonraki gün ne olacak kaygısından ziyade hep bu anda kalmayı anlatıyor. Aşk ve sadelik üzerine hislerini kaleme aldığında ortaya ‘Always Now’un çıktığını belirten Eliyahu, şarkının ona hissettirdiklerinden ötürü çok mutlu olduğunun altını çiziyor.

 

4 sene önceki söyleşimizde kariyerinde ilk günlerine kıyasla nelerin değiştiğini sorduğumda, Mark Eliyahu o zamanlar daha geleneksel bir rüzgârla müzik yaptığını, bunun yerini artık daha hissettiği gibi müzik yapmaya bıraktığını açıklamıştı. Şimdi neler hissettiğini sorduğumda, insanın zamanla kendisini bulmasının keyfinden bahsetti. Kendini bulmanın detaylarını verirken, bunun müziğine de yansıdığını ve kendini daha iyi ifade eden bir üretime dönüştüğünü söyledi. Geleneksel anlamda bir müzik yapmanın az ya da çok ifade edilecek bir şey olmadığını aslen müziğinde tam anlamıyla kendini anlatabildiğini hissettiğini söyledi. Müziğin uçsuz buçaksız bir okyanus olduğunu söyleyen Eliyahu, başlarda okyanusun kıyısında yüzerken, seneler içinde yüzmeyi daha iyi öğrendiği için müziğinde daha da derinleştiğini belirtiyor. Bu okyanusta birlikte gezinmenin en güzel yanı da kendisini 15 Ocak’ta Zorlu Psm online konserinde izlemekten geçiyor!

 

Yeni Çıkış

Yazının Devamını Oku

Gain İle Yepyeni Bir Dünya!

Yeni yıla kısa bir süre kala yayın hayatına giren Gain, en büyük alışkanlığım olmak üzere emin adımlarla ilerliyor.

Son bir haftadır telefonu elimden düşürmeden ne kadar içerik varsa nerdeyse hepsini izledim. Logosuyla Banksy’e selam eden yeni yayın platformu Gain’de müzikten, belgesele, diziden, eğlence programlarına oldukça zengin bir içerik havuzu var.

Beni en çok etkileyen özelliği nerdeyse her içeriğin hap gibi kısa ama yeterli uzunlukta olması. Misal dizilerin her bölümü maksimum 15 dakikalarda olması harika. Belgesel ve haber içerikleri ise detaylarda değil daha çok kısa anlatımlarla tam hedefe koşmuş.

Gelelim iştahımı en çok kabartan müzik içeriklerine. Teoman’ın Gain’e özel yaptığı performansına hayran kaldım. Performans mekânın tasarımının güzelliği, performansın sadeliği ve etkileyiciliği bu sefer performans bitince neden daha çok yok diye hayıflandırdı. Mirgün Cabas ile Teoman söyleşisi ise en çok beğendiğim işlerden biri oldu. Söyleşi bir çırpıda izleniyor ve fakat biraz küt diye bitiyor. Söylemeden geçemeyeceğim bitiş kısmı böyle aniden olunca, acaba devamı mı var diye baya arandım ama bulamadım, sonra bu kadarmış diyerek ikna oldum.

Nükhet Duru’nun ‘Uzunlar’ performansı, Can Güngör’ün ‘Gündüz Tarifesi’, Ceylan Ertem’in ‘Namus’ yorumu Gain’i aklıma kazıyacak nefis işler oldu. Bütün bunların üzerine yılbaşı gecesinin en orijinal programlarından biri olan Mücbir Sebepler’in Gain’de canlı yayınla sürprizden sürprize 1991 yılına geri sayım yapması da ayrıca çok eğlenceliydi.

Konserler JoJo’da!

Pandemi henüz bitmediği gibi, koşullar biraz rahatlasa da kapalı alanlarda konser konusu hala bir muamma. Bu sene içinde uzunca süre kapalı alanlarda konserlerin yapılmasının zor olduğunu düşülünce bu dev ihtiyaç ‘JoJo’yu doğurmuş oldu.

Müziğin herkese ulaşmasını hedefleyen JoJo ekibinin yaptığı işin kalitesini Cem Adrian konserini izleyerek yakından takip ettim. Genelde dijital platform üzerinden yapılan konser veya performans işlerinde ses kalitesi dinleyicinin olduğu kadar sanatçıların da en çok üstünde durduğu konudur. Bu açıdan JoJo’daki  performans kalitesinin net olarak sınıfı geçtiğini söyleyebilirim. Konseri hem kulaklığımla, hem de kulaklık olmadan dinlediğimde ziyadesiyle tatmin edici olduğunu söylemem gerekiyor. Uygulamanın bir diğer güzel yanı da, konseri tek başınıza izleyebileceğiniz gibi, size özel açılan bir odada 5 arkadaşınızla birlikte izleme imkânınız mevcut.

Birkan Nasuhoğlu’ndan GEL!

Yazının Devamını Oku

2020’nin Yabancı Albümleri

Senenin son yazısı geldi çattı. Bu yazıda 2020’nin öne çıkan yabancı albümlerini sizler için derlemeye çalıştım.

2020’nin inişleri ve çıkışlarına rağmen birbirinden nefis albümler bu seneye renk, dans ve bir o kadar da anı kattı. İçinden geçtiğimiz ve hala da devam eden enteresan pandemi günleri ile bu sene sona eriyor. Dilerim 2021 bizi sağlıklı ve mutluluk dolu günleriyle şaşırtır, geçtiğimiz bu zor seneyi neşesiyle geride bırakır. Hepinizin yeni yılı kutlu olsun, müzik dolu olsun.

OCAK

Halsey senenin başında Ocak ayında nefis bir başlangıç yaptı. Sanatçı 3. albümü ‘Manic’ yayımlanmasının kendisi için en cesur hareket olduğunu belirtirken bu albümde Alanis Morissette ile bir şarkı yapması benim için fevkalade bir durumdu. Kırılganlığını ve samimiyetini sonuna kadar şarkılarında yansıtan sanatçı, Grammy’de bu nefis albümle bir adet adaylık bile alamayınca haliyle açtı ağzını yumdu gözünü. Kimseden çekinmediğini, onu geldiği bu noktaya hayranlarının getirdiğini, ödüllerin kendisi için bir anlamının olmadığını belirten açıklamalarla seneyi kapattı.

ŞUBAT

Takvimler Şubat ayını gösterdiğinde, belki de bu senenin en iyi albümlerinden biri olan Tame Impala’nın ‘The Slow Rush’ yayımlandı. Merakla beklenen bu albüm eminim çaldığı her yerde disko topunu otomatik olarak tepeden inip içimize neşeyi bıraktı. 2020’nin doğal fonda çalan müziği olan bu nefis albüm, hem birçok sanatçıya ilham oldu, hem de bu zor seneyi bir nebze kolay atlatmamıza imkan verdi. ‘Borderline’, ‘Breathe Deeper’, ‘Lost In Yesterday’ ve ‘Is It True’ albümden inciler olarak hafızalarımızda yer etti.

Caribou’nun ‘Suddenly’ albümü senenin en sepmatik ve sıcak dans albümlerinden biri olarak hayatımıza Şubat ayında adım attı. Bir önceki albümünden sonra araya 5 sene gibi geniş bir zaman alan Dan Snaith, ‘Suddenly’ ile en kişisel çalışmasına imza atmış. ‘Never Come Back’, ‘Home’, ‘You And I’, ‘Sun’ albümün öne çıkan şarkıları olsa da, bir bütün olarak albümü dinlediğinizde pozitif bir meltem size koşuveriyor.

Nashville’in gözbebeği Soccer Mommy, nam-ı diğer Sophie Allison’un ikinci stüdyo albümü ‘Color Theory’ Şubat ayına bir güneş gibi doğmuştu. Genç sanatçı hem kişisel hayatını, hem de duygusal ve ruhsal hayatına büyüteç tuttuğu yeni şarkılarıyla, senenin en çok dinlenen albümlerinden birine imza attı.

Şubat ayının kapanışını

Yazının Devamını Oku

2020’nin Yerli Albümleri ve Teklileri

2020’nin herhalde en keyifli anları sonları oluyor. Keyifli diyorum, çünkü nedense yeni bir yılın başlayacak olması yine de bir umut barındırıyor bence. Her açıdan çok zor bir seneyi geride bıraktık. Covid salgınıyla bu seneyi geçirip, nasıl mücadele edeceğimizi öğrenirken, senenin büyük çoğunluğu imkânı olanlar için evlerinde geçti ve bir süre daha bu şekilde devam edecek gibi görünüyor.

Ekonomik anlamda birçok sektör bu salgından ötürü yara alırken, dünyada en büyük zarar alan iş kolları performans sanatları ve müzik sektörü oldu. Bu duruma rağmen yayımlanan albümleri ve teklileri derleyip yılsonu yazısı yazmak için masa başına oturunca aslında üretim anlamında son senelerin en verimli denebilecek senelerinden birini geçirmişiz diye düşündüm.

Her ay aldığım albüm ve teklilerin notlarını şu şekilde:

OCAK

Ocak ayının ilk haftaları genel anlamda 2019’ın rehavetiyle geçti galiba. Ayın ortasına geldiğimizde, bir süredir merakla takip ettiğim Minas Ceylin’in ‘Kaybolursam Şarkı Söyle’ adlı albümü yayımlandı. Otobiyografik albüm sanatçının kendi köklerini aramak için yollara düştüğü seyahatinde aldığı notlar şarkılara dönüşüp albümle son noktaya ulaşmış. ‘Mütevazı Bir Aşk Hikâyesi’ ve ‘Tüm Çiçekli Şiirler Sana’ albümden aklıma not ettiğim şarkılardı. 

Ocak ayında piyasaya çıkan Ceylan Ertem’in ‘Cahille Sohbeti Kestim’ albümü de listemde yer alan bir diğer albümdü. Albümdeki ‘Yaktın Yandırdın Beni’ ve Can Güngör ile birlikte seslendirdiği Fikret Kızılok’un ‘Farketmeden’ yorumu muhteşem.

ŞUBAT

Notlarımda Şubat ayına gelince, henüz önümüzdeki aylar başımıza neler geleceğini bilmeden hemen önceki zamanlar, Ufuk Beydemir ikinci stüdyo albümü ‘Kristal Oda’yı yayımladı. Sanatçının ikinci stüdyo albümü tam bir rock şöleni olduğu için canlı performanslarının çok keyifli olacağını düşünmüştüm. ‘İşte Bir Anda’ , Dünya Gibi’ ve ‘Gerçek Nerede’ albümün yıldızları olarak işaretlemişim. Dilerim bu şarkıları ve daha fazlasını 2021’de canlı canlı konserlerde dinleriz.

Şubat ayında

Yazının Devamını Oku

Taylor Swift’ten Bir Sürpriz Daha: Evermore

Taylor Swift bu senenin en sürpriz dolu sanatçısı oldu.

 

Geçtiğimiz Temmuz ayında yayımladığı indie esintili ‘folklore’ albümü 2020’nin en çok dinlenen çalışmalarından olurken ve hatta etkileri daha çok tazeyken Taylor Swift tıpkı ‘folklore’ gibi yine ansızın bir albüm daha yayımladı.

İlk albüm yayımlandıktan sonra rahatlayacağını düşünen sanatçı, şarkıların devamının geldiğini hissettiği için çalışmayı kesmemiş. Kendisinin de deyimiyle ‘folklore’a kız kardeş olarak gelen ‘evermore’ sonrasında aslında bir bütünlenme hissi oluşmuş. Folklore’da birlikte çalıştığı Aaron Dessner, Jack Antonoff’a ek olarak The National’dan Bryce Dessner da ekibe dahil olmuş.

Taylor Swift, 2019 senesinde çıkarttığı ‘Lover’ albümünden beri daha farklı bir yolda ilerliyor. Önceki yayımladığı altı albümüyle ilgili yapımcısıyla yaşadığı sorunlardan ötürü artık kendi başına ilerleyen Taylor Swift bu konuda aldığı yaradan mıdır bilinmez, son 1.5 yılda önceki albümlerinin yarısı kadar albüm yayınladı bile. Gerçekten bu hızla giderse geçmişteki albümlerinden daha çok albüm yayımlayarak bu yarışı önde bitirebilir.

‘folklore’ ve ‘evermore’un yanı sıra Taylor Swift pandemi süresinde önceki albümlerini yeniden kaydettiğini de duyurdu. Taylor Swift adeta yemiyor, içmiyor sürekli şarkıları üzerine çalışıyor, sanki onlarla besleniyor. Eski yapımcısıyla yaşadığı bu savaşın ikinci perdesi muhtemelen önümüzdeki sene eski albümlerinin yeniden kaydedilmiş halleri yayımlanınca yaşanacak. O zamana kadar bu konuda heyecan dalgası bu bilgi düzeyinde aklımızda yerini koruyacak.

‘evermore’a geri dönersek, albümün ‘folklore’a yakınlığı sanatçının kendisinin de ifadesi olsa da, tek dinlemeyle içine girilecek ve yorum yapılacak bir çalışma değil. ‘folklore’u daha yeni yeni sindirmeye başlamışken 4.5 ay sonra ‘evermore’ bir gecede ortaya çıkınca ben de herkes gibi çok heyecanlandım. Gözlemlediğim kadarıyla Taylor Swift hayranı olmayan birçok kişi ‘folklore’ sonrası yaşadığı şoku ‘evermore’un ortaya çıkmasıyla bir kere daha yaşıyor. Daha önceden Taylor Swift dinlemeyen birçok müziksever ‘folklore’ ile başlayan bu yolda ‘evermore’ ile devam ediyorlar.

‘evermore’ yine hikâye anlatımı üzerine kurulu, sözlerin daha önde olduğu, prodüksiyonun tıpkı ‘folklore’ gibi sade ve akıcı bir düzende hazırlanmış. ‘folklore’ da Bon Iver düeti ‘Exile’ herkesi şoklayıp, hayran bırakmıştı. ‘Evermore’da Taylor cömert davranmış tek değil 3 düet yapmış. Üstelik sadece Bon Iver’ın yanı sıra bu albüme The National ve HAIM de Taylor’a eşlik ediyorlar. En iyi bildiği şey olan müziği, çalışmayı hiç kesmeden sürekli üretmeye kendini adamış bir müzik insanı Taylor Swift. Özellikle böyle enteresan bir senede iki tane güçlü albümü bu kadar hızlı bir sürede hazırlayıp yayımlaması akıl almaz bir durum. Bu albümler Taylor Swift’in hem kendi kariyeri için bir dönüm noktası, hem de geçmişse dönüp baktığında tarihe bıraktığı unutulmaz bir iz olacak.

Yıldızlar:

Yazının Devamını Oku

Hayata

Geçtiğimiz hafta Cuma gününden beri eminim benim gibi birçok müziksever senelerdir beklediği bir albüme kavuşmanın mutluluğunu yaşıyorlar.

Onur Özdemir’in Sakin 2. albüm demolarından oluşan ‘Hayata’ albümü hepimizi 12 sene öncesine ışınladı. Kimle konuşsam herkes dev bir nostalji treninde geziniyor. Kimisi üniversite anılarında, kimisi bahar şenliklerin gerçekten şenlik gibi olduğu dönemlerdeydi. Aslında sanırım hepimiz müziğin büyülü yükseliş trendinin yaşandığı o tatlı günleri geri dönmeyi, bunu da Sakin ile yapmayı çok özel bulduk diye düşünüyorum.

Onur Özdemir senenin sonuna doğru bize nefis bir yeni yıl hediyesi verdi. Sakin 2. albüm demoları öncesinde bu heyecanı daha da katmerli bir hale getiren yepyeni bir şarkı daha var o da ‘Haydut’.  Onur Özdemir, yepyeni şarkısı ‘Haydut’ u yayımlayarak hem eski ‘Sakin’ günlerine bir selam verdi, hem de Onurr projesine ek olarak kendi adıyla çıktığı bu yeni bir yolu da resmi bir hale getirdi diye yorumluyorum.

Gelelim ‘Hayata’ albümüne ve hissettirdiklerine. ‘Yasak Rüya’ ile başlayan albüm senelerdir akıllarda saklı kalan, Sakin sevgisini perçinleyen ama bir bütün olarak tek albümde taçlanamayan şarkıların birbiri arkasına geldiği 10 şarkılık nefis bir albüm. ‘İlk Yara’, ‘Semender Dürtüsü’, ‘Eksik Şarkı’, ‘Kurtlu Kuyu’ dinledikçe tekrar tekrar başa döndüren şarkılar. Beni özellikle bu albümde en çok etkileyen şarkı ‘Hangi İz’ ve ‘Lhasa’ oldu. Özellikle ‘Hangi İz’i bu sene mart ayında Onur’un sosyal medyada canlı yayında söylerken yaşadığı duygusallığı, şarkıyı her dinleyişimde aklımdan çıkartamıyorum. Albümün yayımlanmasının hemen ardından Onur ile bir All Access Youtube çekimi daha yaptık. Yakın zamanda yayında olacak bu bölümde yine sürpriz ve aşırı mutlu haberler var!

Moğollar’dan 11 Yıl Sonra Albüm

Dile kolay 52 yıllık bir grup Moğollar. 11 yıl aradan sonra yeni bir albümle geri dönüyorlar. ‘Anatolian Sun Part 1 & Part 2’ adlı albümleriyle doğrudan plağa kayıt yöntemiyle, dünyaca ünlü Artone Studio’larında kaydedilen bir müzik şöleni bizleri bekliyor.

11 yıl sonra gelen iki albümlük plak formatındaki bu çalışma grubun konserlerdeki performanslarına en yakın kayıt olma özelliğini taşıyor. Gülbaba Records & Night Dreamer Records etiketiyle 11 Aralık’ta yayımlanacak olan albüm, tek seferde ve canlı kaydedilmiş. Prodüktörlüğünü Murat Erel’in üstlendiği ‘Anatolian Sun’ün büyük sürprizi ise Cem Karaca ve Moğollar’ın 1973’te yayımladığı ‘Gel Gel’ grup tarafından 47 yıl sonra yeniden kaydedilmiş.

Mariah Carey Rekoru Geliyor!

Yılın Mariah Carey dinlemelerinde rekorları altüst eden o dönemine geldik yine.

Yazının Devamını Oku

Grammy Krizi

Geçtiğimiz hafta müzik dünyasının en prestijli ödüllerinden biri olarak anılan Grammy adayları açıklandı. Adaylar açıklandı açıklanmasına ancak olayların ardı arkası kesilmedi. Krizin kahramanı The Weeknd ve herhangi bir dalda bir tane bile adaylığının olmamasıydı.

Açıklanan adaylıklardan sonra The Weeknd, ödül töreninin şaibeli olduğunu, hem kendisine hem de tüm hayranlarına bir dalda bile aday gösterilmemesinin nedeninin açıklanması gerektiğini sosyal medya profilinden dile getirdi. Bununla kalmayıp Super Bowl’da yapacağı performanstan ötürü Grammy’deki performansının sorun olmasıyla ilgili yorumlar yapan sanatçının, ‘adaylık yoksa performans da mı olmuyor?’ diyerek sitemini dile getirdi.

İlk etapta sessiz kalan akademinin başkanı ve Ceo’su Harvey Mason, daha sonrasında The Weeknd’in üzüntüsünü makul ve anlaşılabilir karşıladığını, bu sene yayımladığı dinleme rekorları kıran albümü ‘After Hours’un ve performanslarının dünya çapında büyük ilgi gördüğünü, bütün bunları takdir ettiğini belirten bir açıklamada bulundu. Adaylar listesinin oylamasının The Weeknd’in Super Bowl’daki performansının duyurusundan daha önce netleştiğini, Grammy’deki aday olmamasının bu durumla hiçbir alakasının olmadığını belirten Mason, her iki etkinlikte de performans yapabileceğini kendisine belirttiklerini açıkladı.

Her ne kadar bu açıklamalar yüreklere su serpmeye niyetlense de, The Weeknd’in başarısına karşın hiçbir dalda aday olmaması sanatçı dostları tarafından da protesto edildi. Protesto edenlerin başında kendisiyle aynı kaderi paylaşan Halsey yer alıyor. Sanatçının bu sene yayımladığı ve dinleme rakamlarında yüksek trendler yakalayan ‘Manic’ albümüyle nasıl olur da bir tane bile adaylık alamaz ben de gerçekten anlam veremiyorum. Drake, Elton John’un da aralarında yer alan birçok sanatçı The Weeknd’in aday olmamasına karşı akademiyi protesto ederken, özellikle kategorilerle ilgili Grammy’nin senelerdir yaptığı haksızlıklarla ilgili tartışma bir başka boyuta dönüşmeye başladı. Ocak ayının sonunda gerçekleşecek olan ödül törenine kadar bu konunun sakinleşeceğine pek ihtimal vermiyorum. Bakalım ödül gecesi bizi nasıl sürprizler bekliyor, bekleyip göreceğiz.

Dua Lipa’nın Online Konser Rekoru

Geçtiğimiz hafta Cuma gecesi Dua Lipa için fevkalade önemli bir geceydi.

Sanatçının pandemi sürecinde yayımladığı ikinci stüdyo albümü ‘Future Nostalgia’ şarkılarını da seslendireceği, haftalardır duyuruları yapılan ilk dijital konseri olan ‘Studio2054’ yayımlandı. Türkiye saatiyle 23:00 gibi başlayan konserde, Dua Lipa dans dolu bir şov hazırlamıştı. Uzun zamandır konsere hasret biri olarak gerçekten evde televizyona baka baka resmen konser havasına girdim.

70 dakikalık durmadan dönen bu diskoda, Dua Lipa’ya FKA Twigs, Elton John, Kylie Minogue, Bad Bunny, J Balvin gibi isimlerin de katılımı elbette etkinliği daha da büyük bir geceye dönüştürdü. Benim için gecenin tek hüsranı yakın zaman önce Miley Cyrus ile düet yaptığı ‘Prisoner’ın video klip gibi izlememizdi. Keşke bu bölümünde Miley Cyrus da Dua Lipa ile birlikte bu çekimde yer almış olsaydı diye içimden geçirdiğimi itiraf etmeliyim. Onun dışında her anı ince bir titizlikle işlenmiş, nefis bir konser izledik. Dua Lipa’nın Studio2054 performansı dijital konserlerin prodüksiyonu anlamında bence büyük bir örnek olarak hem tarihte yerini almış oldu hem de çıtayı oldukça yukarı taşıdı.

Bu özel gecenin izlenme rakamları geçtiğimiz gün açıklandı ve büyük bir rekora da imza attı. Dua Lipa’nın Studio2054 konseri, dünya genelinde Cuma gecesi yaklaşık 5 milyon kişi tarafından izlenmiş. Rakamların coşkusuyla tüm sevenlerine teşekkür demetlerini sosyal medya profilinden sunan Dua Lipa’nın bu özel konseri Pazar gününe kadar devam indirimli fiyat ile izlenebilir durumda. Hafta sonu sokağa çıkma kısıtlamasında bence kaçırılmayacak bir etkinlik olduğunu düşünüyorum.

Yazının Devamını Oku

Romantik

Gökhan Türkmen 5. stüdyo albümü ‘Romantik’ geçtiğimiz hafta yayımlandı.

Sanatçının 2019 senesinde hazırlıklarına başladığı ‘Romantik’ albüm projesi 10 şarkıdan oluşuyor. Geçtiğimiz yıldan itibaren her ay yayımladığı single çalışmalarıyla adım adım bizi albüme yakınlaştıran Gökhan Türkmen, bu süra zarfında yayımladığı şarkılara 4 yeni daha şarkı ekleyerek ‘Romantik’i müzikseverlere sundu.

‘Romantik’in prodüktörlüğünü Tunç Çakır üstlenirken, albümün kapak fotoğraflarını Hakan Adil çekmiş. Her yaptığı çalışmada mutlaka bir yeniliği de hayatına katan Gökhan Türkmen, ‘Romantik’ albümünde akustik temalara hem modern bir dokunuş getirmiş. Albümün enstrüman reçetesi de oldukça zengin. Akustik gitar, rock ve caz davullar, ukulele, harmonika, yaylıların da ekisiyle hem rock hem de country duygularını bir bütün olarak barındıran ‘Romantik’in çıkış şarkısı albümün de açılış şarkısı olan ‘Derdim’ oldu.

Sözü ve müziği Gökhan Türkmen’e ait ‘Derdim’ şarkısının düzenlemesi Atıl Aksoy tarafından yapılmış. ‘Romantik’ albümünün yayımlanmasıyla birlikte ‘Derdim’ şarkısının da klibini aynı anda yayınlayan sanatçı bu video klip çalışmasında Murat Joker ile çalışmış. Dikkat çekici ve büyük prodüksiyona sahip ‘Derdim’ video klibi yaklaşık 4 dakikalık bir kısa film hissi veriyor. Gökhan Türkmen’e bu duygusal klipte Yağmur Damla Aydın eşlik ediyor.

Yıldızlar: Gökyüzünden, Aşkın Enkazı, Gülmedi Kader, Kağıt, Alışamadım Masallara

Oscar’ımı Verdim Gitti: Derdim , Yalnızım Ulan

Yeni Çıkış

Kalben – Perişahı’nın Kızı

Kalben geçtiğimiz hafta yepyeni bir şarkı yayımladı.

Yazının Devamını Oku

Sakin 2. Albüm Demoları Geliyor!

Bu enteresan yılın galiba en güzel ayı Aralık olacak. Bunda da Onur Özdemir’in payı büyük. Senelerin beklentisi, Sakin severlerin rüyası gerçek oluyor!

Duyduk duymadık demeyin! Sakin 2. Albüm Demoları 4 Aralık’ta yayımlanıyor.

Muhtemelen birçoğunuz biliyorsunuz, sene başında All Access adıyla bir Youtube kanalı açtım. Kanalın ilk konuğu da Onur Özdemir olmuştu. Sakin’den başladık konuşmaya, kendi solo kariyerine, Sezen Aksu’ya şarkı vermesine kadar her şeyi en ince ayrıntısına kadar konuşmuştuk. Üstüne Onur nefis akustik performanslar da yapmıştı. Bu söyleşiden akıllara düşen en önemli haber Sakin’in 2. Albüm demolarını yayımlama planı ve devamında da tribute band olarak konserlerle birçok şehri gezmekti. Biz bu çekimi yaptık, 2 ay sonra Corona diye beklenmedik bir konu gündemimize girdi. Canlı performanslar, etkinlikler malumunuz ne zaman eski rutinine dönecek hala bir muamma. Ancak Onur Özdemir bu süre zarfında ince ince çalışmış ve Sakin’in 2. albüm kayıtlarının olduğu albümü yayına hazırlamış.

Geçtiğimiz hafta Onur beni arayıp bana iki tane müjde verdi. Birincisi yukarıda okuduğunuz Sakin 2. Albüm Demoları’nın 4 Aralık’ta çıkıyor olması, yazdıkça heyecanlanıyorum. Diğeri de yepyeni bir şarkı! Şarkının adı ‘Haydut’  ve 1 Aralık’ta yayımlanıyor. Onur, şarkıyı önden dinleyip heyecanımı daha da katlayayım diye gönderdi. Hep diyorum, bu işi yapmanın en güzel yanı da bu zaten. Şarkıları, albümleri yayınlanmadan önce dinlemek gerçekten de paha biçilmez bir heyecan.

Sakin günlerine nefis bir selam çakan ‘Haydut’u yayımlandığında ve sizler de dinlediğiniz eminim benim gibi hissedeceksiniz. Onur Özdemir önce yeni şarkısı ‘Haydut’ ile bizleri mest edecek, ardından da senelerin beklentisi Sakin’in 2. Albüm Demoları yayımlanacak. Bu sebeptendir ki Aralık bu senenin en güzel ayı olacak.

Covid’in bu sene getirdiği tüm o olumsuz havayı Onur’un Aralık başında yayımlayacağı şarkılar ortadan kaldıracak. Ben kendimi buna inandırıyorum ve her gün ‘Haydut’u dinliyorum, sizler de bir an önce dinleyin diye sabırsızlanıyorum. Bu zor seneyi, her şeye rağmen yine de üretmekle geçiren Onur Özdemir’i de ayakta alkışlıyorum.

Yeni Çıkış

Ceren Gündoğdu – Dünyada İkimiz

Ceren Gündoğdu masal gibi bir şarkı yapmış. ‘Dünyada İkimiz’ adlı yeni şarkı Ceren’in duru sesine o kadar yakışmış ki geçen hafta yayınlandığından beri şarkıyı tekrar tekrar dinliyorum. Söz ve müziği Ceren Gündoğdu’ya ait şarkının prodüktörlüğü ve düzenlemesi Cihan Mürtezaoğlu’na ait.

Yazının Devamını Oku

Kylie Diskoyu Evimize Getiriyor!

Kylie Minogue 15. stüdyo albümü ‘DISCO’yu geçtiğimiz hafta yayımladı.

Gerçekten enteresan bir sene 2020. Yılın büyük çoğunluğu şu ana kadar evlerde, konserlerden ve kulüplerden uzak bir şekilde geçerken en nefis dans albümlerinin de yayımlanması bu zamana denk geldi. Seneyi bu anlamda ısıtan ilk albüm Dua Lipa’nın ‘Future Nostalgia’sı oldu, ardından Lady Gaga acaba yayımlamaz mı derken ‘Chromatica’yı çıkarttı ve şimdi Kylie hepsinin üzerine diskonun ruhuna uygun nefis bir albümle karşımızda.

Bundan 12 sene önce, ben henüz Ankara’da master öğrenciliğimi yaşarken, final döneminde buhrandan buhrana koşarken, Kylie Minogue turnesi kapsamında İstanbul’a gelmişti. Tabi ki o konseri kaçırmadım! Yolda ders çalışarak günü birlik İstanbul’a gelip Kuruçeşme Arena’da Kylie Minogue’u boğaza nazır izlemiştim. Bu yazıyı yazarken ve özellikle konu da disko temalı olunca o konserin havası hep gözümün önündeydi.

‘DISCO’, Kylie Minogue’un belki de en iyi bildiği müziği icra ettiği albümlerden biri olmuş. Yeni albümünde dans müziğinin temellerine sadık kalan sanatçı, içinden geçtiğimiz bu karanlık, belki de biraz umutsuzluğun yükseldiği dönemde adeta ilaç gibi geldi. Sanatçı 15. albümünün hazırlıkları için 2019’un sonbaharında stüdyoya girmiş. Aslında ilk başlarda bir konsept belirtmeksizin yeni şarkılar üzerinde çalışırken konu kendi kendiliğinden diskoya gelmiş. Bir önceki turnesi sırasında içlerindeki Studio 54 havasının yeşermesi, turnesinin setlist’ini bu temaya uygun hazırlamaları aslında ‘DISCO’nun tohumlarını da o günlerde atmış.

Covid gölgesinde geçen bu yaz ortasında ‘DISCO’dan ilk single olarak ‘ Say Something’ yayımlanmıştı. Eylül ayında ‘Magic’ i ikinci single olarak yayımlayan Kylie, albümün çıkışıyla birlikte özel bir konser düzenledi. Kulağa ne güzel geliyor konser kelimesi ve fakat bu konser de günümüz koşullarına uygun dijital bir albüm lansmanıydı.

Ekim ortasında duyuruları yapılan ‘Infinite Disco’ konseri 7 Kasım Cumartesi günü bilet alan hayranları tarafından izlenebildi. Yaklaşık 30 bin adet bilet satılan konserde sanatçı hem yeni albümü ‘DISCO’dan şarkılara yer verirken, hem de önceki albümlerinden en sevilen şarkılarına da yer verdi. 14 şarkılık konserden ‘Real Groove’ şarkısının performansı geçtiğimiz günlerde yayımlandı. Nerdeyse tüm müzik eleştirmenleri Kylie Minogue’un böylesi bir dönemde disko albümü yayımlamasından ve yaydığı pozitif enerjiden ötürü ayakta alkışlamakta haklılar. Kylie sayesinde yepyeni, enerjik ve dans dolu şarkılarıyla pandemi döneminde her ev birer dans pistine dönüşecek.

Yıldızlar: Magic, Say Something, Last Chance, Monday Blues, Supernova, Celebrate You

Oscar’ımı Verdim Gitti: Miss a Thing, Real Groove,

Sam Smith’in Duygular Treni: ‘Love Goes’

Yazının Devamını Oku

İşaretler

2 senedir her yaptığını büyük merakla takip ettiğim Melis Güven ilk EP’si ‘İşaretler’i geçtiğimiz hafta yayımladı.

Arka arkaya yayımladığı ‘Hiç Olmuşsun’, ‘Zaman’, ‘Denizin Ruhu’, ne zaman çalsa havaya sokan ‘Kum’, ‘Sus’, ‘Karabasan’, ‘Karşında’ teklileriyle 2 sene boyunca Melis Güven bizi meğer ‘İşaretler’e hazırlıyormuş. 5 şarkılık ‘İşaretler’in söz ve müziğinde Melis’in imzası yer alıyor. EP’deki ‘Karşında’ ve ‘Çocuk’ şarkılarında Eren Erdol prodüksiyonda yer alırken, ‘İşaretler’, ‘Mavi’ ve ‘Ağıt’ ise Doğucan Çamlı prodüksiyonuyla hayata geçmiş.

EP’nin ilk video klibi ‘Mavi’ye geldi. Eymen Topçuoğlu, Can Esat Yalkın, Ali Demirel ve İpek Ural ortaklığında çekilen video klip bir yüzleşme hikayesini anlatıyor. Video klipteki hikâyeye dansçıların katkısı beni çok etkiledi. Klibin yansıttığı mistik tarzı stil danışmanlığında Deniz İrem Çelik katkı sağlarken, saç ve makyajda ise Gülşah Uzun çalışmış.

Melis ‘İşaretler’i kendi geçmişinden yola çıkarak, bugünü yaşarken aslında geleceğe nasıl umut dolu uzanacağını anlatıyor. Hayatın türlü zorluklarından kendi sesiyle ve hikâyesiyle yükselen çok özel bir ses Melis Güven. ‘İşaretler’in devamında gelecekler için şimdiden sabırsızlanıyorum.

 

Adele  2.0

Geçtiğimiz haftanın olayı Saturday Night Live’da (SNL) konuk sunucu olarak Adele’in yer almasıydı. Malumunuz 5 sene önce yayınladığı ‘25’ aldı albümünden sonra uzunca bir süre turne yapmış ve ardından da çocuğuyla daha çok vakit geçirmek için gündemden uzaklaşmıştı.

32 yaşındaki sanatçı en son sahnelerde göründüğünden beri fiziksel olarak epey değiştiğini Instagram’dan zaman zaman paylaşıyordu. Ciddi anlamda kilo verip, fiziksel olarak nerdeyse bambaşka biri olarak kendini yenilediğini söyleyen Adele, SNL’de kilo vermesiyle alakalı olarak aralarda şakalar yapsa da geceye dair esas konu yeni albümü hakkında açıkladıklarıydı. Büyük bir merakla herkesin kitlendiği yeni Adele albümü konusu SNL’de bir nihayete kavuştu. Sanatçı henüz yeni albümünün bitmediğini net olarak ifade ederken, bu durumla da alakalı olarak herhangi bir tarih de vermedi.

Bu sene pandemi yaşanmasaydı, kulislerden gelen haberlere göre aslında Adele yeni albümünü sene sonuna doğru yayımlayacağı bilgisi nerdeyse kesin gibiydi. Bu kadar büyük bir beklenti yaratan bu albümün, canlı konserlerin türlü zorluklarla ya da hiç yapılamadığı bir düzende yayımlanmasını beklemek de aslında tabi ki bir hayal. 2021’i bekleyip sabretmeye devam etmek tek çare.

Yazının Devamını Oku

TOY

Geçtiğimiz hafta Mabel Matiz yeni şarkısı ‘Toy’u yayımladı.

‘Toy’’ ile Mabel Matiz yine içinde birçok detay barındıran masal gibi bir şarkı hazırlamış. Şarkının sözleri Mabel Matiz imzası taşırken, bestesinde ise Mabel Matiz aynı zamanda şarkının prodüktörlüğünü de üstlenen DJ Artz ile birlikte çalışmış. Pose Records etiketiyle yayımlanan ‘Toy’un mix ve mastering’I Lex Barkey imzalı.

‘Toy’un kapak tasarımı o kadar etkileyici ki, bir müzede büyük boy hali sergilense karşısına geçip uzun uzun incelemek geliyor içimden.  Perulu sanatçı Jordy Garcia Parades’in bu şahane kapak çalışması şarkının büyülü dünyasına bir başka dokunuş katmış.

‘Toy’u çıktığı gün sabahtan akşama kadar durmadan dinlediğimi itiraf etmeliyim. Hele klibi izledikten sonra ‘Toy’a verilen emeğe daha büyük hayranlık duydum. Mabel’in etkileyici vokali ve sözleri bir yanda, adeta şarkıya özel bir dünya yaratan Osman Özel’in yönetmenliğindeki klip ise ayrı nefis olmuş. Kayaköy ve Patara gibi Türkiye’nin önemli miras noktalarında çekilen ve yaklaşık 4 gün süren ‘Toy’un klip çekimlerinde Mabel Matiz’e kalabalık bir dansçı ekibi de eşlik ediyor. Klipteki koreografiye ve dansçıların performansına da değinmeden geçemeyeceğim. Dansçıların birbiriyle ve şarkıyla olan uyumu, eteklerindeki ışıklarla dönen klipteki o karakter her izlediğimde büyülüyor. Her anını ince ince dokuyan, sadece şarkıyı değil görsel dünyasını da bir o kadar önemseyen Mabel Matiz, Maya’dan bu yana yaptığı her klip çalışmasında çıtayı daha da yukarı taşıyor. 

Yeni Çıkış

UKDE

Melike Şahin ve Ah! Kosmos (Başak Günak) aynı şarkıda buluştu. 23 Ekim Cuma günü yayınlanacak olan şarkıyı sizlerden birkaç gün önce dinleme şansına sahip oldum ve yayımlanması için resmen sabırsızlanıyorum. Melike Şahin ve Ah! Kosmos ‘Ukde’yi iki ayrı ülkede çalışarak kaydetmişler.

‘Ukde’nin müziği ve prodüksiyonu Ah! Kosmos imzasını taşırken, sözlerinde ise Melike Şahin’in imzası yer alıyor.  Şarkıda kullanılan yaylı tambur Cenk Erdoğan tarafından, gitar ve synth’ler Ah! Kosmos tarafından çalınmış. ‘Ukde’nin kapağı ise Burcu Karademir imzası taşıyor.

Bu nefis şarkının Melike Şahin ve Ah! Kosmos’un birlikte yer aldığı klibi, 44.SİYAD En İyi Kısa Film ödülünü kazanan yönetmen Berrak Çolak tarafından çekilmiş. ‘Ukde’ enstrümantal versiyonuyla birlikte bu Cuma tüm dijital platformlarda yayında olacak!

Yazının Devamını Oku

Dünya Heveslisi

Ceylan Ertem geçen hafta 2 şarkılık nefis bir maxi single yayımladı. Şimdiye kadar yayımladığı 7 stüdyo albümünü düşününce, hepsi birbirinden yenilikçi, anlattığı hikâyeleri ve  aktardığı duygularıyla zengin birer hazine gibi. Ceylan Ertem müziğiyle yarattığı bu evrene 2 şarkılık yepyeni bir maxi single daha ekledi.

 

Dünyanın içinden geçtiği bu zor günlere Ceylan Ertem ‘Dünya Heveslisi‘ ile içimizi açan bir renk katıyor. Sanatçının  yeni maxi single’ı ‘Datlım Gıymatlım‘ ve ‘Yalnızlık Ölüm Boyu‘ adlı iki şarkıdan oluşuyor. ‘Datlım Gıymatlım‘ sözü ve müziği Sezen Aksu’ya, düzenlemesi Serhat Şensesli’ye mastering ise Barış Büyük’e ait.

 

Maxi single’ın ilk klibi Sezen Aksu imzalı, içinizi kıpır kıpır yapan, enerji dolu ‘Datlım Gıymatlım’a geldi. Klibin yönetmen koltuğunda yaptığı her işe hayran olduğum Begüm Koçum oturuyor. Ayrıca ‘Dünya Heveslisi‘ maxi single’ı fotoğraflarında da Begüm Koçum’un imzası var. Albümün kapağında Ceylan Ertem’in taktığı taç ise ünlü illüstratör Sadi Güran tasarımı. Şarkının enerji dolu havasını klipte danslarıyla hissettiren, Ceylan Ertem’e eşlik eden Zeyno Erdoğan’dan da bahsetmeden geçmek istemedim. Zeyno Erdoğan klibe ayrı bir neşe ve mutluluk aşılamış.

 

Maxi single’da yer alan ‘Yalnızlık Ölüm Boyu’nun sözleri Yelda Karataş’a, müziği Cenk Erdoğan ve Ceylan Ertem’e, düzenlemesi Cenk Erdoğan’a mastering’i ise yine Barış Büyük’e ait. Ceylan Ertem maxi single’ın adını ‘Dünya Heveslisi‘ seçmesinin temelinde gerçekten de pozitif bir bakış açısı yatıyor. Sanatçı yaşadığımız bu zor günlerde olumsuzluklara ve zorluklara dair konuşmak yerine daha renkli ve olumlu bir pencereden bakmayı istemiş. Bu sayede insanları biraz olsun hafifletmeyi amaçlamış. Maxi single’daki iki şarkı da özünde hayat enerjisi ve yaşam inadı barındırıyor.

 

Yeni Çıkış

Yazının Devamını Oku

Mariah Carey’den Kitap ve Albüm

Şu sıralar muhtemelen en çok Mariah Carey hayranları mutludur. Sanatçının uzun süredir üzerinde çalıştığı, anılarını aktardığı biyografisi ‘The Meaning Of Mariah Carey’ yayınlandı. Eylül sonunda piyasaya çıkan kitap çıktığı gün itibariyle en çok satan kitaplar listesinden düşmüyor. Kitap heyecanı bir yana üzerine sanatçının bir de albüm yayınlanması hangi hayranı deliye döndürmez.

Mariah Carey daha önceden yayınlanmamış B-side’ları ve alternatif versiyonlu şarkılarını ‘The Rarities’ adıyla yepyeni bir albümle geçtiğimiz hafta yayınladı. 32 şarkılık iki bölümden oluşan bu dev albüm 90’lardan 2000’lere uzanan adeta bir Mariah Carey anılar treni gibi. ‘Here We Go Around Again’ ile başlayan albüm 90’ların Mariah Carey havasından sizi alıp, vazgeçilmez slow türlerine ve R&B tarzındaki Carey’e şarkılarıyla zaman tünelinde bir gezintiye çıkartıyor.

Albümün ikinci yarısı Mariah Carey’nin kariyerindeki en önemli çıkışlarından olan 1996’daki Japonya’daki ilk konserine ayrılmış. ‘The Rarities’in özellikle bu bölümü beni daha çok etkiledi. ‘Fantasy’, ‘Emotions’ , ‘Hero’ , ‘Vision Of Love’ ve ‘I Don’t Wanna Cry’ performansları o kadar iyi ki, konser kaydı demeye dilim varmıyor, Mariah Carey’nin albüm kaydı sesiyle bu özel Japonya konseri kesinlikle kaçırılmayacak bir kayıt.

CARPE DIEM Çıktı!

Hande Yener’in 20. yılına özel hazırladığı ‘Carpe Diem’ albümü geçtiğimiz hafta yayımlandı. Sevenlerinin ‘Apayrı’ albümünden beri bu ayarda bir albüm beklentisi bence ‘Carpe Diem’ ile nihayete ermiş oldu. Albüm baştan sona tarz olarak yenilikçi bir pop akımını odağına almış.

Uzun süredir bu albüm için çalışmalarını sürdüren Hande Yener aslında baharda yayınlamayı planladığı albümü pandemi sebebiyle ötelenmişti. Geçtiğimiz Ocak ayında klip çalışmaları için İtalya’ya giden sanatçı, Aytekin Yalçın’ın yönetmenliğinde ve Gabriele Papi’nin styling’i ile albümün ilk klip çalışması olan ‘Carpe Diem’i tamamlamışlar. Tam o dönemlerde Covid vakaları yeni yeni İtalya’da da çıkmaya başladığı için klip işlerini hızlıca tamamlayarak ülkeye geri dönmüşler. Sonrası zaten hepimizin de bildiğin salgın ile geçen kış dönemi ve sonrasında Haziran ile birlikte kontrollü normale dönüş dönemi. Hande Yener bu dönemde ‘Carpe Diem’in yayınlanmasını erteleyip, albümü büyütmeye ve yeni şarkılar yapmaya devam etmiş.  Berksan ve Misha ile çalışmalarına devam eden sanatçı bu sürede aslında 2 albümlük bir çalışma hazırlamışlar. Dolayısıyla şimdi yayınlanan 10 şarkılık bölüm aslında devamında gelecek olan albümün ilk bölümü.

Albümün üretim sürecinin tamamı Hande Yener’in evindeki stüdyoda yapıldığı için, şarkılar ortaya çıkarken yaşadıkları o heyecanla stüdyoda okumalarını tamamlayan sanatçı bu enerjinin albüme de eş şekilde yansıdığını belirtiyor. Yazının başında da belirttiğim gibi ‘Carpe Diem’ Hande Yener’in hayranlarının uzun zamandır özlemini duyduğu, yenilikçi tarzda ‘Apayrı’ albümünün seneler önce verdiği heyecanı yeniden yakalayan bir çalışma. Söz ve bestelerde albümdeki 8 şarkıda Berksan ve Misha’nın yanı sıra ‘Aşk Elinde’de  sözlerde Fikri Karayel’i düzenlemede ise Deeperise, ‘Boşuna’da Mete Özgencil, Devrim Karaoğlu imzası yer alıyor. ‘Carpe Diem’de favorilerim birçok ancak ‘Başka Dudaklar’ ve ‘Melekler ve Şeytanlar’ benim için bu albümün iki incisi, ‘Biraz Özgürlük’ maxi single’ı dönemine gittim bu şarkılarda, nefis olmuşlar. Yeni albümde duyduğumuz nefis şarkılardan sonra devamında gelecek olan Carpe Diem’in ikinci bölümünde bizi nasıl sürprizler bekliyor şimdiden sabırsızlanıyorum.

Yıldızlar: Aşk Sandım, Bulut, Aşk Elinde, Carpe Diem

 

Yazının Devamını Oku

Kalben’den Özgürlük Manifestosu

Kalben sonbaharı nefis bir yeni şarkıyla karşılıyor.

 

‘Kalp Hanım’ albümüyle kendini, hatalarını, hayatı ona kattıklarıyla ve her detayıyla sevmeyi öğrendiğini şarkılarıyla bize anlatan Kalben, çıktığı bu yeni yolda sevginin gücüne inandığını yeni şarkısıyla bir kere daha vurguluyor.  

‘Ne Güzel Yerlerin Var’ ilk defa dün klibiyle birlikte müzikseverlere ulaştı.  Şarkının sadeliği bir yana başrolde Kalben’in olduğu siyah beyaz temalı klibi bu özgürlük manifestosunu daha yüksek bir yere taşıyor.

‘Ne Güzel Yerlerin Var’da Kalben’in kelimeleri seçiş şekli o kadar zengin ve doyurucu ki içinden geçtiğimiz bu zor günlere rağmen odağında sadece güzelliği koruyor. Şarkının söz ve bestesi Kalben’e, düzenlemesi ise Kalben ve İlker Deliceoğlu’na ait. Yeni şarkının nefis klibi ise Gökhan Özfırıncı yönetmenliğinde bir odada Kalben’in doğal ve samimi oyunculuğuna odaklanıyor. Kalben’in üretme heyecanını, özgürlüğünün peşinden hevesle ve neşeyle koşarak ona şarkılar yazmasını çok samimi buluyorum.

Billie Eilish’in Belgeseli Geliyor!

Ödüllere doymayan Billie Eilish müziğine ek olarak farklı alanlarda da yeni çıkışlar yapıyor.

Bundan birkaç hafta önce dünyaca meşhur gitar markası Fender, Billie Eilish ile bir işbirliğini duyurdu. Billie’nin kendi dokunuşları olan Fender marka bir ukulele satışa çıktı. Ukulele Billie Eilish için öylesine önemli bir araç ki, genç sanatçı ilk öğrendiği bu enstrüman sayesinde şarkılarını ilk defa onun sayesinde yazdığını belirterek, ukulele sayesinde kendi şarkı yapma yollarını keşfettiğini belirtmiş. Tıpkı kendisi gibi müzik aşkını keşfetmek isteyenlere harika bir araç olacağını belirttiği bu ukulele aynı zamanda Billie’nin 6 şarkısını deneyerek çalabileceği özel bir uygulamayla ukulele çalmayı da öğretiyor.

Kendi adıyla yayınladığı ukulelesinden sonra şimdi de Billie belgeseliyle gündem olacak. Geçtiğimiz gün yayınlanan tanıtım filmiyle Billie Eilish 2021 senesinde özel bir çalışmayla hayranlarınn yüzünü güldürecek.  

Yazının Devamını Oku

48.İstanbul Müzik Festivali Başladı!

İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın (İKSV) her yıl düzenlenen ve merakla beklenen festivali 18 Eylül’de başladı. 48. İstanbul Müzik Festivali ‘Beethoven’ın Aydınlık Dünyası’ temasıyla şekilleniyor. 18 Eylül’de başlayan festival 5 Ekim’e kadar devam edecek olan festival bu sene tüm dünyanın içinden geçtiği pandemi döneminde dijital olarak düzenleniyor.

Prodüksiyon anlamında büyük emek verilerek düzenlenen konserler yüksek görüntü ve ses kalitesiyle kaydediliyor. Festivalin ücretsiz etkinlikleri İKSV’nin Youtube kanalından izlenebilirken, konserlerin yanı sıra sanat tarihi ve müzik üzerine konuşmalar, konserlerden önce yapılan söyleşiler ve çocuk atölyeleri gibi dijital içerikler de müzikseverlerin erişimine ücretsiz olarak açılıyor.

online.iksv.org adresinden yayınlanacak olan festival konserleri bilet fiyatlaması açısından da oldukça uygun bir ücretle müzikseverleri ekranları karşısına geçirmeyi hedefliyor. Üstelik konserleri yayınlandığı site üzerinden 1 ay boyunca izleme imkanı da var.  

48.İstanbul Müzik Festivali ‘Beethoven’ın Aydınlık Dünyası’ temasıyla bu sene Ludwig van Beethoven’ın 250. doğum yılını kutluyor. 48. İstanbul Müzik Festivali’nin bu yılki Onur Ödülü, müzik eğitimcisi ve müzik yazarı Ahmet Say’a sunulurken, 48. İstanbul Müzik Festivali’nin Yaşam Boyu Başarı Ödülü ise Alexander Rudin’e sunulacak.

Sonbahar adım adım yaklaşırken, böyle zengin içerikli bir festivali evinizin konforunda izleyebilecek olmak bence müthiş bir imkan. Festivalin zengin programı demişken onu da belirtmeden geçemeyeceğim:

22 Eylül – Festival Orkestrası & Cem Mansur

23 Eylül – ‘Philharmonx’ Viyana/Berlin Müzik Kulübü

24 Eylül - Wiener Akademie ‘Beethoven Gala’

25 Eylül – Oda Müziğinin Yıldızları: Esemble Kheops

Yazının Devamını Oku

Hande Yener ‘Carpe Diem’ Diyor

Hande Yener 20. yıl özel albümü ‘Carpe Diem’ için gün sayıyor.

Yaklaşık bir yıldır merakla beklenen albüm, Hande Yener’in sosyal medya profilinden her paylaştığı haberle merakı daha da alevlendiriyordu. Şimdi artık resmen bir yayımlanma tarihi olduğu için hepimiz rahat bir nefes alabiliriz.

Hande Yener’in müzik kariyerinin 20. yılı için uzun süredir üzerinde çalıştığı ‘Carpe Diem’ albümü son zamanların büyük merakla beklenen albümü desek yanlış olmaz. Detayları gün ışığına çıkan bu özel albümde 10 şarkı yer alıyor. Poll Production by Polat Yapcı etiketiyle yayınlanacak olan ‘Carpe Diem’de 8 şarkının sözü ve müziği Berkan imzası taşırken, 4 şarkıda ise Berksan & Misha işbirliği yer alıyor.

Fikri Karayel imzalı ‘Aşk Elinde’ şarkısı ile Devrim Karaoğlu ve Mete Özgencil şarkısı olan ‘Boşuna’ bu özel albümü daha da merak etmek için bir başka sebep. Müzik yönetmenliğini ve 8 şarkının düzenlemesini Misha’nın yaptığı albümde, Devrim Karaoğlu ve Deeperise da yaptıkları aranjelerle dikkat çekiyor.

Hande Yener’in geçtiğimiz aylarda ‘Carpe Diem’ hakkındaki sosyal medya paylaşımlarını benim gibi yakından takip edenler bu albüm için yukarıda belirttiklerime ek olarak başka birçok sanatçıdan da söz ve beste aldığını görmüştür. Mabel Matiz, Kalben gibi diğer sanatçıların eserleri 2 Ekim’de yayınlanacak olan Carpe Diem’de yer almıyor. ‘Acaba birkaç ay sonra Carpe Diem’in devamı mı gelecek?’ sorusu şimdiden kafalarda çınlıyor. Konu Hande Yener olunca ne yapsa merak etmemek imkansız olduğu için, bu albüme girmeyen diğer şarkıların akıbetini herkes gibi ben de şimdiden merak ediyorum.

Her daim Carpe Diem

Hande Yener, Carpe Diem’a dair duygularını şu şekilde özetliyor: ‘Albümü hep birlikte çok bekledik ama beklediğimize değdi. Son iki senedir ben bu albümle yaşıyorum şimdi sıra sizde… Doya doya yaşayın bu albümü… Her sözünü, her bestesini. İçinde bulunduğumuz 2020 yılından hepimiz bir şey öğrendik ‘Anı Yaşa’. Her daim ‘Carpe Diem’. 

Carpe Diem için Aytekin Yalçın’ın objektifine poz veren Hande Yener’in stylingini ise Gabriele Papi üstlenmiş. Sürprizlerle dolu, uzun süredir merakla beklenen yeni Hande Yener albümü 2 Ekim’de her yerde olacak!

Yeni Çıkış: ‘Beni Yavaş Yavaş Öldürme’

Yazının Devamını Oku

Katy Perry Güldürürken Düşündürüyor

Ağustos’un son günlerinde Katy Perry 6. stüdyo albümünü ‘Smile’ı yayımladı. 2017 senesinde yayımladığı ‘Witness’ albümünün üzerinden üç koca yıl geçse de meğer bu süre zarfında Katy Perry yakasında hayat pek de sakin geçmiyormuş.

Şöhret, daha iyisini başarma hırsı derken Katy Perry kendi içinde sevgiyi ve umudu giderek kaybettiği için psikolojik olarak zor bir dönem geçirmiş. ‘Firework’u ben yazdım ama depresyonla uğraşıyorum’ diye isyan eden sanatçı, bu süre zarfında önce ayrılıp sonra da nişanlandığı Orlando Bloom’un da desteğiyle kendini yeniden sevmenin yollarını bulmuş. Elbette bu süreç ona yeni şarkılarla ve sonunda koca bir albümle geri gelmiş.

‘Smile’ adıyla pozitif bir albüm ama içinde kinayelerle dolu. Şarkılar gerçekten de Katy Perry’nin içini döktüğü günlükler gibi. Dans şarkısı yapsa da sözlerine baktığınızda Perry’nin kendisiyle olan mücadelesini net bir şekilde görebiliyorsunuz. Bu anlamda albümün anlattığı hikâye ve melodik dünyasını bir bütün olarak değerlendirince, Katy Perry bence hala pop müziğin başarılı öncülerinden olduğunu düşünüyorum. Albümün hazırlık sürecine hamilelik ve bir de pandemi sıkıştırınca aslında çaktırmadan muhtemelen en stresli albüm dönemini de atlatmış diyebiliriz. Albümün yayınlandığı günlerde doğum yapan sanatçı diğer bir deyişle şu sıralar çifte kavrulmuş bir mutluluk dönemi yaşıyor.

‘Seni öldürmeyen güçlendirir’ deyişini bu albümde Katy Perry’nin lugatından dinliyoruz. ‘Teary Eyes’ albümdeki en karanlık şarkı sözlerine sahip olsa da yine de ‘dans etmeyi bırakma’ notuyla pozitif bir enerjiyle sizi karşılıyor. ‘Smile’ın kapağında palyaço kostümüyle poz veren sanatçı mutluluğu, melankoliyi, gerçekliği ve yapaylığı aslında daha albümün kapağından sunuyor. Albüme adını veren şarkı hem her anın tadını çıkartmayı anlatıyor, hem de mutluluğun ve buna şükretmenin en kısa yolunu en neşeli şekilde anlatıyor.

Katy Perry özellikle ‘Prism’ albümünden sonra bir uyanış yaşadığını dile getirirken, önceki şarkılarında yakaladığı matematiğin artık kendisini mutlu etmediğini ve bunun bir anlamda ona yavan geldiğini belirtmiş. ‘Witness’ sonrası yaşadığı duygusal çöküntü onu kendisiyle baş başa kalmaya mecbur bıraksa da yine de bu durumdan kendi inadı ve müziğiyle çıkmış. Büyümenin hiç de kolay olmadığını söyleyen sanatçı, otuzlu yaşların beraberinde hiç tahmin etmediği zorlu yokuşları da birlikte getirdiğini söylüyor. Bu zorluklar ona hayatı daha başka açıdan değerlendirmeyi öğrettiği gibi olgunlaşmanın da bir başka keyif olduğunu ve şarkılarına bu bakışla yaklaştığını söylüyor.

‘Smile’ Katy Perry’nin kendisiyle en dürüst yüzleştiği şarkılarla dolu bir albüm. Kimi zaman hüzünlü ama dinlerken gülümsetiyor, kimi zaman duygulu ama dans ederken düşündürüyor. Bence bu tezatlıkları bir bütün olarak sunabilmek de Katy Perry’nin bu işte uzman olduğunu gösteriyor.

Yıldızlar: Never Really Over, Daisies, Champagne Problems, Tucked, What Makes A Woman

Oscar’ımı Verdim Gitti: Teary Eyes, Harleys In Hawaii, Smile

27.İSTANBUL CAZ FESTİVALİ BAŞLADI

Yazının Devamını Oku

Gaga’nın Haklı Zaferi

Geçtiğimiz hafta Pazar günü MTV’nin Video Müzik Ödülleri töreni vardı. Her sene olduğu gibi bu sene de ödüller kadar bu özel gecenin performansları da dünya gündemindeydi. Bu senenin hem performansına hem de her anına imza atan ünlü isim ise Lady Gaga oldu. MTV VMA’den en iyi şarkı, en iyi düet ve yılın sanatçısı gibi ödülleri kucaklayan Lady Gaga her sahneye çıkışında bir başka kostümle göründüğü gibi kostümüne eşlik eden maskesi de bir o kadar dikkat çekiciydi.

Performanslar bakımından ödül törenini ele alacak olursak Lady Gaga ve Ariana Grande’nin birlikte performansı bence gecenin en yüksek anıydı. Hem Lady Gaga, hem Ariana GrandeRain On Me’nin canlı performansı boyunca sahnede maskeleriyle birlikte şarkı söylediler. Sadece kendileri değil dansçılarının da tamamı performans boyunca maskeleri yüzlerinde dans ettiler. Lady Gaga dikkat çekme  ve eğlence sektöründe gündem oluşturma konusunda bence son senelerin en önemli isimlerinden birisi. Yaşadığımız pandemi sebebiyle tüm dünyanın içinden geçtiği böyle bir dönemde, MTV gibi hem gençlere hem de eğlence sektörüne ışık tutan bir platformda Lady Gaga’nın tüm tören boyunca maskesiyle yer almasının çok önemli olduğunu düşünüyorum. Performansından da, gecede sahneye çıktığı diğer anlarda da bir an olsun şıklığından ödün vermeyen Gaga, maske kullanımıyla bu işi ne kadar ciddiye aldığını tüm dünyaya bir kere daha göstermiş oldu.

İzleyicinin alınmadığı MTV VMA ödül töreninde Lady Gaga kadar performansıyla dikkat çeken bir diğer isim de The Weeknd oldu. En iyi R&B ve yılın videosu ödüllerini alan The Weeknd’in performansı NY’daki Hudson Yards’ta yer alan The Edge’de gerçekleştirildi. O yükseklikte nasıl ayaklarının altı çekilmeden şarkı söyleyip, dans edebildiğini anlamasam da bence gecenin en etkili performanslarından biriydi.

Gökhan Türkmen – Mavi

Gökhan Türkmen yeni yaşını yepyeni bir şarkıyla kutladı. Kızları için yazdığı ve bestelediği ‘Mavi’ şarkısını kızı Nil Rona ile birlikte kaydetmiş. ‘Mavi’de kızı Nil Rona’nın da vokalinin olması şarkıyı ayrı bir yere taşıyor. GTR müzik etiketiyle yayınlanan şarkı dinlediğiniz anda kulaktan kalbe akıyor ve haliyle duygusallığıyla kalpleri de eritiyor.

İki kardeşin birbirine olan sevgi ve bağlılığını konu alan şarkının sözü ve müziği Gökhan Türkmen’e, düzenlemesi ise Bora Çifterlere’e ait. Şarkının kapak görseli de kardeşi Leyla Ada’nın ultrason görüntüsüne büyük bir mutlulukla ve heyecanla bakan Nil Rona’nın fotoğrafı ile Morespace Studio tarafından hazırlanmış.

‘Mavi’nin klibi şarkının yansıttığı tüm duyguları tek seferde videosuyla dinleyiciye geçiriyor. Klipte ailesel duygulara ve doğaya dikkat çekerek büyük bir ağaç etrafında yapılan çekimlerde Gökhan Türkmen ve kızları Nil Rona ve Leyla Ada da başrollerde. Bu eğlenceli, samimi her notası sevgi taşıyan şarkının klibini ise Bora Çifterler üstlenmiş.

Yepyeni bir Ses: Martino

Birkaç haftadır yayınladığı single çalışmalarıyla dikkat kesilmemiz gereken yepyeni bir ses yükseliyor. Martino, İtalya Milano doğumlu, ailesi dört nesil müzisyenlerle dolu, içi müzikle yanıp kavrulan çok genç bir ses.

Yazının Devamını Oku