Metallica’dan Arabalı Konser!

Metallica pandemi döneminde çok özel bir konser vermeye hazırlanıyor.

 

Grup en son 2019 senesinin Eylül ayında San Francisco’da efsane bir konser vermişti. Aradan geçen aylar sonrasında bu özel konser için büyük bir hazırlık içindeler. Sosyal mesafeye dikkat ederek büyük bir titizlikle provalarını gerçekleştiren ekip söz konusu konser için harıl harıl çalışıyorlar.

Lars Ulrich’in Metallica’nın sosyal medya profilinden yaptığı açıklamalara göre 29 Ağustos’ta Amerika ve Kanada’daki arabalı açıkhava sinemasında bu özel konser yayında olacak. Grup Ağustos ayı içinde sır gibi saklanan bir mekanda bu özel konserin kaydını gerçekleştirecek. Yapılan canlı performans kaydı büyük bir titizlikle montajlanarak 29 Ağustos’ta vizyona girecek.

Yüzün üzerinde arabalı açıkhava sinemasında yayına girecek olan bu özel konser yayınını aynı arabada en fazla 6 kişi izleyebilecekmiş. Ek olarak konser için bilet alan müziksevelere grubun S&M2 albümü dijital olarak hediye ediliyor. Konser maalesef şu an Avrupa ve Türkiye’de izlenebilir durumda olmayacak ama yine de umutlar tükenmesin diyenlerdenim. Belki Amerika ve Kanada sonrasında bu konserin bir bacağı da Avrupa’yı ve dolayısıyla Türkiye’yi de kapsar diye hayal ediyorum.

Pandemi döneminde hayatın durmasını kendi üretimleri açısından olumlu bir yöne çeviren Metallica, bu dönemde yeni bir albüm hazırlığında olduğunu da duyurmuştu. Yeni şarkıların ne zaman yayınlanacağı henüz belirsizliğini korusa da en geç 2021’de yeni bir Metallica albümünün geleceğini söylemek yanlış olmaz sanırım.

#selambendeli: Gökhan Türkmen

Gökhan Türkmen yaz bitmeden nefis bir şarkıyla yaz mevsimini tekrar başa sardı. ‘Deli’ adı üstünde delidolu, enerjik, disko temalı cıvıl cıvıl bir şarkı. GTR müzik etiketiyle yayınlanan yeni single ‘Deli’ Genco Arı ile birlikte Gökhan Türkmen’in prodüktörlüğünü yaptığı bir çalışma olarak karşımızda.

Deli’nin söz ve müziğini Mert Carim ile birlikte yapan Gökhan Türkmen şarkının klip çalışmasıyla bizi rengarenk ve enerjik bir dünyaya götürüyor. İstanbul’da bir günde tamamlanan klibin yönetmenliğini Murat Joker üstlenirken görüntü yönetmeni koltuğunda Varol Şahin yer almış. Klibin stil danışmanlığını ise Görkem Öden üstlenmiş.

Şarkı da, klip de 10 numara 5 yıldız ama yetmez çünkü şarkının iletişimi de dikkat çekilecek bir diğer konu. Gökhan Türkmen yine kendi farkını burada öne çıkartıyor. Sanatçı, sürekli üreten ve yenilik peşinde koşan ekibiyle şarkıyı dijital olarak da bir oyuna dönüştürmüş durumda. Deli’nin klibi yayınlanmasıyla #delidancechallange, #selambendeli etiketleriyle müzikseverler Instagram’da  danslarıyla şarkıyı bir başka boyuta taşıyorlar. Ayrıca şarkının bir de özel filtresi mevcut. Instagram’da hikayelerde kullanmak üzere hazırlanan ‘Deli’ filtresi ile şarkının enerjisine kolayca kapılıp gidebilirsiniz.

Sen Olmadan Önce

Burak Can Baydar’ı merakla takip edenlerdenim. 2018 senesinde yayınladığı ilk single’ı ‘Geri Ver Bana’dan sonra Mirkelam cover’ı ‘Hatıralar’ı duyduktan sonra olaylar bende hızlı gelişti. Bu cover ile dikkatimi çeken Burak Can Bayar’ın daha sonrasında yayınladığı şarkılarını dinledikçe her seferinde bir sonraki ne olacak diye merak içinde bırakıyordu.

Geçtiğimiz hafta yeni şarkısı ‘Sen Olmadan Önce’yi yayınlayan sanatçı aynı zamanda bir de Luca Pigs yönetmenliğinde nefis bir klip yayınladı. Silivri’de bir kum ocağında çekilen klibin moda editörlüğünü Gizem İnan üstlenmiş. Klipteki özellikle Burak Can Bayar’ın kıyafetlerini çok beğendim.

Şarkının söz, müziği ve düzenlemesi sanatçının kendisine ait. Şarkıda yer alan tüm enstrümanları da kendisi çalıp kaydeden Burak Can Bayar, şarkının etkisini dinleyiciye daha iyi aktarmak için Studer marka makaralı teyp kullanarak kaydetmiş. ‘Sen Olmadan Önce’nin mastering’i ise Joe Carra tarafından yapılmış. Daha ilk notadan dansa davet eden ‘Sen Olmadan Önce’ bir hayatın negatiflikten daha olumlu ve iyi yönde bir duruma evrilmesini anlatan bir hikâyeyi temel almış. Söz konusu şarkı aynı zamanda Burak Can Bayar’ın üzerinde çalıştığı ve 2020’nin son çeyreğinde yayınlamayı planladığı ilk albümün de habercisi niteliğinde. Gözler hem yeni şarkılarda hem de sene sonuna doğru gelecek olan ilk albümde.

Kulağımdaki Şarkılar

Yeni çıkışlarla dolu geçtiğimiz haftadan arda kalanlarla oluşan yeni liste sizlerle:

Burak Can Bayar – Sen Olmadan Önce

Gökhan Türkmen – Deli

Esin İris – Önce Aşk

Merve Çalkan – Cesaretin Var Mı Aşka

Alanis Morissette – Ablaze

Juice WRLD, The Weeknd – Smile

Ozbi – O Bi Karamel

Victoria Monet – Jaguar

Ali Bakgor – Demons

İlkay Sencan, Faruk Sabancı – All The Things She Said

SG Lewis, Robyn – Impact

Troye Sivan – Rager Teenager!

Cihan Mürtezaoğlu – Sözleri Kanat

FINNEAS – Let’s Fall in Love For The Night (1964)

Bon Iver – AUATC

Glass Animals – Tangerine

 

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Sakin 2. Albüm Demoları Geliyor!

Bu enteresan yılın galiba en güzel ayı Aralık olacak. Bunda da Onur Özdemir’in payı büyük. Senelerin beklentisi, Sakin severlerin rüyası gerçek oluyor!

Duyduk duymadık demeyin! Sakin 2. Albüm Demoları 4 Aralık’ta yayımlanıyor.

Muhtemelen birçoğunuz biliyorsunuz, sene başında All Access adıyla bir Youtube kanalı açtım. Kanalın ilk konuğu da Onur Özdemir olmuştu. Sakin’den başladık konuşmaya, kendi solo kariyerine, Sezen Aksu’ya şarkı vermesine kadar her şeyi en ince ayrıntısına kadar konuşmuştuk. Üstüne Onur nefis akustik performanslar da yapmıştı. Bu söyleşiden akıllara düşen en önemli haber Sakin’in 2. Albüm demolarını yayımlama planı ve devamında da tribute band olarak konserlerle birçok şehri gezmekti. Biz bu çekimi yaptık, 2 ay sonra Corona diye beklenmedik bir konu gündemimize girdi. Canlı performanslar, etkinlikler malumunuz ne zaman eski rutinine dönecek hala bir muamma. Ancak Onur Özdemir bu süre zarfında ince ince çalışmış ve Sakin’in 2. albüm kayıtlarının olduğu albümü yayına hazırlamış.

Geçtiğimiz hafta Onur beni arayıp bana iki tane müjde verdi. Birincisi yukarıda okuduğunuz Sakin 2. Albüm Demoları’nın 4 Aralık’ta çıkıyor olması, yazdıkça heyecanlanıyorum. Diğeri de yepyeni bir şarkı! Şarkının adı ‘Haydut’  ve 1 Aralık’ta yayımlanıyor. Onur, şarkıyı önden dinleyip heyecanımı daha da katlayayım diye gönderdi. Hep diyorum, bu işi yapmanın en güzel yanı da bu zaten. Şarkıları, albümleri yayınlanmadan önce dinlemek gerçekten de paha biçilmez bir heyecan.

Sakin günlerine nefis bir selam çakan ‘Haydut’u yayımlandığında ve sizler de dinlediğiniz eminim benim gibi hissedeceksiniz. Onur Özdemir önce yeni şarkısı ‘Haydut’ ile bizleri mest edecek, ardından da senelerin beklentisi Sakin’in 2. Albüm Demoları yayımlanacak. Bu sebeptendir ki Aralık bu senenin en güzel ayı olacak.

Covid’in bu sene getirdiği tüm o olumsuz havayı Onur’un Aralık başında yayımlayacağı şarkılar ortadan kaldıracak. Ben kendimi buna inandırıyorum ve her gün ‘Haydut’u dinliyorum, sizler de bir an önce dinleyin diye sabırsızlanıyorum. Bu zor seneyi, her şeye rağmen yine de üretmekle geçiren Onur Özdemir’i de ayakta alkışlıyorum.

Yeni Çıkış

Ceren Gündoğdu – Dünyada İkimiz

Ceren Gündoğdu masal gibi bir şarkı yapmış. ‘Dünyada İkimiz’ adlı yeni şarkı Ceren’in duru sesine o kadar yakışmış ki geçen hafta yayınlandığından beri şarkıyı tekrar tekrar dinliyorum. Söz ve müziği Ceren Gündoğdu’ya ait şarkının prodüktörlüğü ve düzenlemesi Cihan Mürtezaoğlu’na ait.

Yazının Devamını Oku

Kylie Diskoyu Evimize Getiriyor!

Kylie Minogue 15. stüdyo albümü ‘DISCO’yu geçtiğimiz hafta yayımladı.

Gerçekten enteresan bir sene 2020. Yılın büyük çoğunluğu şu ana kadar evlerde, konserlerden ve kulüplerden uzak bir şekilde geçerken en nefis dans albümlerinin de yayımlanması bu zamana denk geldi. Seneyi bu anlamda ısıtan ilk albüm Dua Lipa’nın ‘Future Nostalgia’sı oldu, ardından Lady Gaga acaba yayımlamaz mı derken ‘Chromatica’yı çıkarttı ve şimdi Kylie hepsinin üzerine diskonun ruhuna uygun nefis bir albümle karşımızda.

Bundan 12 sene önce, ben henüz Ankara’da master öğrenciliğimi yaşarken, final döneminde buhrandan buhrana koşarken, Kylie Minogue turnesi kapsamında İstanbul’a gelmişti. Tabi ki o konseri kaçırmadım! Yolda ders çalışarak günü birlik İstanbul’a gelip Kuruçeşme Arena’da Kylie Minogue’u boğaza nazır izlemiştim. Bu yazıyı yazarken ve özellikle konu da disko temalı olunca o konserin havası hep gözümün önündeydi.

‘DISCO’, Kylie Minogue’un belki de en iyi bildiği müziği icra ettiği albümlerden biri olmuş. Yeni albümünde dans müziğinin temellerine sadık kalan sanatçı, içinden geçtiğimiz bu karanlık, belki de biraz umutsuzluğun yükseldiği dönemde adeta ilaç gibi geldi. Sanatçı 15. albümünün hazırlıkları için 2019’un sonbaharında stüdyoya girmiş. Aslında ilk başlarda bir konsept belirtmeksizin yeni şarkılar üzerinde çalışırken konu kendi kendiliğinden diskoya gelmiş. Bir önceki turnesi sırasında içlerindeki Studio 54 havasının yeşermesi, turnesinin setlist’ini bu temaya uygun hazırlamaları aslında ‘DISCO’nun tohumlarını da o günlerde atmış.

Covid gölgesinde geçen bu yaz ortasında ‘DISCO’dan ilk single olarak ‘ Say Something’ yayımlanmıştı. Eylül ayında ‘Magic’ i ikinci single olarak yayımlayan Kylie, albümün çıkışıyla birlikte özel bir konser düzenledi. Kulağa ne güzel geliyor konser kelimesi ve fakat bu konser de günümüz koşullarına uygun dijital bir albüm lansmanıydı.

Ekim ortasında duyuruları yapılan ‘Infinite Disco’ konseri 7 Kasım Cumartesi günü bilet alan hayranları tarafından izlenebildi. Yaklaşık 30 bin adet bilet satılan konserde sanatçı hem yeni albümü ‘DISCO’dan şarkılara yer verirken, hem de önceki albümlerinden en sevilen şarkılarına da yer verdi. 14 şarkılık konserden ‘Real Groove’ şarkısının performansı geçtiğimiz günlerde yayımlandı. Nerdeyse tüm müzik eleştirmenleri Kylie Minogue’un böylesi bir dönemde disko albümü yayımlamasından ve yaydığı pozitif enerjiden ötürü ayakta alkışlamakta haklılar. Kylie sayesinde yepyeni, enerjik ve dans dolu şarkılarıyla pandemi döneminde her ev birer dans pistine dönüşecek.

Yıldızlar: Magic, Say Something, Last Chance, Monday Blues, Supernova, Celebrate You

Oscar’ımı Verdim Gitti: Miss a Thing, Real Groove,

Sam Smith’in Duygular Treni: ‘Love Goes’

Yazının Devamını Oku

İşaretler

2 senedir her yaptığını büyük merakla takip ettiğim Melis Güven ilk EP’si ‘İşaretler’i geçtiğimiz hafta yayımladı.

Arka arkaya yayımladığı ‘Hiç Olmuşsun’, ‘Zaman’, ‘Denizin Ruhu’, ne zaman çalsa havaya sokan ‘Kum’, ‘Sus’, ‘Karabasan’, ‘Karşında’ teklileriyle 2 sene boyunca Melis Güven bizi meğer ‘İşaretler’e hazırlıyormuş. 5 şarkılık ‘İşaretler’in söz ve müziğinde Melis’in imzası yer alıyor. EP’deki ‘Karşında’ ve ‘Çocuk’ şarkılarında Eren Erdol prodüksiyonda yer alırken, ‘İşaretler’, ‘Mavi’ ve ‘Ağıt’ ise Doğucan Çamlı prodüksiyonuyla hayata geçmiş.

EP’nin ilk video klibi ‘Mavi’ye geldi. Eymen Topçuoğlu, Can Esat Yalkın, Ali Demirel ve İpek Ural ortaklığında çekilen video klip bir yüzleşme hikayesini anlatıyor. Video klipteki hikâyeye dansçıların katkısı beni çok etkiledi. Klibin yansıttığı mistik tarzı stil danışmanlığında Deniz İrem Çelik katkı sağlarken, saç ve makyajda ise Gülşah Uzun çalışmış.

Melis ‘İşaretler’i kendi geçmişinden yola çıkarak, bugünü yaşarken aslında geleceğe nasıl umut dolu uzanacağını anlatıyor. Hayatın türlü zorluklarından kendi sesiyle ve hikâyesiyle yükselen çok özel bir ses Melis Güven. ‘İşaretler’in devamında gelecekler için şimdiden sabırsızlanıyorum.

 

Adele  2.0

Geçtiğimiz haftanın olayı Saturday Night Live’da (SNL) konuk sunucu olarak Adele’in yer almasıydı. Malumunuz 5 sene önce yayınladığı ‘25’ aldı albümünden sonra uzunca bir süre turne yapmış ve ardından da çocuğuyla daha çok vakit geçirmek için gündemden uzaklaşmıştı.

32 yaşındaki sanatçı en son sahnelerde göründüğünden beri fiziksel olarak epey değiştiğini Instagram’dan zaman zaman paylaşıyordu. Ciddi anlamda kilo verip, fiziksel olarak nerdeyse bambaşka biri olarak kendini yenilediğini söyleyen Adele, SNL’de kilo vermesiyle alakalı olarak aralarda şakalar yapsa da geceye dair esas konu yeni albümü hakkında açıkladıklarıydı. Büyük bir merakla herkesin kitlendiği yeni Adele albümü konusu SNL’de bir nihayete kavuştu. Sanatçı henüz yeni albümünün bitmediğini net olarak ifade ederken, bu durumla da alakalı olarak herhangi bir tarih de vermedi.

Bu sene pandemi yaşanmasaydı, kulislerden gelen haberlere göre aslında Adele yeni albümünü sene sonuna doğru yayımlayacağı bilgisi nerdeyse kesin gibiydi. Bu kadar büyük bir beklenti yaratan bu albümün, canlı konserlerin türlü zorluklarla ya da hiç yapılamadığı bir düzende yayımlanmasını beklemek de aslında tabi ki bir hayal. 2021’i bekleyip sabretmeye devam etmek tek çare.

Yazının Devamını Oku

TOY

Geçtiğimiz hafta Mabel Matiz yeni şarkısı ‘Toy’u yayımladı.

‘Toy’’ ile Mabel Matiz yine içinde birçok detay barındıran masal gibi bir şarkı hazırlamış. Şarkının sözleri Mabel Matiz imzası taşırken, bestesinde ise Mabel Matiz aynı zamanda şarkının prodüktörlüğünü de üstlenen DJ Artz ile birlikte çalışmış. Pose Records etiketiyle yayımlanan ‘Toy’un mix ve mastering’I Lex Barkey imzalı.

‘Toy’un kapak tasarımı o kadar etkileyici ki, bir müzede büyük boy hali sergilense karşısına geçip uzun uzun incelemek geliyor içimden.  Perulu sanatçı Jordy Garcia Parades’in bu şahane kapak çalışması şarkının büyülü dünyasına bir başka dokunuş katmış.

‘Toy’u çıktığı gün sabahtan akşama kadar durmadan dinlediğimi itiraf etmeliyim. Hele klibi izledikten sonra ‘Toy’a verilen emeğe daha büyük hayranlık duydum. Mabel’in etkileyici vokali ve sözleri bir yanda, adeta şarkıya özel bir dünya yaratan Osman Özel’in yönetmenliğindeki klip ise ayrı nefis olmuş. Kayaköy ve Patara gibi Türkiye’nin önemli miras noktalarında çekilen ve yaklaşık 4 gün süren ‘Toy’un klip çekimlerinde Mabel Matiz’e kalabalık bir dansçı ekibi de eşlik ediyor. Klipteki koreografiye ve dansçıların performansına da değinmeden geçemeyeceğim. Dansçıların birbiriyle ve şarkıyla olan uyumu, eteklerindeki ışıklarla dönen klipteki o karakter her izlediğimde büyülüyor. Her anını ince ince dokuyan, sadece şarkıyı değil görsel dünyasını da bir o kadar önemseyen Mabel Matiz, Maya’dan bu yana yaptığı her klip çalışmasında çıtayı daha da yukarı taşıyor. 

Yeni Çıkış

UKDE

Melike Şahin ve Ah! Kosmos (Başak Günak) aynı şarkıda buluştu. 23 Ekim Cuma günü yayınlanacak olan şarkıyı sizlerden birkaç gün önce dinleme şansına sahip oldum ve yayımlanması için resmen sabırsızlanıyorum. Melike Şahin ve Ah! Kosmos ‘Ukde’yi iki ayrı ülkede çalışarak kaydetmişler.

‘Ukde’nin müziği ve prodüksiyonu Ah! Kosmos imzasını taşırken, sözlerinde ise Melike Şahin’in imzası yer alıyor.  Şarkıda kullanılan yaylı tambur Cenk Erdoğan tarafından, gitar ve synth’ler Ah! Kosmos tarafından çalınmış. ‘Ukde’nin kapağı ise Burcu Karademir imzası taşıyor.

Bu nefis şarkının Melike Şahin ve Ah! Kosmos’un birlikte yer aldığı klibi, 44.SİYAD En İyi Kısa Film ödülünü kazanan yönetmen Berrak Çolak tarafından çekilmiş. ‘Ukde’ enstrümantal versiyonuyla birlikte bu Cuma tüm dijital platformlarda yayında olacak!

Yazının Devamını Oku

Dünya Heveslisi

Ceylan Ertem geçen hafta 2 şarkılık nefis bir maxi single yayımladı. Şimdiye kadar yayımladığı 7 stüdyo albümünü düşününce, hepsi birbirinden yenilikçi, anlattığı hikâyeleri ve  aktardığı duygularıyla zengin birer hazine gibi. Ceylan Ertem müziğiyle yarattığı bu evrene 2 şarkılık yepyeni bir maxi single daha ekledi.

 

Dünyanın içinden geçtiği bu zor günlere Ceylan Ertem ‘Dünya Heveslisi‘ ile içimizi açan bir renk katıyor. Sanatçının  yeni maxi single’ı ‘Datlım Gıymatlım‘ ve ‘Yalnızlık Ölüm Boyu‘ adlı iki şarkıdan oluşuyor. ‘Datlım Gıymatlım‘ sözü ve müziği Sezen Aksu’ya, düzenlemesi Serhat Şensesli’ye mastering ise Barış Büyük’e ait.

 

Maxi single’ın ilk klibi Sezen Aksu imzalı, içinizi kıpır kıpır yapan, enerji dolu ‘Datlım Gıymatlım’a geldi. Klibin yönetmen koltuğunda yaptığı her işe hayran olduğum Begüm Koçum oturuyor. Ayrıca ‘Dünya Heveslisi‘ maxi single’ı fotoğraflarında da Begüm Koçum’un imzası var. Albümün kapağında Ceylan Ertem’in taktığı taç ise ünlü illüstratör Sadi Güran tasarımı. Şarkının enerji dolu havasını klipte danslarıyla hissettiren, Ceylan Ertem’e eşlik eden Zeyno Erdoğan’dan da bahsetmeden geçmek istemedim. Zeyno Erdoğan klibe ayrı bir neşe ve mutluluk aşılamış.

 

Maxi single’da yer alan ‘Yalnızlık Ölüm Boyu’nun sözleri Yelda Karataş’a, müziği Cenk Erdoğan ve Ceylan Ertem’e, düzenlemesi Cenk Erdoğan’a mastering’i ise yine Barış Büyük’e ait. Ceylan Ertem maxi single’ın adını ‘Dünya Heveslisi‘ seçmesinin temelinde gerçekten de pozitif bir bakış açısı yatıyor. Sanatçı yaşadığımız bu zor günlerde olumsuzluklara ve zorluklara dair konuşmak yerine daha renkli ve olumlu bir pencereden bakmayı istemiş. Bu sayede insanları biraz olsun hafifletmeyi amaçlamış. Maxi single’daki iki şarkı da özünde hayat enerjisi ve yaşam inadı barındırıyor.

 

Yeni Çıkış

Yazının Devamını Oku

Mariah Carey’den Kitap ve Albüm

Şu sıralar muhtemelen en çok Mariah Carey hayranları mutludur. Sanatçının uzun süredir üzerinde çalıştığı, anılarını aktardığı biyografisi ‘The Meaning Of Mariah Carey’ yayınlandı. Eylül sonunda piyasaya çıkan kitap çıktığı gün itibariyle en çok satan kitaplar listesinden düşmüyor. Kitap heyecanı bir yana üzerine sanatçının bir de albüm yayınlanması hangi hayranı deliye döndürmez.

Mariah Carey daha önceden yayınlanmamış B-side’ları ve alternatif versiyonlu şarkılarını ‘The Rarities’ adıyla yepyeni bir albümle geçtiğimiz hafta yayınladı. 32 şarkılık iki bölümden oluşan bu dev albüm 90’lardan 2000’lere uzanan adeta bir Mariah Carey anılar treni gibi. ‘Here We Go Around Again’ ile başlayan albüm 90’ların Mariah Carey havasından sizi alıp, vazgeçilmez slow türlerine ve R&B tarzındaki Carey’e şarkılarıyla zaman tünelinde bir gezintiye çıkartıyor.

Albümün ikinci yarısı Mariah Carey’nin kariyerindeki en önemli çıkışlarından olan 1996’daki Japonya’daki ilk konserine ayrılmış. ‘The Rarities’in özellikle bu bölümü beni daha çok etkiledi. ‘Fantasy’, ‘Emotions’ , ‘Hero’ , ‘Vision Of Love’ ve ‘I Don’t Wanna Cry’ performansları o kadar iyi ki, konser kaydı demeye dilim varmıyor, Mariah Carey’nin albüm kaydı sesiyle bu özel Japonya konseri kesinlikle kaçırılmayacak bir kayıt.

CARPE DIEM Çıktı!

Hande Yener’in 20. yılına özel hazırladığı ‘Carpe Diem’ albümü geçtiğimiz hafta yayımlandı. Sevenlerinin ‘Apayrı’ albümünden beri bu ayarda bir albüm beklentisi bence ‘Carpe Diem’ ile nihayete ermiş oldu. Albüm baştan sona tarz olarak yenilikçi bir pop akımını odağına almış.

Uzun süredir bu albüm için çalışmalarını sürdüren Hande Yener aslında baharda yayınlamayı planladığı albümü pandemi sebebiyle ötelenmişti. Geçtiğimiz Ocak ayında klip çalışmaları için İtalya’ya giden sanatçı, Aytekin Yalçın’ın yönetmenliğinde ve Gabriele Papi’nin styling’i ile albümün ilk klip çalışması olan ‘Carpe Diem’i tamamlamışlar. Tam o dönemlerde Covid vakaları yeni yeni İtalya’da da çıkmaya başladığı için klip işlerini hızlıca tamamlayarak ülkeye geri dönmüşler. Sonrası zaten hepimizin de bildiğin salgın ile geçen kış dönemi ve sonrasında Haziran ile birlikte kontrollü normale dönüş dönemi. Hande Yener bu dönemde ‘Carpe Diem’in yayınlanmasını erteleyip, albümü büyütmeye ve yeni şarkılar yapmaya devam etmiş.  Berksan ve Misha ile çalışmalarına devam eden sanatçı bu sürede aslında 2 albümlük bir çalışma hazırlamışlar. Dolayısıyla şimdi yayınlanan 10 şarkılık bölüm aslında devamında gelecek olan albümün ilk bölümü.

Albümün üretim sürecinin tamamı Hande Yener’in evindeki stüdyoda yapıldığı için, şarkılar ortaya çıkarken yaşadıkları o heyecanla stüdyoda okumalarını tamamlayan sanatçı bu enerjinin albüme de eş şekilde yansıdığını belirtiyor. Yazının başında da belirttiğim gibi ‘Carpe Diem’ Hande Yener’in hayranlarının uzun zamandır özlemini duyduğu, yenilikçi tarzda ‘Apayrı’ albümünün seneler önce verdiği heyecanı yeniden yakalayan bir çalışma. Söz ve bestelerde albümdeki 8 şarkıda Berksan ve Misha’nın yanı sıra ‘Aşk Elinde’de  sözlerde Fikri Karayel’i düzenlemede ise Deeperise, ‘Boşuna’da Mete Özgencil, Devrim Karaoğlu imzası yer alıyor. ‘Carpe Diem’de favorilerim birçok ancak ‘Başka Dudaklar’ ve ‘Melekler ve Şeytanlar’ benim için bu albümün iki incisi, ‘Biraz Özgürlük’ maxi single’ı dönemine gittim bu şarkılarda, nefis olmuşlar. Yeni albümde duyduğumuz nefis şarkılardan sonra devamında gelecek olan Carpe Diem’in ikinci bölümünde bizi nasıl sürprizler bekliyor şimdiden sabırsızlanıyorum.

Yıldızlar: Aşk Sandım, Bulut, Aşk Elinde, Carpe Diem

 

Yazının Devamını Oku

Kalben’den Özgürlük Manifestosu

Kalben sonbaharı nefis bir yeni şarkıyla karşılıyor.

 

‘Kalp Hanım’ albümüyle kendini, hatalarını, hayatı ona kattıklarıyla ve her detayıyla sevmeyi öğrendiğini şarkılarıyla bize anlatan Kalben, çıktığı bu yeni yolda sevginin gücüne inandığını yeni şarkısıyla bir kere daha vurguluyor.  

‘Ne Güzel Yerlerin Var’ ilk defa dün klibiyle birlikte müzikseverlere ulaştı.  Şarkının sadeliği bir yana başrolde Kalben’in olduğu siyah beyaz temalı klibi bu özgürlük manifestosunu daha yüksek bir yere taşıyor.

‘Ne Güzel Yerlerin Var’da Kalben’in kelimeleri seçiş şekli o kadar zengin ve doyurucu ki içinden geçtiğimiz bu zor günlere rağmen odağında sadece güzelliği koruyor. Şarkının söz ve bestesi Kalben’e, düzenlemesi ise Kalben ve İlker Deliceoğlu’na ait. Yeni şarkının nefis klibi ise Gökhan Özfırıncı yönetmenliğinde bir odada Kalben’in doğal ve samimi oyunculuğuna odaklanıyor. Kalben’in üretme heyecanını, özgürlüğünün peşinden hevesle ve neşeyle koşarak ona şarkılar yazmasını çok samimi buluyorum.

Billie Eilish’in Belgeseli Geliyor!

Ödüllere doymayan Billie Eilish müziğine ek olarak farklı alanlarda da yeni çıkışlar yapıyor.

Bundan birkaç hafta önce dünyaca meşhur gitar markası Fender, Billie Eilish ile bir işbirliğini duyurdu. Billie’nin kendi dokunuşları olan Fender marka bir ukulele satışa çıktı. Ukulele Billie Eilish için öylesine önemli bir araç ki, genç sanatçı ilk öğrendiği bu enstrüman sayesinde şarkılarını ilk defa onun sayesinde yazdığını belirterek, ukulele sayesinde kendi şarkı yapma yollarını keşfettiğini belirtmiş. Tıpkı kendisi gibi müzik aşkını keşfetmek isteyenlere harika bir araç olacağını belirttiği bu ukulele aynı zamanda Billie’nin 6 şarkısını deneyerek çalabileceği özel bir uygulamayla ukulele çalmayı da öğretiyor.

Kendi adıyla yayınladığı ukulelesinden sonra şimdi de Billie belgeseliyle gündem olacak. Geçtiğimiz gün yayınlanan tanıtım filmiyle Billie Eilish 2021 senesinde özel bir çalışmayla hayranlarınn yüzünü güldürecek.  

Yazının Devamını Oku

48.İstanbul Müzik Festivali Başladı!

İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın (İKSV) her yıl düzenlenen ve merakla beklenen festivali 18 Eylül’de başladı. 48. İstanbul Müzik Festivali ‘Beethoven’ın Aydınlık Dünyası’ temasıyla şekilleniyor. 18 Eylül’de başlayan festival 5 Ekim’e kadar devam edecek olan festival bu sene tüm dünyanın içinden geçtiği pandemi döneminde dijital olarak düzenleniyor.

Prodüksiyon anlamında büyük emek verilerek düzenlenen konserler yüksek görüntü ve ses kalitesiyle kaydediliyor. Festivalin ücretsiz etkinlikleri İKSV’nin Youtube kanalından izlenebilirken, konserlerin yanı sıra sanat tarihi ve müzik üzerine konuşmalar, konserlerden önce yapılan söyleşiler ve çocuk atölyeleri gibi dijital içerikler de müzikseverlerin erişimine ücretsiz olarak açılıyor.

online.iksv.org adresinden yayınlanacak olan festival konserleri bilet fiyatlaması açısından da oldukça uygun bir ücretle müzikseverleri ekranları karşısına geçirmeyi hedefliyor. Üstelik konserleri yayınlandığı site üzerinden 1 ay boyunca izleme imkanı da var.  

48.İstanbul Müzik Festivali ‘Beethoven’ın Aydınlık Dünyası’ temasıyla bu sene Ludwig van Beethoven’ın 250. doğum yılını kutluyor. 48. İstanbul Müzik Festivali’nin bu yılki Onur Ödülü, müzik eğitimcisi ve müzik yazarı Ahmet Say’a sunulurken, 48. İstanbul Müzik Festivali’nin Yaşam Boyu Başarı Ödülü ise Alexander Rudin’e sunulacak.

Sonbahar adım adım yaklaşırken, böyle zengin içerikli bir festivali evinizin konforunda izleyebilecek olmak bence müthiş bir imkan. Festivalin zengin programı demişken onu da belirtmeden geçemeyeceğim:

22 Eylül – Festival Orkestrası & Cem Mansur

23 Eylül – ‘Philharmonx’ Viyana/Berlin Müzik Kulübü

24 Eylül - Wiener Akademie ‘Beethoven Gala’

25 Eylül – Oda Müziğinin Yıldızları: Esemble Kheops

Yazının Devamını Oku

Hande Yener ‘Carpe Diem’ Diyor

Hande Yener 20. yıl özel albümü ‘Carpe Diem’ için gün sayıyor.

Yaklaşık bir yıldır merakla beklenen albüm, Hande Yener’in sosyal medya profilinden her paylaştığı haberle merakı daha da alevlendiriyordu. Şimdi artık resmen bir yayımlanma tarihi olduğu için hepimiz rahat bir nefes alabiliriz.

Hande Yener’in müzik kariyerinin 20. yılı için uzun süredir üzerinde çalıştığı ‘Carpe Diem’ albümü son zamanların büyük merakla beklenen albümü desek yanlış olmaz. Detayları gün ışığına çıkan bu özel albümde 10 şarkı yer alıyor. Poll Production by Polat Yapcı etiketiyle yayınlanacak olan ‘Carpe Diem’de 8 şarkının sözü ve müziği Berkan imzası taşırken, 4 şarkıda ise Berksan & Misha işbirliği yer alıyor.

Fikri Karayel imzalı ‘Aşk Elinde’ şarkısı ile Devrim Karaoğlu ve Mete Özgencil şarkısı olan ‘Boşuna’ bu özel albümü daha da merak etmek için bir başka sebep. Müzik yönetmenliğini ve 8 şarkının düzenlemesini Misha’nın yaptığı albümde, Devrim Karaoğlu ve Deeperise da yaptıkları aranjelerle dikkat çekiyor.

Hande Yener’in geçtiğimiz aylarda ‘Carpe Diem’ hakkındaki sosyal medya paylaşımlarını benim gibi yakından takip edenler bu albüm için yukarıda belirttiklerime ek olarak başka birçok sanatçıdan da söz ve beste aldığını görmüştür. Mabel Matiz, Kalben gibi diğer sanatçıların eserleri 2 Ekim’de yayınlanacak olan Carpe Diem’de yer almıyor. ‘Acaba birkaç ay sonra Carpe Diem’in devamı mı gelecek?’ sorusu şimdiden kafalarda çınlıyor. Konu Hande Yener olunca ne yapsa merak etmemek imkansız olduğu için, bu albüme girmeyen diğer şarkıların akıbetini herkes gibi ben de şimdiden merak ediyorum.

Her daim Carpe Diem

Hande Yener, Carpe Diem’a dair duygularını şu şekilde özetliyor: ‘Albümü hep birlikte çok bekledik ama beklediğimize değdi. Son iki senedir ben bu albümle yaşıyorum şimdi sıra sizde… Doya doya yaşayın bu albümü… Her sözünü, her bestesini. İçinde bulunduğumuz 2020 yılından hepimiz bir şey öğrendik ‘Anı Yaşa’. Her daim ‘Carpe Diem’. 

Carpe Diem için Aytekin Yalçın’ın objektifine poz veren Hande Yener’in stylingini ise Gabriele Papi üstlenmiş. Sürprizlerle dolu, uzun süredir merakla beklenen yeni Hande Yener albümü 2 Ekim’de her yerde olacak!

Yeni Çıkış: ‘Beni Yavaş Yavaş Öldürme’

Yazının Devamını Oku

Katy Perry Güldürürken Düşündürüyor

Ağustos’un son günlerinde Katy Perry 6. stüdyo albümünü ‘Smile’ı yayımladı. 2017 senesinde yayımladığı ‘Witness’ albümünün üzerinden üç koca yıl geçse de meğer bu süre zarfında Katy Perry yakasında hayat pek de sakin geçmiyormuş.

Şöhret, daha iyisini başarma hırsı derken Katy Perry kendi içinde sevgiyi ve umudu giderek kaybettiği için psikolojik olarak zor bir dönem geçirmiş. ‘Firework’u ben yazdım ama depresyonla uğraşıyorum’ diye isyan eden sanatçı, bu süre zarfında önce ayrılıp sonra da nişanlandığı Orlando Bloom’un da desteğiyle kendini yeniden sevmenin yollarını bulmuş. Elbette bu süreç ona yeni şarkılarla ve sonunda koca bir albümle geri gelmiş.

‘Smile’ adıyla pozitif bir albüm ama içinde kinayelerle dolu. Şarkılar gerçekten de Katy Perry’nin içini döktüğü günlükler gibi. Dans şarkısı yapsa da sözlerine baktığınızda Perry’nin kendisiyle olan mücadelesini net bir şekilde görebiliyorsunuz. Bu anlamda albümün anlattığı hikâye ve melodik dünyasını bir bütün olarak değerlendirince, Katy Perry bence hala pop müziğin başarılı öncülerinden olduğunu düşünüyorum. Albümün hazırlık sürecine hamilelik ve bir de pandemi sıkıştırınca aslında çaktırmadan muhtemelen en stresli albüm dönemini de atlatmış diyebiliriz. Albümün yayınlandığı günlerde doğum yapan sanatçı diğer bir deyişle şu sıralar çifte kavrulmuş bir mutluluk dönemi yaşıyor.

‘Seni öldürmeyen güçlendirir’ deyişini bu albümde Katy Perry’nin lugatından dinliyoruz. ‘Teary Eyes’ albümdeki en karanlık şarkı sözlerine sahip olsa da yine de ‘dans etmeyi bırakma’ notuyla pozitif bir enerjiyle sizi karşılıyor. ‘Smile’ın kapağında palyaço kostümüyle poz veren sanatçı mutluluğu, melankoliyi, gerçekliği ve yapaylığı aslında daha albümün kapağından sunuyor. Albüme adını veren şarkı hem her anın tadını çıkartmayı anlatıyor, hem de mutluluğun ve buna şükretmenin en kısa yolunu en neşeli şekilde anlatıyor.

Katy Perry özellikle ‘Prism’ albümünden sonra bir uyanış yaşadığını dile getirirken, önceki şarkılarında yakaladığı matematiğin artık kendisini mutlu etmediğini ve bunun bir anlamda ona yavan geldiğini belirtmiş. ‘Witness’ sonrası yaşadığı duygusal çöküntü onu kendisiyle baş başa kalmaya mecbur bıraksa da yine de bu durumdan kendi inadı ve müziğiyle çıkmış. Büyümenin hiç de kolay olmadığını söyleyen sanatçı, otuzlu yaşların beraberinde hiç tahmin etmediği zorlu yokuşları da birlikte getirdiğini söylüyor. Bu zorluklar ona hayatı daha başka açıdan değerlendirmeyi öğrettiği gibi olgunlaşmanın da bir başka keyif olduğunu ve şarkılarına bu bakışla yaklaştığını söylüyor.

‘Smile’ Katy Perry’nin kendisiyle en dürüst yüzleştiği şarkılarla dolu bir albüm. Kimi zaman hüzünlü ama dinlerken gülümsetiyor, kimi zaman duygulu ama dans ederken düşündürüyor. Bence bu tezatlıkları bir bütün olarak sunabilmek de Katy Perry’nin bu işte uzman olduğunu gösteriyor.

Yıldızlar: Never Really Over, Daisies, Champagne Problems, Tucked, What Makes A Woman

Oscar’ımı Verdim Gitti: Teary Eyes, Harleys In Hawaii, Smile

27.İSTANBUL CAZ FESTİVALİ BAŞLADI

Yazının Devamını Oku

Gaga’nın Haklı Zaferi

Geçtiğimiz hafta Pazar günü MTV’nin Video Müzik Ödülleri töreni vardı. Her sene olduğu gibi bu sene de ödüller kadar bu özel gecenin performansları da dünya gündemindeydi. Bu senenin hem performansına hem de her anına imza atan ünlü isim ise Lady Gaga oldu. MTV VMA’den en iyi şarkı, en iyi düet ve yılın sanatçısı gibi ödülleri kucaklayan Lady Gaga her sahneye çıkışında bir başka kostümle göründüğü gibi kostümüne eşlik eden maskesi de bir o kadar dikkat çekiciydi.

Performanslar bakımından ödül törenini ele alacak olursak Lady Gaga ve Ariana Grande’nin birlikte performansı bence gecenin en yüksek anıydı. Hem Lady Gaga, hem Ariana GrandeRain On Me’nin canlı performansı boyunca sahnede maskeleriyle birlikte şarkı söylediler. Sadece kendileri değil dansçılarının da tamamı performans boyunca maskeleri yüzlerinde dans ettiler. Lady Gaga dikkat çekme  ve eğlence sektöründe gündem oluşturma konusunda bence son senelerin en önemli isimlerinden birisi. Yaşadığımız pandemi sebebiyle tüm dünyanın içinden geçtiği böyle bir dönemde, MTV gibi hem gençlere hem de eğlence sektörüne ışık tutan bir platformda Lady Gaga’nın tüm tören boyunca maskesiyle yer almasının çok önemli olduğunu düşünüyorum. Performansından da, gecede sahneye çıktığı diğer anlarda da bir an olsun şıklığından ödün vermeyen Gaga, maske kullanımıyla bu işi ne kadar ciddiye aldığını tüm dünyaya bir kere daha göstermiş oldu.

İzleyicinin alınmadığı MTV VMA ödül töreninde Lady Gaga kadar performansıyla dikkat çeken bir diğer isim de The Weeknd oldu. En iyi R&B ve yılın videosu ödüllerini alan The Weeknd’in performansı NY’daki Hudson Yards’ta yer alan The Edge’de gerçekleştirildi. O yükseklikte nasıl ayaklarının altı çekilmeden şarkı söyleyip, dans edebildiğini anlamasam da bence gecenin en etkili performanslarından biriydi.

Gökhan Türkmen – Mavi

Gökhan Türkmen yeni yaşını yepyeni bir şarkıyla kutladı. Kızları için yazdığı ve bestelediği ‘Mavi’ şarkısını kızı Nil Rona ile birlikte kaydetmiş. ‘Mavi’de kızı Nil Rona’nın da vokalinin olması şarkıyı ayrı bir yere taşıyor. GTR müzik etiketiyle yayınlanan şarkı dinlediğiniz anda kulaktan kalbe akıyor ve haliyle duygusallığıyla kalpleri de eritiyor.

İki kardeşin birbirine olan sevgi ve bağlılığını konu alan şarkının sözü ve müziği Gökhan Türkmen’e, düzenlemesi ise Bora Çifterlere’e ait. Şarkının kapak görseli de kardeşi Leyla Ada’nın ultrason görüntüsüne büyük bir mutlulukla ve heyecanla bakan Nil Rona’nın fotoğrafı ile Morespace Studio tarafından hazırlanmış.

‘Mavi’nin klibi şarkının yansıttığı tüm duyguları tek seferde videosuyla dinleyiciye geçiriyor. Klipte ailesel duygulara ve doğaya dikkat çekerek büyük bir ağaç etrafında yapılan çekimlerde Gökhan Türkmen ve kızları Nil Rona ve Leyla Ada da başrollerde. Bu eğlenceli, samimi her notası sevgi taşıyan şarkının klibini ise Bora Çifterler üstlenmiş.

Yepyeni bir Ses: Martino

Birkaç haftadır yayınladığı single çalışmalarıyla dikkat kesilmemiz gereken yepyeni bir ses yükseliyor. Martino, İtalya Milano doğumlu, ailesi dört nesil müzisyenlerle dolu, içi müzikle yanıp kavrulan çok genç bir ses.

Yazının Devamını Oku

Mabel’in Açıkhava Coşkusu

Hafta sonu 6 aylık konser diyetimi bozdum. Sonunda uzun zaman sonra ilk defa Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Sahnesi’nde Mabel Matiz konserine gittim. Sonuç fevkaladenin fevki, nasıl mutluyum, hala aklımda Cumartesi gecesinden kareler, şarkılar var.

Açıkhava konserleri başladığında nasıl olacak diye kendi kendimi yiyip bitiriyordum ama aslında gidince gördüm ki organizasyon önlemlerini alınca konserler de gayet güzel şekilde bu dönemde yapılabiliyormuş. Mabel Matiz’i uzun zamandır canlı izlememiştim, uzun zamandır konsere gitmediğimden açıkhavadaki Mabel konseri benim için ayrıca değerli oldu. Biletleri tükenen konserde tüm izleyiciler yanındakiyle arada bir koltuk boş kalacak şekilde oturup maskeleri takılı şekilde konserin başlamasını büyük bir heyecanla beklemesi muhtemelen pandemi döneminden aklımda kalacak fotoğraflardan biri olacak.

Aylardır canlı performans izlememiş olmanın verdiği özlem Mabel’in notalarıyla ferahlığa ve mutluluğa dönüştü. Her şeyden önce Mabel’in ne kadar detaylara önem veren bir sanatçı olduğunu bir kere daha bu konserde gözlemledim. Mabel’in Mert Yemenicioğlu styling’i olan şık sahne kostümlerinin yanı sıra orkestrası da bir o kadar canlı canlıydı. Birçok konserde orkestra tek düzen siyah kıyafetlerle sahneye çıkar ama bu konserde ekibin her bir üyesi ayrı şıklıkta ve renkte tam bir yaz havasıyla bizleri karşıladılar. Konser boyunca orkestranın birbiri arasındaki eğlenceli hallerini izlemek beni konsere daha da bağladı. Bu kadar adı geçmişken orkestranın detayını vermemek olmaz. Çünkü bence onlar da bu nefis gecenin önemli kahramanlarından. Orkestranın şefi olan ve synth’e hayat veren Emin İnal, vokallerde Ceren Deniz ve Deniz Konak, perküsyonda Velican Sagun, beats’te Karakter (Keren Demirayak), gitarda Bahadır Kartal, kemanda Semih Çelikel, kanunda Samet Çelikel açıkhavadaki bu büyülü atmosferi yaratanlardandı. Yönetmenliği Ufuk Sarı’ya, prodüksiyon tasarım detaylarında Ozan Korkmaz’a ait konserde sahnenin sade dekorunun arkasında tam ortadaki büyük ‘M’ ışıklandırması ise her an her şarkıda bizi kendisine çekti.

Konserde ‘Öyle Kolaysa’yı seyircinin ısrarlı tezahüratından sonra ikinci kez tekrar söyleyen Mabel Matiz biraz damar, biraz halay tam kıvamında nefis bir repertuar hazırlamıştı. Özellikle konserde acaba söyler mi dediğim şarkılardan biri olan ‘Yıldızların Peşinde’yi canlı dinlemek benim için bu gecenin diğer önemli anıydı. Konser tamamlanıp bis için sahneye geri gelen Mabel Matiz ‘Filler ve Çimen’i söyleyerek bizi ilk albümüne ışınladı. Hemen ardından seslendirdiği ve ilk defa dinlediğim versiyonuyla ‘Yaşım Çocuk’ ise gecenin son şarkısı olarak hala aklımdan çıkmıyor. Yazıyı buraya kadar okuyup ‘keşke ben de gitseymişim!’ dediğinizi duyar gibiyim, şanslısınız çünkü Mabel Matiz 5 Eylül’de tekrardan Cemil Topuzlu Harbiye Açıkhava Sahnesi’nde olacak. Ben olsam kaçırmazdım!

Mariah Carey Hayranlarına Sürpriz!

Mariah Carey kendisiyle aynı ismi taşıyan 1990 senesindeki yayınladığı albümün 30. Yılını (MC30) Temmuz ayından beri sürprizlerle kutluyor. MC30 kapsamında her Cuma eski albümlerinden daha önce yayınlamadığı remix, şarkı ya da video paylaşarak dinleyenlerini deyim yerindeyse mest ediyor.

Bu sürpriz serüveni devam ededursun geçtiğimiz hafta Mariah Carey yine sevindirici bir haber paylaştı. Sanatçının efsanevi Daydream Tour Tokyo Dome konserinin canlı kayıtlarının da dahil olduğu ve bugüne kadar kaydedip de yayınlamadığı şarkılarla, eski albümlerinden B-side şarkıların olduğu, her hayranın mutluluktan ağlayacağı çok özel bir albüm geliyor. ‘The Rarities’ albümü 2 Ekim’de yayınlanacak. Bu özel albüm global anlamda Carey hayranlarını çok mutlu ederken, geçtiğimiz hafta albümden ilk single’da yayınlandı.

Mariah Carey’nin Jermaine Dupri ile birlikte yazdığı 90'ların R&B havasını taşıyan "Save The Day" isimli şarkıda Lauryn Hill'in The Fuhees ile coverladığı "Killing Me Softly" şarkısını sample olarak kullanarak arka planda Lauryn Hill da şarkıya eşlik ediyor. ‘The Rarities’ yayınlanana kadar önümüzdeki aylar başka hangi süprizler olacak, gözler uzunca bir süre Mariah Carey’nin yaptığı ve paylaştığı postlarda takılı kalacak.

Yeni Çıkış

Yazının Devamını Oku

Alanis ile Bıraktığımız Yerden Devam!

Alanis Morissette 9. stüdyo albümü ‘Such Pretty Forks In The Road’u yakın zaman önce yayımladı. 8 sene sonra Alanis’ten yeni bir şeyler duymak gerçekten de dünyalara bedel. 2020 Corona virüsü tarafından ele geçirilmeseydi aslında Alanis’in senesi olacaktı.

25 sene önce bizi gerçek anlamda Alanis Morissette ile tanıştıran, toplamda 33 milyon satan ‘Jagged Little Pill’ albümü için bu sene özel bir turne düzenlenecekti. Albümün 25. yılı sebebiyle albümdeki şarkıların orijinallerinin yanı sıra daha önce yayınlanmamış canlı performans versiyonlarının da yer aldığı 25. yıl özel ‘Jagged Little Pill’ albümü senenin başlarında yayımlanmıştı. Ayrıca geçtiğimiz senenin sonunda Broadway’de müzikali başlayan ‘Jagged Little Pill’ 2020 senesinde de Garbage ve Liz Phair’in de katılımıyla büyük bir turneyle yeniden Alanis’i sahnelere taşıyacaktı.

Ve fakat malum pandemi dönemi sebebiyle bu özel konser planı 2021’e ertelendi. Bütün bunlar olurken Alanis bir de yeni albüm müjdesini senenin başında vermişti. Hem 25. yıl etkinliği bir yandan gümbür gümbür geliyordu, bir yandan da Alanis yeni albümüyle bahar ayında konserlerin başlangıcıyla yeniden müzikseverle birlikte olacaktı. Evdeki hesap çarşıya uymadı, albüm yayınlanması planlanan tarihten birkaç ay sonra yani Temmuz ayının sonunu buldu. Her zaman olduğu gibi kendi hayatına, yaşadıklarına ışık tutan şarkıların pandeminin en tepe yaptığı dönemde yayınlanmasının yanlış bir zamanlama olduğunu düşünen Alanis en azından albümü sene bitmeden yayınladığı için ben ziyadesiyle mutluyum.

2008 senesinde Alanis Morissette’i Park Orman’da Masstival kapsamında izleyebilmiş şanslı kitleden biri olarak yeni turnesinde onu tekrar canlı izlemeyi gerçekten çok istiyordum. 2021’de kader bizi kendisiyle bir araya getirebilecek mi henüz bu sorunun cevabı bilinmezlerle dolu olsa da yeni albümü ‘Such Pretty Forks In The Road’ en azından şimdilik elimizdeki en güzel hediye. 90’lardaki Alanis Morissette yayınladığı her albümde müziğine ve kendi felsefesine yenilikler katsa da bence temelde rock kadın vokal olarak özünü pek de kaybetmedi. Her albümde kendi derinlerine inen, hayata bakışını, haksızlıkları, mutlulukları ve hüzünlerini müziğinde harmanlayan Morissette 25 yılı aşan kariyerine bir de otobiyografi sığdırmayı planlıyor. Kitabın yazımına dair henüz çok net bilgiler olmasa da, çok uzak olmayan ufukta böyle bir kitabın yayınlanacağı artık bilinen bir gerçek.

Such Pretty Forks In The Road’ birçoklarının özlediği Alanis’in geri geldiği bir albüm. 3 çocuk annesi olan ve artık hayatının belki de en olgun dönemini yaşayan bir kadın şarkıcı için şarkı sözlerinde ilk güne kıyasla en ufak bir değişiklik olmadığının kanıtı bir albüm var karşımızda. Hikâye anlatımı kendine has olan Alanis Morissette bu albümde bence müzikal anlamda da çok uçlara gitmeden kendi janrasını en güzel biçimde sunduğunu düşünüyorum. 11 şarkılık yeni albüm Alanis nostaljimi yeniden uyandırdı. Yeni şarkıları bayıla bayıla dinlerken arada eski şarkılarına dönüş yapıp ne severdim sizi diyerek kendime ziyafet yapıyorum.

Yıldızlar: Smiling, Reasons I Drink, Diagnosis, Sandbox Love, Nemesis 

Oscar’ımı Verdim Gitti: Ablaze, Losing The Plot, Reckoning

Placebo’dan ‘Lost Tapes’ Konserleri

2020 senesi yeni bir Placebo albümünün yılı olacaktı. Pandemi bu çıkışı belirsiz durumu sürüklese de grup bu dönemde en azından boş durmuyor, yenilikler peşinde koşuyor. Bu yaz birçok festivalde konser vermeleri beklenirken pandemi sebebiyle tüm etkinlikler iptal olduğu için Placebo eski konserlerinden bir potpuri hazırlayarak yüreklere su serpti.

Yazının Devamını Oku

Taylor Swift’in Karantina Sürprizi: folklore

Pandeminin dev sürprizini Taylor Swift yaptı.

8.stüdyo albümü ‘folklore’u karantina döneminde sessiz sedasız hatta deyim yerindeyse bir sır gibi kaydeden sanatçı önceki hafta sürpriz bir şekilde yayınlayarak herkesi şok etti. ‘Folklore’ öylesine bir sır albüm ki yayınlayacağını sanatçının plak şirketi bile yayınlanmasından birkaç saat önce haberdar olmuş. Plak şirketinin şokunu tahmin bile edemiyorum. Pandemi döneminde beklenmedik bir şarkı ya da EP yayınlamasını beklediğim isimlerdendi Taylor Swift. Bu beklentimin sebebi de Taylor Swift’in çalışkan ve üretken ruhunu önceki yayınladığı albümlerinden bizlere aşılamasıydı. Beklentim boşa değilmiş, bir iki şarkılık mini albüm yayınlamak bir yana dursun dopdolu bir albüm ile karşı karşıyayız.

Taylor Swift bu albüm için pop starlığını hiç gocunmadan bir kenara bırakmış. Şarkıların tamamı piyano, gitar ve akustik düzenlemelerle hazırlanmış. Tür bakımından indie notaları olan daha çok yetişkin rock dinleyicisine hitap edecek bir albüm yayımlayan sanatçı bu albümde Jack Antonoff’un yanı sıra The National’dan Aaron Dessner ile birlikte çalışmış. Dessner’ın albüme dair verdiği açıklamalarda Taylor Swift’in nasıl üretken bir sanatçı olduğunu kendisine gönderdiği demo ses kayıtlarının kısa sürede şarkılara dönüşmesine şok olarak şahit olmuş. Albümün tamamı birlikte bir stüdyoya girmeden, dosyaların gidip gelmesiyle tamamlanan bir üretim sürecinin sonunda ortaya çıkmış.   

16 şarkılık dev ‘folklore’ albümünde 11 şarkıyı The National’dan Aaron Dessner ile yapan Taylor Swift araya bir de Bon Iver düeti sıkıştırmış. ‘Exile’ düetinin ortaya çıkışında Taylor Swift şarkıyı yazdıktan sonra Dessner’a gönderip şarkıya erkek bir vokali de eklemek istediğini söylemiş. Dessner kimle düet yapmak istediğini sorduğunda Bon Iver’ın vokali Justin Vernon’u çok beğendiğini ama kabul edip etmeyeceğini bilemediğini belirtmiş. Dessner’ın aracı olduğu bu talep Bon Iver tarafından da olumlu geri dönüş alınca, Justin Vernon’un şarkıya bir iki eklediği ufak bölümle şu an dinlediğimiz haline ulaşıyor. Şarkının Taylor Swift ve Justin Vernon arasında gidip geldiği anlara şahit olan Aaron Dessner, bu düetin hayata geçmiş olmasına kendi deyimiyle ‘zamanımızın iki büyük sesinin ortaya çıkarttığı bu esere bir hayran olarak tanık olduğunu’ belirtmiş. 

Albümün çıkış şarkısı olan ‘cardigan’ın klibi için tüm Covid-19 önlemleri alınarak yapılan çekimlerde tahmin ettiğiniz üzere bol bol yeşil ekran desteği alınmış. Sonucunda ortaya çıkan doğayla iç içe klip çalışması albümün yaydığı sadelik havasını net bir şekilde ortaya koyuyor. Klip için kendi styling’ini ve makyajını kendisi yapan Taylor Swift bütün bu süreçten keyif aldığı kadar klip çalışmasından da bir o kadar mutlu olduğunu belirtmiş. ‘Cardigan’ sonrasında ‘Exile’ ve ‘Betty’ albümün yoldaki single çalışmaları olacakmış, bakalım onlar için nasıl klip çalışmaları olacak.

‘folklore’ sürprizi yayınlandığı hafta itibariyle listelerde çeşitli rekorlar kırdı. Albümün yayınlandığı gün 100 milyonun üzerinde günlük dinlemeyle tüm zamanların en çok dinlenen kadın sanatçısı ünvanını kazanırken, albüm sadece Amerika’da 850 bin adet satılarak 2020’nin en çok satan albümü rekorunu da elde etmiş oldu. Ayrıca ‘Cardigan’ ve ‘Folklore’ hem Hot 100, hem de Billboard 200 listesinde aynı hafta bir numaraya yükselerek bir başka rekoru daha elinde tutuyor.

Hayatımızda pandemi olmasaydı bundan birkaç hafta sonra Glastonbury festivalinde Taylor Swift sahne alacaktı. Geçtiğimiz sene yayınladığı ‘Lover’ albümünden sonra ilk defa bu albüm ile birlikte kendisi turne yapmaktansa festivallerde sahne alacağını ve bu durumun büyük bir heyecan olduğunu belirtmişti. Glastonbury’nin 50. yılının kutlanacağı bu seneki festival pandemiden ötürü seneye ertelendiği için Taylor Swift merakla beklenen sahnesini seneye gerçekleştirecek.

‘folklore’ Taylor Swift’in hayal gücünün karantina döneminde parladığı nefis bir albüm olmuş. Taylor Swift’in şarkı yazarlığı ve müzikal becerisi ‘folklore’da daha da üst bir seviyeye çıkmış. Sadeliğin getirdiği güzellik albümün tamamında kendisini hissettiriyor.

Yıldızlar:

Yazının Devamını Oku

Genç Cazcılar Hazır!

İKSV’nin 27. İstanbul Caz Festivali kapsamındaki Genç Caz konserlerinde sahne alacak müzisyenlerin elemeleri sonuçlandı.

Amatör veya profesyonel olarak müzikle ilgilenen genç müzisyen ve toplulukların festival programında yer alabilecekleri bir platform oluşturmasının yanı sıra onları motive edip, teşvik eden Genç Caz’ın Seçici Kurulu’nda bu sene Aycan Teztel, Ayşe Tütüncü, Cenk Erdoğan, Feridun Ertaşkan, Hülya Tunçağ, Kalben, Selen Gülün, Volkan Öktem, Yekta Kopan, Dr. Hakan Rauf Tüfekçi ve İstanbul Caz Festivali Direktörü Harun İzer yer alıyordu. Genç Caz’ın bu sene yapılan değerlendirme süreci COVID-19’a yönelik önlemler dikkate alınarak 11-12 Temmuz tarihlerinde Salon IKSV’de seyircisiz olarak gerçekleştirildi. Değerlendirme sürecindeki konserler IKSV’nin Youtube kanalından canlı olarak yayımlandı.

Genç Caz o kadar önemli bir platform ki, 17 yıl içinde 80’in üzerinde genç müzisyen ve topluluk dünyaca ünlü isimlerle aynı festivalde yer alma imkanı sağladı.

İstanbul Caz Festivali kapsamında bu yıl 18. kez düzenlenen Genç Caz konserleri için başvurda bulunan grup ve solo artistlerin 11-12 Temmuz’daki değerledirmeler sonucunda seçilen isimler: Afroloji, An Quartet, Büşra Kayıkçı, Deli Bakkal, Saynur Eren Duo Project ve Udgang Trio oldu. Seçilen grup ve solo projeler 27. İstanbul Caz Festivali’nin Parklarda Caz konserlerinde yer alacak. Büyük bir heyecanla konserleri bekliyorum.

Huysuz Virjin’e Veda

İnsanın çocukluğuna dair anıları yok olunca bunun duygusal olarak etkisi bir başka oluyor. Geçtiğimiz hafta Seyfi Dursunoğlu’nun vefatı beni bu anlamda derinden etkiledi. Seyfi Dursunoğlu’nun senelerce başarıyla canlandırdığı karakteri Huysuz Virjin’in televizyondaki şovunu yayınlandığı dönem herkes gibi ben de severek kahkahalarla izlerdim. Sadece ben değil, ailecek oturup birlikte izleyip kahkahalarla eğlenirdik.

O dönemler malum internet de olmadığı için, televizyon ve özel kanallar tek eğlence kaynağımızdı. Huysuz Virjin’in konuklarıyla her programda şakalaşması, kendine has dansı ve kantoları hep hafızamdaki güzellikleriydi. Dozunu bilerek iğneleyen ama her ne koşulda olursa olsun karşısındakini incitmeden eğlendiren çok özel bir anlatım dili vardı Huysuz Virjin’in.

Seyfi Dursunoğlu’nun vefatından sonra neredeyse yazılan her yazıyı okudum. Paylaşılan videoları tekrar tekrar izledim, yetmedi Youtube’dan yakalayabildiğim eski Huysuz Virjin bölümlerini izledim. Programında yaptıklarıyla izleyenleri ve konuklarını eğlendirirken aslında inceden inceye her zaman sahip olduğu hoşgörüyü bize aşıladığını bir kere daha fark ettim. Seyfi Dursunoğlu’nun vefatıyla duygularını paylaşan binlerce kişinin ortak yorumu Huysuz’un bizlere verdiği enerjisi, neşesi ve hoşgörü sahibi olmasıydı.  Maalesef Seyfi Dursunoğlu’nun bu ansız gidişi çocukluk anılarımdan bir parçayı da beraberinde aldı götürdü. Nurlar içinde uyusun.

Yeni Çıkış

Yazının Devamını Oku

Mariah Carey’den Biyografi Müjdesi

Mariah Carey geçtiğimiz hafta Eylül ayında yayınlanacak olan biyografisinin müjdesini verdi. ‘The Meaning of Mariah Carey’ adlı kitap hem fiziksel olarak, hem de dinlenebilir formatıyla yayınlanacak. Mariah Carey söz konusu biyografisi için ‘anılarımdan, talihsizliklerimden, mücadelelerimden, hayatta kalma uğraşımdan ve tabi ki şarkılarımdan oluşuyor’ diye özetlemiş. Biyografinin ortaya çıkma sürecinin kendisi için iyileştirici ama bir o kadar da zorlayıcı olduğunu belirten Mariah Carey, okurların kitabı bitirdiğinde hem kendisi hakkında daha geniş bilgiye, hem de insan ruhunun direnişine dair yeni bir anlayışa erişeceğini umduğunu belirtmiş.

The Meaning Of Mariah Carey’ Mariah Carey’nin de katkılarıyla Michaela Angela Davis ile birlikte kaleme alınmış. Söz konusu kitabın dinlenebilir formatını Mariah Carey seslendirirken özellikle bu formatta özel olarak müzikal eklemeler de olacakmış. 29 Eylül’de yayınlanacak olan biyografi aynı zamanda sanatçının kendi adıyla yayınladığı albümün de 30. yıl dönümünde piyasaya çıkacak.

Sertab Erener All Access’te!

All Access Youtube kanalımdaki bu haftaki konuğum Sertab Erener oldu. Şimdiye kadar yaptığım söyleşiler arasında özel bir yere sahip olacak bu buluşmadan öne çıkan satır başlarını burada da paylaşmak istedim.

Sanatçının, sanat hayatının önemli adımlarının konu olduğu söyleşide, Sertab Erener Eurovision birinciliğini kazandığı o gece yarışmadaki yaşadığı heyecan dolu anları dile getirirken, son senelerdeki en büyük heyecanı olan Sertab’ın Müzikali gösterisinden de bahsetti. Özellikle müzikalin teknik altyapısı için yoğun bir çalışma süreci geçirdiklerini belirten sanatçı, yakın zaman önce yayınladığı ‘Ben Yaşarım’ albümünden de müzikale eklemeler yapılacağını belirtti.

Söyleşide yakın zaman önce yayınlanan 13. stüdyo albümü ‘Ben Yaşarım’a dair bilgiler veren Sertab Erener, özellikle bu albümdeki söz yazarlığı hakkında hissettiklerini aktardı. Yeni albümün plak formatıyla da yayınlanacağı müjdesini veren Erener, ayrıca her şarkı için özel klip çalışmaları hazırladıklarını belirterek, hepsini kısa süreler içinde Youtube üzerinden yayınlayacağını belirtti. Sertab Erener ile yaptığımız bu dolu dolu söyleşiyi All Access Youtube kanalından izleyebilirsiniz.

Kaş Caz Festivali

Pandemi döneminde önlemler alınarak konserler ufaktan başlarken Kaş’tan Caz Festivali haberi geldi. 28-29-30 Ağustos’ta Setur Marina ev sahipliğinde yazın belki de en güzel geçtiği beldelerden olan Kaş’ta Caz müziği sahili dolduracak.

Kimler var festivalde derseniz: nefis vokaliyle

Yazının Devamını Oku

Bu Sese Dikkat: Emir Taha

Bir süredir yakından takip ettiğim Emir Taha için nihayet bir yazı yazmanın zamanı geldi. Yaptığı müziğe bir tür belirtmeye gerek var mı bilmiyorum, ama kesinlikle alternatif bir yönde olduğuna ve yaptığı şarkıların bünyede bir uyanış yarattığını belirtmeliyim.

Ben Emir Taha’yı muhtemelen geç keşfedenlerdenim. Emir Taha hakkında biraz araştırma yapınca özellikle Youtube’da sıkı bir hayran kitlesi olduğunu keşfettim. Yaptığı cover’larla bir süredir internette yakından takip edilen genç sanatçı, 2019 yılında ilk single’ı ‘Deep Sea Diving’i yayınlıyor.  2020’de arka arkaya yayımladığı single’ları ile ben de Emir Taha’dan haberdar oldum.

Benim dikkatimi çeken şarkısı ‘Kendine Gel’den sonrasında yayınladığı ‘Huyu Suyu’ single’ı oldu. ‘Huyu Suyu’ şarkısını o kadar tekrarla dinledim ki, yarattığı etkiyi başka bir şarkıyla tekrar yalayabilir miyim derken hemen arkasından ‘7 Cigs’ geldi. Fırat Tanış’ın ‘Yani’ şarkısından da sample’lar içeren 7 Cigs şarkısı bir diğer Emir Taha harikası. Son olarak yayınladığı ‘Cold’ single’ından sonra geçtiğimiz hafta Emir Taha’nın ‘Hoppa pt 1.’ albümü yayınlandı.

Kendi single’larını yayınlamadan önce yaptığı cover’lar hakkında o kadar çok yorum okudum ki tabi ki merak edip hepsini zor da olsa bulup dinlemeyi başardım. Özellikle Adele’in ‘Million Years Ago’ cover’ı ve The Weeknd Sidewalks cover’ı gerçekten övüldüğü kadar güzelmiş. Kendi şarkılarından önce yaptığı cover’lardaki akustik modu 2019 ve devamında yayınladığı şarkılarında müzikal açıdan daha zengin ve dikkat çekici bir sound’a dönüşmüş.

Emir Taha’nın vokali, özellikle de İngilizce şarkılarındaki aksanı ve müzikal alt yapısı dünya çapında kendisinden söz ettirecek başarıda çalışmalar. Diğer yandan şarkılarının henüz görsel anlamda bir video ile desteklenmemesi dikkatimi çekiyor. Bir strateji mi yoksa şimdilik sadece şarkılarla dikkati çekip daha sonra mı görsel olarak yeni çalışmalar gelecek elbette merak ediyorum. Albümün adından da anlaşılacağı üzere yolda gelecek olan ‘Hoppa pt 2.’ var. Emir Taha’nın yeni şarkılarını, albümünün devamında neler olacak diye elbette herkes gibi benim de gözüm kulağım artık hem dijital platformlarda ve kendisinin sosyal medyasında olacak. 

 

Yüzüme Vurma

Gökhan Türkmen geçtiğimiz hafta yine dikkatleri üzerine çekecek nefis bir şarkı ve klip yayınladı.  ‘Yüzüme Vurma’ adlı yeni şarkısının sözleri Ozan Turgut’a, bestesi Gökhan Türkmen’e, düzenlemesi ise Bora Çifterler’e ait. Söz konusu şarkı 8 dakikalık bir hikaye aslında. Şarkının müzikal altyapısı ve melodik kurgusu özellikle Serkan Emre Çiftçi’nin trompetiyle daha da güzel bir noktaya erişiyor.

‘Yüzüme Vurma’ şarkıda yaptığı etkisini esas video klibini izlediğinizde size kendisini hissettiriyor. Doğanın kendini bulma çabasını ve doğayla iç içe her gün yaşadığımız dünyayı gözler önüne seren bu özel klip Bora Çifterler ve Ozan Turgut’un kurgusuyla hayat bulmuş. Kolaj görüntülerin yer aldığı bu özel klipte Gökhan Türkmen’in vokali ve Serkan Emre Çiftçi’nin trompetiyle şarkının yarattığı duygular kat kat yoğunlaşıyor.  Şarkının videosunu izlediğiniz de eminim siz de benimle aynı duyguları hissedeceksiniz, klip aslında kısa bir belgesel olmuş.

Yazının Devamını Oku

Jessie Ware Bizi Diskoya Götür!

Bazen yeni bir albüm çıkıyor ve doğrusunu söylemek gerekirse onu içime sokasım geliyor. Herkes ama herkes dinlesin, bendeki uyandırdığı nefis enerji çevreme de yayılsın istiyorum. Jessie Ware’in 4. Stüdyo albümü ‘What’s Your Pleasure?’ işte tam da bu bahsettiğim güzellemeleri hak eden bu sıralar karşımıza çıkmış en güzel işlerden.

 

80’ler müziği ne bereketli bir dönemdir böyle. Yaratıcılığından mı, o dönemki havadan mı bilmiyorum ama hala etkisini kaybetmeyen bir akım olduğu kesin. Hakkını vererek 80’lere dokunan bir iş yapıldığında sonuç genelde hep olumlu oluyor. Jessie Ware geçtiğimiz hafta yayınladığı dördüncü stüdyo albümünde dans müziğine, soul’a, diskoya ve 80’lerin hareketli temalarına kendini bırakmış.

Üçüncü stüdyo albümü ‘Glasshouse’u yayınladığında teması annelik ve duygusal alanlar olduğu için daha yumuşak ve içten şarkılarla bizlere ulaşmıştı. 2017’de yayınladığı Glasshouse albümünün tanıtım turnesinde Cannes Lions’ta Paloma Faith ile ‘annelik ve müzik’ temalı bir söyleşide Jessie Ware’i dinleme şansım olmuştu. Annelik ile birlikte duygusal olarak kendisinde hiç bilmediği bir dünyayı keşfettiğini belirten sanatçı şarkılarını artık daha farklı söylediğini belirtmişti. Aklımda o günden kalan esas konuysa Jessie Ware’in müziğine dair hep kendi istediği yolda ilerlemek olduğuydu. ‘What’s Your Pleasue?’ hakkında verdiği söyleşilerde Jessie Ware hayal ettiği müziğin, duyguların daha çok dans ile ifade edildiği bir albümde toplanmasını istediğini söylüyor. İnsanların özgürce dans etmesini, disko modunun onları akıllarından geçirdiği ama harekete geçmekte çekindikleri her neyse ona daha kolay ulaştıran kaldıraç olmasını hedeflemiş. Bence bu hedefine ‘What’s Your Pleasure?’ ile net şekilde ulaşmış diyebilirim.

Pandemi döneminde hele ki kulüplerin açılmasının belirsizliği henüz devam ederken yine de albümün yayınlanması gerçekten de sevindirici. Aslen albüm Haziran’ın başında yayınlanacakken 20 gün rötarla bize ulaştı. Bu kadar ötelenmesi bu dönemde bence o kadar normal ki, bu durumu ertelenme gibi görmüyorum bile. Normal koşullarda böyle enerjik bir albüm yayınlayıp turneye çıkamayacak olmak da zor elbette. Yine de Jessie Ware şimdiden 2021’de başlayacak konser zincirini duyurmaya başladı bile. Koşullar uygun giderse seneye Nisan ve sonrası Jessie Ware yeni şarkıları ve sahne performansıyla herkesi etkilemeyi planlıyor.

 Jessie Ware’in ilk çıkış albümü ‘Devotion’ ile büyük ilgi görmüştü. Ancak 2. ve 3. albümleri ilk albümün gölgesinde kalınca sanatçı biraz da albüm yapma sevdasından uzaklaşmış olduğunu 2017 senesinde bazı söyleşilerinde dile getirmişti. 2017 senesinde annesi ile birlikte yaptığı ‘Table Manners’ adlı podcast serisi 13 milyon üzerinde bir dinleme kazanınca, bu durum kendisine kaybettiği özgüvenini geri aşılamış. 3 senedir devam eden podcast serisinde Sam Smith, Ed Sheeran, Paloma Faith, John Legend, Ellie Goulding gibi sayısız ünlünün konuk olduğu yemek ve sohbet odaklı bu söyleşi formatı Jessie Ware’in bu nefis albümle dönüşünün de kıvılcımı olmuş. Deyim yerindeyse sanatçının yeniden doğduğu 4. stüdyo albümü ‘What’s Your Pleasure?’ hem bu yaza iyi gelecek, hem de eminim Jessie Ware’in kariyerinde daha sonraki yapacağı çalışmalar için nefis bir basamak olacak.

Yıldızlar: What’s Your Pleasure?, Oh La La, Adore You, Mirage (Don’t Stop)

Oscar’ımı Verdim Gitti: Spotlight, Soul Control, Save A Kiss,

Yeni Çıkış: Ramo Chai – I’m Moving

Yazının Devamını Oku

Harun Tekin’den ‘Hediyeler’

Pandemi döneminde kültür sanat etkinlikleri maalesef en çok yara alan faaliyetlerden birisi oldu. Özellikle kapalı mekânlardaki etkinlikler iptal olup veya en iyi ihtimal ile ileri tarihlere ötelenirken, açıkhava festivalleri de çoğunlukla bu sene daha ileri tarihlerde düzenlenmek için öteleniyor.

Yaklaşık 3 aydır konserler online düzende yani dijital dünya imkanlarıyla yapılıyor. Kimisi sponsorlu, kimisi sanatçıların evinden ellerindeki imkânlarla düzenleniyor. Bu yeni dönemin normalleri henüz daha tam da yerine oturmamışken Harun Tekin yeni bir konser ile dinleyicilerle buluşmaya hazırlanıyor.

Mor ve Ötesi’nin solisti Harun Tekin, 28 Haziran Pazar günü saat 19:30’da My Open Stage organizasyonuyla ‘Hediyeler’ isimli konserini online olarak düzenleyecek. Etkinliğin cüzi miktardaki biletlerini alanlar konseri organizasyonun internet sitesinden canlı olarak takip edebilecekler. Konserden elde edilecek olan gelir ise İhtiyaç Haritası’yla paylaşılarak müzik emekçilerinin giderlerini karşılamak adına kullanılacak.

28 Haziran günü aynı zamanda sanatçının doğum günü olması açısından da önemli bir gün. Harun Tekin, bu özel güne denk gelen konserde yaklaşık 75 dakika boyunca ağırlıklı olarak başkalarının yazdığı ve kendisi için manevi değeri olan şarkılara yer verecekmiş. Söz konusu konserde tek başına ve akustik gitarıyla yer alacak olan Harun Tekin, kaliteli bir yayın için tüm testleri tamamladıklarını da kendi sosyal medya profilinden duyurarak tüm müzikseverleri bu özel konsere davet etti.

Bir anlamda yeni dönem konserleri için deney niteliği de taşıyan bu konser belki de devamında başka sanatçıların da katılımıyla sürdürülebilir. Biletimi aldım merakla ve heyecanla Pazar günkü ‘Hediyeler’i konserini bekliyorum.

Sezen Aksu’dan Yeni Şarkı: Konduramadım

2018’in en özel işlerinden olan Demo projesiyle Sezen Aksu çok özel bir albüm yayınlamıştı. Başka sanatçılara verdiği şarkıların kendi sesiyle demo kayıtlarından oluşan bu proje albüm 2. bölümüyle adım adım yaklaşıyor. ‘Yetinmeyi Bilir Misin?’, ‘Ben De Yoluma Giderim’, ‘Ne Yapayım Şimdi Ben?’, ‘Kaybedenler’ Demo 2 albümünden şimdiye kadar yayınlanan şarkılardı. Henüz albümün yayınlanmasına kadar muhtemelen daha birkaç single daha yayınlanacaktır diye tahmin ediyorum.

Geçen hafta Sezen Aksu bir sürpriz yaparak Demo 2 albümünden yeni bir şarkı yayınlamak yerine yepyeni bir şarkı yayınladı. Okay Barış ile düet yaptığı KONDURAMADIM iki versiyondan oluşuyor. Biri Ozan Bayraşa’nın Rework’ü diğeri ise Okay Barış düzenlemesiyle olan versiyonu.

‘Konduramadım’ Sezen Aksu’nun da deyimiyle hareketli, neşeli tam da bir yaz şarkısı. Şarkının klibi de büyük sürpriz, çünkü klibin oyuncuları çok özel. ‘Konduramadım’ın klibinde Demet Akbağ, Zeynep Bastık, Şanışer, Simge Sağın, Murda, Ayşe Özyılmazel, Kalben, Edis, Ezhel, Mabel Matiz şarkıyı Sezen için söylüyorlar, klip de böylece kendisine sürpriz bir doğumgünü hediyesi oluyor.

Yazının Devamını Oku