Kalp kıran yenilgi

 Yenilgilerin en kalp kırıcısı nedir biliyor musunuz? Sen bir işe yüreğini, emeğini, terini, varını, yoğunu koymuşken... Elinden gelen en iyi mücadeleyi sergilemişken... Bu emeğin bir karşılığı olmalı demişken olmaz ya bazen! İşte öyle bir şey!

 

Nereden başlasam, nasıl anlatsam.

Oysa öyle güzel başlamıştı ki her şey... Ligin en aklı başında takımlarından Konyaspor’u bence nefis analiz eden Nestor El Maestro, rakibin kontak anahtarı Amir Hadziahmetovic’i Adis-Yalçın-Lourency ile baskılayarak girdi oyuna. Konya’nın orta alan-forvet geçişini başlamadan bitiren, rakibi paralize eden bu baskı 10 dakikada 3 pozisyon üretmişti.

Terslikler, 10. dakikada baskının merkezi Adis’in sakatlanmasıyla başladı! Jahovic’in yerine koyacak ‘güvenilir’ bir santrforu olmayan Göztepe kulübesi, Tijanic’i sağa, Ndiaye’yi merkeze alarak devam etti oyuna. Ancak baştaki o baskı azalmıştı bir kere...

Dedik ya, Konyaspor planı çok net takımlardan. İlhan Palut, Göztepe’deki dönemine benzer bir düşünceyle iki çabuk kanat oyuncusuyla rakip kaleye çok çabuk giden bir takıma sahip. Orta alandaki o baskı 25’te Yalçın’ın bir anlık gecikmesiyle aksayınca Serdar Gürler, ilk kez bire birde yakaladı Göztepe savunmasını. Kahraman’ın ‘tek hamlede rakibe atlama’ acemiliği Cikalleshi’nin arka alan dokunuşuyla birleşti, Süper Lig’in kalesinde ilk golü görme oranı en yüksek takımı Göztepe, yine 1-0 geriye düştü.

Buna rağmen toparlayabilirdi Göztepe... Toparlayacaktı.

Ancak o ana kadar fena da götürmeyen Yalçın Kayan, mücadele ve hırsın akılla birleşmediği zaman nasıl kendine dönen bir silah olacağının canlı örneğini verdi! 1-0 yetmez gibi, bir de 10 kişi kalmıştı Göztepe... İlk yarının uzatmalarında Kahraman’ın dokunuşunda top ağlara takıldığında “Bitmiş maç, yeniden başlıyor” diye geçirdim içimden. Ancak o golün de VAR’dan yok olması, hevesimizi kursağımızda bıraktı.

İkinci yarıya başlarken de bence kabul edilebilir bir plan yaptı Maestro. Üçlü savunmanın ortasındaki Atınç, ön libero gibi daha çok orta alanı destekliyor, Göztepe 10 kişiyle yine de Konyaspor’u baskı altında tutuyordu. 55’te Tijanic’in direği sallayan sol kroşesi ağlara takılsa, belki farklı bir sonu konuşuyor olabilirdik.

Ancak Göztepe’nin oyunu enerji merkezli bir oyun. Böylesine pres yapıp, top kapıp bunu sonuca dökemiyorsan, bir yerden şalter iniyor! 72’de yine iki eski dost Serdar-Cikalleshi işbirliğiyle gelen ikinci gol de Göztepe adına şalterin inmesi anlamına geliyordu.

Düne dair, sahada olanlara büyük saygım var. Mücadeleye, emeğe...

Kime saygım yok biliyor musunuz? Göztepe formasıyla çıktığı 12 maçta 2 gol atma başarısını gösteren (!) büyük forvet Ndiaye’nin kaprisine, eksik mücadelesine. Sosyal medyadan taraftara vereceğin cevabı, gollerinle vereceksin büyük (!) golcü! Göztepe, kimseyi avutma, kapris çekme lüksüne sahip değil. Bugünkü tablo itibarıyla da genç Ege’nin Göztepe’ye vereceği katkı, Ndiaye’nin gerisinde değil!

Bir de şuna saygım yok!

Dün Konyaspor teknik ekibinin koşu mesafesi emin olun standart bir orta saha oyuncuna yakındı! Konya kulübesindeki yardımcı antrenörü bile ‘Ayağa kalkın’ diye bağırtan bu sahtekarlık, bu ülkede ‘profesyonellik’ diye niteleniyor ya!

İşte o çürümenin ete kemiğe bürünmüş halidir!

X
YAZARIN DİĞER YAZILARI