GeriHasan BOZBEY Şehirlerin kabusu trafik için çözüm var mı?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Şehirlerin kabusu trafik için çözüm var mı?

Biliyorsunuz, artık son dönemlerin şehirlerdeki en büyük kâbusu trafik yoğunluğu ve otopark sorunu.

Bu sadece ülkemizin değil, tüm dünyanın baş etmeye çalıştığı bir sorun.
Trafik sorununun çözülmesi için milyarlar harcanmasına rağmen, istenen, beklenen çözümler de bir türlü bulunamıyor.
Yada bulunan çözümler hep geçici çözümler oluyor.
Kalıcı bir şekilde bu sorunun üstesinden gelmek ise neredeyse imkansız.
Bunun başlıca nedeni ise şehirlerin tarih boyunca doğru planlanmamış olması.
Özellikle ülkemizde bu sorun başlı başına bir mesele haline gelmiş durumda.
Üstelik her geçen gün de bu sorun büyüyerek devam ediyor.
Şehirlerin plansız yapısı, son yıllarda artan araç trafiği tüm kentleri felç etmiş durumda.
*
Trafik meselesi tüm şehirler gibi Orhangazi’nin de ciddi bir kâbusu olarak önümüzde duruyor.
Ne yazık ki düzensiz şehir planlamalarının en bariz örneklerinden birisi de Orhangazi’de yaşanıyor.
Daha önce de sıkça dile getirdiğimiz gibi, Orhangazi çarpık kentleşmenin en net örnekleri arasında yer alıyor.
Zaten ciddi bir imar sorunu yaşayan Orhangazi, bir de trafik çilesi ile boğuşup duruyor.
*
Örnek vermek gerekirse, son günlerde etkili olan fırtına ve yağmurdan dolayı herkes kendi aracı ile çarşıya inince, şehir trafiği tam anlamı ile kilitlendi.
Küçücük ilçede bir noktadan bir noktaya gitmek adete çileye dönüştü.
Normal koşullarda 5 dakika sürecek olan şehrin bir noktasından bir notkasına geçiş, artık en az yarım saati hatta 1 saati alabiliyor.
Uzun lafın kısası şehirde trafik çilesi had safhaya ulaşmış durumda.
*
Ne yazık ki Orhangazi’de bugüne kadar trafik sorunun çözümü için gerçek manada bir çalışma, planlama yapılmadı.
Şehir merkezinde trafik sorununu çözebilecek, ya da hafifletebilecek kapsamlı bir çalışma hiç yapılmadı.
20 yıl öncesinden bugünlere varan bir planlama yapılmış olsaydı, bugün belki bu kadar çileyği de çekiyor olmazdık.
*
Geçtiğimiz hafta bu konuda en azından şimdilik de olsa sevindirici bir haber aldık.
Belediye Başkanı Bekir Aydın’ın 3 yıllık bir aradan sonra ilk kez basın mensupları ile yaptığı toplantıda bu konuda müjdeli bir haberi de duyurdu.
Orhangazi Belediyesi, özel bir şirketle anlaşmaya vardı.
Bu anlaşma dahilinde firma Orhangazi genelinde ciddi bir analiz yapacak.
Yapılacak olan bu analiz ile birlikte ilçe merkezinde yapılması gerekenler rapor edilecek.
Hangi sokaklarda genişletme, hangi bölgede farklı trafik akış düzenlemesi, tek yön, çift yön gibi tüm hususlar bu çalışma ile ortaya dökülecek.
Ayrıca aynı kapsamda şehrin hangi bölgelerinde acil otopark ihtiyaçları olacağı da rapor edilecek.
Ortaya çıkacak olan çalışma doğrultusunda da çözüm için kollar sıvanacak.
Hatta bu konuda yapılacak olan çalışmada bazı cadde ve sokaklarda halen tek yön olan bazı bölgelerin gidiş gelişe,
Çift yön olan bazı yerlerin ise tek yöne dönüştürülmesi,
Bazı ana arterlerdeki cadde ve sokakların ise genişletilmesi de var.
*
Bu çalışma kesin bir çözüm olur mu bilemiyorum.
Ancak en azından geçici ve kısmi bir çözüm için bile olsa, profesyonel destek alarak bu çalışmanın yapılması sevindirici olacak.
*
Belediye Başkanı Bekir Aydın bu konuda gazetecilere bilgi verirken bir not düştü; firma yetkililerin bölgedeki ilk incelemesinde elde ettikleri izlenim şu:
Orhangazi çok zor bir kent.
Evet bugüne kadar bu hususta söylediklerimiz hepsi ortada.
Orhangazi belki de eşi benzeri hiç olmayacak şekilde kötü bir şehir planına sahip.
Bu sorunun çözümü de haliyle o kadar zor olacak.

X

İznik Gölü için ne yapılabilir?

Türkiye genelinde bir çok göl ve gölet gibi, küresel ısınmadan nasibini alan göllerden birisi de İznik Gölü.İznik Gölü Türkiye’nin beşinci, Marmara bölgesinin ise en büyük gölü.Üstelik İznik Gölü’nün farklı kritik bir önemi de var.

İznik Gölü gelecekte olası bir susuzluk durumunda bölgeye içme suyu sağlayabilecek en önemli su kaynağı.
Bulunduğu coğrafya itibarı ile de özellikle tarıma hem sulama yönünden, hem sağladığı iklim nedeniyle büyük katkıları olan bir göldür.
İznik Gölü havzasında yer alan İznik ve Orhangazi bölgesinde öylesine verimli araziler vardır ki, deyiş yerindeyse ne ekseniz bereketi ile geri alırsınız sözünün tam da uyduğu bir bölge.
Böylesine özel, böylesine kritik bir öneme sahip olan İznik Gölü son yıllardaki küresel ısınmadan birçok su kaynağı gibi olumsuz etkilendi.
İznik Gölü’nde su seviyesi her geçen gün daha da azalıyor.
Yağışların en fazla olması gereken şu günlerde, yeterli yağmur olmayınca bu durum göl seviyesine de olumlu yansımıyor.
*

Yazının Devamını Oku

İşçi krizi başgösterir mi?

Geçen hafta Türkiye’nin otomobili TOGG’a yaptığımız yolculuğu anlatmıştım.Bu yıl sonunda banttan inmesi beklenen, 2023 yılının ilk çeyreğinde ise artık satış aşamasına gelmesinin beklendiği yerli otomobil fabrikası ziyaretinin ardından bölgede bir de batarya fabrikası müjdesi geldi.

Hemen yerli otomobil fabrikasının yanında, fabrika ile entegre, uluslararası limanın dibinde, İstanbul, Kocaeli gibi sanayi devlerine çok yakında planlanan batarya fabrikası hem kurulacağı nokta açısından, hem istihdama sağlayacağı katkıdan dolayı büyük önem taşıyor.
Zaten, yerli otomobil fabrikasının tam kapasite faaliyete girmesi ile birlikte yaklaşık 2 bin kişinin doğrudan istihdam edilmesi planlanıyordu. Batarya fabrikası ise yaklaşık 3 bin kişilik bir istihdam sağlayacak.
Yani, aşağı yukarı en geç 2 yıl içinde bölgede faaliyete girmiş olacak otomobil ve batarya fabrikasında yaklaşık 5 bin kişi istihdam edilmiş olacak.
Bunun hem Bursa, hem Gemlik ve Orhangazi sanayisine sağlayacağı yan sanayi istihdamları ile birlikte daha yüksek sayılara ulaşacağı öngörülüyor.
Velhasıl Bursa, Gemlik, Orhangazi üçgeni birkaç yıl içinde 5 bin ara elamana ihtiyaç duyacak.
Peki bu sayıda yetişmiş kalifiye ara eleman bölgede bulunabilecek mi?
*

Yazının Devamını Oku

Yurt binası için bir babayiğit ortaya çıkıyor

Uludağ Üniversitesi Orhangazi Yeniköy Asil Çelik Meslek Yüksek Okulu’nun yurt sorunu herkesin malumu.

Bu konuda geçen hafta bir yazı kaleme almış, yurt sorunun acil çözüm gerektirdiğini yazmıştım.
Çünkü bir yandan üniversitenin gelişmesi ve büyümesini istiyoruz.
Bir yandan da üniversiteye gelen öğrencileri ‘yurt yok’ diye kaçırıyoruz.
Haliyle de bir şekilde kısır döngü içine girmiş durumdaydık.
*
Üniversite için yurt binası ihtiyacı ile ilgili görüş belirtirken, bir özel sektör eli ile yurt binasının yapılmasının gündemde olduğunu ifade etmiştim.
Nitekim, bu konuda en somut söylem önceki gün Belediye Başkanı Bekir Aydın’dan geldi.

Yazının Devamını Oku

Yurt meselesi başka bahara mı kaldı?

2021-2022 eğitim sezonunun ilk dönemi neredeyse bitiyor.Zaten yıl sonu geldi.

Yıl sonundan hemen sonra da yarı yıl tatili için geri sayım başlayacak.
Yani koca bir eğitim dönemini de yarılamış olacağız.
Hem orta öğretimlerde, hem yüksek öğrenimde yarı yıl tatili yaklaşmışken, Uludağ Üniversitesi Orhangazi Yeniköy Asil Çelik MYO’nun yurt sorunu için tek bir adım atılmadı, bir arpa boyu yol dahi alınamadı.
Ne yazık ki.
Kredi Yurtlar Kurumu yurt binası konusundaki çizgisini çekmişti.
Öğrenci mevcudunun 800’ün altında olmasından dolayı, KYK yurdunun Orhangazi’ye inşa edilmesi mümkün görünmüyor.
Bu konuda hem siyaseten, hem bürokratik yollarla defalarca girişimde bulunulmasına rağmen, her defasında KYK’nın 800 öğrenci kriteri duvarına toslandı.

Yazının Devamını Oku

Eğitim müjdeleri sürecek sırada mesleki eğitim var

Sanayi ülkelerinde mesleki eğitimin son derece önemli olduğu da herkesçe malumdur.Bunun en güzel örneği Almanya.

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra sanayi hamlesi yapan Almanya özellikle mesleki eğitime ve ara kalifiye eleman yetiştirilmesine önem verip, bugün dünyanın en büyük sanayi devi konumuna geldi.
Bunun en önemli gücünü ise mesleki eğitimden aldılar.
Ne yazık ki Almanya’da mesleki eğitimin oranı yüzde 65’ler seviyesindeyken, Türkiye’de bu oran 8-10 sene öncesine kadar yüzde 25’ler seviyesindeydi. 28 Şubat sürecinde setteye uğrayan mesleki eğitime şimdi daha fazla önem gösteriliyor. Mesleki eğitim için yeni hamleler de yapılıyor.
Okulların fiziki koşulları, atölyeleri, laboratuvarları güçlendirilmeye, daha nitelikli ara eleman yetiştirilmeye başladı.
‘Yeterli mi?’ derseniz, asla değil.
Türkiye’nin mesleki eğitim oranı mutlaka yüzde 60’lara ulaşmalı.
Yeni sanayi kuruluşları, yeni teknolojilerle de ülkemiz sanayi alanında da güçlendirilmeli.

Yazının Devamını Oku

RIFAT HİSARCIKLIOĞLU SESİMİZİ DUYAR MI?

Çaresiz,Sesimizi bir kez daha Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğu’na ulaştırmaya çalışacağız.

Çünkü, ilçemizden ne bürokrasinin, ne siyasi iradenin ne de TOBB’un yerel kuruluşlarının Rıfat Hisarcıklıoğlu’na daha önce de yine dile getirilen çağrımızı ulaştırmak gibi bir kaygıları yok.
Olmadığı için biz de bu yolu deneyeceğiz.
Konumuz eğitim,
Eğitim demişken de en önemli başlığımız bir Fen Lisesi.
*
Önce şuradan başlayalım.
Bugünkü iktidar döneminde Orhangazi’deki derslik sayıları tam anlamı ile altın çağ yaşadı.

Yazının Devamını Oku

Bölge tarımında ciddi işçi krizi var

Zeytin diyarı Orhangazi, Gemlik ve İznik’te hasat mevsimi başladı.Marmarabirlik’in geçen hafta fiyatları açıklamasının ardından, birlik başta olmak üzere özel sektör ve tarımsal kalkınma kooperatifleri ve son olarak da Tarım Kredi Kooperatifi zeytin alımlarına başladı.

Her kuruluş da bu yılki alım fiyatlarını belirledi.
Belirlenen fiyatlar üç aşağı beş yukarı birbirine çok yakın.
Bu yıl bölgede zeytin üretiminde rekolte miktarı yüksek, ama genel olarak ince taneli zeytin ağırlıkta.
Yine de ürün miktarının fazla olması üreticiyi sevindirecek boyutta.
*
Zeytinde hasat mevsiminin başlaması ile birlikte ciddi de bir kriz baş göstermeye başladı.
Zeytin işçisi...

Yazının Devamını Oku

Ne yapmalı ne etmeli!

Zeytin diyarı, Orhangazi, Gemlik, İznik bölgesi bugünlerde hasat heyecanı yaşıyor.

Türkiye’nin en büyük zeytin alıcısı konumundaki Marmarabirlik, kampanya döneminin hazırlıklarını yapıyor.
Geçen hafta cuma günü rekolte beyan dönemi tamamlanmıştı.
Marmarabirlik, rekor oranda rekolte beyanı aldı. Bugün yarın da zeytin fiyatları belli olur, kampanya dönemi de resmen başlamış olur.
***
Marmarabirlik’in en güçlü 3 kooperatifi bizim bölgemizde, yani Orhangazi, Gemlik ve İznik’te.
Bu 3 ilçe Marmarabirlik’in her yıl aldığı zeytinin en yüksek miktarını oluşturuyor.
Dolayısıyla zeytinin başkenti denilen bölge de burası oluyor.

Yazının Devamını Oku

Engelli Tarım Projesi

Orhangazi Kaymakamlığı bünyesinde faaliyetlerini sürdüren proje ekibi müthiş bir başarıya imza attı.

Uzun süredir üzerinde çalışılan Engelsiz Tarım Projesi, BEBKA tarafından 67 başvuru arasından seçilerek desteklenecek tek proje oldu.
Bu gerçekten önemli bir başarı.
Aslında hikayenin biraz başına dönmek gerek.
Orhangazi’de faaliyet gösteren Saadet Öcalgiray Özel Eğitim Okulu öğrencileri için Engelsiz Tarım projesi düşünülüyordu.
Bunun için Kaymakamlık proje ekibi uzun süredir bir çalışma yürütüyordu.
Proje için bu yıl resmi başvuru yapıldı.
BEBKA’ya sunulan proje kabul gören tek proje oldu.

Yazının Devamını Oku

vay uyanık fenomen vay!

Sosyal medya hayatımızın en önemli parçalarından birisi oldu.İnternet dünyasının gelişip, son 10 yılda da internetin artık en zirvelerinden birisi olan sosyal platformları hayatımıza girdiğinden bu yana görmediğimiz, duymadığımız olaylarla karşılaşır olduk.

Sosyal medyanın insan hayatına büyük yararları varken, buna karşılık son derece tehlikeli yönleri de mevcut.
En fazla muzdarip olunan konuların başında ise yalan ve provakatif haberler.
Dünyada sosyal medya gücünü elinde bulunduran mecralar da zaten bunu tetikleyen, körükleyen bir yapıya sahip.
Kim ne derse desin, bugün hayatımızda yer alan sosyal medya plaftormlarının tamamı yalan ve algıya yönelik haberlere daha fazla itibar ediyor, yalanı olabildiğince köpürtüp, doğruyu ise olabildiğince perdeleyen bir yapıya sahip bu sosyal medya ağlarında son dönemlerin ilginç bir mevzusu daha gündeme geldi.
*
Biliyorsunuz,
Sosyal medya ile birlikte hayatımıza bir de “sosyal medya fenomeni” kavramı girdi.

Yazının Devamını Oku

Sağlık turizminin dışında mı kaldık?

Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Bursa Sağlık Turizmi Derneği “Pandemi sonrası Türkiye Sağlık Turizmi Vizyonu Paneli tanıtım toplantısı yapıldı.Türkiye’nin sağlık turizmi hedefleri var.

Sağlık turizminin 2024 hedefi 1,5 milyon hasta ve 10 milyar dolar döviz girdisi.
Türkiye’de 2011 yılında 156 bin 176 olan yabancı hasta tedavi sayısı 2019’da 4 kat artarak 662 bin 87’ye çıkarken, 2023 hedefi olan 1,5 milyon hasta ve 10 milyar dolar döviz girdisi hedefine ulaşmak amacıyla izlenecek yol, Bursa’da düzenlenen ‘Pandemi sonrası Türkiye Sağlık Turizmi Vizyonu’ konulu panelde tartışıldı.
*
Türkiye’nin sağlık turizmi her geçen gün artıyor.
Bu artışta Bursa’nın da önemi var.
Mesela 2011 yılından bu yana Türkiye’de yabancı hasta sayısı 4 kat artarken, Bursa’da bu oran 15 kat olarak gerçekleşti.
Bu da demek oluyor ki, Bursa Sağlık Turizmi konusunda son derece önemli ve geleceği de o denli parlak görünüyor.

Yazının Devamını Oku

Marmarabirlik daha da güçlenebilir

Zeytin hasat mevsimi için geri sayım başladı.1 ay sonra yavaş yavaş zeytinde hasat telaşı başlayacak.

Marmarabirlik, yeni hasat mevsimi öncesinde rekolte beyanı alımlarına başladı. Rekolte beyan alım süresinin ekim ayının ortalarına kadar sürmesi bekleniyor. Rekolte ve alımlar konusunda birliğin bu yıl ki beklentileri henüz net değil.
Geçen yıl yaz döneminde Marmarabirlik o dönemki alım hedefini 45 bin ton olarak belirlemiş, kampanya döneminde bu rakamın biraz üzerine çıkılmıştı.
Bu yıl ise henüz bu beklentiler ve hedefler net olarak ortaya konmuş değil. Ancak, görünen o ki, bu yıl ki alım hedefinin de geçen yıl ile paralellik oluşturacaktır.
*
Nihayetinde Marmarabirlik’in hedefi ne olursa olsun geleceğe daha emin adımlarla yürümek, ayağını daha sağlam yere basabilmek için hiç durmaması gerekiyor.
Birlik durursa, üretici durur, üretici durursa tarım durur.
Dolayısıyla zeytincilik için olması gereken şey daha fazla mücadele, daha fazla çaba.

Yazının Devamını Oku

İzleyici olmayalım hepimiz elimizi taşın altına koyalım

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yerli otomobil ile ilgili tarih vererek, “Elektrikli aracımızı da 2022 sonunda banttan indirmeyi hedefliyoruz” dedi.Erdoğan bu açıklamasını Şişecam Polatlı Fabrikası Yeni Üretim Hattı Açılış Töreni’nde yaptı.

Cumhurbaşkanı, yerli otomobilin üretim süresinin devam ettiğini belirtip şu önemli ayrıntıları da paylaştı; “Otomotiv sektöründe yaşanan yapısal değişimi, üretim süresi devam eden Türkiye’nin otomobili ile yakalayacağımıza inanıyoruz. Kendi tasarımımız olan elektrikli aracımızı, 2022 yılının sonunda banttan indirmeyi hedefliyoruz.”
Yani bu da demek oluyor ki, bu yılın sonunda yada gelecek yılın ilk çeyreğinde Gemlik’teki fabrikada artık yerli otomobil fabrikasında çarklar dönmeye, üretime geçilmeye başlayacak.
Zaten Bilişim Vadisinde farklı modellerden yerli otomobil üretimleri yapılmıştı, Gemlik’teki fabrikada ise artık seri üretim kısmına geçilmiş olacak.
Otomobilin 2022 yılı sonunda banttan inmesi demek, 2023 yılında artık seri üretimin de yapılacağı anlamına geliyor.
*
Cumhurbaşkanı Erdoğan yerli otomobil konusundaki tüm ayrıntıların müjdesini 2019 yılının sonlarında vermişti.
Ve o günden bu yana defalarca dile getirdiğim bir husus vardı, Orhangazi, Gemlik ve İznik yerli otomobile mutlaka hazırlık yapmalı.

Yazının Devamını Oku

Çirkin görüntüyü güzelleştirmek hiç de zor değil

ÜLKEMİZ yeraltı zenginlikleri ile de biliniyor.

Altın madeninden gümüşe, taş maden ürünlerinden bakıra kadar bir çok zenginlik yeraltında yatıyor.
Yeraltı kaynaklarımızın gün yüzüne çıkarılması da ülkemizde tartışmalı konulardan birisi.
Bir kesim yeraltı kaynaklarının mutlaka yer yüzüne çıkarılması ve ekonomiye kazandırılmasını savunurken, az ama sesi güçlü çıkan bir kesim ise doğanın tahrip edildiğini ileri sürerek dağların tepelerin kazılmasına karşı.
Belli kurallar çerçevesinde ise yurdun her noktasında yeraltı kaynaklarının yer yüzüne çıkarılması içn çalışmalar da sürüyor.
***
Maden ocaklarının bol olduğu bölgelerden birisi de Bursa’nın Orhangazi ilçesi.
Özellikle Orhangazi şehrinin kurulduğu bölgenin yüksek kesimlerinde, Fındıklı tepesi olarak bilinen bölgede kalsit madeni üretimi için yarım asır öncesinden bugüne çok sayıda maden ocağı açılmış durumda.

Yazının Devamını Oku

Deprem raporu ile yıkılmışlardı hala haber yok!

Hatırlanacağı gibi Bursa Valiliği il genelindeki okullar ile ilgili depreme dayanıklılık araştırması yapmıştı.

Bu araştırmanın sonuçları 2020 başlarında açıklanmış, rapora göre de Bursa ve ilçelerinde topla 24 okulun olası bir depreme dayanamayacağı belirtilerek yıkım kararı verilmişti.
Valilik o dönemde konu ile ilgili de bir açıklama yapmıştı.
Açıklamayı hatırlayacak olursak: “Türkiye, depremselliği yüksek olan bir bölgede bulunmaktadır. Bizlerin önceliği geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın sağlığı ve can güvenliğidir. Öğrencilerimizin güvenli ortamlarda en sağlıklı bir şekilde eğitimlerine devam etmeleri bizim olmazsa olmazımızdır.
Milli Eğitim Bakanlığı, İnşaat ve Emlak Dairesi Başkanlığı tarafından eğitim binalarımızda yapılan kontroller ve değerlendirmeler neticesinde ‘deprem tahkik raporları’ sonucuna göre deprem olması halinde risk taşıyabileceği değerlendirilen binaların yıkılması yönünde karar alınmıştır.
Bu kararın, öğrencilerimizin sağlıklı bir ortamda eğitimlerine devam edebilmesi adına alınmış olup, bu kapsamda 24 eğitim binamız hakkında yıkım kararı alınmıştır. Yıkım kararı alınan eğitim binalarından dokuzu aynı bahçedeki sağlam olan diğer blokta, bunun dışındaki 15 okulumuzda ise, öğrencilerimiz kayıt bölgesindeki en yakın okulda eğitimlerine devam edecektir.
3 Şubat Pazartesi günü başlayacak ikinci yarıyılda eğitim öğretimin aksamaması için İl ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerince planlama yapılmış ve tüm tedbirler alınmıştır. Pazartesi günü ilgili okullardaki idarecilerimiz, öğrencilerimize gerekli yönlendirmeyi yapacaklardır.
Yıkım kararı alınan eğitim binalarının en kısa sürede yıkılarak yeniden yapımı için tüm çalışmalar başlatılmıştır.”

Yazının Devamını Oku

Orhangazi-İznik yolu can almaya devam ediyor

Bursa’nın kuzeyi, Gemlik, Orhangazi ve İznik bölgesinin son yıllarda en fazla can alan yolu Orhangazi-İznik Kuzey yolu.

Yani, İznik Gölü’nün kuzeyinde kalan yol, son yıllarda en fazla trafik kazasının yaşandığı bir yol.
Bu yoldaki son ölümlü kaza geçtiğimiz cumartesi akşamı yaşandı.
Ne yazık ki gencecik bir insan motosiklet kazasında yaşamını yitirdi.
Çok değil yaklaşık 1 ay önce yine bu yol üzerinde meydana gelen trafik kazasında ise 5 kişi yaşamını yitirmişti.
Buna ilave olarak çok sayıda maddi hasarlı ve yaralamalı kaza ise gün geçmiyor ki yaşanmasın.
***
Peki, bu yolun özelliği ne ki, bu kadar çok trafik kazası yaşanıyor?

Yazının Devamını Oku

Trafik master planı için Büyükşehir devreye girmeli

Şehirlerin en büyük sorunlarından birisi de trafik yoğunluğu.

Artan araç sayıları, şehir merkezlerindeki yolların artan bu araç trafiğine hazır olmaması, cadde ve sokakların uzun yıllar sonrası planlanarak değil de günlük ahbap çavuş ilişkileri ile düzenlenmiş olması bugün tüm şehirlerde trafik yoğunluğunun ve trafik keşmekeşinin günden güne artmasına yol açıyor.
Tabii buna da son yıllarda hızla artan araç sayılarını da eklediğimizde, artık işin içinden çıkılamaz bir hale gelmiş durumda.
*
Anlattığım bu durum Orhangazi için de geçerli.
Belki de verdiğim bu örneklerin en fazla yaşandığı kent Orhangazi.
Zaten kent estetiği neredeyse sıfır olan, yıllar yılı son derece kötü bir şekilde şehir planlaması yapılan, cadde ve sokakları bırakın 100 bin nüfusu 20 bin nüfusta dahi yetersiz kalacak bir şehir.
Geçtiğimiz günlerde de yine bu satırlardan dile getirdiğim gibi, 80 bin nüfusu olan Orhangazi’de neredeyse 35 bin araç trafikte.

Yazının Devamını Oku

Genişletme çare değil bölünmüş duble yol

Orhangazi-İznik arasındaki karayolunda yaşanan sık trafik kazaları malumunuz.Özellikle yoğunlaşan trafik, kazaları da beraberinde getiriyor.

Herkes de biliyor ki, yıllar önce bir miktar genişletilen bu yol, son 10 yılda artan trafik nedeniyle artık burasının yükünü kaldıramıyor.
Bunun karşılığı olarak da ölümlü ve yaralanmalı trafik kazaları ile bir çok can kaybettik.
Daha kısa bir süre önce bu yolda meydana gelen kazada 5 kişinin yaşamını yitirdiğini düşünürsek, artık bu yol için ciddi bir çözüm bulunması da gerekliydi.
*
Biliyorsunuz;
İznik gelecek yıl büyük bir organizasyona ev sahipliği yapacak.
Türk Dünyası Olimpiyat Oyunları.

Yazının Devamını Oku

Yangınlara başka bir gözle bakış

Türkiye’nin Güney, Ege ve Akdeniz kıyılarındaki yangınlar hepimizin ciğerini yaktı.Antalya’nın Manavgat ilçesi ile başladı, sonrasında birkaç günlük süreçte tam 140 noktada orman yangınları çıktı.

Yangınlar öylesine eş zamanlı ve büyüktü ki bazı yangınlar yerleşim yerlerini de esir aldı. Canlar gitti, ağaçlar, orman canlıları gitti. Yüreğimiz yandı, soğuyacak gibi de görünmüyor.
*
Yangınların devam ettiği süreçte Türkiye’de yine her felakette olduğu gibi ortaya çıkan bir zümre yangınların üzerinde, ölen canların, yanan ağaçların üzerinde tepinmeye başladı.
Yangın uçaklarından dem vurarak, Türkiye’nin yangınları söndürmekte yetersiz kaldığını bağıra bağıra söylemeye başladı. Oysa durum hiç de öyle değildi, Türkiye 4-5 günlük sürede Türkiye’nin 140 noktasında çıkan yangınların 132’sini söndürmüş ve kontrol altına almış, diğer yangınların söndürülmesi için de cansiperane mücadeleler de devam ediyor.
140 yangından söndürülen 132 yangını görmeyenler, halen devam eden yangınlar üzerinden de sosyal medyadan tevrizat peşine düşmüş durumda.
*
Yangınların bir başka boyutu var.

Yazının Devamını Oku