GeriHasan BOZBEY İhtiyacımız olan şey bu projeler işte
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

İhtiyacımız olan şey bu projeler işte

Türkiye, Avrupa Birliği fonlarından en az yararlanabilen ülkeler arasında yer alıyor.

AB fonlarına Türkiye her yıl milyonlarca Euro ödeme yaparken, geri dönüşüm konusunda ise ne yazık ki o kadar kabiliyetli değil.
Biliyorsunuz, Avrupa Birliği özellikle çevre, gelişim, teknoloji gibi konularda hazırlanan projelere karşılıksız hibe destek kredileri ödüyor.
Ancak bu konuda Türkiye çok da yeterli değil açıkçası.
Bugün konumuz Avrupa Birliği fonları olmasa da, benzer çalışmalar kendi öz kaynaklarımızla da yürütülüyor.
Bunun için de şehirlerde kaymakamlık yada valiliklerin yanı sıra, belediyeler ve sivil toplum kuruluşları bünyesinde proje ekipleri olur.
Bu proje ekipleri AB fonlarından faydalanılabilecek, ya da kendi öze kaynaklarımızla, yani KOSGEB yada TKDK gibi devlet kurumları vasıtası ile büyük bölümü hibe olmak üzere hazırlanabilecek projeler vasıtası ile maddi destekler alabiliyor.
Türkiye bu tür projeler konusunda zayıf, Orhangazi ise kendi özelinde daha fazla kısır bir şehir.
Sık sık bu konularda hem tavsiyeler, hem eleştirilere de maruz kalmış bir kentiz.
***
Geçmişte bazı projelere hem kamu adına hem de özel sektör kanalı ile desteklemeler de almıştı Orhangazi.
Ancak en ciddi ve belki de en anlamlı projelerden birisine bugünlerde tanıklık ediyoruz.
Kaymakamlık ve Orhangazi Belediyesi proje ekipleri bir çalışma yapıyordu.
Proje engelli çocuklar ve gençler için.
***
Proje Orhangazi Kaymakamlığı koordinatörlüğünde Orhangazi Belediyesi, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü, Bursa Uludağ Üniversitesi ve Hektaş Tarımsal İnovasyon ortaklığı ile yürütüldü.
Projenin adı “Engelsiz Tarım” projesi.
Hedef Saadet Öcalgiray Özel Eğitim Meslek Okulu’nda eğitim gören engelli öğrenciler ile tüm engelli bireyler için mesleki becerilerini geliştirmek.
Proje üretimden paketlemeye, planlamadan pazarlamaya kadar tarım ürünlerinin hazırlanması, tarım ürünlerinin her alanda faaliyet gösteren bir kurgu ile Türkiye’ye örnek olacak bir proje geliştirmekti.
Bu anlamda Saadet Öcalgiray Özel Eğitim ve Meslek Okulu yakınlarında yaklaşık 15 bin m2’lik bir arsa hazineden Milli Eğitim Bakanlığı’na devredildi.
Projenin toplam bütçesi 2 milyon 500 bin TL.
Bu anlamda hazineden kiralanan bu 15 bin m2 alanda tarım, sebze, meyve ekimi yapılacak.
Derslikler, tarım atölyeleri, sera alanları, ürün satış ofisleri ve engelsiz kafe inşa edilecek.
Tüm bu yönleri ile gerçekten heyecan verici bir proje.
Ulusal anlamda ses getirecek, belki de Türkiye’ye de büyük örnek olacak bir proje.
Üstelik bu proje alanında Hektaş firmasının desteği ile mavi yemiş gibi katma değeri son derece yüksek bir ürün yetiştirilerek satışı yapılacak, bu sayede burada eğitim alan engelli öğrencilere de gelir sağlayacak.
Bu proje ile ilgili ilk adım da atıldı.
Hazineden Milli Eğitim Bakanlığı’na devri yapılan bu arsa bu proje emrine verildi.
Hektaş firması da bu arsa üzerinde gerekli işlemeleri ve çalışmaları yaparak ilk fidan dikimleri de geçen hafta protokol üyelerinin katılımı ile yapıldı.
***
Şimdi şöyle düşünün,
15 dönümlük bu arsa da tarım ürünlerinin yetiştirildiğini, tarım atölyelerinin kurulup orada eğitim gören öğrencilerin de bu atölyelerde tarım eğitimi aldığını, pazarlama departmanlarından, seralara kadar tüm işlemlerin tamamlandığını...
Burada tam anlamı ile devasa bir tesis hem engelli yavrularımıza büyük bir katkı sunmaya başlayacak, hem ciddi bir ekonomik girdi sağlanmış olacak.
***
Bu işler bir vizyon meselesi aslında.
Eski Türkiye’de engelli çocukların evlerden hiç çıkarılmadığı, toplumdan tamamen soyutlanıp evlere hapsedildiği günlerden, bugün hem engelli için hem de engelliye bakan anne yada birey için devlet tarafından ödenen ciddi paralar.
Bu sayede artık evde hapsolmuş engelliler değil, toplumun tam ortasında, bizimle iç içe yaşayan, hatta ülkenin üretimine de ekonomisine de ciddi katkı sağlayacak seviyeye gelmiş durumda.
***
Orhangazi’de hayata geçirilecek olan bu proje sayesinde ise bu konunun yeni bir evresini görmüş olacağız.
Gerçekten de bizleri de heyecanlandıran bu proje kısa süre sonra meyvelerini verecek, üreten özel öğrencilerimizi ve yavrularımızı da görmüş olacağız.
Bu noktada proje ekibini ve bu çalışmaları yürüten ekibin yanı sıra, Orhangazi’ye büyük bir Tarım İnovasyon Merkezi kuran Hektaş firmasını kutlamak gerekiyor.
Gerçekten ciddi bir bütçe isteyen bu projeye Hektaş firması öncülük ediyor.
Ülkede tarımın gelişmesine sunacağı katkıya ilave olarak, bir de bu tür sosyal projelerde yer alması da Hektaş’ın görünen artıları arasında yer almaya devam ediyor.
Tüm proje ekibini kutluyorum.

X

Yangınlara başka bir gözle bakış

Türkiye’nin Güney, Ege ve Akdeniz kıyılarındaki yangınlar hepimizin ciğerini yaktı.Antalya’nın Manavgat ilçesi ile başladı, sonrasında birkaç günlük süreçte tam 140 noktada orman yangınları çıktı.

Yangınlar öylesine eş zamanlı ve büyüktü ki bazı yangınlar yerleşim yerlerini de esir aldı. Canlar gitti, ağaçlar, orman canlıları gitti. Yüreğimiz yandı, soğuyacak gibi de görünmüyor.
*
Yangınların devam ettiği süreçte Türkiye’de yine her felakette olduğu gibi ortaya çıkan bir zümre yangınların üzerinde, ölen canların, yanan ağaçların üzerinde tepinmeye başladı.
Yangın uçaklarından dem vurarak, Türkiye’nin yangınları söndürmekte yetersiz kaldığını bağıra bağıra söylemeye başladı. Oysa durum hiç de öyle değildi, Türkiye 4-5 günlük sürede Türkiye’nin 140 noktasında çıkan yangınların 132’sini söndürmüş ve kontrol altına almış, diğer yangınların söndürülmesi için de cansiperane mücadeleler de devam ediyor.
140 yangından söndürülen 132 yangını görmeyenler, halen devam eden yangınlar üzerinden de sosyal medyadan tevrizat peşine düşmüş durumda.
*
Yangınların bir başka boyutu var.

Yazının Devamını Oku

İznik Gölü’ne Yüzen Güneş Enerji Santrali olur mu?

Bildiğiniz gibi iklim değişikliği ve küresel ısınma, temiz enerjiye olan ihtiyacı daha da artırdı.

Dünyanın birçok farklı bölgesinde, güneş panelleri sayesinde temiz enerji elde edilebiliyor.

Ancak bu sistemin çok fazla alana ihtiyaç duyması nedeniyle, artık yüzen güneş panelleri daha popüler hale geldi.
Bu konuda son bir örneği Endonezya’da görüyoruz.
Asya’nın en büyük güneş enerjisi şirketlerinden birisi olan Sunseap Group, Endonezya’da dünyanın en büyük yüzen güneş enerjisi çiftliğini kuruyor.
Bu konuda çalışmalara da 2022 yılında başlanacağını öğrendik.
*
Rüzgar enerji santrallari, güneş enerji santralleri gibi terimleri son yıllarda çok daha fazla duymaya başladık.

Yazının Devamını Oku

Bayram dönüşü zehir olmasın

Türkiye Covid-19 ile mücadelede özellikle aşılamadaki başarısı ile dikkat çekti.

Son 2 aydaki aşılama ile birlikte vaka sayıları günlük 4 binli rakamlara kadar gerilemişti.
Ancak son günlerde vaka sayılarında bir artış eğilimi söz konusu.
Önceki gün, yani cumartesi günü ortaya çıkan tablo az da olsa ürküttü.
Cumartesi günkü tabloya göre günlük vaka sayısının 6 bin 666 olması dikkat çekiciydi.
İşte bu noktada aklımıza gelen iki şey var.
Aşılama konusunda hala tereddütü olanlar; ve bana göre daha da önemlisi maske kullanımının artık neredeyse yok denecek kadar az olması.
Dün sabah saatlerinde önümü kesen bir vatandaş, iş yerlerinde işletme sahiplerinin maske kullanmamasından şikayet etti.

Yazının Devamını Oku

Mesleki eğitimi ihmal etmeyin

Bugünlerde 8. sınıflardan mezun olan öğrenciler için lise tercih heyecanı yaşanıyor.

16 Temmuzda tercih süresi dolacak.
LGS sınavı sonrasında Fen Lisesi yada Anadolu Lisesi tercihlerinin yanı sıra, diğer liseler için de tercihler yapılmış olacak.
Bu noktada bir hatırlatma yapmakta fayda var.
Mesleki eğitimi ihmal etmeyin.
*
Bilindiği gibi gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler için sanayi devrimi son derece önemli.
Eğer, bir sanayi devi olmak istiyorsanız, en önemli hususların başında mesleki eğitim geliyor.

Yazının Devamını Oku

Otoyol garanti araç rakamları ne durumda

Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu ve Osmangazi Köprüsü’nü kapsayan dev proje hatırlanacağı gibi kademeli olarak hizmete girmişti.En son 2018 yılında projenin tamamı hizmete alınmıştı.

 

Tabii böylesine büyük bir projenin başlangıcından tamamlandığı döneme, hizmete girmesinden bugüne kadar en çok tartışılan tarafı garanti araç geçişi olmuştu.

Proje yap işlet devret modeli ile hayata geçirilmiş, 22 yıllık işletmenin ardından devlete devredilecek bir proje.
Yap işlet devret modeli ile hayata geçirilen bu projede devletin kasasından da bir para çıkmadı.
Tabii, yap işlet devret modeli projeler yapılırken, belli bir araç geçiş garantisi de konabiliyor.
Ancak, bu proje ilk planlandığı dönemlerde onlarca uzman ekip tarafından hesaplamaları yapılarak hayata geçirilen bir proje olduğu için, yap işlet devret modelinin henüz yarı süresi dolmadan artık devletin araç geçiş garantisi ücreti ödemeyeceği de aslında ilk başlarda ortaya konmuştu.

Yazının Devamını Oku

Küçük sanayi artık büyük bir sanayi bölgesi oluyor

Orhangazi’de artık 400 civarında irili ufaklı işletmenin olduğu Küçük Sanayi Sitesi artık dördüncü etap için kolları sıvamış durumda.

Orhangazi Küçük Sanayi Sitesi, Gedelek Açmalar Mevkiinde bundan tam 32 yıl önce kurulmuştu.
Daha doğru ifade ile hazırlıkları daha eskiye dayanıp, resmi olarak 32 yıl önce yönetimleşen ve o günden sonra her dönem büyümeye devam eden Küçük Sanayi Sitesi bugüne kadar 3 ayrı etap halinde ilave rezerv alanlarını kullanarak büyüdü.
200’e yakın dükkan ile başlayan Küçük Sanayi Sitesi, bugün bir çok imalat firmasını da bünyesinde barındırarak 400 civarı işyerine ulaşmış durumda.
Ve artık irili ufaklı işletmeleri ile neresinden bakarsanız bakın 2 bin kişinin istihdam edildiği bir sanayi bölgesi.
Kurulurken Küçük Sanayi Sitesi olarak kurulan bölge bugün yeniden büyüme hesapları yapıyor.
Kuruluşundan bugüne kadar KSS’nin başkanlığını Şükrü Çoklar yapıyordu.
Küçük Sanayi Sitesi geçmiş dönemlerde yerel yönetimler eli ile Orhangazi şehir merkezindeki sanayi dükkanlarını bünyesine toplama girişimleri ile de anılmış, ancak bu bir türlü gerçekleşmemişti.

Yazının Devamını Oku

Şimdi kime ne görev düşüyor?

Mart 2020’den bu yana dünyayı esir alan, binlerce insanı hayattan koparan Covid-19 salgınında farklı bir safhadayız.

Özellikle son 2 ayda yaşanan vaka düşüşleri, ölüm oranlarının azalması, günlük vaka sayılarının 5 binli rakamlara kadar gerilmesi ile birlikte haziran ayında kısmi normalleşme başlamıştı.
Son olarak Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Türkiye’nin 14- 20 Haziran arasında Çin ve Almanya’yı geride bırakarak aşılama hızında en yüksek performansı gösteren ülke olduğunu duyurdu.
Önceki gün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan kabine toplantısı sonrasında temmuz ayı ile birlikte geçerli olacak yeni normalleşme sürecini açıkladı.
Buna göre, 1 Temmuz itibarıyle sokağa çıkma kısıtlamaları tümüyle kaldırılıyor.
Müzikle ilgili sınırlama saat 24.00’e kadar uzatılıyor.
Şehirlerarası seyahat kısıtlamaları ile şehir içi toplu taşımadaki kısıtlamalar sona eriyor.
Kamu kurum ve kuruluşlarında normal mesai düzenine geçiliyor.

Yazının Devamını Oku

Müsilaj tehdidi ve iç sular

Biliyorsunuz, özellikle Marmara Denizinde son dönemlerde görülen deniz salyası sorunu denizlerimizi ve su ürünlerimizi tehdit etmeye devam ediyor.Son dönemde Marmara Denizi’nin hemen hemen tüm kıyılarında görüldü.

Gemlik Körfezi, Mudanya Sahili, Erdek, Bandırma derken İstanbul sahillerinde de ciddi bir deniz salyası tehdidi yaşanmaya başladı.
Bu konuda hem devletin ilgili kurumları, hem üniversiteler seferber oldu.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı 7 il için bir genelge yayınladı.
Marmara Denizi Eylem Planı uyarınca müsilajdan kaynaklı kirliliğin giderilmesi ve yönetimi için İstanbul’da bakan yardımcısı, illerde ise vali başkanlığında Koordinasyon Merkezi kurulacak.
Dün itibarı ile de bu süreç başlamış oldu.
Hedef bir seferberlik ile bu müsilaj belasından kurtulmak.
Bu arada, müsilaj ile ilgili 22 ün önce İstanbul Üniversitesi Laboratuvarlarına bırakılan müsilaj örneklerinin tahlil sonuçları da açıklandı.

Yazının Devamını Oku

Gölden su çeken hat yenilenirken...

Gemlik Gübre’nin İznik Gölü’den çektiği su, son dönemlerin sıkça tartışılan bir konusuydu.

Özellikle bu yıl İznik Gölü’ndeki su seviyesinin rekor seviyede düşmesi ile Gemlik Gübre’nin gölden çektiği su çok konuşulmaya başlamıştı.
Konu hem siyasilerin, hem DSİ’nin gündemine de girmişti.
Çok bilinmeyenli bir konu olan bu su çekme olayı nihayet DSİ’nin açıkladığı resmi raporlar ve oranlarla ortaya çıkmıştı.
Gemlik Gübre’nin yıllık İznik Gölü’nden çekme yetkisinin 10 milyon metreküp olduğu, yine Gemlik Gübre’nin ifadesine göre de bu 10 milyon metreküp suyun tamamının hiçbir dönem kullanılmadığını da öğrenmiş olduk.
Bu açıklamalarda öğrendiğimiz konulardan birisi de 1970’li yıllarda İznik Gölü’nün Orhangazi sahilinden o dönemde kamu kurumu olan Azot Sanayi’ne yaklaşık 30 kilometre uzunluğunda bir boru hattında ciddi su kaçağı olduğunu, bu kaçakların bir kısmının boruların eskimesinden kaynaklı olduğunu, bir kısmının ise hat boyunca bazı bölgelerde hatta saplama yöntemi ile girilip su kullanıldığını öğrendik.
Bu noktada iddia edilen konulardan birisi de Gemlik Gübre’nin İznik Gölü’nden çektiği suyun bir miktarını Gemlik Serbest bölgede farklı sanayi kuruluşlarına ücreti mukabilinde sattığı.
Bu iddia elbetteki Gemlik Gübre tarafından reddediliyor.

Yazının Devamını Oku

Lojistik merkezi için tren kaçmasın

Marmara Bölgesinde özellikle son yıllar için geleceği en parlak bölge diye öngörülen Orhangazi, Gemlik ve İznik’in bir yığın avantajına ilave olarak lojistik yatırımları da eklenebilir.


Özellikle Orhangazi ve Gemlik’te sanayi gücünün günden güne artması, İznik ile birlikte de tarımsal gücünün yüksek olmadı bölge için bir lojistik merkezi olabilecek kapasitede.
Yelpazeyi biraz daha genişlettiğimizde, Yenişehir’in sanayi bölgelerinin gelişime açık olması Yenişehir havalimanı, Sabiha Gökçen’in bölgeye uzaklığının sadece 45 dakikalık bir mesafede olması, bir çok alanda olduğu gibi lojistik merkezi için de büyük avantajlar barındırıyor.
Gemlik limanı gibi uluslararası öneme sahip bir ticaret ağı, yerli Otomobil fabrikasının Gemlik’te hızla yükseliyor olması, Orhangazi’nin özellikle otomotiv yan sanayideki gücü, işin doğrusunu isterseniz bölgeyi bir lojistik merkezi olmaya da itiyor.
*
Hayatım boyunca hiçbir meselede ben ifadesini kullanmadım.
Her zaman biz söylemi ile hareket etmeyi tercih ettim.

Yazının Devamını Oku

Türkiye’nin zeytin fidanı Orhangazi’den

Türkiye’de 2002 yılından itibaren zeytin üretimi, zeytin ağacı sayısı ile ilgili yeni bir yol haritası ortaya konmuştu.


Hatırlanacağı gibi, Türkiye’de zeytin ve zeytinyağı üretimi, 1999 yılında IMF ve Dünya Ticaret Örgütü taahhütleri kapsamında uygulanmaya başlayan yeni tarım politikaları kapsamında farklı bir boyut kazanmıştı.
O dönemlerdeki alınan bu karara rağmen, 2002 yılından sonra bu konuda farklı bir yol haritası ortaya kondu.
2002 yılında Türkiye genelindeki zeytin ağacı sayısı 100 milyon civarıydı.
O yıllarda göreve gelen bugünkü iktidar, zeytin ağacı sayısının artırılması için yeni bir hedef ortaya koymuştu.
Bu hedef ilk etapta Türkiye genelinde zeytin ağacı sayısını 150 milyona çıkarmak,
Bir sonraki adımda ise 180 milyona kadar ulaştırmaktı.

Yazının Devamını Oku

Arıtma tesisi S.O.S veriyor

Orhangazi’de evsel atıklar ve kanalizasyon atıkları içi 8 yıl önce faaliyete geçirilen İznik Gölü Orhangazi sahilindeki arıtma tesisi alarm vermeye başladı.

O günün koşullarına göre inşa edilen, yapımına yerel belediye tarafından başlandıktan sonra, Büyükşehir Belediyesi yasası ile BUSKİ’nin devraldığı İznik Gölü Orhangazi sahiline yakın bir noktada inşa edilen arıtma tesisinin etrafındaki bazı tarım arazilerinde bugünlerde ortaya çıkan görüntü endişe yaratmaya başladı.
Öyle ki;
Arıtma tesisinin etrafında bazı tarım alanları tamamen kuruyup solmaya, bataklığı andıran görüntüler oluşmaya başladı.
Bunun nedenini tabii ki teknik olarak bilemiyoruz.
Ancak bu bölgede bir sorun olduğu çok açık ve buna acil önlem alınması gerekiyor.
Orhangazi’nin arıtma tesisi ile ilgili bu endişeleri yaşarken, son günlerde Marmara Denizi’ne kıyısı olan bir çok sahil kentinde ortaya çıkan deniz salyaları dikkatimizi çekti.
Hepinizin malumu olduğu üzere bölgemizde Mudanya sahili ile Gemlik körfezinde oluşan deniz salyaları sonrasında olayın nedenleri de araştırılmaya, bu konuda da bir çok yorum yapılmaya başlamıştı.

Yazının Devamını Oku

Orhangazi-İznik arasına bölünmüş yol geliyor

Ülkemizde günden güne artan araç sayısı, yollardaki trafik yoğunluğunu da doğru orantılı olarak artırıyor.

Her gün yapılan yeni duble ve otoyollara rağmen, araç trafiği her geçen gün daha da artıyor; artmakla birlikte trafik birçok noktada çileye dönüşüyor.
Özellikle ticaretin can damarı olan Marmara bölgesinde son yıllarda onlarca yol, bağlantı yolu, otoyol ve bölünmüş duble yol inşa edilmesine rağmen, bugün aracı ile trafiğe çıkanların da yakından gördüğü üzere her yerde yoğun bir trafik yaşanmakta.
Bu yollardan birisi de yine Marmara bölgesinin göbeğinde yer alan, Bursa ile Kocaeli, Adapazarı, Bilecik gibi kentleri birbirine bağlayan Orhangazi-İznik Kuzey yolu.
Orhangazi’den İznik’e kadar uzanan yaklaşık 45 kilometrelik gidiş ve geliş olarak yıllar önce inşa edilen İznik Gölü Kuzey yolu her geçen gün artan araç yoğunluğu ile biliniyor.
Hatırlanacağı gibi, Adapazarı’ndan, Mekece üzerinden İznik ve bağlantı yolu ile de Bilecik’e bağlanan yol daha önce duble yol olarak planlanmış ve bu yol hizmete girmişti.
İznik ile Bilecik arasında bazı bölgelerde bölünmüş yol çalışmaları devam etse de, bu bölge büyük oranda rahatlamış durumda.
Özellikle Bursa’dan Orhangazi, oradan da İznik’ten Adapazarı istikametine giden ticari araçlar, kamyon ve TIR’lar Adapazarı İznik arasındaki yolun bölünmüş yola dönüşmesinden sonra daha fazla kullanılır olmuştu.

Yazının Devamını Oku

Hürriyet Mahallesi artık öz evlat

Orhangazi’de Hürriyet mahallesinde yer alan stadyum ve kapalı spor salonunun kaldırılması sürekli gündeme gelen bir konudur.

Her siyasetçinin, her belediye başkan adayının gündemine de girmiştir.
‘Stadyum ve kapalı spor salonu başka bir yere taşınsın, bu alana ise büyük bir park ve yeşil alan yapılsın’ denir.
Bugüne kadar da sürekli ilçenin gündeminde yer alır bu mevzu.
Ama şimdiye kadar bu konuda somut adım atılmadı.
Son dönemde İl Gençlik ve Spor Müdürü stadyumun kaldırılıp yerine Millet Parkı yapılmasını gündeme getirmişti.
Öncelikle şu görüşümü dile getirmek isterim; Orhangazi’nin bugünkü yapısı ile artık bir profesyonel bir takıma kavuşması neredeyse imkansız gibi görünüyor.
Dolayısıyla bir profesyonel takımımız olmayacağına göre, ilçe stadyumunun göle taşınması da mantıklı bir iş olabilir.

Yazının Devamını Oku

Bölgenin geleceği için özel bir çalışma

Bursa’nın İstanbul’a açılan kapısı, Orhangazi, Gemlik ve İznik.

Bu bölge için kronik sorunlardan birisinin de bu bölgenin kısa, orta ve uzun vade planlarının bir türlü olmamasını gösterebiliriz.
Gerçekten de bakıldığında ne Orhangazi özelinde ne Gemlik’in ne de İznik’in kısa, orta ve uzun vade planlamalarının olmadığını görüyoruz.
Ne sanayi, ne tarım ne de turizm konusunda bu bölge ne yazık ki hep günü kurtarmak için yapılan çalışmalarla vakit kaybetmiş.
Bölgedeki her üç kenti de incelediğimizde taşra mantığından bir türlü kopamamış, küçük kısır çekişmeler ve siyasi tartışmalarla yıllarını heba etmiş.
Bölge ilçelerinden Orhangazi’de geçmiş dönemde bir çalıştay yapılmış; ama bunun devamı da bir türlü gelmemişti.

*

Yazının Devamını Oku

Yerli otomobil fabrikasını canlı izleyin

2019 yılının Aralık ayında Bursa ile birlikte Türkiye büyük bir müjdeyi duymuştu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ağzından.Türkiye’nin Otomobil Girişimci Grubu (TOGG) yerli otomobil fabrikasının üretimine Gemlik’te başlayacaktı

Ortaya çıkan yerli otomobiller sadece Türkiye’de değil, dünyada dada büyük beğeni ve takdir görmüştü.
Öncelikle şunu belirtmekte fayda var.
Yerli Otomobil bir devlet politikasıdır.
Yerli otomobil bu ülkenin makus talihinin yavaş yavaş değişeceğinin göstergesidir.
TOGG, bu ülkenin kaderidir, 83 milyonun sahip çıkması gereken, sımsıkı sarılması gereken bir proje.
Ancak, gelin görün, bizde öyle bir muhalefet var ki, her fırsatta Üstad Necip Fazıl’ın “Bizdeki muhalefet iktidarı düşürme pahasına, vatanı düşürmeye razıdır” söylemini haklı çıkarırcasına ortaya atılıyor.
Acı, acı olduğu kadar da düşündürücü bir durum.

Yazının Devamını Oku

Dev organizasyon için tek hazırlığımız yol!

Eylül ayında İznik’te büyük bir organizasyon gerçekleştirilecek.

Bu yıl dördüncüsü yapılacak olan Türk Dünyası Göçebe Oyunları.
Türkiye’nin dört bir yanındaki Türkleri bir araya getirecek olan, öngörülere göre de yaklaşık 1 milyon kişinin ağırlanması planlanıyor.
Bu rakam pandemi nedeniyle daha düşük olabilir; ama neresinden bakarsanız bakın, bu oyunlar için bölge binlerce insanı, yerli ve yabancı insanı ağırlayacak.
*
Göçebe oyunları, Orta Asya’daki geleneksel sporların ve Türk kültürünün yaşatılması amacı ile düzenleniyor.
En son 2018 yılında Kırgızistan’da ülkenin kuzeyindeki Çopan-Ata şehrinde düzenlenmişti.
Kırgızistan’daki Göçebe Oyunları bu organizasyonun üçüncüsüydü.

Yazının Devamını Oku

İleri teknoloji sanayi fırsatı kaçıyor mu?

Orhangazi’de Süpürgelik Mevkii’nde daha önce sanayi alanı olarak ilan edilen bölge konusunda ön çalışmalar başladı.

Orhangazi Belediyesi, bu bölgede arsası bulunan vatandaşlarla 1/25 bin’lik çevre düzeni planında konut dışı kentsel çalışma alanı olarak görülen yerle ilgili 1/1000 ölçekli uygulama imar planı çalışmaları ile ilgili arazi sahipleri ile bir görüşme yaptı.
Konu belki bazı kesimlere yabancı gelebilir.
Arsa ve sanayi alanı ile ilgili bilgilendirme yapmakta fayda var.
Önceki dönem belediye yönetimi Süpürgelik Mevkiinde Yalova istikametine doğru giderken yolun sağ tarafında kalan 742 dönümlük bir arsayı sanayi alanı olarak ilan etmişti.
Bu alan ile ilgili ilk planlama İsmail Tartar’ın Belediye başkanlığı döneminde başlamış, Neşet Çağlayan döneminde ise planlaması yapılıp son hali verilmişti.
Bölge, sanayi alanı ilan edilirken aslında o dönemde çok yönlü olarak bir planlama yapılmıştı.
Birincisi, buradaki sanayi alanı “İleri Teknoloji Sanayi” alanı olarak düşünülmüştü.

Yazının Devamını Oku

İznik Gölü’nde su seviyesi ne durumda?

Şubat ayı boyunca etkili olan kar yağışı, mart ayında bol bol yağan yağmur memleketin yüzünü güldürdü.

Son 3 yılda böylesine bereket görememiştik.
Göller, göletler, su kaynakları, barajlar tarihin en düşük seviyelerini görmüştü.
Bu durum İznik Gölü’nü de son derece etkilemiş, göl tabiri caizse tarihinin en fazla çekilmesini yaşamıştı.
İznik Gölü’ndeki çekilme neredeyse 50 metrenin üzerinde gerçekleşti.
Göl sahillerinde daha önce su ile dolu olan alanlar karaya dönmüş, su içindeki iskeleler dahi karada kalmıştı.
Ürkütücü görüntüler oluşmuştu.
*

Yazının Devamını Oku