Hepimizin acısı...

Geçtiğimiz Cuma günü Türkiye yeniden deprem gerçeği ile yüzyüze geldi.İzmir 6,6 şiddetinde bir deprem ile sarsıldı.

Haberin Devamı

Bornova ve Bayraklı’da birçok bina yıkıldı, hayatını kaybeden, yaralanan vatandaşlarımız oldu.
İzmir depreminin acısını ta içimizde hissederken, sir acıyı da en yakınımızda yaşadık.
Aslen Orhangazili olan İnan ailesinin 10 yaşındaki biricik kızları Elif’in enkaz altında kalıp hayatını kaybettiğini öğrendik.
Bu bizlerin acısını ikiye katladı.
Velhasıl depremin acısını iliklerimize kadar hissettik.
Deprem sonrasında devletimiz tam anlamı ile seferber oldu.
Devlet tüm kurumları ile hızlı bir şekilde deprem bölgesine ulaştı, yaraları sarmaya çalıştı.
AFAD, Kızılay, UMKE, JAK (Jandarma Arama Kurtarma), Sağlık ekipleri, kurtarma ekipleri, sivil yapılar, IHH, Diyanet İşleri Başkanlığı, Türkiye’nin dört bir yanından İzmir’e akın eden belediyelere ait kurtarma ve itfaiye ekipleri kısacası devlet, tüm kurumları ile tüm dinamikleri ile ilk dakikadan itibaren deprem bölgesine karargah kurdu, seferberlik başlattı.
Biliyoruz ki özellikle deprem sonrasındaki manevrası ve tecrübesi ile Türkiye dünyanın sayılı ülkeleri arasına gelmiş hatta Avrupa’nın ilk 3 kurtarma ekiplerine sahip bir ülke oldu.
Bu gerçeği, Van, Elazığ, Malatya depremlerinde çok net gördük.
Eksik olduğumuz tek taraf, deprm öncesi yapı stoğumuzda.
Ne yazık ki Türkiye’nin hemen her kentinde durum aynı.
Binalarımız depreme dayanıklı ve hazır değil.
Bu sorunun da kentsel dönüşümle ortadan kaldırılması en büyük beklentimiz.

*

Haberin Devamı

Kentsel dönüşüm demişken, ne yazık ki bu ülkede bir kitle var, yapılan her iyi şeye karşı çıkıyorlar, taş koyuyorlar.
Düşünün ki, ülkemizde, “Türkiye’de binalarımız depremlere dayanıklı değil, deprem vergileri nerede” diye höyküren, devlet deprem tedbir için kentsel dönüşüm uygulaması yaparken, “kentsel dönüşüm ranttır” diye höyküren kişiler aynı.
Yani, hiçbir katkıları olmadığı halde, her fırsatı sinsice değerlendirmeye çalışan sorunlu bir kitle bunlar.

*

Tabi bir de sırtlanlar var.
Her acı olayda, her felakette ortaya çıkıp, acı üzerinden kinlerini kusan, sosyal medyada koğuşlu, hastalıklı bir zihniyet var.
Kimi İzmir’e dinsiz deyip oh oldu anlamında paylaşımlar yapıyor, diğer kesim ise devletin felaket anındaki başarısını görmezden gelerek, devlete saldıran, yalan ve algı haberlerle devletini karalamaya çalışanlar var.
Bunlar, Van Depreminde de vardı, Elazığ depreminde de Malatya depreminde de.
Öylesine kirli, öylesine pislik bir kişilikleri var ki, acılar, felaketler anında ortaya çıkarlar lağım saçarlar etrafa.

*

Haberin Devamı

Hep söyledim...
Bu toprağın acısından keyif alan, insanımızın felaketine sevinen bizden değildir.
Hangi kılığa bürünürse bürünsün, böyle davrananın provakatör olduğuna başka delil aramayın. Şikayet edin, ifşa edin, engelleyin.
Prim vermeyin, doğduklarına pişman edin gerekirse.
Çünkü bunların anladığı dil o.

*

17 Ağustos 1999’da yaşanan Marmara depremini, depremin tam ortasında, Sapanca’da yaşamış birisi olarak şunu da çok rahatlıkla söylemek isterim.
1999 depreminde devlet ne yazık ki günler sonra dahi ortalarda görülmedi.
Sapanca’da yaşadığm o depremde bırakın, başbakanı, bakanı milletvekilini, o dönemde yaşadığım Sapanca’nın kaymakamını, belediye başkanını dahi günlerce ortalarda göremedik.
Bırakın kurtarma ekiplerinin anında olay yerine gelmesini günlerce vatandaşlar kendi imkanları ile ellerinde kazma kürekle enkazlar üzerinde ceset aradı.

Haberin Devamı

O günden sonra çok şey değişti.

Bugün geldiğimiz noktada depremden sadece dakikalar sonra enkazlara ulaşan kurtarma ekipleri, depremden birkaç saat sonra deprem bölgesinde enkaz alanlarında olan bakanlar, milletvekilleri hatta Cumhurbaşkanı var.
İnsanların her türlü ihtiyacına yetişen bir devlet var.
Van depreminden sadece 1 yıl sonra yeni bir Van inşa edilmiş, devlet 11 ay sonra Van’daki depremzedelere tam 24 bin konut teslim etmişti.
Bugün de İzmir depremi sonrasında Cumhurbaşkanı açıkladı; “Evi yıkılan her aileyi en kısa zamanda yeni evlerine kavuşturacağız.”
Siz bakmayın sosyal medyada felaket tellallığı yapanlara!

Bakmayın siz kin kusanlara!
Devlet dimdik işinin başında.

Yazarın Tüm Yazıları