Bölgenin ‘Meram’ı olabilir

Konya’nın Meram ilçesini bilenleriniz vardır.Meram, Konya’nın güneyinde yer alıyor.Bu bölge, Meram Bağları ile kanalları ve eşsiz doğal güzellikleri ile bilinir.

Son yıllarda bölgede yapılan yatırımlar sayesinde de Meram Bağları ve bölgedeki tesisler Türkiye’nin her köşesinden binlerce misafir ağırlar.
Özellikle yerli turistlerin büyük ilgi gösterdiği bir bölge.
Meram’ı güzel yapan, doğal yanıdır.
Yemyeşil ağaçlar ve dereleri ile doyumsuz bir bölgedir.
O bölgenin bu denli güzelliği kadar olmasa da Orhangazi bölgesinde de böylesine doğası muhteşem alanlar var.
Bunlardan birisi de Nadır bölgesi ve Nadır’dan Orkent bölgesine kadar uzanan dere yatağıdır.
Burası ile ilgili önceki dönem belediye başkanı Neşet Çağlayan’ın büyük bir hayali vardı.
Orkent Köprüsünden başlayıp Nadır alanına kadar olan yaklaşık 2 kilometrelik dere güzergahının tamamını ıslah edip, bu dere güzergahı boyunca da sağlı sollu sosyal donatı alanları oluşturmaktı.
Adına da Kanal Orhangazi denmişti.
Proje büyük ve belki de bölgenin en büyük cazibe merkezi olabilecek seviyedeydi.
Çünkü düşünün ki Marmara bölgesinin ortasında, İstanbul’a bir adım, Bursa’nın hemen dibinde, İznik Gölü’ne yakın, Orhangazi merkezden Nadır bölgesine kadar Meram Bağları’nı andıran bir bölge olabilirdi.
Proje şekillenmiş, Devlet Su İşleri Bölge müdürlüğü marifetiyle Kanal Orhangazi Projesi’nin ilk etabı da başlamıştı.
Nihayetinde projenin, yani ıslah çalışmasının ilk etabı olan Orkent Köprüsü ile Arkaltı bölgesinde yaklaşık 1 kilometrelik bölüm tamamlanmıştı.
Beklenen ise ikinci etabın başlamasıydı.
Ancak, DSİ Genel Müdürlüğü’nden gelen haber projenin planlanan şekli ile değil, tamamlanan bölümleri ile bitirilmiş oldu.
*
Nadır Deresi ıslah çalışmasının son durumu ile ilgili DSİ Genel Müdürlüğü bir açıklama yayınladı.
Açıklamada görüşlerine yer verilen DSİ Genel Müdürü Kaya Yıldız, “Orhangazi Nadır Deresi ıslahı kapsamında yürütülen çalışmaları tamamladık. Çalışmaların tamamlanmasıyla Orhangazi ilçemizin taşkın riski azaltılmış oldu. İş kapsamında çift taraflı 1200 metre beton duvar ve 4 köprü imalatı bitirilerek fiziki olarak yüzde 100 gerçekleşme sağlanmış olup, çalışmalar tamamlanmıştır. Orhangazi ilçemize hayırlı olsun” ifadelerini kullandı.
*
Buraya kadar sorun yok.
Tamamlanan bölüm güzel oldu.
Lakin, projenin gerçek mahiyetine ulaşması için yeterli olmayacak.
Çünkü yapılan bölüm sadece 1000 metrelik bir çalışma oldu.

*
İşin bir boyutu bu
Asıl konuşulması gereken ise DSİ böyle bir projeyi sürdürürken, kalan bölümler için ilgili kurumlar ile irtibatın kurulmamasıdır.
Yani daha açık ifadeyle, DSİ’nin ilk etabından sonra ikinci etap için Orhangazi’deki siyasi irade ve yerel yönetim konuya bu kadar uzak kalınca, DSİ de projeyi bu noktada tamamlamış oldu.
Çünkü biliyoruz ki bu hususlar takip ister, ilgi ister, kovalamak ister.
Mart 2019’da yapılan yerel seçimlerden sonra birçok konuda olduğu gibi, Nadır Deresi Islah çalışmaları konusu da ilgisiz kaldı.
Ak Parti’nin Orhangazi’deki idarecileri de, Belediye Başkanı da konuya uzak durup olayı akışına bırakınca, bu durum ortaya çıkmış oldu.
*
Bana sorarsanız geç kalınmış bir durum da yok.
Yerel yönetim, ilçenin diğer yönetim kademeleri ve siyasi iradenin Orhangazi’deki temsilcileri projenin peşini bırakmaz.
Tarım Bakanlığı, DSİ Genel Müdürlüğü seviyesinde işin takipçisi olursa, proje devam eder.
Böylece Orkent Köprüsü bölgesinden Nadır alanına kadar olan bölümün tamamı ıslah edilir, sonrasında da yerel yönetim ıslah edilen dere güzergahına sosyal donatı alanları kurarak, bölgeyi bir cazibe merkezine dönüştürebilir.

X

292 konut ne zaman teslim edilecek?

Pandemi dönemi, konut ihtiyacını da beraberinde getirdi.Covid-19 nedeniyle tüm dünyada ve Türkiye’de ekonomi olumsuz etkilendi.

Bu olumsuz tablonun en fazla yansıdığı sektörlerin başında da inşaat geliyor.
İnşaat sektörünün neredeyse 1 yıldır durağan bir sürece girmesi ile birlikte konut ihtiyacı da arttı.
Tabii, özel sektörle birlikte TOKİ’nin de önceliği afet bölgelerine vermesinden dolayı, farklı bölgelerdeki projeleri, inşaat maliyetlerinin yükselmesinden dolayı beklemeye alınmıştı.
Pandemi öncesinde 2018 ve 2019 yılında yaşanan ekonomideki daralma inşaat sektörünü olumsuz etkilemiş konut stokları tükenmiş, yeni konut projelerinin olmamasından dolayı da satışa hazır konutların fiyatları da alıp başını gitmişti.
Öyle ki TOKİ ekonomik kriz döneminde planladığı kendi projelerini bile maliyetlerin yüksek olmasından dolayı ertelemeye almıştı.
Bunlardan birisi de Orhangazi’de inşa edilen ve inşaatı tamamlanan 292 adet konuttu.
Aslında bu konut projesi 2019’da tamamlanıp hak sahiplerine verilecekti.

Yazının Devamını Oku

5 yıl önce konan irade ile lojistik merkezine adım adım

Bundan tam 5 yıl önce 25 Ocak 2016 tarihinde o dönemde Taşıyıcılar Kooperatifi’nin ortaya koyduğu bir irade ile ilgili haber yaparken,Orhangazi’nin bölgenin lojistik merkezi olma yolunda adım attığını yazmıştım.

O dönemde bugünkü Taşıyıcılar Kooperatifi Başkanı Beytullah Güneş ile yaptığım söyleşi de bunu görmüş, bununla ilgili de önemli bir haber ele almıştım.
Taşıyıcılar Kooperatifi, o dönemde bir çok insan için imkansız gibi görünen Kooperatif yanındaki eski bir fabrika alanını satın almaya hazırlanıyordu.
Fabrika sahasının satın alınması, oraya bir depo-antrepo tesisi kurmak başlı başına bir meseleydi çünkü o zamanlar.
Fabrikanın satın alınması büyük maliyet, depo-anrepo gibi bir tesisin inşası ayrı bir maliyetti.
O dönemlerde telaffuz edilen rakamlar bazılarının havsalasının sığmayacağıölçekteydi.
Ancak;
274 üyesi bulunan Taşıyıcılar Kooperatifi öylesine güçlü bir yapıya kavuşmuştu ki, bunun da üstesinden gelecek seviyedeydi.

Yazının Devamını Oku

2 milyon 300 bin zeytin ağacının kaçı atıl durumda?

Orhangazi’de bilinenin aksine, son yıllarda zeytin ağacı sayılarında ciddi artış yaşanmıştı.

Bizler meslek hayatımızın ilk yıllarında, yani 2000’li yılların başında yaptığımız haberlerde ya da o dönemde verilen resmi rakamlara göre Orhangazi genelinde 1 milyon 650 bin civarında zeytin ağacı vardı.
Fakat geçen 15-20 yıllık dönemde yeni ekilen zeytin ağaçları ile birlikte Orhangazi sınırlarında toplamda 2 milyon 300 bin adet zeytin ağacı bulunuyor.
Bu, yaklaşık 1,5 yıl önce Tarım Bakanlığı ve Marmarabirlik tarafından tüm Bursa bölgesinde sürdürülen çalışmalar sonrasında tespit edilen rakam.
Yine, ilçe genelinde 1 milyon 650 bin adet zeytin ağacı varken ve Orhangazi’de yıllık tahmini zeytin rekoltesi hesaplanırken, 20 bin ile 25 bin ton arası tahminleri yapılırdı.
Yani resmi anlamada bu rakamlar baz alınırdı.
Zeytin ağacı sayısı 2 milyon 300 bin civarına geldiğinde ise normal koşullarda Orhangazi bölgesindeki zeytin rekolte miktarının en az 45 bin tonu bulması gerekiyor.
Oysa yine bugün itibarı ile yapılan rekolte tahminlerine göre Orhangazi’de 30 bin ton ile 35 bin ton arası zeytin rekoltesi elde ediliyor.

Yazının Devamını Oku

İdealizm, teknoloji ve birikim tarımda üst ligleri getirecek

Orhangazi ilçesinde tüm izinleri tamamlanan HEKTAŞ Orhangazi Tarımsal İnovasyon ve Deneyim Merkezi yavaş yavaş faaliyete başladı.Geçtiğimiz haftalarda yine bu satırlardan HEKTAŞ’ın Orhangazi projelerinden bahsetmiş, tarihi projenin önemini anlatmıştım

Yazıyı yazarken, HEKTAŞ’ın yaklaşık 1 yıldır Orhangazi tesislerinde sürdürdüğü çalışmalardan kamuoyunun yeteri kadar bilgilendirilmediğinden söz etmiştim.
Sonrasında, geçtiğimiz hafta HEKTAŞ'ın Marka ve İletişim Yöneticisi değerli Selçuk Yaşar’dan bir telefon aldım.
HEKTAŞ’ın değerli yöneticilerinin Orhangazi tesislerinde ağırlanmak istediğimi söylüyordu.
Son derece memnun oldum.
Nihayetinde geçtiğimiz hafta HEKTAŞ’ın Orhangazi’de kurulan tesisinde ağırlandım, enine boyuna tesislerle ilgili detaylı bir öngörüye sahip oldum.



Yazının Devamını Oku

AK Partili vekil 'yurt' demişken...

Bursa’nın birçok noktasında yurt inşaatları sürüyor.

AK Parti Bursa milletvekilleri Refik Özen ve Zafer Işık, Gençlik ve Spor İl Müdürü Salih Başparmak ile birlikte Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafında kente kazandırılan yaklaşık 350 milyonluk yatırım olan yeni yurt binalarını inceledi.
Gerçekten de önemli ve devasa yatırımlar.
Bursa, büyük bir üniversite şehri aynı zamanda.
Hem üniversite sayısı, hem öğrenci sayısı her geçen gün artan bir il.
Dolayısıyla devletin yeni yurt yatırımları da hızla devam ediyor.
Sevindirici bir tablo bu.
Bursa genelinde an itibarı ile yurt yatak kapasitesi 7 bin.

Yazının Devamını Oku

İznik Gölü için gerçek bir mücadele şart

Son yıllarda yaşanan iklim değişiklikleri,küresel ısınma; ve nihayetinde hayatımızı direkt etkileyen kuraklık, Türkiye genelindeki tüm su kaynaklarını, gölleri, akarsu yataklarını, derelerini olumsuz etkiledi.

Kuraklıktan payını alan su kaynaklarından birisi de Türkiye’nin beşinci büyük gölü durumundaki İznik Gölü oldu.
İznik Gölü’ndeki değişim öylesine büyük oldu ki, tarihte görülmemiş oranda su çekilmesi yaşandı.
Ve durum git gide daha kötüleşirken, son günlerde etkili olan kar yağışı bir nebze de olsa göle ve tüm su kaynaklarına cansuyu oldu.
Yeterli mi peki?
Elbetteki değil.
Çok daha fazlası gerekli.
*

Yazının Devamını Oku

HEKTAŞ’ın Orhangazi’deki yerli tohum üretim tesisi hangi aşamada?

Bilindiği gibi Orhangazi’de tüm kamuoyunu sevindiren bir gelişme yaşanmıştı.40 yıllık Elsan Elyaf fabrika sahası, Oyak tarafından satın alınmış, Oyak ise yine alt kuruluşu olan HEKTAŞ vasıtası ile bu alanda yerli tohum üretimi yapmak için kolları sıvamıştı.

Bu süreç yaklaşık 2 yıldır devam ediyor.
HEKTAŞ Elsan Elyaf’ın sanayi bölgesinde, İznik Gölü’ne sıfır devasa araziyi aldıktan sonra buradaki çalışmalarına da aşağı yukarı 1 yıl önce başladı.
Buradaki yatırım ile ilgili olarak bildiğimiz tek bilgi: “HEKTAŞ burada yerli tohum üretecek”
Şu ana kadar bir kısmını saymazsak, arazide yaptığı çalışmalar ile ilgili olarak da zaten yerli tohum üretimi yapılacağına dair emareleri de uzaktan uzaktan görüyoruz.

Firmanın burada en önem verdiği konu ise arazinin etrafını duvarlar ve çelik tellerle kaplamak oldu.
Bir de gözle görülür olarak arazinin İznik Gölü tarafına konan dev seralar.
Bunun dışında, arazinin Elsan Elyaf döneminden kalan kapalı alanlarda bir tadilat hatta yıkıp yeniden bina dikmelerini uzaktan uzağa görebiliyoruz.

*

Yazının Devamını Oku

Yerli otomobil ve Orhangazi

Hatırlanacağı gibi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımı ile yerli otomobilin tanıtımı yapılmıştı.Geçen yıl 27 Aralık’ta tanıtılan Türkiye’nin yerli otomobili ülkede büyük bir heyecan yaratmıştı.

Türkiye için tarihi bir müjde,bizler için de ayrı bir anlam ifade ediyordu.
Çünkü Yerli Otomobilin fabrikası bizlere komşu ilçe, yani 15 dakikalık mesafemizde Gemlik’te inşa ediliyor.
Yerli otomobilin üretilecek olması bizler için çok özel bir heyecan, fabrikasının bizim bölgemizde olacak olması ise katmerli heyecan.
Çünkü, otomotivin başkenti Bursa, Bursa’nın otomotiv yan sanayi merkezi ise Orhangazi ve Gemlik.
Haliyle yerli otomobilin üretim aşamasında Orhangazi ve Orhangazi’deki sanayi kuruluşları kenarında köşesinde mutlaka yer alacak.

*

Peki 27 Aralık 2019 tarihinde ilk tanıtımı yapılan yerli otomobil ile ilgili geride kalan 1 yılda neler oldu?

Yazının Devamını Oku

Otomotiv bölümünün önemi

Türkiye kendi otomobilini üretmek için hızlı adımlarla ilerliyor.

Türkiye’nin otomobili, TOGG tarafından Gemlik’te belirlenen fabrika alanında inşa edilecek.
Fabrika inşaatı hızla devam ediyor.
Hedeflenen 2021 yılı sonunda inşaatı tamamlamak, 2022 yılı sonunda da ilk otomobili banttan indirmek.
Türkiye’nin otomobili kendi ölçeğinde son derece önemli.
Günümüz teknolojisine uyumlu, hatta bazı yönleri ile çok daha gelişmiş ve tüm dünyada kabul görecek bir otomobil.
İşte Türkiye’nin otomobili Bursa’da hayata geçecekken, Bursa ve fabrikanın kurulacağı Gemlik ve bölgesi için de büyük hayati öneme sahip.
Tabiki bu otomobil tüm ülkeye bir değer katacağı gibi Gemlik, Orhangazi, İznik bölgesine de apayrı bir değer katacak.

Yazının Devamını Oku

Yeni yatırımlar gelsin mi gelmesin mi?

Türkiye’de biliyorsunuz garip bir muhalefet var.Sırf muhalefet etmek için yurtdışına, AB ve ABD’ye Türkiye’ye yaptırım çağrısı yapan, yabancı yatırımcıya da çağrı yaparak “Aman Türkiye’ye yatırım yapmayın” diyen bir muhalefet anlayışına sahibiz.

Hatta, “Hiç kimse alışveriş yapmasın, ekonomi darboğaza girsin” diyen muhalefet vekilleri ile bile tanıştı bu ülke.
Yetinmediler, ABD’de Biden’in seçimi kazanmasından sonra zafer çığlıkları atıp “Biden geldi, kesin Türkiye’ye yaptırım uygular” diye sevinenleri de gördük.
Bu örnekleri çoğaltabiliriz.
Ne yazık ki muhalefetimizin durumu tam da böyle.
Ancak bugünkü konumuz bu değil.
Konumuz, Orhangazi bölgesi ile ilgili.
Orhangazi, yeni yatırımcı kabul edecek mi, yoksa etmeyecek mi?

Yazının Devamını Oku

Normale dönersek bölgeyi neler bekliyor?

Herkesin birbirine sorduğu soru: Dünya ne zaman normale dönecek?

2020 ile birlikte dünyamıza giren Covid-19 salgınında geldiğimiz son durum içimizi karartıyor.
Salgında kontrolü sağlamak bir yana, günden güne daha kötü bir tablo ile karşı karşıyayız.
Sadece Türkiye değil, dünya bu virüs belası ile boğuşuyor, hiçbir ülke de layıkıyla bu virüs ile mücadele edemiyor.
Avrupa hatta dünya ülkelerinin birçoğu salgınla mücadele edemez hale geldi.
Tablo günden güne daha da kötüye gidiyor.
Türkiye, güçlü alt yapısı ile şu ana kadar o bazı dünya ülkelerinde karşılaştığımız manzaraları görmedi.
Ancak gidişat bir şekilde kontrol altına alınamazsa, bizleri daha da kötü günler bekliyor gibi görünüyor.

*

Yazının Devamını Oku

Bölge için bulunmaz fırsat

Orhangazi, Marmara’nın göbeğinde, İstanbul’a bir adım, Bursa’ya yarım adım, İzmir’e iki adım mesafede.

Türkiye nüfusunun ve Türkiye ekonomisinin lokomotofi olan Marmara Bölgesi’nde yer almasına rağmen tarih boyunca bir çok fırsatı kaçırmış.
Deyim yerindeyse koskoca bir köy havasında kalmış bir ilçe.
Ne yazık ki...
Geçmişte kabuğunu kırmak için dönemsel olarak adımlar atsa da, bu adımlar değişen yönetim kademeleri nedeniyle hep sekteye uğramış.
Küçük olsun benim olsun mantığı ile yönetilmiş ve yönetilmeye devam eden bir ilçe. Bu gerçeği ticaret yapan, sanayinin içindeki herkes biliyor.
Kaçan bir çok fırsat olmuş.
Tarihi biraz geriye aldığımızda, 1980’li yılların sonlarından başlayıp 2000’li yıllara kadar bölgede her şehir kendi çapında yükünü alıp ilerlerken, Orhangazi ne yazık ki her türlü gelişimden geride kalmış.

Yazının Devamını Oku

Göz göre göre çürümesinler

Orhangazi’de Gölün güney yakasındaki eski köylerde bulunan tarihi evler bakımsızlıktan ve ilgisizlikten çürümeye terkedilmiş durumda.

İznik Gölü’nün Orhangazi’ye göre kuzey yakasında, Karsak mahallesinden başlayıp, Narlıca’ya kadar olan bölümde ağırlıklı olarak da Gürleler, Gemiç ve Sölöz mahallelerinde yoğunlaşmış eski evlerimiz var.
Bazı evlerin 200 yıllık olabileceği, hatta farklı özelliklere sahip olduklarını biliyoruz.
Örneğin en dikkat çekici olanı Sölöz mahallesinde hemen yol kenarında devasa görüntüsü ile duran eski tarihi ev.
Yine, Gemiç ve Gürle mahallelerindeki eski evler her biri farklı özellikleri olan, tarihi nitelikleri yanı sıra, farklı bir çok hikayeyi de bünyesinde barındıran evler.
Ancak, her biri neredeyse kaderine terkedilmiş durumda.

*

Elbetteki bahsettiğim bu tarihi evlerin bazılarında yaşam devam ediyor.

Yazının Devamını Oku

Orhangazi yeni şeyler söylemeli!

Orhangazi bölgesinin gelişmiş tarım yönü ile birlikte,

Sanayi gücü de herkesin malumu.
1970’li yılların başlarında ilk sanayileşmenin başladığı Bursas-Orhangazi bölgesinde,
Yaklaşık yarım asırda çok sayıda irili ufaklı sanayi kuruluşları faaliyete girmiş durumda.
İlçedeki sanayileşme, yeni sanayi ve istihdam alanlarının kurulması 2000 yılına kadar devam etti.
O tarihten sonra yeni sanayi yatırımı olmadı.
Kav Orman sanayi fabrikasının yerine faaliyete giren ve Avrupa’nın en önemli yat ve yelkenli fabrikası olan Sirena Marine ve özellikle zeytin ve turşu üretiminde artan üretim miktarı, yeni yapılan entegre tesisler dışında öyle kayda değer istihdam yaratacak yeni alanlar oluşmadı.
Bir anlamda şunu diyebiliriz;

Yazının Devamını Oku

Hepimizin acısı...

Geçtiğimiz Cuma günü Türkiye yeniden deprem gerçeği ile yüzyüze geldi.İzmir 6,6 şiddetinde bir deprem ile sarsıldı.

Bornova ve Bayraklı’da birçok bina yıkıldı, hayatını kaybeden, yaralanan vatandaşlarımız oldu.
İzmir depreminin acısını ta içimizde hissederken, sir acıyı da en yakınımızda yaşadık.
Aslen Orhangazili olan İnan ailesinin 10 yaşındaki biricik kızları Elif’in enkaz altında kalıp hayatını kaybettiğini öğrendik.
Bu bizlerin acısını ikiye katladı.
Velhasıl depremin acısını iliklerimize kadar hissettik.
Deprem sonrasında devletimiz tam anlamı ile seferber oldu.
Devlet tüm kurumları ile hızlı bir şekilde deprem bölgesine ulaştı, yaraları sarmaya çalıştı.

Yazının Devamını Oku

Yıkılan okul binalarının akibeti ne oldu?

2020 yılının başlarında, henüz pandemi dünyayı ve ülkemizi vurmadan önce Bursa Valiliğinin Şubat ayında bir kararı olmuştu.

Bursa Valiliği, 2019 yılı boyunca Bursa genelindeki tüm okullarda olası depremlerde riskli okul binalarının tespiti için bir çalışma başlatmıştı.
Bu çalışma 2019 yılı sonunda tamamlanmış 2020 yılının ilk aylarında ise rapor haline getirilerek Valiliğe sunulmuştu.

Kontrolleri Milli Eğitim Bakanlığı, İnşaat ve Emlak Dairesi Başkanlığı yapmış, Bursa genelinde toplam 24 okul riskli bulunarak yıkım kararı verilmişti.
Valilik bu kararı 2019-2020 Eğitim Öğretim yılının sömestir tatili esnasında açıklamış,, okulların yıkımına ise hemen başlanacağını belirtmişti.
Bursa genelinde belirlenen bu 24 okul binasının artık kullanılmaması, buralarda eğitim gören okulların en yakın bölgelerde başka okul binalarına taşınmaları talimatı verilmişti.

Nitekim, bu resmi karar sonrasında tüm bu 24 okul için, ilgili Milli Eğitim Müdürlükleri gerekli planlamayı yapıp bu okullardaki öğrencileri başka okullara taşımıştı.

Nihayet, bu taşınma ve şubat tatilinin tamamlanmasından sonra ikinci yarı yıl başlamıştı.

Yazının Devamını Oku

Bakanlıktan Mesleki eğitim için doğru adım

Milli Eğitim bakanlığı yeni bir proje hayata geçiriyor.“Mesleki Eğitimde 1000 okul projesi” Eğitim konusunda sık sık savunduğum bir görüş vardır.

Türkiye, Avrupa’nın sanayi devi ülkelerin seviyesinde Mesleki Eğitim vermelidir.
Mesleki eğitimdeki pay Almanya’da yüzde 65’ler seviyesindeyken,Türkiye’de bu rakam son yıllardaki hamlelerle ancak yüzde 35’ler seviyesine geldi.
Mesleki eğitim sanayide hamle yapmak isteyen ülkeler için son derece önemli.
Sanayide ara eleman ve kalifiye eleman ihtiyacının karşılandığı tek yer mesleki eğitim.
Yani, meslek liseleri...
Milli Eğitim Bakanlığı son yıllarda bu hususta olumlu adımlar atmıştı.
Bakanlık bir çalışma daha başlattı.

Yazının Devamını Oku

Gümüş balıkçılığı için en iyi proje ne olur

Bugünlerde İznik Gölü’nün su seviyesindeki düşüşü tartışıp durduk.

Gerçekten de göldeki su kaybı artık endişe verici boyutlara ulaşmış durumda.
Sadece bu bölgenin değil belki de Türkiye için en önemli değerlerin başında geliyor İznik Gölü.
Gölün temizliğinden tutun da, su seviyesindeki kayıpların nedenleri, önlemleri ve çözümleri ile ilgili ne yazık ki sayfalar dolusu yazılar da yazsak, öyle görünüyor ki yetkililerden en ufak bir adım gelmeyecek.
Bugüne kadar İznik Gölü’nün içinde bulunduğu olumsuzlukları dile getirip durduk.
Ancak, gölün nimetleri çevreye ve insanlığa faydaları da yok değil.
En önemlisi de göl ürünleri.
Balıkçılık bunlardan birisi.

Yazının Devamını Oku

Hangisine hazırız?

Daha önce bu satırlardan sıklıkla söz ettiğimiz ve bölgenin bu organizasyon ve projelere hazırlık yapması gerektiğini dile getirmiştik.

Hatırlamak gerekirse, bölge için 3 önemli husus önümüzdeki süreçte bölge için hayati öneme sahip.
Birincisi ve en önemlisi Gemlik’te inşa edilecek olan yerli otomobil fabrikası.
İkincisi, üniversitenin içinde bulunduğu durum.
Üçüncüsü ise 2021 Eylül ayında İznik’te yapılacak olan Dünya Göçebe Oyunları.
Bunlar bölge için en önemli ve öncelikli 3 konu.
Örnekleri çoğaltabiliriz.
Örneğin, Orhangazi’nin geçmiş dönemde öne çıkan ama yeni dönem ile birlikte yine rafa kaldırılan Termal Turizm gücü.

Yazının Devamını Oku