Şanlıurfa'daki o okul...

Burası Şanlıurfa’daki o okul... Hani Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer’in il ve ilçedeki milli eğitim yöneticilerine hatta okul müdürüne tepki gösterdiği o okul... Bakan, Ankara’ya dönüşünde işin peşini bırakmadı. Bırakmayacağını da zaten CNN Türk’te Gece Görüşü programında açıklamıştı. Bir bakan yardımcısı ve 6 genel müdürü Şanlıurfa’ya gönderen Milli Eğitim Bakanı’nın talimatı ile iki hafta içinde, eğitime ara verilmeden, okul yeni çehresine kavuşturuldu.

Haberin Devamı

Okul bahçesinin zeminine silim yapıldı.

Epoksi astarı çekildi.

Şanlıurfadaki o okul...

Futbol sahası, basketbol sahası yapılarak, voleybol direkleri kuruldu.

Okul duvarları yenilendi.

Banklar ve piknik kameriyesi konuldu.

Şanlıurfadaki o okul...

Peki soru şu; çocukların hak ettiği güzel imkânlara ulaşması için illaki Bakan’ın tepki göstermesi mi gerekiyordu? Bakan bu tepkisi nedeniyle kimi çevrelerce eleştirilmişti. Ancak, okulun fotoğraflarını gördükten sonra, Milli Eğitim Bakanı’nın CNN Türk’teki açıklamalarını tüm okul müdürlerine hatırlatmak isterim:

Amacımız; ne Okul Müdürümüzü kırmak, ne İlçe Milli Eğitim Müdürümüzü kırmak, ne de İl Milli Eğitim Müdürümüzü.

Haberin Devamı

Şanlıurfadaki o okul...

Bizim derdimiz, okullarımızın imkânlarını iyileştirmek.

Bizim kaynakla ilgili bir sıkıntımız yok. Biz, gönderdiğimiz kaynağın yerinde kullanılmasını istiyoruz.

Okulların talep etmiş olduğu, ilçelerden talep edilen, illerin süzgeçten geçirdiği, gerçekten ihtiyaç olarak talep ettiği, Genel Müdürlüğümüze, Bakanlığımıza gelen tüm ihtiyaçları biz karşılıyoruz.

Kısacası, Milli Eğitim Bakanı’nın çağrısı okul müdürlerine... Okullardaki eksikliklerin tamamlanması için il ya da ilçe eğitim müdürlüklerine başvurmalarını istiyor. “Kaynak sıkıntımız yok” diyen Bakan’ın hassasiyeti ise paranın doğru yere harcanması... Sistem bu şekilde işliyorsa her okulun ve çocukların hak ettikleri imkânlara kavuşması için illa Bakan’ın tepki göstermesi mi gerekiyordu?

Şanlıurfadaki o okul...

YERLİ VE MİLLİ REAKTÖR ÜRETİMİ

ANKARA’da bir süredir önemli bir çalışma yürütülüyor. Ankara Sanayi Odası Nükleer Sanayi Kümelenmesi Projesi’ni yürütüyor. Amaç 4. nesil nükleer reaktör üretmek. Şu an birçok ülke de benzer çalışmaları başlattı, hatta seri üretime geçecek olanlar var. Peki bu ne demek ve ne avantajları var? Projeyi yürüten Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin Özdebir’in açıklamaları şöyle:

Haberin Devamı

“Amaç, Türkiye’nin kendi ulusal reaktörünü geliştirmek.

Ergimiş tuz reaktörü olarak bilinen söz konusu reaktörler, Türkiye gibi toryum zengini ülkeler için bir avantaj.

Teknolojisi, mevcut reaktörlere göre daha basit, çok yüksek güvenliğe sahip.

Radyoaktif atıklarının hacimce çok küçük ve kısa ömürlü olması, dolayısıyla yapım maliyeti ve süresi oldukça kısa.

Sanayi odası üyelerimizden biri ergimiş tuz reaktörlerinde kullanılabilecek bir eşanjör tasarımı yaptı.

Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, Japonya, İngiltere ve Güney Kore gibi nükleer reaktör teknolojisinde lider ülkelerde de küçük modüler nükleer reaktörler geliştirilmekte ve ergimiş tuz reaktörü çalışmaları da hızla devam etmektedir. Ülkeler 2025 yılında bu reaktörlerin lisanslarının tamamlanmış ve çalışır hale gelmesini hedeflemektedir. Bu firmalardan birisinin de ülkemizle çalışma niyetleri bulunmaktadır ve kendileri ile görüşmelerimiz devam etmektedir.

Haberin Devamı

Şimdiki hedefimiz mevcut bilgilerimizi kullanarak, yerli sanayimizle birlikte bir test reaktörü geliştirmek olacaktır.”

Ankara Sanayi Odası Başkanı birkaç yıl içinde çalışan bir test reaktörü üretebileceklerine inanıyor. Başkan Özdebir’e söz konusu reaktörlerin güvenliğini de sordum, “Çok daha güvenli, çok daha risksiz” yanıtını aldım.

Yazarın Tüm Yazıları